Saldırgan ve Sinirli Çocuğa Nasıl Davranılır? | Çocuklu Dünya
 
Çocuk Gelişimi

Çocuğunuz Sinirliyse Ne Yapabilirsiniz?

Tarih: 5 Temmuz 2021 - Pazartesi
Uzman görüşü için konu öner.

Çocuğunuz Sinirliyse Ne Yapabilirsiniz?

SİNİRLİ ÇOCUKLAR

Öfke yaşadığımız diğer duygular gibi yaşanması gereken normal bir duygudur.

 

Öfke Kötü müdür?

Doğuştan her insanda bulunan bu duygu gayet insanidir. Öfke kendin olmaktır. Bu duygumuz sayesinde neyi sevip sevmediğimizi, nelerden hoşlanıp hoşlanmadığımızı fark edebilir ve bunu ifade edebiliriz. Aynı zamanda bizi rahatsız eden şeye karşı koymamızı ve kendimizi savunmamızı sağlar. Öfkenin bir işlevi vardır ve bunu tamamladığında son bulur. Örneğin bizi sevindiren bir olayla karşılaştığımızda mutlu oluruz. Fakat o anki mutluluğumuz ömür boyu sürmez. Öfkenin de aynı şekilde bir ömrü vardır. Önemli olan öfkenin nasıl yönetildiği ve ifade edildiğidir. Öfkeyi iyi ya da kötü yapan kendisi değil bu duyguyla ne yapıldığıdır. Ama genellikle aileler çocuklarının öfkelenmesini istemezler.

Çocuklarda Sinirliliğe Yol Açan Sebepler Nelerdir?

Öfke ikincil bir duygudur ve arkasında üzüntü, hayal kırıklığı, kaygı, utanç gibi diğer duyguları gizleyebilmektedir. Bazen küçümseneceğimizden korktuğumuz için bazen de bu duyguları kendimize yakıştıramadığımız için saklama ihtiyacı hissederiz. Bu duygular yerine öfkeyi tercih ederiz. Çünkü diğer duyguları o an fark etmek zordur. Öfke daha kolay ve otomatiktir.

Günümüzde değişen yaşam şartları sonucunda çocukların beslenme alışkanlıkları, çevre ve sürekli ev ortamında vakit geçirmesi nedeniyle hareket ihtiyaçlarının karşılanamamasından dolayı daha enerjik durumdadırlar. Bu hareketlilik ihtiyacı çocuğu ailesinden tepki alacak davranışlara itebilmektedir. Bu durum çocuğun sürekli engellenmesine ve öfkelenmesine sebep olabilmektedir.

Ev içinde kavga ve şiddetin olması, çocuğun bu duruma sık sık tanık olması, kronik rahatsızlığının bulunması ve geçmişte travmatik deneyimlere sahip olması öfke konusunda risk faktörleri olarak sayılabilir.

Çocuk öfkesini uygun olmayan bir şekilde gösterdiğinde onaylanması ya da görmezden gelinmesi öfkeyi devam ettiren sebeplerdendir. Tutarsız ebeveyn davranışları, büyük çocukların kışkırtıcı davranışları ve çocuğun isteklerinin öfke sonucunu yerine getirildiğini görmesi bu durumda etkili olmaktadır.

Yine çocuğun sadece öfkeli anlarda ailesinin dikkatini ve ilgisini çektiğini fark etmesi, çocuğun başarısız olduğu taraflarına odaklanılması ve yetersiz hissettirilmesi çocuğu öfkelendiren ve öfkesini sürekli hale getiren durumlardır.

Ayrıca çocuklar yanlış anlaşıldıklarında, reddedildiklerinde, ceza aldıklarında, haksızlığa ve ayrımcılığa uğradıklarında öfkelenebilirler.

Sinirli Olmak Doğuştan mıdır?

Doğuştan mı yoksa çevreden mi sorusu çocuk gelişiminde önemli sorulardan biridir. Doğuştan gelen faktörlerle çevreden gelen faktörleri birbirinden kesin çizgilerle ayırmak neredeyse imkansız. Evet çocuğun doğuştan getirmiş olduğu genetik materyal zor durumlara karşı daha hassas olmasını, diğerlerinden fazla etkilenmesini veya duygularını yatıştırmasını zorlaştırabilir. Bunun yanında çocuğun yaşadığı ortam, geçmişteki olumsuz tecrübeleri, uygun olmayan ebeveyn yaklaşımları bu durumu etkileyebilir. Aslında bu iki farklı düşünce tarzından hangisine sahip olduğunuz yetiştirdiğiniz çocuğa nasıl yaklaştığınızı büyük oranda etkiliyor. Doğuştan olduğuna inanmak bazen bizde çaresizliğe, karamsarlığa ve çocuğumuzu etiketlememize neden olurken, diğer türlü bir yaklaşım ihtiyaçlarına kulak veremeye, duygularını anlamaya ve desteğe götürebilmektedir.

Sinir Çocuklar için Ne Yapmalısınız?

Öncelikle anne babalar olarak kendi duygularımızla olan ilişkimize bakmamız faydalı olacaktır. Öfkeli hissettiğimde içimden ne geçiyor? Böyle hissettiğim için suçluluk mu hissediyorum? Bir an önce onu göndermeye mi çalışıyorum? Ebeveyn olarak öfkelenmeye hakkım olduğunu kabul edebiliyor muyum? Kendi duygularımızla olan ilişkimiz çocuklarımızın duygusuna yaklaşımımızı etkilemektedir. Öfkeme izin verdiğim ve yaşayabildiğim ölçüde çocuğumun öfkesine izin verebilirim. Bu yüzden ebeveyn olarak öfkelenmeye hakkım olduğunu kendimize hatırlatarak başlayabiliriz. Ayrıca ebeveynlerin duygularını yönetmek konusunda çocuklara model olması faydalı olacaktır. Örneğin babanın “bugün yapmam gereken bir işi yapamadım o yüzden sinirliyim” şeklinde çocuğa aktarması gibi.

Öfkenin ikincil bir duygu olduğunu ve arkasında başka duyguları sakladığını söylemiştik. Bu noktada çocukların öfkeye sebep olan esas duygularını fark etmelerine destek olabiliriz. Çocuğunuzun yaşadığı bir hayal kırıklığı sonucu öfkelendiğini düşünelim. Örneğin markete gittiğinizde oyuncak almasına izin vermediniz ve sinirlendi. Böyle bir durumda hayal kırıklığına uğradığını çocuğa fark ettirmek hem yaşadığı durum ile duygusu arasında bağlantı kurmasına hem de öfkesini anlamlandırmasına yardımcı olabilir. Özellikle küçük çocuklar yaşadıkları duygusal deneyimin içinde kaybolabiliyor. O anlarda bizim devreye girip durumu onlara tercüme etmemize ihtiyaç duyuyorlar. “Oyuncak alamadığın için hayal kırıklığı yaşadın ve bu seni kızdırdı”

Çocuklara kızgınlığını kabul eden aynı zamanda da kendine, çevresine veya eşyalara zarar veren davranışlarına sınır koyan bir yerden yaklaşmamız önemli. Bu sayede çocuğunuz öfkelenmenin normal bir şey olduğunu fakat yıkıcı davranışların uygun olmadığını kendini güvende hissettiği aile ortamında deneyimleyerek öğrenmiş olacaktır. Öfkeyi uygun yollardan göstermesine ebeveyn olarak modelleme yapmanın yanında “sıkıldım veya kendimi kötü hissettim diyebilirsin” şeklinde ökesini ya da arkasında yatan duyguyu uygun şekilde ifade etmesi için teşvik edebiliriz.

Ayrıca çocukların kendileriyle ilgili karar verme ve kontrol etme ihtiyaçlarından dolayı onlar için önemli gördüğümüz birtakım sınırları koyarken seçenekler sunmak kontrolün onda olduğunu hissetmelerine yardımcı olarak engellenmiş, kısıtlanmış hissetmelerinin önüne geçebilir.

Çocuğunuz Sinirliyken Nelerden Kaçınmalısınız?

Genellikle toplumumuzda çocukların öfkelenmesine ya da öfkesi sonucu ağlamasına izin verilmez. Çocukların duyguları bastırılarak nasıl ifade edeceklerini öğrenmelerinin önüne geçilir. Çocuklar öğrenemedikleri için duygularını kontrolsüz şekilde sergiler. Bu yüzden çocuğun duygusuna yönelik “kızılacak ne var bunda, neden kızdın ki” şeklinde eleştiri ve yorumlardan uzak durulmalı. Çocuğun duygularını bastırmaktan ya da değiştiremeye çalışmaktan kaçınılmalı. Çocuklar öfkelendiklerinde ya da ağladıklarında duygularını yaşamasına izin verilmeli.

Özellikle küçük çocukların sistemleri ani geçişleri tolere etmekte zorlanabiliyor. Örneğin parkta oynarken “hadi eve gidiyoruz” demek sebep olabilir. Bunun yerine “üç defa daha kaydıktan sonra eve gideceğiz” demek ona duygularını kontrol etmesi için zaman tanıyacaktır.

Yine başarısızlık da çocukları öfkelendirebilir. Bu yüzden çocuk bir şeyi başaramadığında hemen aile onun yerine yapmak yerine çocuğa uğraşması için gerekli zaman tanınabilir, eğer çok uğraştıysa biraz ara vermesi tavsiye edilebilir ve sonuçtan ziyade çabası takdir edilebilir.

Kullanılan dil işleri kolaylaştırdığı gibi zorlaştırabilir de. O yüzden engelleyen, baskıcı, ketleyen olumsuz bir dil yerine; yapıcı, teşvik edici, yapmaya yönelten pozitif bir dil kullanmak çocuğun kendini daha güvende hissetmesini ve uyumlu olmasını sağlayacaktır. “Bağırma yerine daha yumuşak konuşur musun?” “Vurma yerine nazik davran” “Ağlamayı kes yerine zorlandığının farkındayım” pozitif dile örnek olarak verilebilir.


Üye olup, Haftalık Programımızı uyguladığınızda, 14 gün içinde çocuğunuzdaki değişimi fark edeceksiniz.
Çerez Kullanımı
Kişisel verileriniz, mevzuata uygun olarak toplanıp işlenir. Detaylı bilgi almak için Verilerin Korunmasını inceleyebilirsiniz.
X