Teknoloji

Çocuk ve Ekran

Tarih: 3 Ocak 2018 - Çarşamba
Uzman görüşü için konu öner.

Teknolojinin hayatımızın her alanına girmesiyle çocuklar da telefon, tablet gibi araçları giderek daha erken yaşlarda kullanmaya, televizyon, bilgisayar ve diğer ekranların karşısında daha fazla zaman harcamaya başladı. Çocuklarının bu araçları nasıl da ustalıkla kullandığını gururla anlatan ebeveynlerin yanı sıra onları ekran başından alamadıklarından yakınanlar da çok. Araştırma bulguları okul öncesi çağda, özellikle de 0-3 yaş arasındaki dönemde ekran başında geçirilen sürenin dikkat, iletişim, istekleri erteleyebilme, davranışlarını kontrol edebilme becerileri ile ters orantılı olduğunu ortaya koyuyor. Ekran karşısında geçirilen süre arttıkça uyku bozukluklarının, obezitenin ve internet-oyun bağımlılığı gibi sorunların da sıklığında dramatik bir artış olduğu da dikkat çekici bulgulardan. Özellikle 2 yaş öncesinde televizyon, tablet ya da akıllı telefon, tüm ekranların çocuk için “toksik” olduğu uzmanlarca vurgulansa da çevremizde elinde tablet-telefon dolaşan miniklerin sayısındaki dehşet verici artıştan ebeveynlerin bu uyarılara uymayabildiği ya da uyamayabildiği sonucunu çıkarmak yanlış olmaz. Bu durumun nedenlerinden biri biz çocuk ruh sağlığı uzmanlarının konuya yeterli dikkati çekemeyişleri olabilir ki bu eksiği bir nebze olsun giderme çabası bu yazının amaçlarından biridir. Öte yandan mesleki pratiğimde epeydir erken yaşlarda ekrana maruz kalmanın zararlarını, oluşturduğu riskleri bilmeyen anne babaya rastlamadığımı da eklemeliyim. “Ama başka türlü yemiyor – durmuyor – sakinleşmiyor - beklemiyor” türü açıklamalara ise oldukça sık rastlıyorum. Bu ifadelerde doğruluk payı olduğu açık. Gerçekten de her tür ekran, orada hızla değişen renkler-şekiller, buna eşlik eden sesler çocukların çok ilgisini çekiyor, onları ekrana adeta kilitliyor. Bu “takılma-kilitlenme” hali sırasında yemeyen çocuğa yemek “yedirilmiş”, yerinde duramayan “oturtulmuş” oluyor. Ancak bu durum sıklıkla bir kısır döngü de yaratıyor. Çocuk ekrana kilitlenmiş, dünyadan kopmuş hali ile yemeyi, oturmayı, beklemeyi deneyimleyemiyor, dolayısı ile öğrenemiyor. Bu becerilerin gerekli olduğu ortamlarda yine ekrandan medet umuluyor ve kısır döngü pekişiyor.

Ekranın etkisini önce kendi üzerinizde denemenizi öneririm. Bir aile yemeğinde, arkadaşlarınızı ağırladığınız bir günde ya da eşinizle baş başa geçirdiğiniz bir zamanda bir saatliğine tüm telefonların kapalı olmasını ya da sessize alınmasını, televizyonun kapatılmasını, tablete, bilgisayara el atılmamasını isteyin. Direnenler olacaktır, telaş etmesinler; bir saatlik ekran diyeti yüzünden ölen olmamıştır. Ekransız ortamda yetişkinler arasındaki iletişimi, etkileşimi, sohbeti gözleyin. Ya ekransız saat bitince iletişim nasıl? Sohbetin azaldığını, birbirinizin yüzü yerine ekranlara baktığınızı fark ettiniz mi? Biz yetişkinleri bile birbirimizden uzaklaştıran, iletişimi kesintiye uğratan ekranların gelişmek için tüm duyuları kullanmaya, ama en çok da yüz yüze iletişim kurmaya ihtiyaç duyan körpe beyinlere etkisinin daha da olumsuz olduğunu tahmin edersiniz.

Çocukların ekran ile ilişkilerinin erken yaşlardan itibaren yetişkin denetiminde olması ve belli kurallarla düzenlenmesi gerekliliğinde hem fikir olduysak birkaç temel ve somut öneri sunmak isterim:

· Çocuklar her konuda olduğu gibi ekran ile ilişkide de söylediklerimizi değil davranışlarımızı dikkate alırlar. Anne babaların kendi ekran kullanımlarını çocuklara örnek olacak şekilde düzenlemeleri ilk öncelikleri olmalı.

· 3 yaşından küçük çocuklar TV, bilgisayar, tablet, akıllı telefon vb. ile hiç temas etmemeli.

· 3-5 yaş arasında günde 20-30 dakika ile başlanarak günde 1 saat, 5 yaş sonrası günde 2 saat aşılmamalı. Bu sürenin tüm ekranlar için toplam süre olduğu unutulmamalı. Özellikle küçük yaşlarda çocuk ekran karşısında yalnız bırakılmamalı. Bir yetişkin izlenen, oynanan ile ilgili yorum ve sorularla çocuğa eşlik ederek çocuğun ekran dışı dünya ile iletişimini sürdürebilir.

· Nicelik kadar nitelik de önemli elbette. Çocuğunuz ne izliyor, hangi oyunları oynuyor; ekranda izlediklerine, oynadıklarına nasıl tepki veriyor? Ekran zamanı bittiğinde yeni fikirler, bilgiler, deneyimlerden konuşmaya hevesli, sorular soran, iletişimli bir çocuk mu var karşınızda, yoksa hırçın, sinirli, içe kapanık bir halde mi? Çocuğunuz neden belli bir medyayı tercih ediyor, onda ne buluyor? O günkü iletişiminiz nasıldı, birlikte oynadınız, sohbet ettiniz, zaman geçirdiniz mi yoksa zamanın çoğunda ekranlarla baş başa mıydı? Bu soruların yanıtı size ekran saatinin çocuğunuz için verimli olup olmadığı hakkında fikir verebilir.

· Çocuğun izleyeceği programı, oynayacağı oyunu önceden incelemeniz uygunsuz içerik barındırdığını fark ettiğiniz bir program ya da oyunu sonradan yasaklamanızdan çok daha kolaydır. Uygun olduğunu düşündüğünüz programı birlikte izlemek, favori oyununu onunla oynamak hem size daha kapsamlı fikir verecek hem de ilişkinizi güçlendirecek bir etkinlik olacaktır.

· Ekransız alan ve zamanlar belirlenmeli. Örneğin, “yemek masasında telefon, tablet yok”, “uykudan 1 saat önce ekran yok” gibi. Bu kuralların siz dahil tüm aile fertleri için geçerli olması çocuğunuza örnek olmak açısından özellikle önemli.

· Çocuğun uyuduğu odada TV ve bilgisayar bulunmamalı; tablet, telefon bu odada tutulmamalı.

  • Bu cihazların kullanımı ödül olmamalı.

· Çocuğun bir spor ya da sanat dalı ile uğraşması, hobi edinmesi teşvik edilmeli.

Son olarak, saydığım bu temel prensipleri uygulamaya koymak için en uygun zamanın olabilen en erken zaman olduğunu belirteyim. Zor mu olacak? Elbette! Ama anne babalar kendi rahatları yerine çocuklarının yararını tercih ederek daha ne zorlukları göğüslerler değil mi?

Az ekranlı, bol sohbetli günler dileklerimle...


 

Sadece 3 adımda çocuğunuzun gelişim seviyesine uygun programımıza ulaşın.

Programdaki aktiviteleri çocuğunuzla yaparak, çocuğunuzun gelişim
seviyesini ulaşabileceği en üst düzeye çıkarmaya yardımcı olun.

Hemen çocuğunuzun gelişim seviyesini belirleyen soruları yanıtlayın.

çocuk gelişimi

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER YAZILAR