Çocuk Gelişimi

Çocukların Sosyal ve Duygusal Gelişimi

Tarih: 29 Mart 2019 - Cuma
Uzman görüşü için konu öner.

Okul Öncesi Dönemde Sosyal-Duygusal Gelişim


Gelişim kişinin yaşamı boyunca geçirdiği düzenli, uyumlu, sürekli ilerlemeyi ve değişmeyi ifade eden bir kavramdır.


Sosyal-Duygusal Gelişimde Anne-Baba Davranışlarının Etkisi

Çocuklar, doğduğu andan itibaren doğduğu çevreye uyum sağlamak ve var olmak adına fiziksel, duygusal, sosyal, değişimler geçirir. Her alanda gösterilen gelişim birbiriyle ilişkilidir ve okul öncesi dönemden oldukça etkilenir.

Okul öncesi dönem, çocuğun hızla geliştiği bir dönem olarak düşünülebilir. Yapılan araştırmalar, çocuğun bu yıllarda kazandığı davranışların önemli bir kısmının, yetişkinlikteki kişilik yapısını, tavır, alışkanlık, inanç ve değer yargılarını biçimlendirdiğini ortaya koymaktadır. Bu dönemdeki eğitim, çocuğun duygularının gelişimine, algılama gücünü artırmaya, sosyal uyumunu ve becerilerini geliştirmeye yardımcı olmaktadır.

Okul Öncesi Sosyal Duygusal Gelişim Kazanımları

Sosyal duygusal gelişim, çocuğun kendini ifade edebilmesi, duygularını kontrol edebilmesi, kendisiyle ve çevresiyle uyum içinde olabilmesidir. Denham (2003) okul öncesi çocuklarının duygusal yeterliliğinin, sosyal gelişime katkılarıyla ilgili yaptığı araştırmada, üç-dört yaşlarındaki çocukların duygusal yeterliliğin, uzun dönemde sosyal yeterliliğe katkı sağladığı sonucuna varmıştır. Buna göre sosyal ve duygusal gelişim birbiriyle yakından ilişkilidir.

Sosyal ve duygusal gelişimde anne baba, çocuğun duygusal ifadelerini ve sosyal becerilerini güçlü biçimde etkileyen en önemli faktörlerden biridir. Çocukta sosyal ilişkilerin gelişmesinde anne çocuk diyalogunun önemli etkisi vardır. Anne ile çocuk arasında kurulan sağlıklı iletişim, çocuğun sağlıklı bir kişilik geliştirmesini sağlar. Başkaları ile olumlu ilişkiler kurması için temel oluşturur. Çocuğun sosyal duygusal gelişiminde babanın da önemli rolü bulunmaktadır. Anne babalarına güvenle bağlı çocuklar daha sosyaldir. Yapılan araştırmalarda, üç-beş yaş arasında ailesi tarafından pek ilgi görmeyen çocukların diğer çocuklarla karşılaştırıldıklarında babalarına daha az sevgi gösterisinde bulundukları belirlenmiştir.

Bazen anne babalar, istemeden de olsa çocuklarına reddedici davranabilmektedirler. Anne babaların ilgisizliği, çocuğu terk etme ya da başka bir yere gönderme gibi tehditlerde bulunmaları, hırçın davranışları çocuklarına yetersiz ve değersiz oldukları mesajını iletir. Bu da çocukların düşük benlik saygısı ve özgüven duygusu geliştirmelerine neden olabilmektedir (Dirim,2003). Çocuğu olduğu gibi kabul etmemek, başkalarıyla kıyaslamak, çocuğun yaş ve gelişim düzeyinden daha ileri beklentiler taşımak da bazı anne babaların yapmış olduğu olumsuz davranışlardır. Bu durumda çocuk isyankâr, aşırı hırslı ya da çekingen, yaşamdan daha az zevk alan bir kişilik özelliği geliştirebilir. Aynı zamanda bu da onun aile bireyleriyle olan ilişkisini olumsuz yönde etkileyebilir (Bakırcıoğlu, 2002).

Okul Öncesi Dönemde Çocuğun Sosyal Gelişimi İçin Ebeveynlerin Yapmaması Gerekenler

Anne babaların aşırı koruyucu ve hoşgörülü tutumu da çocuklar üzerinde olumsuz etkiler yaratarak, sosyal ve duygusal gelişimde gecikmelere neden olmaktadır. Anne babaların çocuğu gereğinden fazla kontrol etmesi ve özen göstermesi, çocukta bağımlılık, zayıf sorumluluk duygusu, güvensizlik, sosyalleşememe gibi özellikler ya da inatçı, aşırı otoriter, başkalarının haklarını çiğneyen kişilik özellikleri geliştirmelerine yol açabilmektedir. Çocukların hiçbir davranışına sınırlama getirmeyen, olumsuz davranışları bile büyük bir hoşgörü ile karşılayan anne babaların çocuklarının istek ve dürtülerini denetleyebilme yetenekleri gelişememekte, daha bencil ve sosyal uyumları düşük olmaktadır. Anne babaların aşırı hoş görülü tutumları çocukların yardımlaşma, paylaşma, özveride bulunma gibi sosyal davranışlar geliştirmesini engellemekte ve çocuğu grup içerisinde başkaları tarafından istenilmeyen durumuna düşürmektedir. (Meadows, 1986).

Anne baba arasındaki sıklıkla tekrarlanan anlaşmazlık ve şiddetli tartışmalar çocuk üzerinde gerek aşırı koruyucu gerekse aşırı kısıtlayıcı anne baba davranışlarından çok daha yıkıcı bir etki yapmaktadır. Evde yaşanan gerilimli etkileşimler, çocuğun duygusal ve sosyal gelişimini derinden etkileyerek davranış sorunları geliştirmelerine neden olabilmektedir (Yavuzer, 2001).

Anne ve babanın güven verici, destekleyici ve hoş görülü bir biçimde çocuğuna yaklaşması, çocuğun sosyal ve duygusal gelişimi için en ideal etkileşim biçimidir. Anne babanın, hem çocuğun ilgi ve gereksinimlerine duyarlı davranarak, hem de çocuklarını denetleyerek bir denge yakalaması gerekmektedir. Çocuklarının sosyal ve duygusal gelişimini olumlu yönde destekleyen ebeveynlerin öncelikle çocukların gelişim dönemlerini bilmeleri ve çocuklarını kendilerine özgü bireyler olarak kabul etmeleri önemlidir. Çocuklarının sosyal ve duygusal gelişimini destekleyen anne babalar, çocuklarıyla nitelikli ve yeterli zaman geçiren, sosyal yaşantıları paylaşan, onları ilgiyle dinleyen, sorularına karşılık veren, demokratik bir tutum içinde sorunlara çocuklarla birlikte çözüm arayan, güven verici ve hoşgörülü bir tutum içinde gerektiğinde sınırlamalar getiren anne babalardır.

Okul Öncesi Çocukların Duygusal ve Sosyal Gelişimi İçin Ebeveynlere Öneriler

● Anne babanın çocuğa karşı tutumu aralarında tutarlı olmalıdır. Tutarlı, tekrarlayan ve aynı davranışlar çocuğun öğrenme, sosyal ve duygusal gelişimi için önemlidir.

● Aile içindeki standartlar ve sınırlamalar düzenlenip çocuğa anlayacağı dilde ve net bir şekilde anlatılırsa anne babalar aşırı baskıcı veya aşırı hoşgörülü tutumlarından daha rahat bir şekilde uzak durabileceklerdir.

● Güven verici, destekleyici ve pozitif bir yaklaşım anne-baba-çocuk iletişimi için yapıcı olduğu kadar çocuğun her alandaki gelişimini zamanında ve sağlıklı olarak tamamlamalarında yardımcı olacaktır.

● Anne babalar, çocuğun gelişim düzeyinin farkında olmalı ve çocuğun gelişim düzeyinden ileri beklentilerde bulunmamalılar. Aynı zamanda çocukların yaşıtlarıyla veya farklı gelişim düzeyindeki çocuklarla kıyaslanması onların yaşamdan daha az zevk alan, isyankâr, asi, hırçın veya çekingen olmalarına neden olabilmektedir.


Eğitim Bilimci Prof. Dr. Ayla Oktay’ın “Okul Öncesi Eğitim Nasıl Yapılmalıdır?” yazısını da okumanızı tavsiye ederiz.


KAYNAKLAR

Bakırcıoğlu, R. (2002). Çocuk Ruh Sağlığı ve Uyum Bozuklukları. 110–113. Anı Yayıncılık. Ankara.

Denham, S., Blair, K., Demlilder, E., Levitas, J., Sawyer., K., Auerbach, S. and Queenan, P. (2003). Preschool Emotional Competence: Pathway to Social Competence. Child Development, January/ February, 74(1), 238-256.

Dirim, A. (2003). Çocuk Ruh Sağlığı. Esin Yayınevi. İstanbul.26-35.

Meadows, S. (1986). Understanding Child Development. London: Unvin Hyman, 173-185.

Yavuzer, H. (2001). Yaygın Anne-Baba Tutumları. Ana Baba Okulu. Remzi Kitapevi, İstanbul: 115–132.

Kandır, A. ve Alpan, Y., (2008). Okul Öncesi Dönemde Sosyal Duygusal Gelişime Anne Baba Davranışlarının Etkisi. Aile ve Toplum, Nisan/Mayıs/Haziran 14(4).


Üye olup, Haftalık Programımızı uyguladığınızda, 14 gün içinde çocuğunuzdaki değişimi fark edeceksiniz.
Çerez Kullanımı
Kişisel verileriniz, mevzuata uygun olarak toplanıp işlenir. Detaylı bilgi almak için Verilerin Korunmasını inceleyebilirsiniz.
X