Annelik-Babalık

Aileye bir bebek geliyor! Annenin işi zor ama baba olmak ta kolay değil!

Tarih: 12 Ekim 2017 - Perşembe
Uzman görüşü için konu öner.

Anneler hamile kaldığımız andan itibaren hamilelik sürecine odaklanırız. Gerek hormonal hazırlıklar gerekse duygusal derinleşme de bu sürecin doğal bir parçasıdır.

Hamilelik sürecinde eşlerimiz tarafından duygusal olarak desteklenmeyi beklememiz de bu hassas dönemde beklentilerimiz arasındadır...

Ancak bu yeni döneme baba adayı açısından da bakabilirsek eğer; o da birey olarak hem maddi hem de manevi yeni bir sorumluluk dönemine hazırlanmaktadır. Özellikle de annenin doğum sonrası tüm ilgisinin bundan böyle çocuğunu yetiştirmeye odaklanacağı bir ortama da hazırlanması gerekmektedir. Acaba ikinci planda kalacak mıdır?

Hele ilk bebekse hem anne hem de baba olarak ilk aylarda bebeğin düzeninin oturmasına yönelik olarak hayatlarımızın değişeceği, duruma uyum sağlayana kadar ne kendimize ne de birbirimize ayıracak zaman kalmayacağı bir gerçektir.

İlk üç ay bu yeni rutin oturana kadar bu durumu aile büyüklerinin desteği ile de elden geldiğince iyi yönetilebiliriz. Bu süre içerisinde anne olarak artık doğum sonrası komplikasyonları atlatmış, emzirmeye devam etmekteyiz ya da sütümüzün yeterliliğine göre biberonla takviye dönemindeyiz. Yani; bedenimiz ve hormonal işlevlerimiz nispeten düzene girdiğin farkındayız. Yoksa farkında değil miyiz?

Baba açısından baktığımızda; bu süreçte eşlerimizi elimizden geldiği kadar desteklemeye devam ediyoruz. Üçüncü ayın sonuna doğru işler biraz düzene girdiğinin farkındayız. Artık eşimizden ilgi beklemeye ve eski birlikte olduğumuz düzeni de özlemeye başladığımızı hissediyoruz.

Hissediyoruz ama, acaba eşimizi yeterince destekledik mi? Yoksa bebek ağlayınca uyuyamıyorum, sen de emzirmek sürekli kalkıyorsun, yarın işe gideceğim diyerek öteki odaya mı taşındınız?

Uykusu düzenli olamayan, bütün gün aynı tempoda devam eden ve üstelik te bu annenin görevi diyerek kendinizi duygusal olarak da soyutlandığınız bu durumu tek başına götürmek için eşimizin bünyesi bu kadar dayanıklı mıdır? Ne kadar dayanıklıdır?

Ya da tam tersine babalık durumunu anneden daha fazla abartarak sürekli müdahale ve eleştiri durumunda mıyız? Yapılanları beğenmediğiniz gibi el vermek yerine söylenmeyi mi tercih ediyoruz? Bir çocuğa bakmayı bile beceremiyorlar galiba!

Aile büyüklerinin de tam kadro fikir verdiği bir durumda isek hele, durum biraz anne için yorucu ve karmaşıklaşmakta mıdır? Sinirleri ne durumdadır?

Bu durumda bu kritik eşiğin aşılması için artık taraflar olarak özen göstermenin, aslında eskiden beri “iki sevgili” olduğumuzu hatırlamanın zamanıdır.

Anne ya da baba olarak bizler kendimizce haklı da olsa, çeşitli nedenler ileri sürsek de; sadece bebeğe odaklanmak, ikinci çocuk varsa onu da babaya bırakmak, kendine vakit ayırıp özen göstermemek, doğum sonrası duygusal iniş çıkışlarda destek almamak ve kırıcı hatta mesafeli davranmak, aile içi kırgınlıklara, kardeş kıskançlıklarına ya da eşlerin kendini dışlanmış ikinci plana atılmış hissetmelerine neden olacaktır. Bu da bir çeşit çocuğuna gösterilen ilgiyi kıskanmaktır aslında.

Bu tip duygusal ve fiziksel mesafeler giderek aramızdaki bağı zayıflatabilir ya da en azından duygusal tepki olarak babanın evi ve ailesi ile ilgilenme tarzında değişikliklere neden olabilir. Bu tip problem durumları aşmak için aile büyüklerinden yardım isteyerek arada baş başa kalmak, dinlenmek ve eski keyifli günleri hatırlamak keyifli olacaktır.

Doğal olarak birlikte olmak, birbirimize vakit ayırmak her iki tarafın da fiziksel ve duygusal ihtiyacıdır. Yeniden beraber olmak her iki tarafa da çok iyi gelecek, duygusal ve fizyolojik düzenimiz yerine oturacağından, gerginlikler azalacak, daha mutlu daha dayanıklı ve zorluklara dayanabilecek verimli bireyler olmamız için motivasyonumuzu arttıracaktır.

“Sevgili” olduklarını unutmayan hem kendilerine hem de birbirlerine anlamlı vakit ayıran, zaman yaratmaya çalışan “bizler” bu dengeyi tutturduğumuz andan itibaren bebeğimizle birlikte olduğumuz anların verimi çok farklı olacaktır. Keyifle ve sevgiyle ilgilenildiğini hissetmek bebeğimizi de rahatlatacaktır.

İşte artık giderek büyüyen, sosyalleşen, gülücükler atan, tatlı melodik sesler çıkaran kendi kendine oyunlar oynayan bebeğimizin ve anne baba olarak birbirimizin tadını çıkarma zamanı.

Ne zamana kadar? İki yaş sendromuna kadar

:)


 

Sadece 3 adımda çocuğunuzun gelişim seviyesine uygun programımıza ulaşın.

Programdaki aktiviteleri çocuğunuzla yaparak, çocuğunuzun gelişim
seviyesini ulaşabileceği en üst düzeye çıkarmaya yardımcı olun.

Hemen çocuğunuzun gelişim seviyesini belirleyen soruları yanıtlayın.

çocuk gelişimi

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER YAZILAR


yorumlar