,

6 Adımda Bebek Nasıl Uyutulur?

Bebeğinizi Yatırırken Yapmamanız Gereken 6 Hata

O, mucizevi haberi aldınız. 9 ay yol arkadaşı oldunuz. Beklediniz, beslediniz, büyüttünüz. Uykusuz kaldınız. Çıt bile çıkarmadınız. Her şey o rahat uyusun diyeydi. Bu kadar hassas uykuya sahip melekleri uykuya uğurlarken dikkat etmeniz gereken birkaç tüyo bulunuyor. Her ebeveynin yaptığı bazı yanlış uygulamalar bulunuyor. Peki, bebek nasıl uyutulur? Bugün bunları paylaşalım ve derdinize derman olalım.

1. En Önemlisi: Uyku Düzeni

Bebeğinizin uyku düzeninde oldukça istikrarlı olmalısınız. Kaliteli uyku için, her gün aynı saatleri seçin. Değişen uyku saatleri bebeğinizi ve sizi yorabilir. Birebir aynı saatte uyutmak imkansıza yakın olabilir, en azından yakın saatleri tercih etmelisiniz. Çocuğunuzu rahatlatan eylemleri deneyimleyerek, onu uykuya hazırlayabilirsiniz. Böylelikle onu uyutmaya çalışmak kabus olmaz.

Çocuklu Dünya Bebek Uyutulurken Dikkat Edilmesi Gerekenler

2. Uykuyu Bölmeyin

Uykudan uyandırılmanın ne denli sinir bozucu olduğunu tahmin edebilirsiniz. Bu yüzden bunu yapmayın. Bebeğiniz uyurken, çok gerekli olmadığı sürece bezini değiştirmeyin. Eğer bebeğiniz büyük tuvaletini yaptıysa elbette değiştirin. Bebeğinizin uykusunu bez değiştirmek yüzünden bölmek istemiyorsanız emici gece bezlerinden kullanın ve cildinin neme maruz kalmaması için uyku öncesi koruyucu krem sürün.

Çocuklu Dünya Bebeğinizi Uyuturken Bu Hataları Yapmayın

3. Karanlık Ortamlar Tercih Edilmeli

Bebeklerin uykuları çok dengesiz olabilir. Gündüz uyuyup gece uyanan çocuklar, ebeveynlerine bir hayli zorluk çıkarabilir.Bu durum doğal olarak ebeveynleri bebek nasıl uyutulur gibi araştırmalara itiyor. İşte size bir tüyo: Bebeğinizi uyuturken ortamın karanlık olmasını sağlayın. Bu durum, bebeğinize geceleri uyuması gerektiğini öğretecek bir davranıştır. Kalın, koyu perdeler size yardımcı olacak parçalardır.

4. Fevri Olmayın

Yeni doğan bebek bakımı, ebeveynler için deneyimleyerek öğrenilen bir süreçtir. Bu yüzden bazı ebeveynler çok telaşlı olabilir. Bebeğiniz uyku esnasında sesler çıkarabilir, hatta ağlayabilir. Bu çoğu zaman, acıkmış olduğu yahut bezini kirletmiş olduğu anlamına gelmez. Hemen yanına gitmeyin. Bırakın, belirli bir süre devam etsin. Kendi kendine sakinleşip sakinleşmediğini görmek sizin yararınıza olacaktır. Aksi takdirde her ağladığında yanına koşan birilerinin olma hissiyatı, ileride kişilik bozukluklarına yol açabilir ve sizden daima bu ilgiyi bekleyebilir. Bebek gelişimi sürecine birebir etki eden bu davranışlara dikkat etmek ebeveynlerin en büyük görevidir. Bebeğiniz ilk 6 aya kadar sizinle uyuyabilir. Fakat bağımsız uykuyu öğretmek için 6 aydan sonra mutlaka odanızı paylaşmaktan vazgeçmelisiniz.

5. Oda Isısına Dikkat

Bebek bakımı konusunda her kafadan farklı sesler çıkabilir. Halk arasında bilinen efsaneye göre bebekler, sıcak ortamları sever. Bu bilginin yanlış olduğunu vurgulamamız gerek. Bebekler için en ideal oda sıcaklığı 20-21 derecedir. Uyurken onu çok sıkacak ve bunaltacak kıyafetler giydirmeyin. Sıcaktan bunalan bir bebek uyuyamayacaktır.

CocukluDunya Bebek Gelişimi

6. Yatış Pozisyonu

Bebek nasıl uyutulur?” sorulu konunun belki de kilit noktası budur. Birçok ebeveynin fikir sahibi olmak istediği konu: Bebekler nasıl yatırılmalı? Bebekleri yüzüstü yatırmak, Ani Bebek Ölümleri Sendromu gibi problemlere yol açtığı için uzmanlar tarafından önerilmez. Birçok ebeveyn bebek kusmuğunda boğulduğu için sırtüstü yatırmaktan çekinebilir. Bu doğru bilinen yanlışlardan biridir. Bebekler için sırt üstü yatış pozisyonu en sağlıklı ve en güvenilir pozisyondur.

Bebek Gelişimi İle İlgili İlginizi Çekebilecek Diğer Yazılarımız

Bebeğinize Müzik Dinletmek Onu Nasıl Geliştiriyor ?
Bebeğinizle Seyahat Ederken Dikkat Etmeniz Gerekenler

,

Çocuğunuz İçin Oyun Parkında Bunlara Dikkat Edin!

Çocuğunuzu Oyun Parkına Götürürken Dikkat Etmeniz Gerekenler

Çocuklar yaş alıp büyüdükçe evin içinde, her zaman alıştıkları oyuncakları ile oynamaktan sıkılırlar. Kendilerini dışarı atmak, koşup eğlenmek isterler. Özellikle yaz mevsiminde bu durum çocuklarda daha da belirgin görünür. Çocuk oyun parkları, çocuk gelişiminde önemli bir yere sahiptir. Apartmanlarda büyüyen çocuklar için oyun oynayabileceği bu alanlarda anne ve babaların bazı noktalarda dikkatli olması gerekiyor. Çocuğun güvenliği ve sağlığı için oyun parklarında dikkat edilmesi gereken bazı püf noktaları sizinle paylaşmak istedik.

· Öncelikle çocuğunuzla bir oyun parkına gittiğinizde onu rutin bir şekilde izlemeniz gerekiyor.

· Geniş oyun alanı olan parkları tercih etmenizde fayda var. Çünkü iki park oyuncağının arasındaki mesafenin 2 metreden uzun olması gerekiyor. Çocukların düşme ihtimallerine karşı herhangi bir oyuncağa çarpmaması için park alanlarının geniş olması önemlidir.

· Çocuğunuz oynamaya başlamadan önce, parktaki oyuncakların bozuk ya da kırık olma ihtimallerine karşı ön kontrol yapmayı ihmal etmeyin.

· Güvenlik amacıyla konulan demir parmaklıklara karşı temkinli olun. Çocuklar oldukça meraklıdır, kafalarını bu parmaklıklara sokabilirler. Bu nedenle gözünüz onun üzerinde olsun.

· Küçük çocuğunuzun, yaşça daha büyük çocuklar için hazırlanmış parkurlara girmesine ve o bölgelerde oynamasına izin vermeyin. Oyun araçları çocuğunuzun erişemeyeceği yükseklikteyse, onun için uygun olmadığı anlamına geliyor.

· Çocuğunuza, parktaki oyun araçlarına takılabilecek kıyafetler giydirmeyin. Bu tarz kıyafetler herhangi bir yere takılıp düşmesine sebebiyet verebilir.

· Parkta bir şeyler yememesine özen göstermelisiniz. Çünkü oyun esnasında elleri mutlaka kirlenecektir. Bu da yiyeceği yemekleri onun için zararlı hale getirebilir. Oyun arasında bir şeyler yemek isterse diye, ellerini temizleyebileceğiniz ıslak mendiller bulundurmanız yararlı olur.

Çocuklu Dünya Çocuğunuzu parka götürürken dikkat etmeniz gerekenler

· Çocuğunuzun parkta yalın ayak dolaşmasına izin vermemelisiniz. Kumun üzerinde görünmese de altında cam parçaları ya da kesici ve delici parçalar bulunabilir.

· Çocuklar arasında en sevilen park oyuncağı salıncaktır. Sizin çocuğunuz da parktaki salıncaklardan birine binmek isteyecektir. Bu durumda, oturakları yumuşak kauçuktan oluşan salıncakları tercih etmeye özen gösterin. Tahta ya da metal salıncak oturakları yaralanmalara neden olabilir.

· Son olarak kaydıraktan inerken çocuğunuzu kucağına almamanızı öneriyoruz. Kolları ve bacakları sizin vücudunuz ile kaydırak arasına sıkışabilir ve yaralanmasına neden olabilir.

Oyun Parkı Çocuğunuzun Ayağına Gelse

Oyun parkını, çocuğunuzun ayağına getirmek istiyorsanız ona bir oyun parkı yaptırabilir ya da satın alabilirsiniz. Oyun parkı alırken dikkat etmeniz gereken bazı önemli noktalar vardır:

Çocuklu Dünya Çocuğunuzu parka götürürken dikkat etmeniz gerekenler

Kaliteli Malzeme

Oyun parkının çocuğunuzun hassas cildine zarar vermeyecek bir malzemeden yapılmış olması en önemli noktalarda biridir. Ayrıca yapıldığı malzeme hafif ve uzun ömürlü olmalıdır.

Montaj

Oyun parkları belirli kalıplarda üretilen ve kurulacak alanlara montajı yapılan sistemlerdir. Montajın minimum ek aparat ile yapılması ve montaj noktalarına çocukların ulaşması engellenmelidir.

Güneşe Dayanıklılık

Oyun parkını bahçenize kuracaksanız uzun süre güneşe maruz kalacaktır. Uzun süre güneşte kalan Bu tip malzemelerin dayanıklı olmasına dikkat etmelisiniz.

Çocuk Gelişiminde Etkili Olacak Aktiviteler İçin Diğer Yazılarımıza Bir Göz Atın

3 Yaş Çocuğu İçin Zeka Geliştirici Oyunlar

3 Yaşındaki Çocuğunuz için Sekiz Bedensel Gelişim Aktivitesi

Uzm. Dr. Meltem Kora İle Güzel Bir Röportaj

Çocuk Ve Ergen Psikiyatristi Meltem Kora

ÇD: Meltem Hanım, merhaba, hoşgeldiniz. “Understanding Children and Childhood: Mental Health Perspectives through Art, Aesthetics, and Humanities” adlı kitabınızdan söz etmek isteriz. Biraz bu kitaptan ve içeriğinden söz eder misiniz?

MK: Merhaba, beni ve kitabımı sitenize konuk ettiğiniz için çok teşekkür ederim. Sitenizi büyük bir keyifle takip ediyorum; özellikle erken çocukluk dönemini önceleyen, aile ve çocuk ilişkisini destekleyen bilimsel yaklaşımlı çok güzel bir çalışma olduğunu düşünüyorum.

Benim kitap projem hem kendi doğurduğum çocuklarım hem de bana yıllar içinde çeşitli sorularla başvuran çocuklarımın gereksinim alanları ile anneler olarak bizlerin yaşadıklarını bir arada düşünmem ile ortaya çıktı. Bir başka deyişle bu kitabı kendi mesleki deneyim ve düşüncelerimi, kişisel deneyim ve bilgilerim ile birleştirmeye çalıştığım bir deneme olarak yazdım. Kendi çocukluğum, çocuklarım ve genel olarak çocukluk kavramı bir anlamda bir araya geldiler ve ruhbilim ile estetik felsefesi kesişiminde söyleşmeye çalıştılar.

ÇD: Bunu biraz daha açar mısınız?

MK: Şöyle açıklamaya çalışayım. Hastalarım, danışanlarım bana geldiklerinde çocukların sergilediği kimi özellikleri benle birlikte değerlendirirken, hep bir temel soru bizimledir: “Çocuklara anlamlı ve güzel bir hayat sürmeyi nasıl öğreteceğiz?”

Bu sorunun yanıtını ne Dikkat Eksikliği/Hiperaktivite Bozukluğu tedavisinde ne de yıllardır sürdürdüğüm bilişsel-davranışçı psikoterapilerin belirti azaltma yönelimli temel yaklaşımlarında bulabildiğimizden, daha farklı bir alana, özellikle “güzellik” nedir, nasıl fark edilir, hayatımıza kattığı anlam nedir sorularına yelken açmak gerekmekteydi. Bu nedenle kendime sorduğum soruları samimiyetle, kendi çocukluğumun deneyimlerinden de hareketle ele almayı denedim.

ÇD: Kitap neden İngilizce, Meltem Hanım?

MK: Buna iki cevabım var. Bir tanesi, daha kolaycı, rasyonel bir cevap: Uluslararası bir dil eşliğinde, tüm eğitimini Türkiye’de yapmış bir kadın psikiyatrist olarak çağıma tanıklığımı ilk ağızdan dünya topluluğu içinde not edebilmek… İkinci yanıtım ise kişisel: Anadilim olan Türkçe’de duygusal deneyimlerimi dile getirmede çok daha sansürcü, yasakçı bir yanımın devreye girmesi, kadın olma ve annelik konusunda yoğun bir “ketlenme-inhibisyon” ekseninin peşimi bırakmaması… Gerçi ilk kitap İngilizce olsa da, Türkçesi de yayınevinde; umarım yakın zamanda çıkacak…

ÇD: Bu kitapta ele aldığınız konular neler?

MK: Kitapta özellikle bağlanma, anne-çocuk ilişkisi, dil gelişimin düşünce gelişimi üzerindeki etkisi; empati; ayna nöronlar hipotezi; estetik duyum ya da estetik tavır gelişimi gibi konuları ele almaya çalıştım. Temelleri oyun etkinliğinde kurulan sanat bilincinin ve dünyayı estetik bir duyumsallıkla ele almanın gelişim psikolojisi perspektifi içindeki yerini aramaya çalıştım. Sanat, edebiyat, resim, dans, müzik gibi estetik alanların Paleolitik dönemde, 25.000 yıl önce mağara duvarlarına resim yapan insanın bir iletişim dili, bir sosyalleşme aracı olarak nasıl ortaya çıktığından hareket ederek, “yaratıcılık” baskısına dikkat çekmeye çalıştım. Estetik tavrın, yaratıcı çocuk kavramına üstünlüğünü tartıştım.

ÇD: Sanatın çocuk gelişiminde yeri konusunda bir son değerlendirme alabilir miyiz?

MK: Kitapta oyun sanatı “artsy play” dediğim bir kavramdan söz ediyorum. Bu aslında biz uzmanların “nitelikli zaman” dediğimiz ve “çocuklarla oynayın” önerimizde geliştirmeyi önemsediğimiz bir kavrama denk düşüyor. Yani anın yakalandığı, anne-çocuk/baba-çocuk etkileşiminin öne çıktığı, her iki tarafın ben-ve-ötekinin aynı zaman/mekan kesidi içinde buluştuğu bir deneyime işaret ediyor. Sanatla ilişkisi şu: Bir çocuk oyununda nesnelerin sadece nesneler olmaktan çıktığı anlamla bütünleştiği, yani sembolleşmenin, soyutlamanın gerçekleştiği bir yönü olduğunu biliriz. Çocuk bir plastik kutu ile arabalar, evler, kahramanlar yapabilir örneğin. İşte bu sembolik alanda buluşma, sanatın işaret ettiği, estetik duyumun ve “güzel” olanın kavranabildiği bir alan olduğundan çocuk gelişiminde büyük yere sahiptir. Oyun birisiyle oynandığında güzeldir; “güzellik” kavranabildiğinde hayata dair güzel olan ve anlamlı olan öğrenilebilir. Çocuklarımızın ve bizlerin de en büyük gereksinimi karşılanabilir.

ÇD: Çok teşekkür ederiz.

MK: Ben teşekkür ederim.

5 Adımda Kız Babası Olmak

Kız Babası Olanların Gözlerini Yaşartacak 5 Durum

“Bir erkek, baba olduğunda olgunlaşır” derler. Baba olmanın ayrımı elbette olmaz, biliyoruz. Çocuğunuzun erkek ve kız olması baba olduğunuz gerçeğini değiştirmez, varlığı kıymettir. Önemli olan iyi bir insan yetiştirebilmek ve ona gerekli erdemleri kazandırabilmek. Lakin kız çocukları ve babalarının arasındaki bağ, dillere destandır. Düşünsenize, bir kadının yetişmesine şahit olmak nasıl muazzam bir şeydir? Küçük bir kız çocuğundan yetişkin bir kadına uzanan bu dönem, babalar için gurur ve sevincin karışımı bir süreç. Bazı şeyler vardır ki, yalnızca bir kız babası anlayabilir. Bakalım onlar neymiş?

Birinin kahramanı olmak

Çocuklar, ebeveynleri arasında ayrım yapmazlar. Fakat baba ve kız çocuğunun bağlılığı biraz farklıdır. Babaları onların gözünde bir kahramandır ve onların yanında kendilerini ayrıcalıklı hissederler.

Çocuklu Dün Kız Babası Olmak

Naz çekmeye alışmak

Kız çocukları birazcık daha nazlı olabilirler. Bir kız babası için minik yavrusunun tatlı gülümsemesi ve şirin sesi ile istediği o ikinci top dondurmaya hayır demek pek de kolay olmayabilir.

Çocuklu Dünya Kız Babaları

Gerektiğinde Kuaför Olmak

Saç nasıl toplanır, nasıl örülür? Bu sorularının cevabını bilen bir baba, iddia ediyoruz ki bir kız babasıdır. Bazen bu tarz işler annenin yokluğunda size kalabilir. Başta karmaşık gelebilir, neyse ki internette tonlarca kolay çözüm var. Zevk almaya bakın.

Çocuklu Dünya Kız Çocuğuna Saç Örmek

Belki Biraz Kıskançlık?

Evet, gözünüz gibi baktığınız, her türlü kötülükten sakındığınız yavrunuz büyüyor. Kendi hayatına yelken açmak üzere. Elbette hayatına yeni insanlar alacak, sevecek ve sevilecek. Bu durumu şimdiden kabullenin. Siz modern bir babasınız ve onun kararlarına saygı duyabilirsiniz “Bu çocuk da kim?” diye araştırmalardan vazgeçemeyeceğinizi biliyoruz. O konuları çok dillendirmeyelim.

Çocuklu Dünya Kız Babası Kıskançlığı

Tatlı Bir Vazgeçiş

Bu hayatta herkesin kırmızı çizgileri vardır. Bazı şeylerden vazgeçmek o kadar kolay olmayabilir. Biraz zaaf diyelim, biraz tabu. Bunlara sıkı sıkıya bağlı olan insanlar… Kızı öpemiyor diye sakallarından vazgeçen bir babayı, bu kategoriye sokmuyoruz elbette.

Çocuklu Dünya

Çocuğunuzla İletişiminizde Size Yardımcı Olabilecek Diğer Yazılarımıza Göz Atın

Çocukla İletişim

Okul Öncesi Eğitim Nasıl Yapılmalıdır?

Bebek Ziyaretine Gidecek Olanlara Tavsiyeler

Bebek Ziyaretine Gitmeden Önce Bunları Dikkate Alın

Dünyaya yeni bir bebek gelmesi sadece anne ve babayı heyecanlandırmakla kalmıyor tabii… Etrafındaki herkes en az anne ve baba kadar güzel ve keyifli bir heyecana kaptırır kendini. Özellikle ilk hamileliklerde bu heyecanın dozu da artar doğal olarak.

Aileye gelen yeni üyenin haberini alan yakın akraba, eş dost, hastane ve ev ziyareti için hazırlıklar yapmaya başlar. Özellikle ülkemizde yeni doğan bebek ve anne ziyaretine gitmek oldukça önemli bir kültürdür. Ama bu ziyaretleri yerinde, zamanında ve yeterli dozda yapmak gerekiyor. Çünkü doğumdan henüz çıkmış olan, ne de olsa yorgun anne ile dünyaya gözlerini yeni açmış olan minik bebeğinin bu yeni duruma uyum sağlamaları biraz zaman alabilir. Yani bebek ziyareti, diğer tüm ziyaretlerden farklı olarak biraz daha hassasiyet gösterilmesi gereken bir durumdur.

Tüm bunların ışığında dünyaya gelen bebişi ve annesini ziyaret etmek isteyenlere küçük ama yararlı birkaç tavsiyede bulunmak istedik.

Çocuklu Dünya Gitmeden Önce Haber Verin

Gitmeden Önce Haber Verin

Eğer doğum yapan kişi yakın bir akrabanız veya samimi bir yakınınız değilse ilk 40 gün ziyaretine gitmemenizde fayda var. İlk 40 gün doğum yapan kadın için lohusalık dönemidir ki oldukça hassas bir dönemdir. Anne doğum sonrası etkilerini atlatamamış olacaktır ayrıca bebeğin düzeninin oturtmaya çalıştığı için çok yorulacaktır bu günlerde. Bu nedenle de dinlenmeye her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyacaktır. Ne olursa olsun, ziyarete gitmeden önce haber vermeyi ihmal etmeyin!

Zamanlamayı Ayarlamak Rahatlatır

Çiçeği burnunda anne ve babanın ilk haftalarda tüm planlarının odağı minik bebekleri olacaktır. Tüm vakitlerini ona ayıracaklardır. Tüm gün boyu bu yabancısı oldukları uğraşlardan yorulup dinlenmek isteyeceklerdir. Bunu dikkate alarak, ziyaret edecekseniz, saatlerinizi onların uygun olacağı zaman dilimine ayarlayarak ve özellikle ilk haftalarda mümkün olduğu kadar kısa tutarak ayarlamaya çalışabilirsiniz.

Çocuklu Dünya Abartılı Kokulardan Uzak Durun

Abartılı Kokulardan Uzak Durun

Yeni doğan bebeklerin ciğerleri daha hassastır tahmin edebileceğiniz gibi. Parfüm gibi, kimyasal madde içeren tüm kokulardan da etkilenme olasılıkları yüksektir. Bu nedenle bebek ziyaretine giderken olabildiğince bu tarz kokulardan sakınmanızda fayda var. Ayrıca sigara kokusunun üzerinize sinmediğinden emin olarak gitmeniz daha iyi olacaktır.

Gider Gitmez Ellerinizi Yıkamayı İhmal Etmeyin

Yeni doğan bebeğin hassasiyetinden bahsetmiştik. Yolda, toplu taşımada kirlenen elleriniz ile bebeği kucağınıza almak onun için riskli bir durum oluşabilir.

Çocuklu Dünya Öpmemek İçin Kendinizi Tutun

Çok Tatlılar Ama Öpmemek İçin Kendinizi Tutun

Bu konuda yeni anneler de fazlasıyla hassas olabiliyor bazen. Bebişlerin çok tatlı olduğunu ve onlara sevginizi göstermek isteyeceğinizi tahmin edebiliyoruz ama bunu öperek yapmamanızı tavsiye ederiz. Aynı zamanda bebeğin eline, yüzüne dokunmayın. Özellikle bebekler sürekli ellerini ağızlarına götürdükleri için ellerine geçecek mikrop direkt ağızlarına gider.

Tabii ki Eliniz Boş Gitmeyin

Bunu kimse ihmal etmez tabii ki ama yine de hatırlatalım dedik, bebek ziyaretine giderken ailenin yeni üyesine hoş geldin demenin tatlı bir şeklidir alınacak hediye. Bütçenizin uygunluğuna göre altından kıyafete, resim çerçevesine kadar yenidoğanın ya da ailesinin işine yarayacak bir şey seçebilirsiniz. Seçiminiz kıyafetten yana olacak ise bunları da yenidoğan boyutuna göre değil de ilk 3 ayda veya daha sonraki aylarda giyilebilecek şekilde alırsanız çok daha kullanışlı olacaktır.
Evde daha büyük bir abla veya abi varsa yaşlarına uygun olarak alacağınız minicik bir saç tokası veya okuma kitabı bile onların da gönlünü hoş tutmak için yeterli olacaktır.

Çocuğunuzun Sağlığıyla İlgili Diğer Yazılarımız:

Yeni Doğanlarda ve Çocuklarda Temizlik: Bırakın Çocuğunuz Kumlarda Yuvarlansın

Yeni Bebek Bakımı

Çocuğunuz İçin Beslenme Önerileri

Okul Öncesi Dönemde Çocukların Beslenmesi

Çocukların sağlıklı yetişkin bireyler olabilmesi, anne karnından başlar ve sağlıklı bir ortamda büyümeleri ile devam eder. Çocuk gelişiminde erken çocukluk dönemi 1-5 yaş arası çocukları kapsar, 1-3 yaş oyun çağı ve 3-6 yaş arası da okul öncesi dönem olarak ikiye ayrılır.

Okul öncesi dönemi çocukları sürekli bir büyüme gösterirler. Bu büyümenin istediğimiz oranda gerçekleşebilmesi için günlük almaları gereken kalori, makro ve mikro besin öğelerinin o yaş grubundaki çocukların ihtiyaçlarına uygun miktarlarda olması önemlidir.

Çocuklu Dünya Çocuk Beslenmesi

Yapılan araştırmalarda yetişkinlerde görülen diyabet, koroner kalp hastalıkları, bazı kanser tipleri gibi çeşitli hastalıkların çoğunun çocukluk dönemindeki yanlış beslenme alışkanlıkları ile ilgili olduğu saptanmıştır. Bu nedenle beslenme ve yeme alışkanlıkları için aileler çocuklarına yol gösterici bir rehber olmalı, çocuklarının beslenmesinde ihtiyaçları olan enerji ve besin öğelerini almalarını sağlamak ve beslenmelerini düzenlemek adına uzman kişilerden yardım almalıdırlar.

Bu dönemdeki çocuklar beslenme, giyinme ve tuvalet gibi ihtiyaçları için artık ailelerine daha az bağlıdırlar ancak her konuda olduğu gibi beslenme konusunda da anne ve babayı bir rol model olarak görmeye devam ederler. Bu anlamda ebeveynlerin çocuklarına söyleyeceklerinden çok kendilerinin yapacakları daha etkili olmaktadır. Çocuklarına sağlıklı beslenme alışkanlıkları kazandırmak isteyen anne ve babalar bu alışkanlıkları ilk olarak evde kendileri uygulamalıdırlar.

Beslenme Önerileri

Okul öncesi çocukların pek çoğunun günlük beslenmeleri düzensizdir. Bu düzensizlik bir öğünde az besin alıp daha sonraki öğünde bunu kapatmak şeklinde olabilir. Bezen yetersiz beslenilen bir günü, fazla beslenilen bir gün izleyebilir ya da yemek öncesi şekerli besin, abur cubur tüketmek isteyebilirler, tükettikleri zaman iştahları kapanabilir ve öğün atlarlar. Aileler bu durumun önüne geçmeli zararlı yağ ve basit şeker alımını sınırlandırmalı, alışkanlık haline getirilmesini önlemelidirler. Çocuğun günlük gereksinmesinin karşılanması kadar düzenli beslenme alışkanlıklarının kazandırılması da oldukça önemlidir. Öğünlerin düzenli olması ve öğün atlamama çocukluk çağında kazandırılması gereken önemli bir beslenme alışkanlığıdır.

Çocuklu Dünya Çocuklar İçin Beslenme Önerileri

Yapılan bir araştırmada 3-5 yaş arası çocukların %60’ının günde üçten fazla, altı yaşındaki çocukların ise %50’sinin günde beş öğün tükettikleri belirlenmiştir. Günlük dört öğünden az tüketen çocukların enerji, kalsiyum, protein, C vitamini ve demiri yetersiz aldıkları saptanmıştır.

Çocuk gelişimi için çocukların sabah, öğle, akşam öğünleri yeterli ve dengeli olmalı, ihtiyaçlarına göre gün içerisinde ara öğünlerle desteklenmelidir. Çocukların midesi yetişkin mide boyutu ile aynı değildir. Okul öncesi çocukların porsiyonları yetişkin porsiyonlarının 1/4’ü ile 1/3’ü arasında olmalıdır.

Çocuklar yemeğe oturdukları zaman yemeği öncelikle görünüşü ile değerlendirmektedirler. Bu yüzden her öğünde sağlıklı ve renkli tabak modeli öncü olmalıdır. Tabakta farklı renkli besinlerin uyum içinde yer alması ve çeşitli şekiller ile eğlenceli hale getirilmesi çocuğun iştahını açar.

Besin gruplarına göre günlük önerilen miktarlar;

* Süt grubu; Çocukların güçlü kemiklere, dişlere ve kaslara sahip olması için önemli bir protein, kalsiyum kaynağıdır. Bu gruptan günde 2-3 porsiyon tüketilmelidir. 1 su bardağı süt, 1 kase yoğurt, 1,5 su bardağı ayran ile günlük süt grubu gereksinimi karşılanabilir. Süt grubundan hiçbir ürünü tüketemeyen çocukların çorbalarına süt veya yoğurt eklenmesi bir alternatif olabilir.

Çocuklu Dünya Çocuk ve Beslenme

* Et, tavuk, balık, yumurta, kuru baklagiller; Protein, demir, çinko ve B grubu vitaminleri bakımından zengindir. Et, tavuk veya balıktan 2-3 köfte kadar tüketilmelidir. Yumurta, anne sütünden sonra kaliteli proteine sahip tek besindir. Özellikle çocuk beslenmesinde önemli bir yere sahiptir, sık sık kahvaltılarda yer almalıdır.

2-3 pişmiş köfte büyüklüğünde et

3-4 parça küçük tavuk budu

3-4 yemek kaşığı kadar pişmiş kuru baklagil

1 yumurta

1 porsiyon olarak kabul edilir.

* Tahıllar; İyi bir kompleks karbonhidrat kaynağıdırlar ve çocukların aktiviteleri için gerekli enerjiyi sağlarlar. Bu grup besinlerden günde 3-6 porsiyon tüketilmesi önerilir.

1 dilim ekmek

4-6 yemek kaşığı makarna veya pilav

4-6 tane kraker

1 porsiyon olarak değerlendirilir.

* Sebze ve meyveler; Sebzeler vitaminler, mineraller ve fitokimyasal birleşiklerden çok zengindir. Günde 3 porsiyon sebze tüketilmesi gerekir. 3 yemek kaşığı pişmiş yemek, bir tabak iyi yıkanmış sebzeden oluşan salata, ara öğünlere dilimlenmiş havuç dilimleri, sebze suları gibi seçenekler tercih edilebilir.

Meyveler, çocukların cildi, göz ve diş eti sağlığı için gereken A ve C vitamini, potasyum, kalsiyum ve diğer mineralleri içerir. Bu dönemde günde 2 porsiyon meyve tüketimi önerilir. Çocuklarınıza ara öğünlerde abur cubur yerine sağlıklı atıştırmalık olan 1-2 adet dilimlenmiş meyve veya dilimlenmiş salatalık vermenizi öneririm.

1 küçük boy elma

8-10 adet orta boy çilek

1/2 su bardağı yaban mersini

1 orta boy portakal

1 porsiyon olarak değerlendirilir.

NOT: Çocuğunuzda besin alerjisi veya hassasiyeti varsa doktorunuzun tavsiyelerini ön planda tutmanız önerilir.

Yazar: Stajyer Diyetisyen Beyza Uyan

Çocuk beslenmesiyle ilgili diğer yazılarımız;

Hamilelikte Beslenme Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Murat Çarak

Çocuklarda Yeme Fobisi ve Aşırı Yeme Psikolog Doktor Feyza BAYRAKTAR

,

3 Yaşındaki Çocuğunuz için Sekiz Bedensel Gelişim Aktivitesi

3 Yaş Çocuk Aktiviteleri

Çocuğunuz üç yaşına geldiyse artık bazı gelişimlerini tamamlamıştır. Kendini ve vücudunu tanımaya başlamıştır. Zihinsel, fiziksel, duygusal ve sosyal anlamda bazı çocuk aktivitelerini yapmaya başlamıştır.
Ebeveynler olarak çocuğunuzun gelişimine daha fazla ve olumlu katkıda bulunmanız gerekecektir. Onlar büyürken, bedensel gelişimleri için birçok aktivite yapabilirsiniz. Çocuklu Dünya olarak biz de 3 yaş çocuk aktiviteleri için bazı önerilerde bulunmak istedik.

Ağaçtan Elma Toplamaya Çalışın

Çocuğunuzla oyun oynayarak bedensel gelişimine katkıda bulunabilirsiniz. “Haydi şakadan bir ağaç yapalım ve en üstünden elma, armut, muz toplamaya çalışalım” diyebilirsiniz. Çocuğunuzun bacak ve kol kaslarını çalıştırmaya bu şekilde yardımcı olabilirsiniz.

Çocuklu Dünya 3 Yaş Çocuk Aktiviteleri

Yüksekten Atlatmaya Çalışın

Yüksekliği 10-15 cm’yi geçmeyecek şekilde minderlerden parkurlar hazırlayabilirsiniz. Bu minderlerin üzerinden dengeli bir şekilde yürümeye çalışabilirsiniz. Bu aktivite onun için de eğlenceli olacaktır.

Çocuklu Dünya 3 Yaş Çocuk Aktiviteleri Yüksekten Atlamak

Top ile Koşmaya Çalışın

Ayaklarının önüne bir top koyarak başlayabilirsiniz işe. Yanında bir oyun arkadaşı da varsa daha iyi olabilir. Bir hedef belirleyerek koşmasını sağlarsanız, bacak kaslarını ve bacak koordinasyonunu kuvvetlendirebilirsiniz.

Çocuklu Dünya 3 Yaş Çocuk Aktiviteleri Top İle Koşmak

Küplerle Kule Yapmaya Çalışın

Bu kez oturarak güzel bir etkinlik yapmaya ne dersiniz? Çocuğunuzun önüne birkaç tane küp koyarak işe başlayabilirsiniz. Bunları dengeli bir şekilde yerleştirmesini sağlayabilirsiniz. Bu aktivite el ve göz koordinasyonunu geliştirir.

Çocuklu Dünya 3 Yaş Çocuk Aktiviteleri Küplerle Kule Yapmak

Karalama Yapın

Eline kağıt ve kalem vererek onu özgür bırakabilirsiniz. Karalama yapmayı sevecektir. Bu aktivitede yine el ve göz koordinasyonunu geliştirmeye yardımcı olur.

Çocuklu Dünya 3 Yaş Çocuk Aktiviteleri Karalama Yapmak

Parmak Uçlarını Çalıştırın

Masa başında oturarak önüne boş ve kapaksız bir plastik kavanoz koyabilirsiniz. Bu kavanozların içine pipetler koymasını sağlayın. Bu aktiviteyle parmak kaslarını çalıştırabilirsiniz.

Çocuklu Dünya 3 Yaş Çocuk Aktiviteleri Parmak Uçlarını Çalıştırın

Daire İçinde Zıplamasına İzin Verin

Oyun parkında yere büyük bir daire çizerek el ele tutuşun ve beraber bu dairenin içinde zıplamaya başlayın. Bu şekilde ara ara zıplama hareketleri yapmanız, çocuğunuzun fazla enerjisini atmada yardımcı olur ve kaslarını geliştirir.

Çocuklu Dünya 3 Yaş Çocuk Aktiviteleri Daire İçinde Oynamak

Çubukların Deliklerden Geçirmesini Sağlayın

Çocuğunuzu bir oyun halısında oturtarak önüne boş bir tuzluk ile bir avuç kürdan koyun. Bu kürdanları tuzluğun deliklerinden geçirmesini isteyin. Bu aktivite, çocuğunuzun parmak uçlarını kontrol etmesini sağlar. Aynı zamanda el-göz koordinasyonunu geliştirir.
3 yaş çocuk aktiviteleri önerilerimiz sayesinde çocuklarınızın gelişimine olumlu katkıda bulunurken aynı zamanda eğlenceli vakit de geçirebilirsiniz.

Çocuklu Dünya 3 Yaş Çocuk Aktiviteleri

Çocuğunuzun zihinsel gelişim seviyesini görmek ve aktivitelere
ulaşmak için hemen  tıklayın…

,

Klişeleri Değiştiren Baba Oğul Haftasonu Etkinlikleri

Klişeleri Bir Kenara Bırakan Baba Oğul Etkinlikleri

Bir oğlunuz varsa eğer, baba olarak onunla aranızdaki ilişki, anne oğul ilişkisinden biraz daha farklı niteliklerde olabiliyor çoğu zaman. Biri çocuk ruhlu, diğeri çocuk olan iki erkeğin birlikte vakit geçirdiğini düşünsenize! Bir baba ve oğlun hafta sonu yapabileceği her türlü aktiviteyi yapabilirsiniz. Aile bireyleriyle vakit geçirmek çocuk gelişimi açısından en önemli unsurlardan biridir.

Minik çocuğunuzla gününüzü türlü türlü eğitici ve eğlenceli oyunlar oynayarak, futbol oynayarak, sinemaya giderek ya da alışveriş merkezinde gezerek geçirebilirsiniz. Bunlar çocuğunuz için çok eğlenceli ve güzel vakit geçirme yöntemleri olacaktır mutlaka. Ama bir süre sonra çocuğunuz sürekli bu tarz çocuk aktivitelerini yapmaktan sıkılacaktır, tabii siz de… Bu noktada size bazı önerilerimiz olacak.
Bu hafta sonu diğerlerinden farklı olsun, baba oğul eğlenceli ve eğitici bir hafta sonu geçirelim diyorsanız bize kulak vermenizi tavsiye ederiz.

Çocuklu Dünya Baba Oğul Haftasonu Etkinlikleri

Sağlıklı Bir Değişiklik Yapmaya Ne Dersiniz?

Bir cumartesi sabahı oğlunuzla sırt çantanızı alarak şehrin kalabalığından ve gürültüsünden uzak bir yürüyüşe çıkabilirsiniz. Yeşil bir dağ yolu ya da mavi bir sahil şeridi olabilir gideceğiniz yerler. Ona doğanın güzelliklerini tanıtarak yürüyüşünüzü güzelleştirebilirsiniz. Oğlunuzla güzel bir piknik de yaparak doğa yürüyüşünüzü taçlandırabilirsiniz.

Çocuklu Dünya Baba Oğul Haftasonu Etkinliği Doğa Yürüyüşü

Cam Atölyesi Desek?

Normalden çok daha farklı çocuk aktivitelerinin başında gelen cam işleme sanatı çocuğunuza çok şey katacaktır. Eminiz ki sizin de minik oğlunuz için de çok farklı bir deneyim olacaktır. Bir hafta sonunuzu cam atölyesinde, bu sihirli maddenin şekillenme süreçlerini izleyerek ya da öğrenmeye çalışarak geçirebilirsiniz. Oğlunuzun dikkatini çekecek olan camın oluşum aşamaları belki de onu ve hatta sizi de yeni ve farklı bir hobiye yönlendirebilir. Böylece baba-oğul olarak farklı bir aktivite yaparak eğlenmenin ilginç yollarından birini bulabilirsiniz.

Çocuklu Dünya Baba Oğul Haftasonu Etkinliği Cam Atölyesi

Biraz da Hayvanlara Ayırın Vaktinizi

Sahipsiz kedi ve köpeklerin yuvası olan hayvan barınaklarına götürebilirsiniz onu. Sevgiye ve ilgiye muhtaç olan hayvanlara sevgisini göstermesine ve onlarla beraber vakit geçirmesine olanak tanımak ona da size de iyi gelecektir. Kim bilir belki minik bir köpek sahiplenmek isteyecektir.

Çocuklu Dünya Baba Oğul Haftasonu Etkinliği Hayvan Barınağı

Yaşlı İnsanlarla Vakit Geçirebilirsiniz

Belki kendiniz de daha önce huzurevine gitmemiş olabilirsiniz. İkiniz için de bir ilk olabilir bu durum. Oğlunuzla beraber birkaç saatinizi yaşlı insanlara ayırarak, onlara minik hediyeler götürerek onları mutlu edebilirsiniz. Oyuncaklarınızı yanınızda götürmeyi de unutmayın. Huzurevi sakinleri oğlunuzla oyun oynamaya gönüllü olacaklardır.

Çocuklu Dünya Baba Oğul Haftasonu Etkinliği Huzurevi Ziyareti

Hafta Sonu Menüsünü Birlikte Hazırlayabilirsiniz

Haftanın son gününe başlarken oğlunuzla muazzam bir sabah kahvaltısı hazırlayabilirsiniz. Kahvaltı sofrası hazırlamakta size yardım ederken iş bölümü yapmayı da öğrenir. Annesi uyanmadan ona güzel bir sürpriz yapmak da işin en güzel ayrıntısı olabilir.
Klişelerin ardına sığınmayan bu farklı çocuk aktiviteleriyle, baba oğul benzersiz bir hafta sonu geçirebilirsiniz.

Çocuklu Dünya Baba Oğul Haftasonu Etkinliği Evde Yemek Yapmak

Çocuğunuzun gelişim seviyesini görmek ve aktivitelere
ulaşmak için hemen tıklayın…

,

İstanbul’da Ücretsiz Çocuk Etkinlikleri

İstanbul’daki Ücretsiz Çocuk Aktiviteleri

Çocuklarla vakit geçirmek eğlenceli bir o kadar da keyiflidir. Çocukların gelişimine katkıda bulunacak ve enerjilerini atmaya yarayacak birbirinden farklı etkinliklerin düzenlendiğini elbet biliyorsunuzdur. Eğer İstanbul’ da yaşıyorsanız, daha çok alternatifinizin olduğunu söyleyebiliriz.

Siz de çocuk gelişimi ve çocuk psikolojisi adına faydalı olabilecek bu etkinliklerden haberdar olmak istiyorsanız 2018 Mart-Nisan aylarında gerçekleşecek etkinlik listemize göz atabilirsiniz.

Trump Çocuk Tiyatrosu

Trump Avm’de yer alan TrumLand’de Mart ayı boyunca sahnelenecek birbirinden farklı çocuk tiyatroları sizleri bekliyor.
http://www.trumpalisverismerkezi.com/etkinlik

Çocuklu Dünya Trump Tower Ücretsiz Çocuk Etkinlikleri İstanbul

Fati Teyzenin Yıldızı

Yapı Kredi Kültür Sanat’ın 24 Mart’ta gerçekleştireceği yaratıcı okuma atölyesi 6-7 yaş aralığındaki tüm çocuklar için uygun ve 20 çocuk kapasiteli. Rezervasyon yaptırmak için linki kullanabilirsiniz.
http://sanat.ykykultur.com.tr/etkinlikler/fati-teyzenin-yildizi

Çocuklu Dünya Ücretsiz Çocuk Etkinlikleri İstanbul Fati Teyzenin Yıldızı

Aktivite: Akıl ve Zeka Oyunları Etkinliği (3+)

Çocukların zihinsel ve dikkatsel becerilerini destekleyen akıl ve zeka oyunlarıyla tanışıp, diğer çocuklarla oynayarak keyifli vakit geçirebileceği bir etkinlik ESM Akademi’de 25 Mart’ta sizleri bekliyor.
http://www.esmakademi.com/

Çocuklu Dünya ESM Akademi Ücretsiz Çocuk Etkinlikleri İstanbul

İstanbul Modern Çocuk Atölyeleri

Akasya Avm, Nisan ayı boyunca birbirinden farklı çocuk atölyeleriyle sizleri eğlenceye çağırıyor.
14 Nisan Çarşamba: Minyatürden Kuklalar (6-12 Yaş)
15 Nisan Perşembe: Çamurdan Köfteler (4-6 Yaş)
21 Nisan Çarşamba: Geometrik Kahramanlar (6-10 Yaş)
22 Nisan Perşembe: Dönüşen Çizgiler (4-6 Yaş)
28 Nisan Çarşamba: Uzaylı Heykeller (6-10 Yaş)
29 Nisan Perşembe: Patates Baskılar (4-6 Yaş)
http://www.ak-asya.com.tr/etkinlik

Çocuklu Dünya Ücretsiz Çocuk Etkinlikleri İstanbul İstanbul Modern Çocuk Atölyeleri

Dinle, Söyle, Çal: Perküsyon (4-6 Yaş)

Bu atölye çalışmasında çocuklar, müzik terapisti Danny Lundmark eşliğinde interaktif ve doğaçlama müzik yapıyor, beden perküsyonu ve seslerini kullanarak hem içlerindeki, hem de çevrelerinde müzik dünyasını keşfediyorlar. Ayrıca evlerine götürebilecekleri marakas, bongo, guiro gibi müzik aletleri yaratılıyor. 26 Mayıs Cumartesi ve 2 Haziran Cumartesi günleri Pera Müzesi’nde katılımcılarını bekliyor olacak. Kontenjan 15 kişilik olduğu için rezervasyon yaptırmak önemli. Rezervasyonlar 26 Mart 2018 tarihinde başlayacaktır.
https://www.peramuzesi.org.tr/At%C3%B6lye/Dinle-Soyle-Cal-Perkusyon-/643

Çocuklu Dünya Ücretsiz Çocuk Etkinlikleri İstanbul Pera Müzesi

Ne Duyuyorsan Onu Çiz (4-6 Yaş)

Çocuklar, bu atölye sayesinde klasik müzik türleri (senfoni, opera, oda müziği, solo müzik, koro vb.) arasındaki farkları ve enstrümanları öğrenecek. Ardından akrilik boya, füzen, pastel boya, keçeli kalem gibi farklı malzemelerle, dinledikleri müzik türleri eşliğinde çeşitli resimler yapacaklar. Müzik sona erdiğinde dinledikleri müziğin ne hissettirdiği hakkında konuşuyor ve resimlerini yorumlayacaklar. 27 Mayıs Pazar, 3 Haziran Pazar günleri katılımcılarını bekliyor olacak. Kontenjan 15 kişilik olduğu için rezervasyon yaptırmak önemli. Rezervasyonlar 26 Mart 2018 tarihinde başlayacaktır.
https://www.peramuzesi.org.tr/At%C3%B6lye/Ne-Duyuyorsan-Onu-Ciz-/645

Çocuklu Dünya Ücretsiz Çocuk Etkinlikleri İstanbul Pera Müzesi

Konuyla İlgili Gözden Kaçırmamanız Gereken Diğer Yazılar;

Çocuk ve Oyun
Neden Okul Öncesi Eğitim?

, ,

Baba Adaylarına Hamilelik Sürecinde Hayat Kurtaracak Tavsiyeler

Eşiniz Hamileyse Bu Tavsiyeler Tam Size Göre

Güzel mi güzel bir evliliği taçlandırmanın vakti geldiğinde anne ve baba olmanın da vakti gelmiş demektir. Dünyanıza getireceğiniz bir minik kalp, hayatınızda çok şeyi değiştirerek yaşamınıza mutluluk katacaktır. Bir annenin bebeği içinde hissettiği ilk andan itibaren duygu ve düşünceleri değişmeye başlar. Peki ya çiçeği burnunda babalar?

Çocuklu Dünya Eşi Hamile Olan Baba Adaylarına Tavsiyeler

Hamilelik süreci anneleri ne kadar ve ne şekilde etkiliyorsa elbette baba adaylarını da hemen hemen aynı oranda etkiliyor. Anne adayının bu hamilelik döneminde yaşadığı fiziksel ve duygusal değişimler onu farklı bir ruh haline bürüyor. Tam da bu noktada siz baba adaylarının devreye girmesi gerekiyor. Minik aile üyesi dünyaya gelene kadar eşinizin yanında olarak, bir süpermen gibi bu süreci en güzel şekilde idare etmeniz gerekiyor. İşte baba adaylarına, 9 ay boyunca hayat kurtarıcı birkaç tavsiye…

Dokuz Ay Boyunca Eşinize ‘Tamam Canım’ Demeye Alışın

Hamilelik döneminde olan anne adayımızın hormonal dengeleri değiştiği için minik bir detaydan bile farklı bir tepki alabilirsiniz. Bu nedenle onu anlayarak, yanında olmaya çalışmanızı önerebiliriz.

Yanınızda Erzakla Gezin

Sağlıklı ve doğru beslenmek çok önemli tabii ki. Ama eşiniz ‘açım’ ya da ‘canım şunu çekti’ dediği andan itibaren çok vaktiniz olmayabilir. Bir an evvel karnını doyurmanız, canının çektiği şey neyse onunla veya benzeri bir yiyecekle onu mutlu etmelisiniz.

Duygusal Tepkilerine Hazırlıklı Olun

Eşinizin, durup dururken ya da çok ufacık bir şeyden dolayı gözleri dolduğunda şaşırmayın sakın. Dikkatini neşeli şeylere çekerek onun yanında olmayı deneyin.

Çocuklu Dünya Eşiniz Hamileyken Yapmanız Gerekenler

Gece Yürüyüşlerini Göze Alın

Hamilelik sürecinin en sık rastlanan durumlarından biri olan aşermelere en baştan beri psikolojik ve fizyolojik olarak hazırlanmanızı tavsiye edebiliriz. Gecenin geç saatlerinde evde bulunmayan bir yiyecek çektiyse canı iş başa düşmüş demektir, hazırlanın.

Ev İşlerinde Eskisinden Daha Fazla Rol Alın

Hamileliğin ilerleyen dönemlerinde eşinizin karnı büyüdükçe günlük ev işlerini yapmakta da zorlanacaktır. Akşam eve geldiğinizde ya da boş günlerinizde eşinize yardım etmeye, hatta elinizden geldiğince ona iş yaptırmamaya çalışın.

Çocuklu Dünya Hamilelik Sürecinde Baba Adayları Eşlerine Nasıl Davranmalı

Her Zaman Harika Göründüğünü Hatırlatın

Hormon değişikliklerinin onu normalden biraz daha fazla duygusal ve hassas yapabileceğini söylemiştik. Bazen kendini beğenmeyebilir ve bu durum onu depresifleştirebilir. Burada size düşen görev, ona her zaman mükemmel biri olduğunu ve bu sürecin onu daha da güzelleştirdiğini hatırlatmak olacak.

Konuyla İlgili Gözden Kaçırmamanız Gereken Diğer Yazılar;

Anne ve Baba Olmaya Hazırlık
Babanın Çocuğun Yaşamındaki Yeri