Çocuk Gelişimi

Kardeşlik

Tarih: 10 Eylül 2017 - Pazar
Uzman görüşü için konu öner.

Belki Türkçemizin en güzel sözcüklerinden biri kardeşlik. Aynı karnı paylaşmaktan türeyen, arkadaş gibi, candaş gibi, yurttaş gibi ortaklık ve aynılık yapım eki ile türemiş güzel bir kelime…

Psikolojide çocuklarla ilgili en çok merak edilen konulardan biri de, kardeş psikolojisi: Kardeş doğumu ve çocuk, kardeş kıskançlığı, kardeşler arası rekabet, geçimsizlik…

İlginç olan kardeşliğin ilk anlamına dair soruların psikoloji içinde hak ettiğince yer bulamamasıdır. Kardeşlik nedir? Neye yarar? Kardeş rekabetinin olumlu sonuçları var mıdır? Kardeşler arasında dayanışmanın sağlanması için neler yapılmalıdır?

Burada şüphesiz ki anne-babalar olarak bizlerin çocukların ruhsal dünyalarını anlama ve onlarla yakınlaşma çabalarımızın büyük rolü olduğunu bilmemiz belirleyici olmaktadır.

Yeni doğan bir bebek, büyük kardeş için değişik şeyleri temsil edebilir. Öncelikle anneyi kaybetme ve annesinin sevgisinin parçalara bölünmesi korkusunu yaşayabilir. “Annenin sevgisi bir kek gibi olsa gerek, kekin parçalarından biri de yeni gelene gidecek, bana ne kadar kalacak?” gibi çocuksu-somut düşünce eğilimi ile azalan, paylaşılan bir sevgi anlayışı içinde kayıp tehdidi yaşayabilir. Bu düşünce eğiliminin farkedilmesi ve çocuklarla, anne baba sevgisinin hiç azalmayacağı, hep çoğalan bir kavram olduğu mesajının daha ilk günlerden itibaren verilmesi çok önemlidir. Aksi takdirde, kek paylaşır gibi anneyi paylaşma düşüncesi ile “kısıtlı kaynak” sorunsalına düşen çocuk, kardeşini hep bir şeyleri ondan kaçıran, anneyi paylaştığı, sevgiye rakip bir kişi ile karşılaştığını kolaylıkla düşünebilir.

Aynı durum, yeni doğan kardeş için de geçerli olabilir. Bu “paylaşma mecburiyeti ve kısıtlı kaynaklar için rekabet etme” durumunun ev içinde bir kez tohumları atıldığında, filizlenmesi hiç de zor değildir. Anne babaların çocuklarıyla gerçekçi, rahat, güven dolu ilişkiler içinde olmaları, sevgiyi az bulunan ve uğrunda çarpışılan bir kaynak olarak değil, rahatlıkla baş vurulan ve her daim artan bir kaynak olarak sunmaları son derece önemlidir.

Davranışların yaptırımları söz konusu olduğunda “Seni sevmeyeceğim artık! Kardeşini seveceğim!” sözleri, “Böyle yapmazsan seni sevmem” gibi tehditler ve koşullu sevgi sözleşmeleri çocuklar için bir “sevgi rekabeti” ortamı hazırlamayı kolaylaştırır.

Bu durumda kardeşlerin birbirlerini sevgi için ve anne baba ilgisi için çarpışan gladyatörlerden farklı görebilmeleri son derece zordur.

Kimi durumda ebeveynlerden bir tanesi de bilerek ya da bilmeyerek, sevgi rekabetine katkıda bulunabilir. Özellikle anne ile çocuk arasındaki özel bağın, fizyolojik olarak da güçlü olduğu ilk iki yılda (emzirme dönemi ve erken çocukluk) çocukla bağ kurmada daha fazla zamana gereksinim duyan kimi erkekler, anne ile bebeğin yakınlığını, kendilerinin dışarda bırakıldığı bir tür özdeşim/kapalı devre yakınlık gibi algılayabilir ve bu duruma tepki gösterebilirler. Bu durumda evdeki büyük çocuk ile birlikte, babanın da gizliden ya da açıktan körüklediği bir başka tür rekabet halkası da tetiklenebilir. Ev içinde anne-küçük kardeş/baba-büyük çocuk eşleşmesi anne babanın kendi psikolojileri doğrultusunda oluşturdukları çapraşık durumlardan bir tanesidir.

Kardeşlerin birbirleriyle, ortak alanlar, ev içi sorumluluklar, farklı zevkler ve ilgiler ve bunların aile dinamikleri içinde paylaşılması konusunda yaşayacakları tüm çatışmaların; ailede, çocuklar arasında bir karşılaştırma ve bir ayrımcılık yapmadan ele alınması son derece önemlidir. Ailenin birbirleriyle işbirliği yapacak şekilde tüm üyeleriyle birlikte sorumlulukları ve zorlukları göğüsleyebilmeleri bu çelişkili durumları aşmada ve dayanışmayı arttırmada etkilidir. Oda paylaşımları, birlikte çıkılan aile seyahatleri, birlikte yenilen yemek saatleri ve anne baba ekseninde çocukların da dahil olabileceği tüm etkinlikler, çocukların işbirliğini ve dayanışmasını arttıran küçük ve yararlı deneyimlerdir.

Anne babanın çocuklarıyla birlikte olmak deyince çok da dikkate almadıkları o kısa saatler, sadece aynı mekanda olmakla ölçülen birlikte olma süreleri, aslında pek çok kazanımın şekillendiği değerli enstantanelerdir.

Kardeşler için kardeşlik kavramının ortaklık, benzerlik, sevgidaşlık ve candaşlık olduğunun önce kelimelerde, sonra da ilişkilerdeki değerli paylaşımlarla şekillenmesi ile kardeş kavgası, kardeş kıskançlığı gibi yıkıcı ifadelerden yapıcı ifadelere geçiş mümkün olabilir. Kardeşlik sadece bir akrabalık değil bir dayanışma ruhudur ve ancak anne baba tarafından paylaşımın gücü ve işbirliğinin rahatlatıcı dayanışması olarak öğretilebilir.


ÇocukluDünya Editörünün mesajı: "Uzmanımızın yazısını okuduğunuz için teşekkür ederiz" ÇocukluDünya, sağlıklı nesillerin yetişmesine hizmet eden bir platformdur. Her çocuk özeldir ve iyi bir eğitimi hak eder. Çocuklu Dünya, çocuk gelişimi konusunda ebeveynleri bilinçlendirmek ve merak edilen soruları cevaplandırabilmek adına alanında uzman kişilerden oluşan güçlü kadrosuyla içerikler hazırlar. Çocuğunuz için bir profil oluşturarak, onun yaşına uygun çocuk aktiviteleri yahut bebek aktiviteleri gibi önerilerden faydalanmanız mümkün. Ebeveynlerin yanı sıra ebeveyn adayları için de bebek eğitimi hakkında bilgiler sunularak onları bilgilendirmek ve bilinçlendirmek amaçlanmıştır. ÇocukluDünya|Blog sekmesinde, çocuğunuzla ilgili diğer gündelik bilgileri takip edebilirsiniz. Çocukların fiziksel ve psikolojik gelişimlerini özenle takip etmek ve çevreden duyduklarıyla değil, uzman görüşleriyle hareket etmek isteyen ebeveynler için doğru adres, ÇocukluDünya!

 

Sadece 3 adımda çocuğunuzun gelişim seviyesine uygun programımıza ulaşın.

Programdaki aktiviteleri çocuğunuzla yaparak, çocuğunuzun gelişim
seviyesini ulaşabileceği en üst düzeye çıkarmaya yardımcı olun.

Hemen çocuğunuzun gelişim seviyesini belirleyen soruları yanıtlayın.

çocuk gelişimi

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER YAZILAR


yorumlar