Okul Öncesi Dönem Akran İlişkileri | Çocuklu Dünya
 
Çocuk Gelişimi

Çocuklar Nasıl Arkadaş Olur? Sosyal Becerilerini Nasıl Geliştirebilirsiniz?

Tarih: 22 Ocak 2021 - Cuma
Uzman görüşü için konu öner.

Çocuklar Nasıl Arkadaş Olur? Sosyal Becerilerini Nasıl Geliştirebilirsiniz?

Okul Öncesi Dönem Akran İlişkileri

Çocuklar için akran ilişkileri ikinci bir dünyayı temsil eder. Bahsettiğimiz bu dünyada çocuklar kendileriyle eşit yaşta, gelişmişlikte ve yeteneklerde olan kişileri “akranları” olarak seçerler. Ama tabi ki farklı yaşlardaki iki çocuk da ortak ilgi alanları ve hedefleri olduğu sürece arkadaşlık kurabilir.

 

Akran İlişkisi Nedir?

12 ile 18 aylık bebekler birbirlerine mimik yapabilir, gözünü dikerek başka bir yaşıtına bakabilir, veya gülebilir. 18 ile 24 aylık bebekler artık tam olarak karşılık iletişim kurmaya başlarlar ve bunları sözlü bir şekilde ifade ederler. Örneğin, birlikte oyun oynarken biri diğerine “Ben zıpladım!” dedikten sonra, diğer akranı da “Ben de zıpladım!” diye geri cevap verebilir veya birbirlerine oyun için rol atayabilir, “Ebe sensin” gibi.

Akran İlişkisi Neden Önemlidir?

Kendi hayal dünyalarından bir oyun uydurup oynadıklarında veya bir oyuncağı paylaşma kavgası içine girdiklerinde bile çocuklar sosyal becerilerini geliştiren çok önemli şeyler öğrenirler. Ebeveynleri olmadan akranlarıyla birlikte zaman geçirdiklerinde çocuklar, başkalarıyla nasıl iyi geçinilebileceğini ve yakın ilişkiler kurup sürdürmeyi öğrenir.

0-6 yaş aralığındaki çocukların sosyal becerileri daha çok ebeveynlerden ayrılma ve ortaklaşa oyun kurup oynayabilme yeteneğine bağlıdır. Çocuklar büyüdükçe ve oyun tercihleri değiştikçe, sosyal beceriyi etkileyen düşünme ve dil gelişimi de gelişir. Okul öncesi ve okul çağı bu gelişim için çok önemlidir.

Çocuklar En Erken Kaç Yaşında Arkadaş Edinmeye Başlar?

Bebekler anne-babalarına bağlılık geliştirmelerinin yanı sıra yaşıtlarıyla ilişki kurup sürdürebilme yeteneğine de sahiptirler.

6-7 aylık bebekler bile başka bebeklere karşı gülüp, mimik yaparak karşılık verebilse de, asıl 12 ila 24 aydan sonra çocuklar yaşıtlarına ve çevrelerine daha uyumlu tepkiler vermeye başlarlar. Hatta, bu yaştaki bebeklerin daha çok sevdikleri ‘oyun arkadaşları’ da olabilir.

Çocuklar Nasıl Arkadaşlık İlişkisi Kurar?

Çocukların ikinci dili oyundur diyebiliriz. Oyun konusunda aynı dili konuşabilen çocuklar genel olarak birbirlerini ‘oyun arkadaşı’ olarak görür ve diğerlerine göre daha farklı davranırlar. Çocuklar ortak oyun kurabildiği akranlarına karşı daha yakın davranır ve kendileri hakkında daha çok bilgi paylaşımı yaparlar.

Hangi Çocuklar Daha Kolay Arkadaş Edinir?

Her çocuk aynı kolaylıkta arkadaş edinemez. Genel olarak, kolayca yakın arkadaş edinebilen çocuklar da tartışmaları çözümleyebilme ve ortak oyun kurup oynayabilme becerileri daha yüksektir. Dürtüsel veya olumsuz sosyal davranışları engelleyebilme kapasitesine sahiptir.

Aynı zamanda, dışadönüklük veya utangaçlık çocuğun sosyal ilişkilerini etkileyen bir faktördür. Fakat bu karakteristikler, çocuğun içinde bulunduğu ortamdan etkilenebilir. Örneğin, sessiz ve çalışkan bir çocuk, gürültücü akranlarının yanında sosyal açıdan yetersiz görünebilir; ama, onun gibi sessiz oyunları seven yaşıtlarının yanında sosyal açıdan daha başarılı olabilir.

Olumlu sosyal davranışlara sahip çocuklar ortaklaşa oyun kurup oynayabilme, tartışmaları çözümleyebilme, duygularını kontrol edebilme, ve paylaşımcı olabilme yeteneğine sahiptirler.

Çocuğunuzun sosyal becerilerinin gelişmesi için neler yapabilirsiniz?

  • Yaşıtlarıyla buluşturun. Akranlarıyla vakit geçirebileceği planlar yapın. Sosyal becerileri öğrenebileceği asıl yer akranlarıyla oynadığı zamandır.
  • Yaşıtlarının oyununa dahil olmakta çekiniyorsa destekleyici ve şefkatli bir şekilde bunu nasıl onların oyununu bölmeden yapabileceğini anlatın.
  • Belli etmeden çocuğunuzun akranlarıyla oynarken kurallara uyup uymadığını gözlemleyin.
  • Ona yaşıtlarıyla oyun kurması için bir alan tanıyın.
  • Küçük ve ciddi olmayan çatışmalar çıktığında hemen müdahale etmek yerine, çocuğunuza kendi kendine problemi halledebilmesi için olanak verin.

Çocuğunuzun en büyük rol modeli sizsiniz. Kendi olumsuz duygularını bastıramayan, öfkeli ve müdahaleci ebeveynlerin çocukları da genelde olumsuz duygularını kontrol etmekte zorlanır. Bu tarz emir verici veya kontrolcü tavırlar çocuklara diktatörlüğü öğretebilir ve sosyal becerilerini geriletebilir.

Çocuğum Neden Yaşıtları Tarafından Dışlanıyor/Reddediliyor/İstenmiyor?

Ebeveynlerin tavırları, çocuğun akranlarına olan davranışlarını ve tepkilerini dolaylı yoldan etkiler. Onların ilk ilişkisi bakım verenleriyledir (çoğunlukla anne ve baba). Sizden gözlemlediklerini ve öğrendiklerini gerçek hayattaki ilişkilerinde uygular.

Çocuğun akranları tarafından kabul edilip edilmemesinin birkaç nedeni vardır:

1. Ebeveynlik Stili: Özellikle ilk yıllarda bebeğinin ihtiyaçlarına, tepkilerine ve isteklerine daha duyarlı ve hassas olunduğunda çocuklar daha az huysuz ve kaygılı olurlar. Aynı zamanda bu bebekler duygularını daha iyi kontrol edebilmekte ve çevresindeki çoğu kişi tarafından “popüler” bulunurlar. İlk yıllarda bebeğin tepkilerine ve ihtiyaçlarına bazen duyarlı, bazen de duyarsız davranabilen ebeveynlerin genel olarak daha kaygılı ve yatıştırması zor bebekleri olmakta. Çok fazla otoriter, tutarsız, veya ihmalkar olmak çocuğun sosyal becerilerini olumsuz etkiler ve yaşıtları tarafından dışlanmasına sebep olabilir.

2. Mizaç Özelliği: Doğuştan gelen bazı karakteristik özellikler de akran ilişkisini etkileyebilir. Sinirli ve dürtüsel olan çocukların uyumsuz akran ilişkisi olma riski daha fazladır. Daha sessiz veya bir ortama ısınması daha uzun süren çocuklar da akranları tarafından ihmal edilme riski altındadır.

3. Zihinsel Beceriler: 0-6 yaş aralığındaki çocuklarda, daha komplike ve uyumlu oyunlar kurup oynayabilen çocuklar sosyal açıdan da daha başarılıdır. Özellikle bu yaş aralığında “Yap-inan Oyunu” sosyal beceriler için önemli bir kriterdir.

4. Dış Görünüş: Okul öncesi dönemde dış görünüş sosyal kabul edilirlik için bir etkendir. Özellikle beş yaşından itibaren, dış görünüşü açısından daha çekici ve sempatik olan çocuklar, hem akranları hem de öğretmenleri tarafından daha çok ilgi görüp, sevilebilir.

5. Davranışsal Etken: ‘Popüler çocuk’ olarak adlandırılan, çoğu yaşıtı tarafından sevilen çocuklar, genel olarak sakin, dışa dönük, iletişim başlatıp sürdürmekte başarılı, arkadaş canlısı, nadiren yıkıcı veya saldırgan olarak tanımlanır. ‘Dışlanan/İhmal eden çocuklar’ genelde daha pasif ve utangaçtır. Konuşkan değildirler ve yaşıtlarının oyununa dahil olmak için daha az girişimde bulunurlar. Dışlanan çocuklar dikkati nadiren üzerlerine çekerler. Aslında ihmal edilen çocuklar yaşıtlarından daha az sosyal beceriye sahip değildir; sadece sosyal olarak girişken olmadıkları için akranları tarafından fark edilmezler. ‘Reddedilen/İstenmeyen çocuklar’ ise sosyal beceriler açısından pek başarılı değildir ve ikiye ayrılırlar. Bazı reddedilen çocuklar, fiziksel güç veya agresif taktikler kullanarak akranlarına hükmetmeye çalışır ve bu da onların çevresi tarafından istenmemesine neden olur. Akranlarının davranışlarını düşmanca yorumlar ve grup faaliyetlerinde uyumsuzdur. Bu çocuklar davranış bozukluğu ve ileri yaşlarda şiddet içerikli davranış sergilemeye daha meyillidir. Bazıları ise, pasif, kaygılı, akran grubunun beklentilerine duyarsız ve olağandışı davranışlar sergiledikleri için yaşıtları tarafından ‘garip’ olarak adlandırılırlar. Agresif olan çocukların aksine, bu çocuklar kendilerinin çevresi tarafından sevilmediğinin farkındadır ve eğer akranlar onları faaliyetlerden sürekli dışlayıp reddederse kendilerini daha da geri çeker ve içine kapanırlar. Bu çocuklar kendilerini yalnız hissederler; zorbalığa uğrama, depresyon ve içselleştirme hastalıklarına daha yatkındır.

 Çocuğun akranları tarafından kabul görmesi ve başarılı sosyal ilişkilere sahip olması bir çok faktörden etkilenebilmektedir. Peki çocuğun uyumsuz davranışları değiştirilemez mi? Akranları tarafından istenmeyen çocuklar hep böyle mi kalacak?

Başlangıçta Reddedilen/Dışlanan Çocuklar Daha Sonra Olumlu Akran İlişkileri Kurabilir Mi?

Çoğu kişi tarafından sevilen çocuklar, genel olarak bu statüsünü korur. Fakat, ‘popüler’ statüsünü uzun süre koruyamayabilir. Ama genel olarak olumlu sosyal becerileri sayesinde yalnız kalma olasılıkları düşüktür.

Sosyal becerilere sahip olan sadece girişken olmadıkları için dışlanmış çocuklar, sosyal açıdan başarısız olan çocuklara göre daha az yalnız hissederler. Yeni bir okula, sınıfa veya ortama giren bu çocuklar, kendilerini daha çok gösterebilir ve daha fazla akranıyla etkileşim halinde olabilir. Bu çocukların dışlanmasının sebebi sosyal açıdan beceriksizliği değil; utangaçlığı ve girişken olmamasıdır.

Agresif hareketleri sebebiyle reddedilen/istenmeyen çocuklar ve yaşıtları tarafından garip olarak adlandırılan çocuklar ileride ciddi uyum problemleri yaşamaya meyillidir. Erken yaşta bu durumun fark edilip önlem alınması, ileride yaşanabilecek bu ciddi problemlerin azalmasında önemli rol oynar.

Reddedilen veya istenmeyen çocukların sosyal becerilerini geliştirmeye yönelik programlar mevcuttur. Bunların arasında:

  • Çocuğun işbirlikçi ve sosyal açıdan uygun davranışlarını övmek.
  • Çocuklara sosyal açıdan uyumlu davranışlar sergileyen rol modellerle bir araya getirmek.
  • Öğretmenlerin de desteğini almak. Örneğin, reddedilmiş çocuklara yaşıtlarıyla birlikte çalışabileceği ortak görevler vermek gibi.
  • Oyuncaklar yardımıyla rol yapma veya rol üstlenme eğitimi yoluyla olumsuz sosyal davranışları tersine çevirip daha işbirlikçi ve çözümleyici beceriler öğrenmesine yardımcı olmak.

Gerekli adımlar atıldığında ve yardım alındığında bu olumsuz davranışlar değişebilmektedir. Fakat dikkat etmeniz gereken bazı noktalar var. Çocukların edindiği yeni sosyal beceriler ve problem çözme yetenekleri, ebeveynlerin zorlayıcı veya güvensiz tavırları, saldırgan ve agresif çözümleri destekleyen arkadaş çevresi sebebiyle uzun vadeli değişim tehlikeye atılabilir.

Sosyal becerileri geliştirmeye yönelik olan müdahaleler, çocuk antisosyal davranışları teşvik eden akran gruplarına dahil olmadan başlatıldığında daha etkilidir. Ne kadar erken fark edilirse ve müdahalelere başlanırsa o kadar yararlı ve kalıcı olur.

Referanslar

1. Shaffer, D. R. (2008). Social and Personality Development. 6th edition. Wadsworth Cengage Learning.

2. Cartledge, G. & Milburn, J. F. (2002). Teaching Social Skills to Children and Youth: Innovative Approaches. Ally & Bacon.


Üye olup, Haftalık Programımızı uyguladığınızda, 14 gün içinde çocuğunuzdaki değişimi fark edeceksiniz.
Çerez Kullanımı
Kişisel verileriniz, mevzuata uygun olarak toplanıp işlenir. Detaylı bilgi almak için Verilerin Korunmasını inceleyebilirsiniz.
X