Yazılar

Çocuklar ile Uçak Yolculuğunu Kolaylaştırmanın Yolları

Uzun uçak yolculuklarında çocuklarınız ile yolculuk yapmak bir kargaşa haline mi geliyor, ya da onları uçuş sırasında oyalayacak aktiviteler mi arıyorsunuz? Hadi birlikte çocuklarda uçak yolculuğunu kolaylaştırmanın bazı yollarına bakalım.

Oyuncaklar

uçak yolculuğunda çocuklara oyuncak

0-6 yaş çocuklar için oyuncakların zannettiğimizden de büyük etkisi vardır. Oyuncaklar arasından çocuğunuzun en sevdiklerini yanınıza alarak yolculuğa çıkabilirsiniz. Çocuklar çabuk sıkılabilen bir yapıya sahiptirler bu yüzden oyuncaklarda çeşitli olmak uçuşunuzun kolaylaşmasını sağlayacaktır. Örneğin en sevdiği oyuncak ayısından sıkıldığı ve mızmızlanmaya başladığı zaman hemen onun dikkatini başka sevdiği bir oyuncak olan oyun hamurlarında toparlayabilirsiniz. Çocuklar dünyayı araştırmaya ve incelemeye algıları çok açık olduklarından dolayı oyun hamurunu incelemek, yapısıyla oynamak onlara ilginç gelebilir. Bir diğer yandan eğer çocuğunuz oyun hamuru gibi şeylerle oynayamayacak kadar küçük ise zekâ kartları ve gene sevdiği bir pelüş oyuncağı tercih edilebilir. Çocuğunuz ağlamaya başladığında pelüş oyuncağını onunla bir arkadaş gibi konuşturarak elinizle pelüş oyuncağı oynatmak dikkatlerinin dağılmasını sağlayıp ağlama krizi sırasında ilgisi daha önce konuştuğunu fark etmemiş olduğu o oyuncağa kayacaktır. Aynı zamanda zekâ kartları da gerek renkleri gerek görsellerin dikkat çekiciliği olsun çocukların ilgisini çekerek dikkatlerini dağıtmalarını sağlayacaktır.

Aktivite Oluşturmak

Çocukların dikkatlerini toparlamak adına çeşitli aktiviteleri uçuş sırasında da uygulayabilmek mümkündür. Boya kalemleri ve boyama kitapları onlar için uzun süre dikkat dağıtıcı faaliyetler olabilir. Sıkıldıkları anda boyamaya siz de dâhil olup birlikte eğlenceli anlar yaratabilirsiniz. Bir başka aktivite olarak birlikte kelime oyunları tercih edilebilir. Ben neyim (Tuttumculuk)? Son zamanlarda çocukların ilgisini çeken oyunlardan birisidir. Oyuna göre; mekânın içinde bulunan herhangi bir kişi veya nesneyi bir kişi aklında tutar ve “Tuttum” der. Daha sonrasında karşıdaki kişi de onun aklında ne tuttuğunu aklındaki nesnenin, rengini, şeklini, büyüklüğünü veya küçüklüğünü, cinsiyetini vb. sorular sorarak bulmaya çalışır. Bu durum hem çok fazla kişi ile uçuş yapıldığından dolayı hiçbir eşya gerektirmeksizin çocuğun ilgisini ve algısını açarak renkler, sayılar, şekiller ile pratik yapmasını sağlayıp hem de çocuğa keyif vererek uzun süre oyalanmasını sağlayacak oyunlardan birsidir. Örneğin anne aklından kırmızılı şapkalı bir kadını tutar ve “Tuttum” der daha sonrasında çocuk rengini, şeklini, cinsiyetini sorarak mekânın içinde bu kişiyi veya nesneyi aramaya başlar. İlk başta çocuğun oyunu kavrayabilmesi adına soruları sizin sorarak bulmanız daha kolay bir yoldur.

Kıyafetler

uçak yolculuğunda çocuk kıyafeti

Özellikle 0-6 yaş gurubu çocuklarda kıyafetlerin yedeğini bulundurmak çok önemlidir çünkü bu yaş grubunda gerek yemek kazaları, gerek tuvalet problemi gerek hareketli oldukları için üstlerinin kolaylıkla kirlenebiliyor olmasından dolayı çok önemlidir. Bebeğiniz 0-2 yaş aralığında ise sürekli bez değiştirme durumundan dolayı tek parça bodyler bulundurmak pantolon, tişört vb. kıyafetler bulundurmaktan daha pratik olabilir. Eğer çocuğunuz 3-6 yaş aralığında ise yanınıza bolca tişört, atlet, külot, uçuş sırasında rahat edebilecekleri eşofmanlar, taytlar bulundurmak ya da tercih etmek daha mantıklı olabilir.

uçakta bebek emzirme

Emziren Anneler

Emziren anneler için uçak yolculuğu belki de daha zorlayıcı bir faktördür. Uzun yolculuklarda sütün yeterli olmamasından dolayı bebek ve anne arasında zorlayıcı bir süreç gerçekleşiyor olabilir. Bundan dolayı uçuştan önceki günde annenin sütü arttıran ve gaza sebep olmayan besinler tüketmeleri çok önemlidir. Geceden sütü sağarak biberonlarda muhafaza edilerek uçuş için ek süt oluşturulabilir. Diğer bir yandan bebeğin gaz atakları için rahatlatıcı masajları öğrenerek fitilleri yanınızda bulundurmak da akıllıca bir tercih olabilir. Ek gıdaya geçmiş bebeklerde ise gene gaz yapmayan, uçuş sırasında onların bünyesini rahatsız etmeyecek ve yemeyi sevdikleri besinler yanınıza alınabilir.

Uyku ve Çocuk

Uçak yolculuğundan önce eğer çocuk uykusunu güzel bir şekilde almaz ise muhtemelen yolculuk sırasında hem onun için yeni bir atmosfer olan uçakta hem de uçuşun uzun sürebilmesinden dolayı huzursuz ve mızmız olacaktır. Bu yüzden bir önceki gece ve uçuş sırasında çocuğu uyumaya teşvik etmek de önemlidir. Sakinleştirici şarkılar veya videolar bu süreçte tercih edilebilir. Başka bir tercih olarak da çocukların en sevdikleri masal kitaplarını da uzun uçuşlarda yanınıza alarak hem onları oyalayabilir hem de dingin bir ses tonu ile kitabı okuyarak uykularının gelmesini sağlayabilirsiniz. Şarkı söyleyen oyuncaklar da uykuyu kolaylaştırmak adına yanınıza almak iyi bir tercih olabilir.

ebeveyn uçak yolcuğu

Ebeveyn ve Uçuş

Her ne kadar uçuş çocuklar için zor bir faktör gibi gözükse de ebeveyn için de yıpratıcı bir süreçtir. Bundan dolayı ebeveynin de uçuştan önce uykusunu güzelce almış olması, çocuğuna aldığı gibi kendisine de yedek kıyafetler almış olması önemli olmakla birlikte yorucu bir güne başlamadan önce vitamin alarak bağışıklığı desteklemek ebeveyn için iyi bir fikir olabilir. Sabır edebilmek ve çocuğu nazik bir dil ile yönlendirebiliyor olmak kolay bir uçuşun anahtarıdır. Bunlardan dolayı da ebeveynin kendisine de özen gösteriyor olması hayati bir faktördür. Özellikle anneler ve bebekler. Bebek ilk 2 sene boyunca bedenen ve zihnen anne ile bir bütün olmasından dolayı annenin stresini ve olumsuz ruh halinden etkilenerek huzursuz olabilmektedir. Tüm bunlardan dolayı kolay bir uçuş sağlamak için her şeyden önce ebeveynin kendisini iyi hissediyor olması ve çocuğun da kendisini iyi hissetmeye yöneltecek bir faktör olabilir.

 

Bu yazı Gizem Ezgi Akyol tarafından hazırlanmıştır.

Çocuklara İlk Telefonu Almak ve Dijital Dünyayı Öğrenmelerini Sağlamak İçin Öneriler

Çocuklarımız bizler için dünyadaki en kıymetli varlıklar. Ne var ki, gün geçtikçe ebeveynlerine olan ihtiyaçları, büyümeleriyle ve kendi ayakları üzerinde duran bireyler olma yolunda ilerlemeleriyle azalıyor. Bunun yanında, yaşadığımız çağın getirdiği bazı yeniliklere de ayak uydurmaya çalışıyoruz ve çocuklarımızı da kendimizle beraber bu çağın getirilerine uyarlamaya çalışıyoruz. Bu getirilerden belki de akla ilk geleni teknoloji. Dünyamız artık dijitalleşti, teknoloji hayatımızın her yerinde karşımıza çıkıyor. Her konuda olduğu gibi dijitalleşme de içerisinde birtakım avantajlar ve dezavantajlar barındırıyor. Çocuğun değişmekte ve hala şekillenmekte olan ruhunun kontrolden çıkmasına yol açabilen faktörleri ele aldığımızda, dijitalleşme ve daha az ebeveyn kontrolü ile dış dünyayla hızlı ve sürekli iletişim kurabilmek diyebiliriz.

Çocuğa Doğru Yaşta Telefon Almanın Önemi

Çocukların erken yaşta telefon sahibi olmalarının olumsuz durumlara sebep olduğu bir gerçek. Hatta, Amerika’daki Bridgewater State Üniversitesi’nin yaptığı araştırmaya göre, bu çocukların (ilkokul-ortaokul çağı) siber zorbalığa uğrama olasılıklarının daha yüksek olduğu söyleniyor. Bu olumsuz durumların sebebini ise şöyle açıklayabiliriz, 7-10 yaş aralığındaki çocuklar birtakım becerilerini öğrenmeye devam ediyorlar. Henüz, etraflarında gelişen olayları değerlendirmekte iyi değiller. Bu becerilerden bazıları ise başkalarının bakış açısını anlayabilme ve empatiyi anlamaya başlama. Örneğin, bu yaşlardaki bir çocuğun, arkadaşına mesaj atıp kısa sürede bir geri dönüş almazsa, hızlıca “arkadaşım mesajıma geri dönmedi, demek ki benden nefret ediyor” fikrine kapılması yüksek bir ihtimal.

çocuğa kaç yaşında telefon alınır

 

Çocuğa İlk Telefon Kaç Yaşında Alınmalı?

Uzmanlara göre çocuğa telefon alma yaşı her çocuk için farklılık gösterir. Bu yüzden, bu sorunun cevabını bulacağınız kişi de yine kendi çocuğunuzdur. Aşağıdaki soruların cevabını verdiğiniz takdirde, çocuğunuza ilk telefonunu alabileceğiniz en doğru zamanı bulabilirsiniz.

  • Çocuğunuz ekran başında geçirmesi için müsaade ettiğiniz süreye uyuyor mu yoksa aşıyor mu?
  • Çocuğunuz sosyal becerileri gelişmekte mi yoksa bu becerilere sahip değil mi?
  • Çocuğunuzun arkadaşlarıyla ve çevresindekilerle çevrim içi iletişimini nasıl değerlendiriyorsunuz?

çocukların dijital dünyayı tanıması

Çocuğun Dijital Dünyayı Öğrenmesini Sağlamak İçin Öneriler

Çocuğunuza rol model olun:

Çocuklar etraflarını gözlemler ve ebeveynlerini rehber olarak görür, onları taklit ederler. Bu noktada dijital dünyadaki bir birey olarak onlara doğru mesajları verecek şekilde davranmanız önemli.

 

Kuralları açıkça belirleyin:

Teknolojiyi kullanırken çocuğunuza nasıl davranması gerektiğini, vaktinin ne kadarını harcayabileceğini ona en baştan bahsetmelisiniz.

 

Empati ve saygıyı vurgulayın:

Çevrimiçi ortamda karşıdakini yüz yüze görmemek çocuklarda karşı tarafın daha soyut kalmasına sebep olabilir. Bu yüzden de karşılarındaki kişiyi söyledikleriyle etkileyebileceklerini fark etmeyebilirler. Çocuğunuza karşıdakinin de bir birey olduğunu, saygı ve empati penceresinden bakmalarını anlatabilirsiniz.

Çocuklarla İzlenecek Film Önerileri

Çocuk filmleri çocuklarınızla eğlenceli vakit geçirmenin bir yolu olabilir. Ailecek geçirilmek istenen bir hafta sonunda bütün aile çocuk filmi izleyebilirsiniz. Sadece çocuğunuzun değil, sizin de keyif alacağınız aynı zamanda içinden ders çıkarabileceğiniz çocuk filmleri keyif alacağınızı umarak sizin için derledik.

 

Çocuk Filmleri

İnanılmaz Aile – 2004

inanılmaz aile filmi

İnanılmaz Aile, normal ailelerden farklı olarak değişik süper güçlere sahip bir ailenin hikayesini anlatır. Aile, süper güçlerini etraftan saklamaya çalışır fakat işler istendiği gibi gitmez. Hikaye, ailenin babası Bob Parr’a yani Bay İnanılmaz’a verilen özel görevle başlar. Bob, özel göreve tek başına giremez ve ailesini de dahil etmek zorunda kalır. Ailenin özel göreve girmesi, maceralı hayatlarına atılan ilk adımdır.

IMDB: 8/10

Arabalar -2006

arabalar filmi

Yarış arabası Şimşek Mcqueen yarışa gitmek üzere çıktığı yolda Route 66 isimli yoldan geçerken hem kendine hem de yola zarar verdiği bir kaza geçirir. Tamir olması için uzun bir süre kasabada kalması gerekiyordur. Kasabada kaldığı süre zarfında hayat ve kendisiyle ilgili birçok gerçek fark eder ve hayatın anlamı artık onun için yarışlarda edindiği birincilikler değildir. Dostluğun, sevginin ne olduğunu öğrenir. Asıl yarışın hayatın ta kendisi olduğunu fark eder.

IMDB: 7.2/10

Yukarı Bak – 2009

yukarı bak filmi

Evine birsürü balon bağlayan çılgın baloncu Carl Fredricksen vefat eden eşinin hayalini gerçekleştirmek için evini bu balonlarla uçurmaya karar verir. Uçurmayı başarır fakat Carl, yanına bir de 8 yaşında bir yol arkadaşı aldığından habersizdir. Yol arkadaşıyla çıktığı yolculukta mutluluğu, hüznü, eğlenceyi yaşar ve unutulmaz bir yolculuğa dönüştürür.

IMDB: 8.3/10

Inside Out – 2015

inside out filmi

Bir Pixar filmi olan Inside Out, normalde görmeye alışkın olduğumuz değişik karakterler, objeler, hayvanlar yerine Inside Out filminde duygular ön plana alınmış. Film, ana karakter olan Riley’nin duygularına odaklanıyor. Riley’nin her duygusunu temsil eden bir renk ve karakter var. Neşe, korku, öfke, tiksinti ve üzüntü için farklı renk ve karakter bulunmakta. Çocuklara eğlenceli bir animasyon izletirken aynı anda duygular hakkında da fikir sahibi olmasını sağlayabilirsiniz.

IMDB: 8.2/10

Zootropolis: Hayvanlar Şehri – 2016

hayvanlar şehri filmi

Zootopia içinde insan bulunmayan ve tüm hayvanların istediği gibi yaşayabildiği bir metropoldür. Film, Zootopia’da yaşayan Tilki Nick’in kendi üzerine atılan suçla nasıl baş etmeye çalıştığını anlatan polisiye temalı bir animasyondur. Polis memuru Judy ile Tilki Nick’in ortaklığı filmi akıcılaştırırken aynı zamanda eğlenceli görüntüler ortaya çıkartmıştır.

IMDB: 8/10

Mulan – 2020

mulan animasyon

Mulan, özgürlüğüne düşkün bir kadındır fakat yaşadığı dönem buna müsaade etmemektedir. Yaşadığı dönem, kadınların evde kalıp çocuklara bakmaları gerektiğini desteklemektedir. Orduda görev alma zorunluluğu gelir fakat Mulan’ın babasının sağlığı yerinde değildir. Kadınların orduda görev alması yasaktır fakat Mulan, babasının hasta bir şekilde askere gitmesini istemediği için erkek kılığına girer askere gider. İçinde hem mücadele hem de aşk barındıran bu film, çocuklara rollerin ve mesleklerin cinsiyeti olmadığını öğretmede de faydalıdır.

IMDB: 5.7/10

 

Sizin de tavsiye ettiğiniz çocuk filmler varsa bize yazabilirsiniz.

 

İlginizi çekebilecek düğer yazılarımız:

 

 

Bu yazı Ece Bolulu tarafından hazırlanmıştır.

 

 

Yazın Bebeğinizi Gezdirirken Dikkat Etmeniz Gerekenler

Yaz aylarında havanın güzelliği hepimizde dışarı çıkma isteğini arttırıyor hele ki geçirdiğimiz soğuk bir kıştan sonra. Dışarda bebeğinizle vakit geçirmek hem siz hem de çocuğunuz için oldukça eğlenceli bir aktivite olabilir. Fakat yazın birlikte gezerken nelere dikkat etmelisiniz? Neler yapmak bu zamanınızı hem keyifli hem de sağlıklı geçirmenize yardımcı olur gelin bir göz atalım.

Güneş Kremini İhmal Etmeyelim

bebeklere güneş kremi

Yazın hepimizin en çok dikkat etmesi gereken şey tabii ki de güneş kremi kullanmak. Bebeğinize uygun olan güneş kremini açık güneşli alanlarda bulanacaksanız iki saatte bir yenilemeli hatta denizde veya havuzda iseniz saatte bir güneş kreminizi yenilemeyi ihmal etmeyin. Alerjik bünyeli bebekler için güneş kremi seçerken uzmanınıza danışmanızı öneririz.

Bolca Yedek Kıyafet!

çocuklara yedek kıyafet

Bebek çantasını gezerken taşımak bazen zor olabilse de havanın sıcaklığından dolayı bebeğiniz elbet terleyecektir, terinin üzerinde kurumamasına ve kıyafetlerini değiştirmeye özen göstermelisiniz. Olabildiğince %100 pamuk içerikli giysiler, bol ve açık renkli kıyafetler giydirmek de isilik riskini azaltan doğru bir tercih olacaktır. Özellikle açık alanda geziyorsanız ya da bebeğiniz açık alanda oynuyorsa şapkasını taktığından emin olun.

Onun İsteklerine Göre Aktiviteler Planlayın.

yazın çocuklarla yapılabilecek aktivite

Bebeğinizle dışarı çıkarken nelerden hoşlandığını, keyif aldığını ve nelerden huzursuz olduğunu hesaba katarak plan yapın, bu hem sizi daha az yorar hem de bebeğinizi daha mutlu edecektir böylece ikiniz de geçirdiğiniz zamandan daha çok keyif alabilirsiniz.

Kalabalıktan Uzak!

Bebek ile kalabalıktan uzak aktivite

Çoğu bebek kalabalıkta huzursuz hisseder fakat oyun parklarına gelince böyle bir durum genellikle söz konusu değildir. Onun mutlu olabildiği, kendini rahat hissettiği yerlerde olmanız her ne kadar önemli olsa da Covid-19’un hala devam ettiği süreçte bebeğinizin ve kendinizin sağlığı için kalabalık yerlerdense daha sakin yerlerde vakit geçirmenizi öneririz. Özgürce koşabileceğiniz veya başka oyunlar oynayabileceğiniz doğa ile iç içe yerlerde piknik yapmak ya da kumsalda zaman geçirmek keyifli öneriler olabilir.

Sık Sık Bez Değiştirin

yazın sık sık bebek bezi değiştirme

Yazın pişik olma riskini biraz daha azaltmak için dışarıda olduğunuzda da altını sık aralıklarda değiştirmelisiniz. Bebeğiniz de yaz aylarında terlediği için kuru bir bezinin olması onu da rahatlatacaktır ve daha kaliteli zaman geçirecektir.

Bol Sıvı Tüketimi

yazın bebeklerin su tüketimi

Bunu eklemeden olmaz! Yanınızda her zaman bebeğinizin tüketebileceği su ve diğer sıvıları yanınızda taşımalısınız ve sıklıkla bebeğinize su içirmelisiniz.

 

 

Bu yazı Şebnem Sezer tarafından hazırlanmıştır.

Devam Sütü Ne Zaman Kullanılmalı? Faydaları Nelerdir?

Gelişim çağındaki çocuklar için beslenme büyük önem taşır. Özellikle de 0-2 yaş arasındaki beslenme, bebeklerin gelişimindeki kritik bir dönemdir. Bu gelişimdeki en önemli nokta da anne sütüdür. Bebekler 2 yaşına kadar anne sütü almalıdır. Anne sütünün içinde bulunan bileşenler sayesinde, bebek ihtiyacı olan tüm besinleri alır. Fakat bazen elinizde olmayan durumlardan dolayı bebek, anne sütünden yararlanamayabilir. Bu tarz bir durumda bebek, anne sütünün eksikliğini kapatmak için devam sütü ile beslenebilir.

Devam Sütü Nedir?

Anne sütünün eksikliğinde kullanılan devam sütlerine aynı zamanda bebek maması da denir. Devam sütleri, inek sütünün içine çeşitli besinlerin katılmasıyla oluşur. Devam sütünün, anne sütünün yerine kullanılmasının en büyük sebebi içerdiği bileşenlerin benzer olmasıdır. Tıpkı anne sütünde bulunduğu gibi, devam sütünde de çeşitli vitaminler, proteinler, mineraller ve yağlar bulunur. Ama en önemlisi prebiyotiklerdir. Anne sütü prebiyotik bakımından oldukça zengindir ve bu prebiyotikler sayesinde yararlı bakteriler oluşur. Devam sütü her ne kadar formüle edilmiş bir besin olsa da içerdiği mineraller sayesinde bebek gelişimine büyük katkıda bulunur yani devam sütünün bebeklere olan faydası büyüktür.

Devam Sütü ve Anne Sütü Arasında Ne Fark Vardır?

Devam sütü, her ne kadar anne sütüne benzetilmeye çalışılsa da arada farklılıklar vardır. En büyük fark sindirim şekilleridir. Anne sütünden farklı olarak devam sütünün içinde kazein proteini daha fazla bulunmaktadır. Bebekte tokluk hissini yaratan da budur. Kazein sindirim süresini uzatır. Anne sütünün içinde daha az kazein bulunur bu yüzden anne sütünün sindirimi daha hızlı gerçekleşir.

Devam Sütünün Faydaları Nelerdir?

Devam sütü, içerdiği sağlıklı mineral ve vitaminler sayesinde bebek gelişimine katkıda bulunur. Özellikle bebeklerin vücut ve bağışıklık sistemi gelişimini oldukça destekler. Devam sütü, sadece beden gelişimini değil aynı zamanda zihinsel gelişimi de olumlu etkiler. Aynı zamanda içerdiği prebiyotikler sayesinde bağışıklık sistemi düzenlenir ve bebeklerde oluşan gaz problemlerini de azaltır. Ek olarak devam sütü, bebeklerin uykusunun da düzenlenmesine yardımcı olur.

Devam Sütünün Zararları Nelerdir?

Devam sütünün, bebekler üzerinde direkt olarak zararlı bir etkisi yoktur ama yanlış kullanılırsa bebeğe zarar verebilir. Örneğin, eğer yaş kurallarına uymayıp bebeğinizi sadece devam sütüyle beslerseniz, bu durum bebeğinize zarar verebilir. Bebeğinizi devam sütüyle beslerken aynı anda ek gıda ile de beslemelisiniz. Peki ek gıda ve devam sütü ölçüsünü nasıl dengelemelisiniz?

Devam Sütü Kullanımının Püf Noktaları Nelerdir?

devam sütü nasıl kullanılır

6 ile 9 ay arasında bebeklerin beslenme rutinin %70’i anne sütünden oluşurken kalan kısım ek gıda takviyesiyle doldurulmalıdır. 9 ay ile 1 yaş arasındaki zaman diliminde ise bu ayrım eşit olmalıdır. Bebek anne sütünü ne kadar tüketiyorsa aynı şekilde ek gıdayı da aynı miktarda almalıdır. Anne sütünün olmadığı senaryolarda da bebek, devam sütü almalıdır. Peki devam sütü kullanım talimatları nedir, ne miktarda kullanılmalıdır?

Devam Sütü Nasıl Kullanılmalıdır?

Öncelikle devam sütüne geçilmeden önce doktora danışılması önemlidir. Çocuğunuz 2 yaşından küçükse doktorunuzun devam sütünü önerme ihtimali fazladır çünkü bebekler 2 yaşına kadar anne sütüne ihtiyaç duyar. Doktorunuz size mutlaka kullanım talimatlarını verecektir fakat kullanımı oldukça kolaydır. İlk olarak devam sütü, hazırlandığı gibi kullanılmadır yani taze olması önemlidir. Devam sütü bekletilirse, içindeki besin değerini kaybetmeye başlar ve ekşir. Hazırladıktan sonra direkt olarak tüketilmediyse ve soğuduysa tekrardan ısıtmak doğru değildir. Süt, dinlenme esnasında sıcaklığını kaybettiyse biberonu ısıtabilir ya da benmari yöntemiyle sütü ısıtabilirsiniz. Eğer devam sütünü hazırlandığı gibi kullanabileceğiniz bir ortamda bulunmuyorsanız, hazır paketlenmiş devam sütü tercih edebilirsiniz.  Devam sütü hazırlık aşaması da oldukça kolaydır. Kutudan çıkan ölçeği kullanmanız ve kutunun üzerindeki talimatlara uymanız gerekir. Öncelikle, 10 dakika kaynattığınız suyun 40 derece sıcaklığa düşmesini bekleyin. Kullandığınız mamanın kutusunda belirtildiği ölçüde mamayı suya ekleyin. Genelde her 30 ml su için bir ölçek mama eklenir fakat yine de kendi mamanızın talimatlarını okumayı unutmayın. Önceden suda kaynatarak temizlediğiniz biberona karışımı ekleyin ve çalkalayın. Devam sütünü bebeğinizin tüketebileceği sıcaklığa ulaşana kadar soğutun. El bileğinizi sıcaklığı ölçmek için kullanabilirsiniz. Devam sütünü hazırladıktan sonra bebeğinizi beslerken onu, kafasına kolunuzla destek olabileceğiniz bir pozisyona almanız da önemlidir.

 

 

Bu yazı Ece Bolulu tarafından hazırlanmıştır.

 

 

Çocuklara Evdeki Tehlikelerden Korunmayı Öğretmenin Önemi

Çocuklarımız bizim için çok değerli. Elbette ki çocuklarımızın büyüme sürecinde onları korumak adına birçok çaba sarf ediyoruz ancak her zaman yanlarında olamayabiliyoruz. Özellikle de çocuklarımız büyüyüp ayaklandıklarında daha farklı müdahalelerde bulunmamız gerekebiliyor. Evde, okulda, parkta birçok tehlikeyle karşılaşabiliyorlar ve bizim yanlarında olmadığımız durumlarda onların da kendilerini korumayı öğrenmesi gerekiyor. Burada da en büyük görev ailelere düşüyor. Peki aileler, adım adım çocuklarına bu eğitimi nasıl verebilir? Bu eğitim verilirken nelere dikkat etmeliler?

Çocuklara Evdeki Tehlikelerden Korunma Eğitimi Verilirken Nelere Dikkat Edilmeli?

  1. Çocuklar tehlikelerden aşırı bir boyutta korkmamalı. Korkmamalı derken bir miktar korku olması önemli ama bu korkunun seviyesi iyi ayarlanmalı. Çocuklar korkmalı ki bir tepki verebilsinler, ona göre davransınlar ancak fazla bir korku durumunda bu durum ters tepebilir ve çocuklar korkudan tepkisiz kalabilir veya yanlış bir müdahalede bulunabilir.
  2. Çocuklarımızı tehdit etmekten kaçınmalıyız. Tehdit durumunda çocuklarımız asıl hedeflerinden sapabilir. Korkulan unsurun yerini aile alabilir veya çocuklar ailelerine inat korkmuyormuş gibi davranıp tehlikelere maruz kalabilir.
  3. Aşırı uyarılardan kaçınmalıyız ve çocuklarımızın üstüne fazla gitmemeliyiz.
  4. Genel uyarılardan kaçınmalıyız. “Koşamazsın!” demek yerine daha spesifik bir şekilde “Koşarken etrafına dikkat etmelisin. Masaya, kapıya çarpabilirsin.” diyebiliriz.
  5. Öz güvenlerini zedelemeyecek şekilde uyarılarda bulunmayız. “Bunu yapamazsın!” tarzında sert ve öz güven kırıcı ifadelerden mümkün olduğunca kaçınmalıyız.
  6. Direkt olarak “Yasak!” demek yerine neden yapılmaması gerektiğini çocuğunuzun yaş grubuna göre anlayabileceği bir şekilde açıklayabilirsiniz.

 

Alacağımız Önlemler Yaşa Göre Farklılık Gösterir mi?

evdeki tehliklerle ilgili çocuklara eğitim

Evet. Her yaşın farklı bir önlem gerektirdiğini bilmemiz gerekiyor. Evdeki tehlikeler her yaş grubuna farklı şekilde anlatılmalıdır ve ev ortamı da buna göre düzenlenmelidir. 0-3 yaş aralığındaki çocuklara anlatım ile 10 yaşındaki çocuğa anlatım aynı olmamalıdır. 0-3 yaş aralığı korunmaya daha çok muhtaçtır ve bu durumda daha çok aileler müdahalede bulunmalıdır. Çocuklar büyüdükçe ve bir şeyleri kendi başlarına yapmaya başladıkça artık kendi kendilerini korumayı öğrenmeleri gerekir. Özellikle 3 yaşından sonra çocuklarda aileden bağımsız hareket etme durumu başlar ve merakla her şeyi denemeye başlarlar. Her şeye dokunurlar, tadarlar. Aileler ise çocuklarının her hareketine yetişemeyebilir. Çocuğun kendi kendini korumayı öğrenmesi gerekir. Bu “kendi kendini koruma” durumu da ailenin ve etrafındaki insanların uyarılarıyla gerçekleşir.

 

Çocuklara Tehlike Durumunu Nasıl Anlatabiliriz? Evde Tehlike Durumda Ne Yapmalarını Nasıl Öğretebiliriz?

Çocuğunuza sakin bir şekilde tehlikeli durumları açıklayabilirsiniz. Neden tehlikeli olduğunu ve sonucunda neler olabileceğini kısaca anlatabilirsiniz. Örneğin evdeki kesici aletler, sivri eşyalar, kimyasal maddeler saklanabilir veya çocuğun erişebileceği noktalardan uzaklaştırılabilir. Mobilyalar, eşyalar çocuklara göre düzenlenebilir ancak çocukların merak duygusu baskın geldiğinde her şeyin saklanmış olması onlara daha çekici gelebilir ve onlarda daha çok merak uyandırabilir. Bu sebeple her şeyi kaldırmak ve saklamak yerine bazı şeyleri yavaşça keşfetmesine izin verebilirsiniz.  Bunun yanı sıra bazı küçük deneyimleri yaşamasına izin verebilirsiniz. Bazen kendileri deneyip yanıldıklarında o davranıştan uzaklaşmaları daha kolay olabiliyor. Örneğin sıcak bir bardağa dokunmaması gerekiyorsa ve çocuk ısrarla bunu yapmak istiyorsa kendi kontrolünüz dahilinde çok kısa bir süreliğine izin verebilirsiniz. Tabii ki buradaki kontrol oranı çok önemli, deneme-yanılma yöntemini büyük tehlike içermeyen durumlarda denemek daha sağlıklı olabilir.

 

Çocuklara Yardım İstemeyi Öğretin

evde tehlikeli durumlarda çocuklara yardım etmek

Ne olursa olsun çocuklar evdeki her tehlikeyle tek başlarına baş edemeyebilir. Böyle bir durumda ebeveynlerine söylemekten ziyade onlardan çekinerek sorunu kendi başlarına halletmeye çalışabilirler. Çocuklarınıza her zaman yanlarında olduğunuzu ve her ne olursa olsun onlar için elinizden geleni yapabileceğinizi söyleyebilirsiniz. Kendilerini güvende hissedeceklerdir. Kendi başlarına baş halledemeyecekleri bir durumla karşılaştıklarında ise çekinmeden sizden yardım isteyebileceklerdir. Sizden yardım istemenin dışında ambulans çağırmayı da öğretmeniz her türlü ihtimale karşı hazırlıklı olmanızı sağlayacaktır. Siz evde olmadığınızda ve çocuğunuzun tek başına halledemeyeceği bir durum söz konusu olduğunda ambulansı veya polisi aramayı bilmesi hayat kurtarıcı nitelikte olabilir. Günümüzde bu aramalar sıklıkla suistimal edilse de çocuklara gerçekten acil olan durumlarda aramaları gerektiği, acil olmayan durumlarda ise kesinlikle bu numaraları aramamaları gerektiği öğretilebilir ve birçok kazanın önüne geçilebilir. Ayrıca her ihtimale karşı anne ve babanın da numarası ezberletilmelidir.

 

Temel İlk Yardım Eğitimi Öğretin

çocuklara ilk yardım eğitimi

Çocuğunuz belirli bir yaşa geldiğinde ve gerekli olgunluğa eriştiğinde temel ilk yardım bilgisi öğretmeniz çok faydalı olacaktır. Ne olursa olsun kendine ilk müdahaleyi yapabilmesi iyi olacaktır. Örneğin çocuğunuzun bir yeri kanadığında hemen o bölgeyi dezenfekte edip kısa bir tampon uygulaması gerektiğini bilmesi, fazla kan kaybı yaşamasını ve mikrop kapmasını ilk aşamada önleyecektir. İlk yardım eğitimi konusunda önce aileler bilinçlendirilmelidir daha sonra da çocuklar.

evde acil durumda müdahale

Paniğe Kapılmayın

Acil bir durumda, bir kaza anında paniğe kapılmamak da çok önemlidir. Ailenin panik hâli çocuğu da etkileyebilir. Böyle bir durumda sakince müdahale edilmelidir ve çocuğa da sakin kalması öğretilmelidir. Böylelikle çocuğunuz evde tek başına kaldığında herhangi bir tehlikeyle karşılaşırsa soğukkanlı bir şekilde duruma müdahale edebilecektir.

 

 

 

Bu yazı Helinnaz Taş tarafından hazırlanmıştır.

 

 

Çocuklarınıza Meyveyi Sevdirecek Tarifler

Meyveler özünde kalorileri bakımından düşük, lifleri yüksek, vitamin ve mineraller ile dolu bir besin kaynağıdır. Bu nedenle çocuklarınızın beslenme alışkanlığına meyveyi de dahil etmeniz, çocuklarınızın sağlıklı gelişimi için oldukça önemlidir. Fakat ne yazık ki meyveler, bazen çocukların sevmediği besinler arasında yer alıyorlar. Vücudumuzu zinde tutan, hastalıklara karşı koruyan temel besinlerden olan meyveyi hayatımızda oynadığı önemli rolden ötürü dört mevsim eksik etmemelisiniz. Hem çocuklarınıza hem size doğal vitamin takviyesi olacaktır. Farklı görsel sunumlar ve farklı tarifler ile çocuğunuza meyveyi sevdirebilirsiniz. Önemli olan ilgi çekici yollarla, sizi de zorlamayacak pratik tariflerle çocuklarınıza meyve yedirmek. Meyveyi sevmeyen çocuklara bile meyve yedirecek, sıcak yaz aylarında onları hem besleyecek hem de ferahlatacak tarifler paylaşacağız sizinle.

Çocuklara Meyveyi Sevdirmenin 5 Yolu:

Meyveli Smoothie

çocuklar için meyveli smoothie

 

Smoothie olarak adlandırılan buzlu içecekler oldukça sağlıklıdır ve yapımı da çok kolaydır.  Tercihinize göre farklı meyveleri karıştırarak ortaya eğlenceli bir kombinasyon çıkarabilirsiniz. Sadece dilediğiniz meyveleri bir blender yardımı ile karıştırdıktan sonra içerisine buz atmanız yeterli. Afiyet olsun.

Çilekli Limonata Smoothie

çocuklar için çilekli limonata

Yaz aylarının en güzel meyvelerinden olan çilek, limonata ile birleşiyor. Hem tatlı hem ekşi ama oldukça keyifli bir içecek olan çilekli limonata smoothie kırmızı rengiyle de çocuklarınızın ilgisini çekebilir.

Malzemeler:

-Yarım bardak şeker

-2/3 bardak limon suyu

-Yarım bardak yoğurt

-3 bardak donmuş çilek

Yapılışı: Şeker ve suyu orta ateşte şeker eriyene kadar karıştırın. Şekeri eriyen karışımınızı daha büyük bir kaba alarak limon suyu ve 1.5 bardak su ile karıştırın. Son olarak karışımınızı donmuş çilekleri ve yoğurdu ekleyerek blender yardımı ile karıştırın. Afiyet olsun.

Şeftalili Dondurma

çocuklar için şeftalili dondurma

Çocukların vazgeçilmezi olan dondurmayı bu sefer doğal, katkı maddesiz üstelik sadece 10 dakika da hazırlanacak şekilde yapıyoruz.

Malzemeler:

-2 yemek kaşığı yoğurt

-3 adet büyük boy şeftali

-1 yemek kaşığı bal

Yapılışı: Şeftalilerinizi iri doğrayıp dondurun. Donan şeftalileri blender yardımı ile ezin. Sonrasında yoğurt ve balı da ekleyin. Krema kıvamına gelene kadar tekrar blender ile karıştırın. İstenilen kıvama geldiğinde buzluk kaplarına aktarıp dondurun. Afiyet olsun.

Meyveli Süt

meyveli süt

Pek çok çocuk süt içmekten keyif alır. Meyveyi de rutinlerine ekleyip onlara meyveyi sevdirmek istiyorsanız sizin için çok kolay bir tarifimiz daha var. Dilediğiniz meyveyi blender yardımı ile ezdikten sonra süt ile karıştırıp ev yapımı meyveli sütünüzü hazırlayabilirsiniz.

Çikolatalı Kivi Çubukları

çocuklar için çikolatalı kivi

Vitamin açısından oldukça yüksek olan kiviyi bu sefer çikolata ile birleştiriyoruz. Oldukça pratik ama çikolata gibi görüntüsüyle de çocuklarınızın kalbini çalacak bir tarif. Bu tarifi dilediğiniz meyve ile yapabilirsiniz.

Malzeme:

– Çikolata

– Kivi

– Dilerseniz pasta süsü

– Tahta çubuk

Yapılışı: Kivileri halka halka kesin ve çikolatayı benmari usulü eritin. Doğradığınız kivileri eriyen çikolataya batırıp üzerine pasta süsü serpiştirin. Süsledikten sonra dolapta soğutun. Servis ederken çubukları meyvelere batırın. Afiyet olsun.

 

Vermiş olduğumuz tarifler yalnızca yapılabileceklerin birkaçı. Bu tariflerin meyvelerini değiştirerek veya içeriklerine eklemeler yaparak çok daha zengin hale getirebilirsiniz.

 

Bu yazı Buket Özsandıkçı tarafından yazılmıştır.

Çocuk Gelişiminde Örüntünün Faydaları Nelerdir?

İnsan beyninin ön kısmında bulunan ‘’frontal bölge’’ denilen bölge sayesinde çevremizde gördüğümüz her şeyi daha basit bileşenlerine ayırarak inceleriz ve bu şekilde bir bütün olarak değerlendirmeye alabiliriz. Bu düşünce yapısına ‘’indirgemeci’’ düşünce tarzı denir. Bu yöntem sayesinde sıra ve dizi takibini kolaylıkla yapabiliriz. Örüntü fark edildiği anda devamında gelecek olan şeyi kolaylıkla tahmin edebiliriz. Aslında örüntü, sadece sayı dizisi ya da şekil dizisi takip etmek değildir. Örüntü hayatımızın hemen hemen her alanında vardır. Artık hayatın rutin işleyişi haline gelmiştir. Örneğin; her sabah uyandıktan sonra kahvaltı yapmak, işe gitmek, gece uykusuna yatmak… Bunlar günlük işler olarak görünse de aslında birbirini takip eden bir döngüdür. Peki örüntü tam olarak nedir?

Örüntünün Tanımı

Örüntü; belli şekillerin, sembollerin, durumların, sayıların, seslerin ardışık olarak ya da düzenli bir kuralla ilerleyerek birbirlerini takip ederek yinelenmesidir.

Örüntü Uygulaması Nasıl Yapılır?

Örüntü uygulaması

Çocuklara uygulanan örüntü çalışması sonucunda çocuklardan örüntüyü fark etmeleri, tanımlayabilmeleri, devam ettirebilmeleri, örüntüyü meydana getiren parçaları ayırmayı ve sıralayabilmeleri, örüntünün bileşenlerini renk veya boyutlarına göre sınıflandırabilmeleri beklenir. Örüntü aktivitesi çocuklara bu kazanımları sağlamalıdır. Çocuklarınız bu kazanımları deneyimlerken yetişkinlerin sergileyeceği tutum çok önemlidir. Sabır, bu çalışmanın ana faktörüdür. Çocuklardan yeni öğrendikleri bu temayla ilgili hızlı geri dönüşler bekleyemeyiz elbette. Çocuklar örüntü uygulamasının devamını sağlamak için sabırla, eğlenerek ve oynayarak bu uygulamayı yapmalıdır. Aksi halde anlamadığını, başarısız olduğunu düşünebilir ya da bunu bir görev olarak algılayıp sıkılabilir. Bu durumda da aktivitenin devamı sağlanamaz. Önemli olan başka bir etken ise örüntü çalışmasının da diğer bütün çalışmalar gibi somut materyallerden ve en basit seviyeden başlaması gerektiğidir. Örneğin legolar bu durumda iyi bir öğrenme aracı olabilir. Farklı şekil ve renklerde olan legoları örüntünün elementleri olarak kullanabilirsiniz. Kırmızı lego- yeşil lego- kırmızı lego- yeşil lego gibi renklerine göre; üçgen lego- kare lego- üçgen lego- kare lego gibi şekillerine göre; iki lego- bir lego- iki lego- bir lego gibi sayılarına göre farklı örüntüler yaratabilirsiniz. Örüntü uygulamasının düzenli tekrarında çocuğa örüntünün elementlerini sesli bir şekilde sayarak ve örüntünün oluşum aşamalarını izlemesini sağlayarak çocuğun örüntüyü fark etmesi sağlanabilir. Çocuğun gelişimine göre örüntü uygulaması değişkenlik gösterebilir. Örüntüde boşluk bırakıp çocuğun doğru elementi bulması istenebilir, hazır örüntüyü çocuğun devam ettirmesi istenebilir, örüntünün kuralını bozan elementin fark edilip doğrusunun bulunması istenebilir, sıfırdan bir örüntü oluşturması istenebilir, kurulan bir örüntüyü hafızasına alıp siz bozduktan sonra aynı örüntüyü kurması istenebilir vb. birçok aktivite türetilebilir. Daha büyük yaştaki çocuklar için daha kompleks örüntüler oluşturulabilir. Üçlü, dörtlü örüntüler büyük yaş gruplarına daha uygundur.

Örüntünün Faydaları Nelerdir?

Örüntü aktivitesinin çocukların bilişsel ve motor gelişimlerine birçok katkısı vardır. Öncelikle, örüntünün kuralını anlamak için akıl yürütme, mantıksal kavrama ve hafızada tutma gibi becerilerini kullanırlar. Tabii bütün bunları sürdürebilmek için konsantrasyonun da artması gerekir. Bu söz edilen beceriler bilişsel gelişim için oldukça önemlidir. Örüntü aynı zamanda el göz koordinasyonu, görsel dikkat, takip, sıralama, renklerin öğrenilmesi, dikkat, ileri görüşlülük, neden-sonuç ilişkisi saptamak, çıkarım yapabilmek ve birçok becerinin daha gelişmesini sağlar. İleriki yaşlarda gözlemleyebileceğiniz dil gelişimi ve matematik becerisi de örüntü ile yakından ilgilidir. Evet yanlış okumadınız, örüntünün dil gelişimine de olumlu etkisi vardır. Araştırmalara göre örüntü aktivitelerinin çocukların okumaya daha hızlı ve kolay geçişini sağladığı görülmüştür. Örüntüdeki öngörülebilir ilişki ile harfler arasında benzer bir öngörülebilir ilişki olduğu ve bu sayede çocukların okumayı öğrendikleri, harflerin yan yana gelerek kelimeleri, kelimelerin yan yana gelerek cümlelerin oluştuğunu öğrendikleri ortaya çıkmıştır. Matematik becerisinden bahsetmezsek yazımız eksik kalır. Analitik düşünce gelişimi oldukça geliştiren bir uygulamadır. Örüntü sayesinde çocuklar sağlam bir matematik temeli oluştururlar ve okul çağında görecekleri matematik derslerini daha rahat kavrayacak duruma gelebilirler. Örüntünün öngörülebilir ilişkisini fark etmek sayıların arasındaki ilişkiyi fark etmeyi de sağlar. Örüntü kavramını bilen çocuklar matematiğin diline de hakim olabileceklerdir.

 

Bu yazı Selin Hızal tarafından hazırlanmıştır.

Oyun Odası Düzenlenirken Nelere Dikkat Edilmelidir?

Çocuklar kendilerini en iyi oyun oynarken anlatır. Ebeveynler de çocukları hakkındaki en iyi çıkarımı onlar oyun oynarken yapar. Çocukların iç dünyasını bu şekilde tanıyabiliriz. Bu yüzden oyun oynamak çocukların doğasında vardır. Çocuğa, içdünyasını açabildiği bir alan yaratmak, onun kendi oyununu yönetmesine izin vermek gelişimi için önemli bir adımdır. Fakat oyun odası yaratırken çocuğun yaşı da hesaba katılmalıdır. Onun bir yetişkin olmadığı, hayal dünyasının yetişkinlerden çok daha farklı çalıştığı unutulmamalıdır. Oyuncaklar da buna uygun seçilmelidir.

Oyun Odası Düzenlenirken Nelere Dikkat Edilmelidir?

çocuk odası oyun alanı

Öncelikle bu odanın tek özelliği oyun odası olması olmalıdır. İçinde sadece çocuğun oynayabileceği oyuncakların bulunması önemlidir. Örneğin oturma odasının, çamaşır odasının bir bölümünü ayırmak doğru değildir. Çocuğun kendi yatak odasının bir bölümünü ayırmak vs. de yanlıştır. Çocuğa, tamamen ona özel bir oda ayrıldığı hissettirilmelidir. Bu şekilde keneini değerli hissedecektir. Oda dekorasyonu, duvar rengi, illustrasyonlar, oyuncaklar ve eşyalar çocuğun da fikri alınarak düzenlenmelidir. Sadece ebevyn ve uzman fikirleri odayı düzenlemede yeterli değildir. Oda, çocuğun konfor alanı olacağı için onun da düşünceleri epey önemlidir. Peki oyun odası düzenlemeye nerden başanılmalı?

Oyun Odası Dekorasyonunun Püf Noktaları

Oda düzenlemek zaten zor bir işken, çocuğunuza oda hazırlamak zahmet gerektiren bir iş olabilir. Fakat tüm bu düzenlemelerin sonunda çocuğunuzun kendini huzurlu bir alanda vakit geçireceği fikri düzenleme yaparken sizi motive edebilir ve yaratıcılığınızı arttırabilir. Öncelikle duvarları dekore etmeyle başlayabilirsiniz.

Oyun Odası Duvarları Nasıl Renklendirilmelidir?

Çocuğunuzun zevkine göre düz renkler tercih edebilir ya da sevdiği çizgi film karakterlerinin stickerlarını yapıştırabilirsiniz. Fakat çocuğun yaratıcılığına katkıda bulunmak için çocuğunuzla birlikte duvarlara resimler çizebilirsiniz. Ya da duvarların bir kısmını kara tahtayla kaplayıp onun istediğinde bir şeyler çizmesine izin verebilirsiniz. Çocukların algıları yetişkinlere göre farklı çalışır bu yüzden gördükleri herhangi bir şeyden hızlı etkilenebilirler. Zevkleri de hızlı değişir. Kara tahta fikri bu yüzden onlar için daha olumlu olabilir. İstediklerinde tahtayı temizleyip yeni resimler çizebilirler. Kara tahtanın, odayı karanlık göstereceğini düşünüyorsanız onun yerine duvarları şeffaf kağıt yazı şablonuyla da kaplayabilirsiniz. Bu sayede hem duvarları istediğiniz renge boyayıp, kirletmeden çocuğunuzun yaratıcılığına da katkıda bulunabilirsiniz. Duvarların yine de karışık durmasını istemiyorsanız çocuğunuza mutlaka resim çizebileceği bir alan yaratmalısınız.

Oyun Odasında Yaratıcılık için Nasıl bir Alan Yaratılmalı?

Çocuk oyun odasında yaratıcılık alanı

Önceki başlıkta da belirtildiği gibi oyun odasında çocukların yaratıcılığına katkıda bulunulabilecek bir alan olması çok önemlidir. Eğer duvarları bunun için kullanmak istemiyorsanız başka materyallerle katkıta bulunabilirsiniz. Çocuklar resim çizerek kendilerini ifade etmekten çok hoşlanır. Ona çeşitli boyaların ve defterlerin olduğu bir masa yaratabilirsiniz. Renklerle kendilerini ifade edebilecekleri için hazır boyama defterleri de alabilirsiniz. Çocuklar genelde çizimlerini etrafta gördüklerinden ilham alarak yapmaya alışkın olduğu için resimlerinde çoğunlukla aile fertlerini ya da arkadaşlarını çizebilirler. Resimlerde şekillendirdikleri kişiye resmi vermeye istekli olduklarından el işi kağıtlarıyla, simlerle hediye paketleri hazırlamaya onları teşvik edebilirsiniz. Yaptıkları resimlere birlikte çerçeveler hazırlayıp oyun odasına asmanız onları yaratıcı el işleri yapmaya da motive edebilir.

Oyun Odasına Oyuncak Seçimi

Çocuk oyun odası oyuncakları

Oyuncak seçimi oyun odası hazırlığında önemli noktalardan biridir. Uzman yazıları okuyarak, bloglardan faydalanarak çocouğunuzun yaşına en uygun oyuncaklarla odayı düzenlemelisiniz. Çocuğunuzun yaşına uyan her türlü oyuncakla oynamasına izin vermelisiniz. Örneğin kız çocuğunuzun toplum tarafından “erkek oyuncağı” diye adlanırılan oyuncaklarla da oynabilmesine müsade etmelisiniz. Oyuncakların cinsiyeti yoktur, çocuğunuza ne kadar küçük yaşta bu fikri empoze ederseniz ona o kadar faydalı olur. Oyun odası tabiki sadece oyuncaklar ve resimlerden oluşmamalı. Ders çalışabileceği bir alan yaratmak da faydalıdır.

Oyun Odasında Çalışma Alanı Nasıl Yaratılmalı?

Odanın küçük bir kısmını işgal eden çalışma alanı yaratabilirsiniz. Küçük bir masa, sandalye ve organize etme amaçlı küçük kutular alabilirsiniz. Aynı zamanda bu masa kitap okumasını da teşvik edebilir. Birlikte aldığınız kitaplarla yeni bir kitaplık da dekore edebilirsiniz.

Oyun Odasında Oturma ve Dinlenme Alanı

Çocuğunuza dinlenebileceği ya da kitap okuyabileceği, çizgi film izleyebileceği bir alan yaratabilirsiniz. Küçük bir çadır ya da halının üzerine puflar koyabilirsiniz. Bu dekorasyon odayı daha samimi ve düzenli gösterecektir.

 

Bu yazı Ece Bolulu tarafından hazırlanmıştır.

Çocuklar İçin Yangın ve Deprem Eğitimi

Deprem, son yılların en korkulan doğal afetlerinden biri. Depremin korkunç etkilerinden en az şekilde etkilenmek için tedbir almak çok önemlidir. Deprem gibi tıpkı yangın için de önceden hazırlıklı olmak gereklidir. Çocukları ürkütmeden depremin ve yangının sebeplerini, nelere yol açabileceğini, nasıl önlem alınacağını anlatmak da yetişkinlerin görevidir. Peki çocukları korkutmadan nasıl yangın ve deprem eğitimi verilir?

Deprem ve Yangın Eğitiminin Püf Noktaları Nelerdir?

çocuğa deprem ve yangın eğitimi

Tedbir alındığında afetlerden en minimal düzeyde etkilenebilineceğini çocuğunuz bilmeli, bu şekilde güvende olduğunu hissedecektir.

  • Çocuğun anlayabileceği terimler kullanılmalı, aksi taktirde çocuğun olayı kavraması zorlaşır ve kafası karışabilir. Mesela depremi tanımlarken ona, öncelikle illüstrasyonlar gösterebilir veya videolar izletebilirsiniz.
  • Çocuğa nasıl korunabileceği anlatılmalı. Bu şekilde olay anında daha soğukkanlı olacaktır ve depremle de yangınla da baş etmesi kolaylaşacaktır.
  • İlerde olabilecek doğal afet sonrası travmalardan kaçınmak için çocuğu korkutmadan, onu germeden deprem ve yangın eğitimi verilmelidir.
  • Çocuğa, evin içindeki en güvenli ve tehlikeli yerler gösterilmeli.
  • Duvara monte olmayan eşyalardan uzak durması gerektiğini bilmeli.
  • Çocuğa sadece deprem esnasında ve sonrasında yapılacaklar değil, aynı zamanda depremin ne olduğu neyden kaynaklı olduğu anlatılmalı.
  • Çocuk neyden korunması gerektiğini ya da ne zaman korunması gerektiğini bilmeli.
  • Çocuğunuzun size soru sormasına da izin vermelisiniz, size fikir vermesine izin verirseniz ya da ona depremle ilgili bir görev verirseniz kendini olayın içinde ve güvenilmiş hissedecektir. Çocuğunuzda kaygı olması çok normaldir, onunla konuşarak ya da nelerden korktuğunu öğrenerek ona şefkat gösterip rahatlatabilirsiniz.
  • Deprem eğitiminde çanta hazırlığı, deprem anında yapılacaklar öğretilmeli.
  • Aynı zamanda yangınların nelerden kaynaklı olabileceği de anlatılmalıdır.

Deprem Çantası Nasıl Hazırlanır?

deprem çantası

Çocuğun da deprem çantası hazırlığına dahil olması, tedbir alınabilineceğini görmesine yardımcı olur.

  • Öncelikle, çocuğunuz deprem sonrasında evi terk etmeniz gerektiğini bilmeli.
  • Dışarda uzun bir süre kalmanız durumda çantanın içindeki eşyalara ihtiyaç duyacağınızı anlatmalısınız. Depremden sonra ihtiyacınız olabilecek eşyaları çantanıza koymalısınız. Evcil hayvanınız varsa onun da eşyaları ihmal edilmemeli.
  • Çocuğunuza deprem çantasının sadece evinizde değil, okuldaki sınıfınızda, arabanızda da bulunması gerektiğini belirtmelisiniz.
  • Depremin sadece evde değil, dışardayken de başınıza gelebilecek bir doğal afet olduğunu anlatmalısınız.
  • Hazırladığınız çantayı deprem esnasında kolaylıkla erişebileceğiniz ama aynı zamanda deprem anında da zarar görmeyecek bir yere koymalısınız.
  • Evde yaşayan herkese çantanın bulunduğu yeri söylemelisiniz.

Çantaya koymanız gereken eşyalar şu şekildedir:

  • Gıda
  • Giyecek
  • Su
  • İlk Yardım Çantası
  • Düdük
  • El Feneri
  • Hijyen Malzemeleri

Deprem Esnasında Ne Yapılmalı?

Çocuğunuza deprem anında yapılması gerekenleri gösterirseniz depreme hazırlıklı olur. Uygulamalı bir şekilde göstermeniz aklında kalmasına yardımcı olur.

  • Öncelikle duvara sabitlenmemiş eşyalara yaklaşılmamalıdır.
  • Evdeki kitaplık, gardırop vs. duvara sabitlenmeli.
  • Deprem bitene kadar baş korunmalı, hayat üçgeni oluşturulmalı yani sağlam bir objenin yanına sığınılmalı.
  • Sallanma bitene kadar dışarıya çıkılmamalı. Bittiğinde de asansör değil merdivenler kullanılmalı.

Yangınlar Nelerden Kaynaklı Olabilir?

yangın eğitimi

Yangınlar; elektrik, doğalgaz, tüp gaz, ısıtıcı ve petrol ürünlerinden kaynaklı olabilir. Konu hakkında fikri olmayan çocukların ihmalsizce davranışları kötü sonuçlara yol açabilir. Bu yüzden yangın eğitimi önemlidir.

Evde Uygulanabilecek Yangın Tedbirleri Nelerdir?

Eve yangın dedektörü ve yangın tüpü alınmalıdır. Yangın çıkartma ihtimali olan eşyalar düzenli bakıma götürülmelidir.

Yangın Tedbirleri Nelerdir?

  • Olabilecek en hızlı şekilde itfaiye aranmalıdır.
  • Yangın, küçük müdahalelerle sönebilecek gibi duruyorsa yangın tüpüyle söndürmeyi deneyebilirsiniz.
  • Yangın tüpünü kullanmanız için yangın eğitiminiz olmalı.
  • Tüp sıkılmadan önce rüzgar kesinlikle arkaya alınmalı. Ateşe yaklaşıp tetik mekanizması açılmalı. Güçlü bir şekilde tetiğe basılmalı, toz alevlerin üstüne sıkılmalı. Yangın, önden arkaya doğru söndürülmeli.
  • Yangın, sizin müdahalenizle sönemeyecek gibiyse olabilecek tüm risklerden kaçınmalısınız. Yanan yerden acilen uzaklaşmalısınız.
  • Yanan bölgeyle aranızdaki kapıları kapatmalısınız.
  • Yangın alanının içindeyseniz çömelerek yer değiştirmelisiniz.
  • Direkt olarak dumanı solumak yerine tişörtünüzle ya da bez parçasıyla suratınızı kapatıp nefes almalısınız.
  • Yangın alanından çıkmayı başardıysanız, en yakın toplanma alanına gitmelisiniz.
  • Üstünüzde yanan bir parça varsa yere yatıp etrafınızda dönmeye başlayın, üzerinizdeki yanan parça sönene kadar bu işleme devam etmelisiniz.

 

Bu yazı Ece Bolulu tarafından hazırlanmıştır.