Yazılar

Anne Beni Duyuyor musun?

Uzun yıllar öğretmenlik ve akademik çalışmalarını psikoanalitik-edebiyat kuramları üzerine yapan peşine de bu iki konuyu birleştirerek koçlukla tanışan Eğitmen, Koç ve Sihirli Benekler Çocuk kitabının yazarı Hatice Boşça, çalıştığı alanlarda daha geniş kitlelere ulaşmak ve kalıcı dönüşüm yaratmak için kadınlarla yola çıkan bir isim. “Annem Koçum Olsun”, “Benim İçin Yavaşla Anne”, “Anneler İçin Kariyer Koçluğu” eğitimleri ile annelerin hayatlarına dokunan Boşça, toplum olarak nasıl daha iyi iletişim kurabiliriz ve var olan potansiyellerimizi aktive edebiliriz konuları ile ilgili eğitimler veriyor. Biz de kendisine bu eğitimler özelinde anne-çocuk ilişkisini sorduk.

Aslında siz bir eğitimcisiniz. Gazi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünü okuduktan sonra neler oldu da öğretmenlik yolunuzda farklı kapılar açtı?

Uzun yıllar öğretmenlik yaptım. Öğrencilerimi en iyi potansiyellerine ulaşmalarını istemek bende hep vardı. Çocukların ve gençlerin doğuştan getirdikleri neşeli, eğlenceli, üretken yapılarının yetişkin dünyasına katıldıkça yok olduğunu gördüm. Akademik çalışmalarımı zaten psikoanalitik-edebiyat kuramları üzerine yapmıştım. Bu iki konu birleşerek koçlukla tanışmama vesile oldu. Toplum olarak nasıl daha iyi iletişim kurabiliriz ve var olan potansiyellerimizi aktive edebiliriz konuları ile ilgili eğitimler veriyorum.

“Annem Koçum Olsun”, “Benim İçin Yavaşla Anne”, “Anneler İçin Kariyer Koçluğu” eğitimleriniz var. İçeriklerini anlatabilir misiniz?
Annem Koçum Olsun

Çocukların doğumundan yetişkinliğe kadar hayatına en yakın şahitlik eden kişi annesidir. Hızla değişen dünyamızda kendi ebeveynlerimizden aldığımız çocuk yetiştirme modelleri bambaşka bir dünyanın eşiğindeki çocuklarımız için yetersiz kalmaktadır. Çocuklarımıza daha iyi rehberlik edebilmemiz için anneler olarak daha donanımlı olmamız şart. Bu eğitim şiddetsiz iletişim, koçluk, transaksiyonel analiz yaklaşımlarının harmanlanması ve kendi annelik deneyimlerimle bir araya getirdiğim bir grup çalışmasıdır. Patenti bana aittir. 10 ay süren bu çalışma ile katılımcılar kendi kişiliklerine ve aile yapılarına uygun annelik modellerini ortaya koyarlar. Çocuklarının potansiyelini keşfetme konusunda farkındalık kazanırlar. Aile içinde sağlıklı iletişim kurma becerisi edinerek çözüm odaklı anne olmayı deneyimlerler.

Benim İçin Yavaşla Anne

Bu eğitimimizde çocuğun ağzından anneye şöyle bir sesleniş var: “Seni daha sakin, huzurlu ve neşeli görmek istiyorum anne. Biliyorum beni çok seviyorsun, hayat şartları diyorsun ama ben bunları anlamıyorum anne. Lütfen anne benim için bu hafta sonu dinlenip içine döner misin?” Sürekli, ev, iş, eş ve çocuklar arasında koşturmaktan nefes nefese kalan telaşlı güzel kadın. Gel bu hafta bizimle dinlen. 3 gün boyunca bütün rollerinden arınarak sadece kendin olmayı deneyimle. Kendi özünle, unuttuğun, ihmal ettiğin özünle tekrar bağlantıya geç diyoruz. Ve annenin bunları yapabilmesi için iç sesini duyma, değer analizi, motivasyon kaynaklarını tespit, etkili dinleme, ihtiyaçlarına gözlemci olma gibi uygulamalar yapıyoruz.

Anneler İçin Kariyer Koçluğu

Annelikle birlikte iş hayatında da başarıyı elde etmek isteyen Kadınlar için tasarlanmıştır. Halen iş hayatında olan, ara vermiş, yeni bir kariyer veya iş kurmak isteyen anneler katılmaktadır. Çalışmalar iki temel üzerine kuruludur. Potansiyelini keşfetme ve bu potansiyele uygun hedefler koyarak aksiyona geçme. Konulan hedeflere uygun stratejiler belirleme. Bu stratejileri hayata geçirirken karşılaşılan güçlüklere göre yeni aksiyonlar belirleme. 10 aylık bir çalışmadır. Her ay bir konu üzerine yoğunlaşılır. Ayda 1 kez 3 saatlik bir çalışma yapılır. Çalışmalar uygulamalı, dönüşümü harekete geçirecek çalışmalardır.

Neden özellikle bu eğitimlere yöneldiniz?

İş hayatım, okuduğum kitaplar ve yurt dışında on beşe yakın ülkede yaptığım gözlemler sonucu daha iyi, mutlu, başarılı, neşeli bir toplumun olabildiğini gördüm ve bizim toplumumuzun da bunları hak ettiğini daha da iyi olabileceğimizi düşündüm. Bu yola kadınlarla çıkmamın sebebi ise kadınlar erkeklere göre değişime daha açıklar ve yeniliğe daha kolay adapte olabiliyorlar. Bu yüzden bu eğitimlerde kadınlarla çalışarak, mutlu anne mutlu aile ve mutlu toplum inancımla yoluma devam ediyorum.

“Mükemmel anne” olma çabası içerisinde olan anneler acaba söz konusu iletişimde neyi kaçırıyorlar?

Hep kafalarında mükemmel anne olmak için yapılması gerekenler var. Bunları düşünüp yapmaya çalışırken gerçekte çocuklarının ne dediğini ve neye ihtiyacı olduğunu duymuyorlar, görmüyorlar.

“Anne beni duyuyor musun?” cümlesini çocuklar ne zaman kuruyorlar, ebeveynlerine nasıl ifade ediyorlar?

Çocuk böyle bir cümle kurmaz. Gerçekte duyulmadığında ve ihtiyaçları sağlıklı bir şekilde giderilmediğinde davranış ve hareketleriyle belli ederler. Örneğin, öfke, ağlama, vurma vb. her çocuğun kendine ait (ben duyulmuyorum) hareketi vardır. Çocuğunun bu hareketini maalesef “benim çocuğum şımarık, hırçın, inatçı, bu aralar çok huysuz” gibi şekilde yorumluyor anneler. Çocuğu duymak dediğimiz şey çocuğu bunlarla bana ne anlatıyor sorusunu sormaktır. Örneğin bu soruyu soran anne şöyle cevaplar bulabilir; çocuğum stresli (ev değişikliği, yeni kardeş, okula yeni başlama, tuvalet eğitimi vb.) pek çok şey çocukta strese neden olabilir, daha fazla ilgiye, sevgiye, şefkate, anlaşılmaya ihtiyacı olabilir, uykusu gelmiş olabilir vb.

Burda yanlış yaklaşımlar neler oluyor?

En temel yanlış yaklaşım aileler 30 yıllık tecrübelerini 3 yaşındaki çocuktan bekliyorlar. Bir söyleneni tek seferde anlayıp yapmasını bekliyorlar. O anda hangi olay yaşanıyorsa bir de çocuğun gözünden bakmayı deneseler onları daha iyi anlayabilirler. Şimdi bir hayal edin. Dünyaya geleli sadece 3 yıl olmuş, 90 cm boylarında devler arasında gezen küçük bir çocuksunuz. Karşınızdaki yetişkin size yukarıdan şunu yap bunu yapma diyor. Sizin de kendinizin yapmak istediği başka şeyler var ama o sizi dinlemiyor ve bu hiç istemediğiniz şeyi kendi iyiliğiniz için yapmanız gerektiğini söylüyor. Bu sizi ikna eder mi?

Dinleme ve duyma kavramları iletişimi nasıl yönlendiriyor?

Üç seviye dinleme var. Birinci seviye dinlemede karşıdaki ne derse desin biz kendi kafamızın içindekini duyuyor ve düşünüyoruz. Karşıdakinin ne demek istediğini duygu ve düşüncelerini duymuyoruz. Bu yetişkinler arası iletişimde de böyle.

Anne Baba Seminerleri Başlıyor!

Seminerlerin Amacı

• Anne babaları çocuk yetiştirme konusunda bilgilendirmek
• En çok karşılaşılan problemler hakkında bilinçlendirmek ve bunların üstesinden gelmelerine yardımcı olmak
• Çocukla sağlıklı bir ilişki kurmanın temellerini oluşturmak
• Anne-baba-çocuk ilişkisindeki yanlış davranışlarla ilgili farkındalık oluşturmak ve bu davranış şekillerinin yerine daha sağlıklı iletişim becerilerinin kazanılmasını sağlamak

Seminer Konuları

4 oturum sürecek seminerlerimizde aşağıdaki konular işlenecek ve aşağıdaki sorulara cevap verilecektir:

Oturum 1: Gelişim Evrelerini Anlamak ve Çocuklara Doğru Zamanda Doğru Alışkanlıkları Kazandırmak
• Uyku düzeni nasıl sağlanır?
• Uyku problemlerinin üstesinden nasıl gelinir?
• Doğru beslenme alışkanlıkları nasıl kazandırılır?
• Beslenme sorunlarının üstesinden nasıl gelinir?
• Tuvalet alışkanlığı nasıl ve ne zaman kazandırılmalıdır?

Oturum 2: Özgüvenli çocuk yetiştirmek
• Çocuklarda özgüven ne demektir? Neden önemlidir?
• Özgüvenli çocuk nasıl yetiştirilir?
• Çocuğun kaygı, endişe veya korku yaşadığı nasıl anlaşılır?
• Kaygı, endişe, korku ile nasıl baş edilebilir?

Oturum 3: Çocuklarda Sık Karşılaşılan Hassasiyetler Nelerdir? Bunlarla Nasıl Başa Çıkılır?
• Çocuklarda ne gibi hassasiyetler görülebilir?
• Dürtüsellik, hareketlilik, aşırı duyarlılık veya duyarsızlık durumlarında çocuğa nasıl yardım edilebilir?
• Bazı dokulara, tatlara, kokulara, sesler aşırı duyarlı çocuklara nasıl destek olunabilir?
• Duyu bütünleme/ergoterapi/fizyoterapi hangi durumlarda yardımcı olabilir?
• Çocuğumun duyusal ve motor becerilerini nasıl desteklerim?

Oturum 4: Öfke Krizlerini Sakince Karşılamak & Disiplinli Çocuk Yetiştirmek
• Sık görülen öfke krizleri ile nasıl baş edilebilir?
• Söz dinlemeyen, inatlaşan, öfke krizi geçiren çocuğa nasıl yaklaşılmalıdır?
• Öfke krizini tırmandıran ebeveyn davranışları nelerdir?
• Disiplin anlayışından ne anlamalıyız?
• Disiplinli olmak neden çatık kaşlı, “kuralcı” anne baba olmak değildir?
• Kural nasıl konulur? Kural koymaya ne zaman başlanmalıdır?
• Çocuğa “hayır” demek gerekir mi?

Kimler Yararlanabilir?

• 0-10 yaş çocuğu olan anne ve babalar
• Anne ve baba adayları
• Büyük anne ve büyük babalar
• Bakım verenler
• Eğitimciler

Programın Süresi ve Yönetimi

• Program 4 haftadır. Haftada bir oturum olarak düzenlenmiştir.
• Uzmanlar konu hakkında bilgilendirme yaptıktan sonra katılımcıların sorularını cevaplayacaklardır.
• Program sonunda sertifika verilecektir.

Tarih & Yer

• Seminerler iki farklı yerde yapılacaktır. Katılımcılar sadece bir yeri seçebilirler.

Lokasyon 1: Salı günleri: 26 Kasım, 3-10-17 Aralık 2019
Larus Kids, Göktürk Merkez Mah. 2.Kayın Sok. No:2/1 Larus Palas Eyüp, İstanbul

Lokasyon 2: Perşembe günleri: 28 Kasım, 5-12-19 Aralık 2019
ekipnormarazon, Valikonağı Cad., Polat Apt, No: 77/2, Nişantaşı, İstanbul

• Saat: 20.00 – 21.30 (tüm oturumlar)
• Rezervasyonlar ödeme yapılınca kesinleşir. Lütfen yerinizi en kısa zamanda ayırtın.

Seminer Ücreti

• Tek kişi – 4 hafta: 475TL
• Çift kişi (anne ve baba) – 4 hafta: 700TL
• Tek kişi – 1 oturum: 150TL
• Fiyatlara KDV dahildir.

SEMİNERE KAYIT OLMAK İÇİN HEMEN TIKLAYIN!

Semineri Veren Değerli Uzmanlar

Uzman Pedagog Belgin TEMUR


Biyografisi için tıklayınız –>
https://www.cocukludunya.com/uzman-yazilari/yazar/belgin-temur-uzman-pedagog/
** ** ** **

Uzman Pedagog Güzide SOYAK


Biyografisi için tıklayınız –>
https://www.cocukludunya.com/uzman-yazilari/yazar/guzide-soyak-uzman-pedagog/
** ** ** **

Uzman Fizyoterapist Yonca GÖRGÜL


Biyografisi için tıklayınız –>
https://www.cocukludunya.com/uzman-yazilari/yazar/uzman-fizyoterapist-yonca-gorgul/
** ** ** **

Eğitim Danışmanı, Pedagog Prof. Dr. Norma RAZON


Biyografisi için tıklayınız –>
https://www.cocukludunya.com/uzman-yazilari/yazar/norma-razon-egitim-danismani-pedagog/

Okul Öncesi Dönemde Çocuklara Kitap Okuma Alışkanlığı Kazandırma

Okul öncesi dönemde kitap tercihleri nasıl olmalı?

Okul öncesi çocukları için kitaplar mutlaka bol resimli, az yazılı olmalı. Bu dönem çocukları okuma-yazmayı henüz bilmedikleri için kitapla arsındaki bağı çizimleri, resimleri üzerinden kuracaktır. Bu yaş grubu, resimler üzerinden kendi hikâyelerini yaratabilirler. Böylece kitabın her sayfası üzerine uzun uzun konuşmak ve okurun hayal gücünü beslemek mümkün olur.

Ebeveynler bu tercihlerinde ne gibi hatalar yapıyor?

Ebeveynlerin en büyük hatası öncelikle çocuğunu iyi tanımamak, onun ilgilerini göz ardı etmek. Sonrasında ebeveynlerin genelinde maalesef “her kitap bir mesaj vermeli” gibi bir kaygı mevcut. Bu çok yanlış bir yaklaşım; kitabın mesaj vermek gibi bir zorunluluğu yoktur, kitap okura seçenekler ve bir olasılıklar dizisi sunar ve seçimi yine okurun kendisine bırakır. Ebeveynler tarafından yapılan hatalardan bir diğeriyse kitabı iyice araştırmadan, çocuğuna uygun olup olmadığını değerlendirmeden, okumadan almak.


Kelime Yayınları Yayın Yönetmeni Dr. Asya Çağlar

Alışkanlık kazandırmak için nasıl rutinler oluşturmalı?

Çocukla birlikte kitap okumak, birlikte kitabevleri gezmek, kütüphaneye gitmek, evdeki kitaplığı düzeltmek, kitap okuma etkinliklerine katılmak rutini edinildiği takdirde çocuk zaman içinde okuma alışkanlığını edinecektir.

Kitap okumanızı istemiyorsa nasıl bir yöntem bulmalısınız?

Eğer ki çocuk anne babasının kendisine kitap okumasını istemiyorsa diretmemek lazım. Bu durumda kitap okumayı oyuna çevirecek yöntemler uygulanabilir: ailece kitaptaki karakterler canlandırılabilir, kitabın kimi sayfasına renkli post-itler yapıştırılıp çocuk bir sayfadan bir diğerine yönlendirilebilir, ailece kitap okuma saatleri yapılabilir, ailece haftalık/aylık kitap okuma tablosu oluşturulabilir (etkinliğin sonuna bir ödül konursa çocuk açısından daha ilgi çekici olacaktır).

En Güzel Çocuk Şarkıları: Bebeğim Kocaman Onu Tutamam

BEBEĞİM KOCAMAN ONU TUTAMAM

Bebeğim kocaman, onu tutamam,
Ninniler söylerim hiç uyutamam,
Oynayıp gülüyor, bizi süzüyor,
Mamasını yemiyor, beni üzüyor,
Evcilik oynarken bana eş olur.
Hem anne hem baba hem kardeş olur.
Oynayıp gülüyor, bizi süzüyor
Mamasını yemiyor, beni üzüyor.

En Güzel Çocuk Şarkıları: Bayrak

BAYRAK

Atalarım gökten yere
İndirmişler al yıldızı
Bir buluta sarmışlar ki
Rengi şafaktan kırmızı
Vazifemdir bayrağımı
Üstün tutmak her bayraktan
Can veririm
Kan dökerim
Vazgeçemem ben bu haktan
Vazgeçemem ben bu haktan

En Güzel Çocuk Şarkıları: Babalar Günü

BABALAR GÜNÜ

İşte bugün senin günün, kutlu olsun babacım
Tüm çocuklar benim gibi, mutlu olsun babacım
Benim sen canımsın
Benim sen babamsın
İsterim ki hep yanında ben olayım babacım
Yanağına bir öpücük kondurayım babacım
Benim sen canımsın
Benim sen babamsın

En Güzel çocuk Şarkıları: Aydede

AYDEDE

Ay dede ay dede
Gündüz olunca kaçarsın
Geceleri ışık saçarsın
Ben bir rokete binerim
Senin yanına gelirim.

En Güzel Çocuk Şarkıları: Arkadaşım Eşek

ARKADAŞIM EŞEK

Kaç yıl oldu saymadım, köyden göçeli
Mevsimler geldi geçti görüşmeyeli
Hiç haber göndermedin o günden beri
Yoksa bana küstün mü unuttun mu beni
Dün yine seni andım gözlerim doldu
O tatlı günlerinin bir anı oldu
Ayrılık geldi başa katlanmak gerek
Seni çok çok özledim arkadaşım eşek
Arkadaşım eş
Arkadaşım şek
Arkadaşım eşek
Yaban tayları çayırda tepişiyor mu
Çilli horoz kedilerle dövüşüyor mu
Sarı kız minik buzağıyı sütten kesti mi
Kuzularla oğlaklar sevişiyor mu
Uzun kulaklarını son bir kez salla
Tüm eski dostlarımdan bir haber yolla
Ayrılık geldi başa katlanmak gerek
Seni çok çok özledim arkadaşım eşek
Arkadaşım eş
Arkadaşım şek
Arkadaşım eşek

En Güzel Çocuk Şarkıları: ARI

ARI

Yaz geldi, çiçekler açtı
Arılar hep çalıştı
Arı vız vız vız diye çalışır
Arı vız vız vız diye çalışır
Önce menekşeyi koklar
Sonra gülü emeriz
Arı balını, arı balını
Arı balını, arı balın
Biz çok severiz
Fırtınalı günde kışın
Karlı buzlu havada
Arı uyuklar, arı uyuklar
Arı uyuklar, arı uyuklar
Sıcak yuvada
Yaz geldi nazlı çiçekler
Güzel güzel açalım
Haydi arılar haydi arılar
Haydi arılar, haydi arılar
Biz de yuvadan kıra çıkalım

Çocuk Aktivitelerinden Puzzle Yapmanın Değeri

Çocuk Aktivitelerinden Puzzle Yapmanın Değeri

Söz konusu çocukları olduğunda tüm ebeveynler fazlasıyla hassastır. Miniklerinin sağlıkla büyüdüğünü izlemek; onun çocuk gelişimi açısından geride kalmadığını gözlemlemek ve çocuklarını iyi bir birey olarak yetiştirmek tüm anne-babaların öncelikli isteklerindendir. Ebeveynler sıraladığımız tüm bu isteklere ulaşmak için, çocuklarıyla kaliteli vakit geçirmeye önem verirler ve bu fikirleri doğrultusunda miniklerle yararlı çocuk aktiviteleri yaparlar. Bu aktivitelerden biri de şüphesiz ki puzzle yapmaktır. Bugün sizler için hazırladığımız bu içerikte puzzle yapmanın çocuk gelişimi açısından değerine değineceğiz. Fakat siz daha çok çocuk aktivitesine ulaşmak isterseniz “Çocuklarla Evde Yapılabilecek Aktiviteler” yazımızı okumanızı öneririz.

Puzzle Nedir?

Küçük şekillerle bir bütün oluşturmak için hazırlanmış hobi malzemesine puzzle denmektedir. Türkçe’de yapboz ismiyle anılan puzzlelar yetişkinler için bir hobi eşyası olmasının yanı sıra çocuklar için de oldukça yararlı bir oyuncaktır.

Puzzle Kazanımları

Bir ebeveyn olarak çocuğunuzla birlikte puzzle yapmak istiyorsanız fakat bu çocuk aktivitesinin ne kadar faydalı olduğunu bilmiyorsanız içeriğimizin bu bölümünü dikkatle okuyun!
Puzzle yapmanın faydalarına geçecek olursak,
• Tek başına yalnızca bütünün ufak bir detayı olan parçaların birleştirilmesi mantığına dayanan puzzle, tanımdan da anlaşılacağı üzere yapımı sırasında büyük bir zihinsel çaba gerektirir. Özellikle çocukların puzzle yapmak için çaba harcamaları onların zihinsel gelişimini büyük oranda destekler.
• Çocuğunuzla puzzle yapma yolculuğuna el ele çıksanız bile, bir süre sonra onu bu yolculukta yalnız bırakmalısınız. Sonrasında parçaları bir araya getirerek yapbozu tek başına tamamlayan çocuğunuzun özgüven duygusunda bir artış olacaktır. Yani miniğiniz puzzleını kendisi yaparak yeni bir şey başarmanın hazzını tadacaktır. Bu haz da onun özgüvenini destekleyecektir.
• Günümüzde yani teknoloji çağında çocukların tabletlerle gereğinden fazla vakit geçirdiğini gözlemlemek mümkün. İnternet ile istedikleri çizgi filme ya da oyuna çabucak ulaşabilen çocuklar sabırsız oluyor. Bu noktadan hareketle de puzzle, miniklere sabırlı olmayı öğretme noktasında önem kazanıyor. Çünkü puzzleı hemen yapamayan çocuklar onu yapmak için emek harcarken farkında olmadan sabırlı olabilmeye ilk adımı atıyorlar.
• Her yaş grubuna özel farklı sayıda parçadan oluşan puzzlelar vardır ve bu puzzlelar tasarımcıları tarafından çocukların bulundukları yaş grubuna uygun şekiller içermektedir. Yani çocuklar yaşlarına uygun puzzlelar yaparak yeni şekillerle, yeni renklerle tanışırlar. Bu da onların yeni bir kazanım elde etmesi anlamına gelmektedir.
• Puzzle yapma sırasında çocuğunuz elindeki parçaları birleştirerek o bütünü elde etmeyi hedefler. Yani çocuğunuz puzzle yaparak önce bir şey hedeflemeye sonra da bu hedefe ulaşmak için çabalamaya alışır. Hedef bilincinin ne denli önemli olduğunu düşündüğümüzde puzzleın çocuklara kattığı bu değerin önemini kolaylıkla anlayabiliriz.
• Çocuklar için yapılan puzzlelar büyük parçalardan oluşmaktadır. Miniğin puzzle yaparken bu büyük parçalarla ilgilenmesi onun kaba motor becerilerini desteklemektedir. Ayrıca çocuğun yapbozun parçalarını bulunduğu yerden kaldırması da onun ince motor becerilerinin gelişimini desteklemektedir.
• Çocuğunuzun ileride yapacağı mesleği dahi belirleyecek etmenlerden biri de; el göz koordinasyonunun gelişkinliğidir. Puzzle yapan çocuğun hızlıca eline aldıklarını yerine yerleştirme isteği, onun el göz koordinasyonunun gelişiminde önemli bir rol oynayacaktır.
Puzzleların çocuklara kattıkları yukarıda sıraladığımız gibidir. Siz de bu anlatılanlardan yola çıkarak puzzle yapma eylemini çocuğunuzun zihinsel gelişim seviyesini maksimize eden bir aktivite olarak görmektense, onun çocuk gelişimini destekleyici bir aktivite olduğunu düşünmelisiniz.

Çocuğunuz Kaç Yaşında Puzzle Yapmaya Başlamalı?

Ebeveynlerin puzzle yapmayı kaliteli bir aktivite olarak gördüğü için çocuklarının puzzle yapması konusunda istekli olduklarını dile getirmiştik. Bu noktada anne ve babaların akıllarında beliren bir diğer soru da; çocuklarının ne zaman puzzle yapmaya başlayabilecekleri oluyor. Sıradaki bölümümüzde bu sorunun cevabını sizlerle paylaşacağız.
Puzzle, içeriğimizin başından beri belirttiğimiz gibi bir aktivitedir ve çocukların yapılan aktivitelerden verim alması için gereken unsur; çocuğun gerçekleştirdiği aktiviteden keyif almasıdır. Yani çocuğunuz puzzle yapmaktan keyif almaya başlayacak bir erişkinliğe ulaştığında onunla puzzle yapmaya başlayabilirsiniz. Uzmanların bu konudaki önerileri, puzzle yapmak için 2-3 yaşın yerinde olduğudur.

Yaş Gruplarına Göre Puzzle Seçimi

Ebeveynlerin en çok merak ettiği konulardan bir diğeri de; çocuklarına alacakları puzzleların kaç parça olması gerektiğidir. Uzmanların konuya dair önerilerini listeleyecek olursak;

2-3 yaş için önerilen puzzlelar: 4 ya da 12 parçadan oluşmalıdır.

3-5 yaş için önerilen puzzlelar: 12 ya da 50 parçadan oluşmalıdır.

5-6 yaş için önerilen puzzlelar: 50 ya da 100 parçadan oluşmalıdır.

Hazırladığımız tüm içerikten de anlayabileceğiniz gibi puzzlelar çocuk zihinsel ve fiziksel gelişimini fazlasıyla destekleyen bir aktivitedir. Siz de bu noktadan hareketle çocuğunuzun puzzle yapması noktasında çok istekli olabilirsiniz. Ama unutmamalısınız ki her çocuk farklıdır; her çocuk özeldir. Yani sizin çocuğunuz puzzle yapmak istemeyebilir. Böyle bir durumla karşılaşırsanız çocuğunuzun puzzle yapması için çok ısrarcı olmaktansa onun isteklerine saygı göstermelisiniz. Son olarak miniğinizin zihinsel becerilerini destekleyecek bir öneri daha isterseniz sizi ÇocukluDünya’daki Zeka Kartları bölümüne davet ediyoruz.