Yazılar

Çocuklarla İzlenecek Film Önerileri

Çocuklarınızla eğlenceli vakit geçirmenin bir yolu da film izlemektir. Yavaş geçen yaz günleri ya da ailecek geçirilmek istenen bir hafta sonu, film izlenerek doldurulabilir. Sadece çocuğunuzun değil, sizin de keyif alacağınız aynı zamanda içinden ders çıkarabileceğiniz filmleri keyif alacağınızı umarak sizin için derledik.

İnanılmaz Aile – 2004

inanılmaz aile filmi

İnanılmaz Aile, normal ailelerden farklı olarak değişik süper güçlere sahip bir ailenin hikayesini anlatır. Aile, süper güçlerini etraftan saklamaya çalışır fakat işler istendiği gibi gitmez. Hikaye, ailenin babası Bob Parr’a yani Bay İnanılmaz’a verilen özel görevle başlar. Bob, özel göreve tek başına giremez ve ailesini de dahil etmek zorunda kalır. Ailenin özel göreve girmesi, maceralı hayatlarına atılan ilk adımdır.

IMDB: 8/10

Arabalar -2006

arabalar filmi

Yarış arabası Şimşek Mcqueen yarışa gitmek üzere çıktığı yolda Route 66 isimli yoldan geçerken hem kendine hem de yola zarar verdiği bir kaza geçirir. Tamir olması için uzun bir süre kasabada kalması gerekiyordur. Kasabada kaldığı süre zarfında hayat ve kendisiyle ilgili birçok gerçek fark eder ve hayatın anlamı artık onun için yarışlarda edindiği birincilikler değildir. Dostluğun, sevginin ne olduğunu öğrenir. Asıl yarışın hayatın ta kendisi olduğunu fark eder.

IMDB: 7.2/10

Yukarı Bak – 2009

yukarı bak filmi

Evine birsürü balon bağlayan çılgın baloncu Carl Fredricksen vefat eden eşinin hayalini gerçekleştirmek için evini bu balonlarla uçurmaya karar verir. Uçurmayı başarır fakat Carl, yanına bir de 8 yaşında bir yol arkadaşı aldığından habersizdir. Yol arkadaşıyla çıktığı yolculukta mutluluğu, hüznü, eğlenceyi yaşar ve unutulmaz bir yolculuğa dönüştürür.

IMDB: 8.3/10

Inside Out – 2015

inside out filmi

Bir Pixar filmi olan Inside Out, normalde görmeye alışkın olduğumuz değişik karakterler, objeler, hayvanlar yerine Inside Out filminde duygular ön plana alınmış. Film, ana karakter olan Riley’nin duygularına odaklanıyor. Riley’nin her duygusunu temsil eden bir renk ve karakter var. Neşe, korku, öfke, tiksinti ve üzüntü için farklı renk ve karakter bulunmakta. Çocuklara eğlenceli bir animasyon izletirken aynı anda duygular hakkında da fikir sahibi olmasını sağlayabilirsiniz.

IMDB: 8.2/10

Zootropolis: Hayvanlar Şehri – 2016

hayvanlar şehri filmi

Zootopia içinde insan bulunmayan ve tüm hayvanların istediği gibi yaşayabildiği bir metropoldür. Film, Zootopia’da yaşayan Tilki Nick’in kendi üzerine atılan suçla nasıl baş etmeye çalıştığını anlatan polisiye temalı bir animasyondur. Polis memuru Judy ile Tilki Nick’in ortaklığı filmi akıcılaştırırken aynı zamanda eğlenceli görüntüler ortaya çıkartmıştır.

IMDB: 8/10

Mulan – 2020

mulan animasyon

Mulan, özgürlüğüne düşkün bir kadındır fakat yaşadığı dönem buna müsaade etmemektedir. Yaşadığı dönem, kadınların evde kalıp çocuklara bakmaları gerektiğini desteklemektedir. Orduda görev alma zorunluluğu gelir fakat Mulan’ın babasının sağlığı yerinde değildir. Kadınların orduda görev alması yasaktır fakat Mulan, babasının hasta bir şekilde askere gitmesini istemediği için erkek kılığına girer askere gider. İçinde hem mücadele hem de aşk barındıran bu film, çocuklara rollerin ve mesleklerin cinsiyeti olmadığını öğretmede de faydalıdır.

IMDB: 5.7/10

 

İlginizi çekebilecek düğer yazılarımız:

 

 

Bu yazı Ece Bolulu tarafından hazırlanmıştır.

 

 

Bebek Odası İçin Sallanan Sandalye

Planörler ve sallanan sandalyeler kesinlikle olmazsa olmazlar olmasa da, kullanışlı olabilirler. Bu emzirme koltukları ileri geri sallanmanıza izin verir ve bu nazik hareket bebeğin uyumasını yatıştırmaya yardımcı olabilir. Sallanan sandalye, bebeğinizi beslemek veya gece boyunca küçük bebeğinizle birlikteyken oturmak için mükemmel bir yerdir.

Sallanan Sandalye Nedir?

Sallanan sandalye normal sandalyelerden farklı olarak ayakları sayesinde ileri geri hareket etmeyi sağlayan bir sisteme sahiptir.

Sallanan Sandalye Faydaları

Sallanan sandalyeler, rahatlıkla bebeğiniz ile ilgilenmeyi sağlamak dışında kişideki sırt ağrılarına, dikkat eksikliği ve hiperaktiviteye, arterite ve hamilelik döneminde olan kadınların doğum deneyimlerini kolaylaştırabilmek için oldukça yarar sağlamaktadır.

Bebek Odası İçin Sallanan Sandalye

Bebek odası için sandalye seçimi yaparken hem annenin hem de bebeğin sağlığı ve konforu göz önünde bulundurulmalıdır. Bebeğiniz doğduğundan itibaren bu sandalyeler emzirirken, ninni söylerken veya bebeğinizin başında beklerken dinlenmek için çok kullanışlı olacaktır. Kişiye özel renk ve model seçenekleri ile alabileceğiniz bu ürünü, bebeğiniz büyüdükten sonra bile evinizde kullanmaya devam edebilirsiniz.

Sallanan Sandalye Seçiminde Dikkat Edilmesi Gerekenler

Sallanan sandalye fiyatları sadece modelleri baz alınarak belirlenmez. Sandalyenin yapımında kullanılan malzemenin sağlam olması ve kanserojen olan formaldehit maddesinin kullanılmaması, E1 ve E0 belgelerine sahip olması ayırt edici özelliklerdendir.

Neden Sallanan Sandalye Tercih Edilmelidir?

Sallanan sandalyeler, ileri geri hareketi ile bebekler üzerinde rahatlatıcı bir etki yaratır, emzirmeyi kolaylaştırır ve bebeğin uykuya hızlıca dalmasına destek olur. Bebeklerin en büyük problemlerinden birisi olan gaz, sandalyenin sallanışı sayesinde rahatlıkla çıkartılabilir.

Sallanan Sandalye Fiyat Aralıkları

Sallanan sandalyelerin onlineda ve mobilya mağazalarında oldukça fazla çeşidi bulunmaktadır. Kullanılan malzemelere göre değişiklik gösteriyor olsa da sallanan sandalyeler genel olarak 1.000 ila 6.000 ₺ aralığındadır.

 

Bazı Sallanan Sandalye Seçenekleri:

 

Vivense – Sierra Sallanan Sandalye

Vivense - Sierra Sallanan Sandalye

3.290 TL

English Home – Chelsea Sallanan Koltuk

English Home - Chelsea Sallanan Koltuk

5.500 TL

 

Geppetto Home Bej Yıldız Sallanır Sandalye

 

Geppetto Home Bej Yıldız Sallanır Sandalye

880 TL

 

Ruum Store – Nice Sallanan Sandalye

Ruum Store - Nice Sallanan Sandalye

2.679 TL

 

 

Oedipus Kompleksi ve Arkasındaki Mitolojik Hikâye

Oedipus ve Elektra kompleksleri Freud tarafından ortaya konulan, çocukların gelişim dönemindeki karşı cins ebeveynine beslediği hislerin teorileridir. Bu teoriler ortaya çıktıktan sonra içeriği ve cinsellik odaklı olması sebebiyle diğer bilim insanları tarafından çok kere, bilimsel dayanağı olmaması sebebiyle reddedilmiştir. Fakat psikoanalitik yaklaşımda hala geçerli ve psikologlar tarafından oldukça yararlanılan teorilerdir. Psikologlar, çocukların “Ben annem gibi birisiyle evlenmek istiyorum,” ya da “Babacığım, büyüyünce seninle evleneceğim,” gibi cümlelerini bu yaklaşıma bağlarlar. Öncelikle teorileri detaylıca inceleyelim:

Fallik Dönem (3.5 yaş – 6 yaş)

Psikoseksüel gelişim evreleri arasında 3. sırada yer alan fallik dönem, çocukların 3.5 ile 6 yaş arasında cinsel organlarını keşfetmeleriyle başlar. Bu dönemde cinselliğe ve cinsel organlara karşı merak duygusu oluşur. Çocuklar karşı cinsin neden kendi cinslerinden farklı olduğunu anlamaya çalışırlar da denebilir. Karşı cins yönelimine başlangıç ebeveynler ile ilk örneklerini gösterir. Erkek çocuklar annelerini, kız çocuklar ise babalarını sevgili olarak görürler.

Hassas bir dönem olması sebebiyle, sağlıklı geçen bir süreçte, çocuklar yetişkinlik dönemlerini huzurlu ve bağlanma açısından sağlıklı geçirmeye yatkınlardır. Fakat sorunlu geçen bir fallik dönemde, ahlaki değerlerin yeterince yerine oturamamasıyla birlikte çocukların yetişkinlik dönemlerinde sıkıntılar görülebilir. Bu sıkıntılar genellikle cinsel kimliklerini ifade edememe, ifade etmekten çekinme, cinsellikten kaçınma ya da cinsellikte güvensiz hissetmeyi içerir.

Fallik Dönem

Oedipus ve Elektra Kompleksi

Oedipus erkek çocukların fallik döneminde oluşabilecek problemleri temsil ederken, Elektra kompleksi kız çocuklarında oluşabilecek problemleri temsil eder.

Oedipus Kompleksi

Oedipus kompleksi, erkek çocukların bilinçsiz olarak annelerine duyduğu cinsel isteği baz alır. Freud’a göre, erkek çocuklar babalarını hane içerisindeki iktidar olarak görürler ve annelerine olan yakınlıkları yüzünden babaya nefret ve kıskançlık beslerler. Eğer erkek çocuğu, fallik evreye kadar yaşadığı süreçte yasak ve cezalarla yetiştirildiyse, anneye karşı olan yakınlığından dolayı babaya karşı suçluluk duymaya başlar ve hadım ile cezalandırılacağını düşünür.

Erkek çocukları bu dönemde özellikle babalarından sevgi ve şefkat görmediği bir yuvada büyürse, ileriki yaşantılarında etkilerini görebilirler. Bu etkiler de kırılgan maskülenlik, cinsellikte özgüven problemi ve cinsel kimlik konusunda çekingenlik olarak ortaya çıkabilir.

Elektra Kompleksi

Elektra kompleksi Carl Jung tarafından ortaya konmuştur ve Freud tarafından reddedilmiştir. Çünkü Freud’a göre kız çocukları bu yaşlarda erkek çocuklar gibi penislerinin olmadığını fark ederler ve bunun kıskançlığını duyarlar. Fakat Jung bunu farklı bir bakış açısıyla ortaya koymuştur.

Jung’a göre, fallik dönemdeki kız çocukları babalarını iktidar olarak görür ve bilinçsizce babalarına karşı cinsel çekim duyarlar. Annelerinin babalarına olan yakınlıkları dolayısıyla da annelerine karşı nefret ve kıskançlık beslerler. Sağlıklı bir ev ortamında büyüyen kız çocuklarının anne ile babayı özleştirerek ahlaki değerlerinin oluşması ve dönemi sağlıklı bir şekilde atlatması beklenir. Böylece yetişkinlik dönemlerinde de cinsel kimliğe ve hayata sağlıklı bir bakış açısı kazanırlar.

Dönemi sağlıklı bir şekilde atlatamayan kız çocukları yetişkinliklerinde cinsellikten kaçınma, cinsellikten çekinme, cinsellikte ve hayatın diğer alanlarında başarıya takıntılı olma ile birlikte insan ilişkilerinde aşırı flörtöz tavırlar sergileyebilirler.

Oedipus Kompleksinin Mitolojik Hikâyesi

Mitolojiye göre, Thebai kralı ve kraliçesi bebek beklemektedir. Kraliçe hamileyken gördüğü kötü bir rüya üzerine kâhine gider ve kahin, doğan çocuğun kralı yani babasını öldürüp annesi olan kraliçeyle evleneceğini söyler. Kehaneti duyunca dehşete düşen kral ve kraliçe çocukları doğduğunda yaşanacakları engellemek için harekete geçerler. Bebeklerini bir dağa bırakırlar ve bileklerini delip deliklerden kayış ile bağlarlar. Bebek Oedipus adını buradan alır.

Kral ve kraliçe hayatlarına devam ederken Korinthos’lu bir çoban dağa bırakılan Oedipus’u bulur ve Korinthos kralına götürür. Çocukları olmadığı için Korinthos kralı ve kraliçesi Oedipus’u evlat edinirler ve onu sevgiyle büyütürler. Seneler sonra Oedipus sarhoş bir adamla karşılaşır. Bu adam Oedipus’un ailesinin gerçek ailesinin olmadığını iddia eder. Duydukları karşısında şaşkınlığa uğrayan Oedipus, gerçeği öğrenmek için bir kâhine gider. Gittiği kâhin, Thebai kral ve kraliçesine kehaneti açıklayan kişidir. Kâhin Oedipus’a gerçeği açıklamaz fakat kaderinde ne olduğunu anlatır. Oedipus ise babasını öldürmekten ve annesiyle evlenmekten kaçmak için Korinthos’u terk edecektir.

Yeni hayatına başlamak için Thebai’ye doğru yola çıkan Oedipus, yolda başka bir arabayla karşılaşır ve kavgaya tutuşurlar. Kavganın sonucunda Oedipus diğer arabadaki yolcuyu öldürmüştür. Öldürdüğü kişi ise Thebai kralı yani gerçek babasıdır.

Yoluna devam eden Oedipus sonunda Thebai’ye ulaşır ve şehrin kapısında şehre korku salan Sphinks adındaki canavar ile karşılaşır. Sphinks karşılaştığı insanlara bir bilmece sorar ve bilemeyenleri öldürür. Ne yazık ki o zamana kadar bilmeceye kimse doğru cevap verememiştir. Oedipus ile karşılaştıklarında aynı bilmeceyi kendisine de sorar. Oedipus Sphinks’in sorusunu doğru cevaplamıştır. Cevabı karşısında şaşıran Sphinks yenildiğini fark edip intihar eder. Thebai halkı Sphinks’ten kurtuldukları için Oedipus’a minnettardır ve kralın ölüm haberini alınca Oedipus’u yeni kralları yapmak isterler. Bu da Oedipus’un Thebai kraliçesi yani kendi annesiyle evlenmesi demektir.

Her şeyden habersiz gerçekleşen anne ile oğul arasındaki bu evlilikten dört tane çocuk dünyaya gelir. Yıllar sonra Thebai’de bereketsizlik baş gösterir. Oedipus durumu çözebilmek için kraliçenin erkek kardeşi Kreon’u aynı kâhine gönderir. Kâhin, Kreon’a tek çözümün kralın katilinin cezalandırılması gerektiğini söyler ama katilin araştırılmaması konusunda Kreon’u tehdit eder. Eğer katil araştırılırsa bütün gerçekleri halk ile paylaşacağını söyler. Kâhinin tehdidi yüzünden Oedipus ile Kreon kavga etmeye başlar. Kavga esnasında kraliçe içeri girip eski kralın ölüm şeklini anlatınca Oedipus öldürdüğü kişinin eski kral olabileceğinden şüphelenir.

Bunun üzerine Korinthos kralının ölüm haberi gelir. Oedipus’un Korinthos’a dönüp kralın yerine geçmesi gerekir. Fakat Oedipus tekrardan şüphelenmeye başlar çünkü babası sandığı kralı öldüren kendisi değildir. Ama annesi hayattadır yani kehanetin diğer yarısı hala gerçek olabilecektir. Bunun üzerine Oedipus tekrardan kâhine gider. Kâhin ona evlatlık olduğunu ve çobanın onu nasıl Korinthos’a götürdüğünü anlatır. Gerçekleri anlayan Oedipus ve kraliçe dehşete düşmüştür. Kraliçe yaşadıklarına dayanamayıp kendi canına kıyar ve Oedipus hem annesi hem de eşi olan kraliçenin iğnesi ile gözlerini kör eder. Gerçekleri herkesin öğrenmesiyle birlikte Oedipus Thebai’den başka bir kente sürülür ve orada hayatını kaybeder.

 

Bu yazı Doğa Baybek tarafından yazılmıştır.

 

 

Taşıyıcı (Sling) ve Askı nedir?

Bir askı veya taşıyıcı, çocuğunuzu taşımak için vücudunuza bağladığınız şeydir. Bu yeni bir olgu değildir ve aslında yüzyıllardır farklı kültürlerde uygulanmaktadır.

Taşıyıcı (Sling) Kullanmanın Herhangi Bir Faydası Var Mı?

Birçok ebeveyn için yaşam tarzı ne olursa olsun taşıyıcı kullanmak pratik olabilir. Örneğin iki çocuklu bir anne olduğunuzu düşünün. Yeni doğan bebeğiniz var ve aynı zamanda yürümeye yeni başlayan bir çocuğunuz var. Yeni doğan bebeğiniz kucağınızda olduğunda çocuğunuzun yerdeki oyuncaklarını toplamak zor olabilir.

Taşıyıcı (Sling) Kullanmanın Herhangi Bir Zararı Var Mı?

Taşıyıcı (Sling) ve askı kullanmanın iddia edilen bazı faydaları hakkında kanıt eksikliği olduğunu söylemeye değer. Bu gerçekten kişisel bir karardır, bu yüzden sizin ve bebeğiniz için uygun olmadığını fark ederseniz çok fazla endişelenmeyin. Örneğin, bebeğinizi bir askıda veya taşıyıcıda taşımanın bağlanmayı artırıp artırmadığını bize söyleyecek yeterli kanıt henüz yok. Bazı ebeveynlerin sapanların kendilerine ve çocuklarına bağlanmalarına yardımcı olduğunu söylediğini biliyoruz.

Ayrıca, bebeğiniz düşük doğum ağırlıklı doğduysa veya tıbbi bir rahatsızlığı varsa, taşıyıcı veya askı kullanmadan önce lütfen bir sağlık uzmanıyla görüşün. Çocuğunuzun farkında olmayı ve özellikle bebeğiniz dört aylıktan küçükse düzenli olarak kontrol etmeyi unutmayın.

Peki Bebeğimi Askısında veya Taşıyıcısında Nasıl Güvende Tutabilirim?

Askı veya taşıyıcı kullanmak söz konusu olduğunda, birkaç basit yönergeyi uyguladığınızdan emin olmak çok önemlidir. Bebeğinizin boyutunun, ağırlığının ve yaşının askı için uygun olup olmadığına ilişkin tavsiyelerini izleyerek üreticinin talimatlarını kontrol etmeniz gerekir.

Ayrıca, askıyı veya taşıyıcıyı kullanmadan önce taşıyıcıda aşınma ve yıpranma belirtileri olup olmadığını kontrol edin. Herhangi bir endişeniz varsa kullanmayın.

Bebeğiniz askıda veya taşıyıcıdayken, burnunu ve ağzını hiçbir şeyin tıkamadığından emin olarak onları sık sık kontrol edin.

  • Askılar ve taşıyıcılar bebeğinizi sıkıca saracak kadar sıkı olmalıdır. Herhangi bir gevşek kumaş, bebeğinizin taşıyıcıya düşmesine izin verir, bu da nefes almasını engelleyebilir ve sırtınızı çekebilir.
  • Sadece aşağıya bakarak her zaman bebeğinizin yüzünü görebilmelisiniz. Bir askı veya taşıyıcının kumaşı bebeğinizin etrafını kapatmamalıdır, bu yüzden onları kontrol etmek için açmanız gerekir. Beşik pozisyonunda bebeğiniz yukarıya bakmalı ve vücudunuza dönük olmamalıdır.
  • Bebeğinizin başı çenenize rahat olduğu kadar yakın olmalıdır. Başınızı öne eğerek bebeğinizi başından veya alnından öpebilmelisiniz.
  • Bebek asla kıvrılmamalı, böylece çenesi göğsüne bastırılmalıdır, çünkü bu nefes almalarını kısıtlayabilir. Bebeğinizin çenesinin altında daima en az bir parmak genişliğinde boşluk olduğundan emin olun.
  • Dik bir taşıyıcıda, askınız bebeğinizi sırtını doğal pozisyonunda desteklemek için rahatça size yakın taşımalıdır. Karınları ve göğüsleri size karşı olmalıdır. Bunu, elinizi bebeğinizin sırtına koyarak ve hafifçe bastırarak test edin, açılmaması veya size yaklaşmaması gerekir.
  • Bebeğiniz beşikte veya kese içindeyse, alt kısmı askının en derin kısmında olmalıdır. Bu sayede askı bebeğinizi katlamaz ve çenesini göğsüne bastırmaz.

Askıda Emzirebilir Miyim?

Bebeğinizi bir askıda emzirmek kesinlikle mümkündür, ancak belli bir ustalık ve pratik gerektirir. Risklerin farkında olmak da önemlidir. Bazıları askılarında emzirmemenizi önerdiğinden, üreticinin talimatlarını kontrol ettiğinizden emin olun. İşte ipuçlarımız.

  1. Bebeğinizin rahat nefes alıp almadığını ve sizin için takılma tehlikesi olmadığını kontrol ettiğinizden emin olun.
  2. Bebeğinizi her zaman destekleyin.
  3. Beslendikten sonra bebeğinizin pozisyonunu, başı yukarı bakacak ve askıdan ve vücudunuzdan uzakta olacak şekilde değiştirin.
  4. Bunu dikey olarak veya daha rahat bir pozisyonda yapabilirsiniz. Ellerinizi kullanmanız gerekecek olsa da, size daha fazla hareket özgürlüğü verebilir. Ayrıca, mandalınızı sıralamanıza yardımcı olmak için bir elinizi serbest bırakır.

 

 

Bu yazı Deren Yelmen tarafından yazılmıştır.

Çocuğa İlk Yardım Nasıl Öğretilir?

Ebeveynler, büyükanne ve babalar, bakıcılar her daim çocukların güvende olmasını ister ve potansiyel ilk yardım gerektirecek durumları açıklayıp onları bilgilendirmek yerine toplumca, çocukların çocukluklarını yaşanması uygun görülür. Fakat gelecekte ne olacağını bilememekle beraber zaman geçtikçe çoğalan ekstrem kazalar, hastalıklar, problem yaratabilecek ani hava değişiklikleri sebebiyle çocuklara yardım nasıl istenir, basit ilk yardım nasıl yapılır öğretmemiz gerekir. Bunu da çocuklar sıkabilecek derslerle değil, merak uyandıracak, eğlendirici aktivitelerle öğretebilirsiniz.

Günlük Yaşamdan Örnekler Verin

Herhangi bir yerden düşüp vücudunu çizmek, sıyırmak, burun kanaması veya bir düşüş sonucu şişme oluşması gibi kazalar çok küçük yaştan itibaren başlar. Bu kazalar sonrasında yapılan ilk yardım sırasında uyguladığınız her adımı sözlü olarak açıklamalısınız. Örneğin “İlk önce kanamayı durdurmamız gerek, bunun için yaraya hafifçe baskı uyguluyorum, sonrasında ise yarada kir kalmaması için temiz su ile yaradaki kiri nazikçe yıkıyorum. Yaranın etrafındaki bölgeye tentürdiyot, yaraya ise krem sürüyorum, sonra bir bandajla yarayı hafifçe sıkarak kapatıyorum.” ya da “Şişliğin azalması için şişliğe buz tutuyorum.”.

Eğlence Katın

Çocuklar en iyi, kendilerini rahat ve eğlenceli hissettiklerinde öğrenirler. Ebeveynlerinin ciddi şekilde yaralanabileceği korkusunu yerleştirmek yerine doktorculuk gibi oyunlar oynayabilirsiniz. Hastalarıymış gibi davranarak onlara belirtilerinizi anlatın, zaman zaman rollerinizi değişmeyi unutmayın. Kan için cilde zarar vermeyecek boyalar ya da ketçap kullanabilir, şişlikleri göstermek içinse kıyafetinizin içine çorap doldurabilirsiniz. Elinizde fazladan ilk yardım malzemesi bulundurup bunları oyun sırasında ilk yardımı öğretmek amaçlı kullanabilirsiniz. Gerçek malzemeler çocukları daima heyecanlandırır ve merak uyandırır, böylece anlatmak istediğinize daha iyi odaklanır ve öğrenirler. Bu oyunlar sonrasında onlara birkaç ilk yardım tekniklerini öğrendiklerini söyleyin, bu onlara acil durumlarda kendilerine güven duymalarını ve sakin kalabilmelerini sağlayabilir. Oyunlar dışında çocuğunuza resimli kitaplar alabilir, bunları birlikte gözden geçirebilirsiniz.

ilk yardım nasıl çağırılır

Yardım İstemeyi Öğretin

Çocuğunuzun nasıl yardım alacağını bildiğinden ve durumu tanımlayabildiğinden emin olun. Çoğu zaman, bir çocuğun kriz anında yapabileceği en önemli şey yardım çağırmaktır. 112 eğitimine asla erken başlayamazsınız. Çocukların 112 tuş dizisini ezberlemek için telefondaki düğmelere dokunmasına izin verin, ancak oyun veya merak için acil durum numaralarını asla kullanmamanın ne kadar önemli olduğunu vurgulamayı unutmayın. Günümüzde kesin konum vermek daha karmaşıktır, birçok hücresel aramanın tam konuma kadar izlenmesi zor olduğundan, çocuğunuzun adresinizi ve telefon numaranızı ezberlemesi gerekecektir. Yaratıcı olun: numaraları ve adresi akılda kalıcı bir melodiye şarkıya çevirin ve sık sık birlikte söyleyin. Peki çocuklar ne zaman acil yardımı aramalı? Yanlarında yardımcı olabilecek durumda bir yetişkin yoksa yardım istemeliler. Bir çocuk, bir şeylerin yanlış olduğunu ve ters gittiğini anlamışsa, acil durum operatörünü “rahatsız etmekten” asla çekinmemelidir.

Temel Becerileri Öğrenme

Dört yaşından itibaren çocuklar temel becerileri öğrenmeye başlayabilir. Çocuğunuzun açıkça öğrenmesi için oyunları kullanmayı hatırlayarak bu becerilerden birkaçıyla başlayın. Bu yaştaki çocuklar sıklıkla şunları uygulayabilir: Kanayan bir yaraya basınç uygulamak, şişmiş bir yaralanmaya buz tutmak, yanık üzerine soğuk su akıtmak veya ıslak havlu uygulamak, burun kanamasını durdurmak için burun deliklerini 10 dakika ara ara sıkıştırmak. CPR ve boğulma olaylarına yanıt verme gibi karmaşık becerilerin, çocuğunuzun erken sınıfları geçene kadar beklemesi gerekebilir. Küçük çocuklar suni teneffüsün temellerini anlayabilirken, boyutları ve güçleri onları etkili bir şekilde uygulamaktan alıkoyabilir. 9 yaşındaki çoğu çocuk bunu doğru bir şekilde gerçekleştirebilir ve bu tür ilk yardımlar için resmi bir ders alınması önerilir.

Acil Durumlara Odaklanın

Epilepsi, kalp rahatsızlığı veya başka ciddi kronik hastalığı olan bir aile üyeniz var mı? Eğer öyleyse çocuğunuzun durumunuzdan haberdar olduğundan ve herhangi bir acil durumda acil durum personeline nasıl isim vereceğini bildiğinden emin olun.

 

 

Bu yazı Azra Su Akbaş tarafından yazılmıştır.

 

 

 

Çocuk Odası Avizeleri İçin Fikirler

Çocuk odasını dekore ederken avize seçimleri odanın atmosferinde oldukça belirleyicidir. Seçilen avizenin görüntüsü her ne kadar önemli olsa da materyal, renk ve alınacak güvenlik önlemleri de bir o kadar önemlidir. Bizler de avizelerinizde hem sağlıklı hem de estetik seçimler yapabilmeniz için birkaç ipucu hazırladık!

Işık ve Ampul Seçimleri

Yüksek ısı yayan ampuller zaten zamanın çoğunda hareketli olan çocuklarınız için doğru seçim olmayacaktır. Isı yayan ampul seçimlerinde, çocuk odası çok daha kolay ısınacaktır ve çocuğunuzun daha hızlı terlemesine yol açacaktır. Bu durum da hem odada geçirilen vaktin kalitesini düşürür hem de çocuğunuzun üşütme riskini artırır.

Bunun dışında seçilen ampullerin yüksek ışık yaymaması gerekir. Çünkü yüksek ışık çocukların gözlerini yorar ve rahat hareket etmelerini engeller. Aynı zamanda baş ağrılarına yol açabilir. Çocuğunuzun ihtiyacı olan ışık miktarını seçebilmek ve günün saatlerine göre ışık miktarını ayarlayabilmek için ışık düzeyi manuel olarak ayarlanabilen avizelerden seçebilirsiniz.

Çocuk Odasında Işıklandırma Nasıl Olmalıdır?

Öncelikle çocukların rahatlıkla erişebileceği ışıklandırma türlerinden kaçınılmalıdır. Lambader ve abajur türleri kazalara yol açabilir. Çünkü çocuğunuz hem elektrik akımı ile temasa geçebilir hem de olası bir devrilme durumunda yaralanmalar ortaya çıkabilir. Bu riskleri ortadan kaldırmanın en uygun yolu ise ışıklandırmanın tavandan avize yoluyla yapılmasıdır.

Çocuk Odası Işıklandırması İçin Güvenlik Önlemleri

Çocuk odasında tavan aydınlatma araçlarının kullanılması güvenlik önlemlerinin ilk adımıdır. Çünkü çocukların ulaşıp temas edebilmesi pek mümkün değildir. Ek olarak ampul düşük güçlü olmalıdır. Yukarıda da bahsedildiği gibi düşük güçlü ampuller fazla ısı ve ışık yayamayacağı için patlama ya da kıvılcım ile alev alma ihtimali daha düşüktür.

Son olarak ise çocukların odasında kullanılan avizeler üzerinde boya ya da eğlendirmesi için sarkıtlar bulunabilir. Işıklandırmada kullanılan dekorasyon malzemeleri bezden ya da yanabilecek boyadan olmamalıdır. Çünkü bu malzemeler yüksek ısıda alev alabilir ve tehlike yaratabilir.

Çocuk Odası Avizeleri İçin Dekorasyon Fikirleri

Çocuk Odası Avizeleri İçin Dekorasyon Fikirleri

Ebeveynler çocuklarını uyutmada zaman zaman sorun yaşayabilir. Çocuğun uykusunun gelmemesi, huysuzlanması, ya da hasta olması durumunda uykuya geçiş oldukça zordur. Aydınlatmada kullanacağınız belli dekorasyonlar çocuğunuzu uyutmada yardımcı olabilir. Bunun için genellikle tavana ve duvarlara gökyüzü yansıması veren avizeler tercih edilebilir. Hayvan figürleri yansımaları da çocuk odası avizelerinde oldukça kullanılır. Bu tür figürlerin kullanılması çocuklar yatağa yattığında dikkatlerini çeker. İncelerken ve hayal güçlerini kullanırken yorulurlar ve sakinleşip uyku haline geçmeleri daha kolay olur.

 

 

Bu yazı Doğa Baybek tarafından yazılmıştır.

Bebek Tırnağı Kesmenin Püf Noktaları

Bebeklerin tırnaklarının düzenli olarak kesilmesi gerekir. Tırnaklar biraz uzadığında bile bebekler, yüzlerinde ya da vücutlarında yaralar oluşturabilir. Fakat tırnak kesmek ebeveynler için her zaman kolay değildir. Bebeğinizin eline zarar verebilme ihtimali dışında, kendileri tırnaklarının kesilmesinden oldukça huzursuz olabilirler. Bu riskleri önlemek için bebeğinizi sakinleştirmeli ve uygun adımlarla ilerlemelisiniz. Böylece çok kısa sürede ve sorunsuz bir şekilde tırnak kesme işlemini tamamlayabilirsiniz. Bizler de uygun ortamın sağlanması ve doğru tekniklerin uygulanması için yapabileceklerinizi listeledik!

Bebeğiniz İçin Doğru Tırnak Makasını Nasıl Seçebilirsiniz?

Hazırlanacak ortam ve yapılacak adımlardan önce bebeğiniz için en uygun tırnak makasını seçtiğinizden emin olmalısınız.

  • Öncelikle tırnak makası paslanmaz çelikten yapılmış olmalı. Bebeklerin bağışıklık sistemleri sizler kadar güçlü değildir ve paslanmış demirin değmesi sağlık sorunlarına yol açabilir.
  • Seçeceğiniz tırnak makası bebeğinizin tırnağını kavrayabilecek şekilde kavisli olmalıdır. Fakat çok keskin olmamalıdır. Bebeğiniz rahat durmadığında keskin makaslarla kendisine zarar verebilirsiniz.
  • Seçeceğiniz makası kolaylıkla kavrayabilmelisiniz. Çünkü bebeğinizin huysuzlanması durumunda kontrolü elinizden kaybetmemelisiniz.

Bebeğinizin Tırnağını Keseceğiniz Ortam Nasıl Olmalı?

Bebeğinizin tırnağını sağlıklı bir şekilde kesebilmek için en uygun ortamı yaratmalısınız. Bunun için de iki önemli faktör sıralanabilir.

Aydınlatma

Bebeklerin elleri ve tırnakları çok küçük olduğu için, tırnaklarını keserken yanlışlıkla çok derine inebilirsiniz. Derine inmemek için çabalarken de kesemediğiniz yerler kalabilir. Bu yüzden bebeğinizin tırnağını keseceğiniz odanın olabildiğince aydınlık olmasına özen göstermelisiniz.

Sıcaklık

Bebekler belli bir döneme kadar kendi vücut sıcaklıklarını düzenleyemezler. Bu yüzden onlar için en uygun sıcaklığı ebeveynler ayarlamalıdır. Fazla ya da çok düşük sıcaklıklarda bebeğiniz rahat olamayacağı için tırnaklarını kesmeye çalıştığınızda huysuzlukla karşılaşabilirsiniz. Uygun sıcaklıktaki ortamda bebeğiniz sakin ve rahat olacağı için tırnağı kesilirken de daha güvende hissedecektir.

Bebeğinizin Tırnağını Kesmek İçin En Uygun Zaman

Bebeklerin en sakin olduğu zamanlardan birisi ılık bir banyo sonrasıdır. Kendilerini rahat hissetmenin yanı sıra banyodan sonra tırnakları ve etleri de yumuşamış olur. Böylece tırnak keserken bebeğinizin canını yakma ya da yanlış yerleri kesme ihtimaliniz de azalır. Banyo sonrasına alternatif olarak uykuda kesimi de deneyebilirsiniz. Özellikle uyanıkken tırnak kesme esnasında huysuzlanan bebekler için banyo sonrası tok karınla dalınan bir uyku, tırnak kesmeniz için en uygun ortamlardan birisidir. Bu süreçte bebeğiniz uyansa bile uykuya geri dalması çok zor olmayacaktır.

Hijyen Konusunda Nelere Dikkat Etmelisiniz?

Tırnak kesimi esnasında bebeğinizin vücuduna yabancı bir madde değmiş olacak. Bebeklerin bağışıklıkları yetişkinler kadar güçlü olmayacağı için tırnak makasının hijyenik olması ve bebeğinizin vücudunda alerji yaratmayan bir materyalden yapılması önemlidir. Tırnak kesimine başlamadan önce tırnak makasını yıkayın ve hijyenik olduğundan emin olun. İşlem sonrasında da bebeğinizin ellerini kontrol edin. Yanlışlıkla kanattığınız ya da kesemediğiniz noktalar olabilir. Düzgünce kestiğinizden emin olduktan sonra bebeğinizin ellerini ve tırnak makasını tekrardan yıkayın. Eğer kesim esnasında yanlış bir hareketinizle bebeğinizin eli kanamaya başlarsa endişelenmeden hemen gazlı bez ile müdahale edebilirsiniz. Gazlı bezi bir süre tuttuktan sonra bebeğinizin elini güzelce silin ve işleme kanayan yeri zorlamadan devam edin.

Aşağıdaki yazıları da okumak isteyebilirsiniz:

·         Bebeklerde Tırnak Kesimi Nasıl Yapılmalıdır?

·         Çocuklar Tırnaklarını Kestirmekten Neden Rahatsızlık Duyar?

 

Çocuklara Hayvan Sevgisi Nasıl Verilir?

Hayvanlar hayatımızda özel bir yer taşır ve çocuğu olan çoğu kişi hayvan sevgisinin ufak yaşta başladığını bilir. Çocuklar doğuştan hayvanlara sevgi, şefkat ve saygı göstermek gerektiklerini bilmezler. Bu nedenle, ebeveynler olarak bu sevgiyi çocuğunuza aşılamak sizin elinizdedir. Hayvanlara, diğer canlılara karşı saygı ve sevgi duymayı öğrenen bir çocuk, ileride diğer insanlara karşı da empatiyle yaklaşmayı daha kolay öğrenebilme olasılığı yüksektir. Çocuklarınıza bu sevgiyi nasıl aşılayabileceğinizi gelin birlikte keşfedelim.

Örnek Olun

Çocuklar gözlemleyerek öğrenirler ve çoğu zaman sizi rol modelleri olarak görürler. Hayvanlara karşı saygılı davranışlarda bulunursanız çocuklarınız da yüksek olasılıkla sizi örnek alıp aynı davranışlarda bulunacaktır. Bu nedenle, hayvanlar hakkında ne dediğinize ve onlara karşı her daim nezaket göstermeye dikkat etmelisiniz. Onları küçük düşürecek kelimeler kullanmamalı ve onlarla iletişim kurarken şefkatli bir ses tonu kullanıp saygılı davranmalısınız. Hayvanlara asla vurmayın ve şiddet içeren herhangi bir davranışta bulunmayın.

Sadece Evcil Hayvanlara Değil, Hepsine Sevgi Göstermeleri Gerektiğini Öğretin

Bir örümcek görmek size korkutsa bile bunu çocuğunuza yansıtmamaya çalışın. Bunun yerine böcekleri evinizden onlara zarar vermeden ve öldürmeden, sakin bir şekilde çıkarın ve doğal ortamlarına koyun. Canlının büyük ve küçüklüğünün bir şeyi değiştirmediği, hâlâ bir canı olduğunu, tüm canlılara sevgi ve nezaketle yaklaşılması gerektiğini vurgulayın.

Barınaklarda Gönüllü Olun

Barınaklarda gönüllü olmak, çocuğunuz terk edilmiş, çaresiz hayvanlara bakmayı ve onlarla empati kurmayı öğrenmesi için etkili bir yoldur. Bu sayede hayvanların zararsız ve de sevgiye, korumaya ihtiyaç duyan varlıklar olduğunu da öğrenirler.

kedi sahiplenme

Evcil Hayvan Sahiplenin

Hem duygusal hem de finansal olarak bir evcil hayvana bağlanmaya istekliyseniz, bir evcil hayvanı sahiplenmek, çocuklarınıza başka bir canlıya bakmanın sorumlulukları konusunda aydınlatmanın ve onlara hayvan sevgisi aşılamanın en etkili yollarındandır. Alanınız kısıtlıysa ve bir köpek ya da kedi sahiplenmek sizin için uygun bir seçenek değilse, belki bir hamster alabilirsiniz.

çocuklarda hayvan sevgisi

Çocuklarınıza Sorumluluk Verin

Çocuğunuza evcil hayvanınızla ilgili sorumluluklar verin. Bu, evcil hayvanlarının refahına katkıda bulunduklarını anlayarak onları hayvanlarını daha derin sevmeyi öğreneceklerdir. Su kaplarını doldurmak gibi basit görevler daha küçük çocuklara verilebilirken, daha büyük yaşlar için besleme, yürüme gibi sorumluluklar verilebilir.

Birlikte Veterinere Gidin

Evcil hayvanınızın hayatına değer verdiğinizi, veterineri sık sık ziyaret ederek, her zaman temiz suya erişim sağlayarak ve evcil hayvanınızı her gün besleyerek çocuğunuza gösterin. Veterineriniz, çocuğunuzu evcil hayvanınızın vücudunun biyolojisi hakkında eğitmek için değerli bir kaynak olmakla kalmaz, aynı zamanda çocuğunuz, evcil hayvanlarınızın ihtiyaçlarını dinlemeyi öğrenmenin yanı sıra davranışları hakkında daha fazla bilgi edinebilir.

Doğadaki Hayvanları Saygıyla İzleyin

Çocuklarınız, hayvanları doğal ortamlarında, onları rahatsız etmeden sessizce ve saygıyla gözlemlemeye teşvik edin. Bu, bahçenizde, bir parkta veya doğada bir kamp gezisinde yapılabilir. Ya da eğer bir bahçeniz varsa, bahçenizde yaşayan hayvanlar için kuş yemliği, kulübeleri gibi ufak şeyler yapılabilir.

hayvanlar nasıl sevilir

Çocuklara Hayvanları Nasıl Seveceklerini Öğretin

Çocuklar bir köpek ya da kediyle oynamayı, okşamayı doğuştan bilmezler, dolayısıyla bu konuda yönlendirmeye ihtiyaçları vardır. Hayvanları nazikçe sevmeleri gerektiklerini, kürklerini ve kuyruklarını çekmemeleri ve canlarını acıtmamaları gerektiğini öğretin.

Tanımadığı Hayvanları Sevmeden Önce Sahiplerinden İzin İstemeyi Öğretin

Bazı hayvanlar yabancıların yanında ürkektir. Çocuklarınıza tanımadıkları bir hayvanı sevmek için izin istemeleri gerektiğini öğretin. Hayvanların kendi alanlarına ihtiyaç duyduklarını ve uyuyan bir köpeğe veya yavrularıyla birlikte olan bir hayvana yaklaşmamaları gerektiğini açıklayın.

Kitaplar Okuyun ve Filmler İzleyin

Çocuğunuzla hayvanlar hakkında okuyabileceğiniz ve izleyebileceğiniz çok sayıda kitap ve film var. Bazıları eğiticiyken, bazıları ise insanlarla ve hayvanlarla kurulan özel ilişkileri gösterir. Böylece çocuğun empati ve hayvanlara karşı saygı duygusunu derinleştirir.

 

 

Bu yazı Azra Su Akbaş tarafından yazılmıştır.

 

 

Evlat Edinme Süreci Hakkında Merak Ettikleriniz

Evlat edinme bireylerin çocuk sahibi olma yolunda göz önünde bulundurdukları seçeneklerden bir tanesi olup, ebeveyn ve çocuk ilişkisini biyolojik yolla değil hukuk yoluyla bağlayan bir sistemdir. Ebeveyn ve çocuk ilişkisini kuran bu sistemde ailenin ve çocuğun bu sisteme uygun olmaları ve belli şartları sağlamaları gerekmektedir.

Evlat Edinme Şartları Nelerdir?

  • Evlat edinme işleminde bulunacak ebeveynlerin en az beş senedir evli olması.
  • Ebeveynler beş senedir evli değilse yaşlarının otuz ve üzeri olması.
  • Evlat edinme işleminde bulunacak olan ailenin evlat edilecek kişiden on sekiz yaş büyük olmaları.
  • En az iki sene evli olmak şartı ile ebeveynlerden biri diğerinin çocuğunu evlat edinebilir.
  • Evli olmayan kişiler otuz yalını doldurmak kaydı ile evlat edinebilirler.

Evlat Edinme Süreci

Evlat edinme işlemleri evlat edinilecek çocuğun yasal vasisinden veya biyolojik aileden ve Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı kuruluşlara başvurularak başlatılabilir. Başvurulardan sonra ebeveynlerden karar sürecini rahatlatacak bütün belgeler istenir ve kendileriyle beş görüşme yapılarak inceleme raporu oluşturulur. Bu rapor olumlu bir şekilde sonuçlanırsa aileler sıraya alınır. Bu sıralamada çocuğun sağlık durumu, yaşı ve eğer kardeşi varsa ikisinin de birlikte istenmesi gibi durumlar göz önünde bulundurulur ve kardeşlerin birlikte istenmesi durumunda sıralamaya bağlı kalınmayabilir.

Evlat edinme işlemlerinde sıranın aileye gelmesi durumunda çocuk ailenin yanına bir seneliğine “Evlat Edinme Öncesi Geçici Bakım Sözleşmesi” ile yerleştirilir ve bu sene içerisinde her üç ayda ailenin ve çocuğun durumu izlenir. Bu bir sene içerisinde ailenin sosyal ve ekonomik durumlardaki değişimleri de inceleme altına alınır ve sürenin sonunda evlat edinme davası açılır.

Evlat Edinme İşleminden Ailenin Vazgeçmesi Durumunda Ne Olur?

Evlat edinen ailenin veya evlat edinilen çocuğun ciddi bir sağlık sorunu olmadığı takdirde gerçekleştirilen başvuru iptallerinde ailenin dosyası iptal edilir ve bu ailenin sonradan yapacakları evlat edinme işlemleri başvuruları bu durumdan dolayı reddedilir.

Evlat Edinme İşlemi Gerçekleştiren Aileye Devlet Yardımı Sağlanır Mı?

Evlat edinme işlemlerinde devlet tarafından sosyoekonomik destek sağlanmaz.

Çocuğa Evlat Edinme Süreci Ne Zaman Aktarılmalıdır?

Evlat edinme süreciyle alakalı yapılan psikolojik çalışmalar sonucu çocuğun henüz sosyalleşme evresine geçmediği, anne ve babanın en önemli konumda yer aldığı 4-6 yaş aralığı en iyi dönem olarak tespit edilmiştir.

Çocuklar Biyolojik Ebeveynleri Hakkında Soru Sorduklarında Nasıl Davranılmalıdır?

Evlat edinme süreci hem ebeveynler hem de çocuk için birçok katmanda zorlu bir süreçtir. Evlat edinilen çocuk bu durumun bilincine vardığında biyolojik ebeveynleri ve bu süreç hakkında bir sürü soru işaretine sahip olabilir. Çocuğun kafasında oluşabilecek soru işaretlerini en iyi ve en sağlıklı şekilde gidermek amacıyla ebeveynler çocuğun yaşını da dikkate alarak soğukkanlı ve rahat bir duruşla çocuğun sorularını yanıtlamalıdırlar. Çocuklar bu durumu öğrendiklerinde terk edildiklerini düşünebilirler ve bunun gibi çeşitli duygusal çatışmalar yaşayabilirler. Bu duygusal çatışmaları önlemek amacıyla ebeveynler çocuklarını sevdiklerini ve onun yanında olduklarını belli etmelidirler. Bununla birlikte çocuğun soruları aile tarafından özveriyle yanıtlandığında olası bir travma daha rahat bir şekilde önlenebilir veya atlatılabilir.

Evlat Edinme İşlemi ile Koruyucu Aile Arasındaki Fark Nedir?

Bu iki husus arasındaki en önemli farklılık velayet konusudur. Bir çocuk evlat edinildiği zaman bu çocuğun velayeti evlat edinen aileye geçmektedir. Koruyucu aile sisteminde ise bu söz konusu değildir. Koruyucu aile sisteminde bu görevi yerine getiren aile çocuğun bakımı gibi belli başlı sorumlulukları devletle birlikte yürütür ancak çocuğun velayetine sahip olamaz.

Koruyucu Aile Olmak İçin Sağlanması Gereken Şartlar Nelerdir?

  • C. vatandaşı olmak,
  • 25-65 yaş aralığını sağlamak,
  • Türkiye sınırları içerisinde ikametgah etmek,
  • Düzenli bir gelir sahibi olmak ve en az ilkokul mezunu olmak.

Koruyucu Aile Süreci

Koruyucu aile işlemleri için dilekçe ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne başvuru yapılır. Başvuru sonucu kişiler istenilen belgeleri tamamladıklarında belli bir inceleme süresinden geçerler. Bu inceleme süreci sonucu onay alındığı takdirde aile uygun çocukla eşleştirilir ve bir sözleşme imzalanır. Bu sözleşme sonucu çocuk ailenin yanına yerleştirilir ve denetimler bundan sonra da devam eder.

 

 

Bu yazı Sena Damla İlik tarafından yazılmıştır.

 

Aileler Çocuklarına Çizgi Film Seçerken Nelere Dikkat Etmeli?

Günümüzde televizyon hepimizin hayatının bir parçası olmuş durumda. Anne ve babalar bazen kendilerine zaman ayırabilmek için, bazen çocuklarının  daha keyifli zaman geçirebilmesi için, bazen de eğitici olması adına çocuğuna  çizgi filmler izletmeyi tercih edebiliyor. Peki, çocuklarımız için çizgi filmi tercihi yaparken nelere dikkat etmeliyiz? Gelin beraber inceleyelim.

Çocuğa Çizgi Film İzletirken En Çok Yapılan Yanlışlar Neledir?

çizgi film izleyen çocuk

  • Ailelerin kendilerine zaman ayırabilmek ve günlük işlerini yapabilmek için çizgi filmleri bir araç olarak görmesi,
  • Çocuklara uzun süre çizgi film izletilmesi,
  • Çizgi film izleyen çocuğun uzun süre yalnız bırakılması,
  • Çocuğa çigi film izlemesi için izin verilen sürenin çocuğun ısrarı üzerine aşılması,
  • İzletilen çizgi filmin içeriğinin aileler tarafından yeterince incelenmemesi ve şiddet içeren veya çocuğun gelişimini olumsuz etkileyebilecek sahnelerinin olması,
  • İzletilen çizgi filmin çocuğun yaşına uygun olmaması, ailelerin çocuklara kendi izledikleri programları izletiyor olması  veya ailelerin çok erken yaşlarda çocuğa çizgi film izletmeye başlaması,
  • Ailelerin çocuklarına yemek yedirirlerken çizgi film izletmeyi tercih etmesi.

Çocuğa Kaç Yaşından İtibaren Çizgi Film İzletilmeli?

Öncelikle söylemeliyiz ki çocuğunuz  televizyonla ne kadar geç tanışırsa o kadar iyi. Ancak maalesef ki bu bazen mümkün olamayabiliyor. Bu gibi durumlarda ailelerin 2 yaşına kadar televizyon izletmemeleri öneriliyor. 2 yaşından sonrasında ise çocuğun televizyon izleme süresine ailelerin belirli sınırlandırmalar getirmesi gerekiyor.

Çocuğun Çizgi Film İzleme Süresi Ne Kadar Olmalı?

2 yaş ve üzeri çocuklara sahip olan ailelerin çocuklarına günde 1 saatten fazla televizyon izlemek için izin vermemeleri gerekirken, 4 yaş ve üzeri çocuklarımız için bu sürenin en fazla 2 saati geçmemesi gerekiyor. Burada ailelerimizİn belirlemiş oldukları saat sınırlamalarına düzenli olarak uymaları ve çocukları televizyon izlemeye başlamadan önce çocukları ile anlaşma yapmaları gerekiyor. Çocuklar izin verilen süre sona erdiğinde ısrarcı tavırlar sergileseler bile ailenin izin verilen sürenin üzerine çıkmaması ve çocuklarına gerektiğinde hayır diyebilmeleri çocukların sağlığı için önem teşkil ediyor.

çocuk çizgi film izlerken nelere dikkat edilmeli

 Çocuk Çizgi Film İzlerken Nelere Dikkat Edilmeli?

Çocuklar televizyon izlerlerken aileler bu süreyi  kendilerine  ayırabilecekleri  boş bir zaman olarak görebiliyorlar. Ancak ailelerin çocuklar çizgi film izlerken çocukları ile birlikte zaman geçirmeleri ve izledikleri çizgi film hakkında ara ara çocuklarına sorular sormaları gerekiyor.  “Bu karakterin adı neydi? Sence bu karakter neden böyle davrandı? Sen onun yerinde olsaydın nasıl davranırdın? Bir sonraki bölümde sen oynayacak olsaydın bu nasıl bir bölüm olurdu? ” Bunlar ve benzeri gibi çocuğun yaşına uygun sorular çocuğun izlediği çizgi film hakkında daha çok düşünmesini ve hayal kurmasını sağlıyor. Ayrıca ailelerin  yemek saatinde çocuklarına televizyon izlemek için izin vermemeleri, evlerine misafir geldiğinde ya da çocukları kendilerine çok fazla soru sorduğunda çizgi filmleri çocuklarını oyalamak için bir araç olarak görmemeleri gerekiyor.

Tercih Edilecek Çizgi Film Hangi Özelliklere Sahip Olmalı?

Ailerin çocukları  için tercih edecekleri çizgi filmler;

  • Çocukların sayıları, renkleri, kavramları kolaylıkla öğrenebilecekleri ve dil gelişimlerini olumlu etkilemeli,
  • Çocuklar için uygunsuz kelimeler ve şiddet öğeleri içermemeli,
  • Cinsel içeriklere sahip olmamalı,
  • Çocuğun beden algısını olumsuz etkilememeli(Örn. Çocuğun aşırı zayıf olmaya eğilimli hale gelmesi),
  • İçerisinde yer alan müzikler, danlar ve renkli karakterleriyle çocuğun eğlenirken öğrenebilmesini sağlayabilmelidir.

Ayrıca ailelerin 6 yaşına kadar çocuklarına gerçeklikten uzak olmayan çizgi filmleri izletmeleri gerekmektedir. 6 yaş altındaki çocukların izleyeceği çizgi filmlerde eğiticilik ön planda olmalıdr.6 yaşından itibaren ise aileler çocuğun hayal gücünün gelişmesine faydalı olabilecek gerçeküstü olaylar, karakterler içeren çizgi filmleri çocuklarına izletmeye başlatabilirler.Çocukların gördüklerinden ve duyduklarından büyüklere göre daha çabuk etkilenebildikleri ve izletilen çizgi filmin yanlış tercih edilmesinin çocuk için tahmin edilenden çok daha olumsuz olabileceği unutulmamalıdır.

Çocuk Gelişimi için Kitaplar mı Çizgi Filmler mi Daha Faydalı?

Elbette bunun net bir cevabını vermek zor. Çocukluk döneminde ailelerin çocuklarının gelişimi için tercih edecekleri her türlü çocuğun yaşına uygun aktivite belirli sınırlar içerisinde çocuk için faydalı olacaktır. Ancak ailelerin  çocuklarına televizyon izlemek için verecekleri sürenin  olabildiğince kısa olması ve geriye kalan zamanda ailelerin çocukları için daha çok eğitici kitaplarla yapabilecekleri  aktiviteleri tercih etmeleri çocukların göz sağlığı, ruh sağlığı ve olumlu gelişimi için önemlidir.

Bu yazı İlayda Altındağ tarafından yazılmıştır.