Yazılar

Çocuklara İlaç Nasıl İçirilir?

Çocuklara ilaç içirmek çoğu zaman kolay değildir. Çünkü zaten hastalığın vermiş olabileceği huysuzlukla birlikte çoğu çocuk ilaçların verdiği tadı ve hissi sevmez. Ama hastalıkları kısa sürede yenebilmek için doktorların yazmış olduğu ilaçlar çok önemlidir.

Doktorlar genellikle çocuklar için hap önermezler. Hapları yutmak onlar için zor olabilir ve bünyelerine ağır gelebilir. Kilolarına ve bünyelerine daha uygun olacağı için, çocuk hastalıklarında çoğunlukla şurup kullanılır.

Çocuklar Neden İlaç İçmek İstemez?

Çocukların ilaç içmek istememelerinin altında birkaç sebep yatabilir. Öncelikle, ilaç içmek onlar için bir zorunluluktur ve çocuklar kendi istemedikleri sürece bir şeyler yedirilip içirilmesinden çok hoşlanmazlar. Bu yüzden ilaç içirmeye çalıştığınızda ağlamaya, ağızlarını kapatmaya ya da başka odalara kaçmaya çalışabilirler.

İkinci olarak, ilaçların ağızda bıraktığı tadı çoğu insan sevmez. Çocuklara bu tatları biraz da olsa dayanılabilir hale getirmek için şuruplara farklı aromalar eklenir fakat bu aromalar her zaman etkili olmayabilir. Bu yüzden çocuklara ilaç içirebilmek için belirli yöntemlere ihtiyacınız olabilir.

ilac icmek istemeyen cocuk

Çocuklara İlaç İçirirken Nelere Dikkat Etmelisiniz?

Çocuğunuz ilaç içerken çok huysuzlaşıyorsa ilacı evde içirmeye çalışın. Daha rahat ve tanıdık ortamlarda kontrol sağlamanız daha olasıdır. Özellikle dışarda ve kalabalık olan ortamlarda çocuğunuzun huzursuzluğunu istediğiniz gibi önleyemeyebilirsiniz.

Bununla birlikte sakin davranın ve güler yüzlü olmaya çalışın. Sizin rahatlığınızı fark eden çocuğunuz da rahatlayacaktır ve gerilmesi gerekmediğini içten içe anlayacaktır. Güler yüzlü ve konuşkan davranarak çocuğunuzun dikkatini de dağıtabilirsiniz. Kendisiyle muhabbet etmeye başladığınızda dikkati az da olsa ilaçtan uzaklaşır ve keyifli bir ortam yaratmış olabilirsiniz.

 

cocuklara ilac icirirken nelere dikkat edilmeli

 

 

Çocuklara İlaç İçerirken Kullanabileceğiniz Yöntemler

İlaç içirmek için sağlıklı ve rahat ortamı oluşturduktan sonra bu yöntemlerden bazılarını kullanıp süreci iyice kolaylaştırabilirsiniz.

  1. Yöntemlere göz damlası kullanımıyla başlayabiliriz. Göz damlası çocuklara verilmesi en zor olan ilaçlardan biridir. Göz damlası için olan huysuzluğu konuşma ve güler yüzlülükle çözemeyebilirsiniz. Bu yüzden çocuğunuzu uykuda yakalamaya çalışın. Kendisi uyku halindeyken rahatsız etmeden damlayı uygulayın. Çocuğunuz uyanmış olsa bile uykuya geri dalması oldukça kolay olur. Yeniden sakinleştirip uykuya dalmasını sağlayabilirsiniz.
  2. Çocuğunuz şurup içmeyi kabul etmiyorsa yemeklerle veya içeceklerle karıştırıp farkında olmadan içmesini sağlayabilirsiniz. Fakat bu yöntem için öncelikle doktorunuza danışın. Karıştırdığınız madde ilacın etkisini azaltmamalı ya da zararlı bir etkileşim yaratmamalı.
  3. İlaç içirme esnasında küçük oyunlar yaratarak çocuğunuzu eğlendirebilirsiniz. Örneğin yemek yedirirken kullandığınız tekerlemeler ilaç kullanımı için de yardımcı olabilir. Ya da ilacı önce kendiniz içiyormuş gibi yapabilirsiniz. Tadının çok güzel olduğunu söyleyerek merak yaratabilirsiniz.
  4. Bazı durumlarda çocuğunuz hap kullanması gerekebilir. Hapın boyutuna göre yutmak zorlaşabilir. Çocuğunuz hap yutmakta zorlanıyorsa hapı küçük parçalara bölüp içirebilirsiniz. Tek seferde büyük bir parça yutmayacak olması süreci kolaylaştırabilir.
  5. İlacın büyüklüğü ve formu fark etmeksizin çocuğunuzla konuşmayı deneyebilirsiniz. İlacın neden gerekli olduğunu, ne kadar süre kullanılması gerektiğini ve içmemesi halinde hangi durumlarla karşılaşabileceğini anlatabilirsiniz. Neden kullanması gerektiğini anladığında ilaç kullanımına daha ılımlı yaklaşabilir.

Çocuklar İçin Diş Macunu Önerisi

Çocuklar diş fırçalama esnasında macununu yutabiliyor. Bu nedenle diş macunu seçimi yaparken içeriğinin temiz olmasına florür, renklendirici, SLS, gibi kimyasallar içermemesine özen göstermelisiniz. Diş macunun tadı da çocuklar için oldukça önemlidir. Çocukları diş fırçalamaya teşvik etmek adına aromalı diş macunlarını tercih etmelisiniz.

Çocuklar Ne Zaman Diş Fırçalamaya Başlamalıdır?

Çocuklar diş fırçalamaya ortalama 2.5-3 yaşlarında arka dişleri çıktıktan hemen sonra başlayabilir.

Dişler Nasıl Fırçalanmalıdır?

Diş macunu fırçaya nohut tanesi kadar sıkılır. Dişlere fazla baskı uygulanmadan dairesel hareketler ile fırçalanır. Ağız çalkalanır. Fırçalama işlemi 2-3 dakika kadar sürmelidir.

Çocuk Diş Macunu Önerileri

Dermokil Ahududu Aromalı Florürsüz Çocuk Diş Macunu

Dermokil Ahududu Aromalı Florürsüz Çocuk Diş Macunu3 yaş ve üstü çocuklar için uygundur. İçeriğinde ağız bakımında etkili adaçayı bitkisi vardır. Dişleri aşındırmadan temizler.

Jack NJill Muz Aromalı Diş Macunu

Jack NJill Muz Aromalı Diş Macunu

Yutulmasında bir sakınca yoktur. Doğal bitki özleri içeriğine sahiptir.

Rocs Kids 4-7 Yaş Balonlu Sakız Tadında Diş Macunu

Rocs Kids 4-7 Yaş Balonlu Sakız Tadında Diş Macunu4 ile 7 yaş arasındaki çocukların kullanımı için uygundur. Çürümeye yol açan bakterilere karşı içeriğinde Huş ağacından elde edilen Ksilitol kullanılmıştır. Diş minesini güçlendirme özelliğine sahiptir.

Eyüp Sabri Tuncer Karadut Diş Macunu Fırça Set 2-6 Yaş

Eyüp Sabri Tuncer Karadut Diş Macunu Fırça Set 2-6Yaş

2 ile 6 yaş arasındaki çocukların kullanımı için uygundur. Nane yağı ve mentol sayesinde tüm gün ağız kokusunu engeller. İçeriğinde bulunan karadut ve açai özü sayesinde etkin bir diş bakımı sağlar.

Weleda Bebek ve Çocuklar için Organik Diş Macunu

Weleda Bebek ve Çocuklar için Organik Diş Macunu

 

İçeriğindeki aynısefa çiçeği özü sayesinde plak oluşumunu azaltır. Yutulmasında bir sakınca yoktur. Bitkisel esansiyel yağlar sayesinde ağız kokusunu ve çürükleri önlemekte yardımcı olur.

Oedipus Kompleksi ve Arkasındaki Mitolojik Hikâye

Oedipus ve Elektra kompleksleri Freud tarafından ortaya konulan, çocukların gelişim dönemindeki karşı cins ebeveynine beslediği hislerin teorileridir. Bu teoriler ortaya çıktıktan sonra içeriği ve cinsellik odaklı olması sebebiyle diğer bilim insanları tarafından çok kere, bilimsel dayanağı olmaması sebebiyle reddedilmiştir. Fakat psikoanalitik yaklaşımda hala geçerli ve psikologlar tarafından oldukça yararlanılan teorilerdir. Psikologlar, çocukların “Ben annem gibi birisiyle evlenmek istiyorum,” ya da “Babacığım, büyüyünce seninle evleneceğim,” gibi cümlelerini bu yaklaşıma bağlarlar. Öncelikle teorileri detaylıca inceleyelim:

Fallik Dönem (3.5 yaş – 6 yaş)

Psikoseksüel gelişim evreleri arasında 3. sırada yer alan fallik dönem, çocukların 3.5 ile 6 yaş arasında cinsel organlarını keşfetmeleriyle başlar. Bu dönemde cinselliğe ve cinsel organlara karşı merak duygusu oluşur. Çocuklar karşı cinsin neden kendi cinslerinden farklı olduğunu anlamaya çalışırlar da denebilir. Karşı cins yönelimine başlangıç ebeveynler ile ilk örneklerini gösterir. Erkek çocuklar annelerini, kız çocuklar ise babalarını sevgili olarak görürler.

Hassas bir dönem olması sebebiyle, sağlıklı geçen bir süreçte, çocuklar yetişkinlik dönemlerini huzurlu ve bağlanma açısından sağlıklı geçirmeye yatkınlardır. Fakat sorunlu geçen bir fallik dönemde, ahlaki değerlerin yeterince yerine oturamamasıyla birlikte çocukların yetişkinlik dönemlerinde sıkıntılar görülebilir. Bu sıkıntılar genellikle cinsel kimliklerini ifade edememe, ifade etmekten çekinme, cinsellikten kaçınma ya da cinsellikte güvensiz hissetmeyi içerir.

Fallik Dönem

Oedipus ve Elektra Kompleksi

Oedipus erkek çocukların fallik döneminde oluşabilecek problemleri temsil ederken, Elektra kompleksi kız çocuklarında oluşabilecek problemleri temsil eder.

Oedipus Kompleksi

Oedipus kompleksi, erkek çocukların bilinçsiz olarak annelerine duyduğu cinsel isteği baz alır. Freud’a göre, erkek çocuklar babalarını hane içerisindeki iktidar olarak görürler ve annelerine olan yakınlıkları yüzünden babaya nefret ve kıskançlık beslerler. Eğer erkek çocuğu, fallik evreye kadar yaşadığı süreçte yasak ve cezalarla yetiştirildiyse, anneye karşı olan yakınlığından dolayı babaya karşı suçluluk duymaya başlar ve hadım ile cezalandırılacağını düşünür.

Erkek çocukları bu dönemde özellikle babalarından sevgi ve şefkat görmediği bir yuvada büyürse, ileriki yaşantılarında etkilerini görebilirler. Bu etkiler de kırılgan maskülenlik, cinsellikte özgüven problemi ve cinsel kimlik konusunda çekingenlik olarak ortaya çıkabilir.

Elektra Kompleksi

Elektra kompleksi Carl Jung tarafından ortaya konmuştur ve Freud tarafından reddedilmiştir. Çünkü Freud’a göre kız çocukları bu yaşlarda erkek çocuklar gibi penislerinin olmadığını fark ederler ve bunun kıskançlığını duyarlar. Fakat Jung bunu farklı bir bakış açısıyla ortaya koymuştur.

Jung’a göre, fallik dönemdeki kız çocukları babalarını iktidar olarak görür ve bilinçsizce babalarına karşı cinsel çekim duyarlar. Annelerinin babalarına olan yakınlıkları dolayısıyla da annelerine karşı nefret ve kıskançlık beslerler. Sağlıklı bir ev ortamında büyüyen kız çocuklarının anne ile babayı özleştirerek ahlaki değerlerinin oluşması ve dönemi sağlıklı bir şekilde atlatması beklenir. Böylece yetişkinlik dönemlerinde de cinsel kimliğe ve hayata sağlıklı bir bakış açısı kazanırlar.

Dönemi sağlıklı bir şekilde atlatamayan kız çocukları yetişkinliklerinde cinsellikten kaçınma, cinsellikten çekinme, cinsellikte ve hayatın diğer alanlarında başarıya takıntılı olma ile birlikte insan ilişkilerinde aşırı flörtöz tavırlar sergileyebilirler.

Oedipus Kompleksinin Mitolojik Hikâyesi

Mitolojiye göre, Thebai kralı ve kraliçesi bebek beklemektedir. Kraliçe hamileyken gördüğü kötü bir rüya üzerine kâhine gider ve kahin, doğan çocuğun kralı yani babasını öldürüp annesi olan kraliçeyle evleneceğini söyler. Kehaneti duyunca dehşete düşen kral ve kraliçe çocukları doğduğunda yaşanacakları engellemek için harekete geçerler. Bebeklerini bir dağa bırakırlar ve bileklerini delip deliklerden kayış ile bağlarlar. Bebek Oedipus adını buradan alır.

Kral ve kraliçe hayatlarına devam ederken Korinthos’lu bir çoban dağa bırakılan Oedipus’u bulur ve Korinthos kralına götürür. Çocukları olmadığı için Korinthos kralı ve kraliçesi Oedipus’u evlat edinirler ve onu sevgiyle büyütürler. Seneler sonra Oedipus sarhoş bir adamla karşılaşır. Bu adam Oedipus’un ailesinin gerçek ailesinin olmadığını iddia eder. Duydukları karşısında şaşkınlığa uğrayan Oedipus, gerçeği öğrenmek için bir kâhine gider. Gittiği kâhin, Thebai kral ve kraliçesine kehaneti açıklayan kişidir. Kâhin Oedipus’a gerçeği açıklamaz fakat kaderinde ne olduğunu anlatır. Oedipus ise babasını öldürmekten ve annesiyle evlenmekten kaçmak için Korinthos’u terk edecektir.

Yeni hayatına başlamak için Thebai’ye doğru yola çıkan Oedipus, yolda başka bir arabayla karşılaşır ve kavgaya tutuşurlar. Kavganın sonucunda Oedipus diğer arabadaki yolcuyu öldürmüştür. Öldürdüğü kişi ise Thebai kralı yani gerçek babasıdır.

Yoluna devam eden Oedipus sonunda Thebai’ye ulaşır ve şehrin kapısında şehre korku salan Sphinks adındaki canavar ile karşılaşır. Sphinks karşılaştığı insanlara bir bilmece sorar ve bilemeyenleri öldürür. Ne yazık ki o zamana kadar bilmeceye kimse doğru cevap verememiştir. Oedipus ile karşılaştıklarında aynı bilmeceyi kendisine de sorar. Oedipus Sphinks’in sorusunu doğru cevaplamıştır. Cevabı karşısında şaşıran Sphinks yenildiğini fark edip intihar eder. Thebai halkı Sphinks’ten kurtuldukları için Oedipus’a minnettardır ve kralın ölüm haberini alınca Oedipus’u yeni kralları yapmak isterler. Bu da Oedipus’un Thebai kraliçesi yani kendi annesiyle evlenmesi demektir.

Her şeyden habersiz gerçekleşen anne ile oğul arasındaki bu evlilikten dört tane çocuk dünyaya gelir. Yıllar sonra Thebai’de bereketsizlik baş gösterir. Oedipus durumu çözebilmek için kraliçenin erkek kardeşi Kreon’u aynı kâhine gönderir. Kâhin, Kreon’a tek çözümün kralın katilinin cezalandırılması gerektiğini söyler ama katilin araştırılmaması konusunda Kreon’u tehdit eder. Eğer katil araştırılırsa bütün gerçekleri halk ile paylaşacağını söyler. Kâhinin tehdidi yüzünden Oedipus ile Kreon kavga etmeye başlar. Kavga esnasında kraliçe içeri girip eski kralın ölüm şeklini anlatınca Oedipus öldürdüğü kişinin eski kral olabileceğinden şüphelenir.

Bunun üzerine Korinthos kralının ölüm haberi gelir. Oedipus’un Korinthos’a dönüp kralın yerine geçmesi gerekir. Fakat Oedipus tekrardan şüphelenmeye başlar çünkü babası sandığı kralı öldüren kendisi değildir. Ama annesi hayattadır yani kehanetin diğer yarısı hala gerçek olabilecektir. Bunun üzerine Oedipus tekrardan kâhine gider. Kâhin ona evlatlık olduğunu ve çobanın onu nasıl Korinthos’a götürdüğünü anlatır. Gerçekleri anlayan Oedipus ve kraliçe dehşete düşmüştür. Kraliçe yaşadıklarına dayanamayıp kendi canına kıyar ve Oedipus hem annesi hem de eşi olan kraliçenin iğnesi ile gözlerini kör eder. Gerçekleri herkesin öğrenmesiyle birlikte Oedipus Thebai’den başka bir kente sürülür ve orada hayatını kaybeder.

 

Bu yazı Doğa Baybek tarafından yazılmıştır.

 

 

İstanbul Yakınında Çocukla Gidilebilecek Günübirlik Yerler

Tatiller, ailelerin çocuklarıyla daha çok ve nitelikli zaman geçirebilmeleri için iyi bir fırsattır. Şehrin rutininden bunalan anne babaların günübirlik tatil planlarına çocuklarını da dahil etmesi, birlikte geçirilecek eşsiz zamanları değerlendirmek için çok faydalı olur. Çocukların hafızaları söylenen sözcüklerden çok yapılan eylemleri hatırlar. Bunlara ek olarak gezip görerek öğrenmek, akılda kalıcı etkiyi artırır. Yakın çevremizde de gezip görülecek birçok yer bulunmaktadır. Sabahın erken saatlerinde okul yoluna düşen miniklerin de ebeveynleri ile vakit geçirebilecekleri tatil programlarından birkaçına sizler için bu yazımızda yer verdik.

Kış Gezisi

kış gezisi

Kar ile oynamak çocuk gelişimi açısından önemlidir. Çocuklar, kar topunu sıkıştırmak, kardan adam yapmak, karda ıslanmak, dengeli yürümeyi öğrenmek, bembeyaz bir örtüde görme duyusunu zorlamak gibi birçok duyusal deneyimi yaşarlar. Karın içinde yüksek miktarda oksijen bulunur ve bu bembeyaz örtü kişilerin psikolojisini de doğrudan etkileyerek pozitif bir etki oluşturmakta, mutluluk hormonlarının salgılanmasına sebep olmaktadır. Soğuk havada uygun kıyafet ile kar üstünde oynan çocukların; soğuk toleransı artmakta, bağışıklıkları güçlenmekte, hasta olma riskleri azalmaktadır. Günübirlik programlarla çocuklarınızla güzel zaman geçirebileceğiniz yerlerden bazıları:

  • Uludağ
  • Kartepe
  • Abant-Gölcük
  • Maşukiye
  • Sapanca

Kültür Gezisi

kültürel gezi

Yine günü birlik programlara dahil edilebilecek Eskişehir Odunpazarı turunda en güzel şehir Eskişehir’de tarihi evlerin arasında unutulmaz bir zaman yolculuğuna çıkıp Atlıhan lületaşı ve el sanatları çarşısı gezilip, Porsuk Çayında gondol keyfi yapılabilir. Sazova parkında Masal şatosu, Korsan Gemisi gibi birçok tema görselini gezip Türkiye’nin ilk yerli arabası Devrim arabasını ziyaret edilebilir. Bursa bölgesinde Mudanya, Trilye, Gölyazı, Cumalıkızık turları ile hem tarih hem de muhteşem doğa içinde keyifli yolculuklar yapılabilir. UNESCO Dünya Mirası listesine girmiş Cumalıkızık Bursa’nın adeta yaşayan tarihidir. Gölyazı ve Ulubat gölü fotoğraf çekilebilecek harika manzaralar sunarken Anadolu Rum Ortodoks klisesinin önemli örneklerinden biri olan Aziz Panteleimon klisesi görülebilir. Gölyazı hamamı ve camii, Faik Bey Konağı ve 250 yıllık Rum evleri ziyaret edilebilir. Köy meydanındaki Ağlayan Çınarın hikayesini dinlemek, tarihi yel değirmenlerini fotoğraflamak da unutulmaz anlara dahil edilebilir. Bursa’da Tophaneden şehir kuşbakışı seyredilip Osmanlı imparatorluğu kurucuları Osman Gazi ve Orhan Gazi’nin türbeleri ziyaret edilebilir. Tarihi Kozahan ve Ulucami ziyaretleri de Bursa gezinize dahil edilebilir.

 

İlginizi çekebilecek diğer yazılarımız:

·    Çocuklarınızla Dilediğiniz Gibi Tatil Yapabileceğiniz Şehirler

·    Arabada Çocuklarla Oynanabilecek Oyunlar

 

 

Bu yazı Selin Hızal tarafından hazırlanmıştır.

Bebek Eşya Seçiminde Dikkat Edilmesi Gerekenler

Günümüzdeki ebeveynler eşya seçimi yaparken güvenlik yerine eşyaların estetiğine, nasıl durduğuna bakabiliyor ve gereksiz aksesuar kullanabiliyor fakat bebeğiniz için en önemlisi onun güvenliğini sağlamak ve kaza risklerini en düşüğe indirmektir. Bu yüzden satın aldığınız veya size verilen bebek ve kreş ürünlerindeki güvenlik özelliklerini kontrol edin. Evinizin çevresinde bu ürünleri güvensiz hale getirebilecek tehlikeleri bulun ve ortadan kaldırın.

Beşik

beşik

Beşiği monte ederken ve kullanırken her zaman talimatları dikkatli bir şekilde izleyin. Beşiği ısıtıcılardan, elektrik prizlerinden, pencerelerden veya perde ve kör kablolardan uzağa yerleştirin. Kordonlar boğulma tehlikesi oluşturur. Bebekler veya küçük çocuklar için asla elektrikli battaniye veya sıcak su torbası kullanmayın. Eşyanın karyolaya düşme tehlikesi olduğundan beşiğin yakınına resim veya ayna gibi şeyler asmayın. İki yaşından küçük çocuklar için U veya V şeklinde yastıklar kullanmayın. İki yaşından küçük çocuklar için hiç yastık kullanmamak daha güvenlidir. Çocuğunuzun boğulmasına neden olabilecek küçük nesneleri karyolaya veya ulaşabileceği yerlere koymayın. Çocuğunuz ayağa kalkabildiğinde tırmanmalarına yardım olabilecek şeyleri (büyük oyuncaklar gibi) karyoladan çıkarın. Karyolada dört tekerlek olduğundan ve bir çiftinin frenli olduğundan emin olun. Sadece karyolaya tam oturan sert bir şilte kullanın. Ölümcül uyku kazalarıyla ilişkilendirildiği için bebek karyolası tamponları, yumuşak yataklar veya ekstra şilteler kullanmayın.

Bebek Arabaları

bebek arabası

Bebek arabaları ve bebek arabaları rahatça hareket edecek şekilde tasarlanmıştır. Hareket halindeyken kemerini takın ve bebek arabası hareketsizken frenini kullanın. Kısa yolculuklar için bile her zaman tam beş noktalı emniyet kemeri kullanın.

Mama Sandalyesi

Mama sandalyesi, genellikle altı ila sekiz aylıkken tek başına dik oturabilen bebekler için uygundur. Mama sandalyesi alırken masanın kolayca sallanmayan sağlam ve dengeli bir tasarımı ve bebek tarafından hareket ettirilemeyecek bir tepsisi olduğuna dikkat edin. Masadan düşmelerini önlemek için bebeğinizi her zaman beş noktalı vücut kemerine takmayı unutmayın. Mama sandalyesini cihaz kablolarından, perde kablolarından ve çocuğunuzun tutabileceği her şeyden uzak tutun. Mutfak kaza risklerini önlemek için mutfak tezgahlarından ve set üstü ocaklardan en az bir metre uzakta tutun.

Değişim Masası

Bir değişim masası sağlam, çocuk emniyet kemerli ve devrilmeyi önlemek amaçlı yüksek kenarlı olmalıdır. Masada bebeğinizin el ve ayak parmaklarına zarar verebilecek boşluklar olmamalıdır. Bebeğinizi değiştirmek için ihtiyacınız olan her şeyi hazır bulundurun. Bebeği asla değişim masasında yalnız bırakmayın.

Oyun Alanları

bebek oyun alanı

Portatif oyun alanları, küçük çocukları kısa bir süre boyunca meşgul etmek için kullanılabilir. Yaklaşık dokuz aylık çocuklar kendilerini ayağa çekebilirler, bu nedenle oyun alanının sağlam olduğundan emin olun. Tüm katlanır parçaların güvenli bir şekilde kilitlenen mandalları olduğundan ve bu mandalların kullanımdan önce güvenli bir şekilde kilitlendiğinden emin olun. Eğer bebeğiniz mandalları açabilecek yaşa geldiyse oyun alanını kullanmayı bırakın.

Bebek Yürüteçleri

Bebek yürüteçleri devrilirse çocuklar kafa yaralanmaları ve kırık gibi ciddi yaralanmalara maruz kalabilirler. Yürüteçlerde en sık görülen ve en ciddi yaralanma kafa yaralanmalarıdır. Yürüteçler bebeklerin yürümeyi öğrenmelerine yardımcı olmaz ve tersine normal gelişime mani olabilir. Bebekler, yürüteçlerin yönü ve hızı üzerinde çok az kontrole sahiptir ve dengesini kolayca bozabilir. Çocuk uzmanları, bebek yürüteçlerine oranla güvenli oyun alanlarını önermektedir.

Oyuncak Kutuları

Bir çocuk bir oyuncak kutusunun kapağını açma gücüne sahip olabilir ama onu tutamaya gücü yetmeyebilir. Bu sebeple ağır bir kapak aniden kapanırsa çocuklar yaralanabilir. En çok iki yaşından küçük çocuklar bu risk altındadır. Yavaş kapanan kapaklı oyun kutularını seçip parmak sıkışmalarını önleyebilir ya da kapaksız bir oyuncak kutusu satın alabilirsiniz.

Oyuncak Seçiminde Dikkat Edilmesi Gerekenler

Çocuğunuza oyuncak alırken oyuncağın kırılmaya dayanıklı olması, çocuk tarafından yutulabilecek küçük parçaları olmaması, sivri uçlarının olmaması ve çocuğun oyuncaktan kolayca çıkarabileceği parçaların olmaması gerektiğine göz önüne almalısınız. Oyuncak boyalı ise çocuğum cildine ve sağlığına zarar vermeyecek, kurşun içermeyen boya kullanıldığına dikkat edin. Eğer alacağınız oyuncak pil ile çalışıyorsa, pil kapağının sadece tornavidayla açılabileceğinden emin olun. Sürekli temizlenmesi gerektiği için pelüş oyuncak alacaksanız yıkanılabilir olmasına dikkat edin.

 

 

Bu yazı Azra Su Akbaş tarafından yazılmıştır.

 

 

Çocuğa İlk Yardım Nasıl Öğretilir?

Ebeveynler, büyükanne ve babalar, bakıcılar her daim çocukların güvende olmasını ister ve potansiyel ilk yardım gerektirecek durumları açıklayıp onları bilgilendirmek yerine toplumca, çocukların çocukluklarını yaşanması uygun görülür. Fakat gelecekte ne olacağını bilememekle beraber zaman geçtikçe çoğalan ekstrem kazalar, hastalıklar, problem yaratabilecek ani hava değişiklikleri sebebiyle çocuklara yardım nasıl istenir, basit ilk yardım nasıl yapılır öğretmemiz gerekir. Bunu da çocuklar sıkabilecek derslerle değil, merak uyandıracak, eğlendirici aktivitelerle öğretebilirsiniz.

Günlük Yaşamdan Örnekler Verin

Herhangi bir yerden düşüp vücudunu çizmek, sıyırmak, burun kanaması veya bir düşüş sonucu şişme oluşması gibi kazalar çok küçük yaştan itibaren başlar. Bu kazalar sonrasında yapılan ilk yardım sırasında uyguladığınız her adımı sözlü olarak açıklamalısınız. Örneğin “İlk önce kanamayı durdurmamız gerek, bunun için yaraya hafifçe baskı uyguluyorum, sonrasında ise yarada kir kalmaması için temiz su ile yaradaki kiri nazikçe yıkıyorum. Yaranın etrafındaki bölgeye tentürdiyot, yaraya ise krem sürüyorum, sonra bir bandajla yarayı hafifçe sıkarak kapatıyorum.” ya da “Şişliğin azalması için şişliğe buz tutuyorum.”.

Eğlence Katın

Çocuklar en iyi, kendilerini rahat ve eğlenceli hissettiklerinde öğrenirler. Ebeveynlerinin ciddi şekilde yaralanabileceği korkusunu yerleştirmek yerine doktorculuk gibi oyunlar oynayabilirsiniz. Hastalarıymış gibi davranarak onlara belirtilerinizi anlatın, zaman zaman rollerinizi değişmeyi unutmayın. Kan için cilde zarar vermeyecek boyalar ya da ketçap kullanabilir, şişlikleri göstermek içinse kıyafetinizin içine çorap doldurabilirsiniz. Elinizde fazladan ilk yardım malzemesi bulundurup bunları oyun sırasında ilk yardımı öğretmek amaçlı kullanabilirsiniz. Gerçek malzemeler çocukları daima heyecanlandırır ve merak uyandırır, böylece anlatmak istediğinize daha iyi odaklanır ve öğrenirler. Bu oyunlar sonrasında onlara birkaç ilk yardım tekniklerini öğrendiklerini söyleyin, bu onlara acil durumlarda kendilerine güven duymalarını ve sakin kalabilmelerini sağlayabilir. Oyunlar dışında çocuğunuza resimli kitaplar alabilir, bunları birlikte gözden geçirebilirsiniz.

ilk yardım nasıl çağırılır

Yardım İstemeyi Öğretin

Çocuğunuzun nasıl yardım alacağını bildiğinden ve durumu tanımlayabildiğinden emin olun. Çoğu zaman, bir çocuğun kriz anında yapabileceği en önemli şey yardım çağırmaktır. 112 eğitimine asla erken başlayamazsınız. Çocukların 112 tuş dizisini ezberlemek için telefondaki düğmelere dokunmasına izin verin, ancak oyun veya merak için acil durum numaralarını asla kullanmamanın ne kadar önemli olduğunu vurgulamayı unutmayın. Günümüzde kesin konum vermek daha karmaşıktır, birçok hücresel aramanın tam konuma kadar izlenmesi zor olduğundan, çocuğunuzun adresinizi ve telefon numaranızı ezberlemesi gerekecektir. Yaratıcı olun: numaraları ve adresi akılda kalıcı bir melodiye şarkıya çevirin ve sık sık birlikte söyleyin. Peki çocuklar ne zaman acil yardımı aramalı? Yanlarında yardımcı olabilecek durumda bir yetişkin yoksa yardım istemeliler. Bir çocuk, bir şeylerin yanlış olduğunu ve ters gittiğini anlamışsa, acil durum operatörünü “rahatsız etmekten” asla çekinmemelidir.

Temel Becerileri Öğrenme

Dört yaşından itibaren çocuklar temel becerileri öğrenmeye başlayabilir. Çocuğunuzun açıkça öğrenmesi için oyunları kullanmayı hatırlayarak bu becerilerden birkaçıyla başlayın. Bu yaştaki çocuklar sıklıkla şunları uygulayabilir: Kanayan bir yaraya basınç uygulamak, şişmiş bir yaralanmaya buz tutmak, yanık üzerine soğuk su akıtmak veya ıslak havlu uygulamak, burun kanamasını durdurmak için burun deliklerini 10 dakika ara ara sıkıştırmak. CPR ve boğulma olaylarına yanıt verme gibi karmaşık becerilerin, çocuğunuzun erken sınıfları geçene kadar beklemesi gerekebilir. Küçük çocuklar suni teneffüsün temellerini anlayabilirken, boyutları ve güçleri onları etkili bir şekilde uygulamaktan alıkoyabilir. 9 yaşındaki çoğu çocuk bunu doğru bir şekilde gerçekleştirebilir ve bu tür ilk yardımlar için resmi bir ders alınması önerilir.

Acil Durumlara Odaklanın

Epilepsi, kalp rahatsızlığı veya başka ciddi kronik hastalığı olan bir aile üyeniz var mı? Eğer öyleyse çocuğunuzun durumunuzdan haberdar olduğundan ve herhangi bir acil durumda acil durum personeline nasıl isim vereceğini bildiğinden emin olun.

 

 

Bu yazı Azra Su Akbaş tarafından yazılmıştır.

 

 

 

Çocuk Odası Avizeleri İçin Fikirler

Çocuk odasını dekore ederken avize seçimleri odanın atmosferinde oldukça belirleyicidir. Seçilen avizenin görüntüsü her ne kadar önemli olsa da materyal, renk ve alınacak güvenlik önlemleri de bir o kadar önemlidir. Bizler de avizelerinizde hem sağlıklı hem de estetik seçimler yapabilmeniz için birkaç ipucu hazırladık!

Işık ve Ampul Seçimleri

Yüksek ısı yayan ampuller zaten zamanın çoğunda hareketli olan çocuklarınız için doğru seçim olmayacaktır. Isı yayan ampul seçimlerinde, çocuk odası çok daha kolay ısınacaktır ve çocuğunuzun daha hızlı terlemesine yol açacaktır. Bu durum da hem odada geçirilen vaktin kalitesini düşürür hem de çocuğunuzun üşütme riskini artırır.

Bunun dışında seçilen ampullerin yüksek ışık yaymaması gerekir. Çünkü yüksek ışık çocukların gözlerini yorar ve rahat hareket etmelerini engeller. Aynı zamanda baş ağrılarına yol açabilir. Çocuğunuzun ihtiyacı olan ışık miktarını seçebilmek ve günün saatlerine göre ışık miktarını ayarlayabilmek için ışık düzeyi manuel olarak ayarlanabilen avizelerden seçebilirsiniz.

Çocuk Odasında Işıklandırma Nasıl Olmalıdır?

Öncelikle çocukların rahatlıkla erişebileceği ışıklandırma türlerinden kaçınılmalıdır. Lambader ve abajur türleri kazalara yol açabilir. Çünkü çocuğunuz hem elektrik akımı ile temasa geçebilir hem de olası bir devrilme durumunda yaralanmalar ortaya çıkabilir. Bu riskleri ortadan kaldırmanın en uygun yolu ise ışıklandırmanın tavandan avize yoluyla yapılmasıdır.

Çocuk Odası Işıklandırması İçin Güvenlik Önlemleri

Çocuk odasında tavan aydınlatma araçlarının kullanılması güvenlik önlemlerinin ilk adımıdır. Çünkü çocukların ulaşıp temas edebilmesi pek mümkün değildir. Ek olarak ampul düşük güçlü olmalıdır. Yukarıda da bahsedildiği gibi düşük güçlü ampuller fazla ısı ve ışık yayamayacağı için patlama ya da kıvılcım ile alev alma ihtimali daha düşüktür.

Son olarak ise çocukların odasında kullanılan avizeler üzerinde boya ya da eğlendirmesi için sarkıtlar bulunabilir. Işıklandırmada kullanılan dekorasyon malzemeleri bezden ya da yanabilecek boyadan olmamalıdır. Çünkü bu malzemeler yüksek ısıda alev alabilir ve tehlike yaratabilir.

Çocuk Odası Avizeleri İçin Dekorasyon Fikirleri

Çocuk Odası Avizeleri İçin Dekorasyon Fikirleri

Ebeveynler çocuklarını uyutmada zaman zaman sorun yaşayabilir. Çocuğun uykusunun gelmemesi, huysuzlanması, ya da hasta olması durumunda uykuya geçiş oldukça zordur. Aydınlatmada kullanacağınız belli dekorasyonlar çocuğunuzu uyutmada yardımcı olabilir. Bunun için genellikle tavana ve duvarlara gökyüzü yansıması veren avizeler tercih edilebilir. Hayvan figürleri yansımaları da çocuk odası avizelerinde oldukça kullanılır. Bu tür figürlerin kullanılması çocuklar yatağa yattığında dikkatlerini çeker. İncelerken ve hayal güçlerini kullanırken yorulurlar ve sakinleşip uyku haline geçmeleri daha kolay olur.

 

 

Bu yazı Doğa Baybek tarafından yazılmıştır.

Çocuklara Hayvan Sevgisi Nasıl Verilir?

Hayvanlar hayatımızda özel bir yer taşır ve çocuğu olan çoğu kişi hayvan sevgisinin ufak yaşta başladığını bilir. Çocuklar doğuştan hayvanlara sevgi, şefkat ve saygı göstermek gerektiklerini bilmezler. Bu nedenle, ebeveynler olarak bu sevgiyi çocuğunuza aşılamak sizin elinizdedir. Hayvanlara, diğer canlılara karşı saygı ve sevgi duymayı öğrenen bir çocuk, ileride diğer insanlara karşı da empatiyle yaklaşmayı daha kolay öğrenebilme olasılığı yüksektir. Çocuklarınıza bu sevgiyi nasıl aşılayabileceğinizi gelin birlikte keşfedelim.

Örnek Olun

Çocuklar gözlemleyerek öğrenirler ve çoğu zaman sizi rol modelleri olarak görürler. Hayvanlara karşı saygılı davranışlarda bulunursanız çocuklarınız da yüksek olasılıkla sizi örnek alıp aynı davranışlarda bulunacaktır. Bu nedenle, hayvanlar hakkında ne dediğinize ve onlara karşı her daim nezaket göstermeye dikkat etmelisiniz. Onları küçük düşürecek kelimeler kullanmamalı ve onlarla iletişim kurarken şefkatli bir ses tonu kullanıp saygılı davranmalısınız. Hayvanlara asla vurmayın ve şiddet içeren herhangi bir davranışta bulunmayın.

Sadece Evcil Hayvanlara Değil, Hepsine Sevgi Göstermeleri Gerektiğini Öğretin

Bir örümcek görmek size korkutsa bile bunu çocuğunuza yansıtmamaya çalışın. Bunun yerine böcekleri evinizden onlara zarar vermeden ve öldürmeden, sakin bir şekilde çıkarın ve doğal ortamlarına koyun. Canlının büyük ve küçüklüğünün bir şeyi değiştirmediği, hâlâ bir canı olduğunu, tüm canlılara sevgi ve nezaketle yaklaşılması gerektiğini vurgulayın.

Barınaklarda Gönüllü Olun

Barınaklarda gönüllü olmak, çocuğunuz terk edilmiş, çaresiz hayvanlara bakmayı ve onlarla empati kurmayı öğrenmesi için etkili bir yoldur. Bu sayede hayvanların zararsız ve de sevgiye, korumaya ihtiyaç duyan varlıklar olduğunu da öğrenirler.

kedi sahiplenme

Evcil Hayvan Sahiplenin

Hem duygusal hem de finansal olarak bir evcil hayvana bağlanmaya istekliyseniz, bir evcil hayvanı sahiplenmek, çocuklarınıza başka bir canlıya bakmanın sorumlulukları konusunda aydınlatmanın ve onlara hayvan sevgisi aşılamanın en etkili yollarındandır. Alanınız kısıtlıysa ve bir köpek ya da kedi sahiplenmek sizin için uygun bir seçenek değilse, belki bir hamster alabilirsiniz.

çocuklarda hayvan sevgisi

Çocuklarınıza Sorumluluk Verin

Çocuğunuza evcil hayvanınızla ilgili sorumluluklar verin. Bu, evcil hayvanlarının refahına katkıda bulunduklarını anlayarak onları hayvanlarını daha derin sevmeyi öğreneceklerdir. Su kaplarını doldurmak gibi basit görevler daha küçük çocuklara verilebilirken, daha büyük yaşlar için besleme, yürüme gibi sorumluluklar verilebilir.

Birlikte Veterinere Gidin

Evcil hayvanınızın hayatına değer verdiğinizi, veterineri sık sık ziyaret ederek, her zaman temiz suya erişim sağlayarak ve evcil hayvanınızı her gün besleyerek çocuğunuza gösterin. Veterineriniz, çocuğunuzu evcil hayvanınızın vücudunun biyolojisi hakkında eğitmek için değerli bir kaynak olmakla kalmaz, aynı zamanda çocuğunuz, evcil hayvanlarınızın ihtiyaçlarını dinlemeyi öğrenmenin yanı sıra davranışları hakkında daha fazla bilgi edinebilir.

Doğadaki Hayvanları Saygıyla İzleyin

Çocuklarınız, hayvanları doğal ortamlarında, onları rahatsız etmeden sessizce ve saygıyla gözlemlemeye teşvik edin. Bu, bahçenizde, bir parkta veya doğada bir kamp gezisinde yapılabilir. Ya da eğer bir bahçeniz varsa, bahçenizde yaşayan hayvanlar için kuş yemliği, kulübeleri gibi ufak şeyler yapılabilir.

hayvanlar nasıl sevilir

Çocuklara Hayvanları Nasıl Seveceklerini Öğretin

Çocuklar bir köpek ya da kediyle oynamayı, okşamayı doğuştan bilmezler, dolayısıyla bu konuda yönlendirmeye ihtiyaçları vardır. Hayvanları nazikçe sevmeleri gerektiklerini, kürklerini ve kuyruklarını çekmemeleri ve canlarını acıtmamaları gerektiğini öğretin.

Tanımadığı Hayvanları Sevmeden Önce Sahiplerinden İzin İstemeyi Öğretin

Bazı hayvanlar yabancıların yanında ürkektir. Çocuklarınıza tanımadıkları bir hayvanı sevmek için izin istemeleri gerektiğini öğretin. Hayvanların kendi alanlarına ihtiyaç duyduklarını ve uyuyan bir köpeğe veya yavrularıyla birlikte olan bir hayvana yaklaşmamaları gerektiğini açıklayın.

Kitaplar Okuyun ve Filmler İzleyin

Çocuğunuzla hayvanlar hakkında okuyabileceğiniz ve izleyebileceğiniz çok sayıda kitap ve film var. Bazıları eğiticiyken, bazıları ise insanlarla ve hayvanlarla kurulan özel ilişkileri gösterir. Böylece çocuğun empati ve hayvanlara karşı saygı duygusunu derinleştirir.

 

 

Bu yazı Azra Su Akbaş tarafından yazılmıştır.

 

 

Slime Nasıl Yapılır? Slime Malzemeleri Nelerdir?

Slime Nedir?

Slime çok eskiden Amerikalı bir şirket tarafından oyun hamuru olarak üretilmeye başlanmıştır. Şimdilerde ise bir oyuncak olarak kullanılıyor. Yapı olarak yarı akışkan ve yapışkandır.

Slime Malzemeleri Nelerdir?

  • Bir bardak su
  • Jellendirici boraks
  • Gıda boyası
  • Su bazlı Polimer K-10 tutkal
  • Sim

Slime Nasıl Yapılır?

Bir su bardağı ılık suya bir çay kaşığı kadar boraks ve gıda boyasını eklenir. Karışım kıvam alana kadar karıştırılır ve bekletilir. Bu sırada bir kaba bir bardak su bazlı tutkal eklenir ve bir bardak oda sıcaklığında su eklenir ve karıştırılır. Gıda boyası kullanılarak hazırlanmış olan borakslı su ve ılık su karıştırılarak, dökülmeleri engellenir. Kıvam alıncaya kadar karıştırmaya devam edilir daha sonra isteğe bağlı sim eklenilir. Hazırlanılan Slime kaba yapışmıyor ise slime yapma işlemi sonlanmış olur, eğer ki fazla koyu olduysa biraz ılık su eklenmesi gerekir.

Tutkalsız ve Boraksız Slime Yapımı

Uzmanlar yetişkin gözetimi olmadan boraks içeren madde ile çocukların oynamasını uygun bulmuyor. Dolayısıyla ebeveynler slime ile eğlenen çocukları için alternatif slime yapımlarına yöneliyorlar.

Malzemeler

  • Vücut şampuanı
  • Mısır nişastası
  • Su
  • Gıda boyası
  • Cam ya da plastik kap
  • Yemek kaşığı, tatlı kaşığı ya da tahta çubuk

Yapımı

Yoğurma kabının içine 2 yemek kaşığı şampuan konur. İki damla gıda boyası eklenir ve karıştırılır. Yaptığınız karışıma 2 yemek kaşığı mısır nişastası eklenerek karıştırmaya devam edilir. Malzemeler hale gelince elle yoğrulmaya başlanır. Slime hamur kıvamına gelinceye kadar devam edilir.

Sıvı Sabun ile Slime Yapımı

Malzemeler

  • 1 çay bardağı tutkal (su bazlı)
  • 1 çay bardağı borakslı su
  • Sim
  • 1 çay bardağı renkli sıvı sabun
  • Karıştırma kabı

Hazırlanışı

Öncelikle karıştırma kabına su bazlı tutkal, sıvı sabun ve sim eklenir ve karıştırılır. Sonrasında borakslı az az eklenerek kıvam alıncaya kadar karıştırılır. 1 çay bardağının tamamı dökülmez. Ne kadar kıvam için gerekliyse ilave edilmesi yeterli olacaktır.

Pofuduk Slime Yapımı

Malzemeler

  • 3 adet su bazlı şeffaf tutkal
  • Su
  • Traş köpüğü
  • Borakslı su
  • Renkli strafor (isteğe bağlı)

Hazırlanışı

3 adet su bazlı şeffaf tutkal (55 ml x ) orta bir kaba konur. Çok az miktarda su eklenir. Traş köpüğü eklenir 3 su bardağını kaplayacak kadar. Daha sonra çırpılır. 13 çay kaşığı borakslı su eklenir ve karıştırılmaya devam eder. Borakslı su yerine örneğin lens suyu kullanılabilir. İsteğe bağlı olarak renklendirmek için renkli strafor eklenebilir. Pofuduk Slime hazır hale gelir.

Ateş Ölçerler ve Çocuklarda Ateş Ölçme Teknikleri

Zaman zaman çocukların hastalanması ebeveynlerde panik yaratıp akıllarda sorular bırakabilir. Ateş nereden ölçülür, hangi ateş ölçerleri kullanmak daha uygundur, hangi ölçerler bebeklerde kullanılabilir gibi sorularınız varsa yazımızı okumaya devam ediniz.

ateş ölçer

 

Ateş Nereden Ölçülür

Çocuk ve bebeklerde ateş ölçmek için uygun birkaç nokta vardır. Bebeğin kaç aylık olduğuna göre ateş ölçme opsiyonlarınız değişebilir.

Rektum: Bu ölçüm şekli en doğru ölçüm olarak kabul edilir. Rektumdan ölçüm yapabilmek için önce çocuğunuzu yüzüstü olacak şekilde kucağınıza ya da yatağa yatırın. Eğer yatağa yatırıyorsanız, kalçasını yükseltmek için çocuğunuzun altına yüksek olmayan bir yastık ya da havlu koyun. Kucağınıza yatırıyorsanız bacaklarının aşağıya sarktığından emin olun. Bir elinizle çocuğunuzun kalçasını iki yana doğru açıp diğer elinizle termometrenin ucunu yaklaşık 2cm olacak şekilde anüse yerleştirip, 2 dakika kadar bekletin. Ölçümü yaptıktan sonra ateş ölçeri dezenfekte etmeyi unutmayın. Çocuğunuz 2 yaşına gelene kadar bu ölçümü kullanmanız tavsiye edilir.

Alın: Çocuğunuzun ateşini ölçmek için termometrenizi çocuğunuzla aynı yerde bir süre bekletmeniz önerilir. Yaklaşık 10 dakika geçtikten sonra termometreniz temaslıysa çocuğunuzun alnına temas ettirerek bekletin. Çocuğunuzun alnının temiz olduğuna, alında ter veya kir olmadığına dikkat edin. Termometreniz temazsızsa alından kullanım kılavuzunda yazan kadar aralık bırakarak bekletin.

Koltuk Altı: İkinci opsiyonunuz koltuk altından ölçmektir. Çocuğunuzun koltuk altının terli veya kirli olmadığından emin olduktan sonra termometrenizi çocuğunuzun koltuk altına değecek şekilde yerleştirin, kolunu kapatıp 3 dakika kadar bekletin. Bu ölçümü çocuğunuz 2 yaşını geçtikten sonra kullanmanız tavsiye edilir.

Ağız (Oral): Bu ölçümü ağızdan yapabilmek için çocuğunuz en az 4 yaşında olmalıdır. Termometreyi çocuğunuzun dilinin altına yerleştirip dudakların kapalı tutulması gerekir. Çocuk termometreyi hareket ettirmemeli ve termometreyi ısırmamalıdır. Ölçümü yaklaşık 3 dakikada yapabilirsiniz.

Kulak: Bu ölçüm şekli 6 aydan küçük bebeklerde uygulanmamalıdır. Kulaktan ölçüm yapabilmek için çocuğunuzun kulağının kirli olmadığından emin olmalısınız. Eğer kulak akıntısı ya da kulak enfeksiyonu varsa bu ölçüm uygulanmamalıdır. Çocuğunuz bir kulağından kulaktan ilaç kullanıyorsa ölçümü diğer kulağından yapabilirsiniz. Eğer kulaklarının üstüne yattıysa, kulaklarını sıcak tutacak şeyler giydiyse, banyo yaptıysa, ölçüm yapmadan önce yarım saat kadar bekleyiniz. Kulaktan ateş ölçen termometreler kızılötesi olduğu için dijital termometreler kadar uzun süre bekletmenize gerek yoktur. Birkaç saniye kadar bekletmeniz yeterlidir.

dijital ateş ölçer

Ateş Ölçerler

Civalı Termometreler: Ateşi kısa sürede ölçemez ve kırılabilme ihtimali yüksek olup çocuğunuzu zararlı kimyasal maddelerden korumak adına civalı termometre kullanmamanız önerilir.

Dijital Termometreler: Civalı termometrelere oranla ateşi daha kısa sürede ölçer ve herhangi bir tehlikesi yoktur. Ateşi dijital ekrandan görebilirsiniz.

Kızılötesi Termometreler: Kulak ve alın için olanları mevcuttur. Kulak için olanı kulak zarındaki ve etrafındaki ısıyı ölçerken, alın için olan alın bölgesindeki ısıyı ölçer. Temaslı ve temassızı vardır ve sadece birkaç saniye içinde ateş ölçülebilir.

Ateş Ölçümü Sonuçları

Rektumdaki normal ölçüm sonuçları 36.6-37.9°C arası değişebilir. 38°C ve üstü tehlikelidir. Ayrıca rektumdan ölçülen ateş diğer bölgelerden ölçülenlere oranla 0.5-1°C kadar fazla çıkar.

Koltuk altı normal sonuçları 35.7-37.3°C olmalıdır. 37.4°C ve üstü fazladır.

Ağız ölçümündeki normal sıcaklık 35.5-37.5°C arasıdır. 37.6°C ve üstü fazladır.

Kulaktan ölçülen ateşin sonucu 35.5-37.5°C arası olmalıdır. 37.6°C ve üstü fazladır.

 

 

Aşağıdaki yazıları da okumak isteyebilirsiniz:

Çocuklarda Ateş ve Önlemleri

Bebekler Neden Terler?

Orta Kulakta Sıvı Toplanması ve Tedavileri

 

Bu yazı Azra Su Akbaş tarafından yazılmıştır.