Yazılar

Momo Nedir?

Momo, Keisuke Aisawa adlı Japon bir sanatçı tarafından yapılan; keçeleşmiş düz saçlı, soluk tenli, patlak gözlü dijital yaratılmış bir figür. İnternete düşmeden önce, Keisuke Aisawa Momo heykelini Tokyo’da bir sanat müzesinde sergilemek adına yapıyor. Fakat zamanla insanlar bu müzeye gidip fotoğraflarını yayınlayarak, paylaşıyor. Bu paylaşımlardan sonra özellikle Reddit’te yayılıyor ve bugünkü popülerliğine ulaşıyor. Momo’nun videolar, mesajlar yardımıyla çocukları intihara sürüklediği söyleniyor. Momo Challenge denen oyunda öncelikle çocukların kendine zarar vermesiyle başlıyor ve finalinde de intihar amaçlanıyor. İnsanları korkutan, bu yarattığı korkuyla da kontrol eden bir yüz. Verdiği mesajların benzerliğinden dolayı da Mavi Balina oyunuyla karşılaştırılıyor.

 

Momo İle Nasıl Karşılaşılır?

zararlı çocuk oyunu momo

  • Momo’nun Youtube, Whatsapp, Facebook gibi sosyal medya araçlarında çıkması mümkün.
  • Fakat çocukların karşılaşabilme oranlarının daha fazla olduğu yerler Minecraft isimli sanal oyun ve Youtube’da reklam araları.
  • Aynı zamanda tanınmayan kişilerden gelen veya güvenilir olmayan kaynaklardaki linklere tıklanınca da iddialara göre bir oyuna yönlendiriyor. Burada da yine karşılarına Momo çıkıyor.
  • Youtube uygulamasında sadece reklam aralarında değil aynı zamanda normal çocuk içeriği gibi gözüken videoların içine de Momo sıkıştırılabiliyor.

 

Momo Tehlikeleri Nelerdir?

momo oyununun tehlikeleri

  • Söylentilere göre Momo’nun hedef kitlesi küçük çocuklar, bu nedenle onları bir şey yapmaya ikna etmek veya etkilemek de yetişkinleri ikna etmekten daha basit denebilir.
  • Momo’nun internette paylaşılan videolarına bakıldığında çocuklara evde kesici aletleri nerede bulabileceklerini örneklerle anlatarak söylüyor. Bunu söylemekle kalmayıp ardından bu aletlerle ne yapabileceklerini resimlerle anlatabiliyor. Kendilerine zarar vermelerini bildiriyor ve bu söylemlerin intihara kadar sürüklendiği söyleniyor.
  • Momo sadece fiziksel zararla kalmayıp, çocukları psikolojik olarak da etkiliyor. Görünüşü korkunç denilebilecek gibi rahatsız olduğu için birçok çocuğun içinde korku bırakıyor.
  • Bazı verilere göre Momo kişisel bilgilerinize ulaşıp, çalabilir.

 

Çocukları Korumak İçin Ne Yapılmalı?

  • Çocuklara verilen teknolojik aygıtların vermeden önce kontrol edip, çocuk kilitleri açık değil ise açılmalı. Bu kilitler her platformda ayrı bir şekilde yapılıyor.
  • Çocuklar sosyal medya platformlarından gelen mesajlar üzerine uyarılmalı. Özellikle tanımadıkları birinden veya tanımlı olmayan numaradan gelen mesajları açmamaları gerektiği vurgulanmalı.
  • Güvenilir platformlar kullanılmalı.
  • Çocukların izlediği bazı çizgi film veya videoların aralarına yerleştirilmiş bilinçaltına işleyen mesajların da varlığına dikkat edilmeli, çocuklar bu esnada yalnız bırakılmamalıdır.
  • Oyun davetleri görmezden gelinmeli, bilinmeyen linklere tıklatılmamalı.
  • Çocuklara teknolojik aygıtları kullanırken işlerine yarayacak şekilde farkındalık aşılanmalı.
  • Sadece Momo’nun değil, Mavi Balina gibi birçok tehlikenin de olduğunu unutmayıp, çocuklara bu konuda güvenli içerikler vermek gerekiyor.

 

Momo’ya Dair Güncel Haberler Nelerdir?

  • Youtube’un bu konuya dair son duyurusunda, artık Momo içeren videolardan para kazanılmamasını sağlayacaklarını, Momo içeren reklamları yasaklayacaklarını ve tanınmış itibarlı kuruluşların bile haber yapmasına izin vermeyeceğini duyurdu.
  • Aynı şekilde Google’da internette son zamanlarda Momo’ya dair hiçbir içeriğin bulunmadığını, bulunduğu surette de kaldırıldığını belirtmiştir.
  • Heykelin yaratıcısı Keisuke Aisawa da müzede sergilenen heykelini parçaladığını açıklamıştır.

 

Bu yazı İdil Yolcular tarafından hazırlanmıştır.

Hamilelikle İlgili Hurafelere İnanmayın!

Hamilelik sürecinde anne adaylarını kaygılandıran zaman zaman kafalarını kurcalayan birçok hurafe vardır. Ne yazık ki hiçbir bilimsel gerçekliğe dayanmazlar. Günümüzde anne adayları daha bilinçli ve araştırmaya daha yatkın olsalar da kulaktan dolma bilgilerle ‘acaba?’ demeye meyilliler. Yıllardır en çok duyduğumuz bazı hurafeleri sizlerle paylaşmak isteriz.

Hamile Kadınlar Saçlarını Kestirmemeleridir, Kestirirlerse Bebeğin Ömrü Kısalır

hamile saç kesimi

Hamilelik sürecinde en sık karşılaşılan durumlardan bir tanesi bebeğin ömrünün kısalacağı inanışıyla anne adaylarının saçlarını kestirmemesidir. Bunun altında yatan düşünce annenin aldığı besinlerin çocuğa ulaşamayacağı kaygısıdır. Fakat annenin tükettiği besinlerin saçı beslemesi ve bebeği beslemesi farklı yollarla gerçekleştiği için saçını kestiren bir anne adayı aslında bebeğinin besin tüketimini engellemez. Yani hamileyken saçlarımı kestirmemeli miyim? Sorusunun cevabı: Hayır, kestirebilirsiniz.

Hamile Kadınlar Saçlarını Boyatmamalıdır

hamileyken saç boyanır mı

Yine benzer bir konu olan saçlar… uzmanların ortaya koyduğu araştırmalar 3. aydan sonra anne adayının saçını boyatmasında bir sakınca olmadığı yönünde. Saç boyaları içinde birçok kimyasal madde bulundurur ve bu maddelerin bir kısmı vücut tarafından emilir. Ancak emilme miktarı ve fetüse verdiği zarar tam olarak belli değildir. Fakat boya işlemi sırasında solunan hava daha çok vücuda hapsolur ve iyi havalandırılmış ortamlarda saç boyatmak daha doğru bir tercih olacaktır. Hamilelikte ilk 3 ay organ gelişimi için önem taşıdığından uzmanlar 3. aydan itibaren saç boyatmakta bir sakınca görmemektedir.

Anne Hamilelik Sürecinde Güzelleşirse Çocuğu Erkek Olur, Çirkinleşirse Kız Olur

hamilelik döneminde yüz güzelliği

Anne adayları hamilelik süreçleri boyunca etraftan duydukları yorumlardan zaman zaman etkilenip bu hurafelere kafa yorabiliyor. Bir anneyi çocuğu ‘’güzel’’ veya ‘’çirkin’’ yapar mı? Cevap çok net bir şekilde hayır. Hamilelik sürecinde kız çocuğu olan annelerin karnında az miktarda da olsa östrojen hormonu salgılanır. Östrojen hormonu ne işe yarar?  Cilt tonunuzda koyulaşmaya sebep olur, cildin esnekliğini arttırır, anne rahmini bebeğin tutunabileceği şekilde hazırlar. Sizce bunların güzellikle bir ilgisi olabilir mi? Erkek çocuğu olan annelerde ise az miktarda da olsa testosteron hormonu salgılanır. Bu hormonla ilgili yapılan enteresan bir araştırmada ise elde edilen sonuçlar: rahim içindeki testosteron miktarının fazlalığı kız çocukların konuşma becerisinin erkek çocuklara göre daha yüksek olduğu yönünde. Gördüğünüz üzere hamile kadınların bebeklerinin cinsiyetlerine göre onları ‘’güzel’’ veya ‘’çirkin’’ diye kategorize etmek hiçbir bilimsel gerçekliğe dayanmamaktadır.

Anne Adayı Çiğ Et Ellememelidir

Sıkça karşılaştığımız çiğ et mevzusu aslında kulaktan kulağa evrilip başka bir konu başlığı haline gelmiştir. Hamilelikte çiğ ete dokunmak değil ‘’çiğ et yemek’’ veya ‘’az pişmiş et yemek’’ sakıncalıdır. Çiğ ette bulunan birçok parazit hem anne adayı hem de bebek için oldukça zararlıdır. Özellikle jambon, salam, çiğ köfte gibi gıdaların tüketimine dikkat etmek gerekir. Çiğ ete dokunduktan sonra da zaten yapılması gereken şekilde, ellerinizi bol su ile yıkamalısınız. Hamilelik boyunca tüketeceğiniz gıdalarla ilgili aklınıza takılan her şeyi doktorunuza veya beslenme ve diyet uzmanlarına danışmalısınız.

Ye Tatlıyı Doğur ‘’Atlıyı’’ Ye Ekşiyi Doğur ‘’Ayşe’yi’’

hamilelikte tatlı ekşi yemek

Tamamen batıl bir inanış olan bu söz artık atasözü gibi toplumumuza yayılmıştır. Bu hurafe gebelik sürecinde hamile kadının canı daha çok tatlı gıdalar çekerse oğlu olacağı, ekşi gıdalar çekerse de kızı olacağı inanışıdır. Anne adayının bebeğinin cinsiyetini öğrenmek için denediği bu yolun hiçbir bilimsel dayanağı bulunmamaktadır.

Ayva Yiyen Anne Adayının Çocuğu Gamzeli Olur

Çocukların gülümsemesine sevimlilik katan gamzenin ne ayvayla ne de başka bir meyveyle alakası yoktur. Gamze, genetik yollarla bebeğe aktarılan ve anne karnındayken yüz kaslarının gelişimi sırasında oluşan bir durumdur. Kas dokuları cilde yapıştığı zaman oluşan bu durum bebekler gülümsediğinde sevimliliklerine sevimlilik katar. Fakat ne yazık ki bu öyle yaygın bir hurafedir ki bazı anne adayları durumu abartarak yanaklarına bile ayva basarlar ki çocukları da gamzeli doğsun.

Bebeğin Kırkı Çıkmadan Dışarı Çıkması Doğru Değildir

bebeğin kırkı çıkmadan dışarıya çıkması

Bebeğin doğumundan sonra ebeveynlerin en çok dikkat ettiği ve belki de endişelendiği konulardan biri de ‘’bebeğimi ne zaman dışarı çıkaracağım?’’ Aslında hiçbir bilimsel veriye dayanmaz kırk gün kuralı. Anneler ve babalar kendilerini ne zaman hazır hissederse hava koşullarına ve bebeğin sağlık durumuna göre doktorlarından alacakları onay ile dışarı çıkabilirler. Hatta bebeklerin dışarı çıkması ve temiz hava alması hem onlara iyi gelecek hem de size bir nefes olacaktır.

 

Bu yazı Dilanur Apaydın tarafından hazırlanmıştır.

Çocukları Güldürmenin Yolları

Çocukları ve bebekleri gülümsetmenin yolları yöntemine ve yaş aralığına göre değişiklik gösterebilmektedir. Her çocuğun mizacı, hoşnutluk duyduğu şeyler farklı olabileceğinden dolayı bu yöntemler çocuktan çocuğa veya bebekten bebeğe farklılık gösterebilmektedir. Bundan dolayı çocukları gülümsetmenin çeşitli yollarını kullanarak hem onlar için her seferinde farklı aktiviteler oluşturulmuş olabilir hem de birlikte keyifli vakit geçirilebilir. Her ne kadar çocukları güldürmenin birçok yolu olsa bile spesifik ve kolay bazı yollarını birlikte inceleyebiliriz.

Oyuncaklar

Oyuncak ile çocukları güldürmek

Özellikle çocukların yaş gruplarına hitap eden oyuncakların seçimi çok önemli olmakla birlikte çocukların zekalarının ve yaratıcılıklarının gelişimi üzerinde büyük etkisi vardır. Bu sebepten dolayı oyuncaklar çocuklar ve bebekler ile keyifli vakit geçirebilmek adına güzel bir aracıdır. Pelüş oyuncakları konuşturarak çocuklar ile hem keyifli vakit geçirip hem karşılıklı diyalog şeklinde bir oyun kurabilir ve çocuğun motor becerileri, kendine özgüveni ile konuşma becerileri geliştirerek yüzünde güzel bir tebessüm bırakılabilir. Bebeklerin algıları dünyayı tanımak adına daha açık olmasından dolayı ve daha merak uyandıran bir yer olduğu için gene çeşitli oyuncakları hareket ettirerek, konuşturarak aynı zamanda görsel algılarını geliştirebildiği gibi onların ilgisini çekerek gülümsemelerine sebep olabilir.

Beden Dili

çocukları güldürmenin yolları

Beden dili yetişkinler için bile dikkat çekici bir unsurken dünyaya meraklı gözler ile bakan çocuklar için daha da merak uyandıran bir faktördür. Neredeyse her bebeğin ve çocuğun ilgisini çekerek onları gülümseten şeylerden birisi de beden dilinin kullanılarak oynanılan CEEE oyunudur. Yıllardır çoğu kişi tarafından bilinen bu oyunda eller yüze kapatılarak açarken CEEE şeklinde ses çıkartılır. Bu bebekleri güldürmenin en kolay yollarından birisidir. Bir başka yol ise gene beden dili kullanılarak çocukları gıdıklamaktır bu sayede kolayca çocukların da bebeklerin de gülmesine sebep olunabilir. Özellikle bebekler ayaklarından fazlasıyla gıdıklanabilirler. Aynı zamanda çocuklar taklit etmeye yatkın bireyler olmasından dolayı ilginç yüz ifadelerine bürünerek onların dikkatlerini çekebilir, bunu bir oyun haline getirebilir ve birlikte kahkahalara boğulabilirsiniz.

Animasyonlar ve Filmler

çocuklarla eğlenceli vakit geçirmek

Çocuklar ile geçirilen kaliteli zaman onların gelişimi açısından olan önemi yadsınamaz bir gerçektir. Çocuklar ile kaliteli vakit geçirmenin yollarından birisi ise onların vazgeçilmezi olan çizgi filmler, animasyonlar, filmler ve tiyatrolardır. Çeşitli komedi filmleri, animasyonlar, tiyatrolar onları zannettiğinizden daha çok gülmelerine sebep olabilir. Hem birlikte eğlenceli bir aktivite gerçekleştirmiş olursunuz hem de gülümsemeleri için yeni bir yol sağlamış olursunuz.  Dönem dönem çocuklar için sergilenen tiyatro oyunlarına bilet almak çocukların ufkunun genişlemesi açısından da faydalı bir faktör olabilir.

Yemek ve Gülücük

çocuklara keyifli yemek yedirmek

Çocuğunuz yemek yememe konusunda direniyorsa veya yemek yerken de keyifli vakit geçirerek onu gülümsetmek isterseniz öncelikle sevdiği yemekleri pişirerek veya sipariş ederek işe koyulabilirsiniz. Bir diğer alternatif olarak “Uçak geliyor” oyununu oynayarak kaşığın veya çatalın ucundaki yemeği enteresan hareketler ile ağzına doğru yönlendirebilirsiniz. İlgi çekici kaşık-çatal tasarımları edinerek de hem ilgilerini çekebilir hem de kaşık-çatalları konuşturarak kolay bir yemek sağlayarak onları güldürebilirsiniz.

Dans ve Müzik

çocuklarla beraber eğlenmek

 

Dans ve Müzik çocuklara yeni bir perspektif katmak adına güzel bir yoldur. Hem kendinizi hem de çocuğunuzun ufkunu genişletmek adına evde farklı tarzlarda, müzik eşliğinde dans edilerek onlar için farklı gelecek bu aktivite sayesinde eğlenerek kahkahalar atacağınız aynı zamanda da enerjilerini atarak bedenlerini çalıştıracakları keyifli bir faaliyet oluşturulabilir. İnternetten çocuklar için eğlenceli dans figürleri araştırarak veya kendiniz oluşturarak da kaliteli vakit geçirebilirsiniz. Çocuklar için ezberlerken onlara komik gelebilecek eğlenceli şarkılar da hem kelime dağarcıklarını geliştirmek adına hem de ezberlemeye çalışırken eğlenebilecekleri için onları güldürmenin alternatif yollarından birisi olabilir.

Hikaye Kitapları

çocukları eğlendiren kitaplar

Yaş aralıklarına göre tercih edilen kitapları onlara okurken eğer daha çok ilgilerini çekmek ve onları gülümsetmek isterseniz kitaptaki karakterleri canlandırarak ve her karakter için farklı bir ses tonu kullanarak hikayeye karşı olan ilgilerini canlı tutabilirsiniz ve ses tonunuzdaki değişimler ve dalgalanmalar onlara komik geleceğinden kolaylıkla gülümseyeceklerdir.

Duş Rutini ve Eğlence

çocukla eğlenceli banyo

Çocuklarla kolay bir banyo sürecini gene onlar ile birlikte eğlenceli vakitler oluşturarak geçirebilir aynı zamanda banyo yapmanın kaçınacakları bir aktivite değil de onlar için keyifle gerçekleştirecekleri bir aktivite olmasını duşu çeşitli oyuncaklar, su ile oyunlar ile eğlenceli hale getirerek onları gülümsetmek mümkündür. Bu sayede hem anne ve babalar için banyo yorucu bir süreç olmaktan çıkabilecekken hem de çocuğun mızmızlanmak yerine banyo yapmaya istekli bir hale gelmesi olasıdır.

Sosyalleşme

çocukların arkadaşlarıyla sosyalleşmesi

Çocukların gelişimi açısından farklı ortamlarda, farklı insanlarla vakit geçirmeleri onların çok yönlü olmasını sağlayabilir. Onları düzenli aralıklarla sosyalleşmeye teşvik edebilirsiniz. Örneğin arkadaşları ile farklı oyun grupları oluşturarak birlikte eğlenceli anlar yaratabilirsiniz. Bir başka öneri olarak da hayvanlar ile iletişim kurmaları için de onları teşvik edebilirsiniz. Bu sayede hem hayvanlara olan bakış açılarına farklılık katabilir, hayvan sevgisini aşılayabilir aynı zamanda da yüzlerini gülümsetebilirsiniz.

 

Bu yazı Gizem Ezgi Akyol tarafından hazırlanmıştır.

Çocuk Battaniyeleri Nasıl Hazırlanır ve Neye Göre Alınır?

Çocuk battaniyeleri piyasada araştırma yapıldığı zaman birçok model mevcuttur. Önemli olan çocuğun battaniye ile rahat bir uyku çekebilecek olmasıdır. Uyku sürecini olumsuz etkilememesi açısından doğru battaniyeyi seçmek önemli bir faktördür. Battaniye seçimindeki en önemli faktörlerden birisi ise çocukların sağlığı açısından anti bakteriyel olan çocuk battaniyelerini tercih etmektir. Battaniye modellerini incelemek gerekirse bunlar Akrilik Battaniye, Polyester Battaniye, Elektrikli Battaniye, Yün Battaniye, Pamuklu Battaniye, Kaşmir Battaniye ve Polar Battaniye olmak üzere çeşitlere sahiptir. Çocuğunuzun ihtiyacına göre hangi battaniye modelinin onun için daha avantajlı olacağı ebeveynlerin tercihine bağlıdır.

Çocuk Battaniyeleri Çeşitleri:

Akrilik Battaniye

Yüne benzer bir dokusu olmasından dolayı sıcak tutan bir battaniye modelidir. Akrilik battaniyeler sentetik polimerden yapılmış olmasından dolayı doğal değillerdir fakat güvelere karşı dayanıklı olmalarından, hafif bir yapıya sahip olmalarından ve sıcak tutmalarından dolayı kullanışlıdırlar.

Akrilik çocuk battaniyeleri

Polyester Battaniye

Polyester kumaşın ham maddelerinin plastik ve naylondan oluşmuş olmasından dolayı sağlıklı bir kumaş türü değildir. Bir diğer yandan sıcak tutuyor olması ve ince bir yapısı olması aynı zamanda da kolaylıkla bulunabilir olması bu battaniye modelinin avantajlarıdır.

Elektrikli Battaniye

Havaların soğuması ile birlikte bir başka tercih edilen battaniye modeli ise elektrikli battaniyelerdir. Elektrik kabloları içeren bu yapay battaniyeler uyumadan önce yatağı ısıtmak veya uyurken sıcak tutması açısından tercih edilen bir üründür. Elektrik çarpmaları veya elektrik kaçakları gibi problemler yaşamamak adına kaliteli bir ürün tercih edilmesi bu battaniye çeşitlinde en önemli faktördür.

Yün Battaniye

Yün ürünlerin fazla hava aldırmayan ve ağır yapılara sahip olmasından dolayı çocukların uyku sürecinde olumsuz bir süreç geçirmelerini sağlayabilir. Diğer bir yandan ise yünlü yapıların sıcak tutma özelliğinden dolayı da aynı zamanda avantajlı olabilir.

 

yün çocuk battaniyeleri

 

Pamuklu Battaniye

Pamuklu battaniyeler hafif yapıları ve alerjik bünyeler için verimli bir battaniye olması açısından tercih edilebilecek bir battaniye modelidir. Aynı zamanda lekelerin çıkartılması açısından da kolaylık sağladığı için avantajlıdır. Çok soğuk havalarda yapısı ince kalacağı için pek tercih edilmeyebilir fakat ilkbahar-sonbahar ayları için idealdir.

Kaşmir Battaniye

Kaşmir battaniyeler koku oluşumunu engellemek adına tercih edilebilecek en iyi battaniye modelidir. Aynı zamanda anti bakteriyel bir yapıya sahip olması ile birlikte içinde liflerin bulunması sebebi ile de doğal bir battaniyedir. Kaşmir yünün özel bir türü olduğu için de kullanıcıyı sıcak tutabilir.

Polar Battaniye

Polar battaniye, yapısı gereği incedir fakat aynı zamanda sıcak da tutan bir battaniye türüdür. Bakımının ve temizliğinin kolay olmasından dolayı da avantajlıdır aynı zamanda kolay bulunabilen bir battaniye modelidir.

Battaniye Nasıl Hazırlanır?

Çocuğunuzun battaniyesini kendiniz hazırlamak istiyor iseniz internette çeşitli örgü tipleri, motifleri ve şekilleri ile çeşitli battaniye örme yolları mevcuttur. Bebek battaniyeleri örülürken genelde 75X75 veya 90X90 ölçüleri en büyük boyut olarak tercih edilir. Bebeğin rahat bir şekilde uyuyabilmesi adına yün battaniyeler kullanışlı değildir çünkü ağır bir yapıya sahiptir. Bundan dolayı pamuklu battaniyeler daha çok tercih edilebilir.

 

Bu yazı Gizem Ezgi Akyol tarafından hazırlanmıştır.

Çocuklar ile Uçak Yolculuğunu Kolaylaştırmanın Yolları

Uzun uçak yolculuklarında çocuklarınız ile yolculuk yapmak bir kargaşa haline mi geliyor, ya da onları uçuş sırasında oyalayacak aktiviteler mi arıyorsunuz? Hadi birlikte çocuklarda uçak yolculuğunu kolaylaştırmanın bazı yollarına bakalım.

Oyuncaklar

uçak yolculuğunda çocuklara oyuncak

0-6 yaş çocuklar için oyuncakların zannettiğimizden de büyük etkisi vardır. Oyuncaklar arasından çocuğunuzun en sevdiklerini yanınıza alarak yolculuğa çıkabilirsiniz. Çocuklar çabuk sıkılabilen bir yapıya sahiptirler bu yüzden oyuncaklarda çeşitli olmak uçuşunuzun kolaylaşmasını sağlayacaktır. Örneğin en sevdiği oyuncak ayısından sıkıldığı ve mızmızlanmaya başladığı zaman hemen onun dikkatini başka sevdiği bir oyuncak olan oyun hamurlarında toparlayabilirsiniz. Çocuklar dünyayı araştırmaya ve incelemeye algıları çok açık olduklarından dolayı oyun hamurunu incelemek, yapısıyla oynamak onlara ilginç gelebilir. Bir diğer yandan eğer çocuğunuz oyun hamuru gibi şeylerle oynayamayacak kadar küçük ise zekâ kartları ve gene sevdiği bir pelüş oyuncağı tercih edilebilir. Çocuğunuz ağlamaya başladığında pelüş oyuncağını onunla bir arkadaş gibi konuşturarak elinizle pelüş oyuncağı oynatmak dikkatlerinin dağılmasını sağlayıp ağlama krizi sırasında ilgisi daha önce konuştuğunu fark etmemiş olduğu o oyuncağa kayacaktır. Aynı zamanda zekâ kartları da gerek renkleri gerek görsellerin dikkat çekiciliği olsun çocukların ilgisini çekerek dikkatlerini dağıtmalarını sağlayacaktır.

Aktivite Oluşturmak

Çocukların dikkatlerini toparlamak adına çeşitli aktiviteleri uçuş sırasında da uygulayabilmek mümkündür. Boya kalemleri ve boyama kitapları onlar için uzun süre dikkat dağıtıcı faaliyetler olabilir. Sıkıldıkları anda boyamaya siz de dâhil olup birlikte eğlenceli anlar yaratabilirsiniz. Bir başka aktivite olarak birlikte kelime oyunları tercih edilebilir. Ben neyim (Tuttumculuk)? Son zamanlarda çocukların ilgisini çeken oyunlardan birisidir. Oyuna göre; mekânın içinde bulunan herhangi bir kişi veya nesneyi bir kişi aklında tutar ve “Tuttum” der. Daha sonrasında karşıdaki kişi de onun aklında ne tuttuğunu aklındaki nesnenin, rengini, şeklini, büyüklüğünü veya küçüklüğünü, cinsiyetini vb. sorular sorarak bulmaya çalışır. Bu durum hem çok fazla kişi ile uçuş yapıldığından dolayı hiçbir eşya gerektirmeksizin çocuğun ilgisini ve algısını açarak renkler, sayılar, şekiller ile pratik yapmasını sağlayıp hem de çocuğa keyif vererek uzun süre oyalanmasını sağlayacak oyunlardan birsidir. Örneğin anne aklından kırmızılı şapkalı bir kadını tutar ve “Tuttum” der daha sonrasında çocuk rengini, şeklini, cinsiyetini sorarak mekânın içinde bu kişiyi veya nesneyi aramaya başlar. İlk başta çocuğun oyunu kavrayabilmesi adına soruları sizin sorarak bulmanız daha kolay bir yoldur.

Kıyafetler

uçak yolculuğunda çocuk kıyafeti

Özellikle 0-6 yaş gurubu çocuklarda kıyafetlerin yedeğini bulundurmak çok önemlidir çünkü bu yaş grubunda gerek yemek kazaları, gerek tuvalet problemi gerek hareketli oldukları için üstlerinin kolaylıkla kirlenebiliyor olmasından dolayı çok önemlidir. Bebeğiniz 0-2 yaş aralığında ise sürekli bez değiştirme durumundan dolayı tek parça bodyler bulundurmak pantolon, tişört vb. kıyafetler bulundurmaktan daha pratik olabilir. Eğer çocuğunuz 3-6 yaş aralığında ise yanınıza bolca tişört, atlet, külot, uçuş sırasında rahat edebilecekleri eşofmanlar, taytlar bulundurmak ya da tercih etmek daha mantıklı olabilir.

uçakta bebek emzirme

Emziren Anneler

Emziren anneler için uçak yolculuğu belki de daha zorlayıcı bir faktördür. Uzun yolculuklarda sütün yeterli olmamasından dolayı bebek ve anne arasında zorlayıcı bir süreç gerçekleşiyor olabilir. Bundan dolayı uçuştan önceki günde annenin sütü arttıran ve gaza sebep olmayan besinler tüketmeleri çok önemlidir. Geceden sütü sağarak biberonlarda muhafaza edilerek uçuş için ek süt oluşturulabilir. Diğer bir yandan bebeğin gaz atakları için rahatlatıcı masajları öğrenerek fitilleri yanınızda bulundurmak da akıllıca bir tercih olabilir. Ek gıdaya geçmiş bebeklerde ise gene gaz yapmayan, uçuş sırasında onların bünyesini rahatsız etmeyecek ve yemeyi sevdikleri besinler yanınıza alınabilir.

Uyku ve Çocuk

Uçak yolculuğundan önce eğer çocuk uykusunu güzel bir şekilde almaz ise muhtemelen yolculuk sırasında hem onun için yeni bir atmosfer olan uçakta hem de uçuşun uzun sürebilmesinden dolayı huzursuz ve mızmız olacaktır. Bu yüzden bir önceki gece ve uçuş sırasında çocuğu uyumaya teşvik etmek de önemlidir. Sakinleştirici şarkılar veya videolar bu süreçte tercih edilebilir. Başka bir tercih olarak da çocukların en sevdikleri masal kitaplarını da uzun uçuşlarda yanınıza alarak hem onları oyalayabilir hem de dingin bir ses tonu ile kitabı okuyarak uykularının gelmesini sağlayabilirsiniz. Şarkı söyleyen oyuncaklar da uykuyu kolaylaştırmak adına yanınıza almak iyi bir tercih olabilir.

ebeveyn uçak yolcuğu

Ebeveyn ve Uçuş

Her ne kadar uçuş çocuklar için zor bir faktör gibi gözükse de ebeveyn için de yıpratıcı bir süreçtir. Bundan dolayı ebeveynin de uçuştan önce uykusunu güzelce almış olması, çocuğuna aldığı gibi kendisine de yedek kıyafetler almış olması önemli olmakla birlikte yorucu bir güne başlamadan önce vitamin alarak bağışıklığı desteklemek ebeveyn için iyi bir fikir olabilir. Sabır edebilmek ve çocuğu nazik bir dil ile yönlendirebiliyor olmak kolay bir uçuşun anahtarıdır. Bunlardan dolayı da ebeveynin kendisine de özen gösteriyor olması hayati bir faktördür. Özellikle anneler ve bebekler. Bebek ilk 2 sene boyunca bedenen ve zihnen anne ile bir bütün olmasından dolayı annenin stresini ve olumsuz ruh halinden etkilenerek huzursuz olabilmektedir. Tüm bunlardan dolayı kolay bir uçuş sağlamak için her şeyden önce ebeveynin kendisini iyi hissediyor olması ve çocuğun da kendisini iyi hissetmeye yöneltecek bir faktör olabilir.

 

Bu yazı Gizem Ezgi Akyol tarafından hazırlanmıştır.

Bebek Bezi Nasıl Bağlanır?

Bebek bezi değiştirmek, tecrübe edindikçe daha da pratikleşir. Dikkat edilmesi gereken birkaç püf noktasından sonra çok kolaydır ve el alışır. Fakat yeni aileler için başta zor gibi gelebilir. Biz de bu yazımızda ‘Bebeğin altı nasıl temizlenir?’, ‘Temiz bez nasıl bağlanır?’ gibi soruları aydınlatmayı amaçladık.

  • Bebeğinizin altını değiştirmeye başlamadan önce yanınızda alt değiştirme örtüsü, bebek bezi, alkolsüz temizleme mendili ve pişik kremi olduğundan emin olun. Bez değiştirme süresinde bebeğin dikkatinin dağılması için sevdiği bir oyuncağı da bulundurabilirsiniz.
  • Gerekli her şeyin hazır olduğundan emin olduktan sonra alt açma örtüsünü serin. Bu örtü ifrazatının (dışkı ya da idrarın) dış ortama bulaşmasını engeller. Aynı zamanda bebeği dış ortamdan gelebilecek herhangi bir şeye karşı korur.
  • Bebeğin bacak bilekleri birleştirilerek yukarı kaldırılır. Alkolsüz ıslak mendil veya ıslak sabunlu temiz bir bez ile bebeğin genital bölgesi önden arkaya doğru temizlenir. Bu noktada aynı bez tekrar tekrar kullanılmaz, atılır. Bu şekilde özellikle kız çocuklarında idrar yolu enfeksiyonlarından kaçınılmış olunur. Oğlan çocuklarında ise dikkat edilmesi gereken genital kıvrımlarını iyice temizlendiğinden emin olmaktır. Özellikle oğlan çocuklarında kireçlenmeyi önlemek için genital organdaki deri kıvrımı arada geriye doğru iterek temizlenmesi gerekir.
  • Temizlik kısmı bittikten sonra, pişik kremi sürülmeli ve kremin sağlık kuruluşlarından tavsiyeli olmasına dikkat etmelisiniz. Krem yoksa zeytinyağını kızdırıp soğuttuktan sonra kullanabilirsiniz.
  • Yeni bez takarken, bezin bel ve göbek kısmına geldiğinden emin olun ve uzun kısımlarını içeriye doğru katlayın. Ayrıca bebeğin hareket kabiliyetini ve kan dolaşımını etkilememesi için çok sıkmadığınızdan emin olmalısınız. Bacak bölgesinde iki parmak bel bölgesinde bir parmak boşluk olacak şekilde sıkmanızı tavsiye ederiz. Bu şekilde tahrişi de önleyebilirsiniz. Yeni doğan bebekler ise göbek kordunu hala düşmemişse, bu kordonun bebek bezi dışında kalmasına dikkat ediniz.
  • Ve son olarak temiz bebek bezinin ön kısmını bebeğin bacaklarının arasından geçirip yan bantlarıyla bezi bağlayın. Bebek bezi sıklıkla kontrol edilip çok dolması beklenilmeden değiştirilmelidir. Özellikle kakalı bebek bezleri çok fazla tutulmamalıdır, öbür türlü bebek enfeksiyona açık halde gelir.

 

Bu yazı Eylül Karanfil tarafından hazırlanmıştır.

Emzik Modelleri ve Çeşitleri

Emme Refleksi Nedir?

bebeklerde emme refleksi

Her sağlıklı bebek emme refleksiyle doğar ve bu refleks bebeğin memeyi bulmasına yardımcı olur. Bebek büyüdükçe, zamanla içinde bu refleks ortadan kaybolur.  Bebekler en temel ihtiyaçlarını karşılamak yani beslenmek için sürekli emmek ister. Emme refleksi onlarda bir dürtü şeklindedir. Bu dürtü karşılandıkça kendilerini daha mutlu ve güvende hissederler. Daha huzurlu olurlar, uykuya daha rahat bir şekilde dalarlar. Emme refleksinin sonucunda da hem anne sütüne hem de annelerinin kokusuna kavuşurlar. Bebeğinizi emzirmenin yanı sıra emme refleksini karşılamak için yapabileceğiniz en iyi şeylerden biri de bebeğinize emzik vermek olacaktır.

Emzik Seçerken Nelere Dikkat Etmeliyiz?

emzik seçerken dikkat edilmesi gerekenler

Çoğu aile, çocuğu için emzik seçerken çok fazla zorlanıyor çünkü etrafta birçok doğru yanlış bilgi bulunuyor ve farklı uzmanlardan alınan farklı yorumlar dolayısıyla ailelerin kafaları da oldukça karışabiliyor. Eğer silikon emzik seçilecekse ve bebeğiniz 1 yaşından büyükse uzmanlar tarafından daha çok “ortodontik emzik” kullanılması tavsiye ediliyor. Ortodontik emzik, bebeğin ağız, diş ve damak yapısına uygun olan emziklerdir. Ayrıca;

– Emziğin kalkanında delikler olmasına da dikkat etmekte fayda var. Bu delikler sayesinde cildin tahriş olması engelleniyor.

-Bunun yanı sıra ürünlerin BPA içermemesine de mutlaka dikkat edilmeli.

-Ek olarak kapaklı emzik tercih etmek de hijyen açısından çok büyük rahatlık sağlayacaktır.

Burada önemli olan bebeğinizin yaşını ve gelişimini göz önünde bulundurmaktır. Çocuğunuza uygun olan emzik seçimini doktorunuzla birlikte de yapabilirsiniz.

Emzik Çeşitleri Nelerdir?

Çeşitli emzik modelleri bulunmaktadır ancak emzikler esas olarak iki ham maddeden üretilirler: silikon ve kauçuk.

Kauçuk Emzikler

Kauçuk doğal bir malzeme olduğundan kauçuk emzikler daha elastik yapıda olurlar ve oldukça dayanıklıdırlar. Bebeklerin diş çıkarma dönemine de uygundurlar. Kauçuk emziklerin yarattığı problemlerden biri kolay bozulabilir olmaları. Suyu içine emerler ve kolayca bozulabilirler.

Silikon Emzikler

Silikon emziğe baktığımızda ise « silisyum » maddesinden yapıldığını görebiliriz. Silikon emzikler kauçuk emziklere kıyasla çok daha dayanıklıdırlar. Kauçuk emzikten farklı olarak silikon emzikler darbelere çok dayanıklı değildir bu sebeple diş çıkarma sürecinde olmayan, henüz diş çıkarmamış bebekler için çok daha uygundur. Isıya da oldukça dayanıklıdırlar ve bu sayede ısıyla sterilizasyon süreci için oldukça uygundurlar. Herhangi bir tatları veya kokuları da yoktur. Alerji de yaratmazlar.

Damaklı ve Damaksız Emzikler

Pek çok emzik çeşidi olsa da genel olarak emzikler model olarak damaklı veya damaksız olarak ikiye ayrılırlar. Damaksız olanlar genelde 1 yaşından küçük çocuklar için tercih edilir. Ucu anne memesine de benzetilir. Şu da bilinmelidir ki damaksız modeller damağa baskı yaparak ağız ve diş sağlığını olumsuz etkileyebilir. 1 yaşından büyük bebekler için ise damaklı emzik modelleri daha uygundur. Ucu yassı ve yukarı doğru kıvrık olduğundan da bebeğinize rahatlık sağlayacaktır. Tabii en doğru kararı vermek için çocuğunuza birkaç çeşit denetebilirsiniz ancak yine de kendi doktorunuza danışmanızda elbette ki fayda var.

Emzik Temizliği Nasıl Yapılmalıdır?

Ailelerin göz önünde bulundurması gereken en önemli sorunlardan biri de emzik temizliğidir. Düzenli emzik temizliği çocuğunuzun sağlığı için oldukça fazla önem arz eder. Genellikle alınan emziklerin üzerinde nasıl temizlenmesi gerektiğine dair bilgiler yazar ancak bebeğiniz ilk 6 ay içerisinde bağışıklık sistemi henüz yeterli olgunluğa erişmediğinden günde beş dakika kadar kaynatılarak dezenfekte edilmesi tavsiye edilir. 6. aydan itibaren bu dezenfektasyon işlemi gün aşırı olarak devam edebilir. Hijyenin sürdürülebilirliği adına emzikleri emzik kabında saklamanızda da fayda var.

Emzik Ne Sıklıkla Değiştirilmelidir?

Emzik değiştirmenin belirli bir süresi yoktur ve kullanıma bağlı olarak değişir. Ortalama kullanımı 2-3 aydır. Deforme olma durumuna göre daha erken veya daha geç değiştirebilirsiniz.

İnternetteki Popüler Emzik Modelleri

  • Philips Avent- Ultra Air 0-6 Ay Emzik
  • Bibs- Colour 0-6 Ay Emzik
  • Chicco- Physio Soft Silikon 0-6 Ay Emzik
  • Philips Avent- Ultra Air 6-18 Ay Emzik
  • Bibs- Colour 6-18 Ay Emzik
  • Chicco- Soother Physio Light 6-16 Ay Emzik
  • Tommee Tippee- Night Time 6-18 Ay Emzik
  • Philips Avent- 18+ Ay Emzik
  • Chicco- Soother Physio Light 16-36 Ay Emzik

 

Bu yazı Helinnaz Taş tarafından hazırlanmıştır.

 

Yazın Bebeğinizi Gezdirirken Dikkat Etmeniz Gerekenler

Yaz aylarında havanın güzelliği hepimizde dışarı çıkma isteğini arttırıyor hele ki geçirdiğimiz soğuk bir kıştan sonra. Dışarda bebeğinizle vakit geçirmek hem siz hem de çocuğunuz için oldukça eğlenceli bir aktivite olabilir. Fakat yazın birlikte gezerken nelere dikkat etmelisiniz? Neler yapmak bu zamanınızı hem keyifli hem de sağlıklı geçirmenize yardımcı olur gelin bir göz atalım.

Güneş Kremini İhmal Etmeyelim

bebeklere güneş kremi

Yazın hepimizin en çok dikkat etmesi gereken şey tabii ki de güneş kremi kullanmak. Bebeğinize uygun olan güneş kremini açık güneşli alanlarda bulanacaksanız iki saatte bir yenilemeli hatta denizde veya havuzda iseniz saatte bir güneş kreminizi yenilemeyi ihmal etmeyin. Alerjik bünyeli bebekler için güneş kremi seçerken uzmanınıza danışmanızı öneririz.

Bolca Yedek Kıyafet!

çocuklara yedek kıyafet

Bebek çantasını gezerken taşımak bazen zor olabilse de havanın sıcaklığından dolayı bebeğiniz elbet terleyecektir, terinin üzerinde kurumamasına ve kıyafetlerini değiştirmeye özen göstermelisiniz. Olabildiğince %100 pamuk içerikli giysiler, bol ve açık renkli kıyafetler giydirmek de isilik riskini azaltan doğru bir tercih olacaktır. Özellikle açık alanda geziyorsanız ya da bebeğiniz açık alanda oynuyorsa şapkasını taktığından emin olun.

Onun İsteklerine Göre Aktiviteler Planlayın.

yazın çocuklarla yapılabilecek aktivite

Bebeğinizle dışarı çıkarken nelerden hoşlandığını, keyif aldığını ve nelerden huzursuz olduğunu hesaba katarak plan yapın, bu hem sizi daha az yorar hem de bebeğinizi daha mutlu edecektir böylece ikiniz de geçirdiğiniz zamandan daha çok keyif alabilirsiniz.

Kalabalıktan Uzak!

Bebek ile kalabalıktan uzak aktivite

Çoğu bebek kalabalıkta huzursuz hisseder fakat oyun parklarına gelince böyle bir durum genellikle söz konusu değildir. Onun mutlu olabildiği, kendini rahat hissettiği yerlerde olmanız her ne kadar önemli olsa da Covid-19’un hala devam ettiği süreçte bebeğinizin ve kendinizin sağlığı için kalabalık yerlerdense daha sakin yerlerde vakit geçirmenizi öneririz. Özgürce koşabileceğiniz veya başka oyunlar oynayabileceğiniz doğa ile iç içe yerlerde piknik yapmak ya da kumsalda zaman geçirmek keyifli öneriler olabilir.

Sık Sık Bez Değiştirin

yazın sık sık bebek bezi değiştirme

Yazın pişik olma riskini biraz daha azaltmak için dışarıda olduğunuzda da altını sık aralıklarda değiştirmelisiniz. Bebeğiniz de yaz aylarında terlediği için kuru bir bezinin olması onu da rahatlatacaktır ve daha kaliteli zaman geçirecektir.

Bol Sıvı Tüketimi

yazın bebeklerin su tüketimi

Bunu eklemeden olmaz! Yanınızda her zaman bebeğinizin tüketebileceği su ve diğer sıvıları yanınızda taşımalısınız ve sıklıkla bebeğinize su içirmelisiniz.

 

 

Bu yazı Şebnem Sezer tarafından hazırlanmıştır.

Devam Sütü Ne Zaman Kullanılmalı? Faydaları Nelerdir?

Gelişim çağındaki çocuklar için beslenme büyük önem taşır. Özellikle de 0-2 yaş arasındaki beslenme, bebeklerin gelişimindeki kritik bir dönemdir. Bu gelişimdeki en önemli nokta da anne sütüdür. Bebekler 2 yaşına kadar anne sütü almalıdır. Anne sütünün içinde bulunan bileşenler sayesinde, bebek ihtiyacı olan tüm besinleri alır. Fakat bazen elinizde olmayan durumlardan dolayı bebek, anne sütünden yararlanamayabilir. Bu tarz bir durumda bebek, anne sütünün eksikliğini kapatmak için devam sütü ile beslenebilir.

Devam Sütü Nedir?

Anne sütünün eksikliğinde kullanılan devam sütlerine aynı zamanda bebek maması da denir. Devam sütleri, inek sütünün içine çeşitli besinlerin katılmasıyla oluşur. Devam sütünün, anne sütünün yerine kullanılmasının en büyük sebebi içerdiği bileşenlerin benzer olmasıdır. Tıpkı anne sütünde bulunduğu gibi, devam sütünde de çeşitli vitaminler, proteinler, mineraller ve yağlar bulunur. Ama en önemlisi prebiyotiklerdir. Anne sütü prebiyotik bakımından oldukça zengindir ve bu prebiyotikler sayesinde yararlı bakteriler oluşur. Devam sütü her ne kadar formüle edilmiş bir besin olsa da içerdiği mineraller sayesinde bebek gelişimine büyük katkıda bulunur yani devam sütünün bebeklere olan faydası büyüktür.

Devam Sütü ve Anne Sütü Arasında Ne Fark Vardır?

Devam sütü, her ne kadar anne sütüne benzetilmeye çalışılsa da arada farklılıklar vardır. En büyük fark sindirim şekilleridir. Anne sütünden farklı olarak devam sütünün içinde kazein proteini daha fazla bulunmaktadır. Bebekte tokluk hissini yaratan da budur. Kazein sindirim süresini uzatır. Anne sütünün içinde daha az kazein bulunur bu yüzden anne sütünün sindirimi daha hızlı gerçekleşir.

Devam Sütünün Faydaları Nelerdir?

Devam sütü, içerdiği sağlıklı mineral ve vitaminler sayesinde bebek gelişimine katkıda bulunur. Özellikle bebeklerin vücut ve bağışıklık sistemi gelişimini oldukça destekler. Devam sütü, sadece beden gelişimini değil aynı zamanda zihinsel gelişimi de olumlu etkiler. Aynı zamanda içerdiği prebiyotikler sayesinde bağışıklık sistemi düzenlenir ve bebeklerde oluşan gaz problemlerini de azaltır. Ek olarak devam sütü, bebeklerin uykusunun da düzenlenmesine yardımcı olur.

Devam Sütünün Zararları Nelerdir?

Devam sütünün, bebekler üzerinde direkt olarak zararlı bir etkisi yoktur ama yanlış kullanılırsa bebeğe zarar verebilir. Örneğin, eğer yaş kurallarına uymayıp bebeğinizi sadece devam sütüyle beslerseniz, bu durum bebeğinize zarar verebilir. Bebeğinizi devam sütüyle beslerken aynı anda ek gıda ile de beslemelisiniz. Peki ek gıda ve devam sütü ölçüsünü nasıl dengelemelisiniz?

Devam Sütü Kullanımının Püf Noktaları Nelerdir?

devam sütü nasıl kullanılır

6 ile 9 ay arasında bebeklerin beslenme rutinin %70’i anne sütünden oluşurken kalan kısım ek gıda takviyesiyle doldurulmalıdır. 9 ay ile 1 yaş arasındaki zaman diliminde ise bu ayrım eşit olmalıdır. Bebek anne sütünü ne kadar tüketiyorsa aynı şekilde ek gıdayı da aynı miktarda almalıdır. Anne sütünün olmadığı senaryolarda da bebek, devam sütü almalıdır. Peki devam sütü kullanım talimatları nedir, ne miktarda kullanılmalıdır?

Devam Sütü Nasıl Kullanılmalıdır?

Öncelikle devam sütüne geçilmeden önce doktora danışılması önemlidir. Çocuğunuz 2 yaşından küçükse doktorunuzun devam sütünü önerme ihtimali fazladır çünkü bebekler 2 yaşına kadar anne sütüne ihtiyaç duyar. Doktorunuz size mutlaka kullanım talimatlarını verecektir fakat kullanımı oldukça kolaydır. İlk olarak devam sütü, hazırlandığı gibi kullanılmadır yani taze olması önemlidir. Devam sütü bekletilirse, içindeki besin değerini kaybetmeye başlar ve ekşir. Hazırladıktan sonra direkt olarak tüketilmediyse ve soğuduysa tekrardan ısıtmak doğru değildir. Süt, dinlenme esnasında sıcaklığını kaybettiyse biberonu ısıtabilir ya da benmari yöntemiyle sütü ısıtabilirsiniz. Eğer devam sütünü hazırlandığı gibi kullanabileceğiniz bir ortamda bulunmuyorsanız, hazır paketlenmiş devam sütü tercih edebilirsiniz.  Devam sütü hazırlık aşaması da oldukça kolaydır. Kutudan çıkan ölçeği kullanmanız ve kutunun üzerindeki talimatlara uymanız gerekir. Öncelikle, 10 dakika kaynattığınız suyun 40 derece sıcaklığa düşmesini bekleyin. Kullandığınız mamanın kutusunda belirtildiği ölçüde mamayı suya ekleyin. Genelde her 30 ml su için bir ölçek mama eklenir fakat yine de kendi mamanızın talimatlarını okumayı unutmayın. Önceden suda kaynatarak temizlediğiniz biberona karışımı ekleyin ve çalkalayın. Devam sütünü bebeğinizin tüketebileceği sıcaklığa ulaşana kadar soğutun. El bileğinizi sıcaklığı ölçmek için kullanabilirsiniz. Devam sütünü hazırladıktan sonra bebeğinizi beslerken onu, kafasına kolunuzla destek olabileceğiniz bir pozisyona almanız da önemlidir.

 

 

Bu yazı Ece Bolulu tarafından hazırlanmıştır.

 

 

Çocuklara Evdeki Tehlikelerden Korunmayı Öğretmenin Önemi

Çocuklarımız bizim için çok değerli. Elbette ki çocuklarımızın büyüme sürecinde onları korumak adına birçok çaba sarf ediyoruz ancak her zaman yanlarında olamayabiliyoruz. Özellikle de çocuklarımız büyüyüp ayaklandıklarında daha farklı müdahalelerde bulunmamız gerekebiliyor. Evde, okulda, parkta birçok tehlikeyle karşılaşabiliyorlar ve bizim yanlarında olmadığımız durumlarda onların da kendilerini korumayı öğrenmesi gerekiyor. Burada da en büyük görev ailelere düşüyor. Peki aileler, adım adım çocuklarına bu eğitimi nasıl verebilir? Bu eğitim verilirken nelere dikkat etmeliler?

Çocuklara Evdeki Tehlikelerden Korunma Eğitimi Verilirken Nelere Dikkat Edilmeli?

  1. Çocuklar tehlikelerden aşırı bir boyutta korkmamalı. Korkmamalı derken bir miktar korku olması önemli ama bu korkunun seviyesi iyi ayarlanmalı. Çocuklar korkmalı ki bir tepki verebilsinler, ona göre davransınlar ancak fazla bir korku durumunda bu durum ters tepebilir ve çocuklar korkudan tepkisiz kalabilir veya yanlış bir müdahalede bulunabilir.
  2. Çocuklarımızı tehdit etmekten kaçınmalıyız. Tehdit durumunda çocuklarımız asıl hedeflerinden sapabilir. Korkulan unsurun yerini aile alabilir veya çocuklar ailelerine inat korkmuyormuş gibi davranıp tehlikelere maruz kalabilir.
  3. Aşırı uyarılardan kaçınmalıyız ve çocuklarımızın üstüne fazla gitmemeliyiz.
  4. Genel uyarılardan kaçınmalıyız. “Koşamazsın!” demek yerine daha spesifik bir şekilde “Koşarken etrafına dikkat etmelisin. Masaya, kapıya çarpabilirsin.” diyebiliriz.
  5. Öz güvenlerini zedelemeyecek şekilde uyarılarda bulunmayız. “Bunu yapamazsın!” tarzında sert ve öz güven kırıcı ifadelerden mümkün olduğunca kaçınmalıyız.
  6. Direkt olarak “Yasak!” demek yerine neden yapılmaması gerektiğini çocuğunuzun yaş grubuna göre anlayabileceği bir şekilde açıklayabilirsiniz.

 

Alacağımız Önlemler Yaşa Göre Farklılık Gösterir mi?

evdeki tehliklerle ilgili çocuklara eğitim

Evet. Her yaşın farklı bir önlem gerektirdiğini bilmemiz gerekiyor. Evdeki tehlikeler her yaş grubuna farklı şekilde anlatılmalıdır ve ev ortamı da buna göre düzenlenmelidir. 0-3 yaş aralığındaki çocuklara anlatım ile 10 yaşındaki çocuğa anlatım aynı olmamalıdır. 0-3 yaş aralığı korunmaya daha çok muhtaçtır ve bu durumda daha çok aileler müdahalede bulunmalıdır. Çocuklar büyüdükçe ve bir şeyleri kendi başlarına yapmaya başladıkça artık kendi kendilerini korumayı öğrenmeleri gerekir. Özellikle 3 yaşından sonra çocuklarda aileden bağımsız hareket etme durumu başlar ve merakla her şeyi denemeye başlarlar. Her şeye dokunurlar, tadarlar. Aileler ise çocuklarının her hareketine yetişemeyebilir. Çocuğun kendi kendini korumayı öğrenmesi gerekir. Bu “kendi kendini koruma” durumu da ailenin ve etrafındaki insanların uyarılarıyla gerçekleşir.

 

Çocuklara Tehlike Durumunu Nasıl Anlatabiliriz? Evde Tehlike Durumda Ne Yapmalarını Nasıl Öğretebiliriz?

Çocuğunuza sakin bir şekilde tehlikeli durumları açıklayabilirsiniz. Neden tehlikeli olduğunu ve sonucunda neler olabileceğini kısaca anlatabilirsiniz. Örneğin evdeki kesici aletler, sivri eşyalar, kimyasal maddeler saklanabilir veya çocuğun erişebileceği noktalardan uzaklaştırılabilir. Mobilyalar, eşyalar çocuklara göre düzenlenebilir ancak çocukların merak duygusu baskın geldiğinde her şeyin saklanmış olması onlara daha çekici gelebilir ve onlarda daha çok merak uyandırabilir. Bu sebeple her şeyi kaldırmak ve saklamak yerine bazı şeyleri yavaşça keşfetmesine izin verebilirsiniz.  Bunun yanı sıra bazı küçük deneyimleri yaşamasına izin verebilirsiniz. Bazen kendileri deneyip yanıldıklarında o davranıştan uzaklaşmaları daha kolay olabiliyor. Örneğin sıcak bir bardağa dokunmaması gerekiyorsa ve çocuk ısrarla bunu yapmak istiyorsa kendi kontrolünüz dahilinde çok kısa bir süreliğine izin verebilirsiniz. Tabii ki buradaki kontrol oranı çok önemli, deneme-yanılma yöntemini büyük tehlike içermeyen durumlarda denemek daha sağlıklı olabilir.

 

Çocuklara Yardım İstemeyi Öğretin

evde tehlikeli durumlarda çocuklara yardım etmek

Ne olursa olsun çocuklar evdeki her tehlikeyle tek başlarına baş edemeyebilir. Böyle bir durumda ebeveynlerine söylemekten ziyade onlardan çekinerek sorunu kendi başlarına halletmeye çalışabilirler. Çocuklarınıza her zaman yanlarında olduğunuzu ve her ne olursa olsun onlar için elinizden geleni yapabileceğinizi söyleyebilirsiniz. Kendilerini güvende hissedeceklerdir. Kendi başlarına baş halledemeyecekleri bir durumla karşılaştıklarında ise çekinmeden sizden yardım isteyebileceklerdir. Sizden yardım istemenin dışında ambulans çağırmayı da öğretmeniz her türlü ihtimale karşı hazırlıklı olmanızı sağlayacaktır. Siz evde olmadığınızda ve çocuğunuzun tek başına halledemeyeceği bir durum söz konusu olduğunda ambulansı veya polisi aramayı bilmesi hayat kurtarıcı nitelikte olabilir. Günümüzde bu aramalar sıklıkla suistimal edilse de çocuklara gerçekten acil olan durumlarda aramaları gerektiği, acil olmayan durumlarda ise kesinlikle bu numaraları aramamaları gerektiği öğretilebilir ve birçok kazanın önüne geçilebilir. Ayrıca her ihtimale karşı anne ve babanın da numarası ezberletilmelidir.

 

Temel İlk Yardım Eğitimi Öğretin

çocuklara ilk yardım eğitimi

Çocuğunuz belirli bir yaşa geldiğinde ve gerekli olgunluğa eriştiğinde temel ilk yardım bilgisi öğretmeniz çok faydalı olacaktır. Ne olursa olsun kendine ilk müdahaleyi yapabilmesi iyi olacaktır. Örneğin çocuğunuzun bir yeri kanadığında hemen o bölgeyi dezenfekte edip kısa bir tampon uygulaması gerektiğini bilmesi, fazla kan kaybı yaşamasını ve mikrop kapmasını ilk aşamada önleyecektir. İlk yardım eğitimi konusunda önce aileler bilinçlendirilmelidir daha sonra da çocuklar.

evde acil durumda müdahale

Paniğe Kapılmayın

Acil bir durumda, bir kaza anında paniğe kapılmamak da çok önemlidir. Ailenin panik hâli çocuğu da etkileyebilir. Böyle bir durumda sakince müdahale edilmelidir ve çocuğa da sakin kalması öğretilmelidir. Böylelikle çocuğunuz evde tek başına kaldığında herhangi bir tehlikeyle karşılaşırsa soğukkanlı bir şekilde duruma müdahale edebilecektir.

 

 

 

Bu yazı Helinnaz Taş tarafından hazırlanmıştır.