Bebek Gelişimi

Bebekler Ne Bekliyor? Bağlanma

Tarih: 9 Temmuz 2017 - Pazar
Uzman görüşü için konu öner.

Anne ve Bebek Arasındaki Bağ


Anne ve çocuğu arasındaki ilişkinin niteliği 20. yüzyıldan itibaren değer kazanmaya başlamıştır. Daha önceki yüzyıllara baktığımızda özellikle eski Yunan ve Roma medeniyetlerinde çocuk toplumda önemli bir yere sahipken, Orta çağda değer kaybederek yetişkinden farklı olmayan varlıklar olarak kabul görmeye başlamışlardır. Kabul edilir ki bu durumun hemen ortadan kalkması söz konusu değildir. 18 Yüzyıldan itibaren J. Locke ve J.J. Rousseau gibi bazı bilim adamlarının çocuğun gelişim özelliklerine dikkat çekerek yetişkinden hem sosyal hem bilişsel olarak farklı olduğunu vurgulaması sonucu çocuğa farklı gözle bakılmaya başlamıştır. 20. Yüzyıldan itibaren çocuğun kişilik özelliklerinin biçimlenmesinde anne ve babanın çocuk yetiştirme tutumlarının ne kadar önemli olduğu görüşü ön plana çıkmıştır.

Baumrind ve arkadaşlarının bu konuya ilişkin araştırmalarının yanı sıra Bowlby, 20 Yüzyılın ilk yarısında insanoğlunun çok daha erken günlerine dönerek anne ve bebek arasındaki bağın ne kadar önemli olduğunu çalışmalarında değinmiştir. O dönemde suçlu gençlerin suç nedenlerine araştıran Bowlby bu gençlerin anneleri ile sağlıklı ilişkileri olmadığını fark etmiş ve ilk yılın bireylerin geleceği açısından ne kadar önemli olduğunu ısrarla ifade etmiştir. Sağlıklı ilişki dendiğinde bebeğin mesajlarının anneye ne kadarının ulaştığı annenin tepkiselliğinin niteliği kastedilmekte idi. Bebeğin ağlama stillerine tepki verme, beslemeden ve bakımdan öte sevgi ve sıcaklıkla yaklaşma annenin sıcaklığını ve kapsayıcılığının ifadesidir. Bu duruma güvenli üs adını verilmiştir. Güvenli üssün hasarlı olduğu durumlarda bağlanma güvensiz olarak biçim alır. Bu durum sadece bebeklik süresi için geçerli değildir. Bir kez güvensiz bağlanma gerçekleştiğinde karşısına bu konuda hayatının bir döneminde kendine yardım edecek biri çıkmadığında birey hayatının diğer yıllarında da hem kendine hem de başkalarına güvenmez. Sosyal network’u hoş olmayan ilişkilere gebe kalır. Planlanmadan, tecavüz sonucu ya da evlilik ilişkisini düzeltir diye dünyaya gelmiş bebekler güvenli üsse ne kadar ulaşır tartışılır.

Bowby’nin ortaya attığı bu tez 1980’ler den itibaren psikiyatrlar, psikologlar ve diğer sosyal bilimciler tarafından yeniden ele alınmış ve önemi artmıştır. Öyleki güvenli bağlanma bireyin ergenlik krizini atlatmasına, bireyselleşmesine, akademik ya da iş başarına, romantik partner ile ilişkisine, sahip olduğu fiziksel hastalıklara kadar uzanan bir ilişki sürecini şekillendiren bir bilişsel yapı olarak insan yaşantısında zirveye oturmuştur. 21 Yüzyılın bu günlerinde hala bu popülaritesini sürdürmektedir.

Anneler ve Çocukları Arasındaki İlişki

Günümüz anneleri acaba bu durumun ne kadar farkındadır? Bebekleri ile ne kadar ilinti içindedir? Anneden anneye bu durum değişebilir. Kimi çalıştığı için, kimi çok fazla sayıda çocuk sahibi olduğu için, kimi bebekten gelen mesajlara dikkat etmediği için bu önemli dönemi kaçırabilirler. Çocuk gelişimi için çok iyi besleme, giysilerle donatmak ileride en iyi okullara gönderme hayalleri kurma ne yazık ki yeterli değildir. Az bir vakitte olsa kucağına alma, ten temasında bulunma, oyun oynama, beraberce vakit geçirme gibi çocuğa değer verdiğini ifade eden mesajlar ve davranışlarla anne güvenli üs niteliğini kazanabilir.

Güvenli Bağlanma Nedir?

Anneleri gittikten sonra üzülen ancak bir süre sonra duruma adapte olan ve anneleri tekrar yanlarına geldiğinde annelerine sarılıp, bir süre özlem giderdikten sonra oyunlarına geri dönebilen çocuklar için güvenli bağlanma terimi olarak geçmektedir.

Şöyle bir soru gelebilir aklınıza “anne yoksa bağlanma gerçekleşmez mi?” Tabii ki gerçekleşir. Bu bakıcı olabilir, baba olabilir, büyükanne olabilir. Yeter ki bebeğe istenilen mesajı verebilsin ve de onun mesajlarını alabilsin. Bir başka soru da “Bir kez güvensiz bağlanma geliştirildi mi değişmez midir?” Değişebilir. Çocuğun ileriki günlerde karşısına çıkan yuva öğretmeni, mahalledeki biri, iş arkadaşı, romantik partneri hatta çocukları bile güvenli üs konumuna geçebilirler. Var olan olumsuzluğun yönünü değiştirebilirler.

Sevgili anneler; bu bağlanma (attachment) adı verilen bu süreç, hayatın ilk yıllarında kişiler arası ilişkilerin fizyolojik olarak bellekte muhafaza edilmesi olarak kabul edilirse ve yıllardır bu konuda yapılan çalışmalar hala bağlanmanın önemini vurguluyorsa bizim yeni doğanımızla ya da bebeğimizle olan ilişkimizi bir kez daha gözden geçirmemiz gerekmektedir.

Uzman Klinik Psikolog Nazan Ülkü’nün “Çocuklarda Sınır Koyma Ve Disiplin” yazısını okumanızı tavsiye ederiz.



Pedagog ve Psikolojik Danışman Nesrin Dosdoğru’nun güvenli bağlanma üzerine olan videosunu mutlaka seyredin.


 

Sadece 3 adımda çocuğunuzun gelişim seviyesine uygun programımıza ulaşın.

Programdaki aktiviteleri çocuğunuzla yaparak, çocuğunuzun gelişim
seviyesini ulaşabileceği en üst düzeye çıkarmaya yardımcı olun.

Hemen çocuğunuzun gelişim seviyesini belirleyen soruları yanıtlayın.

çocuk gelişimi

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER YAZILAR