Çocuk Psikolojisi Sorularınızın Cevabı | Çocuklu Dünya
 
Çocuk Gelişimi

Çocuk Psikolojisi Hakkında Sorularınızı Uzmanlar Cevaplıyor.

Tarih: 7 Aralık 2021 - Salı
Uzman görüşü için konu öner.

Çocuk Psikolojisi Hakkında Sorularınızı Uzmanlar Cevaplıyor.

Çocuk Psikolojisi

Çocuk psikolojisi hakkında sizden gelen soruları uzmanlarımız cevaplıyor.

Bu hizmetimiz Yıllık Premium üyelerimiz için geçerlidir. Hemen üye olun, çocuğunuz hakkında pedagojik veya psikolojik sorunuzu uzman@cocukludunya.com ‘a yollayın, Uzmanlarımız sorularınızı cevaplasınlar.

Çocuğum çıplak gezmek istiyor

Kızım 27 aylık ve çıplak gezmek istiyor sürekli. Giydirmekte zorlanıyorum. Özellikle tuvalet eğitimine başladığımızdan beri bu 3 hafta kadar oluyor. İç çamaşırı giymiyor, öyle geziyor, oynuyor. Nasıl bir yol izlemeliyim?

Eğitim Danışmanı, Pedagog Prof. Dr. Norma RAZON: Genellikle bu yaştaki çocuklar çıplak gezmekten hoşlanırlar, giydirilip soyundurulmaktan sıkılırlar. Giydirmeye yeltendiğinizde de kaçarlar, bunu oyun haline getirirler. Eviniz yeterince sıcaksa, soyduğunuzda 1-2 dakika kaçmasına izin verin, kovalamaca oynayın, sonra onu yakalayın, kucaklayın, oyunla-şarkı ile veya bir tekerleme uydurarak onu hızlıca giydirin.

Kolay gelsin

Kalabalık gruplara girmek istemeyen çocuğum için ne yapabilirim?

37 aylık kızım 2 aydır jimnastiğe gidiyor. Son 2 haftadır çok isteksiz. Dersten “acıktım, uykum geldi” gibi bahanelerle çıkıyor. “Ben acıktım” dediği dersten sonra “bundan sonra çok daha iyi yiyip derse girersin” dedim. O konuyu öyle çözdük. Bugün de yorgunum diye ağladı. Ben de enerjisini az kullanarak elinden geleni yap dedim ve derse dönmesini sağladım. Gözlemim kalabalıkta isteksiz olması. Grup 6-7 kişiyken çok daha keyifli. 12-13 kişi olunca böyle bahaneler üretiyor. Ayrıca diğer çocuklar daha büyük. Koşarken çarpışmaktan korkuyor. Onu da “çarpışabilirsin, biraz acır geçer, daha önce de kazalar yaşadın” diye açıkladım. Ayrıca evde sık sık jimnastik oyunu oynuyor. Sevdiğini düşünüyoruz.

1 ay sonra yurt dışına taşınacağız. Orda okula başlayacak. Ben derse girmesi için zorlayarak onu okuldan soğutmaktan korkuyorum. Sürekli bu konuda konuşuyoruz. Okula başlama konusunda gayet hevesli. Sizce nasıl bir tutum sergilemeliyiz?

 

Eğitim Danışmanı, Pedagog Prof. Dr. Norma RAZON: Merhabalar,

Yurt dışına taşınmadan jimnastiğe devam etmekte yarar var, grup etkinliklerine, grup halinde çocuklarla olmaya, kalabalığa, hareketli çocuklarla aynı ortamı paylaşmaya hazırlanmış olur. Derse girmese de mutlaka izlemesini sağlayın, kaçmasına fırsat vermeyin.

Evde oynarken oyuncak bebekleri birbirleriyle çarpıştırın, bir şey olmadı diye gülün. Çarpışan bebeklerden biri şikayetçi olsun, diğeri özür dilesin. Çarpan çocuğa diğeri "dikkat etsene" desin ve kendini korusun. Oyun sırasında yaramaz olan, hocayı dinlemeyen, sağa sola çarpan, aşırı hareketli olan çocukların taklidini yapın ve eğlenin.

Yurt dışına gittiğinizde okulda konuşulan dile aşina olmasını sağlayın. Belki taşınmadan bu hafta bile onunla yabancı dilde konuşan bir oyun ablası ile birkaç oyun seansı ayarlayabilirsiniz. Okula gitmeye hevesli olan çocuk, okulda konuşulan dili anlamaz, derdini anlatamazsa, okuldan soğuyabilir, okula gitmek istemeyebilir. Hem hareketli, hem yabancı çocuklar onu ürkekleştirebilir, çekingen ve güvensiz kılabilir.

Kolay gelsin

Evden çalışırken çocuğumdan nasıl ayrılabilirim?

Kızım 15 aylık, ben evden çalışıyorum ve çalıştığım süre zarfında bakıcısı onunla ilgileniyor. Öğle arasında ve molalarda emzirmek veya görmek için yanına gidiyorum. Aslında bakıcısı ile iyi anlaşıyor, beni görmediği sürece oyun oynuyorlar. Fakat gördüğünde ya da çalışma odasında olduğum aklına geldiğinde çok ağlıyor, aynı şekilde onu gördükten sonra tekrar çalışmaya dönerken onu bırakıyormuşum gibi ağlayıp ayrılmak istemiyor. Sözlü olarak çalışmam gerektiğini ve sonra oynayacağımızı söylüyorum ama o an faydası olmuyor tabi, daha çok ağlıyor. Çalışmaya döndükten sonra birkaç dakika içinde susup oyun oynamaya devam ediyor. Bu durumun onun üzerinde bir güvensizlik etkisi bırakmasından korkuyorum, bu konuda önerileriniz olur mu?

Çalışma odasının kapısına gelip kapıya vurarak onu içeri almam için ağladığında ne yapmalıyım? İş saatim geldiğinde ondan nasıl ayrılmalıyım?

Eğitim Danışmanı, Pedagog Prof. Dr. Norma RAZON: Sizden ayrılırken ağlaması çok doğal, ayrılacağınızı algılıyor demektir. Her ayrılışınızda "bay bay" demeyi ihmal etmeyin. Vedalaşmayı kısa tutun, ağlıyor diye uzatmayın. Sevdiği bir oyun veya oyuncağı önüne koyun, "Bak şimdi ablanla bununla oynayacaksın" deyin. Bazen eline bir bebek verin, "Ben yokken bu bebeğe mama ver, onu sev, yıka, bebeğe bez bağla" diyerek görev verin. Ayrılmadan kısa bir süre önce "Şimdi işe döneceğim, işim bitince gelip seninle oynayacağım" diyerek uzaklaşın. Dönünce de "İşim bitti, geldim, şimdi oyun oynayacağız, kitap okuyacağız, dans edeceğiz....” deyin. Gün içinde bu vedalaşma sahnelerini tekrarlayın.

Vedalaşma sahnelerine alışıyorsa devam edin, her vedalaşma uzun ağlamalara neden oluyorsa, çok sık tekrarlamayın.

Kolay gelsin

Hırçın davranışlar için ne yapmalıyım?

Merhaba hocam, oğlum 4,5 yaşında çok takıntılı. Dediği olmadığı zaman çok stres yaratıyor. Boşluk bulduğunda odanın içinde belli bir süre gelip gidiyor ya da bazen dönme yapıyor o esnada. Hemen ilgisini çekecek birşey yapıyoruz o zaman yapmıyor. Solak bir çocuk sağ ve sol elini kullanıyor ama sol biraz daha düzgün, ince motorda sadece makasta düzgün. Daire kesemiyor. Rastgele kesim yapıyor. Bazen bebeksi konuşma yapıyor. Geçenlerde suluğum okulda kaldı diye kıyameti kopardı. 1 saat ağladı ama ben sakinliğimi korudum, konuşmaya başladım, biraz sakinleşti. Su içecek oluyor. Getiriyorum “ben içmeyeceğim” diyor. Geri götürüyorum, “İçeceğim” diyor. Bazı konularda kararsızlık yapıyor. Kreşe gidiyor, orada arkadaşlarının yaptığı kuleleri bozuyormuş. Diğer türlü birşey yok. Okulda orada da arada gidip gelmeler yapıyormuş ama öğretmeni ilgiyi başka yön yapınca yapmıyormuş, çok kormuyorum, panik yapıyorum. Nasıl davranmam lazım?

Eğitim Danışmanı, Pedagog Prof. Dr. Norma RAZON : Burada üzerinde durulması gereken birkaç konu var;

  • Oğlunuzun " dediği olmadığı zaman stres yapması" onun takıntılı olduğunu söylemek için yeterli bir neden olmayabilir. Dediğinin olmasını istemesi, inat, tutturma, geçmişte her istediğini elde etme alışkanlığından olabilir. Ağlama veya öfke nöbeti yaşamasın diye her istediği yapılmış olabilir.
  • Dediğini yaptıramadığında, odanın içinde gidip gelmesi veya dönmesi (o sırada birinin ilgisini çekecek bir şey yapması ile durması) ilgi çekmek için olabilir, ancak bu gidip-gelme veya dönme sıksa uzman görüşü gerektirir. Bu uzman çocuk psikiyatristi, çocuk psikoloğu veya pedagog olabilir. Okulda git-gel ve dönme hareketlerinin hangi durumlarda olduğunu ve onu nasıl durdurduklarını öğrenin, bu hareketi nasıl algıladıklarını sorun.
  • Çocuk solak ise müdahale etmeyin solak kalsın.
  • El-göz koordinasyonunun, kesme becerisinin yetersiz olduğunu düşünüyorsanız, bu yetersizliğini giderecek oyunlar oynayın, etkinlikler yapın, bu etkinlikleri "ÇocukluDünya" web sitesinde bulabilirsiniz.
  • Bebeksi konuştuğunda duruma göre (kısa süreli ve geçici ise) duymamazlıktan gelebilirsiniz ya da böyle konuştuğunda onu anlamadığınızı söyleyebilirsiniz. Bebeksi konuşan birisini taklit ediyor olabilir, dikkatinizi çektiğini fark etmiş olabilir. Bazı hallerde ilgisizlik bu konuşma türünü söndürebilir. Bazen de evcilik, doktorculuk veya okulculuk oyunlarında bebek olmak ve bebek gibi konuşmak, bebek taklidi yapmak onu rahatlatabilir.
  • Suluğu okulda kaldığı için ağladığında, "Suluğun okulda kaldı, üzgünsün, ağlıyorsun, neden ağladığını anlıyorum ama ne söylediğini anlayamıyorum. Ağlaman bitince sana nasıl yardımcı olabilirim, sana nerede su verebilirim?" deyin. O ağlarken, yaptığınız gibi sakin kalın ancak uzun uzun konuşmadan sakinleşmesini bekleyin.
  • Suyu getir götür yaptırdığında, bir kere getirin ve durun, geri götürmüşseniz tekrar getirmeyin. Kızmadan kararlı ve sakin davranın.
  • Okulda başkalarının kulelerini bozduğunda öğretmenin ne yaptığını araştırın, okul kurallarına uyup uymadığını soruşturun, evde oyunlarınızda kural olup olmadığını ve oyunun kuralına uymadığında ne yaptığınızı gözden geçirin, ayrıca evin kurallarının olup olmadığını, kurallara uyumlu davranıp davranmadığını değerlendirin

Kolay gelsin

Takıntıları olan çocuğum için ne yapmalıyım?

Oğlum 12 aylıkken şarkıların melodilerini, 18 aylıkken renkleri, 20 aylıkken alfabenin tamamını ve 20’yi aşkın şarkıyı öğrendi. Şuan 29 aylık renklerin İngilizcesini de öğrendi ve bunları kendi ısrarıyla öğrendi. Tüm bunların yanında zaman zaman takıntıları da oldu. Elinde 3 eşya taşımak, odaların kapılarını sürekli kapatmak, yapamadığı şeylere karşı aşırı sinirlilik gibi. Bunlarda bizi tedirgin etti. Bu durumda ne yapmamızı önerirsiniz nasıl bir yol izlemeliyiz? Değerlendirme için erken midir?

Eğitim Danışmanı, Pedagog Prof. Dr. Norma RAZON : Merhabalar,

Söylediğiniz yaşlarda sıraladıklarınızı öğrenmiş olması, algılarının açık olduğunu, dikkat ve belleme becerilerinin iyi gelişmiş olduğunu düşündürür. Erken öğreniyor, öğrendiğini de akılda tutuyor olması zihinsel potansiyelinin yüksek olduğunun belirtisi olabilir. Bu yaştaki çocuklara zeka testi uygulanmıyorsa da, bir çocuk psikoloğu veya pedagog veya gelişim uzmanı oğlunuzun farklı alanlardaki gelişim düzeylerini değerlendirebilir ve size önerilerde bulunabilir.

Sözünü ettiğiniz takıntılar veya alışkanlıklar veya tekrarlanan hareketler geçici de olabilir, uzun süreli de olabilir. Bu hareketlerini izlemekte yarar var. Bu konuda da danışacağınız uzman sizi yönlendirecektir. Ailede aşırı titiz, takıntılı, saplantılı, mükemmeliyetçi bireyler varsa, profesyonel görüş almayı ihmal etmeyin.

Oğlum iç çamaşır giymek istemiyor

3,5 yaşında bir oğlum var. Yaklaşık bir yıldır alt giysisini (külot, pijama, kot vb.) giyinmek istemiyor. Nedenini sorduğumuzda “pipime değiyor, üzerini kapatıyor” diye cevaplıyor. Bazen uyuduktan sonra giydiriyorum. Gece uyku arasında pijamasını çıkarıp çıplak bir şekilde uykuya devam ediyor. Eve misafir geldiğinde özel bölgeleri konusunda uyarıyorum, baskı sonucunda giyiyor. Pipisiyle ilgili bir durum olabilir diye doktoruna gösterdik, herhangi bir sorun olmadığını söyledi. Bu sorunu çözme konusunda yardımcı olursanız memnun olurum. iyi çalışmalar dilerim.

Merhabalar,

Bu yaşlarda çocuklar özel bölgeleri ile çok ilgilidirler.

İç çamaşırı tenini rahatsız ediyor olabilir. Çamaşırını yumuşatıcı ile yıkamak, çamaşırını yıkarken kullanılan yumuşatıcıyı ona göstermek, yıkandıktan sonra çamaşırının yumuşaklığını ona dokunarak hissettirmek yararlı olabilir. Daha sonra da yaptığınız gibi "özel bölgeler" konusunda uyarmaya devam etmek, ne evde ne de sokakta böyle dolaşamayacağını anlatmak, duş ve banyodan hoşlanıyorsa, orada çıplaklığı her gün yaşatmak denenebilir.

Bunlardan önce bir duyu bütünleme (ergoterapi=occupational therapy) uzmanına danışmak, dokunma hassasiyeti varsa, bu konuda profesyonel destek almak doğru olur.

Çocuklar için güvenli internet kullanımı nasıl sağlanır?

Klinik Psikolog Ecem Keskin:

  • Ebeveynler çocuklarına bilgisayar ve internet erişimi sağladıklarında görevlerinin bittiğini düşünmemeli ve internette meydana gelebilecek olan tehlikelerden korunmasını sağlamak amacıyla güvenli internet ve bilgisayar kullanımı adına ev içi denetlemeyi sağlayabilecek kadar bilgisayar ve internet kullanımı ve nasıl, hangi sitelerde zaman geçirildiğine dair bir bilgiye sahip olmalıdır.
  • Eğer, internet ve bilgisayar dair ev içi bir kural ve yapı oluşturulduysa, bir noktaya kadar esneklik sağlansa da belirlenen yapıya dair süreklilik ve tutarlılığın sağlanması da önemli bir noktadır.
  • İnternet paketleri hakkında bilgi sahibi olmak da kritik bir noktadır. Ergenlik dönemine kadar çocuk paketi, daha sonra ise güvenli internet aile paketi kullanmak çocuğun ve gencin yaşına uygun içeriklerle bir arada olmasını sağlayacaktır.
  • Daha küçük yaşlardaki çocukların bilgisayar ve internet ile hangi yaşlarda tanışmaları gerektiği ve hangi program ve oyunların çocuklarının gelişimine olumlu, hangilerinin olumsuz etki yaptığına dair ailenin bir araştırma yapması ve ardından bu doğrultuda bir internet kullanımının süre ve yapısı ile beraber sunulması önemlidir.
  • Sanal ortamın gerçek yaşamın sınırlarını geçmemesi adına günlük yaşamda ekran dışı keyif veren aktivitelerin varlığı koruyucu bir faktör olarak ele alınabilir. Çocuklar ve gençler için ekrandan tamamen uzak ve yapmaktan keyif aldıkları hobilerinin bulunması ekran süresinin dengede kalmasını sağlarken, gencin duygusal dünyasına da yarar sağlayacaktır. Ebeveynler çocukları bu aktiviteyi bulurken, çeşitli olanaklar sunabilir. Bu sayede, çocuk ya da genç kendisine en uygun hobiyi bulurken farklı alanları denemiş ve keşfetmiş olur. Aynı zamanda, sanal ortamdan uzak yüz yüze kurulan ilişkilerin varlığı çocuğun sosyal ve duygusal gelişimine katkı sağlar.
  • Çocuk ile internet kullanımı üzerine konuşurken direk kısıtlamalara gitmek yerine öncelikle duygularını anlamaya çalışmak ilişkiyi daha sağlıklı bir zemine taşıyacaktır. Örneğin, çocuğunuzun hangi oyunları oynamayı sevdiğini konuşurken neden bu oyunları daha çok sevdiğini ve hangi karakterlerin bulunduğunu, bu karakterlerin özelliklerinin neler olduğunu öğrenmeye yönelik sorular sorabilirsiniz. Bu sayede, çocuğunuzun oynadığı oyunlar ve içerikleri üzerine sizler de bilgi sahibi olmuş olursunuz.
  • Oyun ortamında kazandığında veya kaybettiğinde neler hissettiğini konuşabilir, bu duyguları hayatının başka hangi ortamlarda deneyimlediği üzerine sohbet edebilirsiniz.

 

Çocukların ruhsal bozuklukları genetik mi?

Uzman Klinik Psikolog Sena AYHAN: Yapılan araştırmalar psikiyatrik bozuklukların genetik faktörlerden de etkilendiğini göstermektedir. Ancak günümüzde psikiyatrik sorunlar için tamamen genetik geçişi vardır denememektedir. Çocukların yaşadığı çevre ve maruz kaldığı stres faktörleri de psikiyatrik bozuklukların oluşmasını etkilemektedir.

Çocuğumun oyun oynamasını nasıl sağlayabilirim?

21 ay 22 günlük bir oğlum var. Oğlumun gelişimi doktor kontrollerinde gayet yolunda gözüküyor. Oğlumun boy ve kilo persentili 90 üzerinde. Bizim ilk çocuğumuz. Anneanne, babaanne ve dedeler çocuk eğitimine daha eski tarz yaklaşıyor. Tüm gün çalışıyoruz. Çok meraklı, ilgili bir çocuk. Evde 2 kedimiz var.

Oğlum için bir etkinlik oluşturunca (en basitinden bir oyun hamuru etkinliği, bir kitap okuma bile olsa) birkaç saniye bakıyor. Sonra yere fırlatıyor. Dikkatinin çok uzun olamayacağının farkındayım. Ama böyle istemeyip sağa sola fırlatmasına anlam veremiyorum. Bu sefer farklı oyun/oyuncak teklif ediyorum. Onlara da aynısını yapıyor. Ben de çalışan anne olarak akşam kısıtlı saatimizi daha verimli geçirmek istiyorum. Oğlumu da daha iyi anlamak istiyorum. Henüz konuşmadığı için de tam anlayamıyorum. Ne yapabilirim?

Eğitim Danışmanı, Pedagog Prof. Dr. Norma RAZON : Akşam işten gelir gelmez, oturmayı gerektiren hamurla oynamak, kitap okumak gibi sakin bir faaliyetle başlamayın, önce hareketli bir oyunla başlayın: koşmaca, kovalamaca, saklambaç, hayvan taklitleri, atlamalı zıplamalı sürünmeli oyunlarla başlayın ayrıca plastik bir leğen veya tencereye veya sepete top, mandal, plastik malzeme atma oyunu (bir tür basket) oynayın. Bir hareketli oyunu bitirdikten sonra oturmalı bir oyun oynayın sonra tekrar hareketli bir oyun oynayın.

İşten gelince sokağa, parka çıkarabiliyorsanız kısa bir süre çıkın, banyoda duşta su ile ve oyuncakları ile oynatın, banyodan sonra güzel bir masaj yapın, önce sizinle oynamanın keyfini yaşasın sonra diğer oyun türlerine geçin.

Çocuğuma nasıl kural koyabilirim?

22 aylık oğlum var. Oğlumuza kural koyamıyoruz. Mesela anneanne babaanne "onu öyle yapma, gel benim elimden ye vs." deyince uyuyor. Babası ve ben deyince kendini yerlere atıyor. Ağlıyor (gerçek bir ağlama). Uzun süre unutmuyor. Sakinleşmesini bekliyorum sessizce. Ama dönünce yine devam ediyor. Şımartmak istemiyoruz, öte yandan da her şeye "hayır" diyen aşırı kuralcı ebeveynler de olmak istemiyoruz. Ama bir çözüm bulmak istiyoruz artık.

Eğitim Danışmanı, Pedagog Prof. Dr. Norma RAZON : Çocuklar genelde anne babalarına nazlanırlar ancak anneanne, babaanneyi dinliyorsa sizi de dinlemesi için özen gösterin, sakin kararlı tutarlı davranın, anne baba paralel hareket edin, koyduğunuz kuralı uygulatın, verdiğiniz talimatın yerine gelmesini sağlayın. Ağlıyor, kendini yere atıyor diye sözünüzden vazgeçmeyin. Az hayır deyin, az kural koyun ama bunlara uyulmasını bekleyin.

Yemek yerken inatlaşan çocuk için ne yapmalı?

22 aylık oğlum var. Kendisi yemek yemeyi öğrensin diye çok müdahale etmiyoruz. Sonucunda çıkacak tüm temizlik işlerini göze alıyoruz. Ama bu sefer de en ufak bir şeyde "ben yedireyim" deyince asla kabul etmiyor. İnatlaşıyor. En sonunda zorla alınca da yere atıyor, döküyor vs. İnatlaşmak istemiyoruz ama bu dönemi daha rahat atlatmanın bir yolu var mı?

Eğitim Danışmanı, Pedagog Prof. Dr. Norma RAZON : Yedirirken onun eline bir kaşık verin, kendi elinize bir kaşık alın. Onun önündeki tabağa kolay yiyeceği ve sevdiği besinleri koyun, siz de bir yandan çorba gibi sebze gibi daha zor yediği besinleri yedirin. Yere attığında da "Yemek bitti" deyin tabağı kaldırın. Bütün bu uygulamaların yaparken kızgın olmayın, bağırmayın, tutarlı davranın, anne baba aynı görüşte değilseniz de birbirinize müdahale etmeyin.

Büyükanne ve büyükbaba çocuğa baktığında televizyon izliyorlar

Babaanne dede, ara sıra da anneanne dede bakıyor. Babaanne evinde ne kadar uyarsak da tüm gün TV açık (aynı apartmanda oturduğumuz için onlara bırakmak bizim için çok daha kolay).

Eğitim Danışmanı, Pedagog Prof. Dr. Norma RAZON : Aile büyüklerinize, bütün gün T.V.u açık tutmanın çocuk için ne kadar zararlı olduğunu, zihinsel gelişimini ne kadar olumsuz etkilediğini tarafımdan söyleyin, mailimi onlara da okuyun.

Hele yedirirken, yatırırken, altını değiştirirken ekrandan kaçmalarını isteyin. Günde 1 kere 20 dakika, çocukla baş edemiyorlarsa azami 2 kez 20 dakika ekran.

Ekranın öğretici yönleri varsa da zararı daha fazla, yarın ekransız hiçbir şey yaptıramazsınız. Ders saati, ödev saati, spor saati deseniz de başa çıkamazsınız. Ekransız yemez, ekransız yatmaz olur.

Kolay gelsin

2 yaş sendromu için ne yapmalı?

Haftaya 2 yaşına girecek bir oğlum var. 2 yaş sendromu denilen hırçınlıkları sergilemeye başladı.

Birdenbire güzel güzel bakarken birden tokat atıyor, şaşırıp kalıyorum. Vurma, ısırma davranışları çok fazla oldu. Onu anlamaya çalışıyorum. Sakince “bu evde vurmak, ısırmak yok çünkü can acıtır. Kimsenin canını acıtmamamız gerekir” diyorum. Vurmasına izin vermiyorum ama birdenbire güzelce yanaşıp hiç beklemediğim bir anda tokat atıyor.

Bir daha vurursan “bekleme köşesine gideceksin” diye uyarıyorum. Zaten tekrar vuruyor, bekleme köşesine gönderiyorum, bir daha tekrarlarsa odasına. Ama ceza yöntemlerinin davranış değiştirme konusunda yardımcı olmadığını hatta tam tersine bu davranışı çoğalttığını görüyorum. Davranışını görmezden gelsem bu iyi bir fikir mi onu da kestiremiyorum. Nasıl davranacağımı bilemiyorum artık. Hep birebir onunla ilgilenmemi bekliyor. Dikkatimi başka bir yöne kaydırınca ısırmaya başlıyor.

Değerli fikirlerinizi paylaşırsanız çok sevinirim. Bu davranışı iyi yönde nasıl değiştirebilirim?

Merhabalar,

Eğitim Danışmanı, Pedagog Prof. Dr. Norma RAZON : Tokat atma, ısırma, vurma...2 yaş tepkileri de olabilir, ilgi istediğinde olumsuz bir hareketle dikkatinizi üstüne çekme ihtiyacından da olabilir. Vurmasını, ısırmasını engellemeniz doğru, kısa ve net anlatmanız da doğru. Bekleme köşesine sonra da odasına yollanmak belki onun için oyun haline gelmek olabilir. Şunu deneyebilirsiniz: Ör: Size vurdu, engellediniz, çok alçak bir ses tonuyla, gözüne dik dik bakarak "Vurmak yok, acıdı, kızdım, oyun bitti" deyin oyunu sonlandırın. Bir yastık veya çekiçli-vurmalı bir oyun verin, "Buna vurabilirsin" deyin, geri çekilin, ilgiyi kesin, orada durun kendi işinizle ilgilenin, bir süre konuşmayın, oynamayın. Gelip şirinlik yaparsa yüz vermeyin.

Elinin altında küçük havuç, elma dilimi, salatalık gibi ısıracağı yiyecekler bulundurun

Oyuncaklarının arasına hacıyatmaz, vurmalı oyuncaklar koyun, bir plastik leğene ses çıkaran nesneler atma oyunu oynayın. Su ve hamurla oynatın. Canlandırma (Role playing= dramatizasyon) oyunları oynayın, oyunda bir bebek/ bir köpek diğerine vursun, vuran özür dilesin, dövülen kızsın, oyunu kessin......)

Mümkünse her gün açık havada oynayarak enerjisini atmasına imkan yaratın.

Acaba gün içinde kendi kendine kalmasına fırsat veriyor musunuz? Bunu gözden geçirin,

Bu davranışları görmezden gelmeniz mümkün değil, kabul ettiğinizi zannedecektir ancak vurabileceği mesafede durmamaya özen gösterin.

Hırslı ve kaybetmeyi sevmeyen çocuklara nasıl davranılır?

Psikolog Sena AYHAN: Kaybettiği zamanlarda üzülmesi normaldir. Bunun normal olduğunu anladığınızı ifade edebilirsiniz. Üzüldüğünü gördüğünüzü de söyleyebilirsiniz. Bunun için üzüldüğünü görüyorum ve ben senin yanındayım diyebilirsiniz. Çabaladığını gördüğünüzü ve çabalamanın içerisinde önemli bir emek olduğunu anlatabilirsiniz.

Önemli olanın süreçteki gayretin olduğu çocuğa anlatılmalıdır. Sonuca odaklanmak yerine sürece odaklanmanın öneminden bahsedilmelidir. Sonucun kazanmak veya kaybetmek olabileceği ama bunun öneminin süreçten fazla olmaması gerektiği anlatılabilir. Eğlenmek, emek vermek ve çaba göstermenin değeri açıklanmalıdır.

Çocuklara fazla oyuncak almak zararlı mı?

Psikolog Sena AYHAN: Burada çocuğa bakım veren kişilerin örneğin, annenin ve babanın çocuğa neden fazla oyuncak almak istediği önemlidir. Acaba fazla oyuncak almak, içerisinde suçluluk duygusu mu barındırıyor veya kendi çocukluğunda sahip olamadığını çocuğunun mu sahip olmasını istiyor buna bakmak gerekmektedir. Çocuğun ihtiyacı olan koşulsuz kabul ve sevgidir. Oyuncakların hiçbirisini bunları sağlamaz ancak oyuncakların çocuk psikolojisindeki önemi büyüktür. Çocuğa bol bol oyuncak almak yerine yeteri kadar alınmalıdır. Oyuncağa yatırım yapmaktansa ebeveyn ve çocuk ilişkisine yatırım yapmanın daha etkili olacağı kanaatindeyim.

Anne ve baba çocuğa yeteri kadar zaman ayıramadığı için suçluluk hissiyatı nedeniyle oyuncak almak istiyorsa, oyuncak almanın çocuğa zaman ayırmakla denk bir değere sahip olmadığını bilmelidir. Çocuğun ihtiyacının annesiyle ve babasıyla geçireceği zamanın yerini bir oyuncağının tutması beklenmemelidir.

Kendi çocukluğunda istediği oyuncağa sahip olamamış ebeveynler olabilir. Kendi küçüklüklerindeki bu isteklerini, çocuklarının istekleriyle benzer olduğunu düşünüyor olabilirler ancak her küçük çocuk aynı şeyi istemez. Çocuk oyuncağa ihtiyaç duymuyorsa ve gelişimini desteklemek için evde yeteri kadar oyuncak varsa ekstra alınmasına gerek yoktur çünkü fazla oyuncak alımı bir süre çocuğun oyuncaklara olan ilgisini ve hevesini azaltabilir.

Çocuklara özür dilemeyi öğretmek nasıl yapılır?

Psikolog Sena AYHAN: Çocuklar rol model alarak öğrenirler. En çok rol model aldıkları kişiler de anneleri ve babalarıdır. Aile içerisinde hata yapıldığı zaman annenin ve babanın özür dilemesi ve diğer tarafın buna uygun bir tutum içerisinde olması çocukların özür dilemeyi öğrenmesini kolaylaştırabilir. Buna ek olarak özür dilemenin faydaları çocuklara anlatılabilir.

Özür dilemeyi öğretmek için çocuğunuzla birlikte alıştırmalar yapabilirsiniz. Örneğin, çocuğunuzun özür dileyebileceği bir olay veya durum yaşadıysanız sana bahsettiğim özür dilemek vardı hatırlıyor musun, işte onu burada kullanabilirsin gibi teşvik edici cümleler kurabilirsiniz. İlk defa özür dilemeyi öğrenen çocuklara yardımcı olabilirsiniz.

Çocuğuma nasıl sınır koyabilirim?

Merhaba. Kızım 5 yaşında ve çikolataya çok düşkün. Dişçi haftada 2 gün küçük bir parça şeklinde yemesini tavsiye etti, bizde o şekilde yol aldık. Çok fazla yiyince alerjikte reaksiyon olabiliyor. Kızımla bu olayları anlayabileceği şekilde konuşmama rağmen, bu isteği onda benim her şeye “hayır” diyen anne gibi kafasında canlanmasına neden oluyor. Bazen buna üzülerek yada ağlayarak dile getiriyor. Bu konuda nasıl bir yol izleyelim? şimdiden teşekkür ederim

Eğitim Danışmanı, Pedagog Prof. Dr. Norma RAZON : Bir fırsatta çikolatayı haftada 2’den fazla yememesi gerektiğini dişçinin kendisinden duymasını sağlayın.

· Çikolatanın onda alerji yaptığını bedenindeki döküntüleri göstererek anlatın.

· Ortalığı yumuşatmak için, çikolata yeme gününü ona seçtirin.

· 7 kutudan oluşan bir takvim yapın, çikolata yeme günlerini farklı renkle boyayın.

· Çikolatasını yedikten sonra o kutuya bir resim çizdirin.

· Çok uzun olmamak şartıyla bir kerelik ona şöyle bir açıklama yapın; "Biliyorum çikolatayı seviyorsun ve daha sık yemek istiyorsun, ben seni sevdiğim için ve sağlığını düşündüğüm için doktorun dediğini yapıyorum. Seni sevmediğim için değil, seni çok sevdiğim için.......”

Kolay gelsin

Annesiz büyüyen çocuğuma nasıl davranmalıyım?

Merhaba iyi günler,
9 ay önce eşimi doğum esnasında kaybettim ve bu süre boyunca iş hayatıma tamamen ara vererek bebeğimin bakımıyla ilgilenmeye devam ediyorum. Bu süre içinde gerek kendi ailem gerekse de eşimin ailesiyle 2-3 aylık sürelerde bebeğimin bakımını beraber üstlendik. Kızımın tüm fiziksel, duygusal, zihinsel ihtiyaçları ve gelişimleriyle bizzat ilgilenen bir babayım ve bu konuda elimden geleni yapıyorum. Birkaç ay içinde de kızım yaşını doldurunca yeniden iş hayatıma geri döneceğim.
Kızımın anne-baba ilişkisini ev içinde örnek alacağı dede ve neneleri haricinde kimse yok. Bu konuda kızım eksiklik yaşar mı ya da belli periyotlarda farklı evlerde kalıyor olmamız psikolojik olarak sorun yaratır mı? Ayrıca hem kendi hem de eşimin ailesi kızımla son derece ilgili ve kızım hepsiyle güzel bir ilişki kurdu.


CocukluDunya.com gelişim programınıza da Premium üyeliğim var ve gelişim aşamalarını takip ediyor ve gerekli aktiviteleri uyguluyorum. Kızımın gelişimi, geleceği ve iyi bir birey olması benim en büyük yaşam desteği.
Genel durumu düşündüğünüzde bana önerebileceğiniz farklı şeyler olabilir mi?

Eğitim Danışmanı, Pedagog Prof. Dr. Norma RAZON: Merhabalar,

Öncelikle size başsağlığı diliyorum.

Yaşadığınız büyük acı, yeri doldurulamayacak kayıp için size güç, sabır, metanet diliyorum.

Sizin iyi olmanız çok önemli, ihtiyacınız olduğunda- kendiniz için psikolojik destek almayı ihmal etmeyin, kızınızın iyi olması için sizin iyi olmanız şart.

Bebeğin çevresinde, onu seven aile büyüklerinin olması ve onunla ilgilenmeleri büyük bir şans.

Yapılması gerekenleri şöyle özetleyebiliriz:

- Bebeğinizin gelişimini, özelliklerini iyi izlemek, onu tanıyarak eğitmek

- gelişim ve olgunluk düzeyine uygun davranmak

- zihinsel, bedensel, duygusal ve sosyal yönlerini desteklemek,

- onu oyuncaklarla şımartmamak ama uygun oyun ve oyuncaklarla geliştirmek

- onunla oynamak, ara ara da kendini oyalaması için kısa sürelerle yalnız bırakmak

- annesinin resimlerini göstererek annesinin adını söylemek, annen demek

- annesinin resmine bakarken ona hayat hikayenizi anlatmak, ona yaşamı boyunca annesi hakkında ve kendi hayatınızla ilgili anlayacağınız hikayeyi kaleme almak, bu hikaye: annesini her sorduğunda ona anlatacağınız hikaye olacak. Bu hikaye, kendisine annesi sorulduğunda anlatacağı hikaye olacak

- sizin ve aile büyüklerinizin inancına saygım sonsuz ancak bebeğinizi büyütürken soyut açıklamalarda bulunmayın, herkes kendi inancına göre ölümü açıklamasın, tek bir açıklama olsun, o da sizin açıklamanız olsun

- anneannesine anneanne, babaannesine babaanne dedirtin, anne dedirtmeyin

-çocuğunuz büyürken size ve büyüklere yönelik pek çok sorusu olacaktır, her adımda danışabileceğiniz bir pedagog, çocuk psikoloğu veya çocuk psikiyatrınız olsun, bu konuda çocuk doktorunuzun fikrini alın

- ileride çocuğunuzun sorusuna anında cevap bulamayabilirsiniz "Bu konuyu yarın rahatça konuşalım" demekten çekinmeyin

- büyüdükçe, çocuk gruplarına katıldıkça, okul yaşamına karıştıkça, çocukların yanında annelerini gördükçe sizlere peş peşe sorular soracaktır. Yaşına uygun olacak cevaplarınızı önceden hazırlayın, sorularını cevaplarken duygusallaştığınız anlar olacaktır, duygularınızı gizlemeyin, kontrollü olun ama paylaşımcı olun ki o da duygularını sizinle paylaşabilsin

- Siz hayatınızı yeniden düzenleyene kadar, yerleşik bir düzen kurana kadar dönemsel olarak anneannede/ babaannede kalmanızda bir sakınca yok, her seferinde nereye, kime gideceğinizi (anlamadığını düşünseniz de) ona kısa, basit cümlelerle anlatın.

- Çok sevgi vermeye devam edin, çok ilgi gösterin, şefkatli davranın, acıma ile yaklaşmayın, kimsenin acıyarak yaklaşmasına izin vermeyin, sizin gibi bir babası, sizinki gibi bir ailesi var. Hoşgörülü olun ancak tavizkar olmayın, belli sınırları, belli kuralları olan yumuşak bir disiplin uygulayın, böylece onu hayata hazırlayın, kendi işini kendi yapan, sorunlara çözüm üretebilen, size ve kendine güvenen, hobileri olan sosyal bir birey olmasına rehberlik edin.

"Beni çok seven bir babam var", "Beni doğru yönlendiren bir babam var", "Beni sevgi ile yetiştiren bir ailem var" inancı çocuğunuzun yolunu aydınlatsın.

Size çocuğunuzu büyütürken kolaylıklar dilerim.


Üye olup, Haftalık Programımızı uyguladığınızda, 14 gün içinde çocuğunuzdaki değişimi fark edeceksiniz.
Çerez Kullanımı
Kişisel verileriniz, mevzuata uygun olarak toplanıp işlenir. Detaylı bilgi almak için Verilerin Korunmasını inceleyebilirsiniz.
X