Yazılar

Bebekler Yazın Nasıl Giydirilmeli?

Bebekler o kadar hassas canlılar olarak dünyaya gelirler ki, onları nasıl giydireceğimizi bilmek kolay değildir. Üşümeleri veya çok sıcak olmaları istenen bir durum değildir, dengelenmesi gereken bir durumdur. Özellikle yaz aylarında, sıcaklıklar yükseldiğinde ve sıcak hava dalgası başladığında, konu daha da hassas hale geliyor.

Doğumda, yeni doğmuş bir bebek henüz vücut ısısını iyi düzenleyemez.  Yenidoğanlar, dış sıcaklıklara karşı çok hassastır, vücut ısıları kolayca çok sıcak veya çok soğuk olabilir. Bebekler giyinmeleri gerektiğinde onları ne kadar giydirmemiz gerektiğini bilmek çok önemli bir durumdur. Ne kadar giydirilebileceğini bilmek ve dengelemek çok önemlidir, çok az veya çok fazla giydirilmemeleri gerekmektedir.

Doğal Malzemeler ve Açık Renkler

İlk kural: Terlemeyi teşvik eden ve tahrişe meyilli olan, ısı döküntüsü ve hatta dermatite yol açabilen sentetik malzemelerin aksine, bebeğin cildinin nefes almasına izin veren doğal malzemeleri tercih edin. Elbette pamuk tercih edilebilir ancak tek seçenek bu değil keten ve bambudan yapılan ürünlerde seçenek olarak kullanılabilir.

Renk tarafında, koyu renklerden çok daha az ısı emen açık renklerin  (beyaz, bej, pastel renkler) tercih edilmesi iyi olabilir.

Maksimum rahatlık için, kesinlikle güzel olan ancak bebeği rahatsız edebilecek önlükler, küçük fiyonklar, düğmeler ve diğer fırfırlar gibi fırfırlar içermeyen bol giysiler tercih etmeye özen gösterilmelidir.

Bebekler genel olarak çıplak olmayı sevmezler, kendilerini örtünmeye ihtiyaç duyarlar çünkü bu onları güvende hissettirir. Ayrıca çok terlerse en ufak bir esintiden üşütebilir. Gevşek bir tulum, rahat ve hafif olurken bu aynı zamanda onların rahat olmasını sağlayacaktır.

Küçük ayaklarına gelince, hava çok sıcakken onları örtmeye gerek yoktur. Onları açıkta tutmaktan zevk alacaklardır.

Zorunlu Koruma

Yaz aylarında ve hatta daha çok bir sıcak hava dalgası durumunda, günün en sıcak saatlerinde yeni doğan bebeğinizle dışarı çıkmanız önerilmez. Özellikle yaşamın ilk ayında bebeklerin dışarı çıkarmak önerilmez. Örneğin, ebeveynler gerçekten yürüyüşe çıkmak istiyorsa veya yeni doğan bebeklerini çocuk doktoruna götürmek zorundaysa, bunu sabah veya öğleden sonra geç saatlerde, daha serin saatlerde yapmaları tavsiye edilir.

Bebeği güneşten korumak için yorganın yumuşak üstünü bir bebek beziyle örtmek, iyi niyetle başlayan sık yapılan bir yanlış adımdır. Bu, havanın dolaşımını engeller ve davlumbaz altındaki sıcaklığın yükselmesine neden olan bir “fırın etkisine” neden olur. Bir şemsiye, havanın dolaşmasına izin verirken güneşten etkili bir şekilde koruyacaktır.

Ayrıca klimalı yerlere de dikkat edilmesi gerekmektedir: mağazalar, süpermarketler vb. Yeni doğan sıcaklık değişimlerine karşı çok hassastır, bu nedenle çabucak üşüyebilir. Zaten yeni doğanlar için tavsiye edilmeyen bu yerlere sık sık gelmemekte fayda vardır. Gerekirse, her zaman alt değiştirme çantasında olması için bebeği ek bir katmanla (küçük pamuklu hırka vb.) örttüğünüzden emin olun.

bebek yazlık pijama

Geceleri Ferahlığa Dikkat Edin

20 ile 24°C arasında ideal olan, bebeğe kısa kollu bir body ve hafif pamuklu pijama, hatta hafif bir uyku tulumu giydirmektir. Geceleri sıcaklık 25-26 °C’nin altına düşmeye çalışırken bebek tulum içinde bırakılabilir. Kumaş teri emecek ve olası cereyanlardan koruyacaktır. Gece boyunca karnı ve uzuvları üşüyorsa, ona hafif bir pijama vermekten çekinmeyin. En önemli şey her zaman bebeğinize uyum sağlamaktır.

 

Bu yazı Deren Yelmen tarafından yazılmıştır.

Anne Sütünün Saklanması ve Sağılması

Aileler söz konusu çocukları olduğunda her konuya titizlikle yaklaşmaya çalışırlar. Ailelerin titizlikle yaklaştıkları konulardan biri de anne sütünün sağılması ve saklanması durumudur. Çoğu ebeveyn bu durumun bebek sağlığına ve beslenmesi kötü etkileri olup olmadığını ve nasıl yapılacağını merak edebilirler. Bebeğin beslenme ihtiyacına herhangi bir nedenden ötürü hemen cevap verilemediği durumlarda anne sütünün önceden sağılmış olup saklanması önemlidir.

Anne Sütü Nasıl Sağılır?

  • Süt sağılma işlemi öncesi eller ve meme ucu iyice temizlenmelidir.
  • Annenin rahat ve sakin hissedeceği bir ortamda oturması gerekir.
  • Annenin kullanacağı süt sağma pompaları sterile edilmediler veya tek kullanımlık pompalar da tercih edilebilir.
  • Bu işlemi kolaylaştırmak için anne bebeğiyle tensel temas kurabilir. Bunun dışında bebeğinin fotoğraflarına bakmak da anneyi rahat hissettirecektir.
  • Anne sütü sağılması öncesi anne sıcak bir duşa girebilir veya sıcak içecekler içebilir.

Süt Sağma İşlemi İçin İdeal Bir Zaman Var Mıdır?

Bu sorunun cevabı anneden anneye değişiklik göstermekle birlikte genellikle anneler sabah saatlerini süt sağma işlemi için daha çok tercih ederler. Gece saatlerinde annelerin süt hormonları daha fazla çalıştığından sabah saatlerinde süt sağma işlemi daha uygundur.

Süt Sağma İşlemini Herkes Yapmalı Mıdır?

Doğum sonrasında bebeğin süt emmekle alakalı bir sorunu yoksa ve anne ile bebeğin ayrı olma gibi bir durum söz konusu değilse süt sağma işlemi yapılmasına gerek yoktur.

Anne Sütü Nasıl Saklanır?

  • Anne sütü özel torba veya kaplarda muhafaza edilmelidir. Bu kapların plastik olması daha çok tercih edilir,
  • Muhafaza edilen anne sütü buzdolabında 3-5 gün saklanabilir. Eğer anne sütü derin dondurucuda muhafaza edilirse bu süre 3 ay süresine kadar çıkar.
  • Acil bir durum için 30-60 ml anne sütü saklanmalıdır.

Daha Önceden Sağılmış Ve Saklanmış Sütün Kullanımı

  • Eğer anne sütü dondurulmuş ise bir gün önceden süt buzdolabına konulmalıdır,
  • Sütün 40C’nin üzerinde ısıtılmaması gerekir,
  • Süt ılık suyun altında bekletilerek veya ılık su dolu bir kaba konularak da ısıtılabilir,
  • Anne sütünün özülmesi sırasında sütün suyla temas etmemesine çok dikkat edilmelidir,
  • Isıtılan süt tekrardan dondurulmamalıdır.

Anne Sütünü Saklamanın Olumsuz Yönleri Var Mı?

Yapılan araştırmalara göre anne sütü ne kadar süre buzdolabı veya dondurucuda saklanırsa içindeki vitamin değerleri o kadar azalmaktadır. Bu bilginin ışığında anne sütünün çok beklenilmeden tüketilmesi gerekmektedir.

Nasıl Bir Pompa Tercih Edilmelidir?

Süt sağma işlemi için hem manuel hem de elektrikli pompalar bulunmaktadır. Elektrikli pompalar el gücü gerektirmezler. Bunun yanı sıra manuel pompalar ise el gücüyle çalışır fakat temizliği çok kolaydır. Anne adayları kendi alışkanlıklarına ve günlük yaşamlarına bakarak hangisi onlar için daha kullanışlı olacaksa o seçeceği seçmelidirler.

Süt Saklama Kapları Nasıl Olmalıdır?

  • Saklama kapları üzerinde etiket yerinin ve ölçek yerinin bulunması gerekir.
  • Saklama kabının hava almaması gerekmektedir.
  • Toksik maddeler içermediğine dikkat edilmelidir.

 

 

Emziren Anneler İçin Süt Artırıcı Çay Önerileri yazımızı da okumayı unutmayın.

 

Bu yazı Sena Damla İlik tarafından hazırlanmıştır.

Kışın Bebekler Nasıl Giydirilmeli?

Kışın Bebeğinizi Evde Nasıl Giydirmelisiniz?

Soğuk havalar, bebeklerini nasıl giydireceğini bilmeyen genç ebeveynler için bir endişe kaynağıdır. Birçok ebeveyn, gerekli olmamasına rağmen küçük çocuklarını aşırı giydirme eğilimindedir.

Kışın bebeğinizi evde nasıl giydirmelisiniz

Yeni doğan bebeğiniz henüz vücut ısısını iyi kontrol edemez. Bu nedenle soğuğa bizlerden daha duyarlıdır. Ebeveynler olarak, aşırıya kaçmadan onları sıcak tutacak kıyafetler tercih etmeli ve sıcak giyindiğinden emin olmalısınız. Burada asıl amaç yenidoğan bebeğinizi sıcak tutarken terlemesini engellemektir.

Evde ve dışarısı soğuk olduğunda, onu uzun kollu bir body ve bol, rahat bir kıyafetle giydirebilirsiniz.

Yenidoğan bebeğinizin ilk haftalarında ve sonraki aylarda göbeği çıtçıtlarla kapatan pijamaları tercih edebilirsiniz, bu pijamalar sizlere kolaylık sağlayacaktır çünkü değiştirmeniz gerekirse, onu takıp çıkarmak daha kolay olacaktır.

Bebeğinizin Terleyip Terlemediğini Nasıl Anlarsınız?

Bebeğin çok sıcak olup olmadığını anlamanın en iyi yolu ensesine dokunmaktır. Eller ve ayaklar genellikle daha soğuk olduğu için iyi göstergeler değildir. Hava sıcak ve nemliyse, çocuğunuz çok sıcaktır ve en iyisi bir kat giysi çıkarmaktır. Aksine, ensesi soğuksa, ona başka bir kat daha giysi giydirebilirsiniz.

Yatağa giderken bebek odasındaki sıcaklığın 16 ile 20°C arasında, ideal olarak 18°C ​​civarında olup olmadığını kontrol etmeniz bebeğinizin vücut sıcaklığı açısından iyi olur . Bunun için basit bir termometre veya elektronik bir cihaz kullanabilirsiniz. Ayrıca uzun kollu bir body, pijama ve uyku tulumu onu yatağında sıcak tutacaktır. Nemli cilt, nemli saç veya huzursuzluk gibi bebeğin çok sıcak olduğuna dair bazı işaretler vardır. Bu gibi durumlarda bebeğinizin üzerinden bir kat giysi çıkarabilirsiniz.

Kışın Dışarı Çıkmak için Bebek Nasıl Giydirilmeli?

kışın dışarı çıkarken bebeğe ne giydirilir

 

Çocuğunuzun hava durumu fark etmeksizin biraz temiz hava alması ve gün ışığını görmesi için dışarı çıkması önemlidir. Dışarı çıkmadan önce çocuğunuzun başını çenesinin altından geçen ve kulaklarını da kapatan bir bere ile kapatın.

Küçük çocuğunuzun elleri ve ayakları daha hızlı soğur, bu nedenle dışarı çıkmadan önce onları iyice örtmeniz ve dışarıda bulunduğunuz süre boyunca sıcak olduklarından emin olmanız gerekir. Bunu yapmak için eldiven, çorap ve bir ayakkabı tercih edebilirsiniz.

Bebeği kışın iyi giydirmek için birkaç kat giysi giydirmekten çekinmeyin. Bunlar bir yalıtkan görevi görür. Gerekli durumlarda üzerinden bir kat giysi çıkarabilirsiniz. Kural şu ​​ki, bebek her zaman sizden bir kat daha fazla giyinmeli çünkü hareket etmedikleri için vücutları daha çabuk soğur.

Bebeğinizi bebek arabası ile gezdirdiğiniz durumlarda onu soğuktan daha da fazla korumak için uyku tulumunun üzerine bir battaniye ekleyebilirsiniz. Rüzgâr, yağmur veya kar durumunda plastik bir örtü de çok pratiktir.

Bebeğinizle bir taşıyıcıyla dışarı çıkarsanız, onu ya ceketinizin içine ya da dışına doğrudan size karşı oturtmanız iyi olabilir. İlk seçeneği seçerek tulum giymenize gerek kalmaz, ancak kabanın bebeğin yüzünü kapatmadığından emin olmalısınız. Aksi takdirde, ona bol bir kar elbisesi giydirin ve gerekirse bir battaniye ekleyin. Rüzgar ve ısı, yeni doğan bebeğinizin ince, narin cildine zarar verebilir. Bu nedenle, vücudun en çok maruz kalan kısımları olan yüz ve ellere biraz krem ​​sürerek bebeğin cildini içeride ve dışarıda nemlendirmeyi unutmayın.

Son olarak, ebeveynler soğuktan korktukları için çocuklarını çok sıcak giydirme eğiliminde olabiliyorlar, bunun gerekli olmadığını ve tehlikeli olabileceğini lütfen unutmayın.

 

 

Bu yazı Deren Yelmen tarafından yazılmıştır.

Bebek Pudrası

Bebek pudrası talk maddesinin sıkıştırılmasıyla oluşturulur ve uzun yıllardır bebeklerde pişik sorununu çözmek için kullanılır. Bunun yanı sıra güzellik sektörünün de vazgeçilmez ürünlerinden biridir.

Bebek Pudrası Hangi Amaçlarla Kullanılır?

  • Tahriş ve pişik oluşumunu önlemek,
  • Ciltte ve saçta yağlanmayı azaltmak,
  • Sivilceleri söndürmek,
  • Makyajda kalıcılık sağlamak,
  • Tahriş olan bölgede nemi azaltmak gibi amaçlarla kullanılır.

Bebek Pudrası Zararlı Mıdır?

Bebek pudrasının cilde ve iç organlara birçok zararı vardır.

1) Bebek pudrası yağı dengelemek amaçlı kullanılırken aslında cildin nemini azaltıyor. Bu nedenle pişiği veya tahrişi geçirmek yerine tetikliyor.

2) Bebek pudrası toz parçalarından meydana geldiği için solunması halinde akciğer zarında enfeksiyona neden olabilir ve solunum yolları rahatsızlıklarını tetikleyebilir.

3) Talk minerali doğada asbest yakınlarında oluşmaya müsait bir mineraldir. Asbest ise kanserojen etkiye sahiptir. Yani, bebek pudrasının sık kullanımı kanser riskini arttırabilir.

4) Talk tozlarının yapısı itibariyle toz parçaları boyun, koltuk altı ve genital bölgelerde birikmeye neden olabiliyor. Bu bölgelerde enfeksiyonlara yol açabilir.

5)  Genital bölgede sık kullanılan talk yumurtalık tümörüne neden olabilir.

Bebek pudrası anne ve bebeğin kullanımda birçok risk taşıyor. Annelerin bebek pudrası kullanımında  çocuklarının talk soluması konusunda çok dikkatli olmalıdır.

Bebek Pudrası Yerine Ne Kullanılabilir?

Mısır nişastası, talk yerine kullanılan en yaygın kullanılan ürünlerden biridir. İnce yapısı sayesinde pudra ile neredeyse aynı emiciliğe sahiptir. Bu ürün doktorlar tarafından da bebek pudrasına sıklıkla tercih edilen bir ürün olmuştur.

Karbonat, koltuk altı gibi bölgelerde deodorant muadili olarak kullanılabilir. Ürünün nem dengelemesi oldukça başarılır.

Yulaf unu, iri taneli bir üründür. Emiciliği mısır nişastası kadar yüksek değildir fakat tahrişi önlemede etkilidir.

Evde Bebek Pudrası Nasıl Yapılır?

Malzemeler;

  • 1 çay bardağı mısır nişastası
  • 8 – 10 damla uçucu yağ

Uçucu yağ seçimi tercihe bağlıdır. Cildi yatıştırıcı özelliği olan yağlardan tercih etmeniz daha etkili sonuç verecektir.

Malzemeleri birleştirin ve nişastanın topaklanmasını önlemek için elektrikli doğrayıcıdan geçirin.

Karışımınızı iri taneli baharatlıklarda kullanabilirsiniz.

Ürünü önce elinize döküp ardından çocuğunuzun vücuduna uygulamak, uygulanan bölgede ürün birikmesini azaltacaktır.

Dikkat! Karışım tamamen doğal olsa da çocuğunuzun karışımı solumadığından emin olun.

 

Bu yazı Yaren Türkmen tarafından hazırlanmıştır.

 

 

 

 

 

Çocuklar İçin Çizgi Film Önerileri

Ebeveynler için söz konusu çocukları ve çocuklarının eğitimi olduğunda her konuyu dikkatle ele alırlar. Bu bağlamda çocukların okuduğu kitaplar, oynadıkları oyunlar ve izledikleri filmler çocuk yetiştirmede ailelerin önemle inceledikleri alanlar olup çocuk gelişimini mühim derecede etkilerler. Bu aktiviteler içerisinde özellikle çizgi film izlemek, çocukların en sevdiği aktivitelerden biri olup çocuk davranışları üzerinde göz ardı edilemeyecek kadar büyük bir etkiye sahiptir. Bu bilgiler ışığında ailelerin çizgi filmler hakkındaki bazı sorularına yanıt getirmeye çalışacağız.

 

Hangi Türde Çizgi Filmler Tercih Edilmeli?

çizgi film seçerken dikkat edilmesi gerekenler

Çizgi filmler çocukların hayal dünyasını genişletir ve bu hayal dünyası çerçevesinde çocukların davranışlarını da biçimlendirebilir. Bu bağlamda çocuklara izletilecek çizgi filmlerinin yanlış örnek oluşturmaması için filmler özenle incelenmelidir.

Çizgi film seçiminde dikkat edilmesi gereken bazı unsurlar şunlardır;

  • Çizgi filmin çocuğun yaşına uygun olması,
  • Şiddet içeriklerinin çizgi film içerisinde yer almaması,
  • Herhangi türde bir ayrımcılığa teşvik edici sözler ve davranışların bulunmaması,
  • Eğitici ve öğretici içeriklerin bulunması,
  • Aile, kardeş ve arkadaşlık ilişlerindeki diyalogların film içerisinde pozitif bir şekilde aktarılması.

Çizgi Filmlerin Pozitif Etkileri Nelerdir?

  • Çocukların kendi akranlarıyla ve büyükleriyle nasıl iletişime geçebileceklerini öğretir,
  • Çocuklara hangi durumlarda nasıl davranmaları gerektiğini çocukların ilgisini çekerek aktarabilir,
  • Çocukların hayal dünyasını geliştirerek çocuğa farklı bakış açıları kazandırabilir,
  • Dilsel becerilerini geliştirebilir.

Hangi Yaşlarda Çizgi Film İzlenmeli?

Pedagogların yapmış oldukları çalışmalara göre iki yaşından önce çocuklara çizgi film izletilmemelidir. 0-2 yaş aralığındaki bebeklerin gerçeklik ve hayal dünyası arasındaki ayrımı net bir şekilde yapamayacaklarından dolayı bu dönemdeki çocukların çizgi film izlemesi onların gelişiminde bir karmaşaya sebep olabilir.

Çizgi Film Ne Kadar Süreyle İzlenmeli?

çocuklar için ideal çizgi film süresi

Çizgi film izleme süreleri hakkında yapılan çalışmalar sonucu pedagoglar 2 yaşındaki çocukların günde yarım saat süreyle, 3 yaşındaki çocukların günde en fazla 1 saat ve 3 yaş üstü çocukların günde 1,5-2 saat çizgi film izlemeleri önerilmiştir.

Çizgi Film Önerileri

Çocukların hayal dünyasını genişletecek ve aynı zamanda hem aile hem de arkadaşlık ilişkilerinde örnek olabilecek bazı çizgi filmler;

  • Peppa Pig
  • Şirinler
  • Arı Maya
  • Winnie The Pooh
  • Rafadan Tayfa
  • Charlie ve Lola

Diş Buğdayı Nedir?

Diş buğdayı Orta Asya’da ortaya çıkan ve günümüze kadar ulaşan bir Şaman geleneğidir. Çocuğun diş çıkarmasını kutlamak için düzenlenir. Kutlamada çocuğun diş çıkarma sürecini ağrısız, ateşlenmeden geçirmesi ve hayat boyu sağlıklı dişlere sahip olması temenni edilir.

Diş buğdayı kutlamasında çocuğun çıkan ilk dişini gören kişinin özel bir hediye  alması beklenir, hatta bazı yörelerde bu kişi dişi gördüğünde bebeğin elbisesini yırtar ve aileye müjdeli haberi verir. Daha sonra diş buğdayı kutlaması organize edilir ve yakınlara, akrabalara iletilir.

Diş Buğdayı Nasıl Kutlanır?

diş buğdayı kutlaması

Kutlama süreci yöreden yöreye bazı farklılıklar gösterse de temel adımlar genellikle aynıdır.

Öncelikle, çocuk kutlama alanının ortasına oturtulur ve kafasının üzerinden hedik dökülür. Çocuğun başında kalan hedikler ipe dizilir. Bu ipe dizilen hedikler çocuğun dişlerinin düzgün şekilli, inci gibi çıkmasını simgeler. İpe dizilmiş hedikler kız çocuklarının başına, erkeklerin ise boynuna takılır.

Yere dökülen hedikler ise kuşlar için cam önüne veya kapıya bırakılır. Geleneğin bu adımı da çocuğun büyüdüğünde insanlık ve doğa için faydalı olmasını simgeler.

Ayrıca, diş buğdayı kutlamasında çocuğa birçok farklı meslek grubunu simgeleyen araçlar sunulur. Çocuğun seçimine göre gelecekteki mesleğinin belirlendiğine inanılır. Örneğin; kitap seçen çocuğun öğretmen, makas seçenin terzi olacağına dair beklentiler oluşur.

Bazı yörelerde ise sadece makas, kuran ve altın sunulur. Kuranı seçen çocuğun okuyacağına, makası seçen kız çocuğunun ev hanımı olacağına, altını seçenin zengin olacağına inanılır.

Günümüzde bu gelenek daha modern bir hal alarak diş partilerine dönüşmüştür.

Diş Buğdayı Nasıl Hazırlanır?

Diş buğdayının ana malzemeleri buğday ve nohuttur. Bazı yörelerde bulgur da tercih edilebilir fakat yaygın olan malzeme buğdaydır. Bulgur tercih eden yörelerde geleneğin ismine diş bulguru olarak da rastlanabilir.

Haşlanan buğday ve nohuta ek malzemeler tamamen tercihe bağlı olarak seçilir. Yaygın olarak kullanılan ek malzemeler: badem, leblebi, ceviz, fındık, tarçın ve çeşitli şekerlerdir. Süsleme ve sunumda diş şeklinde jelibonlar da kullanılmaktadır. Bu tarifte buğday dişi simgelediği için haşlanma derecesi ve diriliği önemlidir, lapa olmamasına özen gösterilir.

Diş buğdayına ek olarak misafirlere kek, börek, tatlı gibi ikramlar da sunulur. Bunlar genellikler anne tarafından değil, yakınları tarafından hazırlanır.

Diş Buğdayının Anneye Etkileri

Diş buğdayı geleneğinin çocuk için amaçlarının yanı sıra asıl somut faydası anne için ortaya çıkmaktadır. Anneler hamilelikte ve lohusalık döneminde genellikle zorlanırlar ve kendilerine çok az zaman ayırabilirler. Tüm bu anne için yeni ve zor süreçten sonra diş çıkarma süreci başlar. Bu da yeni zorlu bir sürecin habercisidir. Bu süreçte çocuklar genellikle geceleri ateşlenir ve huysuzlanır dolayısıyla anneler de uykusuz ve huzursuz geceler geçirir.

Annenin yakınları ve akrabaları bu kutlama vesilesiyle anneye destek olurlar. Ona yalnız olmadığını ve her türlü ihtiyacında yanında oldukları hissettirler. Bu gelenek annenin sosyalleşmesine ortam hazırlarken, maddi ve manevi desteği de beraberinde getirir. İkramlar ve organizasyonu genellikle iş bölümü ile annenin yakınları halleder.

Diş buğdayı kutlaması çocuğun geleceği ile simgesel bir ilişki kurarken, anneye de büyük bir sosyal destek sağlar.

 

Bu yazı Yaren Türkmen tarafından hazırlanmıştır.

 

Bebek Maması

Bebek mamaları genel olarak anne sütüne benzetilmeye çalışılmıştır. İçeriğinde inek sütü tozu bulunsa da bu sütün zararlarına sahip değildir. İnek sütüne göre sindirimi kolay olmakla birlikte, minerallerin daha kolay emilmesini sağlar. Bunlara ek olarak, alerjik durumlar göz önüne alındığında bebek mamaları ile inek sütünü karşılaştırdığımız zaman ise bebek mamalarındaki alerji riskinin daha düşük olduğunu görmekteyiz. Bebek mamaları genel olarak altıncı aydan sonra kullanılır. Ancak bebekler doğumdan sonra anne sütüne ek ya da tamamen bebek mamasıyla beslenebilirler. Eğer anne sütü vermenizde herhangi bir problem yok ve sütünüzün besleme durumu yeterli ise ilk 6 ay anne sütünde ısrarcı olmanızı tavsiye ederiz. Doktorunuzun önerisi ile mama kullanacak iseniz, bebeğinizin durumuna en uygun mamayı doktorunuzun önerisi ile seçmenizi tavsiye ederiz.  Bebeğinize altıncı aydan itibaren iki yaşına kadar anne sütüyle birlikte normal gıdaya geçişlerde ek gıda olarak bebek mamaları kullanabilirsiniz.

Piyasada birçok bebek maması çeşidi bulunmaktadır ve sizlerin de mama seçerken dikkat etmeniz gereken şeyler vardır. Seçeceğiniz mama sağlık bakanlığından onaylı olmalı, içeriğinde tatlandırıcı, renklendirici vs. olamamalı, bebeğinizi beslemesi için yeterli besin içeriklerine sahip olmalı, bebeğin sindirim sistemini zorlamamalı ve kolay sindirilebilir olmalı, kutusu düzgün, açılmamış ve teneke kutu ise pas olmamalı, son kullanma tarihi geçmiş olmamalı ve tatbikîde anne sütüne yakın olmalıdır. Bu kriterlere baktıktan sonra bebek mamalarının çeşitlerini görmekteyiz.

Biberon Maması

Biberon mamalarından, devam sütlerinin çeşitlerinden başlayacak olursak İlk olarak Yeni doğanlar için olan mamalar anne sütüne benzetilmiş mamalardır. İkinci olarak ise gazlı bebekler için olan mamalar vardır ve bu mamalarda proteinler daha küçük halde bulunmakta ve prebiyotik lifler içermektedir. Üçüncü olarak ise protein hidrolizatlı mamalar bulabilirsiniz. Bu mamalar bebeğinizin inek sütüne alerjisi varsa kullanabileceğiniz mamalardır. Bunun dışında prematüre bebekler, ishal / laktoz inteloransı ve reflüsü olan bebekler için de çeşitli mamalar bulunmaktadır.

Devam sütlerinin anne sütüne yakın olması için içeriklerinde bulundurmaları gereken maddeler şu şekilde olmalıdır;

  • Uzun zincirli pufa, bebeğinizin bağışıklık sistemini desteklemekle beraber beyin ve göz gelişiminde etkilere sahiptir.
  • Prebiyotik lifler ve prosbiyotikler, bebeğinizin kakasını yumuşatır, bağırsaklarındaki yararlı bakterileri besler ve bağışıklık sistemini destekler ve bu şekilde hastalıklara sebep olan bakterilerin çoğalmasını engeller.
  • Taurin, her mamada yer almayan bu madde, anne sütünde bulunur ve yeni doğan bebekler bu maddeyi üretemezler.
  • Nükleotit, bilgi depolama ve aktarımında kullanılır.

Devam Sütleri

APTAMIL 1

aptamil devam sütü

İçeriğindeki patentli prebiyotik lif karışımı ve postbiyotikler bağışıklık sistemini destekler. Bu patentli karışım sayesinde Aptamil anne sütüne en çok benzeyen mama denilebilir. Bunlara ek olarak omega-3, omega-6, uzun zincirli PUFA, taurin, nükleotit, vitamin ve mineraller bulunur. Aptamil Avrupa Birliği Regülasyonu’nun onayladığı tek prebiyotik karışımdır. İçeriğinde şeker bulunmaz.

Ürünlerin fiyatları ağırlıklarına göre 60 tl’den başlayıp 150 tl’ye kadar çıkmaktadır.

Her 30 ml suya bir dolu ölçek toz formül eklenerek hazırlanır.

APTAMIL PROSYNEO

APTAMIL PROSYNEO

Aptamil Prosyneo içeriğindeki proteinler küçültülmüş yapıdadır. Anne sütünde bulunan probiyotik çeşidi olan bifidobakterium breve M16-V içerir.  Bu karışım bebeğin daha rahat sindirim yapmasına yardımcı olur ve alerji riski olan, gazlı ve kabızlık sorunu yaşayan bebeklere önerilebilir. Ayrıca bağışıklık destekleyici özelliği nedeniyle özellikle sezaryen doğumlarda ve antibiyotik kullanımı ve alerjik bünyeli bebeklerde önerilir. Ayrıca tadı anne sütüne en yakın mamalardan biridir. İlave şeker içermemektedir.

Bu ürün 350 gr olarak bulunmakta ve fiyatı 120 ile 180 TL arasında değişmektedir.

Her 30 ml suya bir dolu ölçek toz formül eklenerek hazırlanır.

APTAMIL CONFORMIL

Aptamil Conformil

Aptamil Conformil mama ise diğerlerinden farklı olarak çok yoğun gaz sancısı olan ve kolik problemi olan bebeklere önerilmektedir. İçeriğinde balık yağı, prebiyotik lif, taurin ve nükleotit vardır. Şeker içermemektedir.

Bu ürün 300 gr olarak bulunmakta ve fiyatı 75 ile 90 TL arasında değişmektedir.

Her 30 ml suya bir dolu ölçek toz formül eklenerek hazırlanır.

BEBELAC VE BEBELAC GOLD

BEBELAC VE BEBELAC GOLD

Anne sütüne en yakın diğer marka ise bebelac 1. İçeriğinde demir, omega-3, omega-6, protein, kalsiyum, folik asit, vitamin, mineral,  prebiyotik lif, balık yağı, nükleotit ve taurin bulunur.İçeriğinde bulunan demir ve B12 bebeğin bilişsel gelişimini desteklemektedir. Bu formül yeni doğan için hazırlanmıştır. Diğer bir çeşit olan bebelac gold 1 ise fermante edilmiş besinlere sahiptir. Fermantasyon sayesinde bebeğin bağırsak gelişimini destekler. İçeriğinde şeker bulunmamakta ve karbonhidratını laktozdan almaktadır.

Ürünlerin fiyatları ağırlıklarına göre 60 TL’den başlayıp 130 TL’ye kadar çıkmaktadır.

Her 30 ml suya bir dolu ölçek toz formül eklenerek hazırlanır.

 

HİPP

HIPP devam sütü

HİPP Organik Combiotic Bebek Sütü 1 Bu mama tamamen organik sütten üretilmektedir. İçeriğinde ilave şeker bulunmamakta, karbonhidrat olarak laktoz içermekte ve glütensizdir. İçeriğinde bulunan uzun zincirli yağ asitleri sindirim sıkıntısı çeken bebekler için uygundur.

İyot, K,E, C, B2 ve Biotin vitamini kaynağıdır.

Ürünlerin fiyatları ağırlıklarına göre 95 TL’den başlayıp 200 TL’ye kadar çıkmaktadır.

Her 30 ml suya bir dolu ölçek toz formül eklenerek hazırlanır.

SMA

SMA Optipro 1 hem anne sütü hemde mama içen bebekler için üretilmektedir. Mamadaki protein teknoloji sayesinde bebeğinize uygun miktarda ve kalitede bir beslenme sunmakta. Anne sütüne çok yakın olan seçeneklerden biri olmasıyla birlikte içeriğinde uzun zincirli PUFA eklemesi vardır. Gluten içermez ve süt, soya ve balık yağı içerir. Bu sebeple alerjisi olan bebekler için önerilmemektedir. Ancak bu karışım prebiyotik içermemektedir bu sebeple kabızlık yaşayan bebeklere önerilmemektedir.

SMA Comfort ise hiç anne sütü almayan bebekler için uygundur.

A, D, E, K, C, B1, B2 ve B12 kaynağıdır.

Ürünlerin fiyatları ağırlıklarına göre 85 TL’den başayıp 185 TL’ye kadar çıkmaktadır.

Her 30 ml suya bir dolu ölçek toz formül eklenerek hazırlanır.

HUMANA

 

HUMANA devam sutu

 

Omega-3, omega-6, galakto-oligosakkarit ve nükleotit ilavelidir. Karbonhidratı ise laktozdan almaktadır.  DHA, demir ve omega 3 içererek bebeklerin zihinsel gelişimlerine katkı sağlamaktadır.

Bu ürün 800 gr paketlerle satılmaktadır ve ürünün fiyatı 110 TL.

Her 30 ml suya bir dolu ölçek toz formül eklenerek hazırlanır.

 

SİMİLAC 1

similac devam sütü

Eğer anne sütü ile beslenme mümkün değil ise Smilac 1 önerilebilir. 0-6 aylık bebeklerin beslenmesinde kullanılabilir. Hiçbir yapay büyüme hormonu içermez. Palm yağı içermez, nükleotid ve DHA eklentisi vardır. Süt bazlı formülü bebeklerde bulunan laktoz intoleransını gidermek için yapılmıştır.

Ürünlerin fiyatları ağırlıklarına göre 45 TL’den başlayıp 100 TL’ye kadar çıkmaktadır.

Her 60 ml suya bir dolu ölçek toz formül eklenerek hazırlanır.

GOLDEN GOAT

GOLDEN GOAT devam sütü

Keçi sütünden yapılan bu mama değişik protein yapısı sunmaktadır. İçeriğinde palm yağı içermemektedir. İçerik açısında karmaşık olmayan bir yapıya sahiptir. Keçi sütünden yapıldığı için diğer mamalara göre daha yüksek değerlere sahiptir.

Bu ürün 400 gr paketlerle satılmaktadır ve ürünün fiyatı 100 TL.

Her 30 ml suya bir dolu ölçek toz formül eklenerek hazırlanır.

EVOLVIA

EVOLVIA devam sütü

Doğumdan sonra anne sütüne yardımcı olarak kullanılabilir. Prebiyotik lif, omega-3 yağ asidi, demir, vitamin, nükleotit ve taurin ilavelidir. Yağsız sütten yapılmaktadır ve glütensizdir. 13 çeşit vitamin ve 13 çeşit mineral içermektedir.

400gr ve 800gr olmak üzere 2 ayrı pakette satılmaktadır.

Her 30 ml suya bir dolu ölçek toz formül eklenerek hazırlanır.

Ürünlerin fiyatları ağırlıklarına göre 90 TL’den başlayıp 130 TL’ye kadar çıkmaktadır.

Bebek Maması Hazırlama ve Kullanım

  • Bebeğinize vereceğiniz mamayı her seferinde taze olarak hazırlamalısınız.
  • Mamayı 1 saatte uzun bir süre beklememeli ve mikrodalga fırında ısıtmamalısınız.
  • Artmış olan bir mamayı tekrar kullanmamalısınız.
  • Bebeğinize mama vermek için kullanacağınız biberonu iyice sterilize ettiğinizden emin olmalısınız.
  • Bebek mamasını kullandığınız mamanın kutusunun üstünde yazan ölçeklere uygun olarak hazırlamalısınız.
  • Yanlış hazırlanmış mamalar sağlığa zararlıdır.

 

Bu yazı Tuğçe Binici tarafından yazılmıştır.

Aileler Çocuklarına Çizgi Film Seçerken Nelere Dikkat Etmeli?

Günümüzde televizyon hepimizin hayatının bir parçası olmuş durumda. Anne ve babalar bazen kendilerine zaman ayırabilmek için, bazen çocuklarının  daha keyifli zaman geçirebilmesi için, bazen de eğitici olması adına çocuğuna  çizgi filmler izletmeyi tercih edebiliyor. Peki, çocuklarımız için çizgi filmi tercihi yaparken nelere dikkat etmeliyiz? Gelin beraber inceleyelim.

Çocuğa Çizgi Film İzletirken En Çok Yapılan Yanlışlar Neledir?

çizgi film izleyen çocuk

  • Ailelerin kendilerine zaman ayırabilmek ve günlük işlerini yapabilmek için çizgi filmleri bir araç olarak görmesi,
  • Çocuklara uzun süre çizgi film izletilmesi,
  • Çizgi film izleyen çocuğun uzun süre yalnız bırakılması,
  • Çocuğa çigi film izlemesi için izin verilen sürenin çocuğun ısrarı üzerine aşılması,
  • İzletilen çizgi filmin içeriğinin aileler tarafından yeterince incelenmemesi ve şiddet içeren veya çocuğun gelişimini olumsuz etkileyebilecek sahnelerinin olması,
  • İzletilen çizgi filmin çocuğun yaşına uygun olmaması, ailelerin çocuklara kendi izledikleri programları izletiyor olması  veya ailelerin çok erken yaşlarda çocuğa çizgi film izletmeye başlaması,
  • Ailelerin çocuklarına yemek yedirirlerken çizgi film izletmeyi tercih etmesi.

Çocuğa Kaç Yaşından İtibaren Çizgi Film İzletilmeli?

Öncelikle söylemeliyiz ki çocuğunuz  televizyonla ne kadar geç tanışırsa o kadar iyi. Ancak maalesef ki bu bazen mümkün olamayabiliyor. Bu gibi durumlarda ailelerin 2 yaşına kadar televizyon izletmemeleri öneriliyor. 2 yaşından sonrasında ise çocuğun televizyon izleme süresine ailelerin belirli sınırlandırmalar getirmesi gerekiyor.

Çocuğun Çizgi Film İzleme Süresi Ne Kadar Olmalı?

2 yaş ve üzeri çocuklara sahip olan ailelerin çocuklarına günde 1 saatten fazla televizyon izlemek için izin vermemeleri gerekirken, 4 yaş ve üzeri çocuklarımız için bu sürenin en fazla 2 saati geçmemesi gerekiyor. Burada ailelerimizİn belirlemiş oldukları saat sınırlamalarına düzenli olarak uymaları ve çocukları televizyon izlemeye başlamadan önce çocukları ile anlaşma yapmaları gerekiyor. Çocuklar izin verilen süre sona erdiğinde ısrarcı tavırlar sergileseler bile ailenin izin verilen sürenin üzerine çıkmaması ve çocuklarına gerektiğinde hayır diyebilmeleri çocukların sağlığı için önem teşkil ediyor.

çocuk çizgi film izlerken nelere dikkat edilmeli

 Çocuk Çizgi Film İzlerken Nelere Dikkat Edilmeli?

Çocuklar televizyon izlerlerken aileler bu süreyi  kendilerine  ayırabilecekleri  boş bir zaman olarak görebiliyorlar. Ancak ailelerin çocuklar çizgi film izlerken çocukları ile birlikte zaman geçirmeleri ve izledikleri çizgi film hakkında ara ara çocuklarına sorular sormaları gerekiyor.  “Bu karakterin adı neydi? Sence bu karakter neden böyle davrandı? Sen onun yerinde olsaydın nasıl davranırdın? Bir sonraki bölümde sen oynayacak olsaydın bu nasıl bir bölüm olurdu? ” Bunlar ve benzeri gibi çocuğun yaşına uygun sorular çocuğun izlediği çizgi film hakkında daha çok düşünmesini ve hayal kurmasını sağlıyor. Ayrıca ailelerin  yemek saatinde çocuklarına televizyon izlemek için izin vermemeleri, evlerine misafir geldiğinde ya da çocukları kendilerine çok fazla soru sorduğunda çizgi filmleri çocuklarını oyalamak için bir araç olarak görmemeleri gerekiyor.

Tercih Edilecek Çizgi Film Hangi Özelliklere Sahip Olmalı?

Ailerin çocukları  için tercih edecekleri çizgi filmler;

  • Çocukların sayıları, renkleri, kavramları kolaylıkla öğrenebilecekleri ve dil gelişimlerini olumlu etkilemeli,
  • Çocuklar için uygunsuz kelimeler ve şiddet öğeleri içermemeli,
  • Cinsel içeriklere sahip olmamalı,
  • Çocuğun beden algısını olumsuz etkilememeli(Örn. Çocuğun aşırı zayıf olmaya eğilimli hale gelmesi),
  • İçerisinde yer alan müzikler, danlar ve renkli karakterleriyle çocuğun eğlenirken öğrenebilmesini sağlayabilmelidir.

Ayrıca ailelerin 6 yaşına kadar çocuklarına gerçeklikten uzak olmayan çizgi filmleri izletmeleri gerekmektedir. 6 yaş altındaki çocukların izleyeceği çizgi filmlerde eğiticilik ön planda olmalıdr.6 yaşından itibaren ise aileler çocuğun hayal gücünün gelişmesine faydalı olabilecek gerçeküstü olaylar, karakterler içeren çizgi filmleri çocuklarına izletmeye başlatabilirler.Çocukların gördüklerinden ve duyduklarından büyüklere göre daha çabuk etkilenebildikleri ve izletilen çizgi filmin yanlış tercih edilmesinin çocuk için tahmin edilenden çok daha olumsuz olabileceği unutulmamalıdır.

Çocuk Gelişimi için Kitaplar mı Çizgi Filmler mi Daha Faydalı?

Elbette bunun net bir cevabını vermek zor. Çocukluk döneminde ailelerin çocuklarının gelişimi için tercih edecekleri her türlü çocuğun yaşına uygun aktivite belirli sınırlar içerisinde çocuk için faydalı olacaktır. Ancak ailelerin  çocuklarına televizyon izlemek için verecekleri sürenin  olabildiğince kısa olması ve geriye kalan zamanda ailelerin çocukları için daha çok eğitici kitaplarla yapabilecekleri  aktiviteleri tercih etmeleri çocukların göz sağlığı, ruh sağlığı ve olumlu gelişimi için önemlidir.

Bu yazı İlayda Altındağ tarafından yazılmıştır.

Kırk Uçurma Nedir?

Kırk uçurma (Kırk çıkartma) bebeğin doğumundan kırk gün geçtikten sonra yapılan bir gelenektir. Anne ve bebeğin birbirini tanımaya çalıştığı ve baş başa geçirdikleri kırk günün ardından anne ve bebeğin yıkanmasından sonra dışarıya çıkıp gezmeleri ve sosyalleşmelerini sağlayan bir gelenektir. Dini bir adet olmamasıyla birlikte halen günümüz anneleri tarafından sıkça uygulanan bir etkinliktir. Bu gelenek yarı kırklama olarak 20. günde yapılabilmektedir. Lohusalık döneminin ardından normal hayata dönüş adımı olan kırk uçurma geleneğinin yapılmasıyla ilgili herhangi bir bilimsel geçerlilik yoktur ancak geleneğimiz olduğu için annelerin uygulamasında bir sakınca yoktur. Anadolu’da yıllardır yapınmakta ancak kökeninin Şamanlardan geldiği inanılmaktadır. Kırk uçurma ritüelinin yapılmasının altında yatan düşünceler çok önemlidir. Kırk gün; Uzun bir süre hamilelik geçirmiş ardından doğum yapmış annenin kedini toparlaması ve bebek bakımına alışması için yeterli bir süredir. Bununla birlikte dünyaya yeni gözlerini açmış bebeğin dış ortamdan korunup kendi vücut gücünü toparlaya bilmesi ve annesini tanıması için olan bir süredir. Bu süreçte evden çıkmayan anne ve bebek için kırk uçurma bir kutlama edasındadır.

Kırk Uçurma Nasıl Yapılır?

Bebeğin doğumundan sonraki 40. Günde gerçekleşen bu ritüelin iki adımı vardır;

 

kırk uçurma banyosu

İlk adım kırk çıkarma banyosu;

Banyoyu yaptıracak kişi daha önceden belirlenir ve bu kişi kırklama annesi olarak adlandırılır. Kırklama annesi genelde aile büyüklerinden seçilmektedir. Kırklama annesi sabah erken saatlerde eve gelirken ayak basılmamış yerden 40 taş (fasulye ya da buğday tanesi de olabilir) ve 40 mevsim çiçeği getirir. Taşlar ve çiçekler kaynatılıp sterilize edilir, ardından dua edilerek kırklama banyosundaki suya atılır. Ardından nazardan korunmak için nazar boncuğu, ay ve güneşi temsil etmesi için gümüş ve altın atılır. İstenilirde suyun içine gül yaprakları da atılabilir. Suyun hazırlanmasının ardından kırklama annesi abdestini alır ve dua ederek ellerini 40 kere suyun içine batırıp çıkarır. Ardından bebeğin başından aşağıya 40 tas su dökülür, daha sonra annenin başından aşağıya 40 tas su dökülür. Bu ritüel yapılırken dualarla birlikte “Su aşağı, boyu yukarı olsun, Su gibi ömrü uzun olsun!” Cümlesi kurulur. Banyo bitiminde anne ve bebek kırk çıkartma için hazırladıkları yeni kıyafetlerini giyinerek kırık uçurma geleneğinin ikinci adımına geçerler.

Not: Kırklama banyosunun içine atılacak her şeyin steril edildiğinden ve alerjik bir durum oluşmayacağından hem anne hem de bebeğin sağlığı için emin olmanız gerekmektedir.

İkinci adım 7 ev gezmesi;

Genelde aile büyüklerinin gezildiği bu adımda anne ve bebeğin evden çıkışı için hem kutlama hem de lohusalığı biten anne için ferahlık sağlamaktadır. Bu evlerde anneye yarım bardak su ikram edilir ve bu suyu bitiren annenin sütünün bol olması dilenir. Ardından gidilen evlerde bebeğe hediyeler verilir. Eskiden küçük bezlere sarılarak verilen hediyeler şunlardır: Tatlı dilli olması için şeker, ömrü uzun olsun diye un, bereketli olması için pirinç, sağlıklı olması için yumurta, maddi refahı olması için bozuk para, ömrünün temiz ve kolay olması için tuz ve ömrü için pamuk koyarlarmış. Şimdiki zamanda ise 40 uçurma sepetleri vardır. Eskiden olan yedi parça yani; şeker, un, pirinç, yumurta, bozuk para ve pamuk olmazsa olmazdır. Bu yedi parçaya başka şeyler ekleyerek sizlerde kendi 40 uçurma sepetinizi hazırlaya bilirsiniz. Sepetinize ekleye bileceğiniz şeyler şunlar olabilir; İp, Kahve, Kuran, Farklı ülkelerin paraları, Sabun, Ekmek, Çörek Otu, Nazar Boncuğu. Kırk uçurma sepetini herkes dilediği gibi hazırlaya bilir ancak unutulmaması gereken bir nokta vardır. Bu sepetin amacı anne ve bebeğe destek olmaktır yani anne veya bebeğin ihtiyacı olan şeyler de ekleyerek geleneğe katkıda buluna bilirisiniz.

Bu yazı Tuğçe Binici tarafından yazılmıştır.

Diş Kaşıyıcı Nedir?

Doğumdan sonra hem bebekler hem de ebeveynler için en zorlayıcı süreçlerden biri olan diş çıkarma döneminde en büyük yardımcı diş kaşıyıcı ürünlerdir. Bebekler, farkında olmadan birçok nesneyi kullanarak damaklarını kaşımaya çalışırlar. İçgüdüsel olarak sergiledikleri bu davranış ile farkında olmasalar da dişlerinin çıkmalarını kolaylaştırırlar. Bu süreci kolaylaştırmak için yalnızca diş etleri ve damağı kaşımak amacıyla üretilen ürünlere diş kaşıyıcı denir.

Diş Kaşıyıcı Ne Zaman Kullanılır?

diş kaşıyıcı ne zaman kullanılır

Bebeklerin ilk diş çıkarma döneminde yani genellikle 3-7 aylık zaman diliminde kullanılır.

Diş Kaşıyıcı Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli?

diş kaşıyıcı seçerken dikkat edilmesi gerekenler

  • Keskin ve sivri kısımlar olmamalı
  • Bebeğin boğazına sokmasına ve yutmasına engel olacak bir tasarımı olmalı
  • Dezenfekte edilebilen maddelerden üretilmeli
  • Ağza girmesi uygun olmayan sağlığı tehdit edecek maddeler içermemeli

Diş Kaşıyıcı Türleri

Diş kaşıyıcılar oyuncak şeklindeki diş kaşıyıcılar, halka şeklindeki diş kaşıyıcılar ve sulu diş kaşıyıcılar olmak üzere üç çeşittir. Oyuncak şeklindeki ve halka şeklindeki diş kaşıyıcılar şekil itibariyle farklılık gösterse de temelde aynıdır. Bu diş kaşıyıcılardan farklı olarak özellikle son dönemde popülerleşen sulu diş kaşıyıcılar ise bebeklere temas etmeyen görsellik ve ferahlatma amaçlı renklendirilmiş içme suyu içerirler. Buzlukta bekletip içindeki suyu dondurarak kullanılırlar.

En İyi Diş Kaşıyıcılar

Sophie Diş Kaşıyıcı (200 – 250 TL):

sophie diş kaşıyıcı

  • Oyuncak şeklindeki diş kaşıyıcı türlerinden biri olan bu ürün, şekli itibari ile bebeğinizin ilgisini çekerken toksik olmayan bileşenleri ile bebeğinizin sağlığını korur.
  • %100 kauçuktan oluşur ve toksik olmayan gıda boyası içerir.
  • Hafifliği sayesinde bebeğinizin kavramasına kolaylık sağlar.
  • Gövdesine basınca çıkardığı tatlı ses ile bebeğinizi eğlendirmek ve oyalamak için de kullanışlı bir alternatif olabilir.
  • Yumuşak yapısı ile çiğnenebilir özelliktedir.

Fisher Price Neşeli Arkadaş Dişlik ve Çıngırak (90 – 100 TL):

Fisher Price Neşeli Arkadaş Dişlik ve Çıngırak

  • Halka şeklindeki diş kaşıyıcılar arasında en popüleri diyebiliriz. Hem halka şekli sayesinde bebeğinize kavrama kolaylığı sağlar hem de sevimli fil görüntüsü ile ilgisini yitirmesini engeller.
  • Kauçuktan üretilmiştir. Sağlıklı bileşenler içerir, temizlik kolaylığı sağlar.
  • Ürünün tutma yerinde bulunan çıngırak sayesinde bebeğinizi fiziksel olarak rahatlatırken aynı zamanda işitsel olarak da eğlendirir.
  • Fil dışında bukalemun, aslan ve kaplumbağa figürleri gibi çeşitli seçenekler de mevcut.

Chicco Sulu Diş Kaşıyıcı (40 – 50 TL):

Chicco Sulu Diş Kaşıyıcı

  • İçindeki su sayesinde buzlukta bekleterek soğutulabilen bu diş kaşıyıcı bebeğinizin damağını ferahlatırken dişlerini kaşımasına yardımcı olur.
  • Silikon yapısı sayesinde kolayca temizlenebilir.
  • Meyve şeklindeki modelleri ile bebeğinizin meyvelere bakış açısını değiştirebilir.

Diş Kaşıyıcı Alternatifleri Nelerdir?

Diş kaşıyıcı ürünler almak istemiyor, onun yerine farklı alternatifler arıyorsanız havuç ve elma gibi sert yapıya sahip sebze veya meyveler tercih edebilirsiniz.

Büyük ve sert bir havucu yıkayıp soyduktan sonra çok uzun olmayacak şekilde keserek bebeğinize verebilirsiniz. Kestiğiniz havuç dilimlerinin çok ince ve kırılabilir olmamasına özen göstermelisiniz. Aksi takdirde bebeğinizin boğazına kaçabilir. Aynı şekilde kalın ve sert bir elma dilimi de diş kaşıyıcı görevi görür.

Diş Kaşıyıcı Kullanmak Zararlı Mıdır?

Doktorlar içerik bakımından zararsız ürünlerin kullanımının herhangi bir zararı bulunmadığını söylüyor. Hatta bebeklerinizin diş çıkarma döneminde kullanacakları diş kaşıyıcılar, kaşınma ihtiyaçlarını gidererek damaklarını rahatlatacağı için yararlı olduğunu bile söyleyebiliriz.

Sulu kaşıyıcı türleri için küçük bir uyarı yapacak olursak, içerdikleri su sebebi ile ebeveyn gözetiminde kullanımları önerilir. Herhangi bir sızıntı ihtimalinde müdahale edilmelidir.

 

 

Bu yazı Ayça Çimen tarafından yazılmıştır.