Yazılar

Bebek Bezi Nasıl Bağlanır?

Bebek bezini değiştirmek, tecrübe edindikçe daha da pratikleşir. Dikkat edilmesi gereken birkaç püf noktasından sonra çok kolaydır ve el alışır. Fakat yeni aileler için başta zor gibi gelebilir. Biz de bu yazımızda ‘Bebeğin altı nasıl temizlenir?’, ‘Temiz bez nasıl bağlanır?’ gibi soruları aydınlatmayı amaçladık.

  • Bebeğinizin altını değiştirmeye başlamadan önce yanınızda alt değiştirme örtüsü, bebek bezi, alkolsüz temizleme mendili ve pişik kremi olduğundan emin olun. Bez değiştirme süresinde bebeğin dikkatinin dağılması için sevdiği bir oyuncağı da bulundurabilirsiniz.
  • Gerekli her şeyin hazır olduğundan emin olduktan sonra alt açma örtüsünü serin. Bu örtü ifrazatının (dışkı ya da idrarın) dış ortama bulaşmasını engeller. Aynı zamanda bebeği dış ortamdan gelebilecek herhangi bir şeye karşı korur.
  • Bebeğin bacak bilekleri birleştirilerek yukarı kaldırılır. Alkolsüz ıslak mendil veya ıslak sabunlu temiz bir bez ile bebeğin genital bölgesi önden arkaya doğru temizlenir. Bu noktada aynı bez tekrar tekrar kullanılmaz, atılır. Bu şekilde özellikle kız çocuklarında idrar yolu enfeksiyonlarından kaçınılmış olunur. Oğlan çocuklarında ise dikkat edilmesi gereken genital kıvrımlarını iyice temizlendiğinden emin olmaktır. Özellikle oğlan çocuklarında kireçlenmeyi önlemek için genital organdaki deri kıvrımı arada geriye doğru iterek temizlenmesi gerekir.
  • Temizlik kısmı bittikten sonra, pişik kremi sürülmeli ve kremin sağlık kuruluşlarından tavsiyeli olmasına dikkat etmelisiniz. Krem yoksa zeytinyağını kızdırıp soğuttuktan sonra kullanabilirsiniz.
  • Yeni bez takarken, bezin bel ve göbek kısmına geldiğinden emin olun ve uzun kısımlarını içeriye doğru katlayın. Ayrıca bebeğin hareket kabiliyetini ve kan dolaşımını etkilememesi için çok sıkmadığınızdan emin olmalısınız. Bacak bölgesinde iki parmak bel bölgesinde bir parmak boşluk olacak şekilde sıkmanızı tavsiye ederiz. Bu şekilde tahrişi de önleyebilirsiniz. Yeni doğan bebekler ise göbek kordunu hala düşmemişse, bu kordonun bebek bezi dışında kalmasına dikkat ediniz.
  • Ve son olarak temiz bebek bezinin ön kısmını bebeğin bacaklarının arasından geçirip yan bantlarıyla bezi bağlayın. Bebek bezi sıklıkla kontrol edilip çok dolması beklenilmeden değiştirilmelidir. Özellikle kakalı bebek bezleri çok fazla tutulmamalıdır, öbür türlü bebek enfeksiyona açık halde gelir.

 

Bu yazı Eylül Karanfil tarafından hazırlanmıştır.

Emzik Modelleri ve Çeşitleri

Emme Refleksi Nedir?

bebeklerde emme refleksi

Her sağlıklı bebek emme refleksiyle doğar ve bu refleks bebeğin memeyi bulmasına yardımcı olur. Bebek büyüdükçe, zamanla içinde bu refleks ortadan kaybolur.  Bebekler en temel ihtiyaçlarını karşılamak yani beslenmek için sürekli emmek ister. Emme refleksi onlarda bir dürtü şeklindedir. Bu dürtü karşılandıkça kendilerini daha mutlu ve güvende hissederler. Daha huzurlu olurlar, uykuya daha rahat bir şekilde dalarlar. Emme refleksinin sonucunda da hem anne sütüne hem de annelerinin kokusuna kavuşurlar. Bebeğinizi emzirmenin yanı sıra emme refleksini karşılamak için yapabileceğiniz en iyi şeylerden biri de bebeğinize emzik vermek olacaktır.

Emzik Seçerken Nelere Dikkat Etmeliyiz?

emzik seçerken dikkat edilmesi gerekenler

Çoğu aile, çocuğu için emzik seçerken çok fazla zorlanıyor çünkü etrafta birçok doğru yanlış bilgi bulunuyor ve farklı uzmanlardan alınan farklı yorumlar dolayısıyla ailelerin kafaları da oldukça karışabiliyor. Eğer silikon emzik seçilecekse ve bebeğiniz 1 yaşından büyükse uzmanlar tarafından daha çok “ortodontik emzik” kullanılması tavsiye ediliyor. Ortodontik emzik, bebeğin ağız, diş ve damak yapısına uygun olan emziklerdir. Ayrıca;

– Emziğin kalkanında delikler olmasına da dikkat etmekte fayda var. Bu delikler sayesinde cildin tahriş olması engelleniyor.

-Bunun yanı sıra ürünlerin BPA içermemesine de mutlaka dikkat edilmeli.

-Ek olarak kapaklı emzik tercih etmek de hijyen açısından çok büyük rahatlık sağlayacaktır.

Burada önemli olan bebeğinizin yaşını ve gelişimini göz önünde bulundurmaktır. Çocuğunuza uygun olan emzik seçimini doktorunuzla birlikte de yapabilirsiniz.

Emzik Çeşitleri Nelerdir?

Çeşitli emzik modelleri bulunmaktadır ancak emzikler esas olarak iki ham maddeden üretilirler: silikon ve kauçuk.

Kauçuk Emzikler

Kauçuk doğal bir malzeme olduğundan kauçuk emzikler daha elastik yapıda olurlar ve oldukça dayanıklıdırlar. Bebeklerin diş çıkarma dönemine de uygundurlar. Kauçuk emziklerin yarattığı problemlerden biri kolay bozulabilir olmaları. Suyu içine emerler ve kolayca bozulabilirler.

Silikon Emzikler

Silikon emziğe baktığımızda ise « silisyum » maddesinden yapıldığını görebiliriz. Silikon emzikler kauçuk emziklere kıyasla çok daha dayanıklıdırlar. Kauçuk emzikten farklı olarak silikon emzikler darbelere çok dayanıklı değildir bu sebeple diş çıkarma sürecinde olmayan, henüz diş çıkarmamış bebekler için çok daha uygundur. Isıya da oldukça dayanıklıdırlar ve bu sayede ısıyla sterilizasyon süreci için oldukça uygundurlar. Herhangi bir tatları veya kokuları da yoktur. Alerji de yaratmazlar.

Damaklı ve Damaksız Emzikler

Pek çok emzik çeşidi olsa da genel olarak emzikler model olarak damaklı veya damaksız olarak ikiye ayrılırlar. Damaksız olanlar genelde 1 yaşından küçük çocuklar için tercih edilir. Ucu anne memesine de benzetilir. Şu da bilinmelidir ki damaksız modeller damağa baskı yaparak ağız ve diş sağlığını olumsuz etkileyebilir. 1 yaşından büyük bebekler için ise damaklı emzik modelleri daha uygundur. Ucu yassı ve yukarı doğru kıvrık olduğundan da bebeğinize rahatlık sağlayacaktır. Tabii en doğru kararı vermek için çocuğunuza birkaç çeşit denetebilirsiniz ancak yine de kendi doktorunuza danışmanızda elbette ki fayda var.

Emzik Temizliği Nasıl Yapılmalıdır?

Ailelerin göz önünde bulundurması gereken en önemli sorunlardan biri de emzik temizliğidir. Düzenli emzik temizliği çocuğunuzun sağlığı için oldukça fazla önem arz eder. Genellikle alınan emziklerin üzerinde nasıl temizlenmesi gerektiğine dair bilgiler yazar ancak bebeğiniz ilk 6 ay içerisinde bağışıklık sistemi henüz yeterli olgunluğa erişmediğinden günde beş dakika kadar kaynatılarak dezenfekte edilmesi tavsiye edilir. 6. aydan itibaren bu dezenfektasyon işlemi gün aşırı olarak devam edebilir. Hijyenin sürdürülebilirliği adına emzikleri emzik kabında saklamanızda da fayda var.

Emzik Ne Sıklıkla Değiştirilmelidir?

Emzik değiştirmenin belirli bir süresi yoktur ve kullanıma bağlı olarak değişir. Ortalama kullanımı 2-3 aydır. Deforme olma durumuna göre daha erken veya daha geç değiştirebilirsiniz.

İnternetteki Popüler Emzik Modelleri

  • Philips Avent- Ultra Air 0-6 Ay Emzik
  • Bibs- Colour 0-6 Ay Emzik
  • Chicco- Physio Soft Silikon 0-6 Ay Emzik
  • Philips Avent- Ultra Air 6-18 Ay Emzik
  • Bibs- Colour 6-18 Ay Emzik
  • Chicco- Soother Physio Light 6-16 Ay Emzik
  • Tommee Tippee- Night Time 6-18 Ay Emzik
  • Philips Avent- 18+ Ay Emzik
  • Chicco- Soother Physio Light 16-36 Ay Emzik

 

Bu yazı Helinnaz Taş tarafından hazırlanmıştır.

 

Lohusa Sepeti Nasıl Hazırlanır? İçine Neler Konulur?     

Lohusa doğumdan hemen sonraki 6-8 hafta yani yaklaşık 45 gün içindeki çoğu annenin girdiği bir dönemdir. Anneler bu dönemde değişen hormonlarından ötürü birtakım ihtiyaçlar içinde olurlar. Lohusa sepeti de lohusa dönemindeki annenin ihtiyaçlarına yönelik hazırlanmış hastanede ve evde başucunda bulunacak şekilde ve dilenirse estetik bir şekilde de hazırlanan bir sepettir. Lohusa sepeti doğumuna az kalmış anne adayı için doğumdan en az üç ay önce hazırlanmaya başlanması tavsiye edilir. Bu sepetin içinde doğumdan sonraki dönemde annenin ihtiyaçlarını karşılayacak en elzem eşyaları sizin için düzenledik.

  • Hastanede, özellikle sezeryan veya normal doğumun ilk saatlerinde hastane ortamında annenin hareketlerini kolaylaştırıcı pijama takımları, sabahlık, gecelik. Bu takımların özellikle emzirmeyi kolaylaştırması için üstten düğmeli olduklarına dikkat etmek önemlidir.
  • Annenin rahatça emzirebilmesi için emzirme sütyenleri ve emzirme atletleri. Bu noktada emzirme sütyenlerinin emiciliğinin yüksek olması ve öndeki kapların rahatça açabilmesi detaylarına dikkat edebilirsiniz.
  • Gün içerisinde lohusalığa bağlı gelgitli vücut ısısı değişikliğine hazır olmak için şallar veya ince hırkalar tercih edilebilir.
  • Annenin rahat hareket edebilmesi için ortopedik, terletmeyen terlikler ve lohusa korsesi bu korse annemizin sırtını destekleyerek yardımcı olacaktır.
  • Annenin saç uzunluğuna bağlı olarak tokalar veyahut taçlar.
  • Dilenirse eğer lohusa sepeti içine küçük hediyelik eşyalar da konabilir. Kokulu keseler veya küçük anahtarlıklar en sık tercih edilen küçük hediyelik eşyalardır. Bunların yanı sıra lohusa sepetinize hediyelik olarak buzdolabı magnetleri de yerleştirebilirsiniz.

 

Yazın Bebeğinizi Gezdirirken Dikkat Etmeniz Gerekenler

Yaz aylarında havanın güzelliği hepimizde dışarı çıkma isteğini arttırıyor hele ki geçirdiğimiz soğuk bir kıştan sonra. Dışarda bebeğinizle vakit geçirmek hem siz hem de çocuğunuz için oldukça eğlenceli bir aktivite olabilir. Fakat yazın birlikte gezerken nelere dikkat etmelisiniz? Neler yapmak bu zamanınızı hem keyifli hem de sağlıklı geçirmenize yardımcı olur gelin bir göz atalım.

Güneş Kremini İhmal Etmeyelim

bebeklere güneş kremi

Yazın hepimizin en çok dikkat etmesi gereken şey tabii ki de güneş kremi kullanmak. Bebeğinize uygun olan güneş kremini açık güneşli alanlarda bulanacaksanız iki saatte bir yenilemeli hatta denizde veya havuzda iseniz saatte bir güneş kreminizi yenilemeyi ihmal etmeyin. Alerjik bünyeli bebekler için güneş kremi seçerken uzmanınıza danışmanızı öneririz.

Bolca Yedek Kıyafet!

çocuklara yedek kıyafet

Bebek çantasını gezerken taşımak bazen zor olabilse de havanın sıcaklığından dolayı bebeğiniz elbet terleyecektir, terinin üzerinde kurumamasına ve kıyafetlerini değiştirmeye özen göstermelisiniz. Olabildiğince %100 pamuk içerikli giysiler, bol ve açık renkli kıyafetler giydirmek de isilik riskini azaltan doğru bir tercih olacaktır. Özellikle açık alanda geziyorsanız ya da bebeğiniz açık alanda oynuyorsa şapkasını taktığından emin olun.

Onun İsteklerine Göre Aktiviteler Planlayın.

yazın çocuklarla yapılabilecek aktivite

Bebeğinizle dışarı çıkarken nelerden hoşlandığını, keyif aldığını ve nelerden huzursuz olduğunu hesaba katarak plan yapın, bu hem sizi daha az yorar hem de bebeğinizi daha mutlu edecektir böylece ikiniz de geçirdiğiniz zamandan daha çok keyif alabilirsiniz.

Kalabalıktan Uzak!

Bebek ile kalabalıktan uzak aktivite

Çoğu bebek kalabalıkta huzursuz hisseder fakat oyun parklarına gelince böyle bir durum genellikle söz konusu değildir. Onun mutlu olabildiği, kendini rahat hissettiği yerlerde olmanız her ne kadar önemli olsa da Covid-19’un hala devam ettiği süreçte bebeğinizin ve kendinizin sağlığı için kalabalık yerlerdense daha sakin yerlerde vakit geçirmenizi öneririz. Özgürce koşabileceğiniz veya başka oyunlar oynayabileceğiniz doğa ile iç içe yerlerde piknik yapmak ya da kumsalda zaman geçirmek keyifli öneriler olabilir.

Sık Sık Bez Değiştirin

yazın sık sık bebek bezi değiştirme

Yazın pişik olma riskini biraz daha azaltmak için dışarıda olduğunuzda da altını sık aralıklarda değiştirmelisiniz. Bebeğiniz de yaz aylarında terlediği için kuru bir bezinin olması onu da rahatlatacaktır ve daha kaliteli zaman geçirecektir.

Bol Sıvı Tüketimi

yazın bebeklerin su tüketimi

Bunu eklemeden olmaz! Yanınızda her zaman bebeğinizin tüketebileceği su ve diğer sıvıları yanınızda taşımalısınız ve sıklıkla bebeğinize su içirmelisiniz.

 

 

Bu yazı Şebnem Sezer tarafından hazırlanmıştır.

Devam Sütü Ne Zaman Kullanılmalı? Faydaları Nelerdir?

Gelişim çağındaki çocuklar için beslenme büyük önem taşır. Özellikle de 0-2 yaş arasındaki beslenme, bebeklerin gelişimindeki kritik bir dönemdir. Bu gelişimdeki en önemli nokta da anne sütüdür. Bebekler 2 yaşına kadar anne sütü almalıdır. Anne sütünün içinde bulunan bileşenler sayesinde, bebek ihtiyacı olan tüm besinleri alır. Fakat bazen elinizde olmayan durumlardan dolayı bebek, anne sütünden yararlanamayabilir. Bu tarz bir durumda bebek, anne sütünün eksikliğini kapatmak için devam sütü ile beslenebilir.

Devam Sütü Nedir?

Anne sütünün eksikliğinde kullanılan devam sütlerine aynı zamanda bebek maması da denir. Devam sütleri, inek sütünün içine çeşitli besinlerin katılmasıyla oluşur. Devam sütünün, anne sütünün yerine kullanılmasının en büyük sebebi içerdiği bileşenlerin benzer olmasıdır. Tıpkı anne sütünde bulunduğu gibi, devam sütünde de çeşitli vitaminler, proteinler, mineraller ve yağlar bulunur. Ama en önemlisi prebiyotiklerdir. Anne sütü prebiyotik bakımından oldukça zengindir ve bu prebiyotikler sayesinde yararlı bakteriler oluşur. Devam sütü her ne kadar formüle edilmiş bir besin olsa da içerdiği mineraller sayesinde bebek gelişimine büyük katkıda bulunur yani devam sütünün bebeklere olan faydası büyüktür.

Devam Sütü ve Anne Sütü Arasında Ne Fark Vardır?

Devam sütü, her ne kadar anne sütüne benzetilmeye çalışılsa da arada farklılıklar vardır. En büyük fark sindirim şekilleridir. Anne sütünden farklı olarak devam sütünün içinde kazein proteini daha fazla bulunmaktadır. Bebekte tokluk hissini yaratan da budur. Kazein sindirim süresini uzatır. Anne sütünün içinde daha az kazein bulunur bu yüzden anne sütünün sindirimi daha hızlı gerçekleşir.

Devam Sütünün Faydaları Nelerdir?

Devam sütü, içerdiği sağlıklı mineral ve vitaminler sayesinde bebek gelişimine katkıda bulunur. Özellikle bebeklerin vücut ve bağışıklık sistemi gelişimini oldukça destekler. Devam sütü, sadece beden gelişimini değil aynı zamanda zihinsel gelişimi de olumlu etkiler. Aynı zamanda içerdiği prebiyotikler sayesinde bağışıklık sistemi düzenlenir ve bebeklerde oluşan gaz problemlerini de azaltır. Ek olarak devam sütü, bebeklerin uykusunun da düzenlenmesine yardımcı olur.

Devam Sütünün Zararları Nelerdir?

Devam sütünün, bebekler üzerinde direkt olarak zararlı bir etkisi yoktur ama yanlış kullanılırsa bebeğe zarar verebilir. Örneğin, eğer yaş kurallarına uymayıp bebeğinizi sadece devam sütüyle beslerseniz, bu durum bebeğinize zarar verebilir. Bebeğinizi devam sütüyle beslerken aynı anda ek gıda ile de beslemelisiniz. Peki ek gıda ve devam sütü ölçüsünü nasıl dengelemelisiniz?

Devam Sütü Kullanımının Püf Noktaları Nelerdir?

devam sütü nasıl kullanılır

6 ile 9 ay arasında bebeklerin beslenme rutinin %70’i anne sütünden oluşurken kalan kısım ek gıda takviyesiyle doldurulmalıdır. 9 ay ile 1 yaş arasındaki zaman diliminde ise bu ayrım eşit olmalıdır. Bebek anne sütünü ne kadar tüketiyorsa aynı şekilde ek gıdayı da aynı miktarda almalıdır. Anne sütünün olmadığı senaryolarda da bebek, devam sütü almalıdır. Peki devam sütü kullanım talimatları nedir, ne miktarda kullanılmalıdır?

Devam Sütü Nasıl Kullanılmalıdır?

Öncelikle devam sütüne geçilmeden önce doktora danışılması önemlidir. Çocuğunuz 2 yaşından küçükse doktorunuzun devam sütünü önerme ihtimali fazladır çünkü bebekler 2 yaşına kadar anne sütüne ihtiyaç duyar. Doktorunuz size mutlaka kullanım talimatlarını verecektir fakat kullanımı oldukça kolaydır. İlk olarak devam sütü, hazırlandığı gibi kullanılmadır yani taze olması önemlidir. Devam sütü bekletilirse, içindeki besin değerini kaybetmeye başlar ve ekşir. Hazırladıktan sonra direkt olarak tüketilmediyse ve soğuduysa tekrardan ısıtmak doğru değildir. Süt, dinlenme esnasında sıcaklığını kaybettiyse biberonu ısıtabilir ya da benmari yöntemiyle sütü ısıtabilirsiniz. Eğer devam sütünü hazırlandığı gibi kullanabileceğiniz bir ortamda bulunmuyorsanız, hazır paketlenmiş devam sütü tercih edebilirsiniz.  Devam sütü hazırlık aşaması da oldukça kolaydır. Kutudan çıkan ölçeği kullanmanız ve kutunun üzerindeki talimatlara uymanız gerekir. Öncelikle, 10 dakika kaynattığınız suyun 40 derece sıcaklığa düşmesini bekleyin. Kullandığınız mamanın kutusunda belirtildiği ölçüde mamayı suya ekleyin. Genelde her 30 ml su için bir ölçek mama eklenir fakat yine de kendi mamanızın talimatlarını okumayı unutmayın. Önceden suda kaynatarak temizlediğiniz biberona karışımı ekleyin ve çalkalayın. Devam sütünü bebeğinizin tüketebileceği sıcaklığa ulaşana kadar soğutun. El bileğinizi sıcaklığı ölçmek için kullanabilirsiniz. Devam sütünü hazırladıktan sonra bebeğinizi beslerken onu, kafasına kolunuzla destek olabileceğiniz bir pozisyona almanız da önemlidir.

 

 

Bu yazı Ece Bolulu tarafından hazırlanmıştır.

 

 

Çocuklara Evdeki Tehlikelerden Korunmayı Öğretmenin Önemi

Çocuklarımız bizim için çok değerli. Elbette ki çocuklarımızın büyüme sürecinde onları korumak adına birçok çaba sarf ediyoruz ancak her zaman yanlarında olamayabiliyoruz. Özellikle de çocuklarımız büyüyüp ayaklandıklarında daha farklı müdahalelerde bulunmamız gerekebiliyor. Evde, okulda, parkta birçok tehlikeyle karşılaşabiliyorlar ve bizim yanlarında olmadığımız durumlarda onların da kendilerini korumayı öğrenmesi gerekiyor. Burada da en büyük görev ailelere düşüyor. Peki aileler, adım adım çocuklarına bu eğitimi nasıl verebilir? Bu eğitim verilirken nelere dikkat etmeliler?

Çocuklara Evdeki Tehlikelerden Korunma Eğitimi Verilirken Nelere Dikkat Edilmeli?

  1. Çocuklar tehlikelerden aşırı bir boyutta korkmamalı. Korkmamalı derken bir miktar korku olması önemli ama bu korkunun seviyesi iyi ayarlanmalı. Çocuklar korkmalı ki bir tepki verebilsinler, ona göre davransınlar ancak fazla bir korku durumunda bu durum ters tepebilir ve çocuklar korkudan tepkisiz kalabilir veya yanlış bir müdahalede bulunabilir.
  2. Çocuklarımızı tehdit etmekten kaçınmalıyız. Tehdit durumunda çocuklarımız asıl hedeflerinden sapabilir. Korkulan unsurun yerini aile alabilir veya çocuklar ailelerine inat korkmuyormuş gibi davranıp tehlikelere maruz kalabilir.
  3. Aşırı uyarılardan kaçınmalıyız ve çocuklarımızın üstüne fazla gitmemeliyiz.
  4. Genel uyarılardan kaçınmalıyız. “Koşamazsın!” demek yerine daha spesifik bir şekilde “Koşarken etrafına dikkat etmelisin. Masaya, kapıya çarpabilirsin.” diyebiliriz.
  5. Öz güvenlerini zedelemeyecek şekilde uyarılarda bulunmayız. “Bunu yapamazsın!” tarzında sert ve öz güven kırıcı ifadelerden mümkün olduğunca kaçınmalıyız.
  6. Direkt olarak “Yasak!” demek yerine neden yapılmaması gerektiğini çocuğunuzun yaş grubuna göre anlayabileceği bir şekilde açıklayabilirsiniz.

 

Alacağımız Önlemler Yaşa Göre Farklılık Gösterir mi?

evdeki tehliklerle ilgili çocuklara eğitim

Evet. Her yaşın farklı bir önlem gerektirdiğini bilmemiz gerekiyor. Evdeki tehlikeler her yaş grubuna farklı şekilde anlatılmalıdır ve ev ortamı da buna göre düzenlenmelidir. 0-3 yaş aralığındaki çocuklara anlatım ile 10 yaşındaki çocuğa anlatım aynı olmamalıdır. 0-3 yaş aralığı korunmaya daha çok muhtaçtır ve bu durumda daha çok aileler müdahalede bulunmalıdır. Çocuklar büyüdükçe ve bir şeyleri kendi başlarına yapmaya başladıkça artık kendi kendilerini korumayı öğrenmeleri gerekir. Özellikle 3 yaşından sonra çocuklarda aileden bağımsız hareket etme durumu başlar ve merakla her şeyi denemeye başlarlar. Her şeye dokunurlar, tadarlar. Aileler ise çocuklarının her hareketine yetişemeyebilir. Çocuğun kendi kendini korumayı öğrenmesi gerekir. Bu “kendi kendini koruma” durumu da ailenin ve etrafındaki insanların uyarılarıyla gerçekleşir.

 

Çocuklara Tehlike Durumunu Nasıl Anlatabiliriz? Evde Tehlike Durumda Ne Yapmalarını Nasıl Öğretebiliriz?

Çocuğunuza sakin bir şekilde tehlikeli durumları açıklayabilirsiniz. Neden tehlikeli olduğunu ve sonucunda neler olabileceğini kısaca anlatabilirsiniz. Örneğin evdeki kesici aletler, sivri eşyalar, kimyasal maddeler saklanabilir veya çocuğun erişebileceği noktalardan uzaklaştırılabilir. Mobilyalar, eşyalar çocuklara göre düzenlenebilir ancak çocukların merak duygusu baskın geldiğinde her şeyin saklanmış olması onlara daha çekici gelebilir ve onlarda daha çok merak uyandırabilir. Bu sebeple her şeyi kaldırmak ve saklamak yerine bazı şeyleri yavaşça keşfetmesine izin verebilirsiniz.  Bunun yanı sıra bazı küçük deneyimleri yaşamasına izin verebilirsiniz. Bazen kendileri deneyip yanıldıklarında o davranıştan uzaklaşmaları daha kolay olabiliyor. Örneğin sıcak bir bardağa dokunmaması gerekiyorsa ve çocuk ısrarla bunu yapmak istiyorsa kendi kontrolünüz dahilinde çok kısa bir süreliğine izin verebilirsiniz. Tabii ki buradaki kontrol oranı çok önemli, deneme-yanılma yöntemini büyük tehlike içermeyen durumlarda denemek daha sağlıklı olabilir.

 

Çocuklara Yardım İstemeyi Öğretin

evde tehlikeli durumlarda çocuklara yardım etmek

Ne olursa olsun çocuklar evdeki her tehlikeyle tek başlarına baş edemeyebilir. Böyle bir durumda ebeveynlerine söylemekten ziyade onlardan çekinerek sorunu kendi başlarına halletmeye çalışabilirler. Çocuklarınıza her zaman yanlarında olduğunuzu ve her ne olursa olsun onlar için elinizden geleni yapabileceğinizi söyleyebilirsiniz. Kendilerini güvende hissedeceklerdir. Kendi başlarına baş halledemeyecekleri bir durumla karşılaştıklarında ise çekinmeden sizden yardım isteyebileceklerdir. Sizden yardım istemenin dışında ambulans çağırmayı da öğretmeniz her türlü ihtimale karşı hazırlıklı olmanızı sağlayacaktır. Siz evde olmadığınızda ve çocuğunuzun tek başına halledemeyeceği bir durum söz konusu olduğunda ambulansı veya polisi aramayı bilmesi hayat kurtarıcı nitelikte olabilir. Günümüzde bu aramalar sıklıkla suistimal edilse de çocuklara gerçekten acil olan durumlarda aramaları gerektiği, acil olmayan durumlarda ise kesinlikle bu numaraları aramamaları gerektiği öğretilebilir ve birçok kazanın önüne geçilebilir. Ayrıca her ihtimale karşı anne ve babanın da numarası ezberletilmelidir.

 

Temel İlk Yardım Eğitimi Öğretin

çocuklara ilk yardım eğitimi

Çocuğunuz belirli bir yaşa geldiğinde ve gerekli olgunluğa eriştiğinde temel ilk yardım bilgisi öğretmeniz çok faydalı olacaktır. Ne olursa olsun kendine ilk müdahaleyi yapabilmesi iyi olacaktır. Örneğin çocuğunuzun bir yeri kanadığında hemen o bölgeyi dezenfekte edip kısa bir tampon uygulaması gerektiğini bilmesi, fazla kan kaybı yaşamasını ve mikrop kapmasını ilk aşamada önleyecektir. İlk yardım eğitimi konusunda önce aileler bilinçlendirilmelidir daha sonra da çocuklar.

evde acil durumda müdahale

Paniğe Kapılmayın

Acil bir durumda, bir kaza anında paniğe kapılmamak da çok önemlidir. Ailenin panik hâli çocuğu da etkileyebilir. Böyle bir durumda sakince müdahale edilmelidir ve çocuğa da sakin kalması öğretilmelidir. Böylelikle çocuğunuz evde tek başına kaldığında herhangi bir tehlikeyle karşılaşırsa soğukkanlı bir şekilde duruma müdahale edebilecektir.

 

 

 

Bu yazı Helinnaz Taş tarafından hazırlanmıştır.

 

 

Bebeklerde Gaz Yapan Yiyecekler Nelerdir?

Gaz sancısı, bebeklerin dış dünyaya adaptasyon sürecinde yaşadığı fizyolojik bir olaydır. Gaz sancısı bir hastalık değildir fakat uzun süre sonlanmadığı durumlarda ebeveynler endişelenebiliyor. Bebeklerde meydana gelen özellikle akşama doğru huysuzlanma, bacakları karına çekme, elleri yumruk yapma, kızarma ve canı acıyormuş gibi ağlama durumu gaz sancısının belirtileridir. Bu durum ile sık sık karşı karşıya kalan ebeveynler, gaz probleminin neden kaynaklandığını ve çözüm olarak ne yapılabileceğini araştırması bebeklerinin huzuru için oldukça faydalı olacaktır.

Bebeklerde Gaz Sancısı Ne Zaman Başlar?

Gaz sancısı genellikle bebek 2-3 haftalıkken görülmeye başlar. 4-6 haftalıkken ise giderek yoğunlaşır. Artan gaz sancılarına bağlı olarak ağlama nöbetleri de sıklaşır.

Bebeklerde Gaz Sancısı Belirtileri Nelerdir?

bebeklerde gaz sancısı belirtileri

Gaz sancısının en sık görülen belirtisi ağlama nöbetleridir. Ağlamalar genellikle günün aynı saatlerinde ve aynı sıklıkla gerçekleşmektedir. Çoğunlukla akşam saatlerinde meydana gelmektedir. Gaz sancısı esnasında bebekler ayaklarını karnına çeker, ellerini yumruk yaparak kendilerini kasarlar. Dolayısıyla kızarmış bir halde ağlarlar. Bunlara ek olarak bebeğiniz emmek istediği halde kısa süre sonra huzursuz olup emmeyi bırakıyorsa ve karın bölgesinde şişlik varsa gaz sancısı yaşıyor olabilir.

Bebeklerde Gaz Sancısına Ne Sebep Olur?

Bebeklerde gaz sancısını arttıran en önemli faktörlerden biri de sık sık emzirmektir. Emzirme sırasında bebeğin hava yutması ile gaz sancısı oluşur. Bunun dışında ek gıdaya erken başlanması, yetersiz ya da aşırı sıvı tüketimi, altının uzun süre ıslak kalması gibi sebeplerde bulunmaktadır. Emziren annelerin beslenme düzeni de bebek için önemlidir.

Bebeklerde Gaz Sancısına Sebep Olan Besinler

Gaz sancısına sebep olabilecek çok sayıda besin vardır. Bunlara örnek olarak verilebilecek besinler;

  • Portakal
  • Kuru baklagiller
  • Lahana
  • Limon
  • Mısır
  • Havuç
  • Brokoli
  • Süt ürünleri
  • Baharatlı gıdalar
  • Karnabahar
  • Soğan
  • Gazlı içecekler
  • Çay
  • Kahve
  • Turunçgiller

Eğer anne bebeğini emziriyorsa bu besinlerin tüketimine dikkat etmelidir. Bu besinlerin tüketimi için bebeğinizin sindirim sisteminin gelişmesini beklemeniz de fayda var aksi halde bebeğinizin sancısı daha fazla olacaktır. Ek gıdaya geçiş yapmış olan bebeklerde ise yine bu besinlerin tüketimi için sindirim sisteminin güçlenmesi için bir süre beklemelisiniz. Sapı olan sebzelerin ise sadece çiçek kısmını tercih etmeniz besinin gaz yapma ihtimalini düşürecektir. Bebeğiniz için demir kaynağı olan baklagilleri tüketmeden 1 gece öncesinde suda bekleterek gazının azalmasını sağlayabilirsiniz.

Bebeklerde Gaz Problemleri Nasıl Giderilir?

bebeklerde gaz problemi giderme

Bebeklerde sıklıkla karşılaşılan gaz problemi bir gelişim sürecidir. Bu nedenle bir hastalık veya sorun olarak görülmemelidir. Bu süreci bebek gelişiminde görmezden gelmek, sancılanmamak mümkün değildir. Fakat sancının minimum seviyede yaşanması için alınabilecek birtakım önlemler şunlardır;

  • En yaygın yöntem olan sırt sıvazlama, bebeğinizi rahatlatacaktır.
  • Gaz ağrısı sırasında panik yapmamalı, bebek sakinleştirmeye çalışılmalıdır. Bebeği emzirmek, hafifçe sallamak, ninni söylemek, araba ile gezdirmek, faydalı olacaktır.
  • Anne sütü ile beslenen bebeklerde, emzirilirken gaz yutmamasına dikkat edilmelidir.
  • Beslenme sonrasında mutlaka bebeğin gazı çıkarılmalıdır.
  • Anneler, gaz oluşturan besinleri dikkatli tüketmelidir.
  • Gaz problemini gidermek için bebeği ılık suda yıkamak, karnına yağ ile masaj yapmak, ılık havlu koymak faydalı olacaktır.

 

Bu yazı Buket Özsandıkcı tarafından yazılmıştır.

Parmak Gıdalar İle Bebeğinizi Eğlendirerek Besleyin

Parmak Gıda Nedir?

Bebeğinizin parmaklarıyla kolaylıkla kavrayıp, tutarak ağzına götürebileceği ve ağızda kolay yumuşayıp dağılabilen parmak boyutunda ya da ufak parçalar halinde kesilmiş besinlerdir.

Parmak Gıdaların Önemi Nedir?

Parmak gıdalar bebekler için keşif sürecidir. Bebek kendisine sunulan yiyeceklere dokunur, sıkar, koklar, atar, tadına bakar, ağzından geri çıkartır, püskürtür yani kendisi için yabancı olan dünyayı tanımak için keşfe çıkar. Her farklı dokunuş bebeğe yeni öğrenme olanakları sağlarken başarma ve mutluluk hazzını da kazandırır. Bebek kendi başına karnını doyurabildiği bilincine ulaşır. Bu süreç bebeğin el-göz koordinasyon ve motor gelişim sürecine de önemli katkı sağlar.

bebekler için parmak gıdalar

Bebeğinizin Parmak Gıdaya Hazır Olduğunu Nasıl Anlarsınız?

  • Bebek dik ve desteksiz oturabilir becerisini kazanmış olmalı
  • Sizin yediklerinizle ilgileniyor, istiyor olmalı
  • Oyuncağını ya da ellerini ağzına götürdüğünde diliyle, damağıyla ezebilir becerisinin olduğuna dikkat edin.

 

Parmak Gıdayla Tanıştırma Yöntemleri

3 yöntem vardır.

  1. BLV Yöntemi (Baby LED Weaning): Bebek liderliğinde beslenme anlamına gelmektedir. Bu yöntemde besinler püre haline getirilmez. Amaç bebeğin gıdaları tek tek tanımasıdır. Bebeğin tabağına gıdalar az miktarda ve 1-2 çeşit olarak koyulur. Yiyecekler yumuşak, parmak kalınlığında ve boyutunda olmalıdır. Bebeğin kavrama becerisini geliştirebilmek için tutmakta zorlanmayacağı kolay besinleri tercih edin. Parmaklarını kıskaç gibi kullanan bebek besinleri tutamazsa sinirlenebilir.
  2. Kademeli Tanışma: Bebeğin katı gıdalarla tanışma süreci püre ve ezmelerle başlar. Püre safhası 3 aşamalıdır;

İlk Aşama: Tüm besinler iyice ezilir. Hiçbir büyük parça kalmadan bebeğe yedirilir.

İkinci Aşama: 2-3 ürünü bir araya getirip biraz pütürlü bir püre haline getirilen aşamadır.

Son Aşama: Yiyecekler yine püre haline getirilir. Ancak bu sefer pürenin yapısı kalındır. Çiğneme ve ezme becerisi için besinler büyük parçalıdır. Bazı bebekler için bu aşama sorunsuz olsa da her bebek aynı şekilde bu aşamayı geçemiyor. İri taneler bebeğe rahatsızlık verebilir. 1 ve 2. aşamada emme hareketiyle püreyi yemeği başaran bebek iri taneli pürelerde öğürmeye hatta boğulur gibi olmasına yol açabilir. Bu aşamayı uygulamadan 1 ve 2. aşamadan sonra BLV yöntemine geçiş daha sağlıklı olur.

  1. Karma Yöntem: Bu yöntemde klasik yöntem olan püre yöntemi ve BLV yöntemi bir arada sunulur. Bebek püreyi sos olarak kullanıp parmak gıdaya batırarak yemeğe çalışabilir.

Bebeğe Parmak Gıda Verilirken Nelere Dikkat Edilmeli?

  • Bebeğinizi yemek yemesi için mutlaka mama sandalyesinde oturtun. Sırtı mama sandalyesinin arkasıyla destekleneceği için daha dik duruş sağlayacaktır.
  • Bebeğe 1-2 çeşit yiyecek sunum. Fazlası kafa karışıklığına yol açabilir.
  • Porsiyonları tabağına ya da mama sandalyesi tepsisine koyabilirsiniz. Yiyecekleri keşfetmeye meraklı oldukları için fazlaca kirlilik oluşacaktır. Mama sandalyesinin altına örtü sermeniz sonraki temizlik sürecini kolaylaştıracaktır.
  • İlk başta tatlı patates, havuç, avokado, muz, kabak gibi yumuşak gıdalarla başlayın.
  • Beslenme sırasında bebeğinizin verdiği tepkilere dikkat edin.
  • Açlık tokluk hissini destekleyin.

Parmak Besinler Nelerdir?

bebekler için parmak besin örekleri

Muz, şeftali, kavun, karpuz, mango, avokado, kabuğu soyulmuş elma, kayısı, dut, bezelye, patates, brokoli, karnabahar, haşlanmış yumurta, makarna, iyi pişirilmiş kıyma, tavuk parçaları, tost dilimleri, yumuşak ekmek içi, salatalık, kılçığı alınmış balık eti, ikiye bölünmüş kabuğu çıkartılmış üzüm…

Bu besinleri bebeğin aylık gelişimine göre ve doktorunuzun tavsiyesiyle geliştirebilirsiniz.

Neler Parmak Besin Olmaz?

Sert meyve parçaları, sert ve çiğ sebzeler, kurutulmuş meyveler, yerfıstığı, fındık, fıstık, diğer kuruyemişler, sosis, salam, sucuk gibi şarküteri ürünleri, patlamış mısır, simit, şeker, iri et parçaları …

Hazırlaması Kolay Parmak Gıda Tarifi

  1. Fırında Armut

Malzemeler:

  • Armut
  • Tarçın
  • Tereyağı

Yapılışı: Armutları yuvarlak kesip çekirdeklerini çıkartıyoruz. Fırın tepsisine diziyoruz. Üzerine tuzsuz tereyağını parçalar halinde koyup tarçın serpiyoruz. 200 derecede 20 dakika pişirin. Kabuğunu soyup soğuyunca bebeğinize verebilirsiniz.

 

  1. Bezelye köftesi

Malzemeler:

  • Haşlanmış bezelye
  • Yumurta
  • Buğday unu
  • Lor peyniri
  • Tereyağı
  • Taze soğan

Yapılışı: Tüm malzemeleri robottan geçirip homojen kıvam elde edin. Karışımı köfte büyüklüğünde hazırlayıp kızartın.

 

  1. Minik Köfteler

Malzemeler:

  • 250 Gr. kuzu kıyma
  • Nane
  • Tuz
  • Tereyağı

Yapılışı: Tüm malzemeleri bir kabın içinde yoğurun. Bebeğinizin yiyebileceği şekilde yuvarlaklar yapıp haşlayın. Haşlanan köfteleri tereyağında kısık ateşte döndürerek lezzetlendirin.

 

  1. Parmak Kabak

Malzemeler:

  • 1 adet kabak
  • Ekmek kırıntısı ya da ev galetası
  • 1 yemek kaşığı haşlanmış buğday
  • Kekik
  • Rendelenmiş kaşar peyniri
  • 2 yumurta

Yapılışı: Tüm malzemeleri karıştırıyoruz (yumurta ve ekmek kırıntıları hariç). Karışımdan minik parçalar alarak önce yumurtaya sonra ekmek kırıntılarına buluyoruz. Parmak şeklini verip tepsiye diziyoruz. Altın rengi olana kadar pişiriyoruz.

 

Bu yazı Seyhan Ertosun tarafından hazırlanmıştır.

 

Çocuklarınıza Meyveyi Sevdirecek Tarifler

Meyveler özünde kalorileri bakımından düşük, lifleri yüksek, vitamin ve mineraller ile dolu bir besin kaynağıdır. Bu nedenle çocuklarınızın beslenme alışkanlığına meyveyi de dahil etmeniz, çocuklarınızın sağlıklı gelişimi için oldukça önemlidir. Fakat ne yazık ki meyveler, bazen çocukların sevmediği besinler arasında yer alıyorlar. Vücudumuzu zinde tutan, hastalıklara karşı koruyan temel besinlerden olan meyveyi hayatımızda oynadığı önemli rolden ötürü dört mevsim eksik etmemelisiniz. Hem çocuklarınıza hem size doğal vitamin takviyesi olacaktır. Farklı görsel sunumlar ve farklı tarifler ile çocuğunuza meyveyi sevdirebilirsiniz. Önemli olan ilgi çekici yollarla, sizi de zorlamayacak pratik tariflerle çocuklarınıza meyve yedirmek. Meyveyi sevmeyen çocuklara bile meyve yedirecek, sıcak yaz aylarında onları hem besleyecek hem de ferahlatacak tarifler paylaşacağız sizinle.

Çocuklara Meyveyi Sevdirmenin 5 Yolu:

Meyveli Smoothie

çocuklar için meyveli smoothie

 

Smoothie olarak adlandırılan buzlu içecekler oldukça sağlıklıdır ve yapımı da çok kolaydır.  Tercihinize göre farklı meyveleri karıştırarak ortaya eğlenceli bir kombinasyon çıkarabilirsiniz. Sadece dilediğiniz meyveleri bir blender yardımı ile karıştırdıktan sonra içerisine buz atmanız yeterli. Afiyet olsun.

Çilekli Limonata Smoothie

çocuklar için çilekli limonata

Yaz aylarının en güzel meyvelerinden olan çilek, limonata ile birleşiyor. Hem tatlı hem ekşi ama oldukça keyifli bir içecek olan çilekli limonata smoothie kırmızı rengiyle de çocuklarınızın ilgisini çekebilir.

Malzemeler:

-Yarım bardak şeker

-2/3 bardak limon suyu

-Yarım bardak yoğurt

-3 bardak donmuş çilek

Yapılışı: Şeker ve suyu orta ateşte şeker eriyene kadar karıştırın. Şekeri eriyen karışımınızı daha büyük bir kaba alarak limon suyu ve 1.5 bardak su ile karıştırın. Son olarak karışımınızı donmuş çilekleri ve yoğurdu ekleyerek blender yardımı ile karıştırın. Afiyet olsun.

Şeftalili Dondurma

çocuklar için şeftalili dondurma

Çocukların vazgeçilmezi olan dondurmayı bu sefer doğal, katkı maddesiz üstelik sadece 10 dakika da hazırlanacak şekilde yapıyoruz.

Malzemeler:

-2 yemek kaşığı yoğurt

-3 adet büyük boy şeftali

-1 yemek kaşığı bal

Yapılışı: Şeftalilerinizi iri doğrayıp dondurun. Donan şeftalileri blender yardımı ile ezin. Sonrasında yoğurt ve balı da ekleyin. Krema kıvamına gelene kadar tekrar blender ile karıştırın. İstenilen kıvama geldiğinde buzluk kaplarına aktarıp dondurun. Afiyet olsun.

Meyveli Süt

meyveli süt

Pek çok çocuk süt içmekten keyif alır. Meyveyi de rutinlerine ekleyip onlara meyveyi sevdirmek istiyorsanız sizin için çok kolay bir tarifimiz daha var. Dilediğiniz meyveyi blender yardımı ile ezdikten sonra süt ile karıştırıp ev yapımı meyveli sütünüzü hazırlayabilirsiniz.

Çikolatalı Kivi Çubukları

çocuklar için çikolatalı kivi

Vitamin açısından oldukça yüksek olan kiviyi bu sefer çikolata ile birleştiriyoruz. Oldukça pratik ama çikolata gibi görüntüsüyle de çocuklarınızın kalbini çalacak bir tarif. Bu tarifi dilediğiniz meyve ile yapabilirsiniz.

Malzeme:

– Çikolata

– Kivi

– Dilerseniz pasta süsü

– Tahta çubuk

Yapılışı: Kivileri halka halka kesin ve çikolatayı benmari usulü eritin. Doğradığınız kivileri eriyen çikolataya batırıp üzerine pasta süsü serpiştirin. Süsledikten sonra dolapta soğutun. Servis ederken çubukları meyvelere batırın. Afiyet olsun.

 

Vermiş olduğumuz tarifler yalnızca yapılabileceklerin birkaçı. Bu tariflerin meyvelerini değiştirerek veya içeriklerine eklemeler yaparak çok daha zengin hale getirebilirsiniz.

 

Bu yazı Buket Özsandıkçı tarafından yazılmıştır.

Oyun Odası Düzenlenirken Nelere Dikkat Edilmelidir?

Çocuklar kendilerini en iyi oyun oynarken anlatır. Ebeveynler de çocukları hakkındaki en iyi çıkarımı onlar oyun oynarken yapar. Çocukların iç dünyasını bu şekilde tanıyabiliriz. Bu yüzden oyun oynamak çocukların doğasında vardır. Çocuğa, içdünyasını açabildiği bir alan yaratmak, onun kendi oyununu yönetmesine izin vermek gelişimi için önemli bir adımdır. Fakat oyun odası yaratırken çocuğun yaşı da hesaba katılmalıdır. Onun bir yetişkin olmadığı, hayal dünyasının yetişkinlerden çok daha farklı çalıştığı unutulmamalıdır. Oyuncaklar da buna uygun seçilmelidir.

Oyun Odası Düzenlenirken Nelere Dikkat Edilmelidir?

çocuk odası oyun alanı

Öncelikle bu odanın tek özelliği oyun odası olması olmalıdır. İçinde sadece çocuğun oynayabileceği oyuncakların bulunması önemlidir. Örneğin oturma odasının, çamaşır odasının bir bölümünü ayırmak doğru değildir. Çocuğun kendi yatak odasının bir bölümünü ayırmak vs. de yanlıştır. Çocuğa, tamamen ona özel bir oda ayrıldığı hissettirilmelidir. Bu şekilde keneini değerli hissedecektir. Oda dekorasyonu, duvar rengi, illustrasyonlar, oyuncaklar ve eşyalar çocuğun da fikri alınarak düzenlenmelidir. Sadece ebevyn ve uzman fikirleri odayı düzenlemede yeterli değildir. Oda, çocuğun konfor alanı olacağı için onun da düşünceleri epey önemlidir. Peki oyun odası düzenlemeye nerden başanılmalı?

Oyun Odası Dekorasyonunun Püf Noktaları

Oda düzenlemek zaten zor bir işken, çocuğunuza oda hazırlamak zahmet gerektiren bir iş olabilir. Fakat tüm bu düzenlemelerin sonunda çocuğunuzun kendini huzurlu bir alanda vakit geçireceği fikri düzenleme yaparken sizi motive edebilir ve yaratıcılığınızı arttırabilir. Öncelikle duvarları dekore etmeyle başlayabilirsiniz.

Oyun Odası Duvarları Nasıl Renklendirilmelidir?

Çocuğunuzun zevkine göre düz renkler tercih edebilir ya da sevdiği çizgi film karakterlerinin stickerlarını yapıştırabilirsiniz. Fakat çocuğun yaratıcılığına katkıda bulunmak için çocuğunuzla birlikte duvarlara resimler çizebilirsiniz. Ya da duvarların bir kısmını kara tahtayla kaplayıp onun istediğinde bir şeyler çizmesine izin verebilirsiniz. Çocukların algıları yetişkinlere göre farklı çalışır bu yüzden gördükleri herhangi bir şeyden hızlı etkilenebilirler. Zevkleri de hızlı değişir. Kara tahta fikri bu yüzden onlar için daha olumlu olabilir. İstediklerinde tahtayı temizleyip yeni resimler çizebilirler. Kara tahtanın, odayı karanlık göstereceğini düşünüyorsanız onun yerine duvarları şeffaf kağıt yazı şablonuyla da kaplayabilirsiniz. Bu sayede hem duvarları istediğiniz renge boyayıp, kirletmeden çocuğunuzun yaratıcılığına da katkıda bulunabilirsiniz. Duvarların yine de karışık durmasını istemiyorsanız çocuğunuza mutlaka resim çizebileceği bir alan yaratmalısınız.

Oyun Odasında Yaratıcılık için Nasıl bir Alan Yaratılmalı?

Çocuk oyun odasında yaratıcılık alanı

Önceki başlıkta da belirtildiği gibi oyun odasında çocukların yaratıcılığına katkıda bulunulabilecek bir alan olması çok önemlidir. Eğer duvarları bunun için kullanmak istemiyorsanız başka materyallerle katkıta bulunabilirsiniz. Çocuklar resim çizerek kendilerini ifade etmekten çok hoşlanır. Ona çeşitli boyaların ve defterlerin olduğu bir masa yaratabilirsiniz. Renklerle kendilerini ifade edebilecekleri için hazır boyama defterleri de alabilirsiniz. Çocuklar genelde çizimlerini etrafta gördüklerinden ilham alarak yapmaya alışkın olduğu için resimlerinde çoğunlukla aile fertlerini ya da arkadaşlarını çizebilirler. Resimlerde şekillendirdikleri kişiye resmi vermeye istekli olduklarından el işi kağıtlarıyla, simlerle hediye paketleri hazırlamaya onları teşvik edebilirsiniz. Yaptıkları resimlere birlikte çerçeveler hazırlayıp oyun odasına asmanız onları yaratıcı el işleri yapmaya da motive edebilir.

Oyun Odasına Oyuncak Seçimi

Çocuk oyun odası oyuncakları

Oyuncak seçimi oyun odası hazırlığında önemli noktalardan biridir. Uzman yazıları okuyarak, bloglardan faydalanarak çocouğunuzun yaşına en uygun oyuncaklarla odayı düzenlemelisiniz. Çocuğunuzun yaşına uyan her türlü oyuncakla oynamasına izin vermelisiniz. Örneğin kız çocuğunuzun toplum tarafından “erkek oyuncağı” diye adlanırılan oyuncaklarla da oynabilmesine müsade etmelisiniz. Oyuncakların cinsiyeti yoktur, çocuğunuza ne kadar küçük yaşta bu fikri empoze ederseniz ona o kadar faydalı olur. Oyun odası tabiki sadece oyuncaklar ve resimlerden oluşmamalı. Ders çalışabileceği bir alan yaratmak da faydalıdır.

Oyun Odasında Çalışma Alanı Nasıl Yaratılmalı?

Odanın küçük bir kısmını işgal eden çalışma alanı yaratabilirsiniz. Küçük bir masa, sandalye ve organize etme amaçlı küçük kutular alabilirsiniz. Aynı zamanda bu masa kitap okumasını da teşvik edebilir. Birlikte aldığınız kitaplarla yeni bir kitaplık da dekore edebilirsiniz.

Oyun Odasında Oturma ve Dinlenme Alanı

Çocuğunuza dinlenebileceği ya da kitap okuyabileceği, çizgi film izleyebileceği bir alan yaratabilirsiniz. Küçük bir çadır ya da halının üzerine puflar koyabilirsiniz. Bu dekorasyon odayı daha samimi ve düzenli gösterecektir.

 

Bu yazı Ece Bolulu tarafından hazırlanmıştır.