Yazılar

Anne Beni Duyuyor musun?

Uzun yıllar öğretmenlik ve akademik çalışmalarını psikoanalitik-edebiyat kuramları üzerine yapan peşine de bu iki konuyu birleştirerek koçlukla tanışan Eğitmen, Koç ve Sihirli Benekler Çocuk kitabının yazarı Hatice Boşça, çalıştığı alanlarda daha geniş kitlelere ulaşmak ve kalıcı dönüşüm yaratmak için kadınlarla yola çıkan bir isim. “Annem Koçum Olsun”, “Benim İçin Yavaşla Anne”, “Anneler İçin Kariyer Koçluğu” eğitimleri ile annelerin hayatlarına dokunan Boşça, toplum olarak nasıl daha iyi iletişim kurabiliriz ve var olan potansiyellerimizi aktive edebiliriz konuları ile ilgili eğitimler veriyor. Biz de kendisine bu eğitimler özelinde anne-çocuk ilişkisini sorduk.

Aslında siz bir eğitimcisiniz. Gazi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünü okuduktan sonra neler oldu da öğretmenlik yolunuzda farklı kapılar açtı?

Uzun yıllar öğretmenlik yaptım. Öğrencilerimi en iyi potansiyellerine ulaşmalarını istemek bende hep vardı. Çocukların ve gençlerin doğuştan getirdikleri neşeli, eğlenceli, üretken yapılarının yetişkin dünyasına katıldıkça yok olduğunu gördüm. Akademik çalışmalarımı zaten psikoanalitik-edebiyat kuramları üzerine yapmıştım. Bu iki konu birleşerek koçlukla tanışmama vesile oldu. Toplum olarak nasıl daha iyi iletişim kurabiliriz ve var olan potansiyellerimizi aktive edebiliriz konuları ile ilgili eğitimler veriyorum.

“Annem Koçum Olsun”, “Benim İçin Yavaşla Anne”, “Anneler İçin Kariyer Koçluğu” eğitimleriniz var. İçeriklerini anlatabilir misiniz?
Annem Koçum Olsun

Çocukların doğumundan yetişkinliğe kadar hayatına en yakın şahitlik eden kişi annesidir. Hızla değişen dünyamızda kendi ebeveynlerimizden aldığımız çocuk yetiştirme modelleri bambaşka bir dünyanın eşiğindeki çocuklarımız için yetersiz kalmaktadır. Çocuklarımıza daha iyi rehberlik edebilmemiz için anneler olarak daha donanımlı olmamız şart. Bu eğitim şiddetsiz iletişim, koçluk, transaksiyonel analiz yaklaşımlarının harmanlanması ve kendi annelik deneyimlerimle bir araya getirdiğim bir grup çalışmasıdır. Patenti bana aittir. 10 ay süren bu çalışma ile katılımcılar kendi kişiliklerine ve aile yapılarına uygun annelik modellerini ortaya koyarlar. Çocuklarının potansiyelini keşfetme konusunda farkındalık kazanırlar. Aile içinde sağlıklı iletişim kurma becerisi edinerek çözüm odaklı anne olmayı deneyimlerler.

Benim İçin Yavaşla Anne

Bu eğitimimizde çocuğun ağzından anneye şöyle bir sesleniş var: “Seni daha sakin, huzurlu ve neşeli görmek istiyorum anne. Biliyorum beni çok seviyorsun, hayat şartları diyorsun ama ben bunları anlamıyorum anne. Lütfen anne benim için bu hafta sonu dinlenip içine döner misin?” Sürekli, ev, iş, eş ve çocuklar arasında koşturmaktan nefes nefese kalan telaşlı güzel kadın. Gel bu hafta bizimle dinlen. 3 gün boyunca bütün rollerinden arınarak sadece kendin olmayı deneyimle. Kendi özünle, unuttuğun, ihmal ettiğin özünle tekrar bağlantıya geç diyoruz. Ve annenin bunları yapabilmesi için iç sesini duyma, değer analizi, motivasyon kaynaklarını tespit, etkili dinleme, ihtiyaçlarına gözlemci olma gibi uygulamalar yapıyoruz.

Anneler İçin Kariyer Koçluğu

Annelikle birlikte iş hayatında da başarıyı elde etmek isteyen Kadınlar için tasarlanmıştır. Halen iş hayatında olan, ara vermiş, yeni bir kariyer veya iş kurmak isteyen anneler katılmaktadır. Çalışmalar iki temel üzerine kuruludur. Potansiyelini keşfetme ve bu potansiyele uygun hedefler koyarak aksiyona geçme. Konulan hedeflere uygun stratejiler belirleme. Bu stratejileri hayata geçirirken karşılaşılan güçlüklere göre yeni aksiyonlar belirleme. 10 aylık bir çalışmadır. Her ay bir konu üzerine yoğunlaşılır. Ayda 1 kez 3 saatlik bir çalışma yapılır. Çalışmalar uygulamalı, dönüşümü harekete geçirecek çalışmalardır.

Neden özellikle bu eğitimlere yöneldiniz?

İş hayatım, okuduğum kitaplar ve yurt dışında on beşe yakın ülkede yaptığım gözlemler sonucu daha iyi, mutlu, başarılı, neşeli bir toplumun olabildiğini gördüm ve bizim toplumumuzun da bunları hak ettiğini daha da iyi olabileceğimizi düşündüm. Bu yola kadınlarla çıkmamın sebebi ise kadınlar erkeklere göre değişime daha açıklar ve yeniliğe daha kolay adapte olabiliyorlar. Bu yüzden bu eğitimlerde kadınlarla çalışarak, mutlu anne mutlu aile ve mutlu toplum inancımla yoluma devam ediyorum.

“Mükemmel anne” olma çabası içerisinde olan anneler acaba söz konusu iletişimde neyi kaçırıyorlar?

Hep kafalarında mükemmel anne olmak için yapılması gerekenler var. Bunları düşünüp yapmaya çalışırken gerçekte çocuklarının ne dediğini ve neye ihtiyacı olduğunu duymuyorlar, görmüyorlar.

“Anne beni duyuyor musun?” cümlesini çocuklar ne zaman kuruyorlar, ebeveynlerine nasıl ifade ediyorlar?

Çocuk böyle bir cümle kurmaz. Gerçekte duyulmadığında ve ihtiyaçları sağlıklı bir şekilde giderilmediğinde davranış ve hareketleriyle belli ederler. Örneğin, öfke, ağlama, vurma vb. her çocuğun kendine ait (ben duyulmuyorum) hareketi vardır. Çocuğunun bu hareketini maalesef “benim çocuğum şımarık, hırçın, inatçı, bu aralar çok huysuz” gibi şekilde yorumluyor anneler. Çocuğu duymak dediğimiz şey çocuğu bunlarla bana ne anlatıyor sorusunu sormaktır. Örneğin bu soruyu soran anne şöyle cevaplar bulabilir; çocuğum stresli (ev değişikliği, yeni kardeş, okula yeni başlama, tuvalet eğitimi vb.) pek çok şey çocukta strese neden olabilir, daha fazla ilgiye, sevgiye, şefkate, anlaşılmaya ihtiyacı olabilir, uykusu gelmiş olabilir vb.

Burda yanlış yaklaşımlar neler oluyor?

En temel yanlış yaklaşım aileler 30 yıllık tecrübelerini 3 yaşındaki çocuktan bekliyorlar. Bir söyleneni tek seferde anlayıp yapmasını bekliyorlar. O anda hangi olay yaşanıyorsa bir de çocuğun gözünden bakmayı deneseler onları daha iyi anlayabilirler. Şimdi bir hayal edin. Dünyaya geleli sadece 3 yıl olmuş, 90 cm boylarında devler arasında gezen küçük bir çocuksunuz. Karşınızdaki yetişkin size yukarıdan şunu yap bunu yapma diyor. Sizin de kendinizin yapmak istediği başka şeyler var ama o sizi dinlemiyor ve bu hiç istemediğiniz şeyi kendi iyiliğiniz için yapmanız gerektiğini söylüyor. Bu sizi ikna eder mi?

Dinleme ve duyma kavramları iletişimi nasıl yönlendiriyor?

Üç seviye dinleme var. Birinci seviye dinlemede karşıdaki ne derse desin biz kendi kafamızın içindekini duyuyor ve düşünüyoruz. Karşıdakinin ne demek istediğini duygu ve düşüncelerini duymuyoruz. Bu yetişkinler arası iletişimde de böyle.

, ,

Bu Güzellik Tüyoları Hamileleri Yakından İlgilendiriyor

Hamileler İçin Güzellik Önerileri

O haberi ilk aldığınızdan beri epey heyecanlısınız. İçiniz içinize sığmıyor desek yeridir. Çocuk gelişimine dair bir çok kaynak tüketmiş olma olasılığınız yüksek. Var olan tüm hayat düzeniniz bu uğurda değişime uğruyor. Sevgili anne adaylarının bu dönem içerisinde değişen hormonal dengeleri onları daha duygusal bir yapıya büründürüyor.

Bu olabilecek her şeyi sorun olarak teşkil edebilir. Alınan kilolar, değişen cilt tipi onları mutsuz edebilir. Öncelikle güzel bir amaca hizmet ettiğinizin farkında olmanız lazım. Annelik güç demektir. Bu tür basit problemlerin elbette basit çözümleri var. Gelin bunlara göz atalım.

Cilt Problemleri

Hamilelik döneminde cilt problemleri artar ve ekstra bakım yapmak önem arz eder. Unutmayalım, formül basit: yiyemediğimiz hiçbir şeyi cildimize sürmemeliyiz. Bu dönem içerisinde cildi temizlemek ve beslemek için bazı doğal karışımlardan faydalanmak mümkün.

Kuru ciltler: Hormonların değişimi var olan cilt yağınızı değiştirebilir, cildiniz her zamankinden daha kuru bir yapıya geçebilir. Bunu engellemek için cildinizi doğal içerikli önceden test ettiğiniz nemlendiriciler ve yağlar sayesinde cildinizin nem oranını arttırabilirsiniz.

Yağlı ciltler: Eğer zamanla daha yağlı bir cilde sahip olduysanız bunun için çok basit bir yöntem mevcut. Yüzünüzün günlük temizliğine ekstra dikkat etmek. Yenilen yiyecekler de cildin yapısını değiştirebildiğinden dolayı hassas davranmakta yarar var.

Kullandığınız yastık kılıflarınızın, yatak örtülerinizin ve kıyafetlerinizin temiz olmasına özen gösterin. Bu şekilde yüzümüze ilişen tozlar cilt yapısına zarar vermektedir. Özellikle gözeneklerin tıkanmasına sebebiyet verebilir.

Fazla Kilolar İçin Göz İllüzyonu

Alınan fazla kiloların giyim alternatiflerinizi daraltacağını düşünüyor olabilirsiniz. Anne adayları şık görünmek isteyebilirler ama rahatlıktan da ödün vermemek gerekir. Bu kiloların bu döneme özgü olduğunu ve zamanla sizi terk edeceğini unutmayın, kilolarınızı sahiplenmeyin. Bir kaç giyim hilesi ile görünümünüzü değiştirmek mümkün. Doğru kıyafet tercihi ile kilolarınızı saklayabilir daha fit görünebilirsiniz. Bunun için dar kıyafetler giymek yapılabilecek en büyük hatalardan biri. Dar kıyafetler gerek çocuk gelişimi gerek görünüm açısından uzak durmanız gerekenler arasında yer alıyor.

Fazla kilolarınızın olduğu bölgelerde dekolte tercih etmek o bölgenin var olduğundan daha geniş yapıda ve kilolu durmasına sebebiyet verecektir. Boydan elbiseler ve salaş salopet tulumlar daha zayıf ve uzun görünmenize yardımcı olacaktır. Böylece rahatlığınızdan da ödün vermemiş olursunuz. Hamile modası adı altında bir çok markanın farklı koleksiyonları mevcut.

Aslında sandığınızdan daha çok alternatifiniz var. İki parça kıyafetler yerine terk parça göğüs altından bollaşan kıyafetler sizin için biçilmiş kaftan. Eğer iki parça seçim yaptıysanız renk tonlarının birbirine yakın olmasına dikkat edin. Koyu tonların daha zayıf gösterdiğini hepimiz biliyoruz. Koyu rengin sihrine güvenin. Giyimde koyu renk kullanmayı sevmiyorsanız aksesuarlarınızla kombininizi hareketlendirebilir, canlılık katabilirsiniz.

Hamilelere Makyaj Sırları

Öncelikle her halinizle güzel olduğunuzu kabullenmelisiniz. Makyaj maske değil, var olan güzellikleri ortaya çıkartma sanatıdır. Alınan kozmetik ürünlerinin içeriği her zaman dikkat edilmesi gereken bir husus. Söz konusu hamilelik olunca bu dikkat oranı katbekat artıyor. Hayvansal karışımlardan ve kimyasal yapılı ürünlerden uzak durun. Doğal ve bitkisel içeriğe sahip bir çok alternatifinizin olduğunu unutmayın. Malzeme seçiminde cildinizin küçük bir bölgesinde test etmeden ürünleri almamalısınız. Ürünlerin cildinize vereceği reaksiyonu tahmin etmek zor olabilir.

Suratınızın solgun göründüğünü düşünüyorsanız makyajınızda gözlere ağırlık verebilirsiniz. Göz kalemleri gözlerinizi tahriş edebilir ve göz sululuğundan dolayı kolayca akabilir. Göz kapaklarınızda kullanacağınız koyu gölgeler bakışlarınızı daha çekici ve alımlı görünmesine yardımcı olur. Aldığınız kilolar yüzünüzde şişkinlik yapmış olabilir. Bu görüntüden sıkıldıysanız kontür ürünlerine başvurabilirsiniz. Cilt tonunuzdan yarım ya da bir ton koyu renge sahip bronzer ve kontür ürünleri ile elmacık kemiğinizin hemen altına uygularsanız daha kemikli bir görünüm elde etmiş olursunuz. Dudak kuruluğu bu dönemde yaşanan diğer problemlerden biri. Mat rujlar dudakları daha fazla kuruttuğu için dudaklarınızı olduğundan daha çatlak gösterebilir. Nemlendiricili rujlar daha taze bir görünüm yaratacaktır.

Sağlıklı Yaşama Dair…

Sağlıklı bir anne, sağlıklı bir bebek… Bu denge için anne adayı oldukça öz verili bir 9 ay geçirir. Sürecin daha yararlı olması adına dikkat edilebilecek bir kaç detayı sizin için bir araya getiriyoruz.

Su:

İlk adımımız, hayat kaynağımız; su. Gün içerisinde yeterli su tüketimi gerek fiziksel gerek psikolojik olarak pek çok fayda sağlar. 1,5 – 2 litre su tüketmeye özen gösterin. Suyun tadından çok hoşlanmıyorsanız tarçın ve meyveler ile suyunuzu tatlandırabilirsiniz.

Uyku:

Zinde bir gün sağlıklı bir uykunun ardından başlar. Akşamları erken yatmaya ve uykunuzu kaliteli bir şekilde almaya özen gösterin. Uyku düzeni çocuk gelişimi için çok önemlidir. İlk 3 ay yatış pozisyonunuz açısından serbest zamanlardır fakat sonrasında sol tarafa yatmaya özen göstermelisiniz. Nefes problemi yaratmaması açısından sırt üstü yatmaktan kaçınmalısınız.

Spor:

Hamilelik döneminde her spor uygun olmayabilir. Yüzme, yürüyüş, hamile platesi ve hafif jimnastik sizin için uygun spor dallarıdır. Düşük tehlikesi yarattığı için bisiklet, kayak gibi spor dallarından belirli bir süre uzak kalmak da fayda var. Doğum kolaylığı ve esneme açısından yoga ve plates en popüler spor dallarından biri. Spor saatlerinde yoğun tempodan ziyade daha hafif tempoda kalıp kendinizi yormamalısınız. Yine de spor yapmadan önce mutlaka doktorunuza danışmanızı öneririz.

Hayatınızın en keyifli, en duygu dolu döneminden geçtiğinizi unutmayın ve keyfinize bakın!

Konuyla İlgili Gözden Kaçırmamanız Gereken Diğer Yazılar;

Bebek Gelişimi

İlk Sosyal Adımlar

, ,

Baba Adaylarına Hamilelik Sürecinde Hayat Kurtaracak Tavsiyeler

Eşiniz Hamileyse Bu Tavsiyeler Tam Size Göre

Güzel mi güzel bir evliliği taçlandırmanın vakti geldiğinde anne ve baba olmanın da vakti gelmiş demektir. Dünyanıza getireceğiniz bir minik kalp, hayatınızda çok şeyi değiştirerek yaşamınıza mutluluk katacaktır. Bir annenin bebeği içinde hissettiği ilk andan itibaren duygu ve düşünceleri değişmeye başlar. Peki ya çiçeği burnunda babalar?

Çocuklu Dünya Eşi Hamile Olan Baba Adaylarına Tavsiyeler

Hamilelik süreci anneleri ne kadar ve ne şekilde etkiliyorsa elbette baba adaylarını da hemen hemen aynı oranda etkiliyor. Anne adayının bu hamilelik döneminde yaşadığı fiziksel ve duygusal değişimler onu farklı bir ruh haline bürüyor. Tam da bu noktada siz baba adaylarının devreye girmesi gerekiyor. Minik aile üyesi dünyaya gelene kadar eşinizin yanında olarak, bir süpermen gibi bu süreci en güzel şekilde idare etmeniz gerekiyor. İşte baba adaylarına, 9 ay boyunca hayat kurtarıcı birkaç tavsiye…

Dokuz Ay Boyunca Eşinize ‘Tamam Canım’ Demeye Alışın

Hamilelik döneminde olan anne adayımızın hormonal dengeleri değiştiği için minik bir detaydan bile farklı bir tepki alabilirsiniz. Bu nedenle onu anlayarak, yanında olmaya çalışmanızı önerebiliriz.

Yanınızda Erzakla Gezin

Sağlıklı ve doğru beslenmek çok önemli tabii ki. Ama eşiniz ‘açım’ ya da ‘canım şunu çekti’ dediği andan itibaren çok vaktiniz olmayabilir. Bir an evvel karnını doyurmanız, canının çektiği şey neyse onunla veya benzeri bir yiyecekle onu mutlu etmelisiniz.

Duygusal Tepkilerine Hazırlıklı Olun

Eşinizin, durup dururken ya da çok ufacık bir şeyden dolayı gözleri dolduğunda şaşırmayın sakın. Dikkatini neşeli şeylere çekerek onun yanında olmayı deneyin.

Çocuklu Dünya Eşiniz Hamileyken Yapmanız Gerekenler

Gece Yürüyüşlerini Göze Alın

Hamilelik sürecinin en sık rastlanan durumlarından biri olan aşermelere en baştan beri psikolojik ve fizyolojik olarak hazırlanmanızı tavsiye edebiliriz. Gecenin geç saatlerinde evde bulunmayan bir yiyecek çektiyse canı iş başa düşmüş demektir, hazırlanın.

Ev İşlerinde Eskisinden Daha Fazla Rol Alın

Hamileliğin ilerleyen dönemlerinde eşinizin karnı büyüdükçe günlük ev işlerini yapmakta da zorlanacaktır. Akşam eve geldiğinizde ya da boş günlerinizde eşinize yardım etmeye, hatta elinizden geldiğince ona iş yaptırmamaya çalışın.

Çocuklu Dünya Hamilelik Sürecinde Baba Adayları Eşlerine Nasıl Davranmalı

Her Zaman Harika Göründüğünü Hatırlatın

Hormon değişikliklerinin onu normalden biraz daha fazla duygusal ve hassas yapabileceğini söylemiştik. Bazen kendini beğenmeyebilir ve bu durum onu depresifleştirebilir. Burada size düşen görev, ona her zaman mükemmel biri olduğunu ve bu sürecin onu daha da güzelleştirdiğini hatırlatmak olacak.

Konuyla İlgili Gözden Kaçırmamanız Gereken Diğer Yazılar;

Anne ve Baba Olmaya Hazırlık
Babanın Çocuğun Yaşamındaki Yeri

İlk Defa Bakıcı Seçecek Olan Ailelere Tavsiyeler

Bakıcı Seçimine İlişkin Püf Noktalar

Birçok çocuklu ailenin en büyük problemlerinden biri bakıcı konusudur. Çünkü bakıcı seçimi, çocuk ve bebek eğitiminde önemli rol oynayan bir konudur.

Bakıcı seçimini nasıl yapmalıyım?

Bakıcıyı nereden bulacağım?

Bakıcıya nasıl güveneceğim?

Çocuk bakıcısı seçerken nelere dikkat etmeliyim?

Eşe dosta sorup bakıcı nasıl bulacağım?

Bakıcım yerli ve yabancı olsa da yasal sorumluluklarım nelerdir?

Bakıcıyı işe başlatmadan önce sağlık testleri yaptırmalı mıyım?

Gibi sorular birçok anne-babanın gündemine hemen gelir.

 

İlk defa bakıcı seçecekler için size bazı püf noktaları derledik;

  • Bakıcıyı nereden bulacağım? Arkadaşlarınıza danışın. Başka bakıcılara sorun ve yasal ajanslarla temasa geçin.
  • Her koşulda evinize bir yabancı alacağınız için muhakkak sağlık testi yaptırın. Kan testi, aids, hepatit ve akciğer filmi yapmak isteyeceğiniz testler arasında olacaktır. Bu masrafları sizin karşılamanız gerekebilir ama bebeğinizi ve kendinizi sağlığı yerinde olan birine emanet ettiğinizi bileceksiniz.
  • Arkadaşlarınızın memnun kaldığı bakıcıların eşini dostunu görmeden memleketlerinden kalkıp getirmeyin. Karşınızda bir anda elinde bavuluyla sizin eve yerleşmeye hazır bir kadın görebilirsiniz. Bu durumda, gelen bakıcıdan memnun kalmazsanız nasıl göndereceğinizi kara kara düşünürken, bir de memleketine dönebilmesi için bir dolu para vermek zorunda kalabilirsiniz.
  • Yabancı bakıcı düşünüyorsanız en az 2 yıl Türkiye’de yaşamış olsun. Sizin bebeğinizin yaşında ve yakın yaşlarda daha önce çocuk bakmış ve bebek eğitimi konusunda özenli olmasına özen gösterin. Örneğin bebeğiniz yeni doğmuşsa, mutlaka yenidoğan bebekle çalışma deneyimi olduğundan emin olun. Hatta mümkünse “0”dan belli bir yaşa kadar getirme deneyimi olursa, hem bebeğin nelere ihtiyaç duyabileceği konusunda bilgi sahibi olur hem de bebeğiniz büyüyünce onunla ne gibi oyunlar oynayacağını ve nasıl davranacağını bilir.
  • İmkanınız varsa, bebeğiniz daha doğmadan önce bakıcı seçiminizi yapın ve sizinle yaşamaya başlasın. Bu şekilde daha bebeğiniz gelmeden, bakıcınızın huyları, aynı çatı altında olup olamayacağınızı yaşayarak görmüş olursunuz.
  • Bakıcı seçiminde yaş tercihi size kalmıştır ama seçtiğiniz kişinin bebeğinizle ilgilenebilecek ve yürümeye başlayınca bütün gün peşinden koşabilecek kadar enerjik biri olduğundan mutlaka emin olun. Emin olun ki ne kadar genç olursanız olun, bebeğin enerjisine yetişmeniz mümkün olmayacak. Siz yorulduğunuzda bile, bebeğiniz yorulmayıp etrafı birbirine katmak için elinden geleni yapacak.
  • Bebek bakıcısı ile bebek bakımı ve ev işleri konusunda yapılan anlaşmalar çok kritiktir. Bu konuda stratejik bir hata yapmamaya dikkat edin. Günün sonunda yorgunluktan ölen kişi sizseniz, bu işte bir terslik vardır.
  • Bakıcınızla gece kalkma sorumluluğunu önceden konuşun ve anlaşın. Eğer emzirme döneminizdeyseniz, bebeği alıp size getirmesi, emzirme bittikten sonra bebeği kendi yatağına koyması, eğer biberon alabilen bir dönemde ise de bebek gece uyandığında (eğer annenin özel bir tercihi yoksa) biberonu hazırlayıp, içirme görevi yine bakıcının olabilir. Büyük olasılıkla anne, ertesi gün işe gidecek dolayısıyla da dinlenmesi gerekecektir. O yüzden de gece bebek bakımının bakıcıda olması faydalıdır. Bu şekilde anlaşmayan aileler bakıcının gerçek nimetinden faydalanmayan ailelerdir. Şaka bir yana bazı çalışmayan anneler, geç saate kadar uyumayı sevdiklerinden dolayı, bebeğin gece sorumluluğunu kendileri alıp, bebeği sabah olduktan sonra bakıcıya emanet edebiliyorlar. Ama seçim sizin…

 

Bebek eğitimi ve bakımında hayati derecede önem taşıyan  bu konuyu gözden kaçırmamanızı  tavsiye ederiz.

Çocuğunuzun gelişim seviyesini görmek ve aktivitelere
ulaşmak için hemen  tıklayın…