Peri Masalları, Çocuk Kitapları ve Yaşam | Çocuklu Dünya
 
Çocuk Gelişimi

Peri Masalları, Çocuk Kitapları ve Yaşam Hakkında Merak Ettikleriniz

Tarih: 28 Ocak 2021 - Perşembe
Uzman görüşü için konu öner.

Peri Masalları, Çocuk Kitapları ve Yaşam Hakkında Merak Ettikleriniz

Peri Masalları, Çocuk Kitapları ve Yaşam

Çocuk kitapları, başta peri masalları olmak üzere sanıldığı kadar basit şeyler değildir. Peri masallarının binlerce yıldır anlatılmasının ve herkesi içine çekmesinin bir nedeni vardır. Çocuk kitapları aracılığıyla, konuşulması zor konularla ilgili çocukla iletişim kurulabilmektedir. Bu yazımda bu konuları detaylıca işledim.


Peri masalları aslında ne anlatır?

Peri masalları dediğimiz herkes tarafından bilinen masallar binlerce yıldır çeşitli versiyonlarıyla günümüze kadar ulaşmıştır. Bu masalları birbirleriyle karşılaştırdığımızda hepsinde birçok benzer öğe görürüz. Bu benzerlikler aslında bir tesadüf değildir, tüm peri masallarında evrensel olan bazı bilinçdışı öğeler ve gelişim evrelerindeki bazı çatışmalar ele alınır. Bu sebeple, her yaştan her millet peri masallarında bilinçdışı olarak kendinden bir şey bulur, bu masalların yılardır anlatılmasının sebebi de budur. Psikanalitik kurama göre, çocuğun deneyimlediği her gelişim evresinin çözülmesi gereken belli bir çatışması vardır, bu çatışma bilinçdışı düzeydedir yani çocuğun bilinç düzeyinde farkında olmadığı ve dile getiremediği bir durumdur. Peri masalları aslında bu bilinçdışı çatışmaları çocuk için dolaylı yoldan görünür kılar, bu çatışmaların çözülebileceği konusunda ona umut verir. Direkt olarak çocuğun kendi üstünden bu çatışmaların dile getirilmesi çocukta tehdit algısı ve suçluluk duyguları yaratabilir. Peri masalları çocuğun meselelerini dolaylı yoldan ele alarak çocukta bu tip duygular yaratmaz, bu meseleleri bilinçdışı düzeyde işleyebileceği güvenli bir ortam sağlar.

Bebeğin gelişim evresi nin başında ayrışma çatışması yer alır. Genellikle masalların en başında ölen iyi kalpli anne, anne ve bebeğin ayrışmasını simgeler. Bu iyi anne yerine gelen kötü üvey anne aslında iyi kalpli annenin kötü kalpli anneye dönüşmesidir. Bu ne demektir? Artık çocuğun her isteğini yerine getirmeyen, kurallar koyan ve ona işler veren yani onu dış dünyanın zorluklarıyla tanıştıran anne, çocuğun gözünde kötü anne olarak yerini almıştır. Anne figürünün kahramanı yemeye çalışması veya kahramanın anneye özgü bir şeyi yemesi, çocuğun ayrışmadan dolayı duyduğu korku sebebiyle anneyle bir bütün ve güvende olduğu zamana yani anne karnına geri dönme arzusunu simgelemektedir. Kötü kalpli üvey kardeşler ise yine ayrışmayla bağlantılı olarak, annenin sahibinin çocuk olmadığının, çocuğun annenin ilgisini diğer kardeşlerle paylaşmak durumunda olduğunun temsilidir. Ayrışma çatışması çözümlendikten bir süre sonra, cinsiyet farklılıklarının anlaşıldığı ve ilginin anneden olumlu ya da olumsuz (çocuğun cinsiyetine bağlı) şekilde babaya döndüğü bir gelişim evresi bulunmaktadır. Bu gelişim evresinde kızların anneyi alt edip babaya sahip olma, erkeklerin ise babayı alt edip anneye sahip olma gibi bir bilinçdışı arzusu vardır. Peri masallarında, erkek kahramanın ejderhalar veya yaratıklarla savaşması babayla olan mücadelesini, bunun sonucunda prensese kavuşması ise anneye sahip olmasını temsil etmektedir. Kız kahramanlar ise anneyi temsil eden cadı, büyücü veya üvey anneyle mücadele edip prense yani babaya kavuşmaya çalışır. Gelişim evrelerinde var olan bu bilinçdışı çatışmaların masallar yoluyla bilinçdışı bir tatmin sağladığını söyleyebiliriz.

Peri masallarındaki agresyon veya korku içerikli öğeler neden sansürlenmemeli?

Her insanın içinde iyilik barındığı gibi agresif dürtüler de barınmaktadır. Çocuğun içindeki bu agresif dürtüyü dışa vurması gerekir, bu oyun yoluyla olabileceği gibi masal dinleme yoluyla da geçekleşebilir. Masallarda bulunan birini yeme, saldırma, öldürme vb. olgular ebeveynler tarafından çocuktan gizlenmesi gereken şeyler olarak sayılsa da aslında çocuğun içindeki agresyonla barışık olmasını sağlar. İçindeki agresyonla barışık olan çocuk içindeki bu dürtüyü bastırmaz veya kendine döndürmez yani gerektiğinde hakkını savunabilir ve kendini dış tehlikelerden koruyabilir. Agresyonun kendine dönmesi kendine zarar verme olabileceği gibi tırnak yeme, kabızlık, psikosomatik rahatsızlıklar şeklinde de karşımıza çıkabilmektedir. Agresyonun ve öfke duygusunun kabul edilmemesi, oyunda oyuncak silahlara veya vahşi figür oyuncaklarına izin verilmemesi ve masallardaki şiddet içerikli unsurların sansürlenmesi çocuğun içindeki agresif dürtüyü doyuma ulaştıramamasına neden olur, çocuk başkasından farklı fikirler üretemez veya herhangi bir çatışmaya girmekten korkar duruma gelir. Bu sebeple, masalların iyi ve kötünün yaşamda bir arada olduğunu gösterdiği gibi çocuğun agresyon dürtüsünü de tatmin ettiği kabul edilmektedir. Aynı zamanda, bazı agresif veya korkutucu öğeleri ilk defa aile ortamında okunan masallar aracılığıyla duyan çocuklar yaşamla ilgili bu bilgi ve duyguları ilk olarak güvenli bir ortamda deneyimlemiş olurlar.

Çocuk kitapları bir iletişim aracı olarak kullanılabilir mi?

Sözel yetisi henüz çok iyi gelişmemiş çocuk duygu ve düşüncelerini anlatmakta hatta bazen anlamlandırma konusunda zorluk çekmektedir. Çocuk kitapları çocuğun günlük hayatta yaşadığı benzer olayları ve sorunları ona sunarak, aslında bu sorunlarla karşılaşan tek kişinin o olmadığını gösterir, böylece çocuk kendini yalnız hissetmez. Ana karakterle özdeşim kuran çocuk, sorunla baş etmenin farklı yolları olduğunu, bazı alternatif düşüncelerin de olabileceğini görür ve bunları kendi hayatına uyarlayabilir. Bu alternatifleri bir yetişkinin ona direkt olarak söylemesindense bunları hikayeler aracılığıyla keşfeden çocuk kendini daha az tehdit altında hisseder çünkü odak noktası çocuğun üzerinde değil hikâye kahramanının üstündedir. Oyun dili gibi hikâye dili de çocuğun diline daha yakındır, bazı olay ve durumlar hikayeleştirilerek, bazı imgeler yoluyla çocuğa verildiğinde çocuk daha iyi anlar ve daha iyi aklında tutar. Bu sebeple ölüm, cinsellik, boşanma gibi ebeveynlerin çocuklara anlatmakta zorlandığı kavramlar çocuk kitapları aracılığıyla çocukla sağlıklı bir şekilde tanıştırılabiliyor. Ebeveynler bu kavramlarla ilgili çocuk kitaplarını çocuklarıyla beraber okuyabilir ve üstünde konuşabilirler. Çocuklar özellikle ölüm ve cinsellik gibi kavramları ya internetten ya da arkadaş ortamında eninde sonunda öğreniyor fakat ilk olarak doğru bilgiyi güvenli bir ortamda ebeveynleri tarafından duymaları, sonraki duyacakları bilgileri direkt içe almak yerine onları sorgulamalarını sağlayabilir. Aynı zamanda, çocuğun bu konularla ilgili ne zaman merak ettiği bir şey olursa çocuk çekinmeden anne babasına sorabileceğini bilir.

Bazen çocuklar aynı hikâye kitabının tekrar tekrar okunmasını isteyebiliyor, çoğunlukla bunun sebebi o kitapta çocuğu çeken bir durum, olay veya karakter olmasıdır yani çocuğun kendi hayatıyla özdeşleştirdiği bir nokta bulunmaktadır. Çocuk bu kitabın ona tekrar tekrar okunmasıyla aslında o kendi hayatıyla benzer bulduğu şeyi anlamlandırmaya, içselleştirmeye hatta yeni başa çıkma yollarını özümsemeye çalışmaktadır. Bazen çocuk, hikâye kitaplarında yepyeni bir kavramla da karşılaşabilir ve bunun tam olarak ne ifade ettiğini anlamak için de hikâyeyi tekrar tekrar duymak isteyebilir. Çocuk kitaplarındaki resimler de çocuklar için oldukça açıklayıcı oluyor. Özellikle, henüz bilişsel olarak soyut kavramları tam anlamlandıramayan 12 yaş altı çocuklara soyut kavramları birtakım somut örneklerle yani resimlerle açıklamak yerinde olmaktadır.

Yararlanılan Kaynaklar:

Güner, O., Dinçer Genç, N. (2020). Çocuklar ve Gençlerle Sanat Terapisi Uygulamaları- Modül 1 Eğitim Notu. Arkabahçe Psikolojik Gelişim, Eğitim ve Danışmanlık Merkezi.

Parmaksız, A. (2017). Freud Bana Masal Anlatsa: Masal Üzerine Psikanalitik Bir İnceleme. Bilge Kültür Sanat.

Rundell, K. (2020). Neden Çocuk Kitapları Okumalıyız: Ne Kadar Büyük ve Bilge Olursak Olalım. Ş. Taş (Çev.). Domingo.

Tarçalır, B. (2020). Çocuk Kitapları Aracılığı ile Terapide Çocuklarla Zor Konuları Çalışmak-1 ve 2 Seminer Notu. Varoluşçu Akademi.

Zabcı, N. (2020). Çocuk ve Ergenlerde İnternet Bağımlılığı Seminer Notu. Işık Üniversitesi.


Üye olup, Haftalık Programımızı uyguladığınızda, 14 gün içinde çocuğunuzdaki değişimi fark edeceksiniz.
Çerez Kullanımı
Kişisel verileriniz, mevzuata uygun olarak toplanıp işlenir. Detaylı bilgi almak için Verilerin Korunmasını inceleyebilirsiniz.
X