Şımarık Çocuklar | Çocuklu Dünya
 
Annelik-Babalık

Çocuğum Şımarık Mı?

Tarih: 25 Mayıs 2021 - Salı
Uzman görüşü için konu öner.

Çocuğum Şımarık Mı?

ŞIMARIK ÇOCUKLAR

Çoğu anne baba bunun pek de farkında değildir. Genelde büyükanne-baba veya başkalarının geri bildirimi sonucunda çocuğunu daha dikkatle incelediğinde bir şeylerin yanlış gittiğinin farkına varır.

 

Başkalarının Dedikleri Ne Kadar Doğrudur?

Tabii ki kendi çocukluğundan farklıdırlar. Ama onların anne ve babalarının çocuk yetiştirme tutumları ile 21. yy’deki anne babaların çocuk yetiştirme tutumları farklı olacaktır. Büyükanne ve babalar geleneksel ailelerde büyümüş, farklı disiplin tekniklerini öğrenmiş, öğrendiklerini süzgeçten geçirip ya da geçirmeden en doğrusu budur deyip çocuklarına uygulamışlardır. 21. yüzyılın genç anne babaları yeni yazılan çocukla ilgili kitapları okuyan, televizyondan ilgili programları izleyen teknolojiden yararlanan bireylerdir. Bir çocuk yetiştirme tekniğinden diğerine hızla ve doğru bir şekilde geçmek yanlışları da beraber getirir.

Özerkliğin Desteklenmesi Mi İsteniyor?

Bırakın istediğini yapsın diyen, benlik saygısı, kendine güveni yeterince yüksek olsun demeye başlayan yeni nesil anne baba ile karşılaşmamıza neden oldu. Adını da çocuk merkezli aile demeye başladık. Yeniliklere uyum sağlayacağız diye eski değerlerin hepsi bir tarafa atılıp yeni değerler geliştirilme çabası içine girildi.

Neticede özgüvenli çocuk yetiştireyim derken her istediğini yaptırmaya alışmış, istediği yapılmadığında etrafı zindan eden, tutturan çocuklarımız oluşmakta. Bunun sonucunda da aile içi denge bozuluyor. Eşler birbirlerini suçlamaya başlıyor. Her zaman derim.” Anne baba olmak zor zanaat”. Peki ne yapmalıyız? Diye sormaya başladığınızı görebiliyorum. Ancak reçete yazmak gibi bir durum değil bu. Her anne baba her çocuk farklı bir senaryo oluşturabilir. Ben sadece ortak özelliklerden söz edebilirim.

E. Erikson adlı bir gelişim psikoloğu yaklaşık iki, iki buçuk yaşlarında çocuğun içsel bir itme ile özerk olma çabası gösterdiğini söylemiştir. Ve de bu durum kanıtlanmıştır. Bu özerklik sadece davranışsal özelliktir. Ben der, benim der. Bol miktarda hayır der. Kendi başına giyinmek, soyunmak, yemek yemek, televizyon düğmesini açıp kapamak, su dolu bir bardağı taşımak gibi davranışlarını sergilemek isteyen çocuk hata yapabilir. Yapılan işlemlerin vakit alması, etrafın kirlenmesi gündelik kargaşa içinde anneyi rahatsız edebilir.

Ses Yükselmeden, Fiziksel Ceza Olmaksızın Ne Yapılmalı?

Açıklama ve yapmak istediği davranışa dolaylı destek. Açıklama yaparken mümkün olduğunca kısa cümleler kullanıp çocuğun kavrama yetersizliğini göz önünde tutmak gerekir. Çocuğun istekleri ve özerklik girişim boyutları artabilir. O ister ama kendi kapasitesinin farkında değildir. Neyi ne kadar yapabileceğini kestiremez. Hataları büyüyebilir. O güne kadar hatalara hoşgörülü yaklaşan anne baba ses yükseltebilir. “Seni artık sevmiyorum” diyebilir. Sevdiği bazı durumlara yasak getirebilir. Çocuk neyin zor neyin kolay olabileceğini kavrayamadığı için büyüklerinin tutumundaki değişikliğin nedenini anlamaz. Sözcükleri yeterli gelmediği için ağlayıp hırçınlık yapıp çevreyi bezdirebilir. O nedenle ben derim ki; madem çocuk neyin zor, neyin kolay ve istenilen davranışın ne olduğunu ayırt edemiyor. Biz mentor olup yanında bulunup yapamadığında “bak gördün mü ben sana demiştim” yerine beraber yapalım deyip çocuğa yol gösterelim. Vygotsky, yetişkinin çocuğa el vererek sosyal ve bilişsel gelişiminde rol oynadığını söylemiştir.

Nereye Kadar Alttan Alınmalı?

Ama bu ince ayrıntıyı göz ardı eder ve çocuğun hatalarını hoş görürsek ‘‘çocuktur elbet yapacak” anlayışı ile hareket edersek bir gün anne babanın da tolerans sınırı zorlanır ve “Hayır” dediğinde çocuğun istenmeyen tepkisi ile karşılaşılır. İşte bu nokta önemli. Çocuğa açıklama getirmeksizin istediğini yapma fırsatı vermediğimizde ağlamasına ne kadar tahammül edersiniz? Hele etrafta birçok kişi varken. İstediğini yapma yapmama ikileminde istediğini yapmayı tercih ederseniz, o an ileriye dönük çok büyük bir yanlış yapmış olursunuz. Çocuğunuz bir kez ağlama ve elde etme arasında bağlanma kurdu mu ömür boyu bunu değerlendirecektir.

Evde Kuralların Önemi

Bu arada unutulmaması gereken bir başka nokta evimizin kurallarının olmasıdır. Sofrada bir arada olmak, yemekten sonra diş fırçalamak, belirli saatte yatmak, Ipad ile belirli zaman diliminde oynamak vb. gibi. Kuralları olan evde büyüyen çocukların ileride benlik saygısı yüksek, özgüvenli, içten motivasyonlu, akademik başarısı yüksek bireyler olduğu saptanmıştır. Kurallar konur ama kuralların tutarlı biçimde uygulanması gerekir. Tutarlılık olmadığında çocuk sizin patronunuz olabilir.


Üye olup, Haftalık Programımızı uyguladığınızda, 14 gün içinde çocuğunuzdaki değişimi fark edeceksiniz.
Çerez Kullanımı
Kişisel verileriniz, mevzuata uygun olarak toplanıp işlenir. Detaylı bilgi almak için Verilerin Korunmasını inceleyebilirsiniz.
X