Yazılar

Çocuk Dostu Tatil Köylerinde Tatil

Tatil Köyü Seçimi

Çocuklarla tatil yapmak için Tatil köyü zaten konforlu deyip geçmeyin! Eğer gittiğiniz tesis yeterince childfriendly değilse, aşırı büyükse veya güzel organize edilmemişse tatiliniz her an kabusa dönebilir. Örneğin birçok kişinin tek çocuk ile veya büyük çocuklarla aşırı rahat ettiği ve oldukça methedilen çok meşhur bir tatil köyünden pusetli bebek ve henüz büyümemiş çocuğu olan bir arkadaşım nasıl kaçacağını bilemedi çünkü plaja inerken bolca merdivenlerden puseti sırtlarında taşımak suretiyle inip inip çıkmışlar.

Tatil köyüne  gidip azıcık da anne baba olarak biz de rahat edelim diyerek Tatil Köyüne gitmeye karar verdiniz. Peki neye göre hangi tatil köyünü seçeceksiniz? Sakın ha işe ik olarak googlelayarak başlamayın! Karşınıza çıkan turkuvaz renkli deniz, çocukları ile güle oynaya ilgilenen baba figürleri, ellerinde içecekle rüzgara doğru saçlarını uçuşturan annelerin yanında oturmuş kumla oynayan kamu spotu misali çocukların stok fotoları oldukça yanıltıcı olacaktır. Zira ne o turkuvaz denize girebileceksiniz, ne kocalarınız ayarları bozulan çocuklarınıza karşı bu denli sabırlı olacak ne de çocuğunuz saatlerce kumdan kale yapacak. En iyisi önce kendi çocuklarınızla yaşıtı olan çocuklu arkadaşlarınızı arayıp sormak olacaktır. Bebek büfesi, basamak sayısı, odaların temizliği, mini club potansiyeli gibi aklınıza bile gelmeyen soruların cevapları arkadaşlarınızda!

Tatil Köyünde Gün Batımı

Lykia Liberty Hotel

Havuz Deniz sorunsalı

Şimdi artık googledan fotoğraf ve yorumlara bakabilirsiniz. Tatil Köyünün ana fikri olan deniz ve kum/kumsal durumu öncelikli olarak incelenmesi gereken konular. Biz Haziran başında tatil yapacağımızdan deniz soğuk olabilir diye Bodrum ve Çeşme taraflarını çok tercih etmedik; Fethiye kısmen daha ılık olur diye düşündük ve karşımıza Lykia Liberty Hotel çıktı. Deniz çok dalgalı olmasına rağmen çocuklar için özel olarak set çekilmiş bir kıyısı vardı ve deniz çocuk plajında  gerçekten göl gibiydi. Bununla beraber kumsal çok taşlık değildi ve çoğunluk olarak kum olduğu için çıplak ayak yürümek çok rahatsız edici değildi. Çocuklarınız için kumsalda rahat etmek adına yanınıza mutlaka ‘Slipstop’ patiklerden alın; ben hatta en büyük boyunu kendim için aldım ve çok rahat ettim. Kum oyuncakları, kolluk, makarna taşıyacak yeriniz ve şişirecek sabrınız varsa deniz yatağı da alabilirsiniz. Kumsalı çok geniş epey bir yol yürüyorsunuz. Odadan denize yürümek bir 15 dakikanızı net alıyor ama denizi çok güzel, değiyor.

Çocuklar bi temiz denize girsin mottosu ile yola çıkarak kendinizi bizim gibi havuzda bulmanız da oldukça mümkün! Büyük kızımız çılgınlar gibi havuz diye tutturunca denizden çok az faydalanabildik. Lykia’nın ana havuzu gayet geniş ve temizdi; ancak saat başı animatörlerin türlü havuz oyunlarına mikrofonla çığırtkanlık yapması ve diğer tarafta da elinde hoparlörle ingiliz teyzelere aquagym yaptıran fitness hocasının bağırtılarıyla oldukça gürültülüydü. Oğlumuzun öğlen uykusu geldiğinde bu gürültüde uyutamayacağımızı anladığımız için tesisin ana havuzuna birkaç saat dışında hiç yerleşmedik.

Çocuk Cenneti

Gerçekten çocuklar için ideal bir ortamdi. Tüm yaş gruplarına hitab eden bir bölgeydi diyebilirim. Orman içerisine kurulmuş kocaman bir tesis. Denizden kum getirtip kumsalı olan bir havuz yuapmışlar. Burada 18 aylık oğlumuz kumlarla oynarken; kızımız da diğer büyük havuzda doyasıya eğlendi. Burası çocuk yeri olduğu için kendi içerisinde ayrıca bir açıkbüfe restoranı var ve burada da daha çok çocuklara yönelik yemek çıksa da anne ve babalar için de oldukça uygun ve lezzetli seçenekler sunuyor. Yine çocuk bölgesi olmasından ötürü rahatsız edici ses veya müzik hiç yok! Bu nedenle öğle uykusunu çocuklara çok rahatlıkla yaptırabildik. Burada yaşı daha büyük çocuklar için çeşitli eğlenceli kaydıraklar da olduğundan ‘Çocuk Cenneti’ dedikleri yer ‘Aqua Park’ olarak da geçiyor. Bu bölgeye 10 dakikada bir shuttle kalkıyor. 2 pusetle indi bindi zor oldu kocam için ama değdi doğrusu!

Çocuk Cennetinde Eğlenen Çocuk

 Mini Club

Mini Club örneğin Club Med’deki gibi extraya girmiyor. Hillside’da da 3 yaş öncesine kadar çocukları kabul etmiyorlar. Ama Lykia’da iki tane Mini Club var; 6 ay- 3 yaş arası çocukların bakımından sorumlu müthiş bir Mini Club ile 3 yaş üzerindeki çocukları eğlendiren diğer kısım. 6 ay üzeri çocukların kısmında o bebeklere o kadar iyi bakıyorlar ki inanamazsınız. Saatinde mamasını içiriyorlar, uyutuyorlar sanki bakıcıyı tatile getirmiş gibi. Tabii bizim ufaklık orda kalmadı ama olsa müthiş bir imkan. Diğer çocuklar için olan Mini Club programı da çok eğlenceliydi. Biz hergün MiniClub’a vermeye kıyamadık ama 1 tam gün verdiğimizde öğle yemeğini dahi yiyerek akşamüstü çok mutlu bir çocuk geri aldık diyebilirim.

Son Olarak…

Odalar çok çok yeni sayılmaz ama konforlu ve ferah diyebiliriz. Ancak yerler full mermer muhtemelen odalar serin olsun diye yapılmış ve oda içinde uçları sivri basamaklar var. Eğer küçük ve hareketli bir çocuğunuz varsa ve yere düşerse başını direkt mermere çarpacaktır; bu açıdan odaların dizaynını çok tehlikeli bulduk. Klimalar ise kesinlikle ısıtmıyor. Eski bir havalandırma sistemleri varmış, biz biraz daha serin bir dönemde Fethiye’ye gittiğimiz için odamız akşamları biraz serin oluyordu; ısınsın diye klimayı açık bırakıp gittik ve döndüğümüzde oda kutuplar gibiydi. Arayıp şikayet ettiğimizde havalandırmanın sadece soğutma yapabildiği söylendi.

Biz geniş aile odasında kaldık; eğer evde tek başına yatmaya alışık ve uyku eğitimli bir ufak çocuğunuz varsa imkanınız dahilinde suit oda almanız en doğrusu olacaktır. Büyük kızımız bizim odadaki çekyatta  yattı; ufaklık da oturma odasında bebek yatağında tek başına yattı. Gözlem veya gece kalkma gibi durumlarda bebek monitörümüzü de yanımıza aldık. Biz yorgunluktan yapamadık ama monitörünüzü yanınıza alırsanız akşam çocuklar uyuduktan sonra balkonda soluklanırken çocuğunuzu monitörden gözlemleyebilirsiniz. Bu nedenle bebek monitörü de yanınıza almanız gereken elzem malzemelerden diyebilirim.

Mini Club Etkinlikleri

Yemeklere gelince… Gerçekten çok çeşitli ve lezzetli bir açıkbüfesi var. Sabah kahvaltısı konusunda çok endişeliydim ancak her iki çocuğuma da rahatça kahvaltılık bulabildim. Yanıma  tatillerde hep ağzı kilitli poşet ve iki küçük kap alırım. Sahil restorana uzak olduğundan kahvaltıdan çocuklara atıştırmalık olabilecek kuruyemiş, bebek bisküvisi, yoğurt, meyve gibi ara öğün olabilecek yiyecekleri toplarım. Size de burası için yanınıza buzdolabı poşeti ve küçük kaplar almanızı öneririm çünkü deniz kenarı restorana uzak sayılır. Çocuğunuz acıktığında toplaşıp kalkmak yerine yemek saatine kadar idare edebilecek erzağınızı yanınıza alabilirsiniz böylece.

Çocuk büfesinde glutensiz ekmek ve haşlanmış mevsim sebzeleri her öğlen ve akşam menüsünde bulunuyordu. Ayrıca büfe oldukça temizdi de. Dikkatimi çeken bir başka konu da tuvaletlerin yanında bulunan bebek bakım odalarındaki sterilizatör makineleri oldu. Biz biberonla mama dönemini kapayalı çok oldu ancak bebekli aileler için çok güzel düşünülmüş bir hizmet.

Bunun dışında çok çok güler yüzlü ve yardımsever personeller var. Ne isterseniz anında çözüm üretip yardımcı oluyorlar. Gözüme çarpan tek asık suratlı personel, sadece akşamları açılan dondurma köşesindeki en çok sıraya sahip ve çocuk müşteriye hizmet veren dondurmacıydıJ

Lykia Liberty Hotel bol yokuşlu bir tesis. Bizim gibi iki pusetli iseniz epey yorucu. Mesafeler de uzak olduğu için günlük 10.000 adımımızı da rahatlıkla tamamlıyorduk. Bu arada yanınıza puset almak istemezseniz otel size elinde kalmış ise puset tesis edebiliyor ancak önceden arasanız bile size ayırmıyor. Bayram yoğunluğunu düşünerek gidip de bulamayız diyerek biz pusetimizi yanımıza almıştık.

Herkese kolay ve keyifli tatiller dilerim.

Sendi Allovi Muraben

Bebek ve Yaz Tatili

Çiftler bebek sahibi olduktan sonra en korktukları şeyin başında uzunca bir süre seyahate çıkamayacak olmaları gelir. Bebekle tatil, birçok aile için imkansızlar listesinin başında gibi görünse de aslında çok büyük bir yanılgıdan ibarettir.

Bebekle tatile çıkılan dönemleri çok basit bir şekilde üçe ayırmak mümkündür. İlk altı aylık dönem; 6-12 aylık dönem ve 1 yaşından sonrası. Bebeğin anne sütünden başka hiçbir şeye ihtiyaç duymadığı dolayısı ile fiziksel olarak tatile gitmenin en kolay olduğu dönem, ilk dönemdir. Yanınızda çocuğun beslenmesi için hazır mamalar, çorbalar, vb… şeyler taşımak zorunda olmadığınız, dolayısıyla da tatile en hafif gittiğiniz dönemlerin başında gelir. Burada tek istisna eğer bebeğinizi emzirecek derecede sütünüz yok ise o zaman tatile gittiğiniz süre boyunca bebeğinize yetecek kadar devam sütünü mutlaka yanınızda taşımak zorundasınız. Gittiğiniz yerden de pek tabi devam sütü satın alabilirsiniz ama tatildesiniz, keyif almak için ordasınız, dolayısı ile bebeğin temel gıdası olan süt pek riske atılacak bir konu değil bence. Süprizlerle karşılaşmamak adına varsın bavulunuz biraz ağır olsun ama bebeğinizin sevdiği süt yanınızda olsun.

6 Aylık Bebekle Tatil

İlk 6 ayda bebekle tatil deyince yazlık yerlere gitmeniz tatilinizin sorunsuz geçmesi açısından önemlidir. Bebekler, ilk 6 aylık dönemde enfeksiyonlara çok açık olduğu için havanın soğuk olabileceği, bebeği üşütebileceğiniz yerlerden kaçınmakta fayda var. Bütün anne babaların en çok merak ettiği soruların başında, bebeğin denize ne zaman sokulabileceği gelir. Öncelikle bebeği suya sokabilmek için belli başlı aşılarının tamamlanıp, başını da dik tutabiliyor olması gerekir. Bu da 4-6 aya işaret eder. Sonrasında da denize girmenin ön koşulu olarak deniz suyu sıcaklığının 29-30 derece olması, hava sıcaklığının da bunun en az 2-3 derece üzerinde olması gerektiği söylenir. Fakat 29-30 derece sıcaklığında deniz suyu sıcaklığını her zaman bulmak çok mümkün olmayabilir, o yüzden 25 derece üzeri sıcaklıklar da bence oldukça makul seviyelerdir. Kaldı ki tatile gittiğinizde sakın bu kadar detayı düşünüp de etraftakileri sıkmayın. Deniz size göre sıcak bir denizse, hava da sıcak güneşli bir günse, çocuk doktorunuz da izin veriyorsa bebeğinizi suya çekinmeden sokabilirsiniz. Yalnız burada unutulmaması gereken nokta, havuzlar yeterince steril olmadığından, temizlemek için kullanılan klorlar da bebeğe zarar verebileceğinden, bebekler havuz yerine mutlaka temiz olan denizlere sokulmalıdır. Bazı doktorların 1 yaşına kadar İstanbul’da denize girmeyi pek tavsiye etmediğini ve daha temiz denizleri önerdiklerini de unutmayalım.

Bebekler İçin Yüzme Simidi

Bebeklerle deniz tatiline giderken, hangi simitle suya sokulacağı da yine önemli bir konudur. Bu konuda bebekten bebeğe farklılık gösterir. Küçüklüğümüzde en çok kullanılan ucuz simitler, bebeğinize bu aylarda çok büyük geleceğinden ve içinden kayabileceğinden onları kesinlikle kullanmayın. Ama tatilde, yanınıza simit almayıp, gittiğiniz yerde de bu simitler varsa da çok dert etmeyin; bebeğinizi içine koyduktan sonra mutlaka bir elinizle devrilmemesi için simidinizi, diğer elinizle de simidin içinden bebeğinizi tutun. Bebek için en doğru alternatifler, bacaklarını içine geçirebileceğiniz; kurbağa, araba, vb… şekillerde tenteli veya tentesiz olan simitlerdir. Bebekler, bu simitlerin içine oturup, yüzmek için çaba göstermeden etrafı seyredebilir, suyla oynayabilirler.

Bebekler için yüzme simidi


Tenteli olanlar, güneşten koruma fonksiyonunu da üstlendikleri için daha çok tercih sebebi olabilirler. Ama simitlerde unutulmaması gereken en önemli nokta, denizdeki en ufak dalgalanma veya yanlış bir harekette devrilme riski oluşabilir, o yüzden bir elinizle simidi her zaman tutmayı ihmal etmeyin. Son dönemde popüler olan swimtrainer marka simitler ise bebekleri yüzme esnasında daha aktif hale getiriyor. İçinden kaymasını önleyen şişirilebilir yüzey, kollardan geçip, vücuda oturan klipsli sistemle bebeğin öne düşmesini de engelliyor. Özellikle ilk denize girişlerde bebeğinizi tek yerine iki kişi ile beraber sokmayı tercih edin. Simidi mi çocuğu mu tutacağım derdine düşmeden içiniz rahat olur. Dalgalı denizlerden, temiz olmayan, suya zor girilen yerlerden ve herhangi bir şekilde tehlike oluşturabilecek yerlerden uzak durun.

Rosi Razon

İki Çocukla Tatil Yapmanın Zorlukları

Tatil Nedir?

Tatil sizin için ne ifade ediyor? Güneş, sıcacık kumlar, deniz, sereserpe uzanmak kitap okumak veya harika bir rüzgar eşliğinde bir yaylada saatlerce yürümek; saatlerce manzara izlemek; başka bir şehri, ülkeyi karış karış gezmek, keşfetmek. Kısacası keyif, keşif, huzur, sakinlik, dinginlik, istediğini yapabilme özgürlüğü…

İki Çocukla Tatil Nedir?

2 ufak çocuğunuz varsa ve yardımsız çekirdek aile olarak tatile çıkıyorsanız bütün bunları unutun! İster tatil köyü olsun ister başka bir yer 2 küçük çocukla tatile gittiğiniz zaman bu hoş hisler yerini karmaşa, kaos, iki arada bir derede iş halletme/ihtiyaç karşılama, optimize olma mecburiyeti, diken üstünde durma gibi kavramlara bırakabiliyor.

3 buçuk yaşında bir kızım ve 18 aylık bir oğlum var. Evimizde yardım alıyoruz. Daha önce kız kardeşimin yardımı ile hep beraber tatil yapmıştık ama bu tatilde oğlum daha ayaklanmamış bir bebekti. Sadece kızımızla yaz tatiline çıkmışlığımız da elbette ki var; burada ‘Tek çocuk hiç çocuk’ sözü anlam kazanıyor sanırım çünkü 2 çocukla tatile çıkmak gerçekten bambaşkaymış.

Ailece Tatile Çıkmak

Babamız bu bayram öncesinde ‘Bayramda sadece dördümüz başbaşa tatile çıkalım mı’ diye sorduğunda korku filmi izler gibi suratına baktığımı ve boğazımın nasıl düğümlendiğini şimdi hala hatırlıyorum. İkinci doğumumdan sonra endişe seviyem yükseklere çıktığından ve iki çocuklu ailelerin tatil maceralarını bolca dinlemiş olduğumdan beni aldı bir panik dalgası. Evimizde tırmanacak yer bırakmamış 18 aylık bir oğlan ile varlığını her fırsatta çeşitli krizlerle ortaya koyan 4 yaş sendromlu bir kız çocuğundan bahsediyorum. Aralarındaki inişli çıkışlı ama şu sıralar tavan yapmış kıskançlık krizlerinden hiç bahsetmeyeyim. Bu nedenle işimizi kolaylaştırmak amacıyla bir tatil köyüne gitmenin bizim için daha anlamlı ve konforlu olacağına kocamı sonunda ikna etmeyi başardım. Kendisinin önerisi karavan kiralayıp 2 çocukla belde belde gezmekti ziraJ Neyse onu da 5-10 sene sonra yaparız artık.

Tatil Köyü

Çocuklu Tatil İçin Bavul Hazırlığı

Tatile gitmeden önce çok yakın bir arkadaşıma (kendisinin de 2 çocuğu var ve ailecek oldukça maceralı bir yaz tatili geçmişleri mevcut) bayramda ilk kez ailecek dördümüzün tatile gideceğini söyledim. ‘Nereye gidiyorsunuz? Nerede sefil olacaksınız?’ dedi. Gülsem mi ağlasam mı bilemedim. Ama hazırlıklı olursam bu işin altından kalkarım dedim. Tatil öncesi beni sardı bir telaş. İlk iş bir kağıda ihtiyacım olacak şeyleri listeledim. Anne ve babanın ihtiyaçları toplamda 10-15 kalem tuttuysa çocuklarınkine sayfa yetmedi. Koştum elimizdeki bavullara bir bakayım dedim; hepsi kabin boyu. Kocamla baş başa tatile giderken kullandığımız bavullara ufaklığın yedekleri anca sığar. Yaptığımız münazaranın sonucu olarak gittik bir büyük boy bir de orta boy bavul satın  aldık. 2 bavul, 2 puset (gittiğimiz tatil köyünde mesafeler uzun olduğu için puset almamız önerildi) 2 sırt çantası ile havaalanına geldik.

Çocuklar İçin Otel Önerileri

Az biraz rötar ile uçağımız kalktı ve maceramız başladı. Otele akşam yemeği saatinde varacaktık ve çocuklara akşam yemeği verip odamıza öyle geçecektik ancak uçağın rötarı nedeniyle uçaktan aldığımız sandviç ve keklerle karnımızı doyurduk. Büyük kızım bir boğaz ve mide virüsü sebebiyle ateşliydi ve otele 1 saat süren transferimiz boyunca kustu. Otele varıp yatak düzenlememizi yaptık ve uyuduk. Bence şu ana kadar gayet iyiydi diye düşündüm düşünmez olaydım.

Günlerimiz genelde program yapıp o programa asla uyamayarak geçti.  Sabahları en optimum şekilde nasıl kahvaltı edebiliriz sorunumuza anca 6. gün bir çözüm bulabildik. Eğer çocukların kahvaltısı bizden önce bitiyorsa küçük kendini mama sandalyesinden atmak istiyor büyük de ondan kıskanıp sıkıldım diyerek ağlama krizine giriyordu. Utancımızdan tabaklarımızdakini bitiremeden kalkıp uzaklaşıyorduk.

Çocuklar İçin Havuz mu Deniz mi?

Kahvaltı sonrası deniz mi havuz mu sorunsalı başlıyordu. Kızımız havuz istiyor oğlumuz da kumlarla oynamayı sevdiği için denizde mutlu oluyordu. Dördümüz aynı anda denize giremedik. Fethiye’de deniz dalgalı olduğu için çocuklara özel olarak set çekilmiş ve suyu bileğimize kadar gelen sahilde takıldık. Yetişkinlerin girdiği denize de yol üzerinden geçerken 30 saniye suda kalma suretiyle girebildik. Suyun üzerine yerleştirilmiş ve dalgalar yüzünden hoplayan plastik iskeleye çocuklarla beraber yürüdük.’ Bekleyin denize gireceğiz’ dedik. Tabii ki dönüşümlü olarak girdik. Denizde yüzmeyen ebeveyn hoplayan iskele üzerindeki çocukların denize düşmesine engel oluyordu. Sonra 4 çanta, 2 puset ve 2 çocuk ile öğle yemeğine doğru yol aldık.

Allahtan öğle uykusu diye bir şey var. Çocukların öğle uykusu senkronik olduğunda değmeyin keyfimizeJ Çocuklar öğle uykusundayken dinlenmek, oturmak, soluklanmak, öğle yemeği yemek ve dönüşümlü denize girmek için vaktimiz oluyordu.

Öğlen Uykusu

Çocuklar uyandığında onlara yedirip kendimizi yine havuz kenarında buluyorduk. Oğlanı da havuza alıştırdığımızda ve kum oyuncaklarını kumda değil de havuzda oynamayı öğrettiğimizde de hepimiz nihayet havuz da olsa aynı suda yüzebildik.

Banyo yapmak temizlenmek, rahatlamak ve kendine gelmek içindir değil mi? Ama hem çocuklarınız hem de siz yıkanacaksanız bu da bir strateji gerektiren bir eylem haline dönüşüyor. Önce bir çocuğu tv karşısına oturtup sakinleştiriyorsunuz. Sonra bir ebeveyn banyo içerisinde çocukla diğeri de banyonun dışında olmak üzere çocuğu yıkıyor; içerdeki ebeveyn kendi yıkanıyor. Dışardaki de yıkanmış olan çocuğu kurutup giydiriyor ve doğru tv karşısına oturtuyor; sonra da diğer çocuk aynı şekilde banyo yaptırılıyor. Okurken bile yorulduysanız bir de yaparken düşünün.

Akşamları yine çocuklar sıkılıp kendilerini yerlere atıp bağırana kadar açık büfeden artık ne bulabildiysek karnımızı doyurup yemekleri boğazımıza tıkıyorduk çünkü Mini Disco’ya yetişmezsek kızımızın motivasyonu düşüyordu. Mini Disco’da çocukları dans ettirmek de başka bir kabiliyet. Elin Rusu ve İngilizi valla animatörün hareketlerini benden daha elegan yapıyordu. Yaklaşık yarım saat top gibi zıplayan cicozlarımız nihayet yoruluyordu. Ufaklık pusette uyuyordu büyük de Mini Club sinemasında takılıp uykulu bir şekilde odaya dönüyordu.

Gittiğimiz tatil köyünden büyük kızımızı sabahtan akşama kadar Mini Club’da bırakma şansımız vardı. İlk 3 gün hasta diye içimiz el vermedi sonraki 2 gün de; babası ‘Ben zaten çocuklarımı hafta içi göremiyorum onlarla bu tatilde bağlarımı güçlendirmek istiyorum’ diye hava attığı için yine kızımız bizleydi. 6. Gün ise kahvaltıdan sonra Mini Club’a bir koşuşumuz var ki aklınız almazJ Sabah verip akşam aldık çocuğu.

Kısaca Çocukla Tatil

2 çocukla tatil, evde yaptığın şeyleri 40 derece sıcakta yapmak, açık büfeden her yemek aldığında hız rekoru kırmak, yemekleri tadını bile anlamadan boğazına tıkmak, bol bol puset itmek, hiç kullanmadığın yedek eşyalarla dolu çantaları taşımak, deniz tatilinde ayağını denize bile sokamayıp normalde asla yüz vermeyeceğin havuza tabi olmak diyebilirizJ

Çocuklar çok eğlendi ve onların keyif alması herşeye değerdi. Biz yine yazın ailecek bir yerlere kaçmak için kaşınmaya başladık bileJ

Bir sonraki yazımda, Tatil Köyü’nde daha konforlu tatil yapmanın ipuçlarını paylaşacağım.

Sandy Allovi Muraben