Yazılar

Koruyucu Aile Nedir? Koruyucu Ailenin Şartları Neler?

Çocuk Gelişim Sürecinde Sağlıklı Aile Yapısının Önemi

Birçok gelişim uzmanı çocuğun içinde yaşadığı ve geliştiği çevresinin kişilik gelişimini ile büyük ölçüde bağlantılı olduğunu savunmaktadır. Sağlanan uygun ve sağlıklı bir aile ortamının çocuk gelişiminin çeşitli bileşenlerinde etkisi büyüktür. Örnek olarak çocuğun sosyal ilişkilerindeki becerileri yani çocuğun dış çevre ile teması ve iletişim becerisi sağlanan güvenli ev ortamı desteği ile gelişir. Çocuk ev ortamını merkez alarak dış dünyaya karşı bir tutum sergiler ve çocuğun sosyal becerileri bu güvenli alan temel alınarak gelişir. Bu alanda pek çok gelişim bileşenine örnekler ile değinmek mümkün ve kısaca bu örnekler de her becerinin ve her mental gelişimin aile esaslı ilerlediği yönündedir. Özetle çocuğun her temel gelişiminin ve erişkin yaşamındaki becerilerinin, zihinsel ve fiziksel sağlının büyüdüğü çevreye ve büyük ölçüde aile ortamına dayandığını söyleyebiliriz.

Koruyucu aile nedir?

Çocukların korunması ve aynı zamanda gelişimlerinin mental, fiziksel ve sosyal açıdan sağlıklı bir şekilde ilerlemesi toplum için çok büyük önem taşımaktadır. Çocukların gelişiminin ve korunmasının toplum sürdürülebilirliği ve devamlılığı için büyük önem taşımasının en büyük nedeni ise bir toplumun geleceğini çocukların oluşturmasıdır. Bu gelecekte sağlıklı ve ufku açık bireylerin yetişmesiyle çağdaş bir toplum yaratmak çocuklarımızın elinde. Bu sebep ile vizyonu geniş ve topluma yararlı bireylerin yetişmesi gelecekteki toplum düzeni için mühimdir. Çocuğun gelişim aşamasında büyüdüğü ortamın ve bulunduğu aile yapısın gelecekteki kişiliğine ve aynı zamanda erişkin yaşamındaki hayatındaki etkisi yapılan araştırmalar ile desteklenmektedir. Çocuğun gelişimi için en uygun ortamı sağlamak sadece ailenin sorumluluğu değil aynı zamanda devletin de sorumluluğudur.

Devletin çocukların korunması ve topluma sağlıklı bireyler yetiştirmek adına sağladığı hizmetlerden biri koruyucu aile bakımıdır. Koruyucu aile belli nedenler dolayısıyla öz ailesinin yanında bakımları sağlanamayan veya bulunduğu ailenin içindeki durumlar kaynaklı o ailenin yanında yaşaması mümkün olmayan çocukların devletin hukuki ve sosyal denetimi altında başka bir aile tarafından bakımının karşılanması ve yetiştirilmesine denir. Gönüllü ailelerin yanında uzun süreli veya kısa süreli bir şekilde bakılması sorumluluğunu üstelenen koruyucu aileler bu süreci gönüllü olarak veya belli bir ücret karşılığı yapabilmektedir.

Koruyucu aile modelleri

Dört çeşit koruyucu aile modeline değinilmiştir. Bunlar Akraba veya Yakın Çevre Koruyucu Aile Modeli, Geçici Koruyucu Aile Modeli, Süreli Koruyucu Aile Modeli ve Uzmanlaşmış̧ Koruyucu Aile Modeli olarak tanımlanmaktadır.

Akraba veya Yakın Çevre Koruyucu Aile Modeli

Bu model kan bağı bulunan akrabaların veya çocuğun çevresinde bulunan ve aynı zamanda çocuğun iletişim içinde olduğu bakıcı, komşu gibi olan bireylerin ve ailelerin sağladığı bakımı içermektedir.

 Geçici Koruyucu Aile Modeli

Bu model çeşitli sebepler ile henüz hakkında hizmet planı olmayan ve kuruluş bakımına yerleştirilmemiş çocuklar için bu konuda eğitim desteği bulunan profesyonel düzeye gelmiş kişi ve ailelerin sağladığı bakımı kapsamaktadır. Bu bakım geçici bir süre için geçerlidir, bu süre en fazla bir ay sürmektedir.

Süreli Koruyucu Aile Modeli

Kalıcı bir ailenin yanına yerleşemeyen ve biyolojik ailesinin yanına kısa süre içinde döndürülme imkanı bulunmayan çocuklar için sağlanan bakımdır.

Uzmanlaşmış̧ Koruyucu Aile Modeli

Özel ihtiyaçları olan çocukla için lisanslı ve eğitim destekli profesyonel düzeye gelmiş kişi ve ailelerin sağladığı bakımdır.

Koruyucu Aile Olmanın Şartları

Hukuk sistemimizde korunmaya muhtaç hale gelmiş çocukların devlet tarafından korunması hakkında kanun bulunmaktadır, 2828 sayılı Kanun içeriğinde çocukların korunması ve sağlıklı bireyler olarak yetişmeleri için olan kurum bakımını ve koruyucu aile bakımını da kapsar. Aile ortamında yetişmesi mümkün olmayan çocuklar için aile ortamına denk bir ortam sağlanması koruyucu aileler ile mümkündür. Devlet denetiminde ilerleyen bu süreçte koruyucu aile olmanın belirli şartları vardır. Bu şartlar:

  • Koruyucu aile olmak için bireyin T.C vatandaşı olup aynı zamanda yaşı 25-65 yaş arasında olmalıdır.
  • Yukarıdaki kriterlere ek olarak kişinin sürekli olarak Türkiye’de ikamet etmesi, en az ilkokul mezunu olması ve düzenli bir gelire sahip olması gerekir.
  • Kişinin koruyucu aile kriterlerine uyduğu sürece medeni hali önem taşımamaktadır. Ancak bekar kişilerin 30 yaşını doldurmuş olmaları gerekir.
  • Çocuğun velayeti halen daha biyolojik ailesindedir bu sebeple çocuğun adı ve soyadı değiştirilemez.
  • Koruyucu ailelerin ev ve sosyal ortamını çocuk yetiştirmek için uygun bir ortam haline getirmesi gerekir.

Koruyucu Aile Olmak İçin Nasıl Başvuru Yapılır ?

koruyucu aile başvurusu

Kriterleri sağlayan tüm bireyler koruyucu aile olmak için ikamet ettiği yerdeki Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü’ne başvuruda bulunabilir. Başvuru sonrası belirli evraklar toplanır ve tamamlanır. İstenilen belgeler şu şekildedir:

  • TC. kimlik numarası beyanı veya kimlik kartı fotokopisi
  • Vesikalık fotoğraf (Bir adet yeterli olacaktır.)
  • Öğrenim durumunu gösteren belgenin onaylı örneği
  • Adli sicil belgesi
  • İş, gelir ve sosyal güvenlik durumunu gösteren belgenin onaylı örneği
  • Koruyucu aile olmak için başvuran kişinin çocuğu etkileyebilecek fiziksel engeli, ruhsal rahatsızlığı ve bulaşıcı hastalığının olmadığını gösteren doktor raporu (Bu rapor üniversite veya devlet hastanelerinden alınabilmektedir.
  • Ek olarak kişinin medeni hali evli ise tüm belgeler her iki bireyden de istenmektedir. Ayrıca adli sicil belgesi ile doktor raporu aile ile birlikte yaşayan kişiler olduğu takdirde onlardan da talep edilmektedir.

–  Hizmet devam ettiği sürece koruyucu aileye yeni katılan aile bireyleri için iki yılda bir doktor raporu ve      adli sicil belgesi yenilenmelidir.

Koruyucu Aile Olma Sürecinde Bilinmesi Gerekenler

koruyucu aile olma süreci

Çocuk koruyucu ailenin yanında olsa dahi biyolojik ailesi ile görüşme hakkına sahip olup kurum tarafından uygun ortam, zaman zaman aralıklarında kurum uzmanlarının eşliğinde görüşme yapabilirler. Bu görüşme kurum bünyesinden bir sosyal hizmet uzmanı eşliğinde gerçekleştiğinden koruyucu aile ve biyolojik aile bir araya gelmez ve koruyucu aile ile görüşme bilgileri paylaşılmaz.

Hangi durumlarda çocuğun koruyucu aileden alındığına gelirsek değinildiği gibi bu süreç devlet denetiminde ilerlemekte ve bu süreç sosyal hizmet uzmanı tarafından hazırlan sosyal inceleme raporunda ayrıntılı bir biçimde değerlendirilmektedir. Koruyucu ailenin üstlendiği yükümlülükleri yerine getirmediği, koruyucu ailenin istenilen biçimde çocuğa bakmadığı tespit edildiği, koruyucu ailenin herhangi bir nedenle koruyucu aile olmaktan vazgeçtiği veya çocuğun koruyucu aileye yerleşme nedeni ortadan kalktığı durumlarda hazırlanan rapor Koruyucu Aile Komisyonuna bildirilir ve sözleşme iptali gerçekleşerek çocuk aileden geri alınır. Ayrıca bu komisyon koruyucu ailelerin niteliklerini de denetleyip, değerlendirmektedir. Örneğin bu komisyona bağlı sosyal hizmet uzmanı tekrardan rapor ile belli gerekçeler belirttiğinde koruyucu aile statüsü iptal edilebilir, koruyucu aile statüsü iptal edildiğinde ise o aileye bir daha başka bir çocuk için koruyucu aile olma hakkı verilmez.

Evlat edinme ile en büyük farkı koruyucu ailelerin velayeti haklarının olmamasıdır, evlat edinmede ise mahkeme kararı ile çocuğun velayet hakları devredilmektedir. Aynı zamanda koruyucu aile olmak gönüllü aile olmaktan da farklıdır. Gönüllü aileler kuruluşta bakımı sağlanan çocuklar için kurumun uygun bulduğu dönemlerde ailelerin yaptığı ziyaretlerin yanı sıra çocukları haftasonları veya belli özel günlerde evlerinde misafir ettiği aileleri kapsayan bir hizmettir.

Koruyucu Aileye Yapılan Ödemeler

Koruyucu ailenin yanında yaşamaya başlayan çocuğun bakımı, eğitim ve yetiştirilmelerine ilişkin harcamalara karşılık aylık net ödeme yapılır. Bu ödeme çocuğun durumuna yani varsa engellilik durumuna ve yaş durumunu göre değişkenlik göstermektedir. Bu ödemenin yanı sıra çocuğun okul servis ücreti, sınavlara hazırlık kurs ücreti içinde yılda belirlenen bir ödeme sağlanmaktadır. Ayrıca yıllık olarak çocuğun eğitim masrafları karşılığı 3 katı tutarında ödeme yapılmakta ve buna ek olarak yılda 2 kez giyim masraflarını 2 katı tutarında ödeme yapılmaktadır. T.C Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının resmi internet sitesine göre koruyucu ailelere ödenen ücret (10270) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucunda elde edilen rakamın sırasıyla %50’si, %75’i, %80’i, %85’i ve %90’ı alınarak belirlenmektedir. Harçlıklar için ise kuruluş bakımındaki çocuklar için yapılan hesaplama ile belirlenmekte olup memur maaş katsayısı sırasıyla okul öncesi 0-3 yaş 600, İlköğretim 1-4 ve 5-8. sınıfı 900, Lise ve dengi okul 1200 ve Yükseköğrenime devam edenler için 2000 gösterge rakamı ile çarpılarak bulunan miktar kadar ödeme yapılmaktadır. Örneğin 0-3 yaş için aylık ücret 923,26₺ olup 4-5 yaş için 1.384,89₺’dir

 

 

 

Bu yazı Serra Şenol tarafından yazılmıştır.

Çocuklar İçin Çizgi Film Önerileri

Ebeveynler için söz konusu çocukları ve çocuklarının eğitimi olduğunda her konuyu dikkatle ele alırlar. Bu bağlamda çocukların okuduğu kitaplar, oynadıkları oyunlar ve izledikleri filmler çocuk yetiştirmede ailelerin önemle inceledikleri alanlar olup çocuk gelişimini mühim derecede etkilerler. Bu aktiviteler içerisinde özellikle çizgi film izlemek, çocukların en sevdiği aktivitelerden biri olup çocuk davranışları üzerinde göz ardı edilemeyecek kadar büyük bir etkiye sahiptir. Bu bilgiler ışığında ailelerin çizgi filmler hakkındaki bazı sorularına yanıt getirmeye çalışacağız.

 

Hangi Türde Çizgi Filmler Tercih Edilmeli?

çizgi film seçerken dikkat edilmesi gerekenler

Çizgi filmler çocukların hayal dünyasını genişletir ve bu hayal dünyası çerçevesinde çocukların davranışlarını da biçimlendirebilir. Bu bağlamda çocuklara izletilecek çizgi filmlerinin yanlış örnek oluşturmaması için filmler özenle incelenmelidir.

Çizgi film seçiminde dikkat edilmesi gereken bazı unsurlar şunlardır;

  • Çizgi filmin çocuğun yaşına uygun olması,
  • Şiddet içeriklerinin çizgi film içerisinde yer almaması,
  • Herhangi türde bir ayrımcılığa teşvik edici sözler ve davranışların bulunmaması,
  • Eğitici ve öğretici içeriklerin bulunması,
  • Aile, kardeş ve arkadaşlık ilişlerindeki diyalogların film içerisinde pozitif bir şekilde aktarılması.

Çizgi Filmlerin Pozitif Etkileri Nelerdir?

  • Çocukların kendi akranlarıyla ve büyükleriyle nasıl iletişime geçebileceklerini öğretir,
  • Çocuklara hangi durumlarda nasıl davranmaları gerektiğini çocukların ilgisini çekerek aktarabilir,
  • Çocukların hayal dünyasını geliştirerek çocuğa farklı bakış açıları kazandırabilir,
  • Dilsel becerilerini geliştirebilir.

Hangi Yaşlarda Çizgi Film İzlenmeli?

Pedagogların yapmış oldukları çalışmalara göre iki yaşından önce çocuklara çizgi film izletilmemelidir. 0-2 yaş aralığındaki bebeklerin gerçeklik ve hayal dünyası arasındaki ayrımı net bir şekilde yapamayacaklarından dolayı bu dönemdeki çocukların çizgi film izlemesi onların gelişiminde bir karmaşaya sebep olabilir.

Çizgi Film Ne Kadar Süreyle İzlenmeli?

çocuklar için ideal çizgi film süresi

Çizgi film izleme süreleri hakkında yapılan çalışmalar sonucu pedagoglar 2 yaşındaki çocukların günde yarım saat süreyle, 3 yaşındaki çocukların günde en fazla 1 saat ve 3 yaş üstü çocukların günde 1,5-2 saat çizgi film izlemeleri önerilmiştir.

Çizgi Film Önerileri

Çocukların hayal dünyasını genişletecek ve aynı zamanda hem aile hem de arkadaşlık ilişkilerinde örnek olabilecek bazı çizgi filmler;

  • Peppa Pig
  • Şirinler
  • Arı Maya
  • Winnie The Pooh
  • Rafadan Tayfa
  • Charlie ve Lola

Aileler Çocuklarına Çizgi Film Seçerken Nelere Dikkat Etmeli?

Günümüzde televizyon hepimizin hayatının bir parçası olmuş durumda. Anne ve babalar bazen kendilerine zaman ayırabilmek için, bazen çocuklarının  daha keyifli zaman geçirebilmesi için, bazen de eğitici olması adına çocuğuna  çizgi filmler izletmeyi tercih edebiliyor. Peki, çocuklarımız için çizgi filmi tercihi yaparken nelere dikkat etmeliyiz? Gelin beraber inceleyelim.

Çocuğa Çizgi Film İzletirken En Çok Yapılan Yanlışlar Neledir?

çizgi film izleyen çocuk

  • Ailelerin kendilerine zaman ayırabilmek ve günlük işlerini yapabilmek için çizgi filmleri bir araç olarak görmesi,
  • Çocuklara uzun süre çizgi film izletilmesi,
  • Çizgi film izleyen çocuğun uzun süre yalnız bırakılması,
  • Çocuğa çigi film izlemesi için izin verilen sürenin çocuğun ısrarı üzerine aşılması,
  • İzletilen çizgi filmin içeriğinin aileler tarafından yeterince incelenmemesi ve şiddet içeren veya çocuğun gelişimini olumsuz etkileyebilecek sahnelerinin olması,
  • İzletilen çizgi filmin çocuğun yaşına uygun olmaması, ailelerin çocuklara kendi izledikleri programları izletiyor olması  veya ailelerin çok erken yaşlarda çocuğa çizgi film izletmeye başlaması,
  • Ailelerin çocuklarına yemek yedirirlerken çizgi film izletmeyi tercih etmesi.

Çocuğa Kaç Yaşından İtibaren Çizgi Film İzletilmeli?

Öncelikle söylemeliyiz ki çocuğunuz  televizyonla ne kadar geç tanışırsa o kadar iyi. Ancak maalesef ki bu bazen mümkün olamayabiliyor. Bu gibi durumlarda ailelerin 2 yaşına kadar televizyon izletmemeleri öneriliyor. 2 yaşından sonrasında ise çocuğun televizyon izleme süresine ailelerin belirli sınırlandırmalar getirmesi gerekiyor.

Çocuğun Çizgi Film İzleme Süresi Ne Kadar Olmalı?

2 yaş ve üzeri çocuklara sahip olan ailelerin çocuklarına günde 1 saatten fazla televizyon izlemek için izin vermemeleri gerekirken, 4 yaş ve üzeri çocuklarımız için bu sürenin en fazla 2 saati geçmemesi gerekiyor. Burada ailelerimizİn belirlemiş oldukları saat sınırlamalarına düzenli olarak uymaları ve çocukları televizyon izlemeye başlamadan önce çocukları ile anlaşma yapmaları gerekiyor. Çocuklar izin verilen süre sona erdiğinde ısrarcı tavırlar sergileseler bile ailenin izin verilen sürenin üzerine çıkmaması ve çocuklarına gerektiğinde hayır diyebilmeleri çocukların sağlığı için önem teşkil ediyor.

çocuk çizgi film izlerken nelere dikkat edilmeli

 Çocuk Çizgi Film İzlerken Nelere Dikkat Edilmeli?

Çocuklar televizyon izlerlerken aileler bu süreyi  kendilerine  ayırabilecekleri  boş bir zaman olarak görebiliyorlar. Ancak ailelerin çocuklar çizgi film izlerken çocukları ile birlikte zaman geçirmeleri ve izledikleri çizgi film hakkında ara ara çocuklarına sorular sormaları gerekiyor.  “Bu karakterin adı neydi? Sence bu karakter neden böyle davrandı? Sen onun yerinde olsaydın nasıl davranırdın? Bir sonraki bölümde sen oynayacak olsaydın bu nasıl bir bölüm olurdu? ” Bunlar ve benzeri gibi çocuğun yaşına uygun sorular çocuğun izlediği çizgi film hakkında daha çok düşünmesini ve hayal kurmasını sağlıyor. Ayrıca ailelerin  yemek saatinde çocuklarına televizyon izlemek için izin vermemeleri, evlerine misafir geldiğinde ya da çocukları kendilerine çok fazla soru sorduğunda çizgi filmleri çocuklarını oyalamak için bir araç olarak görmemeleri gerekiyor.

Tercih Edilecek Çizgi Film Hangi Özelliklere Sahip Olmalı?

Ailerin çocukları  için tercih edecekleri çizgi filmler;

  • Çocukların sayıları, renkleri, kavramları kolaylıkla öğrenebilecekleri ve dil gelişimlerini olumlu etkilemeli,
  • Çocuklar için uygunsuz kelimeler ve şiddet öğeleri içermemeli,
  • Cinsel içeriklere sahip olmamalı,
  • Çocuğun beden algısını olumsuz etkilememeli(Örn. Çocuğun aşırı zayıf olmaya eğilimli hale gelmesi),
  • İçerisinde yer alan müzikler, danlar ve renkli karakterleriyle çocuğun eğlenirken öğrenebilmesini sağlayabilmelidir.

Ayrıca ailelerin 6 yaşına kadar çocuklarına gerçeklikten uzak olmayan çizgi filmleri izletmeleri gerekmektedir. 6 yaş altındaki çocukların izleyeceği çizgi filmlerde eğiticilik ön planda olmalıdr.6 yaşından itibaren ise aileler çocuğun hayal gücünün gelişmesine faydalı olabilecek gerçeküstü olaylar, karakterler içeren çizgi filmleri çocuklarına izletmeye başlatabilirler.Çocukların gördüklerinden ve duyduklarından büyüklere göre daha çabuk etkilenebildikleri ve izletilen çizgi filmin yanlış tercih edilmesinin çocuk için tahmin edilenden çok daha olumsuz olabileceği unutulmamalıdır.

Çocuk Gelişimi için Kitaplar mı Çizgi Filmler mi Daha Faydalı?

Elbette bunun net bir cevabını vermek zor. Çocukluk döneminde ailelerin çocuklarının gelişimi için tercih edecekleri her türlü çocuğun yaşına uygun aktivite belirli sınırlar içerisinde çocuk için faydalı olacaktır. Ancak ailelerin  çocuklarına televizyon izlemek için verecekleri sürenin  olabildiğince kısa olması ve geriye kalan zamanda ailelerin çocukları için daha çok eğitici kitaplarla yapabilecekleri  aktiviteleri tercih etmeleri çocukların göz sağlığı, ruh sağlığı ve olumlu gelişimi için önemlidir.

Bu yazı İlayda Altındağ tarafından yazılmıştır.

Kanguru (Bebek Taşıyıcı)

Bebek Kangurusu Nedir?

Kangurular bebeklerini karınlarındaki kesede taşırlar. Vücuda bağlanarak giyilen, bebeklerin taşınması için üretilen bebek taşıyıcılarına bebek kangurusu ismi verilmesinin sebebi budur. Bebek arabaları şehir hayatında oldukça zahmetlidir. Hem toplaması hem de taşıması zordur. Bebek kanguruları bu sebeple daha pratik bir tercih olabilir. Bebeğiniz vücudunuza bağlıyken elleriniz bebek arabasında olmayacağı için bebeğinizi güvende tutarken size de özgürce hareket etme imkânı sunar.

Bebek Kangurusunun Yararları

  • Bebekleriniz vücudunuza bağlı olduğu için sizinle birlikte hareket edecek ve sizinle birlikte yönelecektir. Bu da bebeğinizin iç kulağındaki denge sistemi için faydalıdır.
  • Yapılan araştırmalar, günde 3 saat kanguruyla taşınan bebeklerin %50 daha huzurlu olduğunu ortaya koymuştur.
  • Bebeğinizin vücudunuza bağlı olması ve temasınızın artması güven duygusunu arttırır.
  • Tasarımları sayesinde ebeveynlerin bel ağrısı riskini azaltır.

Bebek Kangurusunun Zararları Var mıdır?

Bebek kangurusunun bebekleri kucağa bağımlı hale getirdiği yönünde inanışlar olsa da uzmanlar bu konuya farklı bir bakış açısından bakıyorlar. Bebek kanguruları ile bebek ve ebeveynin teması artacağından, güven duygusu açısından yararlı olduğunu vurguluyorlar.

Bebek Kangurusu Ne Zaman Kullanılır?

Yeni doğan döneminden itibaren 5 yaşa kadar kullanılabilir. Yeni doğan, 1-3 ay, 3-6 ay, 6-9 ay, 9-12 ay, 1-2-3-4-5 yaş gibi çeşitleri vardır.

Bebek Kangurusu Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli?

  • Kalça Çıkığı Enstitüsü tarafından onaylı olmalı (Yeni doğan bebek kangurusu)
  • Alt destek aparatı olmalı (Altı aydan itibaren kullanılacaksa)
  • Hem içeri hem dışarı doğru desteklemeli
  • Nefes alan, ter tutmayan bir kumaştan üretilmeli
  • Baş destek kısmı olmalı
  • Ağırlığı ölçülü ve dengeli bir şekilde dağıtmalı

Bebek Kangurusu Nasıl Bağlanır?

  1. Bel kısmını takın.
  2. Bel kısmının sağlamlığından ve doğru bir şekilde takıldığından emin olduysanız bebeğinizi kangurunun içine oturtun.
  3. Kol kısımlarını takın.
  4. Arka klipsi kapatın.
  5. Eğer kullandığınız bebek kangurusunun kafa desteği varsa bu bandı kullanarak bebeğinizin kafasını geriye atmasını engelleyebilirsiniz.

Bebek Kangurusu Kaç Aya Kadar Kullanılır?

Bebeğiniz 4 yaşına ya da 18 kilograma gelene kadar bebek kangurularını kullanabilirsiniz. Genellikle 4 yaşına gelen bebekler kanguruda durmak istemeseler de bebekleriniz 18 kilograma ulaşana kadar bebek kangurularını kullanmaya devam edebilirsiniz.

En İyi Bebek Kanguruları

Solomombaby Bebek Kangurusu – 190TL

Solomombaby Bebek Kangurusu

  • Yaklaşık 20 kilograma ve 4 yaşa kadar kullanılabilir
  • Dünya Kalça Sağlığı Enstitüsü tarafından onaylıdır
  • Kemelerlerinde sünger bulunmaktadır
  • Önde, sırtta ve yanda kullanılabilir

Baby Boroosh Bebek Kangurusu – 230TL

Baby Boroosh Bebek Kangurusu

  • 4 yaşa kadar kullanılabilir
  • Sırt desteği bulunmaktadır
  • Boyun destek parçası vardır
  • Hava alabilen pamuklu kumaştan üretilmiştir

Chicco Soft & Dream Bebek Kangurusu – 250 TL

Chicco Soft & Dream Bebek Kangurusu

  • 9 kilograma kadar kullanılabilir
  • İçe dönük, dışa dönük ve yan olarak kullanılabilir
  • Ağırlık dengesini eşit dağıtır
  • Astar bölgesinde koruma pedi mevcuttur

 

 

Bu yazı Ayça Çimen tarafından yazılmıştır.

 

 

 

 

Çocuklarda Renk Seçimi Nasıldır?

Renkler çocukların çevreleriyle iletişiminin önemli parçalarından biridir. Çocuklar renklerle beraber nesneleri gruplandırmaya ve anlamlarını fark etmeye başlar. Renkler, ebeveyn – çocuk iletişiminde önemli rol oynarken çocukların gelişim süreçlerini ve kariyer planlamalarını  birçok açıdan etkiler.

Çocukların Renkleri Tanıma Süreci Nasıldır?

Renkleri tanıma ve tanımlama yeteneği erken çocukluk döneminde başlar ve yaşla birlikte gelişir. En erken tanınan renkler yeşil, kırmızı, sarı ve siyahtır.

Çocuklar renkler arasındaki farkları 1.5 yaşından itibaren fark etmeye başlar, renkleri isimlendirmeleri ve anlamları ise 3 yaşında başlar.

Çocukların Renk Seçimleri Anlamlı mıdır?

kız çocuk renk seçimi

Çocuklar 4 yaşından önce renk seçimlerinde bilinçsiz tercihler yaparlar.

Çoğu çocuğun bebeklikten itibaren korunduğu ve daha olumlu ortamlarda maruz kaldıkları renkler parlak ve canlı renklerdir. Çocuklar bu nedenle pozitif duygularla parlak ve canlı renkler arasında ilişki kurarlar.  Erken çocukluktaki nesne – renk ilişkilerinde kötü ve çirkin nesneler siyahla, pozitif algılanan nesneler ise parlak renklerle en çok da sarı ile eşleştirilmiştir

Renklerin doygunluk seviyelerinin çocukların renk tercihlerinde önemli etkileri vardır. Kırmızı, yeşil, mavi, mor renklerde canlı tonlar tercih edilirken, sarı renk için açık tonlar daha çok tercih edilir.

Çocuklardan yetişikinlerden farklı olarak renk seçimlerini anlama bağlı yapmazlar. Daha çok maruz kaldıkları ortamlardan yola çıkarak canlı ve parlak renkleri seçme eğilimleri daha yüksektir.

Renkleri kendi aralarında kıyaslayacak olursak da; daha küçük çocuklar için renklerin dalga boyu çocukların seçimlerini etkiler. Kırmızı ve sarı gibi uzun dalga boyundaki renkler mavi ve yeşil gibi kısa dalga boyundaki renklere göre daha çok tercih edilir.

Çocukların Renk Algıları Nasıldır?

erkek çocuk renk seçimi

7 – 8 yaş grupu çocuklarda yapılan bir araştırmaya göre çocuklar duygularını veya olayları gruplarken duyguları sıklıkla kullanıyor. Duygu gruplarının olumlu – olumsuz ve basit – karmaşık olarak sınıflandırıldığı çalışmada renklerle ikişkilendirilme yapılmış. Yani, çocuklar renkleri mutlu veya mutsuz hissettiklerini ifade etmek için araç olarak sıklıkla kullanıyor.

Araştırmanın sonuçlarına göre mavi renk cinsiyetten bağımsız olarak mutluluğun temsilinde kullanılıyor. Kırmızı ve kahverengi renkleri erkekler için mutlu, kızlar için mutsuz renkler olarak derecelendirilmiş.

Pembe ve mor renkleri ise kızlar için mutlu, erkekler için mutsuz renkler olarak derecelendirilmiştir.

Sarı, turuncu, beyaz, mavi, yeşil ve siyah renklerde cinsiyet farkı görülmemiştir.

Çocukların Renk Seçimlerinde Cinsiyet Etkisi Var Mıdır?

Kızlar Pembe, Erkekler Mavi mi Seçiyor?

kız çocuk odası renk seçimi  erkek çocuk oyuncak renkleri

 

Bu soruya yaş gruplarından  ve çocuğun maruz kaldığı ortamlardan bağımsız bir yanıt vermek mümkün değildir. Özellikle doğduğu günden itibaren mavilere veya pembelere çok fazla maruz kalmamış, renklere eşit uzaklıkta büyüyen çocukların renklere cinsiyetleriyle ilişki bir eğilimi gözlenmemiştir.

Erken çocuklukta aslında cinsiyetlerinden bağımsız olarak mavi rengi diğer renklere kıyasla daha çok tercih ederler. Ancak pembeye özel bir yatkınlık olduğuna dair araştırma sonuçları yoktur.

İlkokul yaş grubundaki çocukların cinsiyetle ilişkisi erken çocukluktan daha yüksektir. Çünkü çocukların sosyal çevresi genişledikçe ve akran iletişimleri kuvvetlendikçe renk klişeleriyle çok fazla karşılaşıyor.

7 ay ile 5 yaş arası çocuklar yapılan bir çalışmada kızlar her gün belirli oranda pembeye, erkekler ise maviye maruz bırakılıyor. Çalışma sonuçlarına göre kız çocuklarının pembeyi seçme oranı daha yüksek iken erkek çocukları da aynı oranda pembeden uzak durmaya çalıştıkları gözlemlenmiştir.

Erken Çocukluktaki Renk Seçimleri Çocukların Geleceğini Etkiler Mi?

çocuklukta renk seçimi

Bu soruya direkt olarak ‘’evet’’ cevabını vermek mümkün. Bu konunun ekonomik, sosyal ve toplumsal olarak birçok açıdan ele alınabilir. Günümüzde daha çocuklar doğmadan cinsiyetleri öğreniliyor ve odaları oyuncakları çoğunlukla  ‘’pembe ya da mavi’’ hazırlanıyor.  Kızlar pembenin etkisiyle prenses dünyasına doğarken, erkek bebekler mavi gökyüzüne, özgürlüğe doğuyor. Cinsiyet eşitsizliği çocukların odalarının renginden başlıyor aslında. Biraz daha büyüdüklerinde ise mağazalarda bu etki artarak devam ediyor.

Çocuğunuzla oyuncak seçimine gittiğinizde kızlar için çeşitli evcilik oyunları, bebekler, ev düzenleme eşyaları gibi oyuncaklar pembelerle ve simlerle sunuluyor. Prenses odasına doğan kız çocuklarımız ise yıllardır o pembenin içinde büyüdüğü için pembe oyuncakları tercih ediyor doğal olarak.

Erkek oyuncaklarına gelirsek de çeşitli legolar, arabalar, su tabancaları gibi kesinlikle daha çok çeşit ve rengin olduğu reyonlar bizi karşılıyor. Kız oyuncak reyonuna göre bilişsel gelişimlerine daha çok fayda sağlayacak üç boyutlu düşünmeyi gerektiren oyuncaklar mevcut.  Tabii ki bu oyuncaklar da mavi renk ağırlıklı fakat daha çeşitli renklerde.

Tüm bu renklerden ve dolayısıyla oyuncak seçimlerinden yola çıkarak çocukların bilişsel ve sosyal gelişimlerini büyük oranda etkiledğini söyleyebiliriz. Pembe bebekleri ile oynayan kız çocuklarına ilerideki sosyal rolleri çoktan biçilmiş oluyor. Bunların çocukların meslek seçimlerine, kariyer planlarına önemli etkileri vardır.

Legolarla oyanayan bir erkek çocuğunun ev içi oyuncakları ya da bebeklerde oynayan kız çocuklarına oranla mekanik işlere, mühendislik alanlarına daha yatkın olmasını yadırgamayız değil mi?

Aynı şekilde büyüyen kız çocuklarının daha sosyal alanlara yönelmesi, daha az risk alarak hayatlarını planması o çocuğun gelişim sürecinin kaçınılmaz bir sonucu oluyor. Yani, bu noktada ebeveynlere düşen çocukları renk klişelerine maruz bırakmamaktır. Çocukların cinsiyet ve renk tabularından uzak gelişimlerinin, gelecek yaşantınlarına olumlu etkileri olacaktır.

Bebek Şampuanları

Bebeğinizin doğumundan itibaren etrafı bir telaş sarar. Ne yedirmeliyiz, içirmeliyiz? Nasıl davranmalıyız? Bebeklere neler iyi gelir ve neler kötü gelir? Peki, bebeklerin kişisel bakımını sağlarken neler kullanmalı ve nelerden uzak durmalıyız? Tüm bu sorular ebeveynlerin kafasını kurcalar. Bu yazımızda bebekler için uygun ve sağlıklı şampuanları sizlere anlattık. Böylece bebeğinizin bakımının önemli bir parçası olan banyo zamanlarında ne kullanabileceğinize dair size fikir vermek istedik. Keyifli okumalar.

Bebek Şampuanları Neden Farklıdır?

Bebeklerin ciltleri, yetişkin bireylerin cildine göre oldukça hassastır. Bu hassasiyet sebebi ile bebek cildinde kullanılacak her türlü ürünün özenle seçilmesi, bebeklere uygun olduğu test edilmiş olması gereklidir.

Bebek cildinin daha geçirgen olması sebebi ile yetişkin ürünlerini kullanmalarının sonucu kanlarına zararlı madde karışabilir. Bu sebeple bebek şampuanları yetişkin şampuanından farklı olmalıdır.

Bebek Şampuanı Çeşitleri Nelerdir?

Parfümsüz Şampuan

Bebeğinizin cildi ekstra hassas olduğu için şampuan tercihi yaparken olabildiğince kimyasallardan uzak durmalısınız. Bu sebeple bebek şampuanlarının parfümsüz olmasına özen gösterin.

Sülfatsız Şampuan

Sülfat, yetişkin şampuanlarının içinde sıklıkla görülen kimyasal bir maddedir. Fakat bebek cildinin hassasiyetinden dolayı, diğer kimyasal maddelerin yaptığı gibi cildi tahriş etme riski barındırmaktadır. Bebeğiniz için şampuan tercihi yaparken sülfatsız olmasını tercih edebilirsiniz.

Parabensiz Şampuan

Paraben raf ömrünü uzatması dolayısıyla bazı markalar tarafından ürünlere eklenen kimyasal bir maddedir. Fakat paraben yalnızca bebeğini için değil, sizin içinde zararlı bir maddedir.

Alkolsüz Şampuan

Bazı şampuanlarda saça yönelik olumlu etkileri dolayısıyla belirli bir miktarda alkole rastlamak mümkündür. Daha öncesinde de vurgulandığı gibi bebek cildinin hassasiyetinden dolayı alkol cildi tahriş edebilir.

Asit mi Baz mı? pH Değeri Nasıl Olmalı?

PH derecelendirmesine göre 0-7 pH değerine sahip maddeler asit olarak tanımlanırken 7-14 arası ise bazik maddelerdir. 7 pH derecesine sahip maddeler ise nötr olarak tanımlanıp, bebekler için en uygun seviyededir. Bebeğiniz için ürün seçerken 7 pH değerine yakın olmasına dikkat etmeniz önerilir. Tercihen 5.5 pH derecesinden düşük olmamalıdır.

Bebek Şampuan Tavsiyeleri

Mustela Gentle Bebek Şampuanı

Mustela Bebek Şampuanı

Mustela Gentle bebek şampuanı bitkisel formülü ile bebeklerin gözlerini yakmayan bir formüle sahiptir. Hindistan cevizi gibi bitkisel içerikler ile hem bebeğinizin saçlarını temizler hem de bakım yaparak yumuşak kalmasını sağlar. Bu ürünün ortalama fiyatı 75 tl’dir.

Dalin Bebek Şampuanı

Dalin Bebek Şampuanı

Dalin bebek şampuanı ortalama olarak 25tl’dir. Hem uygun fiyatı hem de göz yakmayan içeriği ile çok tercih edilen bir üründür. Bu ürünün içerisinde paraben, sülfat, alkol gibi bebeğinizin cildine zarar verebilecek kimyasallar bulunmamaktadır.

Baby Me Bebek Şampuanı

Baby Me Bebek Şampuanı

Bu ürünün fiyatı ortamala olarak 15tl’dir. İçerisinde bebeğinizin cildine zarar verebilecek kimyasallar bulunmadığı gibi bebeklerin gözlerini de yakmaz. Bu ürün kokulu bir üründür, kokusu doğal yollarla elde edilmiştir.

Bioderma Abcderm Gentle Shampoo

Bioderma Abcderm Gentle Shampoo

Ünlü ve kalitesi onaylanmış bir kozmetik markası olan Bioderma’nın bebek şampuanı olan Abcderm gentle şampuan tercih edilen bir bebek şampuanıdır. İçeriğindeki maddeler sayesinde bebeklerin saçlarının doğal dengesini korumasına yardımcı olan bir üründür. Buna ek olarak göz yakmama özelliğine sahiptir. Bu ürünün ortalama piyasa fiyatı 140 tl’dir.

Sebamed Bebek Şampuanı

Sebamed Bebek Şampuanı

Sebamed bebek şampuanı 5.5 pH değerine sahip bir şampuandır. Sebamed gibi onaylanmış bir markanın ürünü olması sebebi ile güven verir ve tercih edilir. Paraben içermez ve bebeğinizin hassas cildine uygun bir formülü vardır. Bu ürünün ortalama fiyatı 70tl’dir.

Johnson’s Baby Bebek Şampuanı

Johnson’s Baby Bebek Şampuanı

Johnson’s Baby bebek şampuanı pH seviyesi olarak bebek cildine uyumlu olduğu gibi hipoalerjenik bir formüle sahiptir. (hipoanerjenik ürünler, alerjik reaksiyonları minimize etme amaçlı olarak geliştirilmiş ürünlerdir.) Dermatologlar tarafından onaylı olan bu ürün bebeğinizin gözlerini yakmaz ve keyifle banyo yapmasına yardımcı olur. İçerisinde bebek cildine zarar verebilecek kimyasallar bulunmamaktadır.

Chicco Bebek Şampuan

Chicco Bebek Şampuan

Bebek ürünleri için çok tercih edilen bir marka olan Chicco’nın bebek şampuanı da aileler tarafından sevilmektedir. pH seviyesi bebeğinizin pH seviyesine uygundur. Fakat bu ürünün içinde parfüm bulunmaktadır. Buna rağmen ürünü kullanan ve memnun kalan bir çok aile vardır, bebeğinizin doktoruna danışarak tercihinizi yapabilirsiniz. Bu ürünün ortalama fiyatı 50 tl’dir.

Uni Baby Bebek Şampuanı

Uni Baby Bebek ŞampuanıUni Baby bebek şampuanının ortalama fiyatı 28 tl’dir. Göz yakmayan içeriği ile bebeğinizi kolayca yıkamanızı sağlayacak bir formüle sahip olduğu gibi hipoalerjenik özelliği de vardır. İçeriğinde bebeğinizin cildine zarar vrebilecek kimyasallar bulunmamaktadır.

Hipp Bebek Şampuanı

Hipp Bebek Şampuanı

Hipp bebek şampuanı içerdiği bitkisel maddeler ile bebeğinizi yalnızca temizlemiyor, aynı zamanda cildine bakım da yapabiliyor.  Bebeklerin gözlerini yakmayan formülü sayesinde kolayca banyo yaptırma imkanı sağlıyor. Buna ek olarak bebek cildine zarar verebilecek zararlı kimyasallar bu ürün içinde bulunmuyor. Bu ürünün ortalama fiyatı ise 30 tl’dir.

Bübchen Bebek Şampuanı

Bübchen Bebek ŞampuanıBir Alman markası olan Bübchen’ in bebek şampuanı bebeğinizin cildindeki pH dengesi ile uyumlu olup, bitkisel içeriği ile cildi hem temizler hem de besler. İçeriğinde kimyasal bir ürün bulundurmaması sebebi ile tercih edilen bir üründür. Bu ürünün ortalama fiyatı 30 tl’dir.

Montessori Felsefesi ile Çocuk Odası Dekorasyonu

Maria Montessori; Çocuğa olan ilgimiz ‘ona bir şeyler öğretme’ hevesiyle değil, ama onun içinde yanan ve zekâ denilen ışığın sürekli yanmasını hedefleyerek olmalıdır.

Montessori yöntemiyle çocuk yetiştirmek istiyorsak önce evlerimizde değişikliğe gitmemiz gerekir. Ne de olsa eğitim evde başlar. Çocuk odalarında yapacağımız değişikliklerle çocuğumuzu Montessori yöntemine göre yetiştirmeye adım atabiliriz. Bunun için her şey çocuğa göre düzenlenmiş olmalıdır. Peki çocuğa göre düzenlemek ne demektir?

 

Montessori Felsefesi Nedir?

Montessori felsefesi daha çok okul öncesi dönemde kullanılmakta ve çocukların kendi işlerini kendi başına halledebilme amacına dayanmaktadır. Bu felsefe aynı zamanda çocuğun bir şeyleri tercih etmesine, seçim yapmasına yardımcı olan bir yöntemdir. Yine bu felsefede çocuğa saygı çok önemlidir. Bu felsefeye göre hazırlanmış çocuk odaları, çocuğun keşfetme davranışını arttırmayı ve bağımsız bir şekilde öğrenmesini hedeflemektedir. Çocuğun özgür hissetmesi ve kendi potansiyelini keşfetmesi önceliktir.

Montessori Tipi Oda Ne Demek?

montessori tipi mutfak

Montessori felsefesine uygun olarak düzenlenmiş odalarda çocuğa kendi hayal gücünü yaşatacağı imkânlar sunmak önemlidir. Örneğin boylarına uygun küçük mutfaklar, tırmanma alanları, oyun köşeleri, kitaplıklar ve kendileri için oluşturulmuş masalar çocukların kendi isteklerini yapılandırmalarını sağlar ve daha hızlı ve efektif bir biçimde öğrenmelerine olanak yaratır.

Montessori Tipi Odalarda Neler Olmalı?

  • Kısa ve bebeğinizin boyuna uygun raflar
  • Küçük masa ve sandalyeler
  • Minik bir mutfak
  • Erişebileceği bir oyun alanı
  • Çocuğun boyuna göre gardırop

Tüm bunlar çocuğun kendi kendini geliştirmesine yardımcı olacaktır.

Montessori Tipi Yatak:

montessori tipi yatak

Montessori felsefesini çocuğumuzun hayatına uyarlarken tercih edeceğimiz en iyi yol ona bu felsefeye uygun bir yatak seçmek olacaktır. Çocuğun kendini özgür hissedebileceği ve hayal gücünü yaşatabileceği bir yatak tipi onun gelişimini olumlu anlamda etkileyecektir.

Montessori Tipi Yatağın Diğer Yataklardan Farkı Nedir?

  • Yatağın alçak hatta yere yakın olması: Bu çocuğunuzun ne zaman uyuyacağına karar vermesine yardımcı olur ve kendi isteğine göre hareket edebilir, kendi özgürlüğünü oluşturabilir. Etrafındaki oyuncaklara erişimi rahat olur.
  • Ayrıca yatakların yere yakın ya da zeminde olması bebeğinizin düşmesine veyahut da kendine zarar vermesine engel olur bu da aslında bu yatakların eğitici olduğu kadar güvenilir olduğunu da gösterir.

 

Montessori Yatak Seçerken Neye Dikkat Edilmeli?

  • Yatağın yapıldığı malzeme: Bu yatak seçiminde bebeğin sağlığı için oldukça önemlidir. Alacağınız yatağın doğal bir malzemeden elde edildiğinden ve onu rahatsız edecek bir materyal kullanılmadığından emin olun. Ahşap yatak tipi seçiminde en sağlıklı materyaldir ve herhangi bir sentetik madde içermez. Bu da hem güvenli hem de doğal bir görüntü sağlar.

 

Montessori Tipi Yataklar:

Yatak tipine göre fiyat aralıkları oldukça değişmektedir. Doğal ahşaptan bir Montessori tipi yatak 400 TL’den başlamaktadır.

  • Yarem adlı markanın karyolası orta fiyatlı ama şık bir alternatif sunmakta, fiyatı 1500 TL.
  • Nevramo Sardunya çok uygun bir alternatif sunmakta. 300 küsur fiyatı ile oldukça güzel bir alternatif.
  • Kanz Motto Montessori Karyola ise bir tık daha pahalı ancak oldukça güzel görünümüyle odaları renklendirecek bir yapıya sahip. Fiyatı ise 800 TL’den başlıyor.
  • Baby Kinder’ın orta fiyatlı bir ahşap alternatifi de bulunmakta. Yine şık tasarımı ve otantik havasıyla gözleri üstüne çekmekte. Fiyatı ise 600 TL’den başlıyor.
  • Kanz Sienna ise bir tık daha pahalı bir alternatif sunuyor. 1800 TL ile oldukça şık bir tasarıma sahip bir yatak tipi ortaya koyuyor.

 

Montessori Yer Yatağı

Montessori felsefesine göre yer yatakları tercih edilmelidir. Çocuğun içinde kendini hapishanede gibi hissedeceği beşiklerden uzak durulmalıdır. Bu yataklarla çocuk kendi yatağına kendi girebilir ve çıkabilir. Sizden yardım istemez ve uykusu geldiğinde gidip kendisi uyuyabilir. Böylece çocuk, başkasının yönlendirmesine ihtiyaç duymadan kendi isteklerini ve ihtiyaçlarını anlayabilir ve bunlara yönelik uygulamalar yapabilir konuma gelir.

Yatak seçerken ahşap olmasına ve su bazlı boyalar kullanılmasına dikkat ediniz. Çünkü bunlar yapaydır ve çocuk sağlığı için zararlı kimyasallar içerir.

Montessori Tarzına Göre Odadaki Diğer Mobilyalar ve Detaylar:

 

Montessori Dolap

Dolaplar çocuğun erişebileceği boyutta olmalıdır. Bunun sebebi de Montessori yönteminde kendi kendine yeten çocuklar yetiştirmek amaçtır. Giysilerini kendisinin giyebilmesi için kendisinin yetişebileceği bir dolaba ihtiyacı vardır. Çocuklar kendi giysilerinin farkında olmalı ve bunlar arasından seçimler yapabilmelidir. Dolapların içini çok fazla doldurmamaya ve giymediği giysileri kaldırmaya dikkat ediniz. Kendi giysilerini seçmek çocuğa hayatında karar alma, bu kararı uygulama becerisi verdiği gibi bir şeyi başarma tatminliğini de tatmasını sağlar.

Ayna

Odada mutlaka bir ayna olmalıdır. Çocuk hem kendini farklı açılardan görmeli hem de çevreyi farklı açılardan görmelidir. Ayna sayesinde uzamsal algı becerileri ve üç boyutlu düşünme becerileri gelişecektir. Buna ek olarak kendi fiziksel özelliklerinin farkına varacak, benlik algısı gelişecektir.

Oyuncak Rafı

montessori tipi oyuncak rafı

Elbette yine çocuğunuzun boyuna göre ayarlanmış olmalıdır. Oyuncaklarını kendi keşfetmeli ve sonrasında kendi toplamalıdır. Bu uygulama çocuğunun kendi düzenini oluşturmasına katkı sağlar. Bireysel kararlar vererek bunları uygulamak hem özgüvenini geliştirir hem de sorumluluk bilincinin farkına varmasını sağlar.

Mobiller

montessori mobiller

Amacımız bir şeye dikkat etmesini ve bir şeye yoğunlaşmayı öğretmektir. Bunun için de bebekler için sade, ahşap geometrik şekillerden oluşan mobilleri tercih etmelisiniz.

Oyun Alanı

montessori oyun alanı

Ortaya geniş bir oyun alanı bırakın. Zeminde tercihen lamine parke olmalıdır. Lamine parka doğal ahşap parçalardan oluşur doğal bir ortam oluşturmak istediğimizden bu mükemmel bir tercih olacaktır.

Oyun alanında kendini özgür hissetmesi ve hayal gücünün yönlendirmesi ile kendisine yeni eğlenceler yaratması oldukça önemlidir, bu sebeple oyun alanının etrafını çevirmemeye, kendisini kapana kısılmış gibi hissetmemesine özen gösterilmelidir.

Oyuncaklar

montessori oyuncaklar

Odanızda çok fazla oyuncak olmamalıdır. Eskiyen ve kırılmış oyuncaklar mutlaka atılmalı veya dönüştürülme imkânı varsa dönüştürülmelidir. Oyuncaklarınız boyasız ve ahşap olmalıdır. Plastik oyuncakların içindeki kimyasalları ve yaratıcılığı öldürme potansiyelini bir kere daha gözden geçirmelisiniz, ahşap oyuncaklardan şaşmamalısınız.

Özellikle geometrik şekilli ahşap Legolar sayesinde çocuklar kendi oyuncaklarını kendi yaratma imkanı bulurlar. Bu süreçte hayal güçleri ve farklı düşünme yetenekleri gelişecek, hazır tüketen bir bireyden ziyade üretimin tadına ve bilincine varan bir birey olmasının temelleri atılacaktır.

Kitaplık

montessori kitaplık

Odanızda mutlaka çocuğunuzun kolaylıkla erişebileceği bir kitaplık olmalıdır. İçine rengârenk kitaplar koyarak onun kitap sevgisini kazanmasına ve dünyayı keşfetmesine yardımcı olabilirsiniz. Kitap okumanın güzelliklerini ona anlatmalı ve kitapları onunla seçmelisiniz. Kendi seçeceği bir kitabı okumak onun daha çok hoşuna gidecektir. Tabii ki öncesinde kitapların çocuğunuzun yaşı için uygun olup olmadığını kontrol etmelisiniz.

Masa Ve Sandalye

montessori masa sandalye

Odanın içinde aktivite masanız ve sandalyeniz bulunmalıdır. Bunlarda elbette çocuğun boyuna göre ve ahşaptan olmalıdır. Böylelikle çocuğunuz istediği zaman boyama, yapboz gibi etkinlikleri masasında yapabilir. Kendine ait bir etkinlik alanı olduğundan bundan zevk alır.

Aktivite masasında her zaman farklı çeşit boyaların ve kağıtların olmasına özen gösterin. Çocuğunuz kendi istediği zaman masasında vakit geçirebilmeli ve hayal gücünü destekleyecek malzemeleri orada bulmalıdır.

Renkler

Pastel tonların yerine ana renkleri tercih etmelisiniz. Beyaz ve siyah da ideal olabilir. Buna ek olarak çocuk kendi kendisine renkler yaratabilmelidir. Bunu sağlayabilmek için örneğin sulu boya ile oynarken boyaları karıştırmasını engellememek önemlidir.

Düzen

Odada bir düzen ve sadelik olmasına önem veriniz. Eşyaların yerlerini sürekli değiştirmeyiniz. Bu çocuğunuza düzen alışkanlığı kazandırmada önemli bir unsurdur. Çocuğunuz her şeyin yerini öğrenmeli, benimsemeli ve bu düzeni sizin yardımınız olmadan sürdürmelidir. Örneğin oyuncaklarının yerini bilmeli, istediğinde alıp oynamalı, işi bittikten sonra da oyuncaklarını yerine koymalıdır.

Saat

Çocuğunuzun zaman kavramını öğrenebilmesi için odada mutlaka bir saat bulundurulması gerekir. Çocuğunuz saatleri öğrenmeli, geçirdiği günü kavrayabilmesi için saati kontrol etme alışkanlığı kazanmalıdır. Evinizde, özellikle de çocuğunuzun odasında yapacağınız bu değişiklikler ile Montessori felsefesini daha efektif bir şekilde uygulayabilir ve çocuğunuzun benimsemesini sağlayabilirsiniz.

 

 

 

İsim Analizi

İsim analizi, ismimizi oluşturan harflerin ve/veya kelimenin karakterimiz ve kaderimiz ile ilgili etkilerini içeren bir analizdir. Çocuklarımızın ismini seçerken yalnızca ne anlama geldiğini değil, bu ismin onları nasıl etkileyebileceğini de bilmek isteyebilir ve bu noktada da isim analizine başvurabiliriz.

İsim Analizi Nasıl Yapılır?

  • Öncelikle söz konusu ismin anlamını öğrenmeliyiz.
  • İsmi oluşturan harflerin enerjilerini öğrenmeliyiz.
  • Harflerin enerjileri ile bu harflerin bir araya gelmesiyle oluşan ismin anlamını birbirinden bağımsız olarak değil, anlamlı bir bütün halinde algılamaya çalışmalıyız.

Örnek İsim: Ayça

  • İsmin anlamı: Aya benzeyen, ayın hilal hali.
  • Harflerin enerjileri: A (Öncü, lider, mantıklı), Y (Başına buyruk, depresif), Ç(Canlı arkadaş canlısı), A (Öncü, lider, mantıklı).
  • İsminin ilk harfi A: Atılgan ve öncü enerjiyi temsil eden bu harf, ismin ilk harfini oluşturuyorsa kişi hayatta karşısına çıkan her fırsata atılacak ve bu fırsatı değerlendirecektir. Kendi potansiyelinin farkında olacaktır.

İsminin son harfi A: Üzerindeki sorumluluğu hızlıca yerine getirir. Öncü ve başarılı olmak isteyen bu kişi, sorumluluğu olan işi yarım bırakmaz ve mutlaka tamamlar.

Harflerin Anlam ve Özellikleri

A: Atılgan ve öncüdür, olayları algılama duygusu gelişmiştir.

B: Önsezi duygusu kuvvetlidir. Umut en büyük hazinesidir ve asla umudunu yitirmez.

C/Ç: Canlıdır, arkadaş canlısıdır.

D: Hatırı sayılır derecede hırslıdır ve zorluklarla baş etmeyi sever.

E: Ruhsal dünyası çok karmaşıktır. Üzüntüyü ve mutluluğu bir arada yaşayabilir, bundan rahatsızlık duymaz.

F: Ön planda olmayı sever.

G: Güç peşindedir. Bunu elde etmek için her şeyi yapar. Dirençlidir.

H: Statü ve para onun için çok önemlidir.

I/İ: Duygusal, sezgisel, sanatçıdır.

J: Kaprisli ve şımarıktır. Her şeye sahip olmak ister.

K: İş ve aşk hayatında başarılıdır. Tanınan bir karaktere sahiptir.

L: En yetenekli kişiliktir. Sanatsal ve naif yönleriyle öne çıkar.

M: Ticari zekȃ ve manevi güç ön plandadır.

N: Sağduyuludur. Utangaçtır.

O/Ö: İçine kapalıdır. Gizliliği sever ve sır saklar. Bencil olabilir. Karakterini göstermek yerine keşfedilmeyi ve gizemli görünmeyi tercih eder.

P: Kendinden emindir, girdiği her ortamda özgüvene sahiptir ve herkes bunun farkındadır.

R: Sert yapıya sahiptir. Bu nedenle karar verirken çok güçlük çeker. Tereddüt hayatının kaçınılmaz bir parçasıdır.

S/Ş: Hayalperest bir karaktere sahiptir. Hayalleri onun vazgeçilmez bir parçasıdır.

T: Duygularını söylemekte zorlanır. Ketum bir karakterdir. Genellikle içine kapalı ve suskun bir yapıya sahiptir.

U/Ü: Ertelemeyi sevse de şanslıdır. Temkinli davranarak yavaş ilerlemeyi tercih eder.

V: Asi ve farklı bir karakterdir. Devrimcidir.

Y: Başına buyruk ve depresif olan bu kişi, geçmiş üzüntüleri sürekli yaşar. Geçmişindeki olayları hiç unutmaz. Kinci bir kişiliğe sahiptir. Güçlü bir karakteri vardır.

Z: Araştırmacı kişiliği sebebi ile okumayı sever. Fedakardır.

Harflerin Enerjileri

A

Atılgan ve öncüdür. Algıları güçlüdür. İş adamı, iş kadınıdır. Hayal kırıklıklarıyla karşılaştıklarında çok öfkelenir. A harfi para kazanma enerjisini bünyesinde barındırır. Sahip olduğu yüksek irade gücü, kararlı olmasını sağlar. Hedefine cesaretle ve kararlılıkla ilerler.

 

İsminin İlk Harfi A Olanlar: Hareket öncüleri, rehberler, yol göstericilerdir. Hayatta karşılarına çıkan fırsatları hemen yakalarlar. Atılgan ve öncü enerjileriyle yeni projelere korkmadan adım atarlar. İddialı olurlar ve bağımsız bir şekilde hareket etmeyi severler. Liderdir ve kendi öz potansiyellerinin farkındadır.

 

İsminin Son Harfi A Olanlar: Üzerindeki sorumluluğu hızlıca yerine getirir. Öncü ve başarılı olmak isteyen bu kişi, sorumluluğu olan işi yarım bırakmaz ve mutlaka tamamlar.

 

İsminin İlk Sesli Harfi A Olanlar: Karakterinde her zaman içten içe liderlik arzusu vardır. Savaşçı bir ruhu vardır. Net bir hayat görüşü vardır ve cesurdur. Doğru bildikleri için büyük mücadeleler vermeye hazırdır, korkmaz. Kalplerindeki asıl arzu, liderliği ile öne çıkmak ve fark edilmektir. 

 

E

Dikkat çeken, canlı bir hayal gücü vardır. Bazen gerçekle hayali birbirine karıştırabilir. Bu sebeple yalan söyleyebilir. Çift karakterlidir. Hayatında üzüntü ve sevinci bir arada yaşar. Bundan rahatsızlık duymaz. Duygusal gelgitleri olabilir.

 

İsminin İlk Harfi E Olanlar: Güvenilmez ve zorlayıcı olabilir. Bu karakterler, bir fırsatla karşılaştıklarında hemen o fırsatı kullanmak isterler. Pek çok yeni fikre düşüncesizce atlayabilirler.

 

İsminin Son Harfi E Olanlar: Tatminsiz ve devamlı arayış içerisinde olabilir. Başladığı işi yarım bırakabilir. Kafasında birbirinden farklı proje fikirleri olduğu için daldan dala konabilir.

 

İsminin İlk Sesli Harfi E Olanlar: Herkesle harika iletişim kurmak ve iletişim için çaba sarf etmek en büyük hayalidir. Kalbinizin asıl arzusu iletişim sorunlarını çözmek ve insanlara yardım etmektir.

Çin Takvimi ile Cinsiyet Hesaplama

Hamile kalan kadınların hemen hemen hepsinin aklına gelen ilk soru bebeklerinin cinsiyetinin ne olacağıdır. Normal doktor kontrollerine göre bir bebeğin cinsiyetini öğrenebilmek için gebeliğin 15. haftasını beklemek gerekmektedir. Ancak ebeveynler bebeklerinin cinsiyetini çok merak ettikleri için alternatif bir yol olan ancak bilimsel olmayan yollara başvururlar. Bunlardan bir tanesi de Çin Takvimi ile cinsiyet tahminidir.

Çin Takvimi nedir?

700 yıldan bu yana doğacak olan bebeklerinin cinsiyetlerini tahmin etmek için tercih edilmektedir. Çin Takvimi ile cinsiyet hesaplama yöntemi hem hamile kadınlar tarafından bebeğin cinsiyetini tahmin etmek hem de hamilelik düşünen kadınlar tarafından hamilelik planlaması için kullanılmaktadır.

Çin Takvimi ve Astroloji

Çin astrolojisi de batı astrolojisine benzerdir. Çin astrolojisi de 12 burçtan oluşmaktadır ancak temelinde batı astrolojisi gibi gökyüzü yer almaz. Çin astrolojisinin temelinde, tabiat, kozmos ve çiftçi takvimi yer almaktadır. Çin takviminde burçlar aylara göre değil yıllara göre hesaplanmaktadır. Dahası, burçların isimleri hayvanlarla adlandırılmaktadır.

Çin Takvimi Burçlar

Çin astrolojisine göre 2021 yılı ”Öküz” yılıdır ve bu yılın renkleri beyaz ve yeşildir. Çin Yeni Yılı 12 Şubatta başlayacak ve 31 Ocak 2022’de sona erecek. Çin takviminde 12 burç vardır, öküz burcu 12. burçttur. Çin burçları: Fare, Öküz, Kaplan, Tavşan, Ejderha, Yılan, At, Keçi, Maymun, Horoz, Köpek, Domuz.

Çin takvimi cinsiyet hesaplama ne kadar güvenilir?

Çin takvimi ile bebek cinsiyetini belirlemenin doğruluğunu merak eden ebeveynlerimize; Çin takvimi ile cinsiyet belirleme, yüzde 70 ila 90 arasında doğruluk payına sahiptir diyebiliriz. Bu yönteme başvuran anne adayının yaşı ve gebeliğinin başladığı ay bilgileri gereklidir. Bu bilgiler doğrultusunda, Çin Takvimi’ne bakarak bebeğin olası cinsiyetine ulaşılabilmektedir.

Çin Takvimine Göre Cinsiyet Belirlemede Dikkat Edilmesi Gereken Ayrıntılar

Çin takvimi ile cinsiyet belirlemede en erken 18 yaş ve en geç 45 yaşındaki anne adaylarının bebeklerinin cinsiyetleri hesaplanabilmektedir. Takvime göre, erkek bebeklerin en fazla görüldüğü anne adayı yaşı 18’dir. Anne adayı Ocak ve Mart aylarında hamile kaldıysa bebeğinin kız olma ihtimali %10, geriye kalan diğer aylarda hamile kalması durumunda bebeğinin erkek olma ihtimali %90’dır. Doğacak bebeğin kız olma olasılığının en sık görüldüğü anne adayı yaşı ise 21’dir . Anne adayı Ocak ayının dışındaki aylarda hamile kalırsa Çin takvimine göre bu ayların hepsinde kız bebeğinin olacağı söylenmektedir.

Çin takvimi yöntemine başvuracaksanız dikkat etmeniz gereken önemli bir detay vardır. Anne adayının doğum tarihi Çin yılının başlangıç tarihinden sonra olan anneler yaşlarına bir yaş daha eklemeli, doğum tarihi Çin yılının başlangıç tarihinden önce olanlar ise yaşlarına iki yaş daha eklemelidirler. Çin takvimi miladi takvimi kullanmadığı için bu farklılık ortaya çıkmaktadır. Çin takviminde olan bir ay farklılıktan dolayı, takvimi kullanmak isteyen anne adayları yaşlarını Çin yılı üzerinden hesaplayarak bulmalılardır. Böylece, Çin takvimini doğru kullanmış olacaklardır.

Çin Takvimine Göre Çocuğun Cinsiyetini Belirleme

Çin takvimine göre; Nisan, Temmuz, Ağustos, Eylül ve Aralık aylarında doğan bebeklerin kız olması beklenir. Ocak, Şubat, Mart, Mayıs, Haziran, Ekim ve Kasım aylarında doğan bebeklerin ise erkek olması beklenir.

Çin Takviminde Otomatik Hesaplama Kullanmayan Annelere Hesaplama Yöntemi

Otomatik hesaplama siteler üzerinde bulunan hesaplayıcılardan, anne yaşı ve gebe kalınan tarih yazılarak kolayca elde edilebilir. Ancak kendi hesaplamak isteyen anne adaylarımız olmaktadır. Onlar için, Çin takviminde bazı seneler 354, bazıları ise 384 sene olduğu için annenin yaşında düzenleme yapmak gerekmektedir. Kısacası, Çin takviminin başlangıcından önce doğduysa annenin yaşına 1 ve sonra doğduysa 2 eklenmelidir. Çin Takvimi’nin başlangıç tarihi her sene değiştiği için, bu hesaplamayı otomatik hesaplayıcılar üzerinden de yapabilirsiniz. Ancak otomatik hesaplayıcı kullanmak istemiyorsanız, aşağıdaki Çin Takvimi başlangıç yıllarını kullanarak kendinizde hesaplayabilirsiniz.

Örnek: 6 Ağustos 1999 doğumlu anne adayı cinsiyet belirlemek için kendi hesaplamak istiyorsa, çin takvimi başlangıç yılına bakmalıdır. Şubat 16 1999 yılında başlayan Çin takvimi başlangıcını kullanacaktır. 16 şubattan önce doğduysa 1 ve sonra doğduysa 2 yaş eklenecektir. 6 Ağustos, 16 Şubattan sonra geldiği için anne adayı yaşına 2 yaş eklenecektir. Bu durumda anne adayı yaşı 21 değil 23 olarak hesaplanacaktır. Anne yaşı 23 olarak alınıp, bebeğe hamile kalınan ayı da belirleyerek tablo üzerinden bebek cinsiyetine bakılabilmektedir. Yani, anne adayı yaşı 23 ve bebeğe gebe kalınan ay da mart ayı ise bebek cinsiyeti erkek olabilecektir. Başlangıç yıllarının hemen sonrasında Çin Gebelik Tablosu mevcuttur.

Çin Takvimi Başlangıç Yıllarını Aşağıda Bulabilirsiniz;

  • Şubat 15 1972
  • Şubat 03 1973
  • Ocak 23 1974
  • Şubat 11 1975
  • Ocak 31 1976
  • Şubat 18 1977
  • Şubat 07 1978
  • Ocak 28 1979
  • Şubat 16 1980
  • Şubat 05 1981
  • Ocak 25 1982
  • Şubat 13 1983
  • Şubat 02 1984
  • Şubat 20 1985
  • Şubat 09 1986
  • Ocak 29 1987
  • Şubat 17 1988
  • Şubat 06 1989
  • Ocak 27 1990
  • Şubat 15 1991
  • Şubat 04 1992
  • Ocak 23 1993
  • Şubat 10 1994
  • Ocak 31 1995
  • Şubat 19 1996
  • Şubat 7 1997
  • Ocak 28 1998
  • Şubat 16 1999
  • Şubat 5 2000
  • Ocak 24 2001
  • Şubat 12 2002
  • Şubat 1 2003
  • Ocak 22 2004
  • Şubat 9 2005

Çin Takvimi Gebelik Tablosu

 

Çin takvimine göre cinsiyet belirleme

 

Bu yazı Gizem Nur Koç tarafından hazırlanmıştır.

Prematüre Babası Olmak?

Zor değil mi canının parçasını içeride bırakıp kapıda ondan gelecek iyi bir
haber beklemek…

Önce eşimi aldılar ameliyathaneye, geldiler yanıma mavi önlük getirdiler
bana bir de terlik. Giyerken dizlerimde hafif bir titreme, yüreğimde
endişe…

Sonra bir bekleme odasına aldılar beni. Eşimin ameliyat hazırlıkları devam
ederken ben boynumda bir kamera, ellerim dizlerimin titremesini durdurmaya
çalışmakla meşgul.

Ne kadar uzun sürdü o 5-10 dakika tahmin edilemez. Bekliyorum bekliyorum
bekliyorum…

Geldi bir bıyıkları beyazlarla donanmış ameliyathane sorumlusu. Önce bir
kaç talimat sonra buyurun girebilirsiniz dedi.

Eşim beni soruyor ben ameliyathaneye koşar adım gidiyorum. Bir tabure
üstünde dizleri titreyerek oturan ben. Eşimin elini tutuyorum ve artık kalp
durma noktasına doğru tırmanışta. .

Bir an bir ağlama sesi geliyor, sonra feryat figan bir ağlama… Evet Ayşe
Mila bu. Doktor gülüyor, eşim endişeli gözlerle bana bakıyor. Hemşire kız
bağırma diye kızıma takılıyor. Ameliyathanede gülüşmeler ve Ayşe kızın
ağlaması.

Korkarak ve heyecan ile bakıyorum kızıma. Sağlık kontrolü yapıldıktan sonra
sarıp sarmalanıyor Minnoş. Sonra annesinin yanına gelip nefes oluyor, can
veriyor, huzur veriyor. Koşar adım kuvöze ve ardından yoğun bakım
ünitesine.

Üstümdeki ameliyat önlüklerini çıkarmak için girdiğim odada bana yardımcı
olan bir amca. İyi misin diyor. İyi miyim? Yüzüm kireç rengi, dizlerimde
titreme yerini artık zangırdamaya bırakmış. İyi miyim? Ne önemi var ki şu
an. Önemli olan eşim iyi mi ve bebeğimiz ne durumda?

Ameliyathaneden çıkınca kapıda annem, eşimin annesi ve kardeşi… İlk bir
afallıyorum. Sonra annemin sarılması ile emin ellerde kendimi gözyaşlarına
bırakıp içimdeki endişeyi dışarı atıyorum…

Sanırım artık kızımı görme vakti. Ya annesi çıkınca elini tutamaz isem…

İşte böyle başladı benim baba olma hikâyem. Önce korkuyorsunuz, sonra yavaş
yavaş alışıyorsunuz prematüre bir bebeğin ebeveyni olmaya.
Baba olarak benim yapmam gerekenler vardı. Bir yandan çocuğum için endişe
ederken diğer yandan annesi için ayakta durmam ve ona destek olmam
gerekliydi.

Nitekim öyle de yaptım. Her zaman başka bir köşe buldum ağlamak ve içimi
dökmek için. Eşimin yanına geldiğimde ise dik durmak ve de ona destek olmak
için çabaladım. Yanlışlarımla, doğrularımla babalık yapmaya başladım.

Tamam başladım ama ne idi baba olmak ?

Nasıl yapacaktım ben bilmediğim bir dünyada. Bu bilinmezlikler ile ilk
tanışan ben miydim ki bu kadar telaş ediyorum diye düşündüm sonra. Yolda
öğrenecektim her baba gibi. Yanlışlarımla, doğrularımla bir ebeveyn olmaya
çalışacaktım.

Tam tamına 50 gün. Koskoca 50 gün bekledik kızımızın eve gelmesini. Ben
olmasam da annesi her gün gitti yanına. Ona güç verdik, mücadele azmi
verdik. En önemlisi Umut verdik.

Umudumuz ışık oldu ve Ayşe Mila’mız evine geldi.

Bugüne kadar hep Yeni Doğan Yoğun Bakım ünitesinde gördüğümüz kızımız artık
evimizde idi.

Hiç unutmam o ilk geceyi. Başından ayrılamadık. Gece boyu nefes kontrolü
yaptık. Bu kontroller biz alışıncaya kadar da devam etti.

Peki ben ev sürecinde nasıl baba oldum?

Ayşecik ile ilgilenmek benim için hep özel zamanlar oldu. Zorla değil,
isteyerek yanında oldum hep.

Yorulmadım mı? Çok yorulduğum zamanlar oldu. Uykusuz kaldığım günler oldu.
Ancak sorumluluğum vardı. Sorumluluktan öte geçirdiğim özel anlar vardı. Bu
neden ile hep evde olduğum zaman diliminde kızımla ilgilenmek benim için
özel zamanlar oldu.

Şimdilerde doğrularımla, yanlışlarımla öğrenmeye devam eden taze bir
babayım.

Son olarak bir kuvöz anısı ile bitiriyorum ve zaman ayırıp okuyan herkese
teşekkür ediyorum.

Bir prematüre baba anısı…

Yoğun bakım ünitesinin kapısına geldik, bu sefer önce camdan bakmak
istedik. Camdan baktığımızda bebeğimiz sessizce uyuyordu. Hemşire bizi
gördü ve gülümsedi. Buyrun işareti yaptı başını hafif öne eğerek…

İçeri girdik ve prosedür olan el yıkama, önlük giyme ve sterilize olma
sonrası bebeğimize doğru yüzümüzde tebessüm ile yürüdük.

Hemşire kuvözün kapağını açtı ve bebeğimiz ile aramızdaki cam kalktı gitti.

Kanguru bakımına geçeceğiz dediler. Eşim hazırlanmaya gitti tekrar. Bana
baktı hemşire ve kucağınıza almak ister misiniz dedi.

Nasıl yani o minik bedeni kucağımda mı tutacaktım ben. Oturdum sandalyeye
ve hemşirenin kızımızı alıp kucağıma vermesini bekledim.

Uzattı ellerini, aldı minik Ayşe Mila’yı. Kucağıma bıraktı ve ellerime
pozisyon verdi.

Kucağımdaydı artık… minik elleri, ayakları ve kocaman mücadeleci kalbi
ile…

Kalbim yerinden mi çıkacak acaba… Bu nasıl bir heyecan, bu nasıl müthiş
bir duygu…

Baba olmak…

@bankadabirbaba

Prematüre Babası