Çocuk Gelişimi

Çocuk ve Mekan

Tarih: 10 Eylül 2017 - Pazar
Uzman görüşü için konu öner.

Çocuk Ve Mekan Algısı | Çocuk Gelişimi


Çocuk yetiştirme ile ilgili yaşadığımız gündelik pek çok soru ve sorun, sadece pratik çözümler ve yüzeysel değerlendirmeler üretme ile değil, anlamaya ve yorum yapmaya dayalı, sezgileri harekete geçiren ve sağduyu ile hareketi önceleyen çözümleri gerektirir.

21. yüzyılda kentte yaşayan ve büyük olasılıkla çalışan anne-babalar olduğumuzda çocuğumuzun içinde yaşayacağı ortamları nasıl seçeceğimiz, o ortamları nasıl düzenleyeceğimiz gibi pek çok soru da beraberinde getirmektedir.

Bu sorular, aile birliğini oluşturan genç çift için içinde yaşayacakları evin, yuvanın seçilmesi ve kurulması ile başlayan, çocuğun doğumuyla birlikte de nasıl bir odası olması gerektiği ile devam eden, ve sonra da okullarında nasıl mekanlarda bulunacağı ile sürüp giden bir insan/çocuk-mekan ilişkisidir.

Avlayıcı/toplayıcı olduğu günlerden başlamak üzere, insanoğlunun en temel gereksinimlerinden biri barınma olmuştur. Amerikalı psikolog, Maslow 1943 yılında, insanın gereksinimlerini bir piramit biçiminde ele alan bir gereksinimler hiyerarşisi öne sürmüş ve bunları aşağıdaki şekilde sıralamıştır:

  1. Fizyolojik gereksinimler
  2. Güvenlik gereksinimleri (barınma, ev, mülkiyet)
  3. Ait olma, sevgi, sevecenlik
  4. Saygınlık
  5. Kendini gerçekleştirme

Bu piramitin en alt kısmını fizyolojik gereksinimlerin karşılanması oluştururken, ikinci basamak da güvende olma, barınma, kendini korunmuş hissetme gereksinimlerine yer verir.

Temel gereksinimlerden olan bu basamaklar tam doyuma ulaşmadıklarında, kişinin diğer basamakları tırmanamayacağını söylemektedir Maslow.

“Başını sokacak bir yer arama” güvencesinin ülkemizde ne kadar önemli bir gereksinim ve yaşama dair bir emniyet arayışı olduğunu sanırım pek çoğumuz deneyimlediğimizden, evimiz kadar, evimizin içinde çocuğumuzun odası da büyük bir psikolojik önem taşımaktadır.

Bu önem günümüzün tüketim dünyasında büyük ölçüde albenili reklamlar, uzman önerilerinde ortaya atılan “çocukların psikolojilerinin sağlıklı” olması gibi aşırılıklarla, çok seçenek ve bilgi bombardımanı altında kalan ailelerin kararsızlıklar ile kimi zaman çocuk ruh sağlığı uzmanlarının görüşlerini almalarına kadar uzanmaktadır.

Çocuğunuzun Algısında Evin Yeri

Bir çocuğun odasının nasıl olduğu önemli midir? Çocuğun kendine ait bir odası olmadığında psikolojisi bozuk mu olacaktır? Oda hangi renk olmalıdır? Ya eşyalar? Organik boyalı, patine, bambu? Aydınlatma?

Bu sorular dizisinin, çocuk gelişimi ve ruh sağlığı açısından tek önemi; anne babanın mekanın fiziksel özelliklerine gösterdikleri aşırı detaycı özenin, çocuğun mutlu ve psikolojik gereksinimleri karşılanmış şekilde yaşamasını etkileyebilecek kadar endişe ile yüklü bir içsellik taşıdığının fark edilmesidir. Küçük bir bebek için anne babasının sıcak kucağı, ninni ve öpücüklerle kucaklanması, onunla oynanması, ilgi gösterilmesi ve fizyolojik gereksinimlerinin karşılanması onun mekan konusunda yaşayacağı belli başlı beklentilerdir.

Yaşı daha büyük çocuklarda da bu durum farklı değildir. Bir ev çiz testi adı verilen ve çocukların ruhsal durumları hakkında yorum yapılan testlerden birinde, çocuğun nasıl bir ev çizdiği, evin yaşam belirtisi taşıyıp taşımadığı (boş ya da bacasından duman çıkan, perdeli pencereli, çiçekleri olan, içinde yaşayan olan), evi nasıl anlattığı (sağlam ya da yıkık; yalnız ya da bir mahallede) önem taşımaktadır. Çocukların kendi odalarını çizdikleri, ya da anlattıklarına ise pek az rastlanır. Oda, temel olarak çocuğun kendine ev olarak gördüğü mekanın ufak bir ayrıntısıdır. Çocuklar evlerini çizerler genelde, odalarını değil…

Çocuktan ev çizmesini istemek, mutluluğunu barındırmak istediği en derin düşünü ortaya koymasını istemek demektir. Çocuk mutluysa size kapalı ve korunmalı, sağlam ve derinlere kök salmış bir ev çizecektir” der Madam Balif, Gaston Bachelard’ın Mekanın Poetikası adlı kitabında.

Pace Çocuk Sanat Merkezi Kurucusu Nihat Barış Karayazgan’ın “ Çocuk Gelişiminde Sanatın Etkisi ” yazısını da okumanızı tavsiye ederiz.

Modern hayatın çocuğu bir tüketici olarak keşfettiği andan itibaren; yaldızlar içinde hazır hayal paketleri içinde sunulan bebek karyolaları, masalsı dolaplar, rengarenk eşyalar, mutluluk hayalini parayla almak için bizlere sonsuz seçenekler sunmaktadır. İnsanın yuvasında kendi ve ailesi için arayışta olduğu güvenlik gereksinimi, çocuk odaları biçemlerimde pazarlamaya devam etmektedir.

Yaşamlarımızın monotonluğu ve sevgi ve paylaşım eksikliği içinde özlediğimiz bizi sarıp sarmalayan o kucağın ve yumuşacık kundağın yerini; evlerimizin ve çocuklarımızın odalarına verdiğimiz aşırı önemle aramakta olabilir miyiz?

Ya da yine Bachelard’ın söylediği gibi bir ev gevşeme ve içsellik mekanı olarak içselliği yoğunlaştırması ve koruması gereken bir mekan olarak kabul edilirse, içimize kapanıyor ve çocuklarımızı da bu içselliğe kapatıyor olabilir miyiz?

Erken çocuklukta önemsediğimiz bu içsellikle bağımsızlaştırma, daha sonraları, örneğin ilk gençlik döneminde “odasından dışarı adım atmayan genç insan” rolüne çocuğumuzu hazırlıyor da olabilir mi?

“Sonunda gözucuyla gördüm gizli şöleni, eşyanın içinde çınlayan küçücük dans havalarını duydum, eşyada ilmek ilmek dokunan karmaşık entrikalara şaştım kaldım” diyen Charles Cros ile sonlandırayım sözlerimi. Bir oda oda değildir yalnız, ev de öyle. İnsan olarak gereksinimlerimizle, hayal gücümüz ve derinliklerimizle çevrilidirler. Çocuklarımız da bu derinliklerin gözlemcileri ve mirasçıları olarak, mekanı onlara güvenlikli ve sarmalayan yuva olarak yaratan biz anne babalarına gereksinim duyarlar en çok.



 

Sadece 3 adımda çocuğunuzun gelişim seviyesine uygun programımıza ulaşın.

Programdaki aktiviteleri çocuğunuzla yaparak, çocuğunuzun gelişim
seviyesini ulaşabileceği en üst düzeye çıkarmaya yardımcı olun.

Hemen çocuğunuzun gelişim seviyesini belirleyen soruları yanıtlayın.

çocuk gelişimi

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER YAZILAR