Çocuk Gelişimi

Çık Dışarıya Oynayalım

Tarih: 10 Ağustos 2017 - Perşembe
Uzman görüşü için konu öner.

Çocuk ve oyun kelimelerini birbirinden ayrı düşünmek mümkün mü? Elbette hayır… Oyun, her çocuk için neredeyse yeme, içme, barınma vb. fiziksel gereksinimler kadar önemli bir yer tutmaktadır. Bir çocuk için oyun, ruhun sağlıklı beslenmesini sağlayan en önemli araçtır. Her toplumda olduğu gibi bizim toplumumuzda ve geleneklerimizde de oyun, çocukluk döneminin vazgeçilmezleri arasında ilk sırada gelir.

Ancak son zamanlarda hem eğitimciler hem de anne babalar arasında 0-6 yaşın öğrenmeye en açık dönem olduğu bilgisinden hareketle; çocukların oyun zamanları, öğrenme faaliyetlerine ayrılmaktadır. Bu inançla da sanki “bilgi” bir yere kaçacakmış gibi gerek anne babalar gerekse eğitimciler her gün biraz daha yoğun ve yıldırıcı öğretme işi ile uğraşmaktadırlar.

Bizler, (anne baba ve eğitimciler) hazır olup olmadıklarına, bireysel özellik ve farklılıklarına, yetenek ve becerilerine bakılmaksızın henüz okul öncesi dönemde ve doğal olarak oyun çağındaki çocuklarımızı bir yere ve bir şeye yetişiyormuşçasına, okuma- yazma, matematik vb belli bir olgunluk ve hazır bulunuşluk gerektiren faaliyetlerin içine zorla ve erkenden itelemekteyiz…

Sonuçta hayat boyu sürecek öğrenme faaliyetinin pek çok kez hayal kırıklığı, özgüven eksikliği, endişe ve kaygıya yol açtığını gördüğümüzde ise geç kalmış olmaktayız. Henüz oyun çağında iken ve henüz yeni yeni bir şeyleri merak etmeye, ilgi duymaya başlamışken her gün yeni bir şeyler öğretmeye, zamanını masa başında geçirmeye zorladığımız çocuklar, ya 8-9 yaşına geldiklerinde merak ve ilgi duygusunu, öğrenme isteğini yitirmekte, ya da hazır olmadığı için çok sık bilgiyi edinme ve öğrenme zorluğu yaşayarak özgüven eksikliği ya da performans kaygısı geliştirmektedir.

Oysa okul-öncesi çocuğun en büyük gereksinimi olan oyun, en iyi öğrenme aracıdır aynı zamanda… Oyunun doğal ortamı ve rahatlığı ile ifade becerisi, arkadaşlarıyla ilişkisi, paylaşma ve yardımlaşma duygusu, karşısındakinin duygusunu anlama becerisi, sıra bekleme, arkadaşının sözünü kesmeme, hakkını koruma, başkalarının haklarına saygı duyma ve daha birçok sosyal beceriyi, çocuklar oyun sırasında ve oyunla birlikte hiçbir zorlamaya gerek olmadan kendiliğinden öğrenirler.

Yukarıda saydıklarımız, oyunun okul öncesi ve ilkokulun ilk yıllarındaki çocukların sosyal ve duygusal gelişimlerine katkılarından sadece birkaçı olarak sayılabilir. Oyunun bilişsel gelişime olan katkılarından söz edecek olursak geleneksel oyunlardan birkaç örnek verebiliriz. Birçoğumuzun küçükken keyifle oynadığımız ama şimdilerde neredeyse unuttuğumuz “sek sek” bugün bile (nadir görülse de) çocuklarımızın açık alanlarda severek oynadıkları oyunlardan birisi olmaya devam ediyor. Sek sek oynarken yerde çizili kutucukların üzerinde çizilmiş sayı sembollerini gören, aklında tutan, takip eden, tanımaya ve hatırlamaya uğraşan çocuk zorlanmadan ve keyifle sayı sembollerini tanıyıp, sıralamayı öğreniyor, devamını merak edip, öğrenme ilgisi oluşuyor. Tek ayak üzerinde sekerek oynanan bu oyunun aynı zamanda denge ve motor becerilerin gelişmesi açısından katkılarını da göz ardı edemeyiz.

Yine çocukluğumuzun anı çekmecelerinde saklı oyunlardan birisi olan “yağ satarım, bal satarım” oyununda, uzun bir süre tüm dikkatini her an arkasına mendil bırakıp kaçmaya başlayacak olan ebeyi takip etmeye yönelten çocuk, aslında müthiş bir dikkat çalışması yapmaktadır. Çocuğun bu süre zarfında hiçbir uyarana gerek olmadan tüm dikkatini oyuna yöneltmesi, oyunun; sosyal, duygusal, fiziksel ve bilişsel anlamda ne kadar destekleyici ve geliştirici olduğunu kanıtlayan örneklerden sadece birisidir…

Oyunun eğlendirici, keyif verici dünyasının öğrenmeye katkıları konusunda örnekleri çoğaltabiliriz. Hepimizin çocukluğumuzda severek oynadığımız, ezgisi hâlâ kulağımızda olan “aç kapıyı bezirgân başı” oyununu anımsadığımızda çabucak, kavgasız gürültüsüz sıraya girmiş, iki kişinin kollarını kaldırarak yaptığı hayalî köprünün altından geçen çocuklar hemen gözümüzün önüne gelir. Sıraya girme, kazanma, kaybetme kendiliğinden gelişir bu oyunda… Kimse kimseyi itip kakmaz, hırpalamaz, herkes sırasını bekler ve birbirinin hakkına saygı duyar. Sonuçta her şey uyum içinde ve keyifle yürür gider… Güzel dostlukların, samimi arkadaşlıkların temeli atılır…

Köşe kapmaca oyununda gelişen motor beceri ve çok yönlü dikkat, saklambaç oyununda ebeyi bulmak için gösterilen çaba, yaşanan heyecan yıllar sonra anımsandığında bir gülümsemeyle kendini gösterecektir.

Kısacası bugün geleneksel oyun ya da sokak oyunları diye adlandırdığımız bu oyunların ve oyun ortamlarının dikkat, yoğunlaşma, sosyalleşme, özgüven ve başkalarına güven, duygusal paylaşım, ifade becerisi, iletişim, kaba ve ince motor gelişim konusundaki katkıları günümüz çocuklarının da ihtiyaç duydukları kavramlar olarak nitelendirilebilir.

Sonuç olarak erken çocukluk döneminde öğrenme faaliyetlerine geçmeden önce bu dönemin bol oyunla değerlendirilerek yaşa özgü kavramların doğal süreçte gelişmesi çok daha sağlıklı olacaktır.


ÇocukluDünya Editörünün mesajı: "Uzmanımızın yazısını okuduğunuz için teşekkür ederiz" 0-6 yaş grubunda olan çocuklar fazlasıyla aktiftirler. Bu durumu anne ve babalar çok iyi bilir. Bebeklik dönemini geçirdikten hemen sonra yürümeye ve koşmaya başlayan çocuklar doğal olarak yapabileceği tüm aktiviteleri gün içinde her an her yerde yapmak isterler. Burada önemli olan onlar için eğlendirici olmasının yanı sıra eğitici birtakım çocuk aktiviteleri bulmaktır. Eğitici olan oyunlar çocukların ileri dönemlerdeki eğitim hayatına yardımcı olmakla beraber, yaratıcılıklarının ve zekalarının da gelişimine faydalı olur. Anne ve babalar bunların bilincinde olursa sağlıklı ve mutlu bir çocuk yetiştirirler. Yaratıcı çocuk oyunları arasında sayılabilecek lego, bilmece gibi birçok oyun çocuk gelişimine katkıda bulunabilecek oyunlar arasındadır. Tüm anne ve babalar bu konuda Çocuklu Dünya’da uzman görüşlerinden ve blog yazılarından faydalanabilir

 

Sadece 3 adımda çocuğunuzun gelişim seviyesine uygun programımıza ulaşın.

Programdaki aktiviteleri çocuğunuzla yaparak, çocuğunuzun gelişim
seviyesini ulaşabileceği en üst düzeye çıkarmaya yardımcı olun.

Hemen çocuğunuzun gelişim seviyesini belirleyen soruları yanıtlayın.

çocuk gelişimi

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER YAZILAR


yorumlar