Annelik-Babalık

Çalışan Anne Olmak

Tarih: 1 Ocak 2018 - Pazartesi
Uzman görüşü için konu öner.

Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de her gün çalışan kadın sayısı artmaktadır. Ailesini geçindirmek, aile bütçesine katkıda bulunmak için çalışanlarla, kariyer sahibi olan, mesleğinde ilerlemek için çalışanlarda artış olmaktadır. Çalışan kadınlardan bir kısmı evlenince, bir kısmı çocuk sahibi olunca, bebek gelişimini daha sağlıklı bir şekilde tamamlamak için işten ayrılmakta, bir kısmı da doğum izni bitince işe dönmekte ancak çocuğu için uygun bakım sağlayamadığından veya anne, iş kadını, eş ve ev hanımı olarak görevlerini sağlıklı bir şekilde sürdüremediğinden iş hayatını geçici veya süresiz olarak sonlandırmaktadır.

Doğum izni bitince işe dönen anneler , bebeklerinin gelişimi ve bakımı için çeşitli yollara başvurmaktadır. Kimisi aile büyüklerinden destek almakta, kimisi bakıcı tutmakta veya kreşten yararlanmakta, kimisi de çocuğunu eve yakın veya uzak oturan bir büyükanneye teslim edip onu sadece hafta sonları ve tatillerde görebilmektedir.

Tam zamanlı çalışan pek çok anne, en iyi koşullarda, sabah bir saat, akşam birkaç saat çocuğu ile bir arada olabilmekte; işi yoğun, seyahati sık olanlar ise bazen hafta içi çocuğu ile yeterli beraberlik yaşayamamaktadır.

Çalışan Anneler Neden Suçluluk Duyar?

Çalışan Anneler Neden Suçluluk Duyar

Ailenin geçimi için çalışan annelerle, zor şartlarda çalışan anneler, çocuklarıyla uzun saatler birlikte olamadıkları için üzülürken, kariyer sahibi olan, geçim sıkıntısı nedeniyle çalışmayan, işinde tatmin olan, çalışmaktan mutlu olan anneler çocuklarına karşı büyük bir suçluluk duymakta, büyük bir üzüntü yaşamaktadır.

Çocuklarına yeteri kadar vakit ayıramamaktan ötürü suçluluk duyan anneler, birlikte oldukları sınırlı saatlerde onlara aşırı hoşgörülü davranmakta, kural koymaktan kaçınmakta, ılımlı da olsa disiplin uygulamaktan çekinmekte, “hayır” sözcüğünü hiç kullanmamakta, sınır koymamakta, onların yetersizliklerini ve hatalarını görmezden gelmektedir. Bu anneler yokluklarını telafi ettiklerini zannederek, çocuklarının her istediğini yapmakta ve almakta, farkına varmadan doyumsuz çocuklar yetiştirmektedir. Bu anneler birlikte oyuna, eğlenmeye, sohbete ayıramadıkları zamanı hediyeler, oyuncakla alarak telafi ettiklerini düşünmektedirler. Hiçbir hediye, hiçbir oyuncak annenin yerini tutamaz. En pahalı hediye, en kocaman oyuncak, annenin vereceği sevginin, şefkatin, öpücüğün yerini tutamaz, anne ile beraberliğin yerini alamaz.

Annenin –tabii babanın da- çocuğuna aşırı hoşgörülü davrandığı, kural koymadığı, ılımlı bir disiplin uygulamadığı, net sınır çizmediği, her istediğini aldığı ve yaptığı durumda, çocukerkil bir aile modeli gelişir, ailenin kaptanı da çocuk olur.

Bu şekilde yetişen çocuk, arkadaşlarının arasında, oyun gruplarında, okulda anne-babasınınkine benzer bir tutumla karşılaşamayacağından mutsuz olur, tatminsiz olur, kırıklık yaşar. Oysa biz, anne-babaların görevi: mutlu, huzurlu, doyumlu, özgüvenli çocuklar yetiştirmektir. Bu özelliklere sahip çocuklar ancak mutlu, huzurlu, hoşgörülü bir yaklaşımın olduğu, ılımlı bir disiplinin uygulandığı, kural ve sınırların net çizildiği, çocuğa değer verilen, çocuğa güven duyulan, çocuğun sevgi, ilgi, şefkatle büyüdüğü, ihtiyaçlarının zamanında ve ölçülü bir şekilde giderildiği, anne ile bağlanmanın sağlıklı olduğu, anne-babanın kaptan olduğu ailelerde yetişir.

Çalışan Annelerin Çocuk Gelişimi İçin Yapabilecekleri Planlamalar

Çalışan Annelerin Çocuk Gelişimi İçin Yapabilecekleri Planlamalar

Çalışan anneden beklenen: çocuğunu sevmek, geliştirmek, eğitmek, hayata hazırlamak, yaşıtlarıyla görüştürerek sosyalleştirmek, onun ufkunu genişletmek, donanımını arttırmak, deneyim kazanmasına fırsat vermek, onunla oynayarak, gezerek, okuyarak, eğlenerek ikili ve ailece beraberlikler yaşamak için; bu arada kendine, eşine ve hoşlandığı etkinliklere vakit bulmak için sınırlı zamanını iyi planlamasıdır.

Sorumlulukları bu kadar çok olan çalışan annelere eşlerinden ve ailelerinden gelen destek çok önemlidir. Annelerin yokluğunda, onların yerini tutan güvenilir, tecrübeli, şefkatli, sevecen ve uzun süreli bakıcıların devrede olması gereklidir. Çalışan annelerin çocuklarını güvenerek bırakabilecekleri, ilgili, bilgili, tecrübeli bir kadroya sahip kreş ve okulöncesi eğitim kurumlarının bulunması şarttır.

Çalışan kadın, çalışan anne sayısının arttığı günümüzde, annelerin ihtiyaçlarına duyarlı olan bazı işyerlerinin yaptığı gibi: doğum yapan annelere verilen izin sürelerinin uzatılması, ücretsiz izin olanaklarının arttırılması, doğum nedeniyle işinden ayrılanlara işe dönme imkanının sağlanması, yarı zamanlı işlerin çoğaltılması; bebeklerin bırakılabileceği güvenilir (paralı-parasız-işyerlerine bağlı) kreş, gündüz bakımevi, okulöncesi eğitim kurumlarının yaygınlaşması; bakıcı ve eğitimcileri yetiştirecek ve ailelerle buluşturacak kuruluşların artması, anne-babaların işlerinin bitimine kadar çocuklarının kaliteli vakit geçirebilecekleri, çocuk aktiviteleri yapabileceği kitaplık, etüt, sanat atölyesi, oyun merkezi, spor alanı, çocuk kulübü, hobi ve beceri kulübü gibi yerlerin çoğaltılması çalışan annelerin bebek gelişimi konusunda daha huzurlu ve daha verimli çalışmalarını sağlayacaktır. Bu olanaklar, doğum yaptıkları için işinden ayrılmış olan kadınların yeniden iş dünyasına kazandırılması için çalışmaların yapıldığı, derneklerin kurulduğu bugünlerde, anne olduktan sonra işten ayrılmış oldukları için mutsuz veya pişman olan kadınların işe dönmelerini de kolaylaştıracaktır.


 

Sadece 3 adımda çocuğunuzun gelişim seviyesine uygun programımıza ulaşın.

Programdaki aktiviteleri çocuğunuzla yaparak, çocuğunuzun gelişim
seviyesini ulaşabileceği en üst düzeye çıkarmaya yardımcı olun.

Hemen çocuğunuzun gelişim seviyesini belirleyen soruları yanıtlayın.

çocuk gelişimi

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER YAZILAR


yorumlar