Çocuk Eğitimi

Çocuğunuz Okula Gitmek İstemiyorsa Akran Zorbalığına Uğramış Olabilir

Tarih: 17 Ağustos 2019 - Cumartesi
Uzman görüşü için konu öner.

Okula Gitmek İstemeyen Çocuğun Bir Nedeni: Akran Zorbalığı


Okullar açılacağı zaman bazen çocuklar okula gitmekte direnebilirler. Altta yatan ayrılık kaygısı, öğrenme zorlukları, öğretmenle ilişki problemleri gibi okul reddini açıklayabilecek nedenler olmadığında aklımıza “akran zorbalığı” da muhakkak gelmelidir.

Özellikle küçük çocuklarda yaşantıların söze dökülmesi az, neden-sonuç ilişkisi kısıtlı iken daha önce yaşadıkları akran zorbalıklarını anlamlandırıp dile getiremeyebilirler. Bu nedenle okula gitmek istememe, okul etkinliklerine (piknik, gösteri vb.). katılmak istememe, sebepsiz somatik şikayetler (karın ağrısı, baş ağrısı), okul saati hırçınlık ve nedeni belli olmayan öfke atakları ile tepki gösteren çocuklarda okuldaki yaşıt ilişkisi ayrıntılı olarak gözden geçirilmelidir.

Akran zorbalığı nedir, nasıl önlenir (peer-bullying)?

Zorbalık ve istismar nitelik olarak birbirine benzer olmakla birlikte, çocuğun yaşıtları tarafından gerçekleştirilen sözlü veya davranışsal şiddet içeren örseleyici tutumlar için kullanılmaktadır. Küçük çocuklardaki akran zorbalığını şu şekilde gruplayabiliriz:

Fiziksel zorbalık:

Okulda veya okul dışında arkadaşını ittirme, çelme takma, sık sık düşürme, el şakaları yapma, küçük çocuklar için özellikle sık sık tükürme, ısırma, çimdikleme, eline kalem batırma gibi hareketleri sayabiliriz.

Sözlü zorbalık:

Özellikle çocuğun dış görünüşüyle ilgili ayırt edici özellikleri üzerinden çocukla alay edilmesi, lakap takılması veya aşağılayıcı sözler kullanılmasıdır. Küçük çocuklar için farklı bir saç rengi bile alay konusu olabilmektedir. Çizgi filmlerdeki zayıf yönleri belirgin olan karakterlerin isimleriyle seslenilmesi de çocuk için örseleyici olabilir.

Sosyal şiddet:

Arkadaş gruplarına almama, etkinliklere davet etmeme, yalnızlaştırma, çocuk hakkında iftiralarda bulunma ve grup olarak zorbalık yapmadır. Günümüzde büyük çocuklar için “siber zorbalık” yoluyla da şiddet uygulanmaktadır.

Eşya zorbalığı:

Çocuğun eşyalarına zarar verme, elinden zorla parasını alma, getirdiği yiyecekleri zorla yeme, okul gereçlerini sürekli izinsiz kullanmayı içerir.

Akran zorbalığına ne zaman müdahale edilmelidir?

Hem zorbalık yapan hem de zorbalığa maruz kalan için okulda ciddi sorunların dışında ileri yaşlarda pek ruhsal sorunlar da olabilir.

Zorba çocuğun içinde bulunduğu durumun (ilgisiz ebeveyn, uyum sorunları (boşanma, kardeş doğumu), ilgi çekme ihtiyacı, akademik ve özgüven sorunları vb.) yeterince anlaşılması ve riskli özellikleri (Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu, dürtü denetim sorunları, davranış sorunları gibi) varsa saptanıp erken müdahale edilmesi önemlidir.

Mağdur çocuğun ise özellikle küçük yaşta deneyimlediği örseleyici olaylardan en az etkilenmesi için ruhsal destek alması, olası travmatik etkinin azaltılması, güven inşası, sağlıklı sosyalleşme, okula uyum ve özgüvenin sağlanması için gereklidir.

Akran zorbalığı ele alınırken özellikle iki tarafın da psikolojik açıdan değerlendirilmesi gerektiği unutulmamalıdır. Sağlıklı bilişsel ve ruhsal gelişim, hatta fiziksel gelişim için bile zorbalıkla mücadele edilmelidir. Okul öncesi eğitim kurumlarından başlayarak öğretmenleri ve velileri içeren önleme çalışmaları yapılmalıdır.

Akran zorbalığı ailelere öneriler

Okul içinde karşılaşılırsa sorunu sadece okulda gizli tutmak uygun değildir. Her iki çocuğun da ebeveynleri ile görüşülmeli ve çocuklarla çalışan ruh sağlığı profesyonellerine yönlendirilmelidir. Okul rehberlik servisleri ve psikolojik danışmanları akran zorbalığına yaklaşım konusunda donanımlı olmalıdırlar.

1) Öncelikle mağdur çocuk zorbalığa uğradığını ifade etmişse, her şeyden önce çocuğa inanmak gerekir. Olmamışsa bile çocuğun neden bir arkadaşı ile ilgili bunu kurgulamış olabileceği de araştırılmalıdır.

Çocuğa inanmamak, küçümsemek; örneğin “sana aptal dedi sen hiçbir şey yapamadın mı?” gibi sözler sarf etmek uygun değildir. Çocuğumuzun canının yandığını, bu durumun onu çok üzdüğünü bildiğimizi ve yaşananları anlattığı için aslında çok güçlü bir çocuk olduğunun vurgulanması önemlidir. Bu şekilde çocuklar ileri dönemlerde olabilecek olumsuzlukları da saklamayıp empatik davranan ailesine iletecektir.

2) Mağdur çocuk suçlanmamalıdır. “Sen kaşınmışsındır” ya da “sen ona ne yaptın ki o da sana yaptı?” gibi yaklaşımlar uygun değildir. Mağdur çocuktaki güven ve kaygı sorunlarının gelişmemesi için önleyici psikolojik destek çalışmaları yapılmalıdır. Ayrıca her mağdur çocuğun ileride zorba olabileceği de akılda tutulmalıdır.

3) Zorba çocuğa çok tepki gösterilmemelidir. Zorbalık davranışının altında yatan neden anlaşılmaya çalışılmalıdır. Geçmişteki mağduriyeti, eşlik eden dürtü denetimi sorunları vs. araştırılmalıdır. Özellikle küçük yaşlardaki bir çocuk ise sağlıklı sosyal iletişim becerileri kazandırılmaya çalışılmalıdır. Zorba çocuğun bu davranışları eğlenceli bulunulmamalı, bu tarz davranışlarla ilgi çekmesinin önüne geçilmelidir.

4) Akran zorbalığı ile mücadelede ebeveynler ve öğretmenler olarak rol modeli olma özelliğimizi güçlendirmeliyiz. Herhangi bir farklılığı olan çocukla iletişimimize dikkat etmeliyiz. Oyun amaçlı bile olsa alay etme, dalga geçme veya aşağılayıcı isimler, lakaplar takma olmamalıdır. Küçük yaş çocukları oyun ile gerçek yaşamı karıştırabilirler ve neden-sonuç olarak olayları yargılaması gelişmemiştir.

Empati ve farklılıklara hoşgörü kazandırma, sağlıklı sorun çözme ve iletişim becerileri geliştirecek özellikle grup etkinlikleri akran zorbalığına yönelik koruyucu yaklaşımlardır.


 

Çocuğunuzun gelişimini oyun yoluyla hızlandıralım.

Oyun en verimli öğrenme yoludur.

Doğumdan itibaren çocuğunuzun yaşına ve gelişim seviyesine özel, oyunlar içeren, gelişim programı sunuyoruz.

çocuk gelişimi

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER YAZILAR