İki Yaş Döneminde İnatçılık ve Kriz | Çocuklu Dünya
 
Çocuk Gelişimi

2 Yaş Krizlerinin Üstesinden Nasıl Gelebilirsiniz?

Tarih: 9 Nisan 2020 - Perşembe
Uzman görüşü için konu öner.

2 Yaş Krizlerinin Üstesinden Nasıl Gelebilirsiniz?

2 Yaş Krizleri, İnatlaşma ve Ağlama

2 yaş, bebekliğin bitimi ile ilk çocukluğun başlangıcı arasındaki geçiş evresidir. Her geçiş evresinde olduğu gibi, 2 yaşında olan çocuk için de, anne baba için de bazı zorlukları vardır. Prof. Dr. Norma Razon ile 2 yaş krizleri üzerine yaptığımız canlı yayından alıntıları aşağıda bulabilirsiniz.

Üye olun çocuk gelişiminde size rehberlik edelim!
Doğumdan itibaren çocuğunuzun gelişimine göre günlük eğitim planı
Uzmanların hazırladığı 2.500’den fazla eğitici oyun
Uzmanlarla seminerler
Uzmanlara danışma

2 yaş çocuk gelişimini anlatır mısınız?

Bebeklik dönemi olarak adlandırılan 0-2 yaş, bebeklik dönemi, insan yavrusunun en aciz olduğu, yetişkine en muhtaç olduğu dönemdir. Bu dönemde yetişkinden beklenen; bebeği beslemek, gazını çıkarmak, altını temizlemek, yıkamak, giysilerini-odasını-yatağını temiz tutmak, sağlık ve hijyen koşullarını sağlamaktır.

Bebeğe sadece bakım vermek yeterli değildir, bebeğe sevgi ve ilgi göstermek, ihtiyaçlarını zamanında şefkatle karşılamak, onunla konuşmak, oynamak, ona şarkı- ninni tekerleme söylemek, özetle duyu organlarını uyararak gelişimin de desteklemek gerekir.

Bebeğini sevgi ile büyüten, ihtiyaçlarına duyarlı davranan, gelişimi için olanaklarını seferber eden, onunla kaliteli zaman geçiren bir anne baba, çocuğunun güven ve bağlanma ihtiyacını doyururken sağlıklı bir iletişimin de temellerini atmış olur. Becerilerine saygı göstererek, bağımsızlaşmasına izin vererek, yumuşak ve tutarlı bir disiplin uygulayarak da onu hayata hazırlamış olur.

Bebekliği boyunca yetişkine bağımlı olan, her ihtiyacının karşılanmasını yetişkinden bekleyen çocuk, 2 yaş dolaylarında yürümek, taşımak, anlamak, anlatmak, konuşmak gibi bir takım beceriler kazandıkça bağımsızlaşmak, suyunu kendi içmek ister, kaşığı eline alıp kendi yemek ister, giysilerini çıkarmaya çabalar, müdahale istemez, yardım istediğinde de yardımın anında gelmesini ister. Bir takım işleri kendi becerirken, bir takım işlerde de ona hizmet eden yetişkine engeller. Örneğin: yemek istemeyince ağzını kapatır, yetişkin kaşığı ağzına sokamaz. Hırka giymek istemeyince kollarını kavuşturur, yetişkini hırkasını giydiremez. Ayakkabısız gezmek isteyince, ayak bileğini çevirir, yetişkin ayakkabısını giydiremez. Böylece yetişkine kafa tutan, aklına koyduğunu yapmak isteyen bir çocuk çıkar anne babanın karşısına. Bu nedenle de 2 yaş dönemine negatiflik dönemi (terrible twos) adı verilir. Birçok kişi iki yaş sendromu tabirini kullansana uzmanlar bu tabiri pek kullanmazlar.

2 yaş dolaylarında çocuğun yarattığı zorluklar nelerdir?

Beceriler kazanıp özgürleşen çocuk, engellendiğinde, kısıtlandığında, zora geldiğinde sadece kafa tutmakla, ağlamakla kalmaz, kriz yaratabilir. Örneğin:

● Uyku saati gelmiştir, çocuk TV izlemek ister,

● Annenin elinde paketler varken kucağa alınmak ister,

● Markette alışveriş yapılırken çikolata aldırmak ister,

● Parka giderken, simitçiden simit, baloncudan balon ister,

● İstemediği halde bezi değiştirilirse, banyoya sokulursa, pijama giydirilirse çocuk kriz yaratabilir.

Tüm bunun gibi durumlarda 2 yaş bebeklerde ağlama krizi görülebilir.

Kriz nedir?

Çocuk engellenince, kısıtlanınca yaptığı tüm uygunsuz tepkileri kriz olarak adlandırıyorum: mızırdanma, ağlama, bağırma, tepinme, kendini yere atma, başını yere vurma, elindekini rasgele fırlatma, yanındakine ya da kendine vurma, alnını sivri bir yere çarpma, kontrolden çıkma, durdurulamaz bir hal alma …. Bu tepkiler başta hafiftir giderek şiddetlenir.

Tepkilerin şiddeti, süresi ve sıklığı çocuğa ve anne baba tutumuna bağlıdır. Tepkiler çocuğa bağlıdır dedim: çocuk ne kadar dirençli ise, yaşadığı kırıklık ve öfke ne kadar büyükse, krizle istediğini elde etmeye ne kadar alışıksa, krizler o kadar çoktur. Anne–baba ne kadar telaşlı, sabırsız, panik, kararsız, zaaflı ise, krizler o kadar sık tekrarlanır.

2 yaş sinir krizleri nasıl durdurulur?

● Sakin, sabırlı,soğukkanlı, kararlı ve tutarlı olmak

● Engellemenin gerekçesini kısa ve net anlatmak

● Pazarlık yapmamak

● Anlayışlı, esnek olmak ama tavizkar olmamak

Örneğin: Çocuğunuz yemekten önce kurabiye istedi, siz de ‘‘Şimdi yemek saati, yemekten önce kurabiye yenmez, iştahımız kapanır” dediniz. Çocuğunuz da kendini yerden yere attı, tabağını fırlattı, suyunu döktü, kucağınıza aldınız, yüzünüze vurdu. İşte size bir kriz!

Yapmanız gereken: Çocuğa, sakin, soğuk ve çok alçak bir ses tonu ile :‘‘Anlıyorum, kurabiye istiyorsun, yemekten önce kurabiye yenmez. Sana kurabiye vermedim diye kızgınsın. Kızgınsın ama anneye vurmak yok, vurdun acıdı, anneye vurulmaz. Tabağı fırlatmak, suyu dökmek de yok” deyin. Olduğunuz yerde kalın veya sakinleşeceği bir yere götürün, yanından ayrılmayın. “Sen de ben de sakinleşene kadar buradayız.’’ deyin.

O anda uzun uzun konuşmayın nasihat etmeyin ‘‘ Hatanı anladın mı?’’ diyerek üzerine gitmeyin. Bir süre sonra anne ve çocuk ikiniz de sakinleşince ‘‘ Biliyorum artık anneye vurmayacaksın, çok kızgın olduğunda bu yastığa vurabilirsin” deyin, vurabileceği bir yastık gösterin, hemen öpüp koklamayın, aşırı ilgi göstermeyin. Bu tavır küsmek değildir, küsmek uygun bir davranış değildir.

Bu öfke krizleri bazen tahmin edilemeyecek kadar küçük bir nedenden çıkabilir. Çocuk öfke krizi yaşasa da, kendine, size ve eşyaya zarar vermemesi gerektiğini öğrenmelidir.

Küçücük bir çocuğun öfke krizi yaşaması, aileyi şaşırtır. Bu durumda gülmek, çocuğa sarılıp öpmek, çocukla alay etmek veya ona bağırmak, vurmak, onu odasına kapatmak krizlerin tekrarlanmasına yol açar.

Çocuğun isteğine “hayır” dedikten sonra, kriz yaşamamak için ‘’hayır’ı, “evet”e çevirmeyin. Çocuğa “hayır” demeden önce iyi düşünün, “hayır” demeyi gerektirmeyen bir durumsa baştan “evet” diyerek kriz yaratmayın.

Çocuğun ihtiyacı: Kararlı, tutarlı ve paralel davranan bir anne baba, kendisine uygulanan kuralların ve sınırların net olduğu sıcak ve sevecen bir aile ortamıdır.

Bu tepkiler, bu krizler sadece 2 yaşında mı görülür?

Tabii ki her yaşta görülebilir. En şaşırtıcı olanlar 2 yaşta görülenlerdir. Daha öncesinde bebeğin daha bağımlı, anne babanın da daha ılımlı, daha hoşgörülü olduğu dönemde pek görülmez. Bebek, aç olunca veya yemek istemeyince, çok uykusu olunca veya uykuya dalamayınca, gazı olunca, karnı ağrıyınca, altı kirlenince, pişik olup canı acıyınca, derdini anlatamaz, ağlar, anne baba da bebeğini sakinleştirmeye çalışır.

2 yaşındaki çocuk , işaretle, sesle, hareketle derdini anlatabilir hale gelir, bu beceriyi kazanmış çocuğun, “hayır”ı kabullenmemesi, öfke krizi yaratması anne-babayı şaşırtır, korkutur.

2 yaş çocuğu “Hayır” a tahammül edemez. ”Hayır” denince tam tersini yapar. “Çiçeğe Dokunma” dersiniz, dokunur. “Hamuru yere atma” dersiniz, atar. Sanki “Hayır”, “Dokunma”, “Atma” demek çocuğa tersini yaptırıyor. “Çiçeğe dokunmuyoruz, çiçeğe dokunmak yok, çiçeğe dokunmanı istemiyorum deyip, çocuk aksiyona geçmeden onu durdurmak, “Bak burada oyuncakların var onlara dokunabilirsin” demek daha etkili olur. Çocuk her çiçeğe dokunduğunda aynı tepki ile karşılaşırsa, bir süre sonra doğru davranışı öğrenecektir. Sonunda da “Evet öğrendin, çiçeğe dokunmuyorsun, teşekkür ederim’’ demek doğru davranışı pekiştirecektir.

Çocukların hangi özellikleri krizlerin daha sık görülmesine neden olur?

Bazı çocuklar çok inatçı, çok ısrarcıdır, tutturdular mı, vazgeçirmek zordur. Bazı çocuklar isteklerini erteleyemezler, sabırsız ve dürtüseldirler. Bazı çocuklar kuralsız ve disiplinsizdirler, onlara söz geçirmek mücadele gerektirir. Bazı çocuklar, kriz yaparak istediklerini elde edeceklerini bilirler. Tabii ki bu çocuklarda daha çok kriz görülür.

Anne babanın tutumu da bu krizlerde etkilidir. Anne baba çocuğuna sınır koymamış, “hayır” dememiş, çocuğun bir dediğini iki etmemişse krizler, tahammül edilmez boyutlarda olur ve uzun sürerler. Anne baba çocuğunu yetiştirirken, disiplinli, kararlı, tutarlı davranmışsa 2 yaş krizleri daha seyrek, daha hafif olur ve daha kısa süre.

Aileyi bir gemiye benzetebiliriz, anne baba kaptandır. Geminin denizde seyir kuralları vardır. Hem deniz trafiğine uymak gerekir, hem de kaptanın dediklerini uygulamak gerekir. Gemi içi kurallarına da uyulması şarttır, aksi takdirde gemi karaya oturur. Dümeni çocuk ele geçirirse, gemi batar.

Ailenin gemiye üstünlüğü, anne babanın sevecen, ilgili, anlayışlı, sevgi dolu olması, kurallarında esnek davranabilmesi, anne babanın kararlı ve dengeli tutumunun çocuğu güvende hissettirmesidir.


Üye olup, Haftalık Programımızı uyguladığınızda, 14 gün içinde çocuğunuzdaki değişimi fark edeceksiniz.
Çerez Kullanımı
Kişisel verileriniz, mevzuata uygun olarak toplanıp işlenir. Detaylı bilgi almak için Verilerin Korunmasını inceleyebilirsiniz.
X