Yazılar

Koruyucu Aile Nedir? Koruyucu Ailenin Şartları Neler?

Çocuk Gelişim Sürecinde Sağlıklı Aile Yapısının Önemi

Birçok gelişim uzmanı çocuğun içinde yaşadığı ve geliştiği çevresinin kişilik gelişimini ile büyük ölçüde bağlantılı olduğunu savunmaktadır. Sağlanan uygun ve sağlıklı bir aile ortamının çocuk gelişiminin çeşitli bileşenlerinde etkisi büyüktür. Örnek olarak çocuğun sosyal ilişkilerindeki becerileri yani çocuğun dış çevre ile teması ve iletişim becerisi sağlanan güvenli ev ortamı desteği ile gelişir. Çocuk ev ortamını merkez alarak dış dünyaya karşı bir tutum sergiler ve çocuğun sosyal becerileri bu güvenli alan temel alınarak gelişir. Bu alanda pek çok gelişim bileşenine örnekler ile değinmek mümkün ve kısaca bu örnekler de her becerinin ve her mental gelişimin aile esaslı ilerlediği yönündedir. Özetle çocuğun her temel gelişiminin ve erişkin yaşamındaki becerilerinin, zihinsel ve fiziksel sağlının büyüdüğü çevreye ve büyük ölçüde aile ortamına dayandığını söyleyebiliriz.

Koruyucu aile nedir?

Çocukların korunması ve aynı zamanda gelişimlerinin mental, fiziksel ve sosyal açıdan sağlıklı bir şekilde ilerlemesi toplum için çok büyük önem taşımaktadır. Çocukların gelişiminin ve korunmasının toplum sürdürülebilirliği ve devamlılığı için büyük önem taşımasının en büyük nedeni ise bir toplumun geleceğini çocukların oluşturmasıdır. Bu gelecekte sağlıklı ve ufku açık bireylerin yetişmesiyle çağdaş bir toplum yaratmak çocuklarımızın elinde. Bu sebep ile vizyonu geniş ve topluma yararlı bireylerin yetişmesi gelecekteki toplum düzeni için mühimdir. Çocuğun gelişim aşamasında büyüdüğü ortamın ve bulunduğu aile yapısın gelecekteki kişiliğine ve aynı zamanda erişkin yaşamındaki hayatındaki etkisi yapılan araştırmalar ile desteklenmektedir. Çocuğun gelişimi için en uygun ortamı sağlamak sadece ailenin sorumluluğu değil aynı zamanda devletin de sorumluluğudur.

Devletin çocukların korunması ve topluma sağlıklı bireyler yetiştirmek adına sağladığı hizmetlerden biri koruyucu aile bakımıdır. Koruyucu aile belli nedenler dolayısıyla öz ailesinin yanında bakımları sağlanamayan veya bulunduğu ailenin içindeki durumlar kaynaklı o ailenin yanında yaşaması mümkün olmayan çocukların devletin hukuki ve sosyal denetimi altında başka bir aile tarafından bakımının karşılanması ve yetiştirilmesine denir. Gönüllü ailelerin yanında uzun süreli veya kısa süreli bir şekilde bakılması sorumluluğunu üstelenen koruyucu aileler bu süreci gönüllü olarak veya belli bir ücret karşılığı yapabilmektedir.

Koruyucu aile modelleri

Dört çeşit koruyucu aile modeline değinilmiştir. Bunlar Akraba veya Yakın Çevre Koruyucu Aile Modeli, Geçici Koruyucu Aile Modeli, Süreli Koruyucu Aile Modeli ve Uzmanlaşmış̧ Koruyucu Aile Modeli olarak tanımlanmaktadır.

Akraba veya Yakın Çevre Koruyucu Aile Modeli

Bu model kan bağı bulunan akrabaların veya çocuğun çevresinde bulunan ve aynı zamanda çocuğun iletişim içinde olduğu bakıcı, komşu gibi olan bireylerin ve ailelerin sağladığı bakımı içermektedir.

 Geçici Koruyucu Aile Modeli

Bu model çeşitli sebepler ile henüz hakkında hizmet planı olmayan ve kuruluş bakımına yerleştirilmemiş çocuklar için bu konuda eğitim desteği bulunan profesyonel düzeye gelmiş kişi ve ailelerin sağladığı bakımı kapsamaktadır. Bu bakım geçici bir süre için geçerlidir, bu süre en fazla bir ay sürmektedir.

Süreli Koruyucu Aile Modeli

Kalıcı bir ailenin yanına yerleşemeyen ve biyolojik ailesinin yanına kısa süre içinde döndürülme imkanı bulunmayan çocuklar için sağlanan bakımdır.

Uzmanlaşmış̧ Koruyucu Aile Modeli

Özel ihtiyaçları olan çocukla için lisanslı ve eğitim destekli profesyonel düzeye gelmiş kişi ve ailelerin sağladığı bakımdır.

Koruyucu Aile Olmanın Şartları

Hukuk sistemimizde korunmaya muhtaç hale gelmiş çocukların devlet tarafından korunması hakkında kanun bulunmaktadır, 2828 sayılı Kanun içeriğinde çocukların korunması ve sağlıklı bireyler olarak yetişmeleri için olan kurum bakımını ve koruyucu aile bakımını da kapsar. Aile ortamında yetişmesi mümkün olmayan çocuklar için aile ortamına denk bir ortam sağlanması koruyucu aileler ile mümkündür. Devlet denetiminde ilerleyen bu süreçte koruyucu aile olmanın belirli şartları vardır. Bu şartlar:

  • Koruyucu aile olmak için bireyin T.C vatandaşı olup aynı zamanda yaşı 25-65 yaş arasında olmalıdır.
  • Yukarıdaki kriterlere ek olarak kişinin sürekli olarak Türkiye’de ikamet etmesi, en az ilkokul mezunu olması ve düzenli bir gelire sahip olması gerekir.
  • Kişinin koruyucu aile kriterlerine uyduğu sürece medeni hali önem taşımamaktadır. Ancak bekar kişilerin 30 yaşını doldurmuş olmaları gerekir.
  • Çocuğun velayeti halen daha biyolojik ailesindedir bu sebeple çocuğun adı ve soyadı değiştirilemez.
  • Koruyucu ailelerin ev ve sosyal ortamını çocuk yetiştirmek için uygun bir ortam haline getirmesi gerekir.

Koruyucu Aile Olmak İçin Nasıl Başvuru Yapılır ?

koruyucu aile başvurusu

Kriterleri sağlayan tüm bireyler koruyucu aile olmak için ikamet ettiği yerdeki Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü’ne başvuruda bulunabilir. Başvuru sonrası belirli evraklar toplanır ve tamamlanır. İstenilen belgeler şu şekildedir:

  • TC. kimlik numarası beyanı veya kimlik kartı fotokopisi
  • Vesikalık fotoğraf (Bir adet yeterli olacaktır.)
  • Öğrenim durumunu gösteren belgenin onaylı örneği
  • Adli sicil belgesi
  • İş, gelir ve sosyal güvenlik durumunu gösteren belgenin onaylı örneği
  • Koruyucu aile olmak için başvuran kişinin çocuğu etkileyebilecek fiziksel engeli, ruhsal rahatsızlığı ve bulaşıcı hastalığının olmadığını gösteren doktor raporu (Bu rapor üniversite veya devlet hastanelerinden alınabilmektedir.
  • Ek olarak kişinin medeni hali evli ise tüm belgeler her iki bireyden de istenmektedir. Ayrıca adli sicil belgesi ile doktor raporu aile ile birlikte yaşayan kişiler olduğu takdirde onlardan da talep edilmektedir.

–  Hizmet devam ettiği sürece koruyucu aileye yeni katılan aile bireyleri için iki yılda bir doktor raporu ve      adli sicil belgesi yenilenmelidir.

Koruyucu Aile Olma Sürecinde Bilinmesi Gerekenler

koruyucu aile olma süreci

Çocuk koruyucu ailenin yanında olsa dahi biyolojik ailesi ile görüşme hakkına sahip olup kurum tarafından uygun ortam, zaman zaman aralıklarında kurum uzmanlarının eşliğinde görüşme yapabilirler. Bu görüşme kurum bünyesinden bir sosyal hizmet uzmanı eşliğinde gerçekleştiğinden koruyucu aile ve biyolojik aile bir araya gelmez ve koruyucu aile ile görüşme bilgileri paylaşılmaz.

Hangi durumlarda çocuğun koruyucu aileden alındığına gelirsek değinildiği gibi bu süreç devlet denetiminde ilerlemekte ve bu süreç sosyal hizmet uzmanı tarafından hazırlan sosyal inceleme raporunda ayrıntılı bir biçimde değerlendirilmektedir. Koruyucu ailenin üstlendiği yükümlülükleri yerine getirmediği, koruyucu ailenin istenilen biçimde çocuğa bakmadığı tespit edildiği, koruyucu ailenin herhangi bir nedenle koruyucu aile olmaktan vazgeçtiği veya çocuğun koruyucu aileye yerleşme nedeni ortadan kalktığı durumlarda hazırlanan rapor Koruyucu Aile Komisyonuna bildirilir ve sözleşme iptali gerçekleşerek çocuk aileden geri alınır. Ayrıca bu komisyon koruyucu ailelerin niteliklerini de denetleyip, değerlendirmektedir. Örneğin bu komisyona bağlı sosyal hizmet uzmanı tekrardan rapor ile belli gerekçeler belirttiğinde koruyucu aile statüsü iptal edilebilir, koruyucu aile statüsü iptal edildiğinde ise o aileye bir daha başka bir çocuk için koruyucu aile olma hakkı verilmez.

Evlat edinme ile en büyük farkı koruyucu ailelerin velayeti haklarının olmamasıdır, evlat edinmede ise mahkeme kararı ile çocuğun velayet hakları devredilmektedir. Aynı zamanda koruyucu aile olmak gönüllü aile olmaktan da farklıdır. Gönüllü aileler kuruluşta bakımı sağlanan çocuklar için kurumun uygun bulduğu dönemlerde ailelerin yaptığı ziyaretlerin yanı sıra çocukları haftasonları veya belli özel günlerde evlerinde misafir ettiği aileleri kapsayan bir hizmettir.

Koruyucu Aileye Yapılan Ödemeler

Koruyucu ailenin yanında yaşamaya başlayan çocuğun bakımı, eğitim ve yetiştirilmelerine ilişkin harcamalara karşılık aylık net ödeme yapılır. Bu ödeme çocuğun durumuna yani varsa engellilik durumuna ve yaş durumunu göre değişkenlik göstermektedir. Bu ödemenin yanı sıra çocuğun okul servis ücreti, sınavlara hazırlık kurs ücreti içinde yılda belirlenen bir ödeme sağlanmaktadır. Ayrıca yıllık olarak çocuğun eğitim masrafları karşılığı 3 katı tutarında ödeme yapılmakta ve buna ek olarak yılda 2 kez giyim masraflarını 2 katı tutarında ödeme yapılmaktadır. T.C Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının resmi internet sitesine göre koruyucu ailelere ödenen ücret (10270) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucunda elde edilen rakamın sırasıyla %50’si, %75’i, %80’i, %85’i ve %90’ı alınarak belirlenmektedir. Harçlıklar için ise kuruluş bakımındaki çocuklar için yapılan hesaplama ile belirlenmekte olup memur maaş katsayısı sırasıyla okul öncesi 0-3 yaş 600, İlköğretim 1-4 ve 5-8. sınıfı 900, Lise ve dengi okul 1200 ve Yükseköğrenime devam edenler için 2000 gösterge rakamı ile çarpılarak bulunan miktar kadar ödeme yapılmaktadır. Örneğin 0-3 yaş için aylık ücret 923,26₺ olup 4-5 yaş için 1.384,89₺’dir

 

 

 

Bu yazı Serra Şenol tarafından yazılmıştır.

Bebek Ayak Numaraları

Bebeklerin ayak yapıları yetişkinlerinkinden oldukça farklıdır. Bebeklerin ayaklarında kemiksi bir yapı yerine kıkırdak bir yapı bulunmaktadır. Bebeklerin ayakları genelde parmakların olduğu kısma doğru daha genişken topuk kısmı daha dardır ve ayakları esnektir. Bebekler için yapılabilecek yanlış ayakkabı seçimleri sebebiyle ileride ayaklarıyla ilgili problemler yaşayabilirler.

Bebekler dünyaya geldikleri andan başlayarak sürekli olarak gelişim gösterirler. Zaman geçtikçe hareket etmeyi, oturmayı, emeklemeyi ve daha sonra da yürümeyi öğrenirler. Çoğu ebeveyn bebeğinin ilk adımlarını gördükten sonra onlara ayakkabı almaya özenirler. Ama bazen sırf görüntüsü sebebiyle yapılan bu ayakkabı seçimleri pek de sağlıklı olmayabilir. Bebeklerin esnek ayakları herhangi bir yanlış ayakkabı seçiminde baskıyla karşılaşırsa ayaklarında çeşitli biçim bozuklukları oluşabilir. Bu ayak problemleri ayakların yanı sıra bebeklerin sırt bölgesini ve bacaklarını da olumsuz olarak etkileyebilir. Bu sebeple de uzmanlar genelde yeni yürümeye başlayan bebeklerin çorap veya çıplak yürümelerini tavsiye ederler. Doğumdan itibaren bebeğinizin ayaklarını özgür bırakmanız ayak gelişimleri açısından oldukça önemlidir. Yürümeye yeni başlayan bebekler öncelikli olarak ayak tabanlarıyla ve topuklarıyla yürümeyi hissettiklerinden, ilk dönemlerde çıplak ayakla veya çorapla yürümeye başlamaları ayak gelişimleri için önem arz etmektedir. Bebeklerin ayaklarındaki kıkırdak yapının kemikleşmesi ve var olan yağ dokusunun da kaybolması 4 yaşa kadar uzayabilir.

Bebeklerin Ayak Sağlığı Neden Önemlidir?

bebek ayak sağlığı

Gelecekte yaşanan ayak problemlerinin çoğu bebeklik döneminde ilk yürümeye başladıkları zamandan kaynaklanmaktadır. Bazı ebeveynler yalnızca çok tatlı göründükleri için bebeklerinin ayaklarını dar ve dümdüz tabanlı ayakkabıların için hapsederler. Bu oldukça yanlış bir davranıştır çünkü böyle durumlarda bebeğin ayak sağlığı problemleri yaşaması kaçınılmaz hale gelir. Bebeklerin yürümeye başladığı ilk zamanlar tercih edilmesi gereken en güzel ayakkabı, çorap veya yumuşak tabanlı patiklerdir. Çıplak ayakla bırakılması da olabilecek seçenekler arasındadır ama bu şekilde bebeğin ev içinde dolanırken üşümemesini sağlar aynı zamanda kas gelişimini de desteklemiş olursunuz. Peki ev dışında ne tercih etmeliyiz diye soracak olursanız tabanı yumuşak, bebeğinizin ayaklarını sıkmayacak esneklikte ayakkabılar tercih edebilirsiniz.

Bebeklerin Ayak Sağlığına Nasıl Dikkat Edilebilir?

  • Bebeklerin 2 yaşına kadar çorapla veya yalın ayakla yürümesine izin verilmesi önemlidir.
  • Ayakkabı seçimi yapmadan önce bebeğin ayak ölçüsü alınmalı ve ayak ölçüsüne uygun olarak ayakkabı tercih edilmesi ayak gelişimi için oldukça önemlidir.
  • Ayakkabının sert ve düz tabanlı olmasından kaçınmalı, esnek ve rahat ayakkabılar tercih edilmelidir.
  • Küçük ve dar ayakkabılar tercih edilmemesi gerektiği gibi büyük ayakkabılar da giydirilmemelidir.
  • Bebeğin ayaklarında içe basma tarzında herhangi bir problem görülmesi sonucunda en kısa zamanda bir uzmana görünmeniz önemlidir.

 

bebeklere ayakkabı ne zaman alınır

Bebeklere Ayakkabı Ne Zaman Alınmalıdır?

Bebeklerin yürümeye başladığı ilk zamanlar genelde 8-18 ay arasıdır. Uzmanların çoğu bu dönemde bebeklere ayakkabı giydirilmemesini önerir. Çünkü dönemde bebeklerin kas yapıları yeterince gelişmediğinden ayakkabıyla rahat hareket edemezler. Bebeklerin ayak kasları, ayak tabanları yere değdikçe gelişir ve ayakları üzerinde durarak farkındalık kazanırlar. Bu sebeple bu dönemlerde çorap ve patikler tercih edebilirsiniz. Bebeklerin yaşı 2 civarına yaklaştığında ise ayakkabı almak için doğru zaman gelmiş demektir. Bu dönemde artık ayak kas gelişimleri oldukça yol kat etmiş ve ayakları ayakkabı kullanımına hazır hale gelmiştir. Bebeğinizin için tercih edeceğiniz ayakkabının her şeyden önce rahat olması çok önemlidir. Bunun yanı sıra ayakkabının yumuşak, ayak ölçüsüne uygun ve esnek olması, gelişiminin devam ettiği ayak kaslarını olumlu olarak etkiler. Seçilen ayakkabının ayağa baskı uygulayan, sert, sıkı ve dar olmamasına dikkat edilmelidir.

 

bebek ayakkabısı seçiminde dikkat edilmesi gerekenler

Ayakkabı Seçiminde Nelere Dikkat Etmeliyiz?

  • Seçilecek olan ayakkabının yumuşak ve esnek olması önemlidir.
  • Ayakkabı bebeğin ayak bileğini desteklemelidir ki herhangi bir denge problemi yaşanmasın.
  • Ayakkabının tabanının kaygan olmaması oldukça önemlidir. Mesela ayak tabanı tırtıklı olan ayakkabılar kaymayı engellediğinden bu tarz ayakkabılar tercih edebilirsiniz.
  • Ayakkabı bebeğin ayağına ne küçük ne de büyük olmalıdır, tam ölçü alınmalıdır.
  • Ayakkabının ön tarafında ufak da olsa parmak boşluk kalmalıdır.
  • Topuklu veya kösele tarzında bebeğin kullanımına uygun olmayan ayakkabılar tercih edilmemelidir.
  • Bebeğin ayağının yere teması önemli olduğundan ayakkabının yere temas hissi vermesi önemlidir.
  • Ayakkabının hava alacak şekilde tasarlanması ve kullanılan malzemelerin terletmemesi önemlidir. Çünkü bebekler oldukça hareketli olduklarından ayakları çok çabuk terleyebilir. Bu noktada ayakkabının malzemesi oldukça önemlidir.

Bebek Ayak Numaraları Nasıl Hesaplanır?

Bebeklerin ayak ölçüleri, bebeğin en uzun parmağı ve topuğu arasında mesafe ölçülerek oluşturulur. Bebeklerin ayak numaraları her birinin ayak boyutuna göre değişkenlik gösterse de genelde şu şekildedir;

  • 0-6 ay ortalama olarak ayak uzunluğu 11 cm, ayak numarası 17-18,
  • 6-12 ay ortalama ayak uzunluğu 12 cm, ayak numarası 19-20,
  • 12-18 ay ortalama ayak uzunluğu 14 cm, ayak numarası 21-22,
  • 18-27 ay ortalama ayak uzunluğu 15 cm, ayak numarası 23-24,
  • 2-3 yaş ortalama ayak uzunluğu 16,5 cm, ayak numarası 27-28.

 

Bu yazı Narut Gez tarafından hazırlanmıştır.

 

Diş Kaşıyıcı Nedir?

Doğumdan sonra hem bebekler hem de ebeveynler için en zorlayıcı süreçlerden biri olan diş çıkarma döneminde en büyük yardımcı diş kaşıyıcı ürünlerdir. Bebekler, farkında olmadan birçok nesneyi kullanarak damaklarını kaşımaya çalışırlar. İçgüdüsel olarak sergiledikleri bu davranış ile farkında olmasalar da dişlerinin çıkmalarını kolaylaştırırlar. Bu süreci kolaylaştırmak için yalnızca diş etleri ve damağı kaşımak amacıyla üretilen ürünlere diş kaşıyıcı denir.

Diş Kaşıyıcı Ne Zaman Kullanılır?

diş kaşıyıcı ne zaman kullanılır

Bebeklerin ilk diş çıkarma döneminde yani genellikle 3-7 aylık zaman diliminde kullanılır.

Diş Kaşıyıcı Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli?

diş kaşıyıcı seçerken dikkat edilmesi gerekenler

  • Keskin ve sivri kısımlar olmamalı
  • Bebeğin boğazına sokmasına ve yutmasına engel olacak bir tasarımı olmalı
  • Dezenfekte edilebilen maddelerden üretilmeli
  • Ağza girmesi uygun olmayan sağlığı tehdit edecek maddeler içermemeli

Diş Kaşıyıcı Türleri

Diş kaşıyıcılar oyuncak şeklindeki diş kaşıyıcılar, halka şeklindeki diş kaşıyıcılar ve sulu diş kaşıyıcılar olmak üzere üç çeşittir. Oyuncak şeklindeki ve halka şeklindeki diş kaşıyıcılar şekil itibariyle farklılık gösterse de temelde aynıdır. Bu diş kaşıyıcılardan farklı olarak özellikle son dönemde popülerleşen sulu diş kaşıyıcılar ise bebeklere temas etmeyen görsellik ve ferahlatma amaçlı renklendirilmiş içme suyu içerirler. Buzlukta bekletip içindeki suyu dondurarak kullanılırlar.

En İyi Diş Kaşıyıcılar

Sophie Diş Kaşıyıcı (200 – 250 TL):

sophie diş kaşıyıcı

  • Oyuncak şeklindeki diş kaşıyıcı türlerinden biri olan bu ürün, şekli itibari ile bebeğinizin ilgisini çekerken toksik olmayan bileşenleri ile bebeğinizin sağlığını korur.
  • %100 kauçuktan oluşur ve toksik olmayan gıda boyası içerir.
  • Hafifliği sayesinde bebeğinizin kavramasına kolaylık sağlar.
  • Gövdesine basınca çıkardığı tatlı ses ile bebeğinizi eğlendirmek ve oyalamak için de kullanışlı bir alternatif olabilir.
  • Yumuşak yapısı ile çiğnenebilir özelliktedir.

Fisher Price Neşeli Arkadaş Dişlik ve Çıngırak (90 – 100 TL):

Fisher Price Neşeli Arkadaş Dişlik ve Çıngırak

  • Halka şeklindeki diş kaşıyıcılar arasında en popüleri diyebiliriz. Hem halka şekli sayesinde bebeğinize kavrama kolaylığı sağlar hem de sevimli fil görüntüsü ile ilgisini yitirmesini engeller.
  • Kauçuktan üretilmiştir. Sağlıklı bileşenler içerir, temizlik kolaylığı sağlar.
  • Ürünün tutma yerinde bulunan çıngırak sayesinde bebeğinizi fiziksel olarak rahatlatırken aynı zamanda işitsel olarak da eğlendirir.
  • Fil dışında bukalemun, aslan ve kaplumbağa figürleri gibi çeşitli seçenekler de mevcut.

Chicco Sulu Diş Kaşıyıcı (40 – 50 TL):

Chicco Sulu Diş Kaşıyıcı

  • İçindeki su sayesinde buzlukta bekleterek soğutulabilen bu diş kaşıyıcı bebeğinizin damağını ferahlatırken dişlerini kaşımasına yardımcı olur.
  • Silikon yapısı sayesinde kolayca temizlenebilir.
  • Meyve şeklindeki modelleri ile bebeğinizin meyvelere bakış açısını değiştirebilir.

Diş Kaşıyıcı Alternatifleri Nelerdir?

Diş kaşıyıcı ürünler almak istemiyor, onun yerine farklı alternatifler arıyorsanız havuç ve elma gibi sert yapıya sahip sebze veya meyveler tercih edebilirsiniz.

Büyük ve sert bir havucu yıkayıp soyduktan sonra çok uzun olmayacak şekilde keserek bebeğinize verebilirsiniz. Kestiğiniz havuç dilimlerinin çok ince ve kırılabilir olmamasına özen göstermelisiniz. Aksi takdirde bebeğinizin boğazına kaçabilir. Aynı şekilde kalın ve sert bir elma dilimi de diş kaşıyıcı görevi görür.

Diş Kaşıyıcı Kullanmak Zararlı Mıdır?

Doktorlar içerik bakımından zararsız ürünlerin kullanımının herhangi bir zararı bulunmadığını söylüyor. Hatta bebeklerinizin diş çıkarma döneminde kullanacakları diş kaşıyıcılar, kaşınma ihtiyaçlarını gidererek damaklarını rahatlatacağı için yararlı olduğunu bile söyleyebiliriz.

Sulu kaşıyıcı türleri için küçük bir uyarı yapacak olursak, içerdikleri su sebebi ile ebeveyn gözetiminde kullanımları önerilir. Herhangi bir sızıntı ihtimalinde müdahale edilmelidir.

 

 

Bu yazı Ayça Çimen tarafından yazılmıştır.

 

 

 

Bebek Şampuanları

Bebeğinizin doğumundan itibaren etrafı bir telaş sarar. Ne yedirmeliyiz, içirmeliyiz? Nasıl davranmalıyız? Bebeklere neler iyi gelir ve neler kötü gelir? Peki, bebeklerin kişisel bakımını sağlarken neler kullanmalı ve nelerden uzak durmalıyız? Tüm bu sorular ebeveynlerin kafasını kurcalar. Bu yazımızda bebekler için uygun ve sağlıklı şampuanları sizlere anlattık. Böylece bebeğinizin bakımının önemli bir parçası olan banyo zamanlarında ne kullanabileceğinize dair size fikir vermek istedik. Keyifli okumalar.

Bebek Şampuanları Neden Farklıdır?

Bebeklerin ciltleri, yetişkin bireylerin cildine göre oldukça hassastır. Bu hassasiyet sebebi ile bebek cildinde kullanılacak her türlü ürünün özenle seçilmesi, bebeklere uygun olduğu test edilmiş olması gereklidir.

Bebek cildinin daha geçirgen olması sebebi ile yetişkin ürünlerini kullanmalarının sonucu kanlarına zararlı madde karışabilir. Bu sebeple bebek şampuanları yetişkin şampuanından farklı olmalıdır.

Bebek Şampuanı Çeşitleri Nelerdir?

Parfümsüz Şampuan

Bebeğinizin cildi ekstra hassas olduğu için şampuan tercihi yaparken olabildiğince kimyasallardan uzak durmalısınız. Bu sebeple bebek şampuanlarının parfümsüz olmasına özen gösterin.

Sülfatsız Şampuan

Sülfat, yetişkin şampuanlarının içinde sıklıkla görülen kimyasal bir maddedir. Fakat bebek cildinin hassasiyetinden dolayı, diğer kimyasal maddelerin yaptığı gibi cildi tahriş etme riski barındırmaktadır. Bebeğiniz için şampuan tercihi yaparken sülfatsız olmasını tercih edebilirsiniz.

Parabensiz Şampuan

Paraben raf ömrünü uzatması dolayısıyla bazı markalar tarafından ürünlere eklenen kimyasal bir maddedir. Fakat paraben yalnızca bebeğini için değil, sizin içinde zararlı bir maddedir.

Alkolsüz Şampuan

Bazı şampuanlarda saça yönelik olumlu etkileri dolayısıyla belirli bir miktarda alkole rastlamak mümkündür. Daha öncesinde de vurgulandığı gibi bebek cildinin hassasiyetinden dolayı alkol cildi tahriş edebilir.

Asit mi Baz mı? pH Değeri Nasıl Olmalı?

PH derecelendirmesine göre 0-7 pH değerine sahip maddeler asit olarak tanımlanırken 7-14 arası ise bazik maddelerdir. 7 pH derecesine sahip maddeler ise nötr olarak tanımlanıp, bebekler için en uygun seviyededir. Bebeğiniz için ürün seçerken 7 pH değerine yakın olmasına dikkat etmeniz önerilir. Tercihen 5.5 pH derecesinden düşük olmamalıdır.

Bebek Şampuan Tavsiyeleri

Mustela Gentle Bebek Şampuanı

Mustela Bebek Şampuanı

Mustela Gentle bebek şampuanı bitkisel formülü ile bebeklerin gözlerini yakmayan bir formüle sahiptir. Hindistan cevizi gibi bitkisel içerikler ile hem bebeğinizin saçlarını temizler hem de bakım yaparak yumuşak kalmasını sağlar. Bu ürünün ortalama fiyatı 75 tl’dir.

Dalin Bebek Şampuanı

Dalin Bebek Şampuanı

Dalin bebek şampuanı ortalama olarak 25tl’dir. Hem uygun fiyatı hem de göz yakmayan içeriği ile çok tercih edilen bir üründür. Bu ürünün içerisinde paraben, sülfat, alkol gibi bebeğinizin cildine zarar verebilecek kimyasallar bulunmamaktadır.

Baby Me Bebek Şampuanı

Baby Me Bebek Şampuanı

Bu ürünün fiyatı ortamala olarak 15tl’dir. İçerisinde bebeğinizin cildine zarar verebilecek kimyasallar bulunmadığı gibi bebeklerin gözlerini de yakmaz. Bu ürün kokulu bir üründür, kokusu doğal yollarla elde edilmiştir.

Bioderma Abcderm Gentle Shampoo

Bioderma Abcderm Gentle Shampoo

Ünlü ve kalitesi onaylanmış bir kozmetik markası olan Bioderma’nın bebek şampuanı olan Abcderm gentle şampuan tercih edilen bir bebek şampuanıdır. İçeriğindeki maddeler sayesinde bebeklerin saçlarının doğal dengesini korumasına yardımcı olan bir üründür. Buna ek olarak göz yakmama özelliğine sahiptir. Bu ürünün ortalama piyasa fiyatı 140 tl’dir.

Sebamed Bebek Şampuanı

Sebamed Bebek Şampuanı

Sebamed bebek şampuanı 5.5 pH değerine sahip bir şampuandır. Sebamed gibi onaylanmış bir markanın ürünü olması sebebi ile güven verir ve tercih edilir. Paraben içermez ve bebeğinizin hassas cildine uygun bir formülü vardır. Bu ürünün ortalama fiyatı 70tl’dir.

Johnson’s Baby Bebek Şampuanı

Johnson’s Baby Bebek Şampuanı

Johnson’s Baby bebek şampuanı pH seviyesi olarak bebek cildine uyumlu olduğu gibi hipoalerjenik bir formüle sahiptir. (hipoanerjenik ürünler, alerjik reaksiyonları minimize etme amaçlı olarak geliştirilmiş ürünlerdir.) Dermatologlar tarafından onaylı olan bu ürün bebeğinizin gözlerini yakmaz ve keyifle banyo yapmasına yardımcı olur. İçerisinde bebek cildine zarar verebilecek kimyasallar bulunmamaktadır.

Chicco Bebek Şampuan

Chicco Bebek Şampuan

Bebek ürünleri için çok tercih edilen bir marka olan Chicco’nın bebek şampuanı da aileler tarafından sevilmektedir. pH seviyesi bebeğinizin pH seviyesine uygundur. Fakat bu ürünün içinde parfüm bulunmaktadır. Buna rağmen ürünü kullanan ve memnun kalan bir çok aile vardır, bebeğinizin doktoruna danışarak tercihinizi yapabilirsiniz. Bu ürünün ortalama fiyatı 50 tl’dir.

Uni Baby Bebek Şampuanı

Uni Baby Bebek ŞampuanıUni Baby bebek şampuanının ortalama fiyatı 28 tl’dir. Göz yakmayan içeriği ile bebeğinizi kolayca yıkamanızı sağlayacak bir formüle sahip olduğu gibi hipoalerjenik özelliği de vardır. İçeriğinde bebeğinizin cildine zarar vrebilecek kimyasallar bulunmamaktadır.

Hipp Bebek Şampuanı

Hipp Bebek Şampuanı

Hipp bebek şampuanı içerdiği bitkisel maddeler ile bebeğinizi yalnızca temizlemiyor, aynı zamanda cildine bakım da yapabiliyor.  Bebeklerin gözlerini yakmayan formülü sayesinde kolayca banyo yaptırma imkanı sağlıyor. Buna ek olarak bebek cildine zarar verebilecek zararlı kimyasallar bu ürün içinde bulunmuyor. Bu ürünün ortalama fiyatı ise 30 tl’dir.

Bübchen Bebek Şampuanı

Bübchen Bebek ŞampuanıBir Alman markası olan Bübchen’ in bebek şampuanı bebeğinizin cildindeki pH dengesi ile uyumlu olup, bitkisel içeriği ile cildi hem temizler hem de besler. İçeriğinde kimyasal bir ürün bulundurmaması sebebi ile tercih edilen bir üründür. Bu ürünün ortalama fiyatı 30 tl’dir.

Çocuklara Yüzme Eğitimi

Yaz aylarının gelmesiyle ve pandeminin yavaş yavaş etkisinin azalmasıyla birlikte aileler kendilerini yazlık bölgelere atmaya başladı. Peki, tatile gittiğinizde henüz yüzmeyi öğrenmemiş çocuklarınıza yüzmeyi nasıl öğretebilirsiniz? Çocuklarınızın yüzmeyi öğrenmesi neden önemli? Yüzmenin ne gibi faydaları var? Bu yazımızda sizlere farklı yüzme kurslarından öğrendiğimiz yüzme öğretme taktiklerini paylaşacağız.

Çocuklar Neden Yüzmeli?

Yüzmenin faydaları                Yüzmenin çocuklar için faydaları

 

Prof. Dr. Mehmet Binnet yüzmenin çocuklar için hem ruhsal hem fiziksel açıdan geliştirici ve önemli bir spor olduğunu açıkladı. Yüzmenin tüm kasları çalıştırıyor oluşu bedensel gelişime ve güçlenmeye katkı sağlıyor. Binnet aynı zamanda bedensel sağlığın zihin sağlığına etki ettiğini, ek olarak da çocuğun özgüvenini arttırdığını açıkladı. Yüzmek;

  • Zihnin gelişmesine ve güçlü kalmasına yardımcı oluyor.
  • Kalp hastalıkları riskini azaltıyor.
  • Kas ve kemik gelişimini güçlendiriyor ve hızlandırıyor.
  • Sağlıklı bir vücut sağlıyor, obeziteyi önlüyor.
  • Denge sağlamasını öğreterek motor becerilerini güçlendiriyor.

 

Yüzmek için hangi malzemelere ihtiyaç vardır?

yüzmek için gerekli malzemeler

 

Yaşı ne olursa olsun, kendi imkanlarıyla da öğrense, bir kursa da gitse çocukların yüzmek için belirli nesnelere ihtiyacı vardır. Bu nesneleri şu şekilde sıralayabiliriz;

  • Yüzebilmesi için mayo bikini veya şort.
  • Özellikle havuzda yüzüyorsa çoğunlukla bone zorunluluğu vardır.
  • Terlik ve kurulanabilmesi için havlu.
  • Yüzücü gözlüğü, gözlerinin acımaması ve suyun altında rahatlıkla açabilmesi için gereklidir.
  • Kulak tıkacı, özellikle kulakları hassas olan çocuklar için su kaçmasını engellemek adına önemlidir.
  • Yüzücü tahtası, el paleti gibi yeni öğrenirken suyun üstünde durmasını sağlayacak nesneler. Eğer ki bir kurs ile anlaşıldıysa, bu malzemeleri onlar temin edecektir.

Kick board nedir?

yüzme tahtası (kick board)

Kick board, Türkçe tabiriyle yüzme tahtası yüzmeyi yeni öğrenen kişilere yardımcı olmak adına tasarlanmış bir malzemedir. Suyun üstünde kalmayı öğrenmek için öncelikli olarak yüzme tahtasına tutunarak pratik yaptırılır.

 

Yüzmeye en erken kaç yaşında başlanır?

Bu sorunun cevabı değişiklik gösterse de birçok uzman 3 ve 4 yaşındaki çocukların güvenli bir şekilde havuzda eğitim almasında bir sakınca görmemektedir. 3 yaşından küçük bebekler içinde yüzme kursları mevcuttur fakat en verimli yaş 3 ve 4 yaş olarak belirlenmiştir.

 

Yüzme eğitiminde dikkat edilmesi gerekenler

yüzme eğitiminde dikkat edilmesi gerekenler

  • Öncelikle çocuğunuzun suya karşı bir korkusu olup olmadığını anlamalısınız. Eğer varsa, onu daha da korkutup kaçırmamak adına anlayışlı bir şekilde ona güven vermelisiniz.
  • Çocuğunuzun temel becerileri öğrenebildiğinden emin olun, her çocuğun öğrenme ve gelişme yaşı farklı olabilir.
  • İlk olarak köpekleme yüzme yöntemi ile suyun üstünde kalmayı öğrenmesini sağlayabilirsiniz. Bu yöntem onun için hem eğlenceli hem de güvenli olacaktır.
  • Yüzme tahtası veya havuz kenarlarını kullanarak ayaklarını nasıl çırpası gerektiğini öğretip, pratik yapmasını sağlayabilirsiniz.
  • Doğru nefes alıp verme taktiklerini iyi öğrendiğinden emin olamaya çalışın. Suyun altında panikle nefes almaya çalışmaması gerektiğini anladığından emin olun.
  • Suyun üzerinde durmayı, doğru nefes alıp vermeyi öğrendiğinden emin olduğunuzda kulaç atmayı öğretebilirsiniz. Bunun için yüzme tahtasından yardım almanız size de kolaylık sağlayacaktır.
  • Eğer şartlarınız uygunsa, çocuğunuzun stilli yüzmeyi öğrenebilmesi için bir profesyonel ile kurslar aracılığıyla çalışabilirsiniz.

 

Çocuklara yüzme eğitimi nasıl verilir?

çocuk için yüzme eğitimi

Yüzme kursları çoğunlukla yeni başlayan çocuklara yüzme eğitimini üç farklı aşamaya yayarak verirler.

  1. Seviye eğitim
    • Bu seviyede öncelikle çocuğunuzun su ile arasındaki ilişki gözlenir.
    • Tamamen yeni başlayan çocuklar bir arada bulunur.
    • Havuz kenarında ayak çırpma pratikleri yapılır.
    • Nefes egzersizleri ile çocuğun yüzmeye adaptasyonu geliştirilir.
    • Yüzme tahtaları ile havuzun içinde ayak çırpma yoluyla dolaşmaları sağlanır.
    • Seviye eğitim
  2. Seviye eğitim
    • Bu seviyede birinci seviyede öğrenilen ve temeli atılan beceriler geliştirilerek, çocuğun yüzme egzersizleri arttırılır.
    • Yüzme tahtaları ile yapılan egzersizler geliştirilir ve temposu yüzme temposuymuş gibi ilerletilir.
    • Yine yüzme tahtaları kullanılarak fakat bu sefer tek kol ile kulaç tek kol ile tahtaya tutunma şeklinde çalışmalar yaptırılır.
    • Suya doğru atlama, doğru giriş yöntemleri çocuklara gösterilir.
    • Sırt üstü yüzme öğretilir ve sırt üstü yüzerken el ayakların nasıl kullanılacağı gösterilir.
    • Serbest yüzme temelleri atılır.
  3. Seviye eğitim
    • Bu seviyede artık çocuklar yüzmeyi öğrenmiş olurlar, yalnızca serbest yüzme ve sırt üzeri yüzme teknikleri üzerinde durularak doğrusu öğretilir.
    • Suya farklı şekillerde atlama teknikleri çocuklara öğretilir.
    • Serbest ve sırt üstü yüzmenin üstüne kurbağalama veya kelebek gibi farklı yüzme teknikleri bu aşamada çocuklara öğretilmektedir.

Yeni doğan bebekler yüzme bilir mi?

bebekler yüzebilir mi

Yeni doğan bebeklerin yüzme bilip bilmediği çok tartışmalı bir konudur. Uzmanlara göre yeni doğan bebekler anne karnında geçirdikleri 9 ayın ardından suyun altında nefes tutma, doğru nefes alıp verme, yüzme becerilerine içgüdüsel olarak sahiptirler.

Yüzme öğrenmenin yaşı var mı?

Eğer ki çocuğunuz 4 yaşından büyükse endişe etmeyin. Yüzme öğrenmenin yaşı yoktur. Hatta eğer ki henüz sizde yüzme bilmiyorsanız yetişkinlere özel yüzme kurslarına giderek kendinize yeni bir beceri edinebilirsiniz. Lütfen unutmayın ki yüzmenin hem bedene hem de zihne büyük katkıları var!

 

Çocuklar İçin Kuşkonmazlı Yemek Tarifleri

Çocuğunuz sebzeleri gördüğünde yemek masasında ağlamaya başlıyor olabilir. Merak etmeyin bu konuda yalnız değilsiniz. Çünkü çoğu çocuk meyveleri tatlı aromaları sayesinde keyifle tüketirken söz konusu sebzeler olduğunda daha çekimser davranıyor. Bu durumun en önemli nedenlerinden biri; çocuğunuza sebzeleri onun seveceği şekilde hazırlamamanız olabilir. Bugün bu yazımızda her çocuğun bayılarak tüketeceği üç ayrı kuşkonmazlı yemek tarifine yer vereceğiz. Ama öncesinde sebze olarak kuşkonmazı seçmemizin başlıca nedeni olan kuşkonmazın faydalarına bir göz atalım.

Kuşkonmazın Faydaları

  • Sebze folik asit bakımından zengin içeriğiyle tüketenlerin kanserden korunmasında etkilidir.
  • Kalorisinin oldukça düşük olması kuşkonmazı diyet yapan kişilerin sıklıkla tükettiği bir besin olarak karşımıza çıkarmaktadır.
  • Kuşkonmazın güçlü bir antioksidan özelliği vardır.
  • Zihinsel gelişim açısından oldukça yararlı besinlerden biridir.
  • İçeriğinde yüksek oranda kalsiyum bulunması kuşkonmazın kemikleri güçlendirmesini sağlar.
  • Özellikle probiyotik bakterilerin gelişimini desteklemesi çocuk gelişimi açısından oldukça önemlidir.
  • Kuşkonmaz göz sağlığı açısından da çok yararlıdır.
  • Çocuklarınıza onların gelişimini desteklemek için yukarıdaki sebeplerden dolayı kuşkonmaz yedirmeyi başarmalısınız. Fakat kabul edelim ki kuşkonmazın çocukların ilgisini çekecek bir görüntüsü olduğunu söylemek pek mümkün değil. Bu nedenle elinizdeki kuşkonmazları öyle bir şekilde sunmalısınız ki çocuğunuzun yemeği ilk gördüğü anda gözleri tatmin olmalı… Gelin, şimdi hep birlikte çocuğunuzun çok sevebileceği kuşkonmaz tariflerine bakalım.

    Çocuklar İçin Kuşkonmazlı Yemekler

    Fırında Parmesanlı Kuşkonmaz

    Bahsedeceğimiz ilk tarifi bir ana yemekten ziyade çocuklarınız için hazırladığınız proteinlerin yanında servis edebileceğimiz lezzetli bir eşlikçi olarak düşünebilirsiniz. Özellikle tavuk ve balıkla çok yakışan Fırında Parmesanlı Kuşkonmazları tabağa özenle yerleştirirseniz ve bir de yanına miniğinize yedirmek istediğiniz lezzetli protein çeşidini de eklerseniz çocuğunuzu daha küçük yaşlarından itibaren tattan anlayan bir gurme olarak yetiştirebilirsiniz. Tarife geçecek olursak;
    Malzemeler

  • 1 bağ kuşkonmaz
  • Yaklaşık 50 gr parmesan peyniri
  • Zeytinyağı
  • Tuz
  • Çocuğunuzun yaşına göre tercihen az miktar karabiber
  • Yapılışı
    Kök kısımlarını aldığınız ve kabuklarını soyduğunuz kuşkonmazları şoklama yöntemiyle pişirin. Sonrasında soğuyan kuşkonmazları zeytinyağı, tuz ve karabiber ile ovarak fırın tepsisine dizin. Üzerine rendelediğiniz parmesan peynirini ekleyerek fırına attığınız kuşkonmazları 220 derece fırında yaklaşık 15-20 dakika pişirerek servise hazır hale getirin.

    Fırında Kuşkonmaz

    Domatesli ve Kuşkonmazlı Pizza

    Çocuğu pizza sevmeyen bir ebeveynle bugüne dek karşılaşmadık. Çünkü pizza rengarenk görüntüsiyle ve hamurun sevilen lezzetlerle buluşmasıyla ortaya çıkan dengeli tadıyla çocukların keyifle yedikleri yiyeceklerden biri… Siz de çocuğunuzun halihazırda sevdiği bu yiyeceğe kuşkonmaz ekleyerek onun bu yararlı sebzeden yararlanmasını sağlayabilirsiniz. Özellikle pizzaya başka sebzelerden de eklerseniz çocuğunuza daha sağlıklı bir ana öğün sunacağınızı vurgulamak isteriz. Kuşkonmazlı ve lezzetli pizzamızın tarifine geçecek olursak;
    Malzemeler
    Hamuru İçin Malzemeler

  • Yarım su bardağı ılık su
  • Yarım su bardağı ılık süt
  • ¾ çay bardağı sıvıyağ
  • 1 tepeleme çay kaşığı kuru maya
  • Arzu ettiğiniz kadar tuz
  • Aldığı kadar un
  • Domates Sosu İçin Malzemeler

  • 2 yemek kaşığı domates rendesi (salça da kullanabilirsiniz ama domates rendesinin daha sağlıklı olduğunu unutmayın)
  • Tuz
  • Kekik
  • Kıvam alması için göz kararı su
  • Üzeri İçin Malzemeler

  • Küp küp doğranmış domates (domatesleri tuzlamalısınızI)
  • Rendelenmiş kaşar ya da mozarella peyniri
  • Temizlenmiş kuşkonmazlar
  • Yapılışı

    Su, süt ve yağı karıştırdıktan sonra üzerine kuru mayayı da ekleyerek homojen bir karışım elde edin. Sonra azar azar unu ekleyerek yoğurun, hamurunuza tuzu da ekleyin. Ardından hamuru 1 saat beklemeye alın. Sos için gerekli tüm malzemeleri karıştırarak domates sosunuzu hazır edin. Yaklaşık iki katına ulaşan hamurunuzu aldıktan sonra pizza tabanı yapın. Tabanı sosladıktan sonra domates ve peynirleri tabana yayın. Kuşkonmazları üzerine ekledikten sonra onların üzerini de bir kez daha seçtiğiniz peynirle kaplayın. Hazır ettiğiniz pizzanızı 180 derecede yaklaşık 30 dakika pişirerek servis edin.

    Kuşkonmazlı Pizza

    Kuşkonmaz Çorbası

    Çorba, çocukların ilk tanıştıkları yemeklerden biridir. Yani çocuklar çorbalara çok uzun yıllardan beri alışkındır. Siz de miniklerin bu alışkanlıklarını bir fırsata çevirip kuşkonmazlı çorba pişirerek onların bu lezzetli ve sağlıklı sebzeyi afiyetle yemelerini sağlayabilirsiniz. Lezzetiyle yiyen minikleri hayran bırakacak çorbamızın tarifine gelecek olursak;

    Malzemeler

    • 1 demet kuşkonmaz
    • 3 yemek kaşığı tereyağı
    • 1,5 yemek kaşığı un
    • 5 su bardağı et suyu
    • 1 su bardağı süt
    • 1 çay kaşığı kaya tuzu

    Yapılışı
    Bu lezzetli çorbayı hazırlamak için önce kuşkonmazlarınızı temizleyerek minik minik kıyın. Sonrasında da erittiğiniz tereyağında kıydığınız kuşkonmazları soteleyin. Kuşkonmazların sotelenmesinin ardından karışıma unu ekleyin.  Kıvam alan karışıma suyu ve sütü azar azar ekledikten sonra baharatları da katın. 15 dakika daha pişirerek altını kapayın.
    Not: Çorbayı çocuğunuza içereceğiniz için isterseniz blenderdan da geçirebilirsiniz.

    Kuşkonmaz Çorbası


    Miniklere kuşkonmazı sevdirebileceğiniz lezzetli tarifler böyle… Aynı zamanda başka sebzeleri de sevdirebileceğiniz tariflerimizi okumak isterseniz size “ Çocuğunuza Sebzeleri Sevdireceğiniz 5 Tarif” yazımızı da öneririz. 

    Bilinçle Yönetilen Hastalık: TİP1 DİYABET

    Tip1 Diyabetli Kızımızla Öykümüz

    Merhaba, ben Rina, 43 yaşındayım; 13 yaşında Tip1 diyabetli bir çocuk annesiyim.
    Bir süredir yazıyorum; hikayemizi, deneyimlerimizi yazıyor hem kendime hem de yeni teşhis almış diyabetli çocuk annelerine yeni bir pencere açmaya çalışıyorum.

    Tip1 Diyabet Tanısı

    Kızımız Nitsa 2 yaşındayken aldı Tip1 diyabet teşhisini. O günden beri hayatımızın bir parçası olarak bizimle beraber nazlı arkadaşımız…işte hikayemizin başlangıcı….
    20 Temmuz 2008 Pazar günü…. Kızımız Nitsa henüz 2 yaşını yeni doldurmuştu…. Nitsa’ya diyabet teşhisi koyulduğu o gün, benim, eşimin, tüm aile fertlerinin ve en çok da Nitsa’nın tüm hayatı birdenbire değişiverdi…. Amerikan Hastanesinin acil servisinde, ufak tefek kara gözlü doktor hanımın sesi hala kulağımdadır…. Kızımızın kan şekerinin 536 ölçüldüğü, Tip 1 diyabet olduğu ve ömür boyu insülin iğneleri ile yaşaması gerektiğini söylemesi, işte o anı asla unutmadım…
    Aradan koskoca 11 yıl geçti. Ne mi oldu, çok şey…Hayır artık o kadar karamsar değilim.

    Çocuklarda Diyabet

    “Diyabet” denildiğinde ben de herkes gibi bunu yaşlılarda olan nam-ı değer “şeker hastalığı” sanırdım… Biz diyabet yakınları ve diyabetliler “şeker hastalığı” lafından hiç hoşlanmayız. Diyabet bizim için artık bir hastalık değil, birlikte yaşamasını öğrendiğimiz bir arkadaş gibidir. Ben de, Diyabet hastalığının 2 türü olduğunu ve çocukluk çağında da Tip 1 olarak ortaya çıkabileceğini işte o gün öğrendim…
    Tıpkı diğer aileler gibi bizim de dünyamız karadı…”Neden biz ?” diye kendimize sorup dururken, bir yandan da var gücümüzle yeni duruma adapte olmaya çalışıyorduk. Yaklaşık 10 günlük hastane tedavisi ardından, insülinlerimiz, glukometremiz ve Tip1 diyabetimizle baş başaydık.

    Tip1 Diyabet ile Yaşamak

    Yıllardır çalışan bir kadın olarak öncelikle işime ara verdim. Ne mi hissettim? Berbat…İlk aylar biraz isyan, biraz karamsarlık, çokça da kendimi dış dünyaya kapatmakla geçti. Çok sevdiğim dostlarımın telefonlarını açamaz oldum. Kimseyle konuşamaz derdimi anlatamaz oldum…Kimsenin beni anlayamayacağını düşündüm, umutsuzdum. Beni en çok yaralayan ise bize her yerde acıyarak bakan gözlerdi…
    Ah ne yazık, daha çok küçük, vah vah vah… işte bu cümleleri duymamak için kendimi dış dünyaya kapattım…
    Sonra biraz sosyal medya biraz da o dönemde bize çok emeği geçen sevgili diyetisyenimiz ve sevgili doktorlarımız sayesinde, aslında yalnız olmadığımızı bizimki gibi yüzlerce, hatta dünyada binlerce Diyabetli çocuk olduğunun farkına vardım. Bu ruh halimin ne bana ne de sevgili yavruma bir faydası yoktu. Toparlanman lazım dedim kendi kendime…
    Karbonhidrat sayımı ve insülin uygulamalarını biraz yoluna koyduktan sonra Nitsa ile gündüzleri ilgilenecek birini bulmakla işe başladık. Bir süre sonra da işime geri döndüm. Bu noktadan sonra sanki hayatımız normalleşmeye başladı. Bu süreçte ailemizin, özellikle büyükannelerin ve sevgili dostlarımızın rolü büyüktür. Tabii diyabet teşhisinden tam 4 yıl sonra gelen evimizin neşesi oğlumuz afacan Ronen’i de unutmamak gerekir….

    Rina çocukları Nitsa ve Ronen ile birlikte


    İnsülin dozları, karbonhidrat sayımları derken, fark ettiğimiz en önemli şey diyabette sürekli öğrenmemiz, kendimizi geliştirmemiz gerektiği oldu. Kızımız çok küçüktü… biz okuyacak, , öğrenecek ve kızımıza faydalı olacaktık….

    Tip1 Diyabette Bilinçli Aile Olmanın Önemi

    İşte bu yüzden eğitimin özellikle de ailelerin eğitilip bilinçlendirilmesinin çok önemli olduğuna inanıyorum. Unutmayalım ne kadar çok bilgi edinirsek, çocuklarımıza o kadar faydalı oluruz…diyabeti yok edemesek de iyi yöneterek onu yenebiliriz….
    Günlük rutinimizde açlık ve tokluk kan şekeri ölçme, yediği öğünlerden sonra karbonhidratlarını sayarak insülin dozu uygulama artık son derece sıradanlaştı. Nitsa’cık bu işi o kadar normal kabul ediyordu ki, 3 yaşındayken bana “Anne senin pıtın nerde” diye sorardı….
    Pıt, kan şekeri ölçümü için aramızda kullandığımız özel bir şifre

    Diyabet Anneleri


    Biz diyabet anneleri sanki 7/24 çalışan yapay pankreas gibiyizdir. Her an tetikte, her an gözümüz telefonda…..24 saat mesai yapan bir hemşire gibiyiz biz…..Her gece saat 3te çalan alarmımız, ya da biyolojik saatimiz vardır…Bazen karbonhidrat hesabını araba kullanırken bile yapabilen bir hesap makinesi oluruz, bazen besin değerlerini ezbere bilen karbonhidrat cetveliyizdir.

    Hepimizde bir dijital tartı hassasiyetinde göz kararı vardır…Biz diyabet anneleri belki de özel bir donanımla geliyoruz bu dünyaya, yavrumuzu koruma içgüdüsüyle her şeye yetiyoruz, ya da yetmeye çalışıyoruz…
    Biz diyabeti yenenlerdeniz. Nitsa bugün 13 yaşında, o çok bilinçli, kendini bilen, kendi diyabetini şimdiden yönetebilen bir genç kız.
    Tabaklarca pasta yememesi haricinde diğer arkadaşlarından bir farkı olmadığını görüyor ve mutlulukla izliyorum. Hani soruyorlar ya bazen “çikolata yiyebiliyor mu! yazııık” evet yiyor meraklanmasın kimse.
    Aktivite, oyun, spor, dans…diyabet bunların hiçbirine engel değil. Yeter ki doğru yönetelim, yeter ki bilinçli olalım. Yeter ki dışarı çıktığımızda insanlar bize acıyarak bakmasın, bizi umutsuzluğa sürüklemesin…

    Rina DARSA
    diyabetliannesi blog yazarı

    Çocuklara Kışlık Ayakkabı Alırken Nelere Dikkat Edilmelidir?

    İndirim denince bile mutlu olanlar… Bu yazıyı sizler için hazırladık. Malum kış bitmek üzere… Mağazalar birer birer sezon sonu indirimi yapıyorlar. Siz de bu indirimde çocuğunuza kışlık bot ya da kışlık spor ayakkabı alacaksanız; nasıl bir ayakkabı seçmeniz gerektiğine bu yazımızı okumadan karar vermeyin! Ayrıca yine bu yazımız aracılığıyla çocuk gelişimi açısından ayakkabı seçiminin önemine dair fikir sahibi de olabilirsiniz.

    Ayakkabı Seçiminin Çocuk Gelişimi Açısından Önemi


    Çocuk yetiştirmek dünyadaki en meşakkatli işlerden biridir. Çünkü çocuklar çok hassas varlıklardır. Yetişkin biri için çok önem arz etmeyecek bir durum, bir çocuğun gelişiminde kalıcı hasar bırakabilir. Bu yüzden ebeveynler çocukları için detaylıca düşünerek alışveriş yapmalıdır. Çünkü çocuk için alınan yanlış bir şey, onun sağlığında oluşacak bir sorunu beraberinde getirebilir.
    Bir ebeveynin çocuğuyla ilgili en heyecanlı anlarından biri de; çocuğunun ilk kez yürüdüğünü gözlemlediği o andır. Bu andan sonra sıra ebeveynin çocuğu için ilk ayakkabı seçimine gelir. Bebeklerine ilk kez ayakkabı alacak ebeveynler, çocukları için aldıkları yanlış bir ayakkabının onun yürüyüşünde, dengede durmasında ve ayağının şeklinin bozulmasında etkili olacağını bilmeli ve sonrasında da her seçimde bu bilinçle hareket etmelidir. Çünkü yanlış seçilen bir ayakkabı çocukta ayak şekil bozukluğu yaratarak onun gelişimini etkileyebilir. Ayrıca rahatsız ayakkabılar çocuğunuzu huzursuz edebilir bu da çocuğunuzda mizaç değişikliği yaratabilir.

    Çocuklar İçin Ayakkabı Seçimi Yaparken Nelere Dikkat Edilmelidir?

    Çocuklar için doğru ayakkabı seçmenin çok önemli olduğunu yazımızın girişinde belirttik. Şimdi de çocuğunuz için uygun ayakkabı seçme yolculuğunda dikkat etmeniz gereken şeylerden bahsedeceğiz. Bunlar;
    • Dikkat etmeniz gereken şeylerden biri; ayakkabının çocuğunuzun ayak yapısıyla ne kadar uyumlu olduğudur. Bu konuda çocuğunuzun gelişimini takip ettiğiniz doktorunuzdan fikir alarak en doğru tercihi yapabilirsiniz. Örneğin çocuğunuzun ayakları genişse ona dar burunlu bir ayakkabı almak çocuğunuzun ayak sağlığı açısından büyük bir hata olacaktır.
    • Ayrıca alacağınız ayakkabının tabanının ne kadar rahat olduğunu da gözlemlemelisiniz. Doğru tabanlı bir ayakkabı almak; çocuğunuzun ayaklarını iyi hissetmesini ve özgürce hareket edebilmesini beraberinde getirir. Bu durum da çocuğunuzun arkadaşlarıyla birlikte rol alacağı çocuk aktivitelerine katılımı açısından oldukça işlevseldir.
    • Ayakkabının yapıldığı kumaşın doğru olup olmadığı da üstüne eğilmeniz gereken bir diğer noktadır. Yanlış kumaşla üretilmiş ayakkabıları giyen çocukların ayakları çok da rahat etmeyeceği için bu durum çocuğunuzu huzursuz edecektir.
    • Çocuğunuza ayakkabı alırken dikkat etmeniz gereken bir diğer nokta da; çocuğunuzun hangi ayakkabıyı beğendiğini dikkate almak olacaktır. Çünkü bu durum çocuğunuzun aldığınız ayakkabıyı daha çok sevmesini sağlayacaktır. Ayrıca yine bu durum onun fikirlerine değer verdiğinizi gösterdiği için çocuğunuzun karakterinin gelişiminde önemli bir rol oynayacaktır.
    • Ayrıca aldığınız ayakkabının mevsime uygun olup olmadığına da özen göstermelisiniz. Yazın çok kalın kumaştan ayakkabılar giyen çocukların ayakları fazla terleyeceği gibi kışın ince kumaştan ayakkabı giyen çocukların da hasta olma riski artacaktır.

    Mevsime Göre Ayakkabı Seçimi
    Şu an kış mevsiminin bitmesine az kaldığının ve markaların da sezon sonu indirimlerini yapmaya başladıklarının farkındayız. Yazının bu kısmında sezon sonu indirimi değerlendirerek çocuklarına kışlık ayakkabı almak isteyenlerin seçim yaparken dikkat etmesi gerekenleri açıklayacağız.

    Çocuğunuz İçin Kışlık Ayakkabı Seçerken Dikkat Edilmesi Gerekenler


    • Öncelikli olarak dikkat etmeniz gereken şey; çocuğunuza ayakkabıyı bu yıl kışın son günlerinde giydirmek için mi aldığınıza yoksa seneye giydirmek için mi aldığınıza karar vermenizdir. Bu karara vardıktan sonra da; çocukların ayaklarının çabuk büyüdüğünün farkındalığıyla bir seçim yapmalısınız. Eğer seneye için alıyorsanız çocuğunuza dair yaptığınız gözlemlere göre bir karara varmalısınız.
    • Markalar, tasarımlarındaki her modele indirim yapmamış olabilirler. Bu nedenle indirime girmiş modeller arasından bir seçim yapacaksanız; ayakkabıları iyice incelemelisiniz. Özellikle de tabanlarına dikkatle bakmalısınız. Çünkü unutmayın ki; kışın buzlu yollarda kayma olasılığı çok yüksektir. Bu nedenle de çocuğunuz için kayma ihtimalini minimize edecek doğru modeli bulmak için çaba harcamalısınız.
    • Kışlık ayakkabılar ve botlar kalın kumaştan yapıldığı için daha kabadır. Bu nedenle de seçilen yanlış bir ayakkabı çocuğunuzun hareket yeteneğini kısıtlayabilir. Çocuğunuz için kışlık ayakkabı seçerken; onun sosyalleşme ve özgürce hareket etme ihtiyaçlarının farkındalığıyla hareket edin. Çok ağır botlar seçerek onun özgürlüklerini kısıtlamayın.
    • İndirimdeyken bile bütçenizi aşan bir ayakkabı beğenmiş olabilirsiniz. Fakat çocuğunuz sizin en büyük hassasiyetiniz olduğu için bu ayakkabıyı büyük alarak birkaç sene giymesiyle bu masrafı daha akıllıca bir hale getirmek de isteyebilirsiniz. Böyle bir durumla baş başa kalırsanız; lütfen o ayakkabıyı almayın! Çünkü büyük ayakkabılar çocukların ayak sağlıkları açısından oldukça zararlıdır ve çocuğunuzun ayaklarında kusur yaratabilir.

    Çocuğunuzun yeni bir okul ayakkabısına ihtiyacı varsa Çocuğunuz İçin En Doğru Okul Ayakkabısı Seçimi” yazımızı da okumanızı öneririz.

    Pazar Sabahı Kahvaltılarınız İçin Hazırlayabileceğiniz Sağlıklı Tarifler

    AİLENİZ İÇİN HAZIRLAYABİLECEĞİNİZ PRATİK VE SAĞLIKLI KAHVALTILIK TARİFLERİ

    Pazar kahvaltıları, ailenizle birlikte geçireceğiniz keyifli günün en lezzetli yoludur. Sizin için günün en önemli öğünü olan kahvaltıyı daha keyifli ve sağlıklı hale getirebileceğiniz iki tarifimiz var. Aynı zamanda sizlere verdiğimiz bu sağlıklı tarifleri çocuklarınızın okuldan sonra atıştırması için de yapabilirsiniz. En tatlı sabahlar, kahvaltıyla başlar. Şimdiden afiyet olsun.

    TARİF 1 BANANA PANCAKE

    Okul Sonrası Hazırlanacak Sağlıklı Yiyecekler

    Malzemeler

    1 muz
    2 yumurta
    ½ su bardağı yulaf (125 ml)
    1 tatlı kaşığı zeytinyağı

    Hazırlanışı:

    • Zeytinyağı hariç diğer tüm malzemeleri robottan geçirin.

    • Tavanın üzerine bir tatlı kaşığı zeytinyağı dökün.

    • Karışımın her iki tarafını tavada pişirin.

    • Dilerseniz üzerine fıstık ezmesi sürüp servis edebilirsiniz.

    TARİF 2 – EV YAPIMI FISTIK EZMESİ

    Okul Sonrası Sağlıklı Atıştırmalar

    Malzemeler

    500 g kabuklu yer fıstığı
    2 çorba kaşığı saf damla çikolata

    Hazırlanışı
    • Yer fıstığının kabuklarını soyun.

    • Yer fıstığını robottan sürülebilir kıvama gelene kadar yaklaşık 5 dakika boyunca geçirin.

    • Damla çikolatayı benmari usulü eritin ve karışıma ekleyip karışım homojen kıvama gelene kadar robottan geçirin.

    Klinik ve Sporcu Beslenme Uzmanı

    Raysa Büyükbahar Uzunyol