Çocuk Gelişimi Hakkında Sorularınız | Çocuklu Dünya
 
Gelişim Sorunları

Çocuk Gelişimi Hakkında Sorularınızı Uzmanlarımız Cevaplıyor

Tarih: 9 Ağustos 2020 - Pazar
Uzman görüşü için konu öner.

Çocuk Gelişimi Hakkında Sorularınızı Uzmanlarımız Cevaplıyor

Çocuk Gelişimi

 

Çocuk gelişimi hakkında sizden gelen soruları uzmanlarımız cevaplıyor.

 

Bu hizmetimiz Yıllık Premium üyelerimiz için geçerlidir. Hemen üye olun, çocuğunuz hakkında pedagojik veya psikolojik sorunuzu uzman@cocukludunya.com ‘a yollayın, Uzmanlarımız isimsiz olarak 2 iş günü içinde cevaplasınlar ve sitemizden yayınlasınlar.

Aşağıdaki yazılarımızı da okumak isteyebilirsiniz:

 

10 aylık kızım saldırgan davranışlar sergiliyor

Kendini yere atıp kafasını vurmaya çalışıyor ve sebepsiz yere ağlıyor. Ne yapmam gerekiyor yardımcı olur musunuz?

Eğitim Danışmanı, Pedagog Prof. Dr. Norma Razon: Bir sağlık sorunu var mı diye araştırın, dişleri mi patlıyor kontrol edin, verdiğiniz gıdalardan biri alerji mi yapıyor, reflüsü mü var araştırın.

Hiçbir sağlık sorunu yoksa, anne baba ayrı ayrı ona zaman ayırın, oynayın, ilgilenin, sevin, okşayın, şefkat gösterin, aniden kendini yere atıp kafasını vurursa onu olduğu yerden kaldırın, yumuşak bir zemine ve tehlikesiz bir alana götürün. Kafasını vurduğunda aşırı tepkiler göstermeyin, fazla abartılı ilgi göstermeyin, panik yapmayın, bu davranışın yerleşmesine neden olmayın.

26 aylık kızım desteksiz uyumuyor

Kızım 26 aylık 1 ay önce tasındık ve bugüne kadar desteksiz olarak uyuyordu fakat taşındığınızdan beri gündüz desteksiz aksam ya da gece uyanırsa kucakta uyumak istiyor dalana kadar yerine kucakta yatarken aksamları asla bırakmıyor sıkı sıkı tutuyor beni ne yapmalıyım yardımcı olur musunuz bu donemde bır enfeksiyon geçirdik o arada da sürekli kucağımızda durmak istedi engellemedik tabı destek olmak için

Eğitim Danışmanı, Pedagog Prof. Dr. Norma Razon: 26 aylık bir çocuk için taşınma, önemli bir değişikliktir. Bu nedenle bir evden bir eve taşınırken, çocuğun odasındaki eşyaları hatta perdeleri değiştirmemeyi, eski oyuncaklarını atmamayı öneririz. Yeni evine, yeni odasına alışması biraz zaman alabilir, hoşgörülü davranın, uyuyana kadar odasından çıkmayın ama tavizkar davranmayın, kucakta uyutmayın. Zaten enfeksiyon döneminde kucakta uyutmuşsunuz, kucakta uyutmaya devam ederseniz, vazgeçemeyeceği bir alışkanlık haline dönüşebilir. Uyku saatinden bir süre önce odasına girmek, odasını toparlamak, uyku hazırlığı yapmak, onu yatağına yatırmadan sevmek, öpmek, okşamak, masal anlatmak, kitap okumak, ninni söylemek, yatağında yanına uzanmamak, yatağına yatırdıktan sonra da uyuyana kadar önce yatağının yanı başında durmak, daha sonra odanın kapısına doğru küçük adımlarla ilerlemek, bir süre o uyumadan odayı terk etmemek çok yararlı olabilir.

34 aylık kızıma tuvalet eğitimine nasıl başlatabilirim?

Kızım 34 aylık. Çişi ve kakası geldiği zaman anlıyor. Ancak surece ilk nasıl başlamam gerekiyor? Bu zamana kadar hep kendi tuvalete oturmak ister , bezini çıkarmak ister diye bekledim ancak böyle bir girişimde bulunmadı. Sevdiği renk külot da alarak teşvik etmeye çalışıyorum, artık bez yerine külot giyeceksin ve tuvalete yapacaksın deyip sureci başlatmak mi lazım? Örneğin bir iki hafta külotla evde gezip yere yapacak ve sonra yavaş yavaş tuvalete oturması gerektiğine ikna mi olacak? Yoksa bekleyip kendi isteğiyle bezi çıkarmasını ve tuvalete oturmak istiyorum ben artık demesini mi beklemeliyim?

Teşekkürler şimdiden

Eğitim Danışmanı, Pedagog Prof. Dr. Norma Razon: Öncelikle “artık bez yerine külot giyeceksin, tuvalete yapacaksın” diye emir vermeyin; evde bezsiz dolaştırıp tuvalete oturması gerektiğine ikna olmasını beklemeyin, “büyük çocuklar bez kullanmaz bebekler bez takar” demeyin. Banyoya klozetin yanına bir oturak koyun, klozetin üzerine de bir küçültücü koyun, kullanması için zorlamayın, önce bunlara gözü alışsın. “Çişin veya kakan geldiğinde hangisini kullanmak istediğini bana söylersin, ben sana nasıl kullanıldığını gösteririm” demekle başlayın. Daha bezli iken banyoda yere koyacağınız küçük bir leğende plastik oyuncaklarını, çoraplarını göz yakmayan şampuanla yıkatın. O arada oyuncak ayısını oturağa veya klozetin üzerindeki küçültücüye oturtun, “şakadan çiş yapıyor/ kaka yapıyor” diyerek oynayın. Banyoda oynarken çok sık tekrarlamamak şartıyla “Hazır buradayken çişini oturağa yapmayı deneyebilirsin” diyerek telkinde bulunun, itiraz ederse ısrar etmeyin, hazır olmasını bekleyin. Tuvalet alışkanlığını kazandırmak için, “çişim/kakam geldi veya bezim kirlendi değiştir veya ben bez istemiyorum” şeklindeki sinyalleri göz ardı etmeyin.

Korona Sürecinde Tedirgenlik

2,5 yaşındaki kızım korona sürecinde hep evde geçirdik, bahçeye dahi çıkmadık. Evde olduğumuz süreçte herhangi bir sıkıntısı olmadı. Mayıs ortası gibi bahçeye çıkabiliriz dememize rağmen bir hafta gibi bir süre dışarı çıkmak istemedi. Normalleşme surecinde Haziran ayı boyunca dışarıda hep tedirgindi, hayvanlardan paranoya halinde korkmaya başladı. Simdi (Ağustos ayında) daha rahat çıkabiliyor ve o donemi atlattık ancak simdi de benden ayrılmakta sıkıntı çekiyor. Korona öncesinde anneme bırakıp bir iş için dışarı çıkabiliyordum ancak simdi buna şiddetle karşı çıkıyor. Bu korkusunu nasıl yenebiliriz?

Eğitim Danışmanı, Pedagog Prof. Dr. Norma Razon: 2.5 yaşındaki çocuğunuz Korona virüsünün belirmesiyle belli bir süre evde kaldı, bahçeye çıkmadı, annesi ile keyifli vakit geçirdi, anneanne ve yabancılarla bir araya gelmedi, evde geçirdiği belli bir süreden sonra annesi ile bahçeye çıktı, çocuk evin dışında olmayı yadırgadı, haliyle tedirgin oldu. Evde kaldığı süre içinde, dikkatli davrandığınız halde o birtakım konuşmaları duymuş, birtakım endişelerinizi algılamış olabilir.

Evde annesi ile yakın ilişki içinde yaşamış olan, kimse ile görüşmemiş olan çocuğun, anneannesine bile gitmek istememesi, sokağa ilk çıktığında tedirgin olması doğaldır. Onu anneannesinde veya bir arkadaşının evinde annesiz bırakmak için acele etmeyin, bahçede bir arkadaşı ile oynamaya zorlamayın, bahçedeki kedi ve köpeklere sokulması için iteklemeyin, ona uzaktan gözlem yapması için fırsat verin. Korona sürecinden önce yaptığı faaliyetleri yapması, önceden tanıdığı insanlara yaklaşması için zaman tanıyın.

Örneğin: Eskiden evinde kaldığı anneannesine anne-çocuk gidin, orada kısa bir süre kalın sonra evinize beraberce dönün, bunu birkaç kez tekrarlayın. O anneannesi ile oynarken oyunlarına katılmayın, önce yakından sonra uzaktan izleyin. Anneanne-torun ilişkisi eski haline döndükten sonra çantanızı anneannede bırakarak yakındaki marketten bir alışveriş yapıp hemen dönün, tabii alışverişe gideceğinizi söylemeden çıkmayın. Ayrı kaldığınız süre başta çok kısa olsun, bu süreyi 5 er dakika, 5 er dakika artırarak uzatın. Anneanne size gelsin, birlikte eğlensinler, onları hemen baş başa bırakıp çıkmayın, ona evinizde anneannesi ile eğlenmeye alışması için zaman tanıyın. Evinizde anneanne-torun birlikte oynar, birlikte yer duruma gelmeden onları evde baş başa bırakıp çıkmayın.

Atacağınız her adımı temkinli atın, her faaliyet için alıştırma süresi planlayın. Çocuğun üzerine çok gitmeyin, “sen eskiden anneannende kalırdın, bahçedeki kedileri severdin” şeklinde konuşmayın; onu devamlı sorgulamayın, “sana ne oldu böyle, sen çok sosyal bir çocuktun, neden böyle çekingen davranıyorsun?” diye sormayın.

Kolay gelsin

3 yaşındaki kızımın sosyal ortamlara girdiğinde özgüvenini geliştirmek için ne yapabilirim?

Yeni bir mekana ve yeni insanlara çok uzun sürede alışıyor (aylar sürebiliyor). Mizaç olarak çok temkinli ve aşırı duygusal. Bu dönem özellikle duygusal olarak mutsuz olduğunda aşırı tepkiler de verebiliyor. Bu sene pandemi süreci sebebiyle anaokuluna veremedik. Haftada iki gün bir öğretmen eve gelip 4 çocuğa oyun oynatıyor şimdilik. Orda da dikkatimi çeken çok sessiz temkinli kalması ve uzun sure herkesi gözlemlemesi. Nasıl özgüvenini kuvvetlendirebiliriz?

Eğitim Danışmanı, Pedagog Prof. Dr. Norma Razon: Bu durumda özgüven eksikliği kadar çekingenlikten, çekimserlikten, hatta hata yapma kaygısından söz edilebilir. Bir öğretmen ve birkaç çocukla grup kurmanız çok iyi olmuş. Bu gruptaki çocuklarla tek tek görüştürün. Haftada iki 4 çocuk bir araya geliyor, siz grubun buluşmadığı günlerde her gün gruptan bir çocukla görüştürün, ayrıca öğretmene alışana kadar öğretmenle de teke tek görüştürün. Onlarla bir araya geldikçe rahatlayacaktır. Onlarla buluşmadan önce onlar hakkında konuşun.

Cep telefonunuzla grubun resmini çekin sonra resimdeki öğretmenin ve çocukların özellikleri hakkında konuşun. Gruptan önce de grup hakkında konuşun. Başka bir gün resimdeki öğretmen hakkında konuşun. Arkadaşları ile ne oynamak istediğini sorun ona göre malzeme toplayın, oynamak üzere hazırlayın.

  • Öğretmen gelmeden ve gittikten sonra çocukları kısa süre bir arada tutun, oynatın.
  • Çocuğunuzu sık sık parka götürün, sağlıklı olduğunu bildiğiniz çocuklarla teke tek olmak üzere bir araya getirin.
  • Boş zamanlarında evde su ile oynatın, küçük bir leğene çok az su koyun, göz yakmayan şampuan verin, bebeğini veya çoraplarını yıkası.
  • Oyun hamuru, kum, kil, çamur, parmak boya ile oynatın, bu malzemeler rahatlatır.
  • Çocuk şarkıları ve tekerlemeler söyleyin, ezberleyince beraber babasına söyleyin.
  • Tiyatro yapın, sahne kurun, aile büyüklerine oyununuzu sergileyin.
  • Kitap okuyun, taklitler yapın, bunları da sahnede imiş gibi sergileyin.
  • Hikaye okuyun, yarıda bırakın, sonunu o getirsin.
  • Üzerinde değişik duygular olan resimler hakkında konuşun; bu çocuk sence niye mutlu, bu çocuk neden ağlıyor? Haydi mutlu / üzgün / şaşkın taklidi yapalım deyin.
  • Evde ona minik sorumluluklar verin. Örneğin: kirli çamaşırını kirli sepetine atsın, sofraya peçete koysun.
  • Kurabiye yapın, şekilleri o yapsın, fırına koyun, arkadaşlarına ikram etsin.
  • Fırından aldığınız pişmemiş bir ekmek hamurundan küçük daireler yapın, hazırladığınız malzemeleri üzerine koysun, pizza yapın, ikram edin.
  • Yapabildiği işleri onun adına yapmayın, her adımda ona müdahale etmeyin, mükemmeliyetçi davranmayın.
  • Hata yapmasına fırsat verin. Siz de hata yapın bunları konuşun, zorda kalınca çözüm üretmesine fırsat verin, aşırı koruyucu davranmayın.

Bu önerilerin yararlı olduğunu göreceksiniz.

Kolay gelsin

Sevgiler

Norma Hoca

ÇocukluDünya Editöründen Not: Norma Hoca’nın bahsettiği bu ve birçok aktviteyi ÇocukluDünya’da bulabilirsiniz. Aynı zamanda aktivite kitaplarımızda farklı duygu fotoğraflarını bulabilirsiniz.

Kızım 3 yaşında, yaklaşık iki aydır ayakkabı giymemekte direniyor.

Sebebini tam olarak anlayamamakla beraber, kendi yaşıtı bir arkadaşından bahçede yüzüne hafif bir yumruk yemesi ile ayni zamanlara denk geliyor. Oyunlarla iknada başarılı olamadık, konuyu konuşunca da net bir cevap vermedi. Parkta bir iki kez giydi ancak başka çocuklara kızdı yine çıkardı (salıncak paylaşamama vb. problemler) 

Kıyafet konusunda da tepkiliydi ancak yavaş yavaş uzun kollu tshirt ve çorap giymeye başladı dışarı çıkarken. Paltosunu hala üstüne örtüyor ve pusette gezmeyi tercih ediyor.

Hepsi birbiriyle bağlantılı tam anlayamadım ancak bireylere tepki var gibi görünüyor. Duygusal olarak aşırı hassas ve tepkili bir mizacı var. Sevdiği birinden incitecek bir davranış olunca (örneğin teyzesini sen artık büyüdün kucağıma alamayacağım vb. dediğinde kırılgan davranış gösteriyor günlerce)

Ayakkabı giyme ve dışarıda yürüme konusunda görüşlerinizi öğrenebilirsem çok sevinirim.

Prof. Dr. Norma Razon’un cevabı:

Sevgili Danışanımız,

Bu anlattıklarınızdan çocuğunuzun çok duygusal olduğu, yaşadığı kırıklığı “ kucağına almamana üzüldüm, çocuğa kızdım “ diyerek anlatacağına farklı tepkiler vererek ifade ettiği anlaşılıyor. Büyümek istememe gibi bir sıkıntısı olabilir ( ayakkabı giymeme, pusette gezdirilmek isteme, kucağa alınmak isteme, parkta sallanma fırsatını başkasına kaptırmama, yetişkin tarafından korunmak için bebek kalmayı arzu etme)

Kıyafet konusunda da kısa kolludan uzun kolluya geçememe, çorap giyme-giymeme, paltosunu üstüne örtme, alışkanlıklarına bağlılık, esnek davranamama, bir durumdan başka bir duruma geçiş yapamama, davranış kalıplarına sahip olma: özgüven eksikliği/ endişe / huzursuzluk belirtisi olabilir.

  • Ayakkabı giymeye yavaş yavaş zorlamadan alıştırmak en doğru yol. Pusetle sokağa çıkarırsınız, parka geldiğinizde ayakkabılarını giydirip birlikte oynayabilirsiniz. Ayakkabı giymiyorsa salıncağa bindirmeden eve geri dönebilirsiniz.
  • Evde yalınayak veya çorapsız gezdirmeyip ayakkabıya benzeyen bir terlik giydirerek ayakkabı giymeye hazırlayabilirsiniz.
  • Evde değişik meslek oyunları oynayarak, ona taklit oyununda öğretmen, doktor, anne, baba rolü verebilirsiniz, onu uygun şekilde giydirir ayağına ayakkabılarını giydirebilirsiniz.
  • Evde aile büyüklerinin ayakkabıları ile kendi ayakkabılarını silip boyayabilirsiniz, ayakkabıları birlikte raflarına dizebilirsiniz.

Anne baba tutumlarınızı bilmemekle birlikte aile içinde ona bebek muamelesi yapmayın, her istediğini anında elde etmesin, beklemeyi öğretin, paylaşmayı ve sıra beklemeyi öğretin, evde belli kurallar koyun bu kurallara uymasını sağlayın, yumuşak bir disiplin uygulayın, ona bir iş yaptırmak için bağırmayın ama onu ikna etmek için uzun uzun ikna etmeye çalışmayın, kısa ve net komut verin, nedenini de kısaca açıklayın.

-Duygularınızı paylaşın, duygu kartları ile oynayın, neden niçin diye sorarak her davranışını ve duygusunu sorgulamak yerine duygusunu anladığınızı belirtin, davranışını uygun buluyorsanız onayladığınızı söyleyin onaylamıyorsanız nedenini kısaca açıklayın.

Kolay gelsin

4 yaşındaki kızım tek başına uyumuyor

Kızım 4 yaşında 2 yaşına kadar battaniyesiyle uyuyordu. 2 yaşında kolu kırıldı. Battaniyeyle uyumaya alıştığı için bende rahat uyuması için yanında yattım ve hala beraber yatıyoruz. Artık yalnız yatması için ne yapmam gerekiyor? 20 gün sonra taşınacağız. Bu sürece nerede başlamam gerekir? Yeni taşınacağımız evde mi yoksa şuanki mevcut yerimizde mi? uyku eğitimi için ne yapmam gerekiyor?

Prof. Dr. Norma Razon: Uyku alışkanlığını kazandırmaya, taşınmadan başlasanız iyi olur. Taşınınca yeni evine, yeni odasına alışmak gibi bir sürece girecek. Hazır taşınma yaklaşıyorken, evi toplamak gibi bir bahaneniz var, onu kullanın. “Ben akşamları eşyalarımızı topluyorum, giysilerimizi bavullara koyuyorum, yıkanacakları ayırıyorum, çok işim var. Bir de senin yatağında uyuyunca sabah yorgun kalkıyorum, işlerimi bitiremiyorum” diyebilirsiniz.

Akşam belli bir yatma saati belirleyin ve yatma ritüelleri saptayın. Akşam yemeğinden sonra ne yapıyorsanız yapmaya devam edin (banyo/duş, el-yüz yıkama, diş fırçalama, pijama giyme, yatmadan önce odasını toparlama, odasını uykuya hazırlama), odasında yere bir minder koyun, anne kız orada beraber oturun, sarılın, onu öpün, sevin, ona kitap okuyun-masal anlatın, uygun gördüğünüz saatte “Haydi şimdi uyku saati, sen yatağına giriyorsun, ben de uyuyana kadar yanında bekliyorum, sen uyuyunca evi toplamaya devam edeceğim” deyin. Hatta gün işinde ona odasındaki eşyaları toplama sorumluluğunu verin. Akşam yatma saatinden önce TV, cep telefonu, tablet yok. O uyumadan odasından çıkmayın.

Yatırdıktan sonra ara ara sırtını okşayın, uyuduktan sonra ara ara gidip okşayın, karar verdikten sonra artık yanına yatmayın. Sabırlı ve kararlı davranırsanız, bir süre sonra yalnız yatmayı öğrenecektir.

Anne babayla uyuyan çocuk için ne yapmalı?

Oğlum 4 yaşında. Önceleri anne ya da baba olarak yanında bizler de uzanarak uykuya dalmasını sağlardık fakat son 8 aydır aynı odada farklı köşede oturarak uyumasını bekliyoruz. 21:00’da uyumasına karşın istisnasız her gece ilk uyanmasında (01-02 saatlerinde) yastığını/suyunu alıp yanımıza gelir. Gerekçesi ise “RAHAT EDEMEDİM” olur.

Herhangi bir korku ya da endişe içermeden anne-baba yatağına gelmek gibi bir tutkusu var.

Bu konuda yorum ve öneriniz bizim için çok değerli. 

Eğitim Danışmanı – Pedagog Prof. Dr. Norma Razon: Eğer yanınıza gece uyandığında yatağınıza geldikten sonra kendi yatağına götürmeyip sabaha kadar sizin yatağınızda uyumasına izin veriyorsanız bu alışkanlıktan kurtarmanız zor olur.

Yanınıza geldiğinde kızmadan, azarlamadan, öperek, severek kendi yatağına geri götürmeniz gerekir, sizin için ne kadar zor olduğunu tahmin etmemek mümkün değil ancak sabah kendi yatağında uyanması gerek.

  • Uyuduktan sonraki 1.5 saat içinde –o uykuda iken- sırtını, başını okşamak veya
  • O uyuduktan 4-5 saat (4.5 saat) sonra yatağının başında olup o daha uyanmadan başını, sırtını okşamak veya
  • Geceleyin uyuduktan sonra yastığının altına bir stikker veya seni seviyorum yazılı minik bir kağıt veya üzerine bir kalp çizeceğiniz bir kağıt koymak, sabahleyin bunu ona göstererek “Bak gece yanına gelip seni yokluyorum” demek veya
  • Yatağına bir uyku arkadaşı (sevdiği bir oyuncağı) almasını önermek yararlı olabilir.

Çocuğu sabaha kadar yatağında uyumaya alıştırmak, anne baba için birkaç uykusuz gece geçirmek demektir, ancak sabır, şefkat ve kararlılıkla aşılmayacak bir konu değildir.

Çoçuklarda unutkanlık için ne iyi gelir?

Merhaba. Kızım 4 yaşında bazen sürekli tekrarlanan cümleleri unutabiliyor. Örn: soyadını öğrendiği halde bazen sorduğumda hatırlamıyor, bazen de kendi söylüyor koyduğu eşyayı kısa sürede unutabiliyor. Bahsettiğimiz herhangi bir konuyu kısa sürede unutabiliyor. Nasıl bir yol izlemeliyim? Cevap için şimdiden teşekkür

Çocuğunuzda unutkanlık olduğunu düşünüyorsanız, önce kulaklarında işitme sorunu olup olmadığını doktora kontrol ettirin, çocukta dalma oluyor mu izleyin, varsa çocuk doktorunuzla paylaşın. Eğer bir sağlık sorunu yoksa, dikkat ve hafıza oyunları oynayın.

Eğitim Danışmanı Pedagog Prof. Dr. Norma Razon: Kolaydan zora, basitten karmaşığa, somuttan soyuta sorular içeren oyunlar oynayın.

  • 2 cisim alın, ona gösterin, birinin üstünü örtün, hangisini sakladığınızı bilmesini isteyin.
  • 3 cisim alın, ona gösterin, birinin üstünü örtün, hangisini sakladığınızı bilmesini isteyin.
  • Gazeteden/dergiden 2 resim kesin, bunları masanın üzerine yanyana koyun, ona gösterin, birinin üzerine bir kağıt koyun, altında hangi resim olduğunu sorun.
  • Gazeteden/dergiden 3 resim bulun, bunları masanın üzerine yanyana koyun, ona gösterin, birinin üzerine bir kağıt koyun, altında hangi resim olduğunu sorun.
  • Eşleştirme oyunu, yanlışı bul, aynısını bul, farklı olanı bul, resimdeki 3-5-7...hatayı bul oyunlarını oynayın.
  • Marketçilik oynayın, “Şimdi markete gidiyoruz, bir yoğurt bir de süt alacağız” deyin. Arada birşeyler oynayın, bir süre sonra “Marketten ne alacaktık ?“ diye sorun.
  • Bir hikaye okuyun hikayedeki çocukların adını/ hikayede hangi hayvanlar olduğunu sorun. Kulaktan kulağa gibi oyunlar oynayın.
  • Bir gün konuştuklarını/ anlattıklarınızı ertesi gün sorun.
  • Resimler gösterin, adlarını söyleyin, ertesi gün ve sonraki günlerin bu resimlerin adlarını sorun.
  • Bütün bu etkinlikleri ders yapar gibi değil, oyun şeklinde yapın.

Heyecanlı çocuklar için ne yapmalı?

Oğlum 4 yaşında ve genel olarak heyecanlı bir çocuk. Yerinde duramayan, sevindiğinde aşırı heyecanlanan, eğer ilgisini çekmezse oyunlardan çabuk sıkılan coşkulu bir çocuk. Bu heyecanını kontrol edebilmesi için şimdiden yapmamı önerdiğiniz yardımcı olabilecek yöntemler/oyunlar var mı?

Eğitim Danışmanı Pedagog Prof. Dr. Norma Razon: Eğer heyecan, coşku, çabuk sıkılma durumlarını oyunla halledebiliyorsanız çok iyi, bu durumlar odaklanmasını, dikkatini sürdürmesini engelliyorsa, profesyonel yardım almak gerekir.

  • Yerinde duramama için enerji harcatan oyunlar: jimnastik, ritmik dans, koşmaca, kovalamaca, saklambaç evde/evin önünde/bahçede/parkta/balkonda oynanabilir.
  • Heyecan ve coşkuyu kontrol altına almak için: kazanmalı-kaybetmeli oyunlar, yarışmalar, sıra beklemeyi gerektiren oyunlar, bilmeceler bulmacalar
  • Çabuk sıkılma ile başetmek için: bir oyunu bitirmeden başka oyuna geçirmemek, zora gelince pes etmeye izin vermemek, mücadele ettirmek, tekrar tekrar denetmek, kısa süren oyunlarla başlamak daha sonra uzun süren oyunlara geçmek
  • Daima açık hava oyunlarını ve sporlarını tercih etmek
  • Oyun malzemesi olarak su, kum, kil, çamur, hamuru kullandırmak
  • Oyun ve faaliyetlerde basitten karmaşığa, kolayda zora, somuttan soyuta geçmek
  • Tek yönergeli oyundan çok yönergeli oyuna geçmek
  • 2 kişilik oyundan çok kişili oyuna geçmek yararlı olur.

32 aylık bebeğim etkinlik yapmak istemiyor

32 aylık bebeğim var. Bu aralar hiçbir etkinliği yapmak istemiyor ve sürekli köpek taklidi yapıyor. Yemek yerken, arkadaşları ile oynarken, su içerken, hiçbir şey yokken durduk yere aynı takliti yapıyor. Endişelenmem gereken bir konumu?

Eğitim Danışmanı, Pedagog Prof. Dr. Norma Razon: Bu yaş çocuğu için hiçbir şey yapmak istememesi şaşırtıcı, ne tür etkinliklerden keyif aldığını hatırlamaya çalışın. Hareketli, atlamalı-zıplamalı oyunları mı, danslı-müzikli oyunları mı, tek oynanan oyunları mı, başka çocukların olduğu etkinlikleri mi tercih ediyordu? Eski ilgi ve tercihlerini dikkate alarak onunla oyun oynayın, Su-hamur-çamur-kum-kil gibi malzemeleri teker teker önüne koyun, bahçeye-parka çıkarın, yaşıtı bir çocukla bir araya getirin, trampolin-kaydırak gibi araçlardan yararlanın. Kuklalarla, arabalarla-oyuncak hayvanlarla oyun kurun. Oyunda hayvanlardan aileler oluşturun, hayvan taklitleri yapın, hayvanları konuşturun. Bir oyunda hepiniz kedi, bir başka oyunda hepiniz köpek olun, oyun bitince “şimdi kedi/köpek olma bitti” deyin oyunu sonlandırın.

Bütün çabalarınıza rağmen hiçbir etkinlikten hoşlanmıyor, hiçbir etkinliğe katılmıyorsa bu aralar hayatında ne gibi değişiklikler olduğunu sorgulayın (kardeş mi doğdu, bakıcı mı gitti, onu büyüten aile büyüğünden uzak mı kaldı, taşındınız mı?....)

Sorularınıza cevap bulamıyorsanız çocuk doktorunuza veya onun önereceği bir çocuk psikiyatrisi uzmanına danışın.

3 yaşındaki oğlum battaniyesi, yastığı ve pelüş kedi oyuncağını yanından ayırmıyor.

Dışarıya çıkarken uzun mesafeli yol olmadığı sürece yanında taşıyor. Evde sürekli elinde değil ama yanında olmasını istiyor. Üzüldüğü veya uykusu olduğu zaman daha çok ihtiyaç duyuyor. Bol bol sarılıyoruz ve herşeyi konuşarak halletmeye çalışıyoruz ama gene de ihtiyaç duyuyor. Yıkamak için zor ikna ediyoruz. Beş yaşına kadar normal olduğunu duymuştum. Sizce nasıl davranmamız gerekiyor?

Prof. Dr. Norma Razon: Battaniye, yastık ve pelüş kedi, oğlunuzun bir arada aldığı 3 nesne mi, bazen birini bazen diğerini aldığı nesneler mi? Muhtemelen bu 3 nesne onun güven kaynakları. Bunları ani bir kararla ortadan kaldırmamanızı öneririm. Çocuklar bu nesneleri bazen birer birer bırakırlar bazen tümünü birden bırakırlar, tabii hazır oldukları zaman.

Önce çocuğunuzu güçlendirmek gerekir, çekingenlik, kaygı, anneden kopamama, kalabalığa girememe, özgüven eksikliği gibi... duygular yaşıyorsa, bunların hafiflemesini amaçlamak gerekir.

Birinci adım olarak bu nesneleri yatağında bırakması, her ihtiyaç duyduğunda yatağına girip bunlarla oynayıp sonra yatağından çıkması istenebilir. Bu nesneleri bırakmaya hazır olduğunda da kendi rızası ile bırakması sağlanabilir. Bu aşamada da tehdit, rüşvet, azar, cezaya başvurmamak gerekir.

Kolay gelsin.

Kızım hiç uyumak istemiyor. Akşam uykuları hem geç saatte hem de çok uyanıyor. Nedeni ne olabilir?


Prof. Dr. Norma Razon:

  • Gün içinde en az 2 kere sokağa (parka, bahçeye, balkona, açık havaya) çıkıp enerji harcatmak
  • Yatmaya yakın hareketli oyun oynatmamak
  • Uyku ritüeli oluşturmak
  • Yatmadan önce TV-cep telefonu-tablet vermemek
  • Sabah erken kaldırmak
  • Öğlen uykusunu erkene alıp uzun tutmamak
  • Akşam belli bir saatte yatırmak
  • Uyuturken yanına yatmamak çok önemli.


Ayrıca uyumak istememesinin nedenini keşfetmeye çalışın (anneye-babaya doyamama,
uyumayan bir kardeş varsa neden yatmadığını sorgulama gibi)


Kolay gelsin

Mükemmeli değil olabileceğinin en iyisini nasıl öğretebiliriz?


Prof. Dr. Norma Razon: İstenen bir özellik değil, pekiştirilmemeli. Verilmesi gereken mesaj:
elinden gelenin en iyisini yapmak.
Anne baba da mükemmeliyetçi olmamalı, çocuğun önünde hata yapmalı, hata
yaptığını söylemeli, tekrar denemeli,
Anne baba çocuğu mükemmel olmadı “boşver, üzülme” diye teselli etmemeli, “sen
elinden geleni yap” diye yüreklendirmeli, “bu yaptığın bir öncekinden iyi
oldu, istersen tekrar deneyebilirsin” demeli.
Kolay gelsin

Oğlum okulda günün nasıl geçti sorusuna bazen cevap veriyor, bazen de hatırlamıyorum diyor. Neden?


Prof. Dr. Norma Razon: Çocuklar sorgulanmayı sevmezler. Akşam sofrasında anne, baba gününü anlatınca çocuk da onları taklit edebilir. Bugün okulda yedin mi, oynadın mı, ağladın mı veya okulda ne yaptın, ne öğrendin demek yerine "Bugün okulda yemek yemeyen arkadaşın oldu mu, oyuna katılmayan oldu mu, ağlayan oldu mu, resim dersi var mıydı, öğretmenin okula geldi mi” diye sormak daha iyi olabilir.
Kolay gelsin

0-3 yaş çocuğa ölüm nasıl anlatılır?

Anneannemiz vefat etti. Her gün soruyor. Aralarında özel bir bağ vardı.

Eğitim Danışmanı, Pedagog Prof. Dr. Norma Razon: Öncelikle başınız sağ olsun, Allah rahmet eylesin. Size ve bütün ailenize sabırlar dilerim.

Mutlaka anneannenin öldüğünü, bir daha göremeyeceğinizi ancak resimlerine bakabileceğinizi söylemeniz gerek. Eğer bir hastalık nedeniyle vefat etmişse, “mikrop kaptı, hastalandı” demeden, “vücuduna bir bakteri, bir virüs girdi.... “ veya “kalbi çok çok ihtiyarlamıştı “ gibi bir açıklama iyi olabilir.

“Anneanne öldü” demeden önce, bir bahçeye çıkıp, oradaki ağacın üzerinde kalmış yaprakların canlı olduğunu, yere düşmüş yaprakların ölmüş olduğunu, rüzgarla savrulup ufalanıp yok olacaklarını söylemekle başlamayın. Daha sonra kırılan bir oyuncak arabayı elinize alarak, “Bu araba kırıldı, tekerlekleri koptu, artık itince de ilerlemiyor, bu araba öldü” diyebilirsiniz. Çalışmayan gerçek bir arabanın motoru bozulduğunda, motorunun öldüğünü, arabanın çalışmayıp öldüğünü anlatabilirsiniz. Sonra yazın gördüğümüz karınca ve böceklere geçerek onların ölümünden söz edip anneanneye gelebilirsiniz.

Bunları çocuğa anlatırken doğal davranın, gözünüzden yaşlar akıyorsa, çok üzgün olduğunuzu dile getirin.

Ayrıntılı bir açıklama yapsanız da, ölüm soyut bir kavram olduğundan, bu yaştaki çocuk ölümünü anlamayacaktır, ancak anneannenin öldüğü gerçeğini sizden duymuş olacaktır.

Anneannenin ölümünü izleyen günlerde de anneanneden söz etmeye, resimlerine bakmaya devam edin, anneanne konusu konuşulmayan (konuşulamayan) tabu bir konu olmasın.

Tekrar başınız sağolsun

3 yaşındaki kızım arkadaşlık konusunda zorlanıyor

Kızım 3 yaşında (39 aylık), arkadaşlık konusunda zorlanıyor. Yazın gördüğümüz ve sevdiği bir 4 yas arkadaşını uzun zaman sonra tekrar bu dönem görebildik. En son görüştüğümüzde bu arkadaşının başka çocuklar ile oynaması bir saate yakın bir ağlama krizine sebep oldu. Sonradan evde sakinleştiğinde kendisine sen de gruba katılabilirsin önerisi verdiğimizde ben hoplayıp zıplayamam ki cevabini verdi. Kendisine güveni nasıl destekleyebiliriz? Yabancı çocukların arasına katılmasını nasıl sağlayabiliriz, parkta da tanımadığı çocukların yanına yaklaşmayıp sert tepkiler de verebiliyor.

İkinci olarak, bir arkadaşını bu derece sahiplenmesi konusunda nasıl ilerlememiz gerekir? Duygusal hassasiyeti yoğun ve hayal kırıklıklarını son derece güçlü yaşadığı için arkadaşlık ilişkilerinde onu nasıl yönlendirebiliriz ya da nasıl rahatlatabiliriz danışmak istedik.

Eğitim Danışmanı - Pedagog Prof. Dr. Norma Razon:

  • Öncelikle bu çocuğun sosyalleşmesi için onu akranlarıyla görüştürmek gerek, önceleri sadece bir çocukla kaynaştırmak, daha sonra ikinci bir çocukla teke tek görüştürmek, böylece tek tek arkadaşlar edinmesini sağlamak, bir süre sonra birkaç arkadaşla (3 çocuk olmasınlar) bir araya getirmek, bir arkadaş grubu edinmesini sağlamak gerek. Bu arkadaş grubu ile onu açık havada, parkta buluşturmak, onlara eğlenceli aktiviteler yaptırmak, oyunlar oynatmak çok önemli,
  • Fırsat buldukça çocuğu parka, oyun alanlarına, cimnastik sınıflarına götürmek çok yararlı olur, hem bedeni gelişir, bedenine ve kendine güveni artar, hem de sosyalleşir, yeni arkadaşlar edinir, başarı ve başarısızlığı tadar, çocukların bir kısmının başarılı, bir kısmının başarısız olduğunu görür.
  • Parkın boş olduğu erken saatlerde gitmek çekimserliğini azaltabilir, oyun gruplarına herkesten önce gitmek çekingenlik yaşamasını giderebilir, çünkü diğer çocuklar gelene kadar alanı tanıma ve ortama ısınma fırsatı bulacaktır,
  • Olanaklar elverdiğince su, hamur, çamur ile oynatmak onu rahatlatacaktır
  • “Neden ağladın” ? diye sormak, “sen de gruba katılabilirsin” gibi bir öneri vermek yerine, “ Arkadaşının başkası ile oynamasına üzüldün, onlarla oynamak için ne yapabilirdin ?” diyerek çözüm üretmesini sağlamak yerinde olur. “Sen onlar gibi hoplayıp zıplayamayacağını düşünüyorsun, onlar gibi hoplayıp zıplamak için ne yapabilirsin ? Bunu nerede, ne zaman deneyebilirsin, ben sana nasıl yardımcı olabilirim ?” demek yararlı olur.
  • Parkta çocuklara (çekingenlikten) hemen yaklaşmamasını anlayışla karşılayabilirsiniz ancak sert tepkiler vermesini (kırıklıktan, endişeden) kabul etmeyip hatasını sade bir dille ve kısa bir şekilde, onu düşündürerek anlatmak gerekir
  • Bu çocuğun özgüvenini geliştirmek gerekir: Yapabileceği işleri kendisine yaptırmak, yersiz hizmet etmemek, el bebek gül bebek davranmamak, evde küçük sorumluluklar vermek, başladığı işi bitirmesini beklemek, zorlandığında çaba harcamasını istemek, çaba harcatarak başarıyı yaşatmak, karar vermeyi- seçim yapmayı öğretmek, başarısını takdir etmek ama abartmamak, hata yaptığında fark ettirmek ancak sürekli eleştirmemek, her yaptığına müdahale etmemek, yeniliklerle karşılaşmasına fırsat vermek, sorunlarla karşılaştığında yüreklendirmek ve çözüm ürettirmek, aşırı korumacı veya aşırı sınırsız davranmamak, ona sevildiğini söylemek ve göstermek, sizin için ne kadar değerli olduğunu duyurmak, onu olduğu gibi kabul ettiğinizi hissettirmek özgüvenini geliştirecektir.
  • Kendine güveni geliştikçe, arkadaş sayısı arttıkça, sevdiği bir arkadaşın kendisinden başkası ile de oynayabileceğini öğrenecek, arkadaşları tarafından kabul görmek için çaba harcayacaktır.

Gece kabusları için neler yapılabilir?

Merhaba, kızım 4 yaşında. Yaklaşık 1 yıldır rüyasında ayaklarıyla ilgili kabuslar görüyor, uyandığında ayaklarına bakarak ağlıyor ve dokundurmak istemiyor, yere basmakta istemiyor. Bu kendiyle ilgili psikolojik bir durumdan mı kaynaklanıyor? Teşekkür ediyorum

Eğitim Danışmanı – Pedagog Prof. Dr. Norma Razon: 1 yıl önce izlediği bir çizgi filmi, duyduğu bir öykü, kendisine okunmuş bir hikayenin, yaşadığı bir olayın etkisinde başlamış olabilir mi?

  • Şimdi, akşamları yatmadan ona eğlenceli öyküler anlatmak, ürkütücü olmayan komik kitaplar okumak iyi gelebilir.
  • Akşam yatmadan önce sırtına, kollarına, bacaklarına masaj yapmak, gece uykusunda başını ve sırtını okşamak onu rahatlatabilir.
  • Uyandığında rüyasını anlattırmak yerine rüyasını çizdirmek, resimletmek, boyatmak yararlı olabilir.
  • Kabuslar devam ederse bir uzman (çocuk psikiyatrı, çocuk psikoloğu, pedagog) görüşü almak gerekebilir.

3,5 yaşındaki kaygılı kızım için ne yapabilirim?

Kızım 3,5 yaşında. Yapısal olarak kaygılı bir mizacı var. Pandemi sonrası evde kalmanın etkisiyle 2,5 yas sonrası bu kaygıları oldukça artmıştı. Bu sene ikinci dönem haftada iki yarım gün bir anaokuluna gitmeye başladı. Oryantasyon döneminde de çok yavaş ilerledik, tamamen alışma hızına göre. Gecen ay artık ben olmadan girebiliyordu okula, bahçede bekliyordum. Ancak 23 Nisan bayramında bahçede bütün anaokulu sınıflarının gösterisine izleyici olarak katılınca kalabalık ortamda ilk defa bulunmuş oldu, yasça büyük çocuklardan korktuğunu ifade etti sonrasında. Ben okulun dışından gösteriyi izliyordum. Bana da o kalabalık içinde onun yanına gitmediğim uzakta durduğum için kızdığını öfkelendiğini anlattı.

Zaten o gün sonrasında kaygıları ve öfkeli davranışları oldukça arttı evde de. Konuşup telkin etmeye çalışmama rağmen halen öfkesi devam ediyor.

Nasıl ilerlemem gerekir görüşünüzü iletebilirseniz sevinirim.

Eğitim Danışmanı, Pedagog Prof. Dr. Norma Razon: Anlaşılan zaten kaygılı olan çocuğunuzda kaygı öfkeyi, öfke kaygıyı tetikliyor. Mutlaka bu küçük yaşında kaygısı ile profesyonelce çalışmak, kaygısını hafifletmek gerekir.

  • Konuşup telkin etmek yerine onunla 23 Nisan gününü, bahçedeki kalabalığı ve gürültüyü konuşun, dramatizasyon (role playing) yapın. Oyuncak bebekleriyle o günü canlandırın.
  • Ana okullarına gitme izni çıkar çıkmaz, çocuk doktorunuz yasaklamadığı takdirde, tekrar iki yarım gün anaokuluna yollayın, sanki hayatında ilk kere anaokuluna gidiyormuş gibi oryantasyon çalışması ile işe başlayın. Çocuk rahatladıkça, anaokulu günlerini birer birer arttırın, bir süre okulda kalma süresi yarım günle sınırlı olsun.
  • Su, hamur, çamur, kil, kum gibi oyun malzemelerinden yararlanın.
  • Fırsat buldukça teke tek olmak üzere arkadaşlarıyla buluşturun, değişik sosyal ortamlara girin, parka ve oyun sınıflarına götürün.
  • Yüzme, binicilik, cimnastik, açık hava sporları ile resim, heykel, müzik, dans gibi hobiler iyi gelebilir.
  • Kaygılı çocukların oyun terapisi ile duyu bütünleme hizmetinden yararlandığını söyleyebilirim.
  • Evde aşırı korumacı, kısıtlayıcı, mükemmeliyetçi davranmaktan kaçının, belli sınırlar içinde özgür davranmasına izin verin. Özgüvenini destekleyen: kendi işini kendisine yaptırma, ona sorumluluk verme, olası sorunlara çözüm ürettirme, kaygı yaratan durumları küçümsemeden tartışma fırsatlarını değerlendirin.
  • Öfkesini dile getirmesine yardımcı olun, öfkesini boşaltma yollarını birlikte bulun ancak size öfkeli davranmasına izin vermeyin.

İlerleyen günlerde kaygı ve öfkesini dikkatlice izleyin

Kolay gelsin

Sevgiler

Özel ilkokul seçimi yaparken nelere dikkat etmeliyim?

İlkokul için olmazsa olmazlar var mıdır? İlkokul bakarken en çok ne önemsenmelidir?

Devlette ilkokul bakılırsa okul saati bitikten sonra ek olarak evde özel hoca tutmak doğru mudur? Okul öncesi belirlerken okudu ilkokulunda mı okumalıdır? Eğer belirlenen ilkokul uzaksa nasıl bir yol izlemelidir?

Eğitim Danışmanı – Pedagog Prof. Dr. Norma Razon: İlkokul seçerken öncelikle şunlar araştırmalıdır:

  • Çocuğunu tanımak (okul olgunluğu, öğrenme kapasitesi, dikkat yeteneği, masa başında oturma becerisi, özgüven durumu....)
  • Okulu tanımak (ne kadar akademik ve başarı odaklı olduğu, okulun sosyal, sportif, sanatsal aktivitelerinin olup olmadığı, ödev çokluğu....)
  • Okulun eğitim ilkeleri
  • Çocuğun özellikleri ile okulun özelliklerinin uyumu

 

  • Özel okula gidecekse, 1. sınıf öncesi ana sınıfını (hazırlık sınıfını), 1. sınıfı okuyacağı okulda okuması (okul eve uzak ise de okula alışmak önemli)
  • Devlet okuluna gidecekse sınıf öğretmeninin iyi seçilmesi önemli.
  • Öğretmen her zaman çok çok önemli.

Çocuk ders programını izleyemiyorsa, sınıf düzeyine yetişemiyorsa, okul sonrası özel dersle desteklenebilir veya anne baba destekleyebilir.

Günümüzde bizimki gibi eğitim danışmanlığı yapan birçok kurum, çocuğu akademik ve duygusal olarak değerlendirmekte ve çocuk-okul uyumunu araştırmaktadır.

İlkokul seçimi ile buradaki yazıları da okuyabilirsiniz.

1.5 yaşındaki kızım bezini değiştirirken cinsel organına dokunmak istiyor.

Eğitim Danışman – Pedagog Prof. Dr. Norma Razon: Bu yaşlarda çocukların cinsel organlarına dokunmaları çok doğal. “Sakın dokunma, pis, ayıp, günah....” gibi yorumlar yapmaktan kaçının. Sözlü uyarıda bulunmadan elini indirin. Bezini değiştirirken eline tutması için ıslak mendil paketini verin, size bir mendil çıkarıp vermesini isteyin. Cinsel organına dokunmadan elini meşgul edin.


Üye olup, Haftalık Programımızı uyguladığınızda, 14 gün içinde çocuğunuzdaki değişimi fark edeceksiniz.
Çerez Kullanımı
Kişisel verileriniz, mevzuata uygun olarak toplanıp işlenir. Detaylı bilgi almak için Verilerin Korunmasını inceleyebilirsiniz.
X