Disiplin

Çocuklar Kural İster

Tarih: 20 Temmuz 2017 - Perşembe
Uzman görüşü için konu öner.

Biz insanoğlu kurallarla karşılaştığımızda önce rahatsız olur ve hemen şikayete başlarız. Kuralların olmadığı bir dünyada yaşamanın ne kadar iyi olabileceğini varsayarız. Acaba bu isteğimizin ne kadar doğru olduğunu düşündünüz mü? Kurallar olmasa yaşamımız ne olurdu? Davranışlarımızı oto kontrol ile yönlendirebilir miydik? Herkes istediğini yapsa nasıl bir kaos olurdu?

Çocuklarda kurallı bir ortamda büyüdüğünde kişiliklerine olumlu katkıda bulunulduğuna ilişkin birçok çalışma var. 20 Yüzyılın ikinci yarısında çocuk merkezli ailelerden söz edilmeye başladı. Bir nevi izin verici aile olarak değerlendirildi. Çocuk hep hoş görüyle karşılandı ve çocuk kural dışı bırakıldı. Çocuğun sosyalleşme sürecinde hasar oluşmaya başladı. Nerede ne zaman duracağı, kime nasıl davranması gerektiği konusunda bilgi sahibi olmadan topluma karıştı. Bugün gençler ve genç yetişkinlere baktığımızda bunun acı sonuçlarını görüyoruz.

Kurallar konulur ama bir de tutarlı biçimde uygulanması gerekir. Şimdi bizim evde kurallar zaten var diyorsanız tekrar bir düşünelim. Kuralları nasıl uyguluyorsunuz? İşten çok yorgun geldiğinizde ya da ev işlerinde bir yoğunluk varken çocuğunuzun daha önce izin vermediğiniz bir davranışına izin verdiğiniz oldu mu? Evet cevabını duyar gibiyim. Örneğin çocuğunuzun akıllı telefonda YouTube kısa filmlerini izlemesi için 15 dakika kural koydunuz. Bir yemeyi ya da bir projeyi bitirmek zorundasınız. Zamanın dolduğunu bildiğiniz halde onun biraz daha izlemesine izin verdiniz. O anda itibaren koyduğunuz tüm kurallar artık işlemez olacaktır. Tutarlılık burada devreye giriyor. Çocuklar sandığımızdan çok daha farkındalığı yüksek bireylerdir. Sizin ne zaman nasıl davranacağınızı hemen öğrenirler.

Bunları söylerken çok katı olun kurallar koyun çocuğunuzu hırpalayın demiyorum. Kuralların ne için olduğunu onun anlayabileceği dille kısa ve öz olarak açıklayabilirsiniz. Yemek öncesi atıştırmalığın büyümesine engel olabileceğini, çiçekleri koparttığında onların da canlarının acıyabileceğini, öğlen uykusunu uyumak istemediğinde parkta istediği gibi koşamayacağını, kardeşine vurduğunda bunun yanlış olduğunu basit ve de kısa cümlelerle açıklamalıyız. Konuşmalarımız net olması ona ulaşmamızı kolaylaştırır. Ama yetişkin iletişimindeki hız ve sözcük sayısı fazla cümleler asla çocuğa ulaşmaz. Çoğu annelerde “tekrar tekrar söylüyorum ama anlamıyor” diye şikayet ederler. Yine dikkat etmemiz gereken bir durum çocuk başka bir şeyle meşgulken sakın ona bir şeyler anlatmaya çalışmayın. Şöyle bir deyiş vardır” Kedi fare peşindeyken onu yanınıza çağırmayın.” Çünkü fare onun ilk önceliğidir. Çocuk oyunun ortasındayken “Gel bak sana ne diyeceğim” derseniz asla yanınıza gelmez. O an onun önceliği oyundur.

Kuralları olmayan çocuklar erken yaşta hoş görülebilir ama büyüyünce göze batmaya başlarlar. Okul öncesi kurumda uyum sağlamakta zorlanırlar. Arkadaş edinemeyebilirler. Birinin saçını çekme, itme, yemek yemede zorluk, tuvalet sorunu gibi durumlardan anneler şikayet alabilir. Hatta okuldan almaları talebiyle karşılaşabilirler.

Kuralsızlık bununla da kalmıyor. Sizlerle yenilerde tamamlanan bir araştırmayı paylaşmak istiyorum. Fransız ve A.B.D.de de ebeveynler ve çocukları ile uzunlamasına yapılmış bir araştırma yani epey yıllar ailenin tutumu ve çocukların zaman içinde kişilik özellikleri takip edilmiş. Sonuçta her iki toplumdan seçilen ailelerin kuralları olduğu ama Amerikalıların kuralları tutarlı uygulamadıkları ama Fransızların tutarlı biçimde kuralları uyguladıkları ortaya konmuş. Peki çocuklar? Tutarlı kurallı evde büyüyen çocuklar özgüvenleri, motivasyonları, psikolojik dayanıklılıkları, akademik başarıları yüksek, problem çözücü bulunmuş ama bu özellikler Amerikan çocuklarında yeterli düzeyde bulunmamış.

Bu da bize gösteriyor ki kuralları olan yani yapılandırılmış olarak bilinen ailelerin çocukları hem sosyal açıdan hem kişilik açısından daha sağlıklı bireyler olarak yetişiyor. Bronfenbrenner ve Lewin gibi çocuğun gelişimini sosyal ortam içinde değerlendiren psikologlar da bu görüşü destekleyenlerden. Umarım sizler çocuğunuza olan davranışlarınızı yeniden gözden geçirerek onu sağlıklı bir birey olarak yaşantıya hazırlarsınız.


 

Sadece 3 adımda çocuğunuzun gelişim seviyesine uygun programımıza ulaşın.

Programdaki aktiviteleri çocuğunuzla yaparak, çocuğunuzun gelişim
seviyesini ulaşabileceği en üst düzeye çıkarmaya yardımcı olun.

Hemen çocuğunuzun gelişim seviyesini belirleyen soruları yanıtlayın.

çocuk gelişimi

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER YAZILAR


yorumlar