Yazılar

Babalık İzni Hakkında Merak Ettiğiniz Detaylar

Eşi hamile olan baba adaylarının en çok merak ettikleri
konulardan biri de çalışan eşleri gibi iş yerinden doğum izni ( babalık izni) alabilecekleri midir. Çünkü eşlerinin hem
doğum öncesi hem de doğum sonrası yanlarında bulunarak hem sosyal hem de
psikolojik destek açısından baba adayları önemli bir yere sahiplerdir. Yeni
doğmuş bir bebeğin ihtiyaçlarının çok olduğu bir dönemde babanın da doğum
izni alması çok doğaldır.

Babalık izni nedir?

Çalışan hamile bayanların iş yerinden doğum öncesi ve doğum sonrası
döneminde ücretli veya ücretsiz olarak 8 hafta doğum öncesi döneminde,
doğumdan sonra ise doğum izinleri 8 haftaya kadar devam etmektedir. Anneye
toplam 18 hafta doğum izni verilmektedir. Bu süreçte babalara ise eşlerine
verilen izin hakkı kadar olmasa da babalara da izin hakkı verilmektedir.
Fakat baba adaylarının çalışmış oldukları statülere göre (devlet memuru ya
da işçi) izin hakları farklıdır.

Babalık izni ne zaman başlar?

Babalık izinleri, babalık adaylarının eşlerinin doğum yapmasından sonra
başlar.

Babalık izni kaç gündür?

Baba adaylarının işlerinde çalıştıkları statülere (devlet memuru ya da
işçi) göre izinlerin de farklılık gösterir. Statülerdeki izin kullanma
günlerinde farklılıkların olmasındaki sebep ise tabi olunan kanun
maddelerinden kaynaklanmaktadır. Devlet memurları 657 sayılı devlet memuru
kanununa bağlı, işçiler ise 4857sayılı genel iş kanununa bağlıdırlar.

Babalık İzni Farklı Kurumlarda Değişiklik Gösterir mi?

Babalık izni statülere göre farklılık gösterir.

Statülere göre izin süreleri:

Kamu çalışanlarında izin süreleri:

Kamu çalışanları bağlı oldukları 657 sayılı devlet memuru kanununun 104.
Maddesinde eşlerinin doğum yapması halinde istekleri üzerine 10 gün izin
verilebilmektedir. Bu 10 günlük doğum izin süresi yıllık izinden
düşmemektedir.

İşçi statüsünde çalışanlarda izin süresi:

İşçi çalışanları bağlı oldukları 4857sayılı kanuna göre işçinin eşinin
doğum yapması durumunda 5 günlük izin kullanım hakları vardır. Bunun
yanında taşeron işçilerde normal işçiler gibi 5 gün izin hakları vardır.
Baba adaylarının kullanmış oldukları 5 günlük babalık izni yıllık
izinlerini etkilememekte mazeret izinleri den kullanmış olmaktadırlar.

4/B sözleşmeli çalışan personeller de izin süresi:

Sözleşmeli personel statüsünde çalışanlar çalışma kurallarına göre eşi
doğum yapmış olan personellerin 2 gün babalık izni kullanım hakları vardır.

Babalık izni nasıl kullanılmalıdır?

Eşleri doğum yapmış olan baba adaylarının doğum olduğu tarihten itibaren
baba adaylarının çalışmış oldukları kuruma yazılı bir dilekçe sunarak izin
kullanabilirler.

· Doğum izni başlangıcı doğum olduğundan itibaren başlamalıdır.

· Babalık iznini arka arkaya kullanabileceği gibi parça parçada
kullanılabilir.

· Babalık izni çalışılan kuruma dilekçe esaslarına göre yazarak
bildirilmesi yeterlidir.

· Dilekçede eşin doğum tarihini belirtip, kaç gün izin kullanacağını
belirtmek olası çıkabilecek sıkıntıları ortadan kaldırır.

Babalık izni dilekçesi nasıl hazırlanır?

· Babalık izni dilekçesini hazırlarken çalışılan kuruma hitaben
yazılmalıdır.

· Dilekçeyi doldururken babalık izninin gün kullanacağı belirtilmelidir.

· Tüm izinleri aynı anda kullanmak gerekmez.

Babalık izni resmi tatile gelirse ne olur?

657 sayılı devlet memuru, 4857 sayılı genel iş kanununda ve 4/B sözleşmeli
çalışanların esasları içerisinde doğum izninde iş günü ibaresi yer almaz.
Yani doğum izni iş gününü kapsamaz. Yani doğum hafta sonuna ya da özel bir
güne denk gelirse babalık izni bu günleri de kapsar. Fakat özel sektörlerde
devam etmekte olan bazı kurumların kendi hassasiyetlerine göre bu durumla
ilgili esneklik sağlayabilmeleri mümkündür.

Erkeğin doğum izni aldığı durumda maaşında herhangi bir kesinti olur mu?

Bu üç statüde çalışan baba adaylarının kullanmış oldukları doğum izinleri
ücretleri, ücretli izin olup kendi maaşlarında ki para miktarı
düşmemektedir. Aynı çalışıyormuş gibi maaş ınızı kesintisiz ödenir.

Evlat edinme durumunda doğum izni alınabilir mi?

· Sadece çocuk sahibi olmak biyolojik bir durum değildir. Baba olmak
isteyen bireyler evlat edindikleri zamanda babalık izni kullanabilirler.

· Evlat edinilecek çocuğun yaşının 3 yaşın altında bir çocuğun evlat
edinilmesi halinde çocuğun teslim alındığı tarihten itibaren babalık izni
kullanılabilir. Bu izin 8 haftaya kadar olabilir.

Doğum sırasında yaşanan kayıplardan sonra izin hakkı olabilir mi?

Doğum sırasında yaşanan kayıplardan sonra izin hakkı olabilir. Baba
adayları eşi veya çocuğu doğum anında ikisinden birinin vefatı durumuyla
karşılaşırsa almış olduğu babalık iznini isteği doğrultusunda kullanabilir.

Doğum izni kullanmak istiyorum ama amirim izin konusunda zorluk çıkarır mı?

Baba adaylarının doğum sırasında eşlerinin yanında olmaları ve destek
vermeleri en doğal haklarıdır. Bundan dolayı işyerindeki patronun ya da
amirin babalık izni vermemesi gibi bir durum olmaz. Babalık izni için iş
yerine dilekçe ile durum açık bir şekilde ifade edilmelidir. Babalık
izninizin kanunlarda belirtilmiştir.

Babalar için verilen doğum iznini 15 gün ya da 1 ay sonra kullanabilir
miyim?

Devlet personel başkanlığının babalık izni doğumdan itibaren başlar ve
ileri bir tarihe ertelenmez ibaresi ile 15 gün ile 1 ay sonra babalık izni
kullanmanız mümkün değildir.

Baba adayları babalık iznini eşleri doğum yaptığında onlara her konuda
yardım etmek ve yeni doğmuş olan bebeğinizle ilgilenmek amacıyla bu izin
verilmiştir.

Eşim doğum yaptığı sırada izinli olmam doğum izni hakkımı engeller mi?

Babalık izninin başlangıç tarihinde resmi olarak işyerinden alınması
gerekmektedir. Ama eş doğum yaparken babanın önceden almış olduğunu bir
rapor varsa babalık izni yanmaz. Rapor biter bitmez ilk iş gününden
itibaren babalık izni kullanılabilir.

Bu yazı Furkan Demirtaş tarafından hazırlanmıştır.

Hamilelik sürecimin başında keşke bana söylenseydi…

9 AY ÖNCESİNE NOTLAR

Hamilelik, neredeyse çoğu kişinin yaşadığı ya da şahit olduğu bir süreç
olduğu için kimilerince fazlasıyla sıradanlaştırılan, kimilerince de halk
arasında dolaşan kötü hamilelik hikayeleriyle fazlasıyla korkulan bir dönem
olabiliyor. Bu yazıda, hamile olmadan önce bana söylenmiş olmasını
isteyeceğim birkaç hususu hemcinslerimle paylaşmak istedim.

Çocuklaşan Kadınlar Algısı

Doğumuna birkaç gün kalan bir anne adayı olarak hamileliğin nasıl olduğunu
soran birine şöyle derim: Uzun süren, sabır isteyen, elbette zorlukları
olan, ancak içinde hissettiğin canlının her geçen gün nasıl geliştiğine
bizzat şahit olarak ve ona hayat kaynağı olduğunu derinden hissederek bir
mucizeyi yaşadığın, kendini her geçen gün daha da güçlü hissettiğin bir
süreç. Öncelikle şunu kesinlikle bilmek gerekir ki herkesin hamilelik
süreci birbirinden farklı. Filmlerde, dizilerde gördüğünüz her daim iştahla
bir şeyler yemek isteyen, sürekli ağlayan, mantıklı hareket edemeyen ve
adeta yetişkin bir insandan bir çocuğa dönüşen hamile kadın imajını
zihninizden atın. Hamilelik böyle bir ‘hayattan ve kendinden kopuş süreci’
değil. İnsan, yaşadığı her tecrübeye kendi karakterini getiriyor, kendisini
katıyor. Her yaşanmışlık gibi hamileliğe de kendi karakterimizi, ruhumuzu,
zihniyetimizi ve hayata yaklaşım tarzımızı taşıyoruz. Hamilelik bizim bu
bütüncül kişiliğimizle algıladığımız ve içinden geçtiğimiz bir süreç
oluyor. Bu yüzden örneğin çoğunlukla kaygılı bir insansanız hamilelik
sürecindeki gelişmelere de beklenenin üstünde kaygılı bir şekilde
yaklaşmanız, soğukkanlı biriyseniz bunları doğal sürecin birer parçası
olarak kabul etmeniz muhtemeldir. Burada hamileliğin size hiçbir duygusal
yük getirmeyeceğini iddia etmiyorum. Elbette vücudunuzdaki sayısız
değişimin ve bir canlıyı dünyaya getiriyor olmanın getirdiği birtakım
duygusal zorluklar olacak. Bu bakımdan bir ölçüde kaygı duymak ve başka
bazı olumsuz addedilen duyguları yaşamak oldukça doğal. Ancak söylemek
istediğim, bunları hissederken ne yaptığını bilmeyen bir çocuğa
dönüşmeyeceğiniz gerçeği. Bunu, doğumuna sadece iki hafta kalana kadar
avukatlık mesleğini yapmış biri olarak söylüyorum; yani test edildi,
onaylandı.

Planlı Bir Geçiş

Hayattan kopmadan geçen güzel bir hamilelik dönemi için öncelikle hamilelik
öncesinde birtakım düzenlemeler yapmak gerektiğini düşünüyorum. Ben bunun
çok faydasını gördüm. Evliliğimin beşinci yılındayım. Dördüncü yılımıza
kadar tahmin edebileceğiniz üzere çevreden neden çocuk sahibi olmadığımıza
dair birçok soru işittim. Sınırı aşıp “hanginizin çocuğu olmuyor” diye
soran bile oldu. Kimileri de mesleğimin henüz ilk yıllarında iken, akşama
kadar adliyede ayakta koşturup, şanslı günümse akşama doğru ofise geçip
dilekçe yazıp, değilse emniyete ifadeye gidip, iş çıkışı da yüksek lisans
dersim için karşı yakada bulunan okuluma giderek evime neredeyse her gün
23.00 civarı döndüğüm dönemlerde “çocuk yap aradan çıksın” diye beni
düşündüklerini (!) ifade eden iyi niyetli nasihatler ediyorlardı.
Kendilerine herhangi bir dönemde çocuk sahibi olmayı “istemediğimizi”
söyleyerek bu şokla onları baş başa bırakmayı tercih ettim. Çünkü bir
çocuğa yapılabilecek en büyük iyiliklerden birinin onu iyi şartlarda
dünyaya getirmek olduğunu düşünüyorum. Doğduğu andan itibaren yapacağımız
bütün fedakarlıklar ve uğraşlar, onu ancak doğduğu şartların biraz
ilerisine taşıyabilecek. Üstelik annenin hamilelik sürecindeki fiziksel ve
ruhsal zorlanmalarının hepsi çocuğun bilinçaltının oluşumunda bir yer
edinecek. Bu yüzden, arkadaşlarımızın tatlı kızları Nil bizi baştan çıkarıp
çocuk sahibi olmaya ikna ettikten sonra öncelikle yüksek lisansımı
tamamladım ve tezimi kitap haline getirip yayımlattım. Bir süre boşa çıkan
hafta sonlarımın tadını çıkarıp dinlendim. Elimde olan dava dosyalarının
gidişatı bu sene işlerimin önceki seneye göre daha az yoğun ve daha az
stresli olacağını gösteriyordu. Bunun gerçekleşmesini bekledim ve hakikaten
işlerim günde bir- ikiden fazla mekâna gitmem gerekmeyecek ve sabah 9 –
akşam 6 sınırını aşmayacak şekle geldiğinde artık hamilelik sürecime
başlayabileceğime karar verdim. Bu planlı geçiş süreci, yani şartlarımı
kendim ve bebeğim için en uygun hale getirme çabası hamilelik sürecimde
yaptığım en iyi şey oldu.

“Bize Görünme”

Hamileliğimin başlamasıyla, hamile olma hali ile ilgili ne kadar az şey
bildiğimi tecrübe etmiş oldum. Çevremden hamilelik belirtisi olarak
duyduklarım genelde mide bulantısı ve baş dönmesinden ibaretti. Oysa dönem
dönem hemen her organınızda görülen rahatsızlık verici durumlar, sindirim
yavaşlığı, sık sık hissedilen yorgunluk, nefes darlığı, uykusuzluk,
kramplar, çeşitli uzuvlarda ağrı, bebeğin büyüdükçe sürekli olarak mide ve
diyaframınızı tekmelemesi ve burada saymadığım birçok semptom hamileliğe
dahilmiş. Bu şekilde zorlansa da kadın vücudu bu semptomlarla normal
hayatına devam etme gücüne sahip. Bunları normal karşılayıp, nefes
egzersizleri, yürüyüş ve düzenli sporla etkilerini en aza indirmek de
mümkün. Öte yandan bir insanın dokuz ay boyunca bu tarz sıkıntılarla
uğraşması elbette ki yorucu bir süreç. Fakat hamile iseniz bu fiziksel
zorluklarınızdan bahsetmeniz toplumda ilginç bir rahatsızlık uyandırıyor.
Yukarıda saydığım rahatsızlıklardan yalnızca birini yaşayan bir kişiyi
düşünün. Mide bulantısı veya nefes darlığı nedeniyle tüm gece (yalnızca bir
gece) uyuyamadığını nasıl uzun uzadıya anlatacağını ve insanların onu nasıl
bir empatiyle dinleyeceklerini düşünün. Bu empati hali nedense hamile biri
söz konusu olduğunda bir anda ortadan kalkıyor ve rahatsız oluşunu ima
etmesi dahi karşısındaki insanlarda rahatsızlık oluşturuyor. Bu üçüncü
kişiler, hamile kadına hamileliğiyle gündeme gelmeye çalışma, hamile
oluşunu kahramanlık hikayesi gibi sunmaya çalışma gibi yakıştırmalar
yapıyorlar. Yani, dokuz ay boyunca hiçbir sıkıntınız yokmuş gibi
davranmanız ve size sorulduğunda dahi gerçekte nasıl olduğunuzu gizlemeniz
bekleniyor. Buna benzer bir durum toplu taşıma araçlarında da yaşanıyor.
Öncelikle çoğunu otuz yaş üstü kadınların oluşturduğu az rastlanan bir grup
hariç kimsenin size yer vermeyeceğini ve neredeyse dokuz ayın tamamında
ayakta yolculuk yapacağınızı bilerek başlayın. Ancak bu noktada şöyle bir
durum da oluyor: Kimseden yer isteme gibi bir niyetiniz yokken, yalnızca
bulduğunuz bir tutacağa tutunmuş yolculuk yapmaya çalışıyorken önünüzde
oturan insanlar başlarında durarak kendilerinden yer istediğinizi düşünüp
gözlerini devirmeye başlıyor. Metronun hamileler için öncelikli olan
asansörüne binmeye gittiğinizde uzaktan sizin geldiğinizi görenler aceleyle
asansöre binip kapıyı kapama düğmesine basıyorlar, siz yetişemeyin diye.
Yani o anneliği her fırsatta yücelten, en büyük mertebe sayan, anne olmak
istemeyen kadınları eksik gören necip milletimiz, kadın hamile olduğunda
destek olmak şöyle dursun “bana görünme” diyor.

Yeni Trend: Doğallık Takıntısı

Gelelim sürecin “kendi türünüz” ile yaşamak zorunda kaldığınız kısmına. Son
yıllarda yaygınlaşan hamilelik uygulamaları gerçekten çok işinize yarıyor.
Bu uygulamalar üzerinden her hafta bebeğinizde ve sizde nasıl değişimler
olduğunu öğreniyor, bir kısmını hissettiğiniz değişimlerin bilimsel
açıklamalarını anlıyorsunuz. Ayrıca sizinle aynı haftalarda ya da daha
ileride olan bir sürü hamile ile yazışabiliyor, onların tavsiyelerini ve
yorumlarını okuyabiliyorsunuz. Burada dikkat edilmesi gereken nokta şu ki
hemen her eğitim seviyesinden insan bu uygulamalarda yorum ve tavsiye
yazabiliyor. O yüzden zaman zaman faydalı olsa da kendinizi buradaki
yorumlara çok kaptırmamakta ve temel başucu rehberinizi bilim insanları
tarafından hazırlanmış kitaplar yapmakta fayda var.

Gerek bu tarz sosyal medya platformlarında gerek gerçek hayatta
karşılaştığınız hamile kadınlarla ve bu sektör içindeki kişilerle
iletişiminizde yoğun olarak maruz kalacağınız “doğallık takıntısı” hakkında
da sizi uyarmak isterim. İlk hamileliğimi yaşadığım ve daha önceleri ilgimi
çeken bir alan olmadığı için her daim böyle bir furya var mıydı yoksa son
yıllarda mı oluştu bilemiyorum. Ancak şu an tıpkı aşı karşıtlığı gibi yoğun
şekilde kitlelere hâkim bir takıntı olduğunu görebiliyorum. Her durumda
mümkün olduğu ölçüde doğal ve sağlıklı olanın tercih edilmesi gerektiği
tartışmasız. Ancak hamilelik ve doğum süreçlerinde bu tercih annenin ve
bebeğin sağlığını riske atacak kadar ileri götürülüyor. Üstelik anneler ve
babalar bunu özgür iradeleriyle bilinçli olarak yapıyorlar. Modern tıbba
karşı paranoya boyutunda bir şüphecilik taşıdıkları için doktorlarının
uyarılarına da kulak asmıyorlar. Bilakis doktorun uyarılarını kendilerini
“kesmek için” (sezaryenden bahsediyorlar) söylenen bahaneler olarak görüyor
ve bunu açıkça ifade ediyorlar. Maalesef bilimsellikten uzak bazı gebe
eğitimleri de bu algıyı besliyor. Örneğin bizzat katıldığım bir eğitimde
doktor amniyon sıvısının azalması yahut bebeğin kalp atışlarının
düzensizleşmesi sebebiyle mecburi sezaryen yapılması gerektiğini söylerse
buna nasıl karşı çıkabileceğimiz, biz onay versek dahi eşlerimizin bunu
nasıl engellemesi gerektiği, bebeğimize yapılan K vitamini ve hepatit B
aşılarının nasıl “neslimizi bozmak için” yapılan birer tuzak olduğu, bu
tarz müdahalelerin bebeğimizin ileride seri katil olmasına varacak kadar
olumsuz etkiler doğurduğu gibi hususlar konuşuldu. Sosyal medyada, günlük
hayatınızda, iş yerinizde ve akrabalar arasında bu fikirler dört koldan
sizin ve eşinizin üzerine gelecek. Bunları durdurmak için elimde bir reçete
yok. Yapılabilecek tek şey dünyada çocuk sahibi olan ilk çift olmadığınızın
farkına vararak sakin olmanız ve kafanızı kurcalayan hususlarda doktorunuza
ve bilimsel eserlere başvurmanız. Bir de söylemeden geçemeyeceğim: Siz bir
dahi değilsiniz. Bebeğiniz de muhtemelen insanlığın yüzyıllardır beklediği
bir kurtarıcı ya da dahi olmayacak. Bunun sebebi de doktorun bebeğiniz
doğduktan sonra onu sağ eliyle tutup sol eline alması, bu sırada kordonu
keserken makasın çok keskin olması vs. değil. Eğitimini almadığınız bir
alanla ilgili bu tarz ayrıntılara odaklanmak yerine, vaktinizi bebeğinizi
nasıl yetiştirmeniz gerektiğine dair kendinizi geliştirmeye ayırmanız çok
daha faydalı ve anlamlı olacaktır.

Tüm bu keyifli ve keyifsiz durumlar, hamilelik süresince herkesin değilse
bile birçoğunun karşısına çıkacak. Hamileliği öncesinde çokça araştırma
yapmış biri olarak hiç rastlamadığım ve bana hiç söylenmeyen bu hususları
benden sonrakilerin ne ile karşılaşacaklarını bilmeleri için paylaşmak
istedim. Birçok iç ve dış ses arasında kalsanız da hayatınızda çok anlamlı
bir serüven olacak hamilelik sürecini kendiniz olarak başlatıp, yine
kendiniz olarak sürdürmeniz dileğiyle…

Handan Sena Lezgioğlu

Hamile Pantolonu Seçiminde Dikkat Etmeniz Gereken 5 Nokta

Çocuğu olsun isteyen anne adayları için hamilelik dönemi bebeklerine kavuşma yolculuklarındaki en önemli ve keyifli süreçtir. Gebelikle birlikte değişen hormon miktarları annenin duygu durumunda dalgalanmalar yaratsa da; anne adayları hamilelik döneminden şikayetlenmeyi tercih etmezler. Çünkü bu dönem onları bebeklerine ulaştırır. Bebek gelişimi anne karnında başlar demek mümkündür. Bu nedenle anne adayının nasıl bir hamilelik dönemi geçirdiği bebek sağlığı açısından çok önemlidir. Bugün bu yazımızda annenin daha kaliteli bir hamilelik dönemi geçirmesi için satın alması gereken pantolonların özelliklerine değineceğiz. Dileriz keyifle okursunuz.

Hamilelikte Pantolon Seçimi

Pantolonlar, söz konusu giyim olduğunda en önemli kıyafetlerden biridir. Hem rahat oluşları hem de birbirinden farklı birçok modele sahip oluşları pantolonların herkes tarafından tercih edilmesini beraberinde getirir. Kişi seçtiği doğru pantolonla şık ve rahat olabilir.
Doğru pantolon seçimi özellikle hamilelik döneminde çok önemlidir. Çünkü belirttiğimiz gibi anne adayının ne kadar rahat ve keyifli bir hamilelik dönemi geçirdiği bebek gelişimini de ekleyen bir kavramdır.

Hamile pantolonları yumuşak kumaştan olmalıdır.


Hamilelikte doğru pantolon seçimi yapmak için dikkat etmeniz gerekenler;
Karnınız ve basenleriniz genişleyecek. Bu farkındalıkla alışveriş yapın: Hamilelikle birlikte kilo almak dünyadaki en doğal durumdur. Bu nedenle hamileliğinizde kendinize yeni pantolonlar almanız gerekebilir. Alışverişe çıktığınızda özellikle karın kısmı sizi rahatsız etmeyecek pantolonlar almanız gerektiğinin farkındalığıyla hareket edin. Kemerli pantolonları hamilelik döneminizde unutarak beli lastikli pantolonlara yönelin.
Kumaşların dokusuna dikkat edin: Yazımızın girişinden beri belirttiğimiz gibi hamilelikte en önemli nokta; annenin mutluluğudur. Mutlu olamayan annenin huzursuzluğu karnındaki bebeğe de yansıyacağı için annenin rahat ve huzurlu olması için elden gelen her şey yapılmalıdır. Bu noktadan hareketle de anne adayı için pantolon alınırken yumuşak dokulu kumaşlar tercih edilmelidir. Çünkü kadife gibi sert kumaşlar hem hareket yeteneğini kısıtlar hem de dokularının tende bıraktığı his hafif değildir. Yanlış kumaş seçimi annenin rahatlığını ve hayattan aldığı keyfi doğrudan etkileyecek bir unsurdur.

Boyunuza göre pantolon seçimi yapmayı unutmayın: Hamilelikte doğru pantolon seçimi yaparken dikkat etmeniz gereken tek nokta aldığınız pantolonun ne kadar rahat olduğu değildir. Ayrıca giyeceğiniz kıyafetin size ne kadar yakışacağı da hayatınızın her anında olduğu gibi hamilelik döneminde de sizi mutlu eden etmenlerden biri olacaktır. Bu nedenle pantolon seçerken boyunuzun da önemli olduğunu unutmayın. Eğer minyon tipli bir kadınsanız dar pantolonları tercih edin. Daha uzun boylu bir kadınsanız bol paça pantolonları tercih edin. Çünkü önerdiğimiz tarzdaki pantolonlar proporsiyonunuza daha çok uyacaktır.
Bir seferde birkaç pantolon almayın: Hamilelik dönemine adım atmak sizin için yeni bir başlangıç… Çocuğunuz olacağı için ve yeni bir duyguyu deneyimleyeceğiniz için oldukça heyecanlısınız. Fakat bu heyecanın sizi bilinçsiz alışveriş yapmaya yöneltmesine izin vermeyin. Hamilelik döneminde vücudunuz hızla değişeceği için toplu alışveriş yapmayın. Özellikle ileriki zamanı da düşünerek pantolon alışveriş yapmayı aklınızdan dahi geçirmeyin. Çünkü vücudunuzun hamileliğe nasıl tepki vereceğini ya da daha önce çocuk doğurmuş olsanız da bu seferki bebeğinizde kaç kilo alacağınızı hesap etmeniz oldukça zordur. Bu nedenle toplu pantolon alışverişi yaparak paranızı riske atmayın.

Tek seferde birkaç pantolon almamalısınız.


Büyük beden modellerle hamile giyimi karıştırmayın: Hamileyken, hamile kıyafetlerindense büyük beden koleksiyonundaki kıyafetleri daha çok beğendiğinizi fark edebilirsiniz ve kendinizi elinizde büyük beden koleksiyonundaki kıyafetlerle kasaya ilerlerken bulabilirsiniz. Belirtmeliyiz ki; bu aslında doğru bir davranış değil. Çünkü hamile kıyafetleri hamilelerin içinde bulundukları mucizevi durumdan ilham alarak tasarlanıyor. Yani bu koleksiyondaki kıyafetlerin kumaşları, dokuları ve kalıpları sizin için daha uygun. Bu nedenle alışveriş yaparken hamile kıyafetleri arasından sizin için en uygun olanı seçerek satın alın. Büyük beden koleksiyonunun sizin için çok da uygun olmayabileceğinin farkında olun.

Hamile Pantolon Genişletici

Hamileyken bacakları çok kalınlaşmayan kadınların bir kısmı büyüyen karınlarından dolayı özellikle yumuşak kot pantolonlarının bel kısmını nasıl genişletebileceklerine dair çözümler aramaya başlamıştır. Bunun farkındalığıyla hareket eden üretici firmalar da; sadece bel kısmına takılarak pantolonun belini genişleten birkaç buluş piyasaya sürmüştür. Eğer çok beğendiğiniz bir pantolonunuz varsa ve beli sıkmaya başladıysa hamile pantolon genişletici adı verilen bu aparatları inceleyerek satın alabilirsiniz. Ya da bu konuya dair sizi bir süre idare edecek çok basit bir çözüm önerimiz daha olacak. O da; pantolonunuzun düğme deliğine bir lastik toka bağlayarak düğmeye onu geçirmeniz… Lastik toka esneyen yapısı sayesinde pantolonunuzu birkaç cm genişletecektir. Bu da pantolonunuzu hamile pantolonuna çevirme noktasında çok işlevsel ve maliyetsiz olacaktır.

Normal Pantolonu Hamile Pantolonuna Çevirmek


Son olarak bu yazımız aracılığıyla hamile pantolonlarıyla ilgili en çok merak edilen konulardan birine değineceğiz. Kadınların çoğu evdeki pantolonlarını hamile pantolonuna çevirip çeviremeyeceklerini merak etmektedir. Söylemeliyiz ki normal pantolonları hamile pantolonuna dönüştürmek mümkün ve oldukça basittir. Bunun için yapmanız gereken sevdiğiniz bir pantolonun belini ağına doğru kesmek ve kestiğiniz bölgeye lastik kumaştan hazırladığınız yaklaşık 25 santimetre kalınlığındaki kuşağı dikmektir.
Siz de yukarıdaki önerilerimiz sayesinde kendiniz için en rahat hamile pantolonunu seçerek daha mutlu bir hamilelik dönemi geçirebilirsiniz. Ayrıca hamilelik döneminizde şık olmanın yanı sıra daha parlak bir cilt de arzu ederseniz “Bu Güzellik Tüyoları Hamileleri Yakından İlgilendiriyor” yazımıza da göz atmayı unutmayın.

Hamilelik Döneminde Sizi Kurtaracak Bilgiler

Hamilelik Sürecinde İşinize Yarayacak Bilgiler

Hamilelikte hormonların değişmesiyle birlikte vücutta birçok farklılık meydana gelmektedir. Bunlara hazırlıklı olmak anne adayının bu dönemi daha sağlıklı bir şekilde atlatmasını sağlayacaktır.

Hamilelikte Çatlak Oluşumu

Gebelik dönemi boyunca ani kilo artışı, az su tüketimi ya da genetik faktörler çatlak oluşumuna neden olabilir. Çatlakları önlemek için vücudun nemlendirilmesi önerilir. Her gün 15 dakikadan fazla olmayacak şekilde duş almayı alışkanlık haline getirmek çatlakların oluşmasına engellemeye yardımcı olacaktır. Bu dönemde göğüslerde de hızlı değişim olduğu için çatlaklar meydana gelebilir. Nemlendirici krem ile masaj yapılırsa bu görüntü ortadan kalkacaktır. Cansızlaşan saçlar içinse uygun bir şampuan tercih edilmelidir. Böylece karşılaşılan sorunlar en aza indirgenecektir.

Hamilelikte Diş Temizliğinin Önemi

Bu dönemde diş sağlığı açısından oldukça önemli olan flüor maddesinin oluşumu azalır ve dişlerde çürüme meydana gelebilir. Diş temizliğine önem verilip düzenli olarak diş doktoruna gidilmelidir. Çatlayan, kırılan tırnaklar içinse tırnak besleyici yağlar kullanılabilir.

Hamilelik Sırasında Kozmetik Ürün Kullanımı

Parfüm ve deodorant kullanımında deriyle temas olmamasına dikkat edilmelidir. Kimyasal içerikli kozmetik ürünleri yerine organik olanlar tercih edilmelidir. Anneye zarar verecek olan bu kimyasalların bebeği de etkileyeceği düşünülmelidir. Saç boyama işlemi yapılacaksa çok dipten yapılmaması gerekmektedir. Organik boyaların tercih edilmesi olası problemleri önlemeye yardımcı olacaktır.

Hamilelikte Ne Giymelisiniz?

Bol t-shirt, tunikler ve sizi sıkmayacak taytlar tercih edebilirsiniz. Karın bölgesini çok fazla saran kıyafetler tercih edilmemelidir. Pamuk, yün gibi doğal içerikli kumaşlar tercih edilmelidir. Hamilelikte göğüslerde büyüme gözlendiği için çamaşır seçiminizi de rahat modellerden yana yapmalısınız. Ayakkabı seçiminde ise topuklu ayakkabılar yerine yüksek tabanlı, hava alan ayakkabılar tercih edilmelidir.

Hamileliğinizi Sevdiklerinize Söylemenin En Değişik Örnekleri

Hamileliğinizi Duyurmak İçin 10 Akıl Dolu Sosyal Medya Paylaşımı

Dünya sizin için artık daha anlamlı ve önemli. Telaşınızla heyecanınız karışmış durumda. O haberi aldığınızdan beri insanlara nasıl söyleyeceğinizi düşünüyor daha çok heyecanlanıyorsunuz. Biliyorsunuz, artık bunu duyurmak için türlü organizasyonlar yapılıyor ve insanlar farklı yöntemler arıyor. Sosyal medya, hayatımızın başrolü olmaya adayken, mutluluklarımızı da hüznümüzü de onunla paylaşıyoruz. Evet kabul edelim, hüznümüzü pek paylaşmıyoruz. Son zamanlarda hamilelik ve bebeklerin cinsiyet duyuruları oldukça popüler. Bu konuda yaratıcılığın bir sonu yok! Peki siz hamileliğinizi duyurmanın en yaratıcı yolunu hiç merak ettiniz mi?

İşte size birbirinden akıl dolu 7 yöntem:

Küçük objelerle duyuru

“Ben büyük organizasyonlardan hoşlanmam.” diyenlerdenseniz birkaç küçük ama etkili obje kullanmak sizin için yeterli olacaktır. Örneğin hediye paketinde bir bebek ayakkabısı, bir emzik, belki de küçük bir bisiklet… Küçük boyutlar büyük etkiler yaratır, bunu unutmayın.

Çocuk gelişimi

Kitap ile duyuru

Bu çok ince bir yol olabilir. Bebek gelişimi, bebek bakımı, hamilelik temalı kitaplar tatlı duyurulardır. Çevrenizdeki insanların bunu anlayabileceğini düşünmüyorsanız, sakın denemeyin. Tatlı bir anı, sinir krizine çevirmek istemezsiniz.

ÇocukluDünya Çocuk Gelişimi

Kardeşler aracılığı ile duyuru

Eğer ilk çocuğunuzu dünyaya getirmiyorsanız, ablası ve abisi bu konuda size seve seve yardımcı olabilir. Aslında seve seve olurlar mı pek bilmiyoruz bu zaman zaman can sıkıcı olabilir. Aslında yeterince büyüklerse bu harika bir şey. Çünkü güzel bir haber için çalıştıklarını hissedebiliyorlar ve işler eğlenceli hale geliyor.

Bebek Gelişimi

Evcil hayvanlarla duyuru

Bir evcil hayvanınız varsa her şey çok daha masum bir hal alabilir. Boyuna asılan duyuru tabelaları, ultrosan fotoğrafı üzerinde verilen pozlar, patileriyle sahip çıktığı minik ayakkabılar… İnsanlar gözyaşlarına sahip çıkamayabilir. Lütfen yanınızda peçete bulundurunuz.

Ay ay bebek gelişimi

Hamilelik duyuru tabelaları

Sosyal medyanın hayatımızın bir parçası olduğu şu dönemde belki de en işe yarayan yöntemlerden biri bu olacaktır. Bu tamamen sizin yaratıcılığınıza kalmış. İşte birkaç fikir;

Bebek Psikolojisi

Ultrason görüntüleri

Ulstrason görüntüsü “Ben hamileyim!” demenin en, en ve en açık yoludur. Eğer kafa karışıklığına yol açamadan doğruca bir yol izlemek istiyorsanız bu yöntemi kullanmak sizin için daha uygun olacaktır. Ultrason görüntülerinizi ya da hamilelik test çubuğunuzu etkili bir kadraj ile birleştirebilirsiniz.

Çocuk Sağlığı

Küçük takım formaları

Bu yöntem, taraftar aileler için paha biçilemez mutluluk demektir. Eşinize tuttuğunuz takımın bebek formalarını alıp hediye edebilir hamile olduğunuzu kavrayabilmesi için bir müddet bekleyebilirsiniz. Şaşkınlık biraz zaman alabilir.

, ,

Bu Güzellik Tüyoları Hamileleri Yakından İlgilendiriyor

Hamileler İçin Güzellik Önerileri

O haberi ilk aldığınızdan beri epey heyecanlısınız. İçiniz içinize sığmıyor desek yeridir. Çocuk gelişimine dair bir çok kaynak tüketmiş olma olasılığınız yüksek. Var olan tüm hayat düzeniniz bu uğurda değişime uğruyor. Sevgili anne adaylarının bu dönem içerisinde değişen hormonal dengeleri onları daha duygusal bir yapıya büründürüyor.

Bu olabilecek her şeyi sorun olarak teşkil edebilir. Alınan kilolar, değişen cilt tipi onları mutsuz edebilir. Öncelikle güzel bir amaca hizmet ettiğinizin farkında olmanız lazım. Annelik güç demektir. Bu tür basit problemlerin elbette basit çözümleri var. Gelin bunlara göz atalım.

Cilt Problemleri

Hamilelik döneminde cilt problemleri artar ve ekstra bakım yapmak önem arz eder. Unutmayalım, formül basit: yiyemediğimiz hiçbir şeyi cildimize sürmemeliyiz. Bu dönem içerisinde cildi temizlemek ve beslemek için bazı doğal karışımlardan faydalanmak mümkün.

Kuru ciltler: Hormonların değişimi var olan cilt yağınızı değiştirebilir, cildiniz her zamankinden daha kuru bir yapıya geçebilir. Bunu engellemek için cildinizi doğal içerikli önceden test ettiğiniz nemlendiriciler ve yağlar sayesinde cildinizin nem oranını arttırabilirsiniz.

Yağlı ciltler: Eğer zamanla daha yağlı bir cilde sahip olduysanız bunun için çok basit bir yöntem mevcut. Yüzünüzün günlük temizliğine ekstra dikkat etmek. Yenilen yiyecekler de cildin yapısını değiştirebildiğinden dolayı hassas davranmakta yarar var.

Kullandığınız yastık kılıflarınızın, yatak örtülerinizin ve kıyafetlerinizin temiz olmasına özen gösterin. Bu şekilde yüzümüze ilişen tozlar cilt yapısına zarar vermektedir. Özellikle gözeneklerin tıkanmasına sebebiyet verebilir.

Fazla Kilolar İçin Göz İllüzyonu

Alınan fazla kiloların giyim alternatiflerinizi daraltacağını düşünüyor olabilirsiniz. Anne adayları şık görünmek isteyebilirler ama rahatlıktan da ödün vermemek gerekir. Bu kiloların bu döneme özgü olduğunu ve zamanla sizi terk edeceğini unutmayın, kilolarınızı sahiplenmeyin. Bir kaç giyim hilesi ile görünümünüzü değiştirmek mümkün. Doğru kıyafet tercihi ile kilolarınızı saklayabilir daha fit görünebilirsiniz. Bunun için dar kıyafetler giymek yapılabilecek en büyük hatalardan biri. Dar kıyafetler gerek çocuk gelişimi gerek görünüm açısından uzak durmanız gerekenler arasında yer alıyor.

Fazla kilolarınızın olduğu bölgelerde dekolte tercih etmek o bölgenin var olduğundan daha geniş yapıda ve kilolu durmasına sebebiyet verecektir. Boydan elbiseler ve salaş salopet tulumlar daha zayıf ve uzun görünmenize yardımcı olacaktır. Böylece rahatlığınızdan da ödün vermemiş olursunuz. Hamile modası adı altında bir çok markanın farklı koleksiyonları mevcut.

Aslında sandığınızdan daha çok alternatifiniz var. İki parça kıyafetler yerine terk parça göğüs altından bollaşan kıyafetler sizin için biçilmiş kaftan. Eğer iki parça seçim yaptıysanız renk tonlarının birbirine yakın olmasına dikkat edin. Koyu tonların daha zayıf gösterdiğini hepimiz biliyoruz. Koyu rengin sihrine güvenin. Giyimde koyu renk kullanmayı sevmiyorsanız aksesuarlarınızla kombininizi hareketlendirebilir, canlılık katabilirsiniz.

Hamilelere Makyaj Sırları

Öncelikle her halinizle güzel olduğunuzu kabullenmelisiniz. Makyaj maske değil, var olan güzellikleri ortaya çıkartma sanatıdır. Alınan kozmetik ürünlerinin içeriği her zaman dikkat edilmesi gereken bir husus. Söz konusu hamilelik olunca bu dikkat oranı katbekat artıyor. Hayvansal karışımlardan ve kimyasal yapılı ürünlerden uzak durun. Doğal ve bitkisel içeriğe sahip bir çok alternatifinizin olduğunu unutmayın. Malzeme seçiminde cildinizin küçük bir bölgesinde test etmeden ürünleri almamalısınız. Ürünlerin cildinize vereceği reaksiyonu tahmin etmek zor olabilir.

Suratınızın solgun göründüğünü düşünüyorsanız makyajınızda gözlere ağırlık verebilirsiniz. Göz kalemleri gözlerinizi tahriş edebilir ve göz sululuğundan dolayı kolayca akabilir. Göz kapaklarınızda kullanacağınız koyu gölgeler bakışlarınızı daha çekici ve alımlı görünmesine yardımcı olur. Aldığınız kilolar yüzünüzde şişkinlik yapmış olabilir. Bu görüntüden sıkıldıysanız kontür ürünlerine başvurabilirsiniz. Cilt tonunuzdan yarım ya da bir ton koyu renge sahip bronzer ve kontür ürünleri ile elmacık kemiğinizin hemen altına uygularsanız daha kemikli bir görünüm elde etmiş olursunuz. Dudak kuruluğu bu dönemde yaşanan diğer problemlerden biri. Mat rujlar dudakları daha fazla kuruttuğu için dudaklarınızı olduğundan daha çatlak gösterebilir. Nemlendiricili rujlar daha taze bir görünüm yaratacaktır.

Sağlıklı Yaşama Dair…

Sağlıklı bir anne, sağlıklı bir bebek… Bu denge için anne adayı oldukça öz verili bir 9 ay geçirir. Sürecin daha yararlı olması adına dikkat edilebilecek bir kaç detayı sizin için bir araya getiriyoruz.

Su:

İlk adımımız, hayat kaynağımız; su. Gün içerisinde yeterli su tüketimi gerek fiziksel gerek psikolojik olarak pek çok fayda sağlar. 1,5 – 2 litre su tüketmeye özen gösterin. Suyun tadından çok hoşlanmıyorsanız tarçın ve meyveler ile suyunuzu tatlandırabilirsiniz.

Uyku:

Zinde bir gün sağlıklı bir uykunun ardından başlar. Akşamları erken yatmaya ve uykunuzu kaliteli bir şekilde almaya özen gösterin. Uyku düzeni çocuk gelişimi için çok önemlidir. İlk 3 ay yatış pozisyonunuz açısından serbest zamanlardır fakat sonrasında sol tarafa yatmaya özen göstermelisiniz. Nefes problemi yaratmaması açısından sırt üstü yatmaktan kaçınmalısınız.

Spor:

Hamilelik döneminde her spor uygun olmayabilir. Yüzme, yürüyüş, hamile platesi ve hafif jimnastik sizin için uygun spor dallarıdır. Düşük tehlikesi yarattığı için bisiklet, kayak gibi spor dallarından belirli bir süre uzak kalmak da fayda var. Doğum kolaylığı ve esneme açısından yoga ve plates en popüler spor dallarından biri. Spor saatlerinde yoğun tempodan ziyade daha hafif tempoda kalıp kendinizi yormamalısınız. Yine de spor yapmadan önce mutlaka doktorunuza danışmanızı öneririz.

Hayatınızın en keyifli, en duygu dolu döneminden geçtiğinizi unutmayın ve keyfinize bakın!

Konuyla İlgili Gözden Kaçırmamanız Gereken Diğer Yazılar;

Bebek Gelişimi

İlk Sosyal Adımlar