Yazılar

Bebek Anı Defteri Nedir?

Anı defterleri özellikle geçtiğimiz yıllarda popülerleşen, anıların, yazı veya fotoğraf hâllerinin toplandığı defterlerdir. Bu defterler ileriki yıllarda çocuklara da verilebilecek santimantal hediyelerden biridir. İnsanlar unutmak istemediği anıları bile yıllar geçtikçe unutabilir ya da yanlış hatırlayabilir bu sebeple çocuğunuzun unutmak istemeyeceğiniz ilklerini, hamileliğinizde yaşadıklarınızı, duygularınızı, bebeğinizin anne karnında ya da doğumdan sonraki gelişimine dair notlar alabilir ve bunları fotoğraflayabilirsiniz.

Doğum sonrası bulanıklığın (uyku yoksunluğu, yeni bir bebeği nasıl besleyeceğini öğrenmek, gece terlemesi) ortasındayken, bebeğin ilklerini takip etmek zor olabilir. Ancak daha sonra, bebeğinizle geçirdiğiniz o ilk günlere, aylara ve yıllara bakmak ailelere çok güzel hissettirir. Bu nedenle bebek anı defteri oluşturmak, çocuğunuzun güzel anılarını her daim hatırlamamızı sağlar.

Bebek Anı Defteri İçeriği

Bebek Anı Defteri İçeriği

Annenin hamile olduğu öğrenildikten sonra bebeğinizle alakalı olan her şey; düşünceleriniz, beklentileriniz, hissettiğiniz duygular, bebeğiniz için yaptığınız hazırlıklar, aldığınız kıyafetler, oyuncaklar, çekilen ultrasonlar bu anı defterine eklenebilir. Hamilelik öğrenildiğinde ebeveynlerin düşündükleri, ilk ultrasonda yaşanılan duygular, ilk kalp atışı duyulduğunda hissedilenler, bebeğin karında ilk hareket edişi ya da tekmelediğinde hissedilen her düşünce, anı defterinin sayfalarına dökülebilir. Doğumdan sonrası için ise bebeğinizin ilk banyosu, ilk adımları, ilk kahkahası, dışarı ilk çıkışında verdiği tepkiler gibi kareleri yakalayıp bunlar üzerine düşüncelerinizi tarihiyle birlikte not edebilirsiniz. Aydan aya bebeğinizin fotoğrafını çekip, boyunu ve kilosunu not edebilir, parmak, el veya ayak izlerini anı defterine çıkartabilirsiniz. Bu kareler ve düşünceler anı defterlerinde genellikle bebek 1 yaşına gelene kadar kaydedilir fakat bu kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Defteri isteğinize bağlı olarak daha kısa veya daha uzun tutabilirsiniz.

 

Bebek Anı Defteri Nasıl Yapılır?

Anı defterleri bebek dükkanlarından veya internet sitelerinden alınabildiği gibi, evde de yapılabilir. Çok sayfalı, anıları tarihleriyle birlikte not alabileceğiniz herhangi bir defteri alıp, kırtasiyelerden fotoğraf yapıştırmak, süsleme yapmak için kullanılan bant ve çıkartmaları alıp defterinizi dilediğiniz gibi süsleyebilirsiniz. Fotoğraflı anı defterleri ortalama 70 ila 250 TL fiyat aralığına sahip olmakla beraber genelde 6 yaprak ve 12 sayfadan oluşan siyah yapraklara sahip anı defteri, içerisine 5×5 12 adet fotoğraf sığdırabilir.

bebek anı defteri

Bebek Anı Defteri Alırken/Oluştururken Nelere Dikkat Edilmeli?

Zaman Aralığı: Bazı bebek anı kitapları, hamileliğin dokuz ayını kapsar, diğerleri bebeğin ilk yılına odaklanır ve yine de diğerleri, yürümeye başlayan yıllar ve sonrasında kullanılabilir. Bir bebek anı kitabı satın almadan önce, belgelemeyi umduğunuz zaman dilimini düşünün.

Tasarım: Bol miktarda boş alana sahip bir bebek anı kitabı mı arıyorsunuz? Yoksa önceden yazılmış komutları ve düşünce başlatıcıları olan bir anı kitabını mı tercih edersiniz? Bazı bebek kitapları daha çok yazmanıza izin veren boş günlükler gibidir, diğerleri ise fotoğraflar veya bebek istatistikleri için özel yer tutucularla tasarlanmıştır. Bir bebek anı kitabı projesine ne kadar zaman (ve enerji) ayırmayı umduğunuzu bilmek, doğru olanı seçmenize yardımcı olabilir.

Stil:  Bebeğinizin hatıra defteri şifonyerinizdeki bir rafta, komodininizin yanında veya bebek odasında yaşayacaksa, tam olarak sığmasını istersiniz değil mi? Kişisel tarzınıza ve evinizin dekoruna uygun olanı arayın.

 

 

 

Bu yazı Azra Su Akbaş ve Deren Yelmen tarafından yazılmıştır.

Çocuk Odası Nasıl Dizayn Edilir?

Birçok aile için çocuk odası tasarlamak oldukça eğlenceli bir aktivitedir. Aynı zamanda aile içerisinde etkileşimi arttırarak üyelerin birbirleriyle paylaşımlarını da arttırmaktadır. Ayrıca aile üyelerinin işbirliği, ortak kararlar almayı kolaylaştıran bir faktördür. Bu gibi sebeplerden ötürü, çocuk odası tasarlamak aile üyelerinin birbirileriyle olan iletişimlerini güçlendiren eğlenceli bir aktivitedir.

Pekala , çocuk odası tasarlanırken nelere dikkat edilmeli ?

Teknolojik Aletler Çocuk Odalarında Bulundurulmalı Mı?

Teknolojik Aletler Çocuk Odalarında Bulundurulmalı Mı

Günümüz dünyasında tablet, telefon, bilgisayar, akıllı saatler vb. teknolojik aletler olmazsa olmaz haline geldi. Özellikle çocukların teknolojik aletlerle daha fazla zaman geçirmesi birçok ebeveynin aklında soru oluşmasına neden oluyor. Bunlardan biri de şüphesiz çocuk odalarında teknolojik aletlere yer verilmeli mi verilmemeli mi sorusu. Uzmanlara göre çocukların teknolojik aletlerle aynı odada bulunması uyku problemlerine sebebiyet vermekte ve dolayısıyla okul performansında düşüklük, dikkat dağınıklığı gibi negatif durumlar meydana gelmektedir. Dolayısıyla çocuk odası tasarlanırken teknolojik aletlerin minimumda tutulması, çocuğun psikolojik sağlığı açısından daha iyi olacaktır.

Başka bir önemli nokta ise teknolojik cihazların negatif etkilerinden biri olan radyasyondur. Birçok araştırmaya göre yüksek radyasyon insan sağlığına olumsuz etki ettiğinden, radyasyona yayıcı cihazları çocuk odasında saklamak doğru olmayacaktır. Öyle ki minimumda tutulan teknolojik aletlerin radyasyonunu azaltacak birtakım önlemlerde alınabilir. Örnek olarak odaya kaktüs yerleştirmek hem dekoratif olarak göze hitap ederken hem de, yapılan çalışmalara göre, radyasyonu azaltan etkisi olacaktır.

Çocukların İlgi Alanları İçin Ne Yapmalı?

çocuklar için hobi köşesi

Çocuk odası yalnızca çocuğun uyuduğu veya çalıştığı alanı değil aynı zamanda boş zamanlarında da çocuğun etkili bir şekilde vakit geçirmesini sağlayan bir yeri ifade eder. Dolayısıyla çocuğun hobilerini geliştirebilmesi ve eğlenceli zaman geçirebilmesi adına odanın bir kısmı ‘hobi köşesi’ olarak da tasarlanabilir. Bu sayede kendine ait bir alanda vakit geçirmek çocuğun psikolojik sağlığına olumlu yansırken aynı zamanda becerilerini geliştirme şansı kazanır.

Odayı Hangi Renge Boyamalı?

çocuk odası renk seçimi

Renklerin insan üstündeki etkisi tarih boyunca konuşulan bir olgu olarak süregelmiştir. Bundan dolayı insan psikolojisine olan etkileri birçok uzman tarafından konuşuluyor.  Dolayısıyla çocukların odasında kullanılan renklerde onların kendilerini nasıl hissettiklerini etkiler . Ancak çok geleneksel bir hale gelen çocuğun cinsiyetine göre renk seçme olayı çocuk odası tasarımında negatif sonuçlar doğurabilir. Çünkü renklerin cinsiyete göre belirlenmesi çocukların psikolojisi için her zaman doğru olmayabilir. Dolayısıyla nasıl renklerin nasıl etkileri olduğu iyi bilinmelidir. Örnek olarak bazı renkler daha bunaltıcı ve yorucu hissettirirken bazı renkler kendimizi daha rahat veya enerjik hissetmemize neden olurlar. Örnek olarak kırmızı rengi enerjisi yüksek bir renktir bundan dolayı heyecan duygusunu daha da ön plana çıkarır. Yeşil renginin etkileri ise bir diğer örnek olarak verilebilir. Yeşil rengin, insanlara dinginlik ve huzur veren bir renk olduğundan dolayı sakinleştirici bir etkisi vardır. Bu sebeplerden ötürü çocuk odası dizayn ederken, çocuğun kişiliğine göre renk seçmek da aslında oldukça kritik olacaktır çünkü odası kendisini rahat hissettiği bir alan sağlamalıdır ve bunun için önemli olan odasındaki renklerle kendi psikolojisini dengelemesidir. Örnek olarak sınav stresi yaşayan bir çocuğun odasını dinginlik veren renklerle boyamak psikolojisini olumlu yönde etkilerken kendisini daha rahat ve güvende hissetmesini sağlayacaktır. Dolayısıyla çocuk odası için renkleri çocuğun cinsiyetine göre belirlemektense, çocuğun kendisini nasıl hissettiğine göre belirlemek daha faydalı olacaktır.

Kardeş Odaları Nasıl Tasarlanmalı?

Kardeş Odaları Nasıl Tasarlanmalı

Birden fazla çocuklu aileler çeşitli sebeplerden çocuklarına aynı odayı tasarlamayı tercih etmektedir. Bundan dolayı kimi zaman aynı odayı iki çocuk içinde ortak tasarlamak zorlayıcı olabilir. Bundan dolayı kardeş odası tasarlarken dikkat edilmesi gereken birtakım unsurlar mevcuttur.

İlk olarak her çocuk için ortak ve özel alan bulunmalıdır. Ortak alanlarda birlikte vakit geçirebilecekleri veya birlikte kullanabilecekleri eşyalar dururken özel alanları kendi zevklerine göre tasarlamak daha mantıklı olur. Örnek olarak kitaplık ortak kullanılıyorsa her bir rafa kendi isimlerini yazarak kendilerine ait alanları belirtmiş olurlar ve bu şekilde birbirleriyle iletişimleri de kolaylaşır.  Bunun yanı sıra eşya kalabalığı istenmeyen bir durumdur. Özellikle kardeş odalarında eşya kalabalığı, bir diğer kardeşin alanını kısıtlayabilir bundan dolayı alan tasarrufu sağlayan eşyalar mantıklı olacaktır. Örnek olarak altlı üstlü ranzalar verilebilir. Bunun dışında yerden yüksek yataklar da altlarında çalışma masası ve kitaplık konulabileceğinden dolayı  tercih edilebilir.

 

Dilba Sağlam tarafından yazılmıştır.

 

Bebeğinizin Cildine Uygun Islak Mendiller Hangileridir?

Burun ve salya akmasında, pis yerlere dokunulmasında ya da yemeğin ele yüze bulaşması durumunda ıslak mendiller ebeveynlerin anlık kurtarıcısıdır. Bebeğinizin sürekli olarak vücudunda bir yerler kirlenebilir ve ıslak mendillerle hemen müdahale edilir. Küçük çocukların bağışıklıkları yeterince güçlü olmayacağı için vücuduna değdireceğiniz her türlü madde önem taşımaya başlar. Yabancı ve zararlı bazı maddeler alerjilere ve enfeksiyonlara sebep olabilir.

Bebeklere Islak Mendil Seçerken Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar

Bebeklere Islak Mendil Seçerken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Bebeklere ıslak mendil seçerken yumuşaklığına ve içerisindeki maddelere dikkat etmelisiniz. Yeterince yumuşak olmayan mendiller isilik ya da deride iritasyon yaratabilir.

  • Islak mendil seçerken içindekiler kısmını dikkatlice incelemelisiniz. Islak mendillerin içinde kimyasal madde ve alkol bulunması deride kaşıntı ve hassasiyet yaratır. Bu maddeler genel olarak alkol, SLS ve SLES’tir. Bu maddeleri içerik kısmında görüyorsanız o markayı tercih etmemeniz daha doğru olacaktır.
  • Kokusuz ıslak mendilleri tercih etmeniz daha faydalıdır. Kokulu ıslak mendiller parfüm ve esans içereceği için, hassas ciltli bebeğinizin vücudu rahatsız olabilir.
  • Seçeceğiniz ıslak mendil kesinlikle paraben içermemelidir. Çünkü paraben, cilt tarafından kolayca emilebilen kanserojen bir maddedir. Çoğu ıslak mendil markası parabensiz ürün sattıklarını belirtse de diğer alkollü ve sülfatlı maddeler de aynı etkiyi yaratabilir.
  • Islak mendilin yapısı tamamıyla pamuktan olmalıdır ve sentetik lif içermemelidir. Sentetik lif de bebeğinizin cildini tahriş edebilir. Bununla birlikte kalın yapıda olmasına dikkat ederseniz, temizleme işlemi de daha iyi tamamlanacaktır.
  • Islak mendil içeriklerini her ne kadar kontrol etseniz de derin bilgiye sahip olmadığınız bir alanda yargıya varmak kolay değildir. Bu yüzden ıslak mendil seçerken üzerinde dermatolojik testten geçildiğine dair ibare bulunduğundan emin olmalısınız.
  • Bebeğinizin ihtiyaçlarını ancak bebekler için yapılmış ıslak mendiller karşılayabilir. Çok amaçlı ıslak mendiller daha çok sert yüzeyleri temizlemeye odaklıdır. Dolayısıyla alkol, kimyasal, parfüm ve diğer zararlı maddeleri içerebilir. Sadece bebekler için yapılmış ıslak mendiller daha doğru tercih olacaktır.

Bebeğinize Zarar Vermeyecek Islak Havlu Markaları

 

Uni Baby Yenidoğan

Yapısının %100 pamuk olması ve saflaştırılmış su bulundurması sebebiyle oldukça önerilen bir markadır. Saflaştırılmış su, suyun özel işlemlerden geçerek bakterilerden ve klordan arınmasıdır. Temiz içeriğiyle birlikte de tamamen güvenebileceğiniz bir ıslak havludur.

Sleepy Zeytinyağlı Islak Havlu

Sleepy’nin bebekler için yaratmış olduğu ıslak havlu zeytinyağlı olduğu için bebeğinizin cildini nemlendirmeye yardımcı olur. Dermatolojik testlerden geçen bu havlu, herhangi bir kimyasal madde ve paraben içermez.

Doğadan Baby Turco

Baby Turco ıslak havlu kalın yapısıyla cildi temizlemede etkilidir. İçerisinde bebeğinizin tenine zarar verecek maddeler bulunmaz. Yapısı tamamıyla pamuktur.

Molfix

Molfix’in ıslak havluları piyasaya bakıldığında, diğer markalara göre yüksek fiyatlıdır. Ama yüksek fiyatlı olmasının da haklı sebepleri vardır. Molfix ıslak mendiller izotonik su içerir. İzotonik suyun insan cildi için en yararlı su olduğu araştırmalarla kanıtlanmıştır. Yumuşak yapısı ve zengin içeriği sayesinde rahatça tercih edebileceğiniz bir üründür.

Belux

Bu markanın ıslak mendillerinde diğerlerinden farklı olarak losyonlu bir yapısı vardır. Bu losyonlu yapı bebeğin cildinin nemlenmesini sağlayacaktır. Aynı zamanda alkol de içermez.

Babydream

Bu markanın ıslak mendilleri çok hassas ciltli bebekleri için daha uygun olmakla birlikte aloevera ve allantoin içeriyor. Babydream ıslak mendillerinin aynı zamanda vegan olduğunu da söylemeliyiz. Ph değeri de bebeklerin cildine uygundur. Parfüm, renklendirici, mineral, parafin ve eterik yağları içermez.

WaterWipes

Bu marka ıslak mendiller diğerlerine göre daha yüksek fiyatlıdır. WaterWipes mendilleri %99 su ve meyve özütü içererek sadece iki içerikten oluşur. Hassas ciltler, prematüre bebekler ve yenidoğan bebekler için kullanımı uygundur.

Deep Fresh Probiyotikli Bebek Islak Mendili

Cildi koruyan ve nemlendiren bu ıslak mendiller doğal probiyotik içeriyor. Alkol, paraben, parfüm, alerjen, boya, parfüm gibi kimyasallar içermiyor ve %99 su içeriyor. Deep Fresh mendilleri doğada tamamen geri dönüşebiliyor.

Mustela Islak Mendil

Mustela mendilleri %99 doğal içeriklerden oluşuyor. Kırmızı kapaklı olanı hassas ciltli bebekler için uygundur.

Prima Aqua Pure

Bebek bezleriyle bilinen Prima, ıslak mendilleriyle de sıklıkla tercih ediliyor. Alkol ve parfüm içermiyor, %99 saf su içeriyor. Prima ıslak mendilleri dermatolojik olarak test edilmiştir. Yenidoğanlar için de kullanıma uygundur.

Molfix İzotonik Sulu Mendil

İzotonik su vücudun ihtiyacı olan iyon ve mineralleri bulundurur. İzotonik su bebeklerin burun ve kulak temizliğinde de kullanılır. Molfix’in yenidoğanlar için ürettiği ıslak mendillerinde panthenol ve lanolin gibi yara iyileştirici maddeler de bulunur.

Komili Hassas Ciltli Bebekler İçin Islak Havlu

Komili ıslak mendillerinde %100 doğal zeytinyağlı krem formülünü kullanıyor. Dermatolojik olarak test edilmiş olan Komili, yenidoğan bebekler de dahil olmak üzere tüm hassas ciltli bebekler için kullanıma uygundur.

 

İlginizi çekebilecek diğer yazılarımız:

Bebek şampuanları

Bebeklerin hijyeni nasıl sağlanır?

 

Anne Sütünde Bulunan Besin Maddeleri

Anne Sütü Nedir?

Bebeklerin doğdukları andan itibaren ihtiyaç duyduğu tek besin maddesi olan anne sütü bebeğin büyümesi, gelişmesi ve beslenmesi için zengin bir besin kaynağıdır. Bebeğin 18-24 aya kadar emzirilmesi önerilir.

Anne Sütü Nasıl Oluşur?

Gebeliğin başlamasıyla birlikte hormonal değişikliklerle anne sütü oluşmaya başlar. Anne sütünün üretiminden sorumlu organ beyindir. Beynin alt bölgesinden salgılanan prolaktin hormonu sütun oluşmasını sağlar. Süt kanallarındaki akışı sağlayan diğer hormonsa oksitosin hormondur. Bebek emdikçe süt miktarida artar. Memede oluşan sertlik azalır, anne rahatlar. Doğumdan sonra bebeğin annenin göğsüne yatırılmasında sütun gelmesini kolaylaştırır.

İlk Sütün Önemi

İlk Süt Neden Önemlidir?

Bebeğin memeden alacağı ilk süte kolostrum ya da ağız sütü denir. Kolostrum doğumdan sonra ilk 4-5 gün boyunca memeden gelen sarımtırak renkli kıvamlı süttür. Bebeğin gelişimi ve büyümesi için büyük öneme sahiptir.

  • Bebek için doğal antibiyotiktir. Bebeği her türlü mikrop ve virüsten korur.
  • Bebeğin alerjik reaksiyon riskini azaltır.
  • Sindirim sistemini geliştir.
  • Bebeğin hızlı ve sağlıklı büyümesini sağlar.
  • Enfeksiyonlardan korur.
  • Yenidoğan sarılığı riskini azaltır.
  • Bağışıklığı güçlendirir.

Anne Sütünün Bileşimi

Anne Sütünün Bileşimi Nedir?

100 gr anne sütünde

  • 70 kalori
  • 89 gr su
  • 3 protein
  • 70 gr laktoz
  • 1 gr yağ

Anne sütündeki proteinler nelerdir?

Proteinler: En fazla ilk süt kolostrumda bulunur Bebeğin ilk 6 aylık ihtiyacını karşılar. İnek sütünde bulunan alerjen riski anne sütünde yoktur. Proteinin içinde bulunan bir madde sütun lezzetli olmasını sağlar. Sindirimi kolaydır. Demir emilimini artırır.

Karbonhidratlar: En önemli karbonhidrat laktozdur. Laktoz bebeğin beyin gelişimini sağlar. Bağırsakta bulunan yararlı bakterilerin probiyotiklerin çoğalmasını sağlar. Enfeksiyon riskini azaltır. Bağışıklık sistemini güçlendirir.

Yağlar: Enerji kaynağıdır. Sütteki bazı vitamin ve hormonların taşıyıcısı olur. Sabah saatlerinde yağ oranı düşük ilerleyen saatlerde yağ oranı artar. Bebekte doygunluk sağlar. Sinir sistemi ve görme fonksiyonlarının gelişmesini sağlar.

Mineraller: Anne sütüyle beslenen bebeklerde demir eksikliği oluşmaz. Diş ve kemik dokusunun gelişimi için faydalıdır.

Vitaminler: Anne sütünde K vitamini Yenidoğan ihtiyacını karşılamadığı için bebeğe K vitamini yapılır. A, D,E,K vitaminleri bebek için hayati önem taşımaktadır. Annenin beslenmesinde almış olduğu vitamin miktarıyla doğrudan ilgilidir.

Anne Sütünün Bebekler İçin Yararı

Anne Sütünün Bebekler İçin Yararı Nedir?

  • Bağışıklık sistemini güçlendirir.
  • Hastalıklara karşı koruyucudur.
  • Bebeğe huzur ve güven duygusu verir.
  • Kolostrum ilk kakayı üreterek anne karnındayken sindirilen maddelerin atılmasını sağlar.
  • Mide ve bağırsaklardaki zararlı bakteri ve virüslere karşı korur.
  • Alerji riskini azaltır.
  • Enfeksiyonlara karşı korur.
  • Solunum yolu enfeksiyonlarına yakalanma ihtimalini düşürür.
  • Obezite, kalp hastalıkları, diş çürüğü sorunlarını yaşama ihtimalini düşürür.
  • Zeka gelişimini arttırır.

Emzirmenin Anne İçin Yararı Nedir?

  • İlk emzirmeyle birlikte bebekle arasında kalıcı ve özel bir bağ oluşur.
  • Regl olmayı geciktirdiği için vücuttaki demir miktarıda korunmuş , kansızlık önlenmiş olur.
  • Yumurtalık ve rahim kanseri olma ihtimalini düşürür
  • Meme kanseri riskini azaltır
  • Osteoporoz riskini azaltır
  • Tıp 2 diyabet riskini azaltır
  • Emziren anneler daha hızlı ve sağlıklı kilo verir
  • Ekonomik olarak tasarruf sağlar

Anne Sütünün Saklanması

Anne Sütünün Saklanması

Anne sütü nasıl saklanır sorusunun cevabını aşağıda bulabilirsiniz.

Oda sıcaklığında 3 saat (19-26 °C)

Buzdolabı rafında 3 gün (0-4 °C)

Derin dondurucuda 3 ay (-18 °C)

Sütü saklamak için anne sütü saklamak torbası, cam kavanozlar ya da cam saklama kapları kullanılmalıdır. Kapağının hava almayacak şekilde iyice kapatıldığında emin olun. Stecker ile sütun sağıldığı tarih ve saat kapların üzerine yapıştırılmalıdır.

Oda sıcaklığında beklettiğiniz sütü bebeğe doğrudan içirebilirsiniz. Buzdolabında beklettiğiniz sütü sıcak suyun altında tutarak ısınmasını sağlayıp içirebilirsiniz. Derin dondurucuda beklettiğiniz sütü bir gün öncede buzdolabı rafına koyup çözünmesini sağladıktan sonra yine aynı şekilde sıcak su altına tutarak ısınmasını sağladıktan sonra bebeğinize içirebilirsiniz.

Anne Sütünü Arttıran Besinler Nelerdir?

Üzüm , Rezene çayı, çörekotu, kuru incir, badem içi, sarımsak, kuru soğan, tahin helvası, irmik tatlısı, kuru üzüm, komposto, tarhana, boza ,tere, anason, ceviz, tarçınlı bal, aşure, bulgur pilavı, kavrulmuş buğday, beyaz lahana ,pancar, susam, leblebi, yeşil mercimek, havuç, havuç suyu, marul, dereotu, kuru beyaz dut, yulaf ezmesi, yeşil soğan, hurma, süt, yoğurt, peynir, humana çay, turp suyu, kaju, fındık, ayva hoşafı, ıspanak, semizotu, pazı, somon balığı, hindistan cevizi, baklagiller, kayısı, su, avokado, yumurta, yağsız kırmızı et, kinoa çayı

Anne Sütünü Azaltan Besinler Nelerdir?

Tuz, turşu, limon suyu, sirke gibi ekşi ve tuzlu besinlerin tüketilmesi anne sütünü azalabilir.

Bebeğin Aç Olduğunu Nasıl Anlarız?

  • Bebeğiniz kucağa alındığında göğsünüze doğru baş hareketlerinde bulunuyorsa
  • Çene kemiğinizi ya da yanağınızı etmiyorsa
  • Kendi dilini emiyor ve emme sesi çıkartıyorsa
  • Parmaklarını ağzına götürüyorsa
  • Kolları ve bacakları huzursuz bir şekilde sürekli hareket halindeyse
  • Tüm uğraşmalarınıza rağmen uyumuyor ve sürekli ağlıyorsa

Bebeğin Doyduğunu Nasıl Anlarız?

  • Emzirirken memeyi bırakıp tekrar almak istemiyorsa
  • Ağzını memeden yavaşça çektiğinizde ağlamıyorsa
  • En temel ihtiyaçlardan biri olan beslenme ihtiyacı karşılandığı için mutlu görünüyorsa
  • Gün içinde bezi 6_7 kez değişiyorsa
  • Sağlıklı gözüküp gelişim dönemine göre olması gereken kilodaysa

 

Bu yazı Seyhan ERTOSUN tarafından yazılmıştır.

Çocuklarınızla Yapabileceğiniz Egzersizler Nelerdir?

Her gün fiziksel olarak aktif olmak, bebeklerin ve küçük çocukların sağlıklı büyümesi ve gelişmesi için önemlidir. Bu yaş grupları için, hafif aktivitelerle birlikte daha enerjik fiziksel aktivitelere de teşvik edilmelidir. Yaşlarına uygun egzersizleri anlamak ve çocukları çok zorlamamakta önemlidir. Peki çocuklarınızla yapabileceğiniz egzersizler nelerdir, birlikte öğrenelim.

1 Yaş ve Altı

 

1 Yaş ve Altı egzersiz

Bebekler, emekleme de dahil olmak üzere her gün çeşitli şekillerde gün boyunca aktif olmaya teşvik edilmelidir.

  • Henüz emeklemiyorlarsa, yer oyunu sırasında uzanarak, kavrayarak, çekerek, iterek, başlarını, vücutlarını ve uzuvlarını hareket ettirerek fiziksel olarak aktif olmaları için onları teşvik edin.
  • Kollarını ve bacaklarını tutarak esneme egzersizleri yapın.
  • Uyanık olduklarında gün boyuna yayılmış en az 30 dakikalık karın zamanını dahil etmeye çalışın.
  • Bebekler hareket edebildiğinde, onları güvenli ve denetimli bir oyun ortamında olabildiğince aktif olmaya teşvik edin.

1 - 2 yaş egzersiz

1-2 Yaş Arası

Yeni yürümeye başlayan çocuklar her gün en az 3 saat boyunca fiziksel olarak aktif olmalıdır. Çocuklar, aktif ne kadar süre geçirirlerse, onlar için o kadar iyidir. Bu, açık havada oynamak da dahil olmak üzere gün boyuna yayılmalıdır. Toplam en az 3 saat olacak şekilde

  • Ayağa kalkıp hareket etme
  • Birlikte yuvarlanma
  • Sevgi güreşi yapma gibi hafif aktiviteler yapabilirsiniz.
  • Bunların yanı sıra atlama, koşma ve zıplama gibi daha enerjik aktiviteleri içerebilir.
  • Suda hareket etme ve oynama, kovalama oyunları ve top oyunları gibi aktif oyunlar, bu yaş grubunun en iyi egzersizleridir.
  • Oyunlarınızı daha eğlenceli kılmak için yere oturup çocuğunuzun bacaklarınızın üstünden geçmesini ya da vücudunuzla köprü yapıp altınızdan geçmesini de isteyebilirsiniz.

3 - 4 yaş egzersiz

3-4 Yaş Arası

3-4 yaş arası çocuklar, açık havada oyun dahil olmak üzere gün boyunca çeşitli fiziksel aktiviteler yaparak günde en az 3 saat aktif olmalıdır. Bu 180 dakikanın ise en az 60 dakikası çok hafif olmayan aktivitelerle geçmelidir. Çocuklar 2.yaşlarında yürüme ve koşmada, 3.yaşlarında ise tek ayakları üzerinde denge kurmada gelişirler. Bu özelliklerini göz önüne alarak yaşlarına uygun aktiviteler yapabilirsiniz.

  • Yaşlarına uygun olan bisikletlere ve çeşitli araçlara binme
  • Birlikte top atma, yakalama ve tekmeleme
  • Yakalama oyunları oynama
  • İtme ve çekme aktiviteleri gerektirecek oyuncaklarla oynama, yaşlarına uygun egzersizlerdir.
  • Yüz yüze gelecek şekilde yerde oturup, el ele tutuşup fış fış kayıkçı oynama
  • Çeşitli hayvanları taklit etme başka egzersiz seçeneklerinizden olabilir. Örneğin çocuğunuzla bir kurbağayı taklit edip zıplayabilir ya da bir penguen gibi yürüyebilirsiniz.

5 - 6 yaş egzersiz

5-6 Yaş Arası

Okul öncesi çocuklar, beceri ve koordinasyon geliştirmeye yardımcı olan, ancak yeteneklerinin ötesinde olmayan çeşitli, eğlenceli ve zorlu fiziksel aktivitelere günde en az 3 saat katılmalıdır.

  • Okul öncesi çocuklar yüzmekten, oyun alanında oynamaktan, dans etmekten veya bisiklete binmekten hoşlanabilir.
  • Evdeki “hazineleri” gizleyin ve yerlerine dair ipuçları verip çocuğunuzun hazineleri bulmasını sağlayın.
  • Çocukların üzerinden, altından, içinden ve çevresinden geçmesi için çocuklara zarar vermeyecek objelerle, oyuncaklarla bir engel parkuru kurun.
  • Yumuşak toplarla basketbol, bowling, futbol veya voleybol oynayın.
  • Birlikte dans edin
  • Saklambaç ve yakalamaca oynayın
  • İp atlayın

Ne Yapmamalısınız?

Birçok ebeveyn, okul öncesi çağındaki çocukları aktif hale getirmek için organize sporlar arar. Ancak ortalama bir okul öncesi çocuğu, fırlatma ve yakalama gibi temel konularda uzmanlaşmamıştır. Bu nedenle çocuğu çok küçük yaşta bir spora başlatmak çocuklar için heves kırıcı olabilir ve gelecekte spora katılım konusunda cesaretlerini kırabilir. Bu sebeple, okul öncesi çocuğunuzu futbol veya başka bir takım sporu için kaydettirmeye karar vermeden önce, eğlenceye ve temel bilgileri öğrenmeye odaklanan bir spor seçmeyi deneyin. Ayrıca çocuğunuzu gereğinden fazla aktif tutmaya, yaşına uygun olmayan egzersizler yaptırmaya çalışmayın.

 

 

 

Bu yazı Azra Su Akbaş tarafından yazılmıştır.

Çocuk Odasında Renklerin Önemi

Renklerin insanlar üzerinde heyecanlandırma, sakinleştirme, endişelendirme gibi farklı etkileri olabileceğini biliriz. Aslında farkında olmasak da günlük yaşantımızda denk geldiğimiz birçok farklı renk bizlere birçok farklı duyguyu yaşatır. Bunun sebebi renklerin ışığın ürettiği enerji sayesinde farklı enerjiler yaymasıdır. Renklerden yayılan farklı enerjiler duygularımızı ve hatta vücut fonksiyonlarımızı bile etkileyebilir. Aynı zamanda beyin gelişimi, verimlilik ve yaratıcılık gibi etkilerinden söz etmek de mümkündür. Özellikle çocuklarda bu etkiler daha net gözlemlenebilir.

Renklerin Çocuklar Üstündeki Etkisi

Görme duyusu bizleri dünyaya bağlayan en önemli etkenlerdendir çünkü çevremizle iletişimimizi, çevremizle etkileşimde olmamızı sağlayan bir duyudur. Bebeklerin 6. aydan itibaren görme becerileri gelişmeye başlar ve 10 yaşına kadar bu gelişim devam eder. Çocuklar, daha renklerin isimlerini bilmezken bile renkleri ayırt edebilecek seviyede olurlar. Renkler, çocukların duygularını ve düşüncelerini ifade etmeleri açısından önemli bir araçtır. Bazı araştırmalar renklerin ayrıca çocukların bilişsel ve motor gelişimlerine de katkı sağladığını gösterir. Çocukların renk seçimlerinden psikolojileri konusunda çıkarım yapmak mümkündür. Örneğin, çoğunlukla kırmızı rengi tercih eden çocukların daha huzursuz, hareketli, enerjik bir çocuk olduğunu gözlemleyebiliriz. Çocuklar duygu durumlarına göre renk seçtiği gibi seçilen renkler de onların duygu durumlarına etkisini gösterebilir. Örneğin, nasıl kırmızı renk tercih eden çocuklar daha enerjik, huysuz olabiliyorsa bu çocukların eşyalarında, kıyafetlerinde mavi, yeşil gibi renkler ve bu renklerin açık tonlarını kullanmak onların sakinleşmesine yardımcı olabilir.

Duvar Renginin Önemi

Çocukların odası onlar için önemli alanlardır. Çocuk odaları onların hem uyudukları hem oynadıkları hem de kendilerine ait hissettikleri alanlardır. Bu yüzden çocuk odalarının dekorasyonuna, rengine ve eşyalarına özen gösterilmelidir. Mümkünse çocuğun yaşına göre odanın dekorasyonu değişebilir. Örneğin, bebek odasıyla çocuk odasının farkı olmalıdır. Çocuk ne kadar küçükse odası o kadar sade olmalıdır. Çocuk odası için duvar rengine karar verirken bazı etkenler göz önünde bulundurulmalıdır. Seçilen rengin hem çocuğun rahat uyuyabileceği hem de duygu durumlarını dengede tutabilecek renkler olmalıdır.

Sizler için birkaç renk ve bu renklerin etkilerini yazımızda derledik.

Kırmızı

Kırmızı renk enerji veren bir renktir. Kırmızı rengin kalp atışını hızlandırdığı biliniyor. Bebek odasının duvarlarında kullanılan yoğun kırmızı renk bebeklerde daha agresif ve gergin davranışlara yol açabilir. Kırmızı renk odaklanmada güçlük, agresiflik gibi etkilere yol açsa da çocuklarda atletik yeteneği arttırıcı etkisi de olabilir. Kırmızı renk duvarlar son zamanlarda sıklıkla tercih ediliyor ve beyaz ağırlıklı dekorasyonla kırmızının yoğunluğunun dengelenmesi mümkün.

Mavi

Mavi renk geçmişten bu yana çok kullanılan bir renk. Özellikle erkek çocuk odalarında tercih ediliyor. Fakat günümüzde renklerin cinsiyetinin olmadığı konusunda çoğu kişi hemfikir. Mavi, sakinlik, huzur, dinginlik, şifa çağrıştıran bir renktir. Mavi renkli alanlarda vücut rahatlar, nabız düşer, endişe azalır ve kişi sakinleşir. Mavinin aynı zamanda uyku kalitesine de iyi geldiği söylenir. Bebeğin sakin ve huzurlu bir ambiyansta vakit geçirmesini isteyen ebeveynler için mavi çok uygun bir renktir. Ayrıca mavi renk ahşap dekorasyonun tamamlayıcısıdır.

Sarı

Sarı renk, insanlara mutluluk, enerji ve motivasyon veren bir renktir. Ancak sarının koyu ve yoğun tonları telaş, endişe gibi duyguları hissettirebilir. Bu yüzden sarı renk seçiminde tonuna dikkat edilmelidir. Sarının da açık, pastel tonları motivasyonu ve konsantrasyonu teşvik eder.

Kahverengi

Kahverengi ve diğer toprak tonları bebek odası için iyi bir seçim olabilir. Kahverengi konfor ve güven verici bir renktir. Ancak kahverenginin çok yoğun kullanımı çok karanlık ve kasvetli bir ambiyans yaratabilir. Bu yüzden koyu tonlar kullanılacaksa açık tonlarıyla birlikte dengelenmelidir. Örneğin koyu kahveyle bej, krem veya kırık beyaz güzel bir uyum yakalayacaktır.

Pembe

Pembe renk aynı mavi renkte olduğu gibi çocuk ve bebek odaları için sıklıkla tercih edilen bir renktir. Özellikle kız çocukları için akla ilk gelen seçenektir. Pembe renk evrensel olarak feminen, romantik, sevecen bir renk olarak biliniyor. Pembenin soft ve pastel tonları sakinleştirici bir etki yaratabilir. Aynı diğer renklerde olduğu gibi koyu tonların yoğunluğu ise boğucu bir ortam yaratabilir. Yalnız pembe renginin kız çocuklarına dayatılmamasına da özen gösterilmelidir.

Beyaz

Beyaz renk genel olarak saflık, masumiyet ve temizliği çağrıştırır. Bebeklerin masumiyetine en uygun olan renklerden biri olarak sıkça bebek odasında tercih ediliyor. Duvarlarda tercih edilen beyaz renk mobilyalar da beyaz olursa çok yoğun gelebilir. Yine ahşap mobilyalar beyaz renklerle güzel uyum yakalar.

Siyah

Siyah renk gücü temsil eder. Siyah renk kullanılan oda çok karanlık olacağından dolayı büyük camlarla gün ışığının odaya girmesi sağlanmalıdır. Aksi takdirde siyah renk bebeğin kabus görmesine sebep olabilir. Bu nedenle siyah renk ana tema olarak kullanılmasa daha iyi olabilir.

Turuncu

Turuncu pozitif duygular hissettiren, arkadaş arkadaşlığı teşvik eden bir renktir. Turuncu bir ambiyans bebeğin sosyal ilişkilerine yardımcı olabilir. Aynı sarı gibi turuncu renginin de koyu tonları telaş verici olabilir. Turuncunun daha tatlı tonlarıyla seçeceğiniz mobilya ve dekora göre enerjik bir hava sağlanabilir.

Yeşil

Yeşil renk, aynı kahverengi gibi doğayı çağrıştırır ve sakinlik verir. Doğa ananın rengi olan yeşil, çocuğa anaçlık da hissettirebilir. Yeşil aynı zamanda sağlık ve şifa ile ilişkilendirilir. Çocuk odasında kullanılan yeşil renk çocukların sakinleşmesine katkıda bulunur ve çocukların konsantrasyonunu arttırır. Yeşil renk araştırmalara göre konsantrasyon arttırıcı etkisiyle birlikte çocukların okuma yeteneklerini de olumlu yönde etkiler.

Bu yazı Selin Hızal tarafından yazılmıştır.

Bebeğiniz İçin Sağlıklı Yulaf Ezmesi Nasıl Yapılır?

Yulaf ezmesi, bebekler için en sağlıklı ve kolayca hazırlanılabilecek seçeneklerdendir. Yulaf ezmesinin birçok meyve, yemiş dahil edilerek tüketilebilmesi bebeklerin sağlığı açısından faydalı olduğu gibi anneler içinde alternatif oluşturduğundan sıklıkla tercih edilmektedir.

Yulaf Ezmesi Yararları

Uzun süre tok tutma özelliği de olan yulaf ezmesinin asıl yararlarından bazıları;

  • İçeriğinde E vitamini, B vitaminleri, fosfor, demir, çinko gibi önemli mineralleri barındırır
  • Zengin karbonhidrat içeriğiyle enerji verir
  • Lifli yapısı sayesinde kabızlık sorunu ile başa çıkılmasına yardımcı olur
  • Beta-glukan sayesinde bağışıklığı güçlendirir
  • Kötü kolesterolü düşürerek kalp sağlığını destekler

Bebeklere Yulaf Ezmesi Ne Zaman Verilebilir?

bebekler ne zaman yulaf ezmesi yer

Yulaf ezmesi, anne sütü ile beslenmeye devam eden 17 haftayı doldurmuş bebekler için verilmeye başlanabilir. Bir hekim tarafından çölyak tanısı almamış veya herhangi bir başka sebepten yulaf ezmesinin yasaklanmadığı bebekler için tüketilmesi uygundur.

Yulaf Ezmesi Nasıl Yapılır?

Yulaf ezmesi hazırlarken kullanılacak olan sütün mümkünse anne sütü olması önerilir. Anne sütü olmadığı takdirde 1 yaşını geçmiş bebekler için inek ya da keçi sütü kullanılabilir. Yulaf ezmesine eklenilecek meyve ve yemişlerin bebeğe uygun olduğundan da emin olunmalıdır. İşte bazı yulaf ezmesi tarifleri:

Muzlu ve Tarçınlı Yulaf Ezmesi

Muzlu Yulaf Ezmesi

Gerekli malzemeler:

  • 3 yemek kaşığı yulaf
  • 1 çay bardağı süt
  • Yarım çay bardağı su
  • 1 çay kaşığı tarçın
  • 1 adet olgunlaşmış muz

Hazırlanış: Yulaf, su ve süt, tarçın bir tencereye eklenir ve kısık ateşte karıştırarak pişirilir. Hafif cıvık bir hale geldiğinde kâseye alınır. Üzerine tercihen muzlar dilimlenerek veya ezilerek koyulur.

Yulaf Ezmeli Şeftalili Yoğurt

Şeftalili Yoğurtlu Yulaf Ezmesi

Gerekli malzemeler:

  • 1 küçük boy şeftali
  • Yarım çay bardağı su
  • 2 yemek kaşığı yulaf ezmesi
  • 2-3 çorba kaşığı ev yoğurdu

Hazırlanış: Şeftaliler güzelce yıkanır ve küçük dilimler haline getirilir. Yulaf ezmesi ile su, yulaf yumuşayana kadar kısık ateşte pişirilir. Yulaf ezmesi soğuduktan sonra, şeftaliler ile yoğurda ilave edilir ve karıştırılır.

Yulaf Ezmeli ve Hurmalı Toplar

Hurmali Yulaf Ezmesi

Gerekli malzemeler:

  • 10 adet hurma
  • 1 kahve fincanı yulaf ezmesi
  • 1 tatlı kaşığı kakao

Hazırlanış: Hurmalar bir iki saat boyunca sıcak suda yumuşaması için bekletilir. Hurma çekirdeklerini çıkarttıktan sonra kakao ve yulaf ezmesi ile rondodan geçirilir. Elde ettiğiniz bu karışım ufak toplar haline getirilerek tüketilir.

Çocuklar İçin Diş Macunu Önerisi

Çocuklar diş fırçalama esnasında macununu yutabiliyor. Bu nedenle diş macunu seçimi yaparken içeriğinin temiz olmasına florür, renklendirici, SLS, gibi kimyasallar içermemesine özen göstermelisiniz. Diş macunun tadı da çocuklar için oldukça önemlidir. Çocukları diş fırçalamaya teşvik etmek adına aromalı diş macunlarını tercih etmelisiniz.

Çocuklar Ne Zaman Diş Fırçalamaya Başlamalıdır?

Çocuklar diş fırçalamaya ortalama 2.5-3 yaşlarında arka dişleri çıktıktan hemen sonra başlayabilir.

Dişler Nasıl Fırçalanmalıdır?

Diş macunu fırçaya nohut tanesi kadar sıkılır. Dişlere fazla baskı uygulanmadan dairesel hareketler ile fırçalanır. Ağız çalkalanır. Fırçalama işlemi 2-3 dakika kadar sürmelidir.

Çocuk Diş Macunu Önerileri

Dermokil Ahududu Aromalı Florürsüz Çocuk Diş Macunu

Dermokil Ahududu Aromalı Florürsüz Çocuk Diş Macunu3 yaş ve üstü çocuklar için uygundur. İçeriğinde ağız bakımında etkili adaçayı bitkisi vardır. Dişleri aşındırmadan temizler.

Jack NJill Muz Aromalı Diş Macunu

Jack NJill Muz Aromalı Diş Macunu

Yutulmasında bir sakınca yoktur. Doğal bitki özleri içeriğine sahiptir.

Rocs Kids 4-7 Yaş Balonlu Sakız Tadında Diş Macunu

Rocs Kids 4-7 Yaş Balonlu Sakız Tadında Diş Macunu4 ile 7 yaş arasındaki çocukların kullanımı için uygundur. Çürümeye yol açan bakterilere karşı içeriğinde Huş ağacından elde edilen Ksilitol kullanılmıştır. Diş minesini güçlendirme özelliğine sahiptir.

Eyüp Sabri Tuncer Karadut Diş Macunu Fırça Set 2-6 Yaş

Eyüp Sabri Tuncer Karadut Diş Macunu Fırça Set 2-6Yaş

2 ile 6 yaş arasındaki çocukların kullanımı için uygundur. Nane yağı ve mentol sayesinde tüm gün ağız kokusunu engeller. İçeriğinde bulunan karadut ve açai özü sayesinde etkin bir diş bakımı sağlar.

Weleda Bebek ve Çocuklar için Organik Diş Macunu

Weleda Bebek ve Çocuklar için Organik Diş Macunu

 

İçeriğindeki aynısefa çiçeği özü sayesinde plak oluşumunu azaltır. Yutulmasında bir sakınca yoktur. Bitkisel esansiyel yağlar sayesinde ağız kokusunu ve çürükleri önlemekte yardımcı olur.

Oedipus Kompleksi ve Arkasındaki Mitolojik Hikâye

Oedipus ve Elektra kompleksleri Freud tarafından ortaya konulan, çocukların gelişim dönemindeki karşı cins ebeveynine beslediği hislerin teorileridir. Bu teoriler ortaya çıktıktan sonra içeriği ve cinsellik odaklı olması sebebiyle diğer bilim insanları tarafından çok kere, bilimsel dayanağı olmaması sebebiyle reddedilmiştir. Fakat psikoanalitik yaklaşımda hala geçerli ve psikologlar tarafından oldukça yararlanılan teorilerdir. Psikologlar, çocukların “Ben annem gibi birisiyle evlenmek istiyorum,” ya da “Babacığım, büyüyünce seninle evleneceğim,” gibi cümlelerini bu yaklaşıma bağlarlar. Öncelikle teorileri detaylıca inceleyelim:

Fallik Dönem (3.5 yaş – 6 yaş)

Psikoseksüel gelişim evreleri arasında 3. sırada yer alan fallik dönem, çocukların 3.5 ile 6 yaş arasında cinsel organlarını keşfetmeleriyle başlar. Bu dönemde cinselliğe ve cinsel organlara karşı merak duygusu oluşur. Çocuklar karşı cinsin neden kendi cinslerinden farklı olduğunu anlamaya çalışırlar da denebilir. Karşı cins yönelimine başlangıç ebeveynler ile ilk örneklerini gösterir. Erkek çocuklar annelerini, kız çocuklar ise babalarını sevgili olarak görürler.

Hassas bir dönem olması sebebiyle, sağlıklı geçen bir süreçte, çocuklar yetişkinlik dönemlerini huzurlu ve bağlanma açısından sağlıklı geçirmeye yatkınlardır. Fakat sorunlu geçen bir fallik dönemde, ahlaki değerlerin yeterince yerine oturamamasıyla birlikte çocukların yetişkinlik dönemlerinde sıkıntılar görülebilir. Bu sıkıntılar genellikle cinsel kimliklerini ifade edememe, ifade etmekten çekinme, cinsellikten kaçınma ya da cinsellikte güvensiz hissetmeyi içerir.

Fallik Dönem

Oedipus ve Elektra Kompleksi

Oedipus erkek çocukların fallik döneminde oluşabilecek problemleri temsil ederken, Elektra kompleksi kız çocuklarında oluşabilecek problemleri temsil eder.

Oedipus Kompleksi

Oedipus kompleksi, erkek çocukların bilinçsiz olarak annelerine duyduğu cinsel isteği baz alır. Freud’a göre, erkek çocuklar babalarını hane içerisindeki iktidar olarak görürler ve annelerine olan yakınlıkları yüzünden babaya nefret ve kıskançlık beslerler. Eğer erkek çocuğu, fallik evreye kadar yaşadığı süreçte yasak ve cezalarla yetiştirildiyse, anneye karşı olan yakınlığından dolayı babaya karşı suçluluk duymaya başlar ve hadım ile cezalandırılacağını düşünür.

Erkek çocukları bu dönemde özellikle babalarından sevgi ve şefkat görmediği bir yuvada büyürse, ileriki yaşantılarında etkilerini görebilirler. Bu etkiler de kırılgan maskülenlik, cinsellikte özgüven problemi ve cinsel kimlik konusunda çekingenlik olarak ortaya çıkabilir.

Elektra Kompleksi

Elektra kompleksi Carl Jung tarafından ortaya konmuştur ve Freud tarafından reddedilmiştir. Çünkü Freud’a göre kız çocukları bu yaşlarda erkek çocuklar gibi penislerinin olmadığını fark ederler ve bunun kıskançlığını duyarlar. Fakat Jung bunu farklı bir bakış açısıyla ortaya koymuştur.

Jung’a göre, fallik dönemdeki kız çocukları babalarını iktidar olarak görür ve bilinçsizce babalarına karşı cinsel çekim duyarlar. Annelerinin babalarına olan yakınlıkları dolayısıyla da annelerine karşı nefret ve kıskançlık beslerler. Sağlıklı bir ev ortamında büyüyen kız çocuklarının anne ile babayı özleştirerek ahlaki değerlerinin oluşması ve dönemi sağlıklı bir şekilde atlatması beklenir. Böylece yetişkinlik dönemlerinde de cinsel kimliğe ve hayata sağlıklı bir bakış açısı kazanırlar.

Dönemi sağlıklı bir şekilde atlatamayan kız çocukları yetişkinliklerinde cinsellikten kaçınma, cinsellikten çekinme, cinsellikte ve hayatın diğer alanlarında başarıya takıntılı olma ile birlikte insan ilişkilerinde aşırı flörtöz tavırlar sergileyebilirler.

Oedipus Kompleksinin Mitolojik Hikâyesi

Mitolojiye göre, Thebai kralı ve kraliçesi bebek beklemektedir. Kraliçe hamileyken gördüğü kötü bir rüya üzerine kâhine gider ve kahin, doğan çocuğun kralı yani babasını öldürüp annesi olan kraliçeyle evleneceğini söyler. Kehaneti duyunca dehşete düşen kral ve kraliçe çocukları doğduğunda yaşanacakları engellemek için harekete geçerler. Bebeklerini bir dağa bırakırlar ve bileklerini delip deliklerden kayış ile bağlarlar. Bebek Oedipus adını buradan alır.

Kral ve kraliçe hayatlarına devam ederken Korinthos’lu bir çoban dağa bırakılan Oedipus’u bulur ve Korinthos kralına götürür. Çocukları olmadığı için Korinthos kralı ve kraliçesi Oedipus’u evlat edinirler ve onu sevgiyle büyütürler. Seneler sonra Oedipus sarhoş bir adamla karşılaşır. Bu adam Oedipus’un ailesinin gerçek ailesinin olmadığını iddia eder. Duydukları karşısında şaşkınlığa uğrayan Oedipus, gerçeği öğrenmek için bir kâhine gider. Gittiği kâhin, Thebai kral ve kraliçesine kehaneti açıklayan kişidir. Kâhin Oedipus’a gerçeği açıklamaz fakat kaderinde ne olduğunu anlatır. Oedipus ise babasını öldürmekten ve annesiyle evlenmekten kaçmak için Korinthos’u terk edecektir.

Yeni hayatına başlamak için Thebai’ye doğru yola çıkan Oedipus, yolda başka bir arabayla karşılaşır ve kavgaya tutuşurlar. Kavganın sonucunda Oedipus diğer arabadaki yolcuyu öldürmüştür. Öldürdüğü kişi ise Thebai kralı yani gerçek babasıdır.

Yoluna devam eden Oedipus sonunda Thebai’ye ulaşır ve şehrin kapısında şehre korku salan Sphinks adındaki canavar ile karşılaşır. Sphinks karşılaştığı insanlara bir bilmece sorar ve bilemeyenleri öldürür. Ne yazık ki o zamana kadar bilmeceye kimse doğru cevap verememiştir. Oedipus ile karşılaştıklarında aynı bilmeceyi kendisine de sorar. Oedipus Sphinks’in sorusunu doğru cevaplamıştır. Cevabı karşısında şaşıran Sphinks yenildiğini fark edip intihar eder. Thebai halkı Sphinks’ten kurtuldukları için Oedipus’a minnettardır ve kralın ölüm haberini alınca Oedipus’u yeni kralları yapmak isterler. Bu da Oedipus’un Thebai kraliçesi yani kendi annesiyle evlenmesi demektir.

Her şeyden habersiz gerçekleşen anne ile oğul arasındaki bu evlilikten dört tane çocuk dünyaya gelir. Yıllar sonra Thebai’de bereketsizlik baş gösterir. Oedipus durumu çözebilmek için kraliçenin erkek kardeşi Kreon’u aynı kâhine gönderir. Kâhin, Kreon’a tek çözümün kralın katilinin cezalandırılması gerektiğini söyler ama katilin araştırılmaması konusunda Kreon’u tehdit eder. Eğer katil araştırılırsa bütün gerçekleri halk ile paylaşacağını söyler. Kâhinin tehdidi yüzünden Oedipus ile Kreon kavga etmeye başlar. Kavga esnasında kraliçe içeri girip eski kralın ölüm şeklini anlatınca Oedipus öldürdüğü kişinin eski kral olabileceğinden şüphelenir.

Bunun üzerine Korinthos kralının ölüm haberi gelir. Oedipus’un Korinthos’a dönüp kralın yerine geçmesi gerekir. Fakat Oedipus tekrardan şüphelenmeye başlar çünkü babası sandığı kralı öldüren kendisi değildir. Ama annesi hayattadır yani kehanetin diğer yarısı hala gerçek olabilecektir. Bunun üzerine Oedipus tekrardan kâhine gider. Kâhin ona evlatlık olduğunu ve çobanın onu nasıl Korinthos’a götürdüğünü anlatır. Gerçekleri anlayan Oedipus ve kraliçe dehşete düşmüştür. Kraliçe yaşadıklarına dayanamayıp kendi canına kıyar ve Oedipus hem annesi hem de eşi olan kraliçenin iğnesi ile gözlerini kör eder. Gerçekleri herkesin öğrenmesiyle birlikte Oedipus Thebai’den başka bir kente sürülür ve orada hayatını kaybeder.

 

Bu yazı Doğa Baybek tarafından yazılmıştır.

 

 

Taşıyıcı (Sling) ve Askı nedir?

Bir askı veya taşıyıcı, çocuğunuzu taşımak için vücudunuza bağladığınız şeydir. Bu yeni bir olgu değildir ve aslında yüzyıllardır farklı kültürlerde uygulanmaktadır.

Taşıyıcı (Sling) Kullanmanın Herhangi Bir Faydası Var Mı?

Birçok ebeveyn için yaşam tarzı ne olursa olsun taşıyıcı kullanmak pratik olabilir. Örneğin iki çocuklu bir anne olduğunuzu düşünün. Yeni doğan bebeğiniz var ve aynı zamanda yürümeye yeni başlayan bir çocuğunuz var. Yeni doğan bebeğiniz kucağınızda olduğunda çocuğunuzun yerdeki oyuncaklarını toplamak zor olabilir.

Taşıyıcı (Sling) Kullanmanın Herhangi Bir Zararı Var Mı?

Taşıyıcı (Sling) ve askı kullanmanın iddia edilen bazı faydaları hakkında kanıt eksikliği olduğunu söylemeye değer. Bu gerçekten kişisel bir karardır, bu yüzden sizin ve bebeğiniz için uygun olmadığını fark ederseniz çok fazla endişelenmeyin. Örneğin, bebeğinizi bir askıda veya taşıyıcıda taşımanın bağlanmayı artırıp artırmadığını bize söyleyecek yeterli kanıt henüz yok. Bazı ebeveynlerin sapanların kendilerine ve çocuklarına bağlanmalarına yardımcı olduğunu söylediğini biliyoruz.

Ayrıca, bebeğiniz düşük doğum ağırlıklı doğduysa veya tıbbi bir rahatsızlığı varsa, taşıyıcı veya askı kullanmadan önce lütfen bir sağlık uzmanıyla görüşün. Çocuğunuzun farkında olmayı ve özellikle bebeğiniz dört aylıktan küçükse düzenli olarak kontrol etmeyi unutmayın.

Peki Bebeğimi Askısında veya Taşıyıcısında Nasıl Güvende Tutabilirim?

Askı veya taşıyıcı kullanmak söz konusu olduğunda, birkaç basit yönergeyi uyguladığınızdan emin olmak çok önemlidir. Bebeğinizin boyutunun, ağırlığının ve yaşının askı için uygun olup olmadığına ilişkin tavsiyelerini izleyerek üreticinin talimatlarını kontrol etmeniz gerekir.

Ayrıca, askıyı veya taşıyıcıyı kullanmadan önce taşıyıcıda aşınma ve yıpranma belirtileri olup olmadığını kontrol edin. Herhangi bir endişeniz varsa kullanmayın.

Bebeğiniz askıda veya taşıyıcıdayken, burnunu ve ağzını hiçbir şeyin tıkamadığından emin olarak onları sık sık kontrol edin.

  • Askılar ve taşıyıcılar bebeğinizi sıkıca saracak kadar sıkı olmalıdır. Herhangi bir gevşek kumaş, bebeğinizin taşıyıcıya düşmesine izin verir, bu da nefes almasını engelleyebilir ve sırtınızı çekebilir.
  • Sadece aşağıya bakarak her zaman bebeğinizin yüzünü görebilmelisiniz. Bir askı veya taşıyıcının kumaşı bebeğinizin etrafını kapatmamalıdır, bu yüzden onları kontrol etmek için açmanız gerekir. Beşik pozisyonunda bebeğiniz yukarıya bakmalı ve vücudunuza dönük olmamalıdır.
  • Bebeğinizin başı çenenize rahat olduğu kadar yakın olmalıdır. Başınızı öne eğerek bebeğinizi başından veya alnından öpebilmelisiniz.
  • Bebek asla kıvrılmamalı, böylece çenesi göğsüne bastırılmalıdır, çünkü bu nefes almalarını kısıtlayabilir. Bebeğinizin çenesinin altında daima en az bir parmak genişliğinde boşluk olduğundan emin olun.
  • Dik bir taşıyıcıda, askınız bebeğinizi sırtını doğal pozisyonunda desteklemek için rahatça size yakın taşımalıdır. Karınları ve göğüsleri size karşı olmalıdır. Bunu, elinizi bebeğinizin sırtına koyarak ve hafifçe bastırarak test edin, açılmaması veya size yaklaşmaması gerekir.
  • Bebeğiniz beşikte veya kese içindeyse, alt kısmı askının en derin kısmında olmalıdır. Bu sayede askı bebeğinizi katlamaz ve çenesini göğsüne bastırmaz.

Askıda Emzirebilir Miyim?

Bebeğinizi bir askıda emzirmek kesinlikle mümkündür, ancak belli bir ustalık ve pratik gerektirir. Risklerin farkında olmak da önemlidir. Bazıları askılarında emzirmemenizi önerdiğinden, üreticinin talimatlarını kontrol ettiğinizden emin olun. İşte ipuçlarımız.

  1. Bebeğinizin rahat nefes alıp almadığını ve sizin için takılma tehlikesi olmadığını kontrol ettiğinizden emin olun.
  2. Bebeğinizi her zaman destekleyin.
  3. Beslendikten sonra bebeğinizin pozisyonunu, başı yukarı bakacak ve askıdan ve vücudunuzdan uzakta olacak şekilde değiştirin.
  4. Bunu dikey olarak veya daha rahat bir pozisyonda yapabilirsiniz. Ellerinizi kullanmanız gerekecek olsa da, size daha fazla hareket özgürlüğü verebilir. Ayrıca, mandalınızı sıralamanıza yardımcı olmak için bir elinizi serbest bırakır.

 

 

Bu yazı Deren Yelmen tarafından yazılmıştır.