Gelişim Sorunları

Çocuklarda Öfke Nöbeti İçin Ne Yapılır?

Tarih: 5 Nisan 2020 - Pazar
Uzman görüşü için konu öner.

Çocuklarda Öfke Krizleri


Öfke zaman zaman hayatımızı alt üst eder, ruh sağlığımızı bozar, duygusal ve sosyal ilişkilerimizi zedeler.


Öfke nöbeti nedir ?

Öfke (kızgınlık): Engellenme, kısıtlanma, emeline ulaşamama, başaramama, becerememe, haksızlığa uğrama gibi durumlarda bireyin yaşadığı bir duygudur, tıpkı sevinç, üzüntü, korku gibi. Öfke nöbeti ise, bireyin yaşadığı öfkenin göstergesi olan tepkilerdir. Herkes öfke yaşayabilir ancak herkes öfke nöbeti yaşamaz.

Engellenmeye örnek neler olabilir?

● Çocuğun yemekten önce kurabiye yemesine izin verilmemesi,

● Televizyon sehpasına tırmanmasına fırsat verilmemesi,

● Yemeğini bitirmeden sofradan kalkmasına izin verilmemesi engellenmedir.

Çocuklarda kısıtlanmaya örnek neler olabilir?

● Çocuk 2 şeker isterken ona bir tane vermek,

● Oyuncakçıda 3 oyuncak aldırmak isterken 1 tane almak,

● Gece yatarken 5 kitap okutmak isterken 2 tane okumak kısıtlanmadır.

Çocukların emeline ulaşamamasına örnek nedir?

● Çocuk kucakta taşınmak isterken kucağa alınmamak,

● annenin cep telefonunu kaçırmışken telefonu elinden almak,

● anneanneye yatıya gidememek, emeline ulaşamamaktır.

Haksızlığa uğramak nedir?

● Ev işlerine yardım ettiği halde cep harçlığının arttırılmaması.

● Çok çaba harcadığı halde beğenilmemek, takdir edilmemek

● Yardım ettiği arkadaşları tarafından dışlanmak, haksızlığa uğramaktır. Yetişkinler de ergenler de, çocuklar gibi benzer durumlarla karşılaştıklarında öfkelenebilirler.Yetişkinlerden bir kısmı, öfke sonrası üzülür, ağlar, insanlardan uzaklaşır, içine kapanır, bir süre sonra sakinleşir, olayı yorumlar, çözüm üretir, duygularını ifade eder rahatlar. Yetişkinlerden bir kısmı da çocuklarınkine benzer öfke krizleri yaşar.

Çocuklar öfke nöbeti ne zaman olur?

Engellenme, kısıtlanma, isteğine ulaşamama, başaramama, becerememe, haksızlığa uğrama hallerinde, kızgınlıktan küçük çocuğun ağlaması, bağırması, tepinmesi, elindekini fırlatması, yanındakine vurması, onu itmesi-ısırması-tokatlaması-tekmelemesi, kendini yere atması, yere kapanması, kafasının gerisini kasten yere çarpması, alnını sivri bir köşeye vurması; ergenin kapıları çarpması, elindeki telefonu fırlatması, kapı ve camları yumruklaması, bileklerini çizmesi; yetişkinin ürkütecek kadar bağırması, cezalar savurması, çevresindekilere rastgele vurması, eline geçirdiğini kırması…..kendini durduramadan bu tepkileri sürdürmesi öfke nöbetidir. Öfke nöbetleri genelde izleyenleri ürkütür, anne babalarda panik yaratır.

Çocukların öfke nöbeti sırasında aileler neden panik olur?

Çünkü çocuk/ergen, öfke nöbeti geçirirken çevresindekilere ve kendine zarar verdiğini fark etmez. Kriz sırasında morarır, damarları şişer, nefes alışı değişir, kusar, sakinleşemeyecek izlenimini verir. Anne, baba bu görüntü karşısında korkar, çocuğa bir şey olacak endişesine kapılır. Anne, baba “Çikolata vermedik diye çocuk ne hale geldi? Melek gibi çocuğumun içine sanki şeytan girdi.” veya “Çocuğum aniden canavara dönüştü.” diyerek krizi açıklamaya çalışırlar. Gerçekten de 2 dakika önceki sakin çocuk gitmiştir, yerine zaptedilmesi imkansız gibi görünen bir çocuk gelmiştir.Öfkenin krize dönüşmesi birkaç saniyede gerçekleşir, aileyi şaşkına çevirir. Kriz bazen çok kısa sürer, bazen de bitmeyecek kadar uzun görünür.

Kriz, bazen babanın televizyonu kapatmasıyla başlar ancak çocuk gider annesini ısırır, anne banyo saati diyerek çocuğunu yıkamak ister çocuk o arada gider kardeşinin canını yakar onu ağlatır, aradığı arkadaşına ulaşamamıştır telefonu kırar, gün içinde gol atamamıştır veya gol yemiştir veya bilgisayar oyununda istediği puana ulaşamamıştır, akşam yemek sofrasını dağıtır.

Öfkenin nedeni, hatta hedefi kim olursa olsun, alevlenme süratli, patlama da yıkıcı olduğundan, anne babanın kriz halinde ne yapacağını önceden planlamış olmalıdır.

Her aile çocuğuna (öfke krizinden bağımsız olarak) oyunda, ilişkide, etkinlikte temel kuralın: ‘kendine, karşısındakine ve eşyaya zarar vermemek‘ olduğunu öğretmelidir.

Çocuklarda öfke krizi için ne yapılır?

Öfke krizi sırasında yetişkinin yapması gereken ilk iş çocuğun kendine zarar vermesini durdurmak, yanındakilere zarar vermesini engellemek, zarar görenleri de emniyete almaktır. Bu da çocuğu kucaklamak, zarar göremeyeceği ve zarar veremeyeceği bir yere götürmekle olabilir.

Peki çocuğu güven altına aldıktan ve zarar görmesini engelledikten sonra yetişkinin yapması gerekenler şunlardır:

Çocuğa bağırmamak, derin bir nefes almak, sakin, sabırlı ve soğukkanlı davranmak, çocukla göz hizasına gelmek, ona ciddi bir bakış atmak, alçak ama sevimsiz bir ses tonu ile çok kısa konuşmak, duygusunu anladığınızı söylemek ancak davranıştan hoşlanmadığınızı eklemek, hem onun sakinleşmesini hem de sizin sakinleşmenizi beklemektir.

● Çocuk küçükse onu kucağa alarak, ona sarılarak beklemek, (Öperek, koklayarak, sevgi göstererek değil) sakinleşmesini beklemek,

● Olduğunuz yerde kalarak beklemek.

● Onu odasına götürerek, odasında yanında durarak beklemek (odasında yalnız bırakmamak, kapıyı kapatmamak ve ışığı söndürmemek).

● Çocuk büyükse/kendiliğinden odasına giderse, kapısını kapatmadan durduğu odasından çıkmamasını beklemektir.

● Her ikiniz de sakinleştikten sonra çocukla soğukkanlı bir şekilde, alçak ve soğuk bir ses tonu kullanmak, kısa ve net konuşmak gerekir.

● “Köpek (telefon, bilgisayar oyunu) alınmadığı için kızdın, seni anlıyorum ama şu an bunu almak için uygun zaman değil. Ne kadar kızgın olursan ol bana vuramazsın, canımı acıtın buna izin veremem, kendine de zarar veremezsin…” şeklinde bir açıklama yapmak ve mesafe koymak; tehdit etmekten, ceza vermekten, uzun konuşmaktan, nasihat etmekten daha yararlı olur.

Çocuk bu hatalı davranışını ve öfke krizini sık tekrarlarsa, anne/baba çocuğuna hatasının sonuçlarını yaşatmalıdır. Hatasının sonucunu yaşatmak, bir süre onunla mesafeli davranmak (bu küsmek değil), bir sonraki planından mahrum kılmak, birlikte oynamakta oldukları oyunu sonlandırmak, birlikte yaptıkları sohbeti bitirmektir. Anne/babanın bu ilgisizliğine her çocuk tahammül edemez, kimisi ağlar özür diler, öpülmek kucaklanmak ister, cilve yapar, şirinlikler yapar, kimisi de krizinde direnir. Anne/baba “Seni seviyorum, seni affettim ama bana vurmandan hoşlanmıyorum, acıyor, şimdi biraz sakinleşmeye ihtiyacım var diyerek, çocuğuna hemen boyun eğmemelidir.

Öfke krizleri hangi yaşlarda daha sık yaşanır?

En sık ve en şiddetli öfke nöbetleri 2 yaşında, 6 yaşında ve buluğ dönemi ile ergenlikte görülür. Tabii her yaşta öfke krizi görülebilir, özellikle çocuk, aç, uykulu ve hasta olunca hafif krizler olabilir yaşayabilir.

2 yaşında öfke krizleri:

Çocuğun bebeklikten çıktığı, birtakım beceriler kazandığı, her şeye hayır diyerek yetişkini durduğuna inandığı ve aklına koyduğunu yapmaya çalıştığı dönemdir. En yaygın cevapları: Yemeyeceğim, uyumayacağım, banyo istemiyorum… dur. Bunlardan biri ona zorla yaptırılırsa, kriz beliriverir.

4 yaşında öfke krizleri:

Çocuğun bedensel, sosyal, zihinsel, dilsel becerilerinin atılım yaptığı, isteklerini ifade edebildiği, kendisine zorla hiçbir şey yaptırılamayacağını anladığı yaştır. Çocuk bu dönemde isteklerini nedenleri ile ifade eder: “Çikolata istiyorum çünkü seviyorum. Çünkü siz her akşam yiyorsunuz” veya. “Süt içmeyeceğim çünkü tokum, çünkü sevmiyorum.” Gibi tepkiler verir. Bu tepkiler şiddetten çok ağlama, şikayet etme, mızırdanma şeklindedir.

6 yaşında öfke krizleri:

Bu dönemde zeka, dil, mantık, muhakeme pik yapar. Çocuk bu yaşta hak hukuk arayışındadır, yetişkini ikna etme çabasının işe yaradığını fark eder, kafa tutarak istediğini elde etmeye çalışır, dilini de çok iyi kullanır.Bu yaşta da krizle şiddet içerir.

9 yaşında öfke krizleri:

Ön ergenlik belirtilerinin görüldüğü bu yaşta, çocuk isteklerinin dikkate alınmasını bekler, hakkını savunmak için mücadele eder, kendini anne baba ile eşit görür. İstediği yapılmadığında, ya anne babayı görevlerini yapmamakla tehdit eder ya da kendi sorumluluklarını aksatır.

Bu yaşta da çocuk kendini kontrol etmekte zorlanır.

Ergenlik öncesi, buluğ dönemi ve ergenlik, öfke nöbetlerinin yoğun ve şiddetli yaşandığı bir dönemlerdir. Kapı çarpma, kumanda fırlatma, anne-baba eşyasına zarar verme, saygısız konuşma ve saygısız davranma sıktır, öfke nöbetleri de kısa zamanda tırmanan patlama krizleri gibidir.

Öfke nöbetleri neden 2 yaşında, 6 yaşında, buluğ, ergenlikte daha sık yaşanır?

● Çünkü bu yaşlar hep geçiş evreleridir.

● 2 yaş bebeklikten çıkış, ilk çocukluğa geçir. 6 yaş, ilk çocukluktan çocukluğa geçir. Buluğ, çocukluktan çıkış, ergenliğe giriştir. Ergenlik, çocuğun yetişkin tarafından bazen küçük, bazen büyük muamelesi gördüğü dönemdir, kendisinin de işine geldiğinde “Ben daha küçüğüm, bu görevleri yardımsız yapamam”, işine geldiğinde “Ben koca adam oldum, hala istediklerimi almıyorsunuz” dediği dönemdir.

Bu yaşların dışında hangi durumlarda kriz görülür?

● Ailede disiplinin, kuralların olmaması, yasak ve serbestlerin belli olmaması,

● Evde rutinlerin olmaması.

● Temel alışkanlıkların oturmamış olması veya çocuğun temel ihtiyaçlarının karşılanmamış olması.

● Aile içi iletişimin sağlıklı olmaması, anne-çocuk, baba-çocuk ve kardeşler arası ilişkilerin iyi olmaması.

● Anne babanın çocuğa karşı paralel davranmaması.

● Anne ve babanın kararlı ve tutarlı olmaması.

● Anne babanın aşırı hoşgörülü veya aşırı katı olması,

● İlk öfke krizinde anne babanın doğru tutumu sergilememiş olması.

● Ailede uzlaşma yolunun seçilmemesi, her konunun pazarlığa açık olması,

● Ailede şiddet olması.

● Evde huzur ve sükûnet olmaması, ev atmosferinin gergin ve olumsuz olması.

● Aile bireylerinin mutsuz olması.

● Tabii çocuğun özelliklerinden: Dürtüsellik, sabırsızlık, tez canlılık, acelecilik, inatçılık, direnç, olumsuzluk, kural tanımama, komut almama, iletişime kapalı olma da öfke krizlerini tetikler.

Neden günümüzde öfke krizlerinde eskiye oranla artış var?

Son senelerde hem çocukların öfke nöbetlerinde artış var hem de bu nöbetlerde şiddet var. Geçmişte de çocuklar kapı çarpar, ellerindekini fırlatırlardı ancak krizler bu kadar sık, bu kadar şiddetli olmazdı ve daha kısa sürerdi. Yetişkine el kaldırma, saygısızlık oranı da çok düşüktü.

Nedenleri;

● Çalışan anne sayısında artış var, uzun saatler çalışan anne baba sayısında artış var. Anne babalar evden erken çıkıp eve geç dönüyorlar, trafik sorunu yaşıyorlar, eve yorgun geliyorlar, evde yapmaları gereken pek çok iş var.Çocukları ile beraberlik süreleri kısa. Bu kısa sürede disiplin koymak istemiyor, çocuklarını üzmek istemiyorlar. Zaten suçluluk duyduklarından gerekli müdahaleleri zamanında yapmamış olabiliyorlar.

● Evde uygulanan disiplin her zaman kararlı ve tutarlı olmayabilir. Anne babanın yorgunluk, kaygı, stres, sabır durumuna bağlı olarak, bir gün kızılan bir davranışa ertesi gün kendileri gülebiliyorlar.

● Anne, baba, bakıcı farklı disiplin uygulamaları yapıyor.

● Anne babalar kriz yaşamamak için daha hoşgörülü davranabiliyorlar.

● Çocuk el kaldırınca veya sık öfke nöbeti yaşayınca önemsemeyebiliyorlar, hafife alabiliyorlar, krizi uzatmamak için gerekli tepkiyi vermeyebiyorlar.

● Bu öfke nöbetlerinin nedenlerini araştırmak ve çocukları ile daha sağlıklı bir iletişim kurmak için yeteri kadar zaman bulamayabiliyorlar.

Ancak bütün ailelerde öfke nöbetlerinin sık ve şiddetli olduğu söylenemez. Sevgi, şefkat ve ilgi ile büyütülen çocuklarda, çocuk yetiştirme ilkelerinde anlaşan anne babaların çocuklarında. ailece bir arada olunan kısa zamanlarda ritüellere, kurallara, günlük programlara uygun verimli ve keyifli zaman geçirilen ailelerde, çocukların hak, sorumluluk ve sınırların mantıklı olduğu evlerde, öfke nöbetleri hem seyrek olur, hem zararsız olur, hem de kısa sürer.

Çocuk veya genci sakinleştirme yöntemleri nelerdir?

Küçükler için:

● Yastığa vurma

● Çekiçle topa vurma

● Kağıt yırtma

● Hamur ezme

● Suyla oynama, suda sünger sıkma, göz yakmayan sıvı sabunla su köpürtme

● Banyo, duş

● Hamur, çamur, parmak boya ile aktiviteler yapma

● Anne baların baş edemediği durumlarda profesyonel yardım alma

Büyük çocuklar/ergenler için:

● Ortamdan uzaklaşma

● İçinden sayma

● Yüzünü yıkama

● Duş veya banyo yapma

● Müzik dinleme

● Nefes alıştırmaları

● Öfke nedenini yazma, sakinleşince anne baba ile paylaşma

● Gevşeme alıştırmaları

● Jimnastik, yoga, meditasyon

● Profesyonel yardım alma

Yetişkinler/ anne babalar için:

● Ortamdan uzaklaşma

● İçinden sayma

● Müzik dinleme

● Sakin düşünme

● Duş, banyo

● Spor yapma (Yüzme, squash)

● Yoga, meditasyon, gevşeme alıştırmalar)

● Bu krizlerin neden yaşandığını düşünme

● Geçmişte yapılan hataları ailece paylaşma

● Geleceğe dönük iletişim yollarını araştırma

● Yazma

● Profesyonel yardım alma


Üye olup, Haftalık Programımızı uyguladığınızda, 14 gün içinde çocuğunuzdaki değişimi fark edeceksiniz.
Çerez Kullanımı
Kişisel verileriniz, mevzuata uygun olarak toplanıp işlenir. Detaylı bilgi almak için Verilerin Korunmasını inceleyebilirsiniz.
X