Annelik-Babalık

Yeteri Kadar İyi Ebeveynlik: Şans mı? Şanssızlık mı?

Tarih: 1 Mayıs 2018 - Salı
Uzman görüşü için konu öner.

Çocuk Gelişiminde Ebeveynin Rolü


Çocuklarımıza ne yapıyoruz? Doyum mu? Doyumsuzluk mu? Şans mı? Şanssızlık mı? Üretkenlik mi? Kısırlık mı?

Son dönemlerde üzerine kafa yorulması gerektiğini düşündüğüm önemli konulardan biri bu. Günümüz çocuklarını eski dönem çocuklarının koşullarıyla karşılaştırdığımda temel bazı farklar canlanıyor zihnimde...

Eskiden çocuklar doğdukları andan itibaren emziriliyorken; şimdi çocuklar “kaç cc besin aldığını görebilmek adına” biberonla besleniyorlar.

Eskiden çocuklar annenin içgüdüleriyle uykuya geçiriliyorken; şimdi çocuklar uyku eğitimleriyle uykuya geçiriliyorlar.


Eskiden çocuklar doğada, parklarda, bahçelerde özgürce oynayabiliyorken; şimdi çocuklar alışveriş merkezlerinde, kapalı oyun alanlarında, ekran başlarında vakit geçiriyorlar.


Eskiden çocuklar sadece okula gidiyorken; şimdi çocuklar okul çıkışlarında dramaya, sanata, müziğe, satranca, dil öğrenmeye, spor etkinliklerine gidiyorlar.


Eskiden çocuklar okuldan dönünce evde tek başlarına, aileleriyle, komşularıyla vakit geçiriyorken; şimdi çocuklar “yalnız kalmamaları adına” her gün farklı arkadaşlarıyla, yardımcıyla vakit geçiriyorlar.


Eskiden çocuklar hafta sonlarında arkadaşları ve aileleriyle özgürce vakit geçiriyorken; şimdi çocuklar “vakit kaybetmemek ve çok yönlü olmak adına” okul sonrası gittikleri etkinliklerin devamına hafta sonu da gidiyorlar.

Psikoterapist Çağatay C. Öztürk’ün “ Çocuklar Sizin Birer Uzantınız Değildir ” yazısını da okumanızı tavsiye ederiz.

***
Eskiden aileler çocuklarının istediği olmadığında ağlayarak hayal kırıklığını yaşamasına, ifade etmesine izin verebiliyorken;

Eskiden aileler yemek hazırlanırken o anda çocuğun istediği şeyin olması için ona sıra gelene kadar beklemesine izin verebiliyorken;

Eskiden aileler evdeki temel kuralları koyup, onları ilgilendiren kararları anne baba olarak verebiliyorken;

Eskiden aileler çocuklarının, kendilerinin, okulların, öğretmenlerin hatalarını tolere edebiliyorken;

Çeşitli duygular dile getirilebiliyorken;

Artık bazı aileler çocukları mutlu olsun diye çocuklarının istediklerini yapmaya, ağlatmamaya; çocuğun istediği anda istediği talebini karşılayabilmek için bekletmemeye; az kural koyup/hiç koymayıp çocuğu üzmemeye ve tüm (!) kararları alırken mutlaka çocuğun fikrini almaya; hataları daha zor tolere edip, olumsuz duyguların üzerini kapatarak mükemmele en yakına ulaşmaya daha meyilliler.

***
Yeteri kadar iyi annelik” kavramını ebeveynlik tutumlarını belirlerken “Yeteri kadar iyi ebeveynlik”, “Yeteri kadar iyi çocuk”, “Yeteri kadar iyi okul / öğretmen” diye uyarlarsak çocuklarımıza daha iyi şeyler yapabileceğimize, onları yetiştirirken, hayata ve topluma hazırlarken daha üretken, daha ayakları üzerinde durabilen, hayal kırıklıklarıyla baş edebilen daha güçlü bireyler olarak yetiştirebileceğimize inanıyorum.

Çocuğun hayata ilk başladığında biberondan kaç cc süt aldığından çok anne ile temas ederek emzirilerek doğal yollardan beslenmesinin, ileriki ilişkilerine de katkısı olacağı,

Ağlatarak uyutma eğitimiyle uyumayı öğrenirken ruhsallığında açılacak yara yerine çocuğun hızında ilerleyerek annenin içgüdüsüne de güvenerek izleyeceği yolun çocuğu için en uygun olanı olacağı ve bunun da ileriki ilişkilerini etkileyeceği,

Her fırsatta, hava koşulları ne olursa olsun üşütmeyi önleyici uygun kıyafetleri giydirerek kapalı alan yerine doğayla temas etmesinin ekrandan öğreneceğinden kat ve kat fazlasını deneyimleyerek, duyu organlarını kullanarak öğreneceği,

Okul çıkışlarında her gün farklı bir etkinliğe giderek çocuğun boş vakitlerinin doldurulması ve çok yönlü oluşunu desteklemek gerekliliğinin aksine boşluktan ve sıkılmaktan yaratıcılığın, üretkenliğin, kendi potansiyelini kullanmayı öğreneceği,

Evde kendi kendine vakit geçirmenin de yaratıcılık ve üretkenliği besleyeceği,

Tüm hafta işe gidip yorulup dinlenmeye ve kafa boşaltmaya ihtiyacı olan ebeveynler gibi tüm hafta okula giden çocukların da evde durmaya, boş kalmaya, boşlukları kendi seçimlerine göre doldurmaya ihtiyaçları olduğu hep ön planda tutularak çocuklarımızı büyütürsek;

Hayal kırıklığı yaşamanın, sıra beklemenin, evde çocuğun yaşına uygun kuralların konmasının, sadece çocuğu ilgilendiren bazı kararlar için çocuğa söz hakkı tanınıp diğer kararları anne ve babanın vererek çocuğa nesil farkının yaşatılmasının, aile içinde yanlışların, hataların konuşulmadığı bir ortam yaratmak yerine yapılan hatalara, hataların nasıl tolere edilebileceğine yer vermenin ve hepsinden önemlisi çocuğun, ailenin duygusunu fark edip rahatlıkla dile getirebileceği bir ev ortamının sunulmasıdır aslında çocuğu evde, okulda, toplumda, hayatta en mutlu en güvende en sağlam hissettirecek yöntem.

Anne baba olmanın zor, çocuk olmanın daha da zor olduğu bu dönemde ebeveynler olarak bizler doğru adımları atarak onların hayatlarına uygun şekilde dokunup hayatı onlar için kolaylaştırabiliriz.


 

Sadece 3 adımda çocuğunuzun gelişim seviyesine uygun programımıza ulaşın.

Programdaki aktiviteleri çocuğunuzla yaparak, çocuğunuzun gelişim
seviyesini ulaşabileceği en üst düzeye çıkarmaya yardımcı olun.

Hemen çocuğunuzun gelişim seviyesini belirleyen soruları yanıtlayın.

çocuk gelişimi

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER YAZILAR