Konuşma Gelişimi

Konuşma Gecikmesi ve Aşırı Hareketlilik

Tarih: 20 Temmuz 2017 - Perşembe
Uzman görüşü için konu öner.

Konuşma Gecikmesi ve Aşırı Hareketlilik hangi bozuklukların işareti olabilir?
Nelere dikkat etmeliyiz?


Bir bebeğin 9-12. aydan sonra yatay pozisyondan dikey pozisyona geçmesi olarak yorumlayabileceğimiz yürüme, belki de hayatının en önemli aşamasıdır. Dünya artık keşif edilmeye hazırdır. Duygusal ve fiziksel ihtiyaçlarını karşılayan annesi ile kurduğu güvenli bağlanma ilişki, onun bu keşfinde en önemli dayanağı olacaktır. Beceriksiz hali ile sürekli oraya buraya koşturur ve deneme yanılma yoluyla öğrenmesini sürdürür. Öğreneceği çok şey olması nedeniyle çocukların aceleleri çoktur, ancak henüz yetersiz olan motor becerileri nedeniyle sıkça sakarlık yaşarlar. Bu nedenle 9 ay-3 yaş arası, ebeveynlerin “dur, yapma, aman dikkat, hayır” kelimelerini en sık kullandıkları dönemdir. Bu motor beceri gelişimine ilaveten yaklaşık 9. aydan sonra başlayan alıcı dil gelişimine ve 9-12. aylarda başlayan anlamlı kelime çıkarma şeklinde ifade edici dil gelişimi eşlik eder. 18. aydan sonra 2’li basit cümleler başlar. Sonrasında giderek cümleler artar.

Bazen bu sağlıklı gelişim sürecinde aksaklıklar olabilir. Yürümenin başlaması ve öğrenme arzusu ile hareketlenen çocuğun bu hareketleri, gelişimsel özelliğine göre fazla ise nedeninin araştırılması gerekir. Hareket aşırılığının ölçülmesi, hele de bu yaşlarda elbette zordur. Deneyimli bir anne baba diğer çocuklarına kıyaslayarak fark edebilirler. Yine aile büyükleri ve çevredekiler sıklıkla “bu çocuk çok hareketli” kelimesini kullanıyorlarsa şüphelenmek gerekir. Hareketliliğin bu yaş çocuklarda amacı, merak ile birlikte öğrenmeye hizmet etmesidir. Hareket, çocuğun merak ettiği nesneye ulaşımını sağlar. Ulaştığında durması beklenir. O nesneden alacağını aldığında başka nesneye yönelmek için elbet tekrar hareket edecektir. Ancak, çocuk çevresindeki nesne ve kişilerle, bilgi ve becerisini artıracak kadar ilişkilenemiyor, çabuk materyal değiştiriyor ise yolunda gitmeyen bir şeyler var demektir. Çünkü öğrenebilmek için durup incelemek gerekir. Çocukların gelişimsel sürecinde, konuşabilmek çok önemli bir beceridir. Dil ile öğrenme arasında çok yakın ilişki vardır. Çocuk hareketle nesneye ulaşır, inceler, sonra elindekini çevredekilere “bu ne ifadesi ile bakarak” gösterir, onların tanımını duyar ve sonra da duyduğunu tekrar etmeye çalışarak öğrenmesini sürdürür. 12. aya gelmiş tek kelimesi olmayan, 2 yaşa gelmiş henüz konuşması başlamamış bir çocukta, hele de anlamasında gerilik var ise, mutlaka uzman görüşü almak gerekir. “Bu çocuğun babası da geç konuştu” şeklinde bir yaklaşım, çocuğu telafisi zor bir sürece sokar. Çünkü beynimizde nöronal bağlantılar ilk yaşlarda hızlıca çoğalır ve yaklaşık 3 yaş civarında gelişimi tamamlanır Bunun klinik olarak anlamı, 3 yaş sonrasında çocuğa yapılacak müdahalelerle, çocuğun problemini çözme şansımızın çok az olduğudur. Bu nedenle eğer çocukta konuşma gecikmesi varsa, mutlaka bir uzman görüşü alınması ve gerekli ise özel eğitim ile erken yaşlarda desteklenmesi gerekir. Konuşma gecikmesinin bir çok nedeni olabilir. Bunlar arasında öncelikle işitme kayıpları, uyaran eksikliği, zeka geriliği ve otizmin ayırıcı tanısının yapılması gerekir. Çünkü her bir soruna yaklaşım farklıdır.

Biz burada konuşma sorunları ve hiperaktivite ile seyreden, otizm spektrum bozukluğu (OSB) ve dikkat eksikliği hiperaktivite (DEHB) bozukluğunun erken yaşlardaki bulgularından bahsedeceğiz. Her iki bozukluk da nörogelişimsel bozukluktur. Yani çocuğun nörolojik gelişiminde bir takım aksaklıklar olur. OSB’si olan çocuklarda dil gelişimi geri kalır ve amaca uygun konuşma gecikir, ayrıca sözel olmayan iletişim ile ilgili de zorluklar gözlenir. Şöyle ki; seslenince bakmazlar, konuşmazlar, çevresindeki kişileri çok önemsemezler, genelde kendi halinde oynarlar, kolay huzursuzlanırlar, oyuncaklarla amacına uygun oynamazlar, bazı hareketleri tekrarlı şekilde yaparlar ve özellikle erken yaşlarda çok hareketli olabilirler. DEHB’si olan erken yaştaki çocuklar ise; yaşıtlarına göre çok hareketli olurlar, sürekli koşuşturabilirler, riskli davranışları sıkça yaparlar, oyuncaklarla uzun süre ilgilenmezler, çok sık materyal değiştirler, sizin uyarılarınızı çok dikkate almazlar, bazılarında konuşma gecikmeleri ve bozuklukları olabilir. OSB ve DEHB erken yaşta birbiri ile hem çok sık birlikte seyredebilir, hem de birbirine çok karışır. Hareketlilik ve dikkat sorunları nedeniyle pek çok DEHB’li çocuk çevresindekilerle iletişim kurmada zorlanır, dil becerisi geri kalabilir, dikkat sorunları nedeniyle seslenince bakmayabilir, bu bulgular ile OSB tanısı alabilir. Erken yaşlarda OSB sanılan ve ileri yaşlarda toparlayan bir çok çocuğun tanısı aslında DEHB olabilir. Ayırıcı tanı önemlidir. Çünkü tedavi yaklaşımları farklı olacaktır. OSB tanısı alan çocuklarda öncelikli tedavi, mümkün olduğunca erken özel eğitim ve konuşma terapisine başlanması iken; DEHB’li çocuklarda herhangi bir gelişimsel gerilik yok ise özel eğitim gerekmeyebilir. Çevresel düzenleme, anne baba eğitimi ve gerekiyorsa farmakoterapi uygulanır. OSB’li çocuklarda yıkıcı bir hiperaktivite veya ağır bir dikkat eksikliği yok ise ilaç tedavisine genelde gerek yoktur.

Beyin gelişimi için en önemli yaşlar ilk 3 yaştır, bu nedenle herhangi bir dil, sosyal ve motor gerilikte, yaşa uygunsuz hareketlilikte mutlaka uzman görüşü alınıp gerekli müdahale yapılmalıdır. Zamanla düzelir diye beklemek, telafisi mümkün olmayan kayıplara neden olabilir. Bu tanılar Google ve forumlardan okunarak veya kitaplara bakılarak tanı kriterlerinin alt alta getirilmesi ile konulmaz. Deneyimli bir uzmanın klinik değerlendirmesi gerekir. Eğer aile ikna olmazsa ikinci bir uzman görüşü alması tavsiye edilir.

Kilo ve boy takibi için neredeyse her ay çocuk doktoruna götürdüğünüz çocuklarınızın gelişim değerlendirmesini de yaptırmak, onların olası nörogelişimsel aksaklıklarını yakalayıp erken müdahale şansı vermesi açısından çok kıymetlidir. Lütfen çocuklarınızın gelişimini izleyin ve gerekli müdahaleler için geç kalmayın .

Kaynaklar:
Bowlby, J. (1988). A secure base: Clinical applications of attachment theory. London: Routledge.
Öztürk, M., Başgül, S. Ş. (2015). Çocuklarda Dürtüsellik. Hayykitap, İstanbul.
Sparks, B.F. ve ark. (2007). Brain structural abnormalities in young children with autism spectrum disorder. Neurology 59;184-192.
Turan, F. Ve ark. (2013). Otistik Spektrum Bozukluğu Olan Çocuklarda Taklit Becerileri ve Taklidin Alıcı-İfade Edici Dil Gelişimi ile İlişkilerinin İncelenmesi. Türk Psikiyatri Dergisi 24(2):111-116.

 

Sadece 3 adımda çocuğunuzun gelişim seviyesine uygun programımıza ulaşın.

Programdaki aktiviteleri çocuğunuzla yaparak, çocuğunuzun gelişim
seviyesini ulaşabileceği en üst düzeye çıkarmaya yardımcı olun.

Hemen çocuğunuzun gelişim seviyesini belirleyen soruları yanıtlayın.

çocuk gelişimi

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER YAZILAR