FETAL DNA

Fetal DNA testleri gebelik döneminde yapılan, bebeğin kromozom yapısı hakkında bilgi veren bir testtir. Anne adayından kan örneği alınarak ve bu kan örneğinden bebeğin DNA’sı ayrıştırılarak bebekte olabilecek genetik anomalilerin tespit edilmesini sağlar. Down sendromu, trizomi 18 ve 13 gibi genetik hastalıklar hakkında daha doğum gerçekleşmeden bilgi sahibi olmaya yarar.

Serbest Fetal DNA Nedir?

Serbest Fetal DNA testi anne ve bebek arasındaki madde alış-verişini sağlayan kordon sayesinde anne kanına bulaşan genetik materyalleri saptayarak inceleyen bir testtir. Bu genetik materyallerden olan “FETAL DNA” hücrelerden ayrıştırılarak genetik komplikasyonlar için incelenir. Bu test bir tanı testi değildir fakat yüksek güvenirlikli bir tarama testidir.

Serbest Fetal DNA Testi Ne Zaman Yapılır?

Fetal DNA testi için bebeğin DNA’sının anne kanına belli bir düzeyde geçmiş olması gereklidir. Bu sebepten dolayı gebelikte 10. hafta sonrasında bu testin yapılması önerilir. Bu test anne adayından kan örneği alınarak yapılır. Bu kan örneğiyle birlikte genom farklı yöntemlerle incelenir ve analiz edilir.

Serbest Fetal DNA Testi Kimler İçin Gereklidir?

Test 10. Haftasını doldurmuş her anne adayına yapılabilir fakat özellikle testi yapması gereken anne adayları için şartlar şunlardır;

  • Anne adayının 35 yaş veya üzeri olması,
  • Ultrason sırasında bebek üzerinde şüpheli bulguların tespit edilmesi,
  • Daha önce Down sendromlu, trizomi 13 veya 18 tanısına sahip bir bebeğe doğum yapmış olması,
  • Yapılan ikili, üçlü veya dörtlü tarama testleri sonucu yüksek risk saptanmış olması.

Fetal DNA Testi Tanı Koymada Ne Kadar Başarılıdır?

Fetal DNA testi bir tarama testi olduğundan dolayı tanı koymak için ek testlere ihtiyaç doğurabilir ancak genetik hastalıkların saptanmasında oldukça yüksek sonuçlar verebilir. Down sendromu genetik hastalığı için %99, trizomi 13 ve 18 için de %92 ve %97 oranında doğruluk oranına sahiptir.

Fetal DNA Testinin Doğruluk Oranı

Fetal DNA testi anomalileri tespit etmek amacıyla sıkça kullanılsa da test %100 doğruluk oranına sahip bir sonucu ortaya koymayabilir. Buna rağmen, %90 oranında genetik hastalıkları doğru tespit edebilir.

Fetal DNA Testi Sonuçlarını Ne Zaman Öğrenebilirim?

Test sonuçları yaklaşık iki hafta içerisinde belli olmaktadır. Bazı durumlar çerçevesinde bu süre esneklik gösterebilir.

Fetal DNA Testi Sonuçları

Bu test sonucunda değerler yüksek ise farklı testler yapılarak sonucun kesinleştirilmesi gerekmektedir. Eğer, test sonucu düşük bir değer elde edilirse bebekte kromozal anomali olma riski düşüktür. Bu durumda ekstra testlere ihtiyaç duyulmamaktadır.

Fetal DNA Testinde Anomalilik Ortaya Çıkarsa

Kromozomal anomaliliklerin herhangi bir tedavisi olmamakla birlikte bu anomaliliklerin bireyler üzerindeki etkisi de bilinmemektedir.

Çoğul Gebelik Durumlarında Fetal DNA Testi

Çoğul gebelik durumlarında yapılan bu tarz testlerin başarısı çok kısıtlıdır. Bu gibi durumlarda tek bir gebelik testi sonucu elde edilir ve bundan dolayı bebekleri birbirinden ayırt edilemez.

Fetal DNA Testi Fiyatları

Devlet hastanelerinde yapılan Fetal DNA testleri ücretsiz yapılmaktadır. Kişi bu testi özel hastanelerde yapmayı tercih ederse fiyat 2000 ile 3500 civarı değişiklik gösterebilir.

 

 

Gebelik testi yazımızı da okumanızı tavsiye ederiz.

Kırk Uçurma Nedir?

Kırk uçurma (Kırk çıkartma) bebeğin doğumundan kırk gün geçtikten sonra yapılan bir gelenektir. Anne ve bebeğin birbirini tanımaya çalıştığı ve baş başa geçirdikleri kırk günün ardından anne ve bebeğin yıkanmasından sonra dışarıya çıkıp gezmeleri ve sosyalleşmelerini sağlayan bir gelenektir. Dini bir adet olmamasıyla birlikte halen günümüz anneleri tarafından sıkça uygulanan bir etkinliktir. Bu gelenek yarı kırklama olarak 20. günde yapılabilmektedir. Lohusalık döneminin ardından normal hayata dönüş adımı olan kırk uçurma geleneğinin yapılmasıyla ilgili herhangi bir bilimsel geçerlilik yoktur ancak geleneğimiz olduğu için annelerin uygulamasında bir sakınca yoktur. Anadolu’da yıllardır yapınmakta ancak kökeninin Şamanlardan geldiği inanılmaktadır. Kırk uçurma ritüelinin yapılmasının altında yatan düşünceler çok önemlidir. Kırk gün; Uzun bir süre hamilelik geçirmiş ardından doğum yapmış annenin kedini toparlaması ve bebek bakımına alışması için yeterli bir süredir. Bununla birlikte dünyaya yeni gözlerini açmış bebeğin dış ortamdan korunup kendi vücut gücünü toparlaya bilmesi ve annesini tanıması için olan bir süredir. Bu süreçte evden çıkmayan anne ve bebek için kırk uçurma bir kutlama edasındadır.

Kırk Uçurma Nasıl Yapılır?

Bebeğin doğumundan sonraki 40. Günde gerçekleşen bu ritüelin iki adımı vardır;

 

kırk uçurma banyosu

İlk adım kırk çıkarma banyosu;

Banyoyu yaptıracak kişi daha önceden belirlenir ve bu kişi kırklama annesi olarak adlandırılır. Kırklama annesi genelde aile büyüklerinden seçilmektedir. Kırklama annesi sabah erken saatlerde eve gelirken ayak basılmamış yerden 40 taş (fasulye ya da buğday tanesi de olabilir) ve 40 mevsim çiçeği getirir. Taşlar ve çiçekler kaynatılıp sterilize edilir, ardından dua edilerek kırklama banyosundaki suya atılır. Ardından nazardan korunmak için nazar boncuğu, ay ve güneşi temsil etmesi için gümüş ve altın atılır. İstenilirde suyun içine gül yaprakları da atılabilir. Suyun hazırlanmasının ardından kırklama annesi abdestini alır ve dua ederek ellerini 40 kere suyun içine batırıp çıkarır. Ardından bebeğin başından aşağıya 40 tas su dökülür, daha sonra annenin başından aşağıya 40 tas su dökülür. Bu ritüel yapılırken dualarla birlikte “Su aşağı, boyu yukarı olsun, Su gibi ömrü uzun olsun!” Cümlesi kurulur. Banyo bitiminde anne ve bebek kırk çıkartma için hazırladıkları yeni kıyafetlerini giyinerek kırık uçurma geleneğinin ikinci adımına geçerler.

Not: Kırklama banyosunun içine atılacak her şeyin steril edildiğinden ve alerjik bir durum oluşmayacağından hem anne hem de bebeğin sağlığı için emin olmanız gerekmektedir.

İkinci adım 7 ev gezmesi;

Genelde aile büyüklerinin gezildiği bu adımda anne ve bebeğin evden çıkışı için hem kutlama hem de lohusalığı biten anne için ferahlık sağlamaktadır. Bu evlerde anneye yarım bardak su ikram edilir ve bu suyu bitiren annenin sütünün bol olması dilenir. Ardından gidilen evlerde bebeğe hediyeler verilir. Eskiden küçük bezlere sarılarak verilen hediyeler şunlardır: Tatlı dilli olması için şeker, ömrü uzun olsun diye un, bereketli olması için pirinç, sağlıklı olması için yumurta, maddi refahı olması için bozuk para, ömrünün temiz ve kolay olması için tuz ve ömrü için pamuk koyarlarmış. Şimdiki zamanda ise 40 uçurma sepetleri vardır. Eskiden olan yedi parça yani; şeker, un, pirinç, yumurta, bozuk para ve pamuk olmazsa olmazdır. Bu yedi parçaya başka şeyler ekleyerek sizlerde kendi 40 uçurma sepetinizi hazırlaya bilirsiniz. Sepetinize ekleye bileceğiniz şeyler şunlar olabilir; İp, Kahve, Kuran, Farklı ülkelerin paraları, Sabun, Ekmek, Çörek Otu, Nazar Boncuğu. Kırk uçurma sepetini herkes dilediği gibi hazırlaya bilir ancak unutulmaması gereken bir nokta vardır. Bu sepetin amacı anne ve bebeğe destek olmaktır yani anne veya bebeğin ihtiyacı olan şeyler de ekleyerek geleneğe katkıda buluna bilirisiniz.

Bu yazı Tuğçe Binici tarafından yazılmıştır.

Doğum Sonrası İkramlıkları

Bebek doğum ikramlıkları, doğum sonrası bebeği görmek ve aileyi ziyaret etmek için gelen misafirlere hazırlanır. Doğum tarihi belli olan anne adayları için her şey az çok planlı olsa da normal doğum yapacak anne adayları için yapılacak planlar istedikleri gibi gitmeyebilir çünkü doğumun ne zaman gerçekleşeceği belli değildir.

İkramlıklar için bir organizasyon şirketiyle anlaşmak da bir seçenek olsa da evde hazırlayabileceğiniz birçok lezzetli doğum ikramlığı vardır.  Doğum sonrası ikramları denince ilk akla gelen lohusa şerbetidir. Lohusa şerbeti çok eski zamanlardan bu yana bir gelenek olarak devam etmiş, hem anne sütünü arttırması için anneye hem de ziyarete gelen misafirlere ikram edilir. Lohusa şerbetinin sunumu içinse şık bir karaf ve özel kadehler kullanabilirsiniz. Doğum sonrası ikramlıklarının olmazsa olmaz bir diğer ürünü ise bebek şekeri ve çikolatasıdır. Ambalajlarına bebek figürleri veya bebeğinizin isminin, doğum tarihinin bulunduğu stickerlar yapıştırdığınız süslü şeker ve çikolatalar misafirler için oldukça şık bir ikramlıklardır. Bu ikramlıklara benzer olarak yine bebeğinizin ismi ve doğum tarihine özel şeker hamuruyla süslenmiş minik kurabiyeler ikram edebilirsiniz. Bunların yanı sıra renkli cupcakeler, makaronlar, kanepeler, mini kekler ve sandvçiler de doğum sonrası ikramlıkları arasında en çok tercih edilen ikramlıklardandır. İkramlıkların yanı sıra misaflere küçük hediyelikler de verilebilir. Yine bebeğinizin ismine veya doğum tarihine özel hazırlanmış magnetler, minik süsler ve biblolar gibi bütçenize uygun hediyeler dağıtabilirsiniz.

Hastanede İkram Edilebilecek İkramlıklar

doğum sonrası hastanede ikram edilebilecek ikramlıklar

Geleneksel bir içecek olarak bahsettiğimiz lohusa şerbetini hem hastanede hem de evde gönül rahatlığıyla misafirlerinize ikram edebilirsiniz. Yaz aylarında soğuk, kış aylarında ise sıcak olarak sunabileceğiniz bir şerbet olan lohusa şerbetleri ikramlık listelerinin başında gelir.  Hastanede sunabileceğiniz ikramlıklar şöyledir;

  • Lohusa şerbeti
  • Çikolata
  • Cupcake
  • Lokum
  • Süslü şekerler
  • Süslü kurabiyeler
  • Meyve suları, limonata
  • Bebeğinizin ismine veya doğum tarihine özel olarak hazırlatabileceğiniz etiketli su şişeleri su şişeleri

 Listede bulunan ikramlıkların sunumu içinse; karaf, şık şerbet kadehleri, bebek objeli servis tabakları ve sepetleri işinize yarayabilir.

Evde İkram Edilebilecek İkramlıklar

doğum sonrası evde ikram edilebilecekler                doğum sonrasında evde ikram edilebilecek ikramlıklar

Doğumunuzdan sonra hastaneye ziyarete gelemeyen misafirler ise bebek görmeye evinize gelebilirler. Bu noktada ise hastane ikramlıklarının yanı sıra evde misafirlerinize neler ikram edebileceğiniz devreye girer. Genelde ev ziyareti hastane ziyaretinden daha uzun sürdüğünden misafirlerinize sunacağınız ikramlıklarınız da biraz daha farklı olur. Evinize gelen misafirlerinize eğer varsa önceden hazırladığınız poğaça, kek, börek veya zeytinyağlılar gibi ikramlıklar bu aşamada size büyük kolaylık sağlayabilir. Eve gelen misafirleriniz için hazırlayabileceğiniz diğer ikramlıklar için liste şu şekildedir;

  • Lohusa serbeti,
  • Çay,
  • Sütlü kahve,
  • Börek,
  • Kek,
  • Kurabiye,
  • Poğaça,
  • Zeytinyağlı dolma
  • Lokum

İkramlık Hazırlıkları İçin Öneriler

  • Lohusa şerbetini evde hazırlayın.

Evde de hastanede de misafirlerinize ikram edebileceğiniz lohusa şerbetini internetti birçok tariften yararlanarak evde kendiniz hazırlayabilirsiniz. Şerbetin içine katkı maddesi girmeyeceğinden anne için de oldukça yararlı olacaktır.

  • İkramlıklarınızı evde hazırlayın.

Eğer mümkünse ikramlıklarınızın ev yapımı olması çok daha faydalıdır. Özellikle eve gelecek misafirleriniz için poğaça, kek, börek tarzı ikramlıkları önceden hazırlayıp buzlukta bekletmeniz size büyük kolaylık sağlayacaktır.

  • Bebek şekerleri ve kurabiyelerinizi kendiniz yapın.

Çeşitli organizasyon şirketlerinden de temin edebileceğiniz şekerler, çikolatalar ve kurabiyeleri, tariflerden yararlanarak kendiniz de evde rahatlıkla yapabilirsiniz. Dışarıdan istediğiniz renkte alabileceğiniz renkli şekerleri şık sunumluklara veya renkli bir tülün içine koyabilir, sunumunuzu çeşitli bebek objeleriyle süsleyip çok şık bir sunum elde edebilirsiniz.

Misafirler için Hediyelikler

doğum sonrası misafirler için hediyelikler

Doğum sonrası ziyarete gelen misafirlere ikram edebileceğiniz ikramlıkların yanı sıra çeşitli hediyelikler de dağıtabilirsiniz. Bu hediyelikleri hem hastaneye gelen hem de evinize gelen misafirlerinize gönül rahatlığıyla dağıtabilirsiniz. Birbirinden farklı ve yaratıcı hediyelik önerileri;

Magnet

Özellikle buzdolabının üzerine kolaylıkla yapıştırılabilen magnetler bu tarz durumlarda en çok tercih edilen hediyeliklerden biri.  Üzerinde bebek figürlerinin bulunduğu renkli, şık ve yaratıcı magnetleri misafirlerinize gönül rahatlığıyla dağılabilirsiniz. Aynı zamanda magnetlerin üzerine bebeğinizin ismini veya doğum tarihini de yazdırarak bu hediyelik eşyanızı özelleştirebilirsiniz.

Kokulu Taş veya Sabun

Yasemin, lavanta veya limon gibi aklınıza gelebilecek farklı esanslara sahip kokulu taşlar ve sabunlar doğum sonrası hediyelikleri için en çok tercih edilenlerin arasında yer almaktadır. Çeşitli bebek figürleri kullanılarak tasarlanan bu kokulu taşlar renkli tüllere sarılarak hazırlanabilir. Aynı şekilde kokulu sabunlar da asetat kutularına konularak renkli tüllerle ve kurdelelerle süslenebilir. Bu taş ve sabunların üzerine küçük desenli kartlar da yapıştırılabilir.

Kolonya Şişesi

Bebeğinizin cinsiyetine göre de seçebileceğiniz renkli kolonyalarla doldurulmuş minik şişelerin üzerine bebeğinizin isminin veya doğum tarihinin bulunduğu stickerler yapıştırıp renklendirebilirsiniz. Bunun yanı sıra renkli tüller ve kurdeleler kullanarak şişenizi süsleyebilirsiniz.

Mum Kavanozu

Hediyelik eşyalar arasında en çok tercih edilen hediyelerinden bir diğeri ise cam kavanoz mumluklardır. Cam kavanoz mumlukları dilediğiniz renkte süslemeler ve kurdeleler de bebeğinize göre özelleştirip çok şık hediyelikler haline getirebilirsiniz. Farklı kokulardan da yaptırabileceğiniz bu mumlar normal mumdan da jel mumdan da tasarlanabilir.

Bu yazı Narut Gez tarafından hazırlanmıştır.

,

Bebek İsimleri ve Anlamları

Popüler Çocuk İsimleri ve Anlamları

Bir bebeğiniz olacağı zaman en büyük telaşlardan biri de ismi ne olacağıdır. Bebeğinize isim seçme konusunda
hamilelik sırasında oldukça zaman geçireceksiniz. Sizin için en popülerbebek isimlerini derledik, hem kız isimleri, hem de erkek isimlerini
toparladık. Liste biraz uzun bu yüzden bir not kağıdına beğendiğiniz
isimleri not edebilirsiniz. İşte birbirinden güzel ve anlamlı isim
listemiz.

Bebeğinize Nasıl İsim Seçebilirsiniz?

  • Aşağıdaki listemizden beğendiğiniz isimleri bir kağıda yazın. 4-5 tane en
    çok beğendiğiniz isimleri seçin.
  • Eşinizin de liste çıkarmasını isteyin.
  • Ortak isimler bulun. Bu isimler üzerine uyuyun. Birçok anne baba adayı
    ilk gelen isimleri zamanla değiştirebilir.
  • Büyükanne ve büyükbabalara danışmak konusunda, eşinize konuşun. Bazı anne
    babalar büyüklerden çok baskı almamak için isimleri son dakikaya kadar
    açıklamazlar.

Popüler Erkek İsimleri ve Anlamları

  • Aras: Doğu Anadolu`da bir ırmak, Erzurum`a bağlı bir bucak, bulunulmuş
    mal
  • Alperen: Yiğit ve ermiş kişi
  • Anıl: Sakin, ağır.
  • Aras: Doğu Anadolu`da bir ırmak, Erzurum`a bağlı bir bucak, bulunulmuş
    mal
  • Aypolat: Ay gibi güzel ve polat gibi sağlam
  • Aytekin : Ay gibi tek ve biricik olan, çok değerli
  • Bartu: En eski Türk hanlarından birinin adı
  • Bartunç: Güçlü tunç
  • Bekir: Sabah erken kalkan
  • Berge: İz
  • Berke: Kamçı, kırbaç
  • Boğaçhan: Efsaneleşmiş Türk kahramanı. dede Korkut Öykülerinde adı geçen
    yiğit.
  • Baha : Değer, kıymet, zariflik, üstünlük.
  • Bedir : Dolunay. Ayın ondördü gibi güzel.
  • Behlül : Çok gülen, hayır sahibi, cömert.
  • Bülent : Yüksek, yüce, uzun.
  • Burak : Peygamber efendimizin Mirac’da bindiği at.
  • Caner: Yürekten sevilecek kimse. Can dostu.
  • Ceyhun: Orta Asya`da bir ırmak.
  • Cemal : Yüz güzelliği.
  • Cihangir : Cihanın büyük bir bölümünü ele geçiren.
  • Çağatay: Cengiz Han`ın oğlu
  • Çağlar: Çağıl çağıl akar, çağıldar, çağlayarak akar.
  • Çınar: Boyu otuz metreyi bulan, uzun yıllar yaşayan, geniş yapraklı ağaç.
  • Denizhan: Ünlü Oğuz Destanı`na göre, Oğuz Han`ın altı çocuğundan en
    küçüğü.
  • Doğa: Kendiliğinden var olan, canlı, ve cansız nesnelerden oluşan,
    Kendini sürekli olarak değiştiren varlığın tümü, tabiat
  • Doğu: Güneş`in doğduğu yönden.
  • Doruk: Dağların, tepelerin en yüksek noktası.
  • Doğan : Atılgan ve yiğit.
  • Ediz: Değerli, ulu, yüce, yüksek
  • Efe: Özellikle Batı Anadolu yiğidi, yiğit, zeybek, ağa, ağabey, kabadayı.
  • Ekin: Tahılın tohum olarak tarlaya atıldığı andan başlayarak harman
    oluncaya değin aldığı duruma verilen ad.
  • Egemen: Yönetimini kendi gücüyle, dışardan denetime bağlı kalmadan
    sürdüren, üstün, sözünü, geçiren.
  • Engin: Yüksek olmayan, düzey bakımından düşük, denizin, karasularından
    uzakta bulunan geniş bölümü, ucu bucağı görünmeyecek denli geniş.
  • Ertan: Güneş`in doğma zamanından az önce.
  • Ertuğrul : Temiz yürekli doğru insan.
  • Eyüp : Tevbe eden, hatalarına pişman olan.
  • Eymen : Daha uğurlu, çok talihli, hayırlı.
  • Fatih: Fetheden.
  • Faruk : Hak ile bâtılı ayıran.
  • Fuat : Kalb, gönül.
  • Furkan : İyi ile kötü, doğru ile yanlış arasındaki farkı gösteren.
  • Enes: Peygamberin komutanı.
  • Giray: Uygun, eskiden Kırım hanlarına verilen unvan.
  • Gediz: Su birikintisi, gölcük, Ege Bölgesi’nde bir akarsu; adını bu
    akarsudan alan bir ilçe.
  • Hakan: Eski Türk imparatoru, büyük han, hanlar hanı
  • Halit: Süregelen, sürekli, geç yaşlanan.
  • Hamza: Heybetli, azametli demektir.
  • Ilgaz: Batı Karadeniz Bölgesi’nin en yüksek dağlar topluluğu
  • Kaan / Kağan: Hükümdar, hanların hanı.
  • Kemal: Bilgi ve erdem bakımından olgunluk
  • Kerem: Soyluluk, eli açıklık.
  • Kerim: Kerem sahibi, cömert.
  • Levent: Eski deniz eri.
  • Macit: Şan ve şeref sahibi.
  • Mehmet: Aslı Arapçada Muhammed, çok övülmüş anlamında.
  • Mert: Sözünün eri, sözünde duran.
  • Murat: İstek, arzu.
  • Necip: Soyu temiz, cömert. Soylu.
  • Necati: Kurtuluşa ermek.
  • Okan: Akıllı, anlayışlı.
  • Oktay: Çok hiddetli, kızgın.
  • Ömer: Dirlik, canlılık yaşam güç.
  • Önder: Lider, yönetici, şef.
  • Pars: Etoburlardan, sıcak ülkelerde yaşayan, derisi benekli, yırtıcı bir
    hayvan.
  • Polat: Sertleştirilmiş, su verilmiş demir.
  • Poyraz: Kuzeydoğu yönünden esen rüzgar.
  • Rauf: Çok acıyan, esirgeyen.
  • Rıdvan: Cennetin kapıcısı olan melek, razı olmak.
  • Rıfat: Yücelik, büyük aşama.
  • Rüzgar: Yel, esinti.
  • Sabri: Sabırla ilgili, sabırlı.
  • Samet: Sonsuz, ebedi.
  • Sancar: Eski Türk adlarından, kısa kama.
  • Savaş: Barışın olmadığı çatışma ortamı.
  • Sedat: Doğruluk, haklılık.
  • Semih: Bol, cömert gönüllü.
  • Sercan: Canların özü, canın başı.
  • Serdar: Komutan, önde giden asker.
  • Serhat: Sınır boyu.
  • Serkan: Baş han.
  • Soner: Sonuncu yiğit.
  • Suat: Mutlu, mutlulukla ilgili.
  • Sarp: Çetin, dik, ulaşılması güç.
  • Şafak: Güneş doğmadan az önce ufukta görünen ağartı.
  • Tamer: Bütünüyle yiğit, tam yiğit.
  • Tandoğan: Şafak vakti doğmuş olan
  • Taner: Aydınlık erkek
  • Tanju: Türk hükümdarlarına Çinliler tarafından verilen unvan
  • Tarık: Sabah yıldızı.
  • Tarkan: Ayrıcalıklı, saygın.
  • Tayfun: Şiddetli rüzgar.
  • Teoman: Duman.
  • Timuçin: Sağlam.
  • Tufan: Çok ağır yağmur.
  • Tuğrul: Yırtıcı bir kuş. Selçuklu Devleti’nin kurucusu Tuğrul Bey.
  • Ufuk: Yerle göğün birleşmiş gibi göründüğü sınır.
  • Uğur: Halkın kimi olgularda gördüğü iyilik müjdesi.
  • Umut: Ümit edilen, beklenen şey.
  • Uras: Saadet, mutluluk.
  • Vedat: Dostluk, sevme, sevgi.
  • Vefa: Sözde durma
  • Volkan: Yanardağ.
  • Vural: Vurarak al, vurup al.
  • Yağız: Yiğit, esmer.
  • Yaman: Güç ,etki ve beceriklilik sahibi.
  • Yankı: Sesin bir yere çarparak dönmesiyle duyulan ikinci ses.
  • Yaşar: Doğan çocuğun ölmemesi için konulan adlardan.
  • Yılmaz: Hiçbir şeyden korkup çekinmez.
  • Yiğit: Güçlü ve yürekli; delikanlı, genç.
  • Yunus: Bir takım yıldızının adı .Denizde yaşayan bir memeli türü
  • Yurdakul: Yurda hizmet eden, yurda kul olan kimse.
  • Yusuf: Eklenecek, ilave edilecek.
  • Yücel: Yüce bir duruma gel.
  • Yüksel: Manevi anlamda yüce ol anlamında
  • Zafer: Savaş ve uğraşla elde edilen başarı, sonu.

Popüler Kız İsimleri ve Anlamları

    • Açelya: fundagillerden çok renkli çiçekler açan bitki
    • Ahenk: uyum
    • Ahsen: çok güzel, olağanüstü güzel
    • Ahu: ceylan, karaca 2.çok güzel, ince, zarif kadın
    • Ahucan: çok güzel dost
    • Ahueda: nazlı güzel
    • Ahuela: çok güzel gözlü
    • Ahugül: çok güzel
    • Ahugüzar: becerikli güzel
    • Ahunisa: çok güzel kadın
    • Ahunur: göz kamaştıran güzelliğe sahip olan
    • Ahuse: coşkulu güzellik
    • Ahuşen: güzel ve neşeli
    • Alçiçek: kırmızı çiçek
    • Alçin: kızıl renkli küçük bir kuş
    • Aleda: nazlı, kaprisli
    • Alev: yanan cisimlerin görüntüsünü tarif etmek için kullanılan bir kelime
    • Aleyna: bizim üzerimize olsun
    • Alya: yüksek yer, yükseklik, gök
    • Anka: Kaf Dağı`nda bulunduğu söylenen masal kuşu
    • Amine: yüreğinde korku olmayan
    • Armağan: hediye, ödül
    • Arsu: su kadar berrak
    • Arzu: herhangi bir şey için duyulan aşırı istek
    • Asena: dişi kurt, güzel kız
    • Asude: rahat, huzur içinde olan
    • Asuela: ela gözlü yaramaz
    • Asuman: gökyüzü
    • Asya: dünyanın en büyük kıtası
    • Aycan: ay gibi sevilen, aydınlık can
    • Ayça: yay biçimindeki ay, hilal
    • Ayda: dere kıyılarında yetişen bir bitki
    • Aykız: ay+kız
    • Ayla: bazı yıldızların ve ayın etrafındaki ışık çemberi
    • Aynur: ay ışığı
    • Ayla : kadın, eş hanım
    • Atiye : bağış, verme, iyilik
    • Azra : bakire
    • Bade: aşk, kutsal sevgi
    • Bahar: yazla kış arasında olan mevsim. Güzellik, gençlik çağı
    • Balkız: bal kadar tatlı kız
    • Banu: prenses; hanımefendi. Yeni evli gelin
    • Belma: uysal, sakin
    • Belgin: kesin ve eksiksiz belirlenen
    • Bengisu: ölümsüzlük suyu
    • Berrak: duru
    • Beste: bir müzik parçasını oluşturan ezgilerin tümü
    • Birsu: “bir içim su” denilebilecek kadar güzel olan
    • Buket: çiçek demeti
    • Burcu: güzel koku, ıtır
    • Burçak: bir bitki
    • Burçin: dişi geyik
    • Buse: öpücük
    • Büge: bent, su benti
    • Büşra: müjde, sevinçli haber
    • Banu : ev kadını
    • Begüm : saygı değer kadın, hanım
    • Betül : erkeklerden çekinen, ibadete düşkün, namuslu ve çok temiz kadın.
      Hazret-i Fâtıma ve Hazret-i Meryem`in ünvanı
    • Burçin : dişi geyik
    • Cankız: sevilen, sevimli, şirin kız
    • Cansel: hayat veren su
    • Cansu: can suyu. Hayat veren su
    • Ceyda: ince-uzun boyunlu ve güzel
    • Çilay: ayın üzerinde beliren açık renkli lekeler
    • Çise: hafif yağan yağmur
    • Çisil: ince ince yağan yağmur
    • Damla: çok küçük miktarda su. Çok az
    • Dalga: hareketli su kütlesi; denizin rüzgarlı havada kabarıp kıyıya
      sürüklenmesi
    • Defne: yaprakları güzel kokulu, yaz-kış yeşil olan bir bitki
    • Desen: çiçek, çizgi gibi süs şekilleri
    • Deste: bağlam, demet
    • Deniz: yeryüzünün çoğunu örten engin su
    • Deren: toplayan, düzenleyen, pekiştiren
    • Derin: sığ olmayan
    • Didem: gözüm gibi sevdiğim, sevgilim
    • Dila: gönlümü çalan

  • Dilem: gönül ilacı
  • Dilrüba: gönlü şen, dertsiz
  • Dilseren: hatiplik yeteneğini gözler önüne seren
  • Dilsu: dil+su
  • Dolunay: ayın tam yuvarlak olduğu an
  • Dora: doruk, zirve
  • Duygu: kişi, olay ve nesnelerin bireyin iç dünyasında uyandırdığı izlenim
  • Dicle : büyük ırmak. Irak`ta denize dökülen bir nehir
  • Ebru: 1.keman kaş. 2.bulut rengi. 3.bir sanat dalı
  • Ece: kraliçe. Güzel kız, kadın
  • Ecem: kraliçem, sevgili kraliçe anlamında
  • Ecenaz: nazlı güzel
  • Eda: naz, cilve. Davranış, tavır. Verme, ödeme. (namaz için) kılma,
    yerine getirme. Üslup
  • Elanaz: ela gözlü, nazlı güzel
  • Elanur: ela gözleriyle nur saçan
  • Elçin: deste, tutam
  • Elif: kibar, narin yapılı, ince-uzun boylu kız
  • Emel : güçlü arzu, umulan şey
  • Erva : çok güzel, son derece cesur ve yiğit adam
  • Esma : ismi olan
  • Esra : gece yolculuğuna çıkan
  • Feray: ay ışığı, ayın parlaklığı, ışıltı saçması
  • Filiz: tohumdan çıkan sürgün. İnce ve güzel vücutlu
  • Firdevs: cennetler. Cennet bahçeleri
  • Firuze: açık mavi renkte, değerli bir süs taşı
  • Fulya: nergisgillerden güzel kokulu sarı bir çiçek
  • Funda: çalı ormanı, çalılık; püskül, tepelik
  • Füruzan: parlayan, parlak
  • Feriha : sevinçli, ferah
  • Fulya : güzel kokulu bir nergis
  • Füsun : büyü, sihir, efsun
  • Günay: günün aydınlığında ay
  • Güzide: seçkin
  • Gizem: sır
  • Güzin: seçici
  • Handan: gülen
  • Hazan: sonbahar, güz
  • Hilal: yeni ay şeklinde olan ay, ayça, gençay. 2. Bir yazı sitili
  • Hale: ayın ve güneşin etrafında bazı zamanlarda görülen ışıklı halka,
    ayla, ağıl
  • İlknur: ilk ay, ayın ilk hali. İlk doğan kız çocuklara verilen adlardan
    biri
  • Işıl: çok aydınlık, parlak ışık
  • Işılay: ay ışığı
  • Işın: bir ışık kaynağından çıkarak her yöne yayılıp giden ışık demeti
  • Itır: 1. Güzel, hoş koku. 2. Sardunyagillerden, yapraklan güzel kokan
    bitki, turnagagası
  • İclal: büyültme, saygı gösterme, ikram. 2. Büyüklük, kudret ve kuvvet
  • İdil: kır hayatını konu edinen yazı veya şiir, aşk hakkında. 2. Küçük ve
    şairane resim. 3. İçten ve saf aşk
  • İlksen: ilk doğan kız çocuklara verilen adlardan biri
  • İlkyaz: ilkbahar, yaz başlarında doğanlara verilen ad
  • İlayda: su perisi
  • İnci: ipek istiridye cinsinden deniz hayvanlarının içinde çıkan parlak,
    yuvarlak ve ziynet eşyası olarak kullanılan kıymetli taş
  • İrem: görkemli bir bahçe
  • İzel: iz bırakan bir ele sahip olan kimse
  • Meryem: Hz. İsa’nın annesi
  • Mihriban: şefkatli, merhametli, muhabbetli, güler yüzlü, yumuşak huylu
  • Mine: ince ve parlak nakış
  • Miray: yılın ilk aylarında doğan veya güneş ve ay gibi parlayan
  • Mısra: şiirde bir satır
  • Nazan: nazlanan, nazlı, cilveli
  • Nevra: parlaklık. beyaz çiçek
  • Sanem: çok güzel kadın
  • Nida: bağırma, çağırma, seslenme
  • Nihal: sevgili
  • Nihan: gizli, bulunamayan
  • Nil: mavi, lacivert. Mısır’dan geçip Akdeniz’e dökülen nehir
  • Nilgün: çividî, çivit renginde, lacivert
  • Nisa: Kur’an-ı Kerim’in 4. Suresi, özellikle kadın haklarından, onların
    hukûkî ve sosyal konumlarından bahsettiği için bu adı almıştır
  • Nisan: yılın dördüncü ayı. bolluk
  • Nur: aydınlık, parıltı
  • Oya: ince, nazik
  • Öykü: hikaye
  • Özge: yabancı, güzel
  • Özlem: hasret
  • Özlen: ağaç kökü. özlenilmiş, özlenen
  • Öznur: özünde ışık olan kimse
  • Parla: ün kazan, ışılda
  • Pakize: temiz, lekesiz
  • Pelin: çınar, meşe vb. Ağaçların meyvesi, pelit. Tavşan
  • Pelinsu: pelin + su
  • Pembe: beyaz ile kırmızının karışmasından oluşan açık renk
  • Peri: çok güzel, alımlı, becerikli kadın
  • Pınar: yerden kaynayarak çıkan su, kaynak
  • Piraye: süs
  • Rabia: düş. 2. Hayal, umut
  • Rana: göze hoş gelen
  • Reyhan: fesleğen, güzel kokulu bir süs bitkisi. Rahmet
  • Rüya: düş. Hayal, umut
  • Seçil: benzerleri arasında seçilen
  • Seda: ses, yankı
  • Sedef: bazı deniz hayvanlarının (midye, istiridye gibi) sert, beyaz ve
    parlak kabuğu
  • Seden: uyanık,
  • Seher: sabahın gün doğmadan önceki zamanı, tan ağartısı
  • Selda: sel, taşkın su
  • Selen: sel gibi coşkun, taşkın kimse
  • Selin: çok gür akan su
  • Selma: huzur. Güzel kadın
  • Selvi: yaz-kış yeşil kalan ince uzun bir ağaç
  • Sema: gökyüzü
  • Semra: esmer
  • Senay: sen aysın, ay gibi güzel
  • Serap: çölde uzaktan su gibi görünen ışık yanılması
  • Sertap: inatçı, direngen
  • Seren: yayan, döşeyen
  • Sevda: bir şeye karşı hissedilen şiddetli arzu. 2. Şiddetli sevgi, aşk.
    3. Aşırı istek, heves. Kara sevda, mali hülya, melankoli
  • Sevgi: sevme hissi, aşk muhabbet
  • Sevil: Her Zaman Sevilen, Beğenilen Biri Olma Temennisi
  • Sevim: Sevme, alımlılık
  • Sevinç: çok istenen ya da hoşa giden bir şeyin olmasıyla hissedilen coşku
  • Sevtap: tapılacak kadar sevgi duyulan
  • Seval: severek al
  • Sıla: doğup büyüdüğü yere gidip ayrı kaldığı yakınlarına kavuşma
  • Sibel: eski Türklerdeki bir tanrıça
  • Sinem: gönlüm, yüreğim
  • Şebnem: havada buğu durumundayken akşamın ve gecenin serinliğiyle yerde
    veya bitkilerde toplanan küçük su damlaları
  • Şeyda: aşk çılgını, çok tutkun, aşık
  • Şeyma: bedeninde ben veya benzer bir izi olanlar. Çok kıymetli, değerli
  • Şevval: hicri takvime göre yılın onuncu ayı, ilk üç günü Ramazan
    Bayramıdır
  • Tanyeli: tan vakti esen yel
  • Tuba / Tuğba: . Güzellik, iyilik, hoşluk
  • Turna: Avrupa ve Kuzey Afrika’da yaşayan göçmen kuş türü
  • Tutku: güçlü istek ve coşku
  • Tülay: ince ruhlu
  • Tülin: ayın çevresinde oluşan dairesel hale
  • Türkan: kraliçe
  • Tünay : gece görünen aydınlık
  • Utku: birçok emek ve tehlikelerden sonra ulaşılan, mutlu sonuç, zafer
  • Ülker: boğa burcunda yedi yıldızdan biri
  • Ülkü: amaç edinilen, ulaşılmak istenen şey
  • Verda: gül
  • Vuslat: sevgiliye ulaşma. buluşma
  • Yaprak: bitkilerde ekseriya klorofilli, yeşil renkli, çeşitli şekil ve
    yapıda olan soluk almaya yarayan uzantı
  • Yasemin: beyaz renkli, kokulu çiçek
  • Yağmur: gökten damlalar halinde düşen su
  • Yelda: uzun ve siyah şey. Yılın en uzun gecesi
  • Yeliz: güzel, havadar, aydınlık
  • Yeşim: açık yeşil ve pembe renkli, kolay işlenen, değerli bir taş
  • Yıldız: gökyüzündeki gök cisimlerinden her bir tanesi
  • Yonca: başak durumundaki çiçekleri kırmızı veya mor renkli, çayır bitkisi
  • Yosun: çoğu sularda yetişen, ilkel yapıdaki bitkilerin genel ismi
  • Zahide: dinin buyruklarını yerine getiren, haramdan kaçınan kimse, sofu
  • Zehra: yüzü pek beyaz ve parlak olan kişi

Bu yazı Edanur Kaynak tarafından yazılmıştır.

Hamileler İçin Serinletici 3 Smoothie Önerisi

Hamileliğiniz eğer ki içinde bulunduğumuz yaz mevsimine denk geldiyse büyük olasılıkla bu özel dönem sizin için katlanılmaz bir hal almaya başlamıştır. Daha çok terlediğiniz ve ağırlaşan bedeninizle günlük rutininizi yerine getirmeye çalıştığınız bugünler aklınızda beliren soru “Bu havalarda nasıl serinleyeceğim?” olabilir. Öyleyse hamilelik döneminde içebileceğiniz kadar sağlıklı içeriğe sahip serinletici smoothie tariflerimizi okumalı ve sıcak yaz günlerinde nasıl serinleyebileceğinizi kolaylıkla keşfetmelisiniz.

Tariflerimizi anlatmaya başlamadan önce dilerseniz smoothieler hakkında sıklıkla sorulan soruların yanıtlarına da değinelim.

Smoothie Nasıl Yapılır?

Smoothie sizin hayal gücünüz doğrultusunda seçtiğiniz malzemeleri yoğurt, süt ve hatta kimi zaman soda ya da su ile bir blender aracılığıyla iyice karıştırmanızla yapılır. Özellikle meyvelerle yapılan smoothieler tatlı krizlerini önlemek için başvurulabilecek masum seçenekler oluşlarıyla beğeni kazanırken; sebzelerle yapılan smoothieler ise detoksların vazgeçilmezlerinden oluşlarıyla ilgi çekmektedir.

Smoothie Hangi Aletle Yapılır?

Smoothie yapmak istiyorsanız yalnızca bu karışımları hazırlamak için üretilmiş smoothie makerlardan alabilirsiniz. Ya da evinizde büyük bir mutfak robotunuz varsa; bu robotu da farklı smoothieler yapmak için kullanabilirsiniz. Son olarak üstteki bölümde de belirttiğimiz gibi smoothie yapmak için blender kullanabilirsiniz.

Smoothie Hemen Tüketilmeli mi?

Söz konusu birbirinden lezzetli smoothieler olduğunda herkesin aklında beliren sorulardan biri de bu karışımların hemen tüketilmesinin gerekip gerekmediğidir. İçeriğinde meyve ve sebze bulunan smoothieler meyvelerin ve sebzelerin hızlıca oksitlenmesinden dolayı olabildiğince hızlı tüketilmelidir.

Birbirinden lezzetli smoothieler

En merak edilen soruların cevaplarını açıkladığımıza göre sıra ferahlatıcı smoothie tariflerini anlatmaya geldi.

Smoothie Tarifleri

Karpuzlu Smoothie Tarifi

Malzemeler

  • Karpuzun çekirdekli kısmı ve kabukları arasında kalan yer
  • 2 bardak buz

Hamilelik döneminizi yaşarken yazın etkilerini minimize etmek isterseniz başvurmanız gereken ilk tariflerden biri şüphesiz ki Karpuzlu Smoothie’dir. Ayıkladığınız karpuzu blenderınıza koyduktan sonra üzerine buzlarınızı da ekleyerek blenderınızı çalıştırın ve homojen bir karışım olmasını bekleyin. Bu adımın ardından içeceğiniz içmeye hazır hale gelecektir. Bize soracak olursanız bu karışıma bir de nane yaprakları ekleyerek lezzetin daha çok artmasını sağlayabilirsiniz.

Karpuzlu Smoothie

Karadutlu Smoothie

Malzemeler

  • Yarım çay bardağı süt
  • 1 su bardağı ayıklanmış karadut
  • İstediğiniz kıvama göre 1 ya da 2 kaşık yoğurt
  • 2 top vanilyalı dondurma
  • 6 küp buz
  • Arzuya göre 2 kaşık bal

Karadutun ekşi aromasıyla yazın sıcaklıklarını alt etmeye ne dersiniz? Bir de içeceğinizi yudumlarken dondurma hakkınızı da kullanarak elinizdeki içecekten daha çok keyif almak ister misiniz? Öyleyse Karadutlu Smoothie tarifini kesinlikle denemelisiniz. Bu içecek sayesinde hem serinleyerek hamilelik döneminin zorluğunu minimize edebilir hem de tattığınız lezzetli içecek sayesinde kendinizi daha mutlu hissedebilirsiniz. Buz haricinde tüm malzemeleri blendera ekleyerek karışmalarını sağlayın. Sonrasında buzları da ekleyerek karışımın iyice kıvam almasını sağlayın. Smoothienizi bardaklara doldurarak afiyetle için.

Karadutlu Smoothie

Ananaslı Smoothie

Malzemeler

  • Çeyrek ananas
  • 2 adet muz
  • Yarım bardak süt
  • Arzu ettiğiniz ölçüde bal
  • Dilediğiniz kadar buz

Buz hariç tüm malzemeleri blendera ekleyerek karıştırın. Sonrasında da buzları ekleyerek smoothienizin daha kıvamlı bir hale gelmesini sağlayın. Bu smoothieyi yaparken konserve ananas da kullanabileceğinizi belirttikten sonra içeceğin aromasına gelecek olursak; Ananaslı Smoothie fresh tadıyla sizi kesinlikle ferahlatacak! Ayrıca ekleyeceğiniz bal miktarını doğru ayarlarsanız dengeli şeker aroması sayesinde tadıyla da sizi büyüleyecek bu içecekten kendinizi mahrum bırakmayın ve listedeki malzemeleri satın alarak Ananaslı Smoothie’nin keyfini çıkarın.

Ananaslı Smoothie

Yukarıda bahsettiğimiz farklı smoothie tariflerini tadarsanız bir anda serinlediğinizi hissederek yazdan daha az etkilenmeye başlayacağınızı bir kez daha belirtmek isteriz. Ayrıca sıcaklığıyla bunaltan yaz mevsiminde tatile gidecekseniz de “Hamile Mayosu Seçiminde Dikkat Edilmesi Gerekenler” yazımızı da okumanızı öneririz.

Hamilelik Günlüğü Tutmaya Ne Dersiniz?

Hamile kaldığınız ilk andan bebeğinizi kucağınıza aldığınız ana kadar geçen zamanı “Hamilelik Dönemi” olarak addetmek mümkündür ve her kadının hamilelik dönemi bir başka hikayedir. Çünkü her kadının bu dönemi farklı deneyimlerle, farklı zorluklarla belki de farklı çıkarımlarla doludur. Peki, siz de hamilelik günlüğü tutarak hikayenizi sonsuza dek saklamak ister misiniz?

Hamilelik Günlüğü Nedir?

Hamilelik günlüğü, hamile kalan bir kadının bedeninde bir can taşıdığını duyduktan sonra hissettiklerini yazmasıyla başlayan ve hamilelik dönemi boyunca istediği sıklıkta hislerini yazdığı defterlerdir. Özellikle son yıllarda anne adaylarının hamilelik günlüğü tutma noktasında daha faal olduğunun farkındalığıyla hareket eden üretici markalar; ürün gamlarına yalnızca bu süreç için hazırlanmış özel defterler eklemişlerdir. Siz de eğer gebelik günlüğü tutmak istiyorsanız bu özel defterlerden bir tane edinerek defterin içindeki yönlendirmelerden de yola çıkarak hissettiklerinizi, söylemek istediklerinizi ve geleceğe dair temennilerinizi uzun uzun yazarak içinizi dökebilir; hamilelik döneminizin anılarını sonsuza dek saklayabilirsiniz.

Hamilelik Günlüğü Bloğu Açmak

Eğer ki deftere yazı yazmayı sevmeyen bir anne adayıysanız; hamilelik hikayenizi sonsuza dek saklamak için yapabileceğiniz en mantıklı adımlardan biri şüphesiz ki kendinize bir blog açmak olacaktır. Çünkü yaşadığınız sürece dair detayları açacağınız blog aracılığıyla da oldukça sistematik bir şekilde biriktirebilirsiniz. Hatta yazdığınız blog ile sizin gibi bebeğini kucağına almayı bekleyen başka anne adaylarına ulaşarak hamilelik dönemi hakkında birbirinizle fikir alışverişi yapabilir böylelikle de yeni fikirlerle ufkunuzu genişletebilirsiniz.
Hamile günlüğünün ne olduğunu tanıttıktan ve günlük yazmak istemeyen annelere dair önerimizi de verdikten sonra sıra hamilelik günlüğü tutmanın yararlarını ele almaya geldi.

Hamilelik Günlüğü Tutmanın Yararları


Hamilelik günlüğü tutmak karnınızda büyüyen miniğinizin bebek gelişimini takip etmek açısından da oldukça işlevsel bir eylemdir. Bebeğinize dair yazdığınız her yeni bilgi onun bebek gelişimine dair detayları takip edebileceğiniz önemli bir veri niteliğindedir.
• Hamilelik dönemi sizin hormonlar etkisiyle ve geçen sürenin katkılarıyla bebeğinize her geçen gün daha çok bağlandığınız ve onun varlığına daha çok alıştığınız bir dönemdir. Bu dönemde hamilelik günlüğü tutarak bebeğinizle aranızdaki bağın ne yönde ilerlediğine dair farkındalık sahibi olabilirsiniz. Her geçen gün ona nasıl alıştığınızı kelimeleriniz aracılığıyla bir kez daha keşfederek miniğiniz ile aranızdaki bağı güçlendirebilirsiniz.
• Şüphesiz ki ileriki hayatınızda hamilelik günlüğünüzü okumaya en çok niyetli olacak kişi tüm satırları uğruna yazdığınız miniğiniz olacaktır. Bu nedenle de özenle doldurulmuş bir hamilelik günlüğü çocuğunuza onun için verdiğiniz emekleri bir kez daha gösterecek değerli bir hediye olacaktır.

Hamilelik Günlüğü Tutarken Dikkat Edilmesi Gerekenler


• Güzel bir üslupla, anlaşılır şekilde ve emek verilmiş bir tarzda günlüğünüzü kaleme almalısınız.
• Nasıl normal hayatınızı anlattığınız günlüklerde tarihi yazmaya özen gösteriyorsanız; hamilelik günlüğünüzü tutarken de tarihleri yazmaya özen göstermelisiniz. Çünkü günlüğünüzün kronolojik ilerliyor olması çocuğunuzun anne karnındaki bebek gelişimini takip edebilmeniz açısından oldukça yararlı olacaktır.
• Bedeninizde bir bebeğin gelişiyor olması sizin psikolojinizi de derinden etkileyecek bir olaydır ve etkilenen psikolojiniz rüyalarınız aracılığıyla size önemli ipuçları fısıldar. Siz de hamilelik günlüğünüze gördüğünüz rüyaları yazarak; içinde bulunduğunuz durumun ruh halinizde yarattığı dalgalanmaları daha büyük bir farkındalıkla çözebilirsiniz.
• Sizi etkileyen olayları ve besinleri hamilelik günlüğünüze yazarak ileride daha keyifli bir hamilelik süreci yaşamak için bu bilgilerden yararlanabilirsiniz. Örneğin kahvaltıda muz yediğinizde midenizin bulandığını hissettiyseniz muzu “mide bulantısı yapan besinler” listenize ekleyerek bu meyveyi hamileliğinizin ileriki zamanlarında yiyip yemeyeceğinizin kararını farklı bir bilinç içinde alabilirsiniz.
• Hamilelik defteri belirttiğimiz gibi hissettiğiniz her duyguyu özgürce anlatabileceğiniz bir olgudur. Hatta bu defterinizi sırdaşınızmış gibi benimsemeniz bile oldukça normaldir. Bu nedenle ona sezaryen ve normal doğum hakkındaki korkularınızı, şüphelerinizi ve hatta bu doğum tarzlarından beklentilerinizi yazabilir, sonra da yazdıklarınızdan yola çıkarak hangi doğum türünün size daha uygun olduğuna karar verebilirsiniz.
• Hikayenizi resimlerle süslemeye ne dersiniz? Eğer ki hamilelik dönemi hikayem fotoğraflarla daha da akılda kalıcı bir hale bürünsün derseniz; bedeninizdeki değişimlere dair çektiğiniz fotoğrafları da hamilelik günlüğünüzde depolayabilirsiniz. Ayrıca miniğinizin ultrason fotoğraflarını, onun için satın aldığınız ilk eşyaların fotoğraflarını da bu defter aracılığıyla saklayabilirsiniz.
Hamilelik günlüğü tutmak tüm içerik boyunca anlatıldığı gibi sizin daha bilinçli bir hamilelik dönemi yaşamanızı sağlar. Ayrıca yine günlük tutarak hamileliğinizin hikayesini ölümsüz kılabilirsiniz. Hamilelik döneminizde günlüğünüze daha az hata yazmak istiyorsanız “Hamilelikte Yapılan 7 Hata” yazımızı okumanızı öneririz. Eğer ki uzman yazıları aracılığıyla ufkunuzu daha da genişletmek isterseniz de sizi “Çocuklu Dünya Hamilelik Yazıları” kategorisini okumaya davet ediyoruz.

Çalışan Hamile Kadınların Yasal Hakları

Kadınların iş hayatının önemli bir parçası olduğu günümüzde çalışan kadınların hamileyken sahip oldukları yasal haklar büyük merak konusu… Çünkü hamile kalan çoğu kadın bu dönemde sahip olduğu hakların neler olduğunu bilmediği için oldukça bilinçsiz bir hamilelik dönemi geçiriyor. Bu durum da kadınların gebeyken sahip oldukları hakları bilmelerini bir gereklilik olarak karşımıza çıkarıyor. Bugünkü yazımızı hamilelik döneminde sahip oldukları hakları bilmeyen tüm çalışan kadınlar için kaleme aldık.
Çalışan hamile kadınların en büyük meraklarından biri; günlük çalışma miktarlarıdır. Dilerseniz öncelikli olarak bu konuya değinerek sizlere hamile kadınların sahip olduğu yasal hakları anlatmaya başlayalım.

Çalışan Hamile Kadınların Çalışma Saatleri

Anayasa aracılığıyla vatandaşların gücünü zorlayacak işlerde çalıştırılamayacağı ve kadınların, gençlerin ya da ruhsal açıdan dayanıksız kişilerin özenle korunacağı belirtilmiştir. Kadınların çalışabileceği işlerin niteliğinin üzerinde yasalarla özenle durulması kadın-erkek eşitliğini sarsacak bir unsur olarak görülmemelidir. Aksine ilkeler kadınların fiziksel yapısının beraberinde getirdiklerini korumaktadır. İş Kanunu’nda yer alan yasalara göre kadınların gebelik dönemleri de onların özenle korunmasını gerektiren dönemlerden biridir.
Yasalara göre hamile kalan kadınlar günde en çok 7,5 saat çalışmalıdır ve ayrıca bu kadınların yasalar aracılığıyla gece vardiyalarında da çalışmaları yasaklanmıştır. Kadınlar hamile olduklarını hastaneden alabilecekleri rapor aracılığıyla bildirdikten sonra işverenlerinin onlara gece mesaisi teklif etmeleri yasaktır. Ayrıca yasalara göre kadınlar hamilelik dönemlerinde kendilerini bedensel ve ruhsal olarak iyi hissetmediklerini hekimden aldıkları raporla birlikte beyan ederek daha kolaylaştırılmış bir işte çalışmayı talep edebilirler. Anne adayı tarafından dile getirilen bu talep; işverenler tarafından kabul görmek zorundadır ve bu istek sonucunda hamile kadının ücretinde bir eksilme olmamalıdır.
Çalışan kadınların hamilelik haklarından çalışma saatleri konusunu İş Kanunu’na göre açıkladıktan sonra sıra merak edilen bir diğer konuya geldi: İzinlere…

Çalışan Hamile Kadınların İzin Hakları

Yeni hamile kalmış bir anne adayı olabilirsiniz. Fakat şimdiden hamilelik döneminizde ne zaman doğum iznine ayrılacağınızı öğrenmeli ve planlarınızı bu doğrultuda yapmalısınız. Yasalara göre; bir anne adayı olarak sizin doğumdan önce ve doğumdan sonra 8’er hafta izniniz var. Yani hamileyseniz toplamda 16 hafta izne sahipsiniz ve yasalar bu izinleri istediğiniz gibi bölerek kullanmanıza da izin veriyor. Fakat izninizi bölüp bölmeyeceğinize karar vermeden önce bu izni 32 haftalık hamileliğinizi doldurduktan sonra kullanmanız gerektiğini bilmelisiniz. Örneğin; siz doğumunuza 3 hafta kalana kadar çalışmak istiyorsunuz ve bu istek doğrultusunda da doğum öncesindeki 5 haftalık izninizi kullanmıyorsunuz. İşte bu 5 haftayı doğum ardından kullanabileceğiniz 8 haftaya katarak toplamda 13 haftalık bir izin yapabilirsiniz. Ayrıca eğer ki çoğul gebeyseniz doğum öncesinde sahip olduğunuz 8 haftalık izin 10 haftaya çıkacaktır.
Hamile kadınların sahip oldukları bir diğer izin hakkı da; bebekleri için kontrole gidecekleri zaman alabilecekleri ücretli izinlerdir. İşverenler bu izinleri anne adayına vermek zorundadır ve ayrıca da verdiği izinleri yıllık izinden bağımsız düşünmek durumundadır.

Doğum Sonrası Çalışma Hakları

Yeni doğum yapmış ve doğumdan sonraki 8 haftalık doğum iznini de kullanmış anneler normal şartlarda işlerinin başına dönerler. Fakat annelerin doğumu izleyen bir yıl boyunca gece çalıştırılmaları yasaktır. Bu yasanın oluşmasında yeni anne olan kadınlara bebeklerinin çokça gereksinim duydukları gerçeğinden yola çıkılmıştır. Ayrıca doğum sonrasında annelerin sahip olduğu bir diğer hak da; onların kendi istekleri doğrultusunda 6 aya kadar ücretsiz izin alabilmeleridir. Bebeğinden ayrı kalmak istemeyen anneler maddi durumlarını da göz önünde bulundurarak bu izni işverenlerinden talep edebilirler.

Süt İzni Hakkı

Hamilelik döneminin ardından annelere verilen bir diğer izin de; süt iznidir. Bu izne göre anne doğum yaptıktan sonra 1 yıl boyunca çocuğuna süt vermek için günde 1,5 saatlik izin yapar. Günlük sahip olduğu 1,5 saati nasıl kullanacağını ayarlamak annenin görevidir ve annenin aldığı kararları kabul etmek işverenin sorumluluklarındandır.
Yeni anne olmuş kişilerin haftalık süt izinlerini birleştirerek işyerlerinden haftada 1 gün izin alma isteğinde bulunmaları son yıllarda sıklıkla karşılaşılan bir durumdur. Siz bu talepte bulunsanız da haftada bir gün izin alıp alamayacağınız şirketinizin inisiyatifindedir. Ayrıca süt izni yeni annenin haklarından biridir ve bu izin maaşa yansımamalıdır.

Doğum Sonrası Yarım Çalışma Hakkı

Yeni anne olmuş kişiler sahip oldukları 8 haftalık izni kullandıktan sonra kendi istekleri doğrultusunda ilk doğumlarında 60 gün; ikinci doğumlarında 120 gün; daha fazla sayıdaki doğumlarında da 180 gün boyunca yarım gün çalışabilirler. Eğer ki çoğul doğum yaparlarsa her bir maddedeki güne ek 30 gün daha eklenir. Yarım gün çalışan kişilere verilen izinler ücretsiz izin kapsamında değerlendirilir.
Annelerin sahip oldukları bir izin daha var ki; bu izin doğumun hemen ardındaki süreçte geçerli değil. Ama ilkokul çağındaki çocukları olan ebeveynler için bu izni de sizlere açıklayalım.

Kısmi Süreli Çalışma

Doğum sonrası tüm izinlerinizi harcadıktan sonra çocuğunuz ilkokul çağına geldiğinde onun sürece eklemlenmesine yardımcı olmak için izin almak isteyebilirsiniz. Böyle bir durum yaşarsanız; okulların açıldığı tarihten bir sonraki ayın başına kadarki süreçte kısmi süreli çalışma izni alabilirsiniz. Bu izin sadece anneler için geçerli değildir. Babalar da eşleri çalışıyorsa eğer gerekli olduğunda bu izinden yararlanabilir. İzni kullanmanız için dikkat etmeniz gereken nokta; izin alacağınızı işvereninize 1 ay önceden bildirmenizin gerektiğidir.
Hamilelik sonrasında sahip olduğunuz tüm yasal izinleri sizlere aktardık. İzinlerin yanı sıra hamileliğinizi daha keyifli geçirmenizi sağlayacak bilgileri de öğrenmek isterseniz Hamilelik Döneminde Sizi Kurtaracak Bilgiler yazımızı da okumalısınız.

Hamilelikte Yapılan 7 Hata

İlk kez hamile kaldığınızı düşünürsek; hamilelik döneminde kendinizi endişeli hissetmeniz ve ne yapacağınızı tam olarak bilememeniz çok normaldir. Fakat bu dönemde yaşayacaklarınıza dair deneyimsiz olsanız da; sürekli okuyarak ve doktorunuza danışarak yapma olasılığınız olan hataları minimize edebilirsiniz. Biz de bu yazımızda sizlere hamile olduğunu duyan anıne adaylarının sıklıkla yaptığı 7 hatadan bahsedeceğiz.

Hamilelik Dönemi

Hamilelik döneminin özgürlükleri kısıtlayan bir dönem olduğunu biliyoruz. Çünkü bu dönemde doğacak bebeğin daha sağlıklı şekilde hayata gelmesi için çoğu zaman yaşama şeklini değiştirmek bir zorunluluğa dönüşüyor. Bu nedenle de anne adayları hamilelik dönemlerinde vücutlarına aldıkları her içeriğe, yaptıkları her harekete ve psikolojik durumlarına dikkat etmeliler.
Hamilelik döneminde genel olarak yapılan hatalar;

Hamilelikte İlaç Kullanımı

Hamileyken dikkat etmeniz gereken konulardan biri şüphesiz ki ilaç kullanım miktarınızdır. Çünkü anne adayının aldığı ilaçlar göbek bağı aracılığıyla doğrudan bebeğinin vücuduna ulaşır ve bu da bebeğin kimyasal maddelerle erken tanışmasını beraberinde getirerek olumsuz durumlar doğurabilir. Şöyle ki; bazı ilaçlar içeriklerinin özellikleriyle bebeklerin gelişimini duraklatabilir hatta onların doğduktan sonraki hayatlarında da sorunlar yaratabilir. Yani eğer hamileyseniz ve başınız çok ağrıyorsa elinizdeki ağrı kesiciyi karnınızda büyüyen bebeğinizi düşünerek doktorunuza danışmadan içmemelisiniz. Çünkü belirttiğimiz gibi bu dönemde yanlış ilaçlar içmenin bedeli çok ağır olabilir. Anne adaylarının hamile olduklarını öğrendikten sonra ilaç kullanımına bilinçsizce devam etmeleri onların yaptıkları başlıca hatalardan biridir.

Hamilelik döneminde doktor onayı alınmadan ilaç kullanılmamalıdır.

Hamilelik Dönemi Kıyafet Seçimi

Anne adaylarının hamile olduklarını duyduktan sonra yaptıkları bir diğer hata da; istedikleri kıyafetleri giyinme özgürlüğüne sahip oldukları düşüncesidir. Çünkü hamilelik döneminde istenen her kıyafetin giyilmesi önerilmez. Anne adayının bazı kıyafetleri giymesi hem kendisini rahatsız hissetmesini hem de bebeğinin kendisini rahatsız hissetmesini beraberinde getirecek olumsuz bir durumdur. Hamile kalan kişilerin kıyafet seçiminde dikkat etmeleri gereken unsurlar;
• Hamilelikte özgürce hareket etmeniz için bazı kumaşları giymeye ara vermelisiniz. Örneğin hamileyken sert ve kalın kot pantolonlar giymek sizi çokça rahatsız edecek ve hareket etme özgürlüğünüzü kısıtlayacaktır. Bu da hamileliğinizin keyifli geçme olasılığını azaltacak bir durum olacaktır. Hamile kıyafeti alışverişlerinizde yapımında yumuşak kumaşlar kullanılan kıyafetleri tercih etmelisiniz. Hamile pantolonu önerisine ihtiyacınız varsa; “Hamile Pantolonu Seçiminde Dikkat Etmeniz Gereken 5 Nokta” yazımızı okumanızı öneririz.
• Hamile iken çok şık bulsanız dahi yüksek bel pantolon ve etekleri giymeye ara vermeniz gerekmektedir. Çünkü yüksek belli kıyafetler karnınızı sıkıştırarak hem sizin hem de bebeğinizin rahatsız hissetmesine yol açacaktır.
• Hamilelik döneminde rahat hareket ederek daha keyifli bir süreç geçirmek için dikkat etmeniz gereken bir diğer nokta da; seçtiğiniz kıyafetlerin dar olmamasıdır. Çünkü dar kıyafetler şık görünseler de bir süre sonra sizi rahatsız edecektir. Unutmayın, sizin rahatsızlığınızı hisseden bebeğiniz de huzursuz olacaktır.
• Hamileyken topuklu ayakkabı giymeye de ara vermeniz gerekmektedir. Çünkü topuklu ayakkabılar düşme olasılıklarını, kramp ihtimallerini, ağrıları ve ayakta oluşacak şişme olasılıklarını beraberinde getirir. Ne yapacağınızı kestiremediğiniz için endişeli olduğunuz hamilelik döneminde bir de topuklu ayakkabının sizde yaratacağı sorunlarla uğraşmamanızı öneririz.

Sigara Tüketimi

Hamile kalan anne adaylarının çoğunun yollarını sigarayla ayırdıklarını söylemek mümkündür. Fakat bu alışkanlığından vazgeçmekte zorlanan kişilerin sayısı da maalesef oldukça çoktur. Hamile kaldığınızı öğrendikten hemen sonra sigarayı bırakmazsanız, çocuğunuz gelişiminin ilk evrelerinde nikotine ve kanserojen maddeye maruz kalır. Bu da onun sağlıkla büyümesinin duraksamasına sebep olacak etmenlerden bir diğeri olarak karşımıza çıkar.

Hamilelik döneminde sigara tüketmek oldukça zararlıdır.

Ağır Kaldırmak

Hamilelik döneminde ağır eşyalar kaldırmak da oldukça riskli bir durumdur. Çünkü ağır eşyalar kaldırmak dengeyi bozacak bir etmen olarak nitelendirilebilir. Kaldırdığınız eşya dengenizi bozarak düşmenize sebep olabilir ve bu da sizin iskelet sisteminizin zarar gördüğü bir senaryoyu beraberinde getirir. Aslında hamilelikte ağır eşyalar kaldırmanın doğrudan bebeğe bir etkisi olduğunu söylemek çok da doğru değil. Fakat sizi zorlayacak eşyaları kucağınıza almanız iskelet kas sisteminizi yorarak sizin daha çok ağrı yaşamanıza neden olur. Hamileliğiniz de böylelikle can sıkıcı bir döneme dönüşür.

Cinsiyet Belli Olmadan Çocuk Alışverişi Yapmak

Hamile olduğunuzu öğrendikten sonra çocuğunuza alışveriş yapmak için heyecanlı olmanız dünyanın en doğal durumlarından biri fakat eğer bu durum karşısında sabırlı olmayı başaramazsanız maddi olarak büyük zarara uğramanız kaçınılmaz… Yani siz hamile kaldığınızı duyup bebeğinizin cinsiyetini öğrenmeden onun için alışveriş yapmaya kalkışırsanız; miniğinizin cinsiyetini öğrendiğiniz vakit aldığınız çoğu eşyanın boşa gittiğiyle yüzleşebilirsiniz. Yine de kendinizi tutamayacak kadar sabırsızsanız ve bebeğinizin cinsiyetini öğrenmeden onun için alışveriş yapma isteğiyle yanıp tutuşuyorsanız aldığınız ürünlerin her iki cinsiyet için de uyumlu olacak özellikte olmasına dikkat etmelisiniz.

Hamilelik döneminde bebeğin cinsiyeti belli olmadan alışveriş yapılmamalıdır.

Hamileliğin Başında Çok Alışveriş Yapmak

Hamile kaldıktan sonra daha önce giyinmediğiniz hamile kıyafetlerini alarak deneyimleme noktasında da çok istekli ve heyecanlı olabilirsiniz. Ama bu heyecan da sizi çocuğunuza alışveriş yaptığınızdaki gibi gereksiz masrafa sokabilir. Şöyle ki hamile kaldıktan sonraki ilk aylarda dolabınızı tamamı ile yenilemek isterseniz bu size ileride sorun yaratacaktır. Çünkü hamilelik sürecinizde kaç kilo alacağınızı ve vücudunuzun hangi bölgesinin ne kadar genişleyeceğini önceden kestirmeniz çok zordur. Bu nedenle de sizin hevesle aldığınız kıyafetler hamilelik süreciniz boyunca size hiç olmaya da bilir. Alışverişinizi zamanı geldikçe yapmalısınız.

Sosyal Hayattan Kopmak

Hamile kaldığınızı duyduğunuzda bebeğinizi dış dünyadan korumak için kendinizi eve kapamayı tercih edebilirsiniz. Bu da anne adaylarının hamilelik döneminde yaptığı en büyük hatalardan biridir. Çünkü eve kapanmak ve sosyal hayattan kopmak sonrasında annenin depresyona girmesine neden olur. Depresyon, çağımızın en önemli problemlerinden biridir ve hamilelikte depresyona girmek de hem sizin ileriki hayatınızı hem de çocuğunuzun gelişimini olumsuz etkileyecek önemli bir sorundur.

Hamilelik döneminde eve kapanmak annenin psikolojisini bozacaktır.

Görüldüğü üzere hamilelik oldukça zorlu bir dönemdir. Bu nedenle bu dönemde doktorunuzla sürekli görüşmeli ve kafanıza takılan tüm soru işaretlerini onunla birlikte gidermelisiniz. Ayrıca bu dönemi uzman yazılarıyla bilinçlenerek geçirmek isterseniz; Çocuklu Dünya Hamilelik yazılarını okumanızı öneririz.

Hamile Mayosu Seçiminde Dikkat Edilmesi Gerekenler

Bahara giriş yaptık ve şimdi birçoğumuz dört gözle yazı bekliyoruz. Çünkü yaz demek tatil demek; tatilse deniz, kum ve güneş demek… Eminiz siz de denize girmeyi, sonrasında da sıcacık kumların üzerinde güneşin yakıcı ışınlarıyla kurumayı arzu ediyorsunuzdur. Şıklığınızla plajdaki en şık kişi olmayı da tabii… Bugün hamileyken de görünümüyle büyülemek isteyen tüm anne adaylarına keyifle giyecekleri birbirinden şık ve rahat mayo modelleri önereceğiz.

Hamilelikte Yüzmenin Faydaları

Hamile mayosu demişken yüzmenin hamilelik döneminde ne kadar yararlı bir spor olduğunu bir kez daha vurgulamamak olmaz. Yüzme hamilelik döneminde hem anne adayı açısından hem de bebek açısından oldukça faydalı bir spordur. Hamilelik dönemindeyken yüzmenin faydaları;
• Anne adayı yüzerek bebeğinin ağırlığını omurgasında daha az hisseder. Bu da onun sırt ağrılarının azalmasını sağlar.
• Hamilelikle birlikte şekilsiz kilo almak anne adaylarının başlıca kabuslarından biridir. Yüzme, vücudun şekillenmesini sağlayan bir spor olduğu için anne adaylarının bu minvaldeki korkularını minimize edecektir.
• Suyun yüzeyi vücuda masaj yapma özelliğinde olduğu için yüzmek insanları rahatlatan ve stresini azaltan sporlardan biridir. Özellikle anne adaylarının stresini azaltmasıyla onlara daha keyifli bir hamilelik dönemi vaat eden yüzme ile hamilelikte strese hayır diyebilirsiniz.
• Yüzme, hamile kadının psikolojisini rahatlamış hissetmesi açısından da oldukça faydalıdır. Çünkü suyun üzerinde bebeğiyle birlikte ilerlediğini hisseden kadın bu durumdan hoşlanır ve bu da kendisini arınmış hissetmesini beraberinde getirir. Arınmışlık, psikolojik açıdan olumlu bir histir.
• Yüzme, ödem ve şişkinlikleri minimize eder.
Yüzmenin faydalarını anlattıktan sonra sıra geldi yüzeceğiniz bikini ve mayoların hangi özelliklere sahip olması gerektiğine…

Hamile mayosu

Hamile Mayosu Nasıl Olmalı?

• Hamile kıyafetlerinin tamamında olduğu gibi hamilelik için mayo ve bikini seçimi yaparken de başlıca dikkat edilmesi gereken unsur; mayo ve bikinilerin kumaşının özellikleridir. Çünkü anne adayları normal bir zamandakinden farklı özellikteki kumaşlarla kendilerini yüzerken ya da güneşlenirken daha rahat hissedecektir. Seçim yaparken yeterli esneklikteki kumaşlardan yapılan mayo ve bikiniler tercih edilmelidir ve vücudu sıkmayan genişlikteki bedenlerden satın alınmalıdır. Kumaşın anti alerjik özellikte olması da annenin vücudunda alerji yapma olasılığını yok edeceği için daha huzurlu bir hamilelik sağlayacaktır.
• Dış kumaş kadar önemli olan bir diğer nokta da; iç astar kısmında kullanılan kumaşın niteliğidir. Çünkü bu kumaş doğrudan bedenin göğüs kısmı gibi bölümleriyle temas edecektir ve kumaşın anne adayını nasıl hissettirdiği çok önemlidir. İç astarında penye kumaş kullanılan mayo ve bikinilere yönelmek anne adayının sağlığı açısından oldukça yararlı olacaktır.
• Hamilelik dönemi için mayo ve bikini alırken dikkat etmeniz gereken bir diğer nokta da; bu ürünlerde kullanılan dikişlerin doğru olup olmadığıdır. Çok sıkı dikişler bebeğinizin karnınızda rahat etmesini engelleyebilir. Bu nedenle dikiş kısmı büzgülü mayo ve bikinilere yönelebilirsiniz.

Hamilelikte Mayo Seçimi


Hamileyken plajlarda şıklığınızla göz kamaştırmak için tercih edebileceğiniz öncelikli seçeneklerden biri de; mayolardır. Çünkü markalar her yıl yaz sezonunda ürün gamlarına hamile kadınlar için birbirinden şık ve rahat mayolar ekliyor. Mayo seçerken dikkat etmeniz gereken en önemli nokta; mayonuzun karın bölgesinin kumaşının ne kadar esnediği olacaktır. Çünkü esnemeyen kumaştan yapılan mayo ile bebeğiniz kendini sıkışmış karnınızın içinde rahat hissetmeyebilir. Bu da hem sizin hem de onun keyfini kaçıracak bir durumdur.

Hamilelikte Bikini Seçimi


Hamilelikte denize ya da havuza giderken mayodansa bikini tercih etmenin rahatlığınız açısından daha işlevsel olduğunu biliyor muydunuz? Şöyle ki; bikiniler karnınızı serbest bıraktığı için kendinizi daha özgür hissetmenizi sağlıyor ve böylelikle de bebeğiniz de kendini daha iyi hissediyor. Hamilelikte bikini tercih edecekseniz ilk aylarda kendi bikinilerinizi giyebilirsiniz fakat hamileliğiniz ilerledikçe göğüsleriniz büyüyüp ağırlaşacağı için göğüslerinizi taşıyacak özellikteki destekli ve balenli modellerden satın alabilirsiniz.

Hamile Bikinisi


Hamilelikte Tankini Seçimi


İki parçadan oluşan mayoların ismi tankinidir. Tankiniler de son yıllarda plaj modasına yön veren tasarımlardan biri olmuştur. Sizin de hamileliğiniz yaz aylarına geliyorsa; denize ya da havuza giderken tankini giymeyi tercih edebilirsiniz. Özellikle bu tasarımların göğüs kısmı balenli olanlarından satın alarak; büyüyen göğüslerinizi rahat hissetmek için doğru bir tercih yapabilirsiniz.

Hamilelikte Yüzücü Mayosu Seçimi


Kendinizi içerisinde en rahat hissedeceğiniz mayolar şüphesiz ki spor modeller olacaktır. Yani yüzücü mayoları… Yüzücü mayolarının hem kumaşları çok esnek hem de dayanıklılıkları oldukça fazla. Bu nedenle hamileyken yüzme sporuyla yakından ilgilenecekseniz kendinize rahatlığıyla size yüzmeyi daha da sevdirecek yüzücü mayolarından edinebilirsiniz.
Hamilelikte mayo seçiminde dikkat edilmesi gerekenler yukarıda anlattığımız gibidir. Deniz dışında gündelik hayatınızda da rahat ederek daha keyifli bir hamilelik geçirmek isterseniz;Hamileyken Daha Rahat Edebileceğiniz Kıyafet Önerileri yazımızı da okumanızı öneririz.

Doula Ne Demektir?

Son zamanlarda sıklıkla duyduğumuz fakat anlamına dair çok da fikrimizin olmadığı kavramlardan biri de şüphesiz ki doula. Bugün bu yazımız aracılığıyla doulanın ne olduğunu keşfederek doğum öncesi ve sonrası dönemde doula ile çalışmanın uzmanlar tarafından önerilip önerilmediğine değineceğiz. Dileriz keyifle okursunuz.

Doula Nedir?

Doula anne adayına ve ailesine doğum öncesinde, doğum sırasında ve doğumun ardından destek veren profesyonel kişilerdir. Doulalar, tıbbi bir eğitim almamışlardır. Katıldıkları kurslar ve aldıkları sertifikalar sayesinde bu mesleği icra etmek için gerekli donanıma sahip olmuşlardır. Doulalar, kazandıkları bilgi birikimi sayesinde ebeveyn adaylarına doğum süreci boyunca duygusal destek verirler ve bu destek hamilelik döneminin nasıl geçeceğine etki eden faktörlerden biri olarak karşımıza çıkar.

Doula Desteği

Doulalar katıldıkları kurs ve aldıkları özel eğitimler sayesinde ebeveyn adaylarının doğum dönemini kolaylıkla geçirmelerine yardımcı kişilerdir. Doulalar ailelere nasıl destek sağlar sorusunun cevabı ise şöyledir;
• Birbirinden farklı masaj tekniklerinde uzmanlaşırlar: Günlük hayatta bile insanları büyük ölçüde rahatlatan masajın hamilelik dönemi açısından da oldukça olumlu olduğunu söylemek mümkündür. Doulalar gittikleri kurslar ve katıldıkları seminerlerde anne adaylarının daha rahat hissetmesini sağlayacak masaj teknikleri öğrenirler. Bu da anne adayının daha sakin bir hamilelik geçirmesine yardımcı olan bir unsur olarak karşımıza çıkar.
• Doğum hakkında bilgili oldukları için ebeveynlerin soru işaretlerini yanıtlarlar: Karmaşık dönemlerde insanın aklında soru işaretlerinin olması bir hayli can sıkıcı bir durumdur. Doulalar aldıkları eğitimler ve daha önceki deneyimleri sayesinde hamilelik dönemi ve doğuma dair tıbbi olmayan tüm bilgilere sahiptir. Bu da doulanın ebeveynlerin kafasındaki soru işaretlerini gidererek onların içini rahatlatması açısından oldukça önemlidir.
• Ağrıyla baş etmeyi öğretirler: Sağlıklı bir çocuk dünyaya getirebilmek için hamilelik döneminizde ilaç kullanımına dikkat etmeniz gerekir. Bu dönemde dilediğinizce ağrı kesici kullanmanız mümkün değildir. Doulalar ebeveyn adaylarına ağrıyla ilaçsız baş etmek için gerekli yöntemleri öğrettikleri için de tercih edilirler.
• Size doğumunuzu planlarken yardımcı olur: Doulalar daha önceki deneyimlerine dayanarak sizin doğum planınızı kurgulamanıza yardımcı olurlar. Özellikle seçeneklerinize dair sizi bilgilendirmeleri doulanın önemli yardım alanlarından biridir.
• Anneyi cesaretlendirir: Anne adayı hamilelik dönemindeyken değişen hormonların etkisiyle kendini yeri geldiğinde çok güçsüz hissedebilir. Daha önce bu duruma çok kez tanık olmayan anne adayının yakınları da, böyle bir durum karşısında ne yapacaklarını kestiremeyebilir. Doulaların en çok tercih edilme sebeplerinden biri de; bu meslek grubunun anneyi cesaretlendirme noktasında oldukça başarılı oldukları gerçeğidir.
• Babaya yardımcı olur: Bazen baba adayları anne adayının değişen ruh haline nasıl tepki vereceğini kestirmekte zorlanabilir. Doulalar bu gibi durumlarda baba adaylarının en büyük destekçisi olarak ebeveynler arasında denge kurulmasına yardımcı olurlar.

Doula Olma Şartları

Toplumun doula kavramını keşfetmesi insanların akıllarında “Nasıl Doula Olunur?” sorusunun şekillenmesini beraberinde getirmiştir. Doula olmak için uymanız gereken çok fazla kriter yoktur. Doğum ile ilgili konularla ilgiliyseniz doula sertifika programlarına katılabilirsiniz. Fakat Psikoloji, Tıp, PDR, Sosyal Hizmet, Sosyoloji, Çocuk Gelişimi, Özel Eğitim, Sınıf Öğretmenliği, Okul Öncesi Öğretmenliği ve Hemşirelik gibi bölümlerden mezunsanız ileride daha çok tercih edilen bir doula olabileceğinizi unutmayın.

Uzmanlar Doulayı Öneriyor mu?


Araştırmalar doulalığın yurt dışında oturmuş bir sektör olduğunu gözler önüne serse de; Türkiye’deki durum biraz daha farklıdır. Henüz ülkemizde doulalara dair fikir sahibi olan insanların sayısının oldukça az olduğunu söylemek mümkündür. Çünkü bu meslek ülkemizde daha yeni yeni oturmaya ve sektörleşmeye başlamış bir kavramdır.
Doulalar aldıkları eğitimde doğumla ilgili tıbbi herhangi bir veri öğrenmezler. Ruhsal ve düşünsel dünya doulalık mesleğinin kapsadığı alanlardır. Yurt dışında doula ile çalışarak oldukça başarılı doğum yapan insanların sayısı bir hayli fazla olsa da Türkiye’de uzmanlar doulaları pek önermezler. Çünkü belirttiğimiz gibi sektör daha yeni yeni yükselmeye başlamıştır ve bu da doulalık eğitimi veren kurumların kalite açısından yeterli olmayışını beraberinde getiren bir etmen olmuştur. Ayrıca yine doulalık eğitimi kapsamında yapılan dersler uzaktan eğitimle alınabilen derslerdir. Bu da uzmanların doulaların başarılarından emin olmasını zorlaştıran bir diğer etmendir. İnsanlar genellikle bu eğitimlerde yapılan seminerlere bile katılmadan mezun olup doula ünvanına sahip olabilmektedir. Uzmanlar bu durumun da farkında olduğu için tıbbi olarak bir şey bilmeyen ve psikolojik altyapısı da yetersiz olarak tanımlanabilecek bir eğitim alan doulaları önermez.
Doğum süreci başlı başına zorluklarla dolu bir dönem olsa da; bu dönemde kendinizi eğitiminden ve yetki düzeyinden emin olmadığınız kimselere emanet etmemelisiniz. Çünkü tam olarak güvenemediğiniz kişiler içinde bulunduğunuz dönemi daha çok zorlaştırarak sizi yıpratabilir.

Eğer douladan destek almayı düşünüyorsanız, bunu kendi doktorunuzla paylaşın. İsteklerinizi hem doula hem de doktorunuzla önceden paylaşın, örneğin normal doğum gibi. Eğer riskli bir durumunuz varsa bunu hem doula hem de doktorunuzla önceden detaylı olarak konuşun. İstemeyeceğiniz durum doula ve doktorunuz ters düşmesi ve sizin kafanızın iyice karışması olur. Doğum gibi hem heyecanlı, hem de stresli bir konuda stresinizi arttırmayın. Doktorunuzun tıbbi öneri ve tavsiyelerinize de öncelik verin. İçinde bulunduğunuz dönemde uzmanların yazdığı yazılardan yararlanmak için sizi “Hamilelik Dönemi” kategorimize davet ediyoruz.