Yazılar

Bebeğinizin Cildine Uygun Islak Mendiller Hangileridir?

Burun ve salya akmasında, pis yerlere dokunulmasında ya da yemeğin ele yüze bulaşması durumunda ıslak mendiller ebeveynlerin anlık kurtarıcısıdır. Bebeğinizin sürekli olarak vücudunda bir yerler kirlenebilir ve ıslak mendillerle hemen müdahale edilir. Küçük çocukların bağışıklıkları yeterince güçlü olmayacağı için vücuduna değdireceğiniz her türlü madde önem taşımaya başlar. Yabancı ve zararlı bazı maddeler alerjilere ve enfeksiyonlara sebep olabilir.

Bebeklere Islak Mendil Seçerken Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar

Bebeklere Islak Mendil Seçerken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Bebeklere ıslak mendil seçerken yumuşaklığına ve içerisindeki maddelere dikkat etmelisiniz. Yeterince yumuşak olmayan mendiller isilik ya da deride iritasyon yaratabilir.

  • Islak mendil seçerken içindekiler kısmını dikkatlice incelemelisiniz. Islak mendillerin içinde kimyasal madde ve alkol bulunması deride kaşıntı ve hassasiyet yaratır. Bu maddeler genel olarak alkol, SLS ve SLES’tir. Bu maddeleri içerik kısmında görüyorsanız o markayı tercih etmemeniz daha doğru olacaktır.
  • Kokusuz ıslak mendilleri tercih etmeniz daha faydalıdır. Kokulu ıslak mendiller parfüm ve esans içereceği için, hassas ciltli bebeğinizin vücudu rahatsız olabilir.
  • Seçeceğiniz ıslak mendil kesinlikle paraben içermemelidir. Çünkü paraben, cilt tarafından kolayca emilebilen kanserojen bir maddedir. Çoğu ıslak mendil markası parabensiz ürün sattıklarını belirtse de diğer alkollü ve sülfatlı maddeler de aynı etkiyi yaratabilir.
  • Islak mendilin yapısı tamamıyla pamuktan olmalıdır ve sentetik lif içermemelidir. Sentetik lif de bebeğinizin cildini tahriş edebilir. Bununla birlikte kalın yapıda olmasına dikkat ederseniz, temizleme işlemi de daha iyi tamamlanacaktır.
  • Islak mendil içeriklerini her ne kadar kontrol etseniz de derin bilgiye sahip olmadığınız bir alanda yargıya varmak kolay değildir. Bu yüzden ıslak mendil seçerken üzerinde dermatolojik testten geçildiğine dair ibare bulunduğundan emin olmalısınız.
  • Bebeğinizin ihtiyaçlarını ancak bebekler için yapılmış ıslak mendiller karşılayabilir. Çok amaçlı ıslak mendiller daha çok sert yüzeyleri temizlemeye odaklıdır. Dolayısıyla alkol, kimyasal, parfüm ve diğer zararlı maddeleri içerebilir. Sadece bebekler için yapılmış ıslak mendiller daha doğru tercih olacaktır.

Bebeğinize Zarar Vermeyecek Islak Havlu Markaları

 

Uni Baby Yenidoğan

Yapısının %100 pamuk olması ve saflaştırılmış su bulundurması sebebiyle oldukça önerilen bir markadır. Saflaştırılmış su, suyun özel işlemlerden geçerek bakterilerden ve klordan arınmasıdır. Temiz içeriğiyle birlikte de tamamen güvenebileceğiniz bir ıslak havludur.

Sleepy Zeytinyağlı Islak Havlu

Sleepy’nin bebekler için yaratmış olduğu ıslak havlu zeytinyağlı olduğu için bebeğinizin cildini nemlendirmeye yardımcı olur. Dermatolojik testlerden geçen bu havlu, herhangi bir kimyasal madde ve paraben içermez.

Doğadan Baby Turco

Baby Turco ıslak havlu kalın yapısıyla cildi temizlemede etkilidir. İçerisinde bebeğinizin tenine zarar verecek maddeler bulunmaz. Yapısı tamamıyla pamuktur.

Molfix

Molfix’in ıslak havluları piyasaya bakıldığında, diğer markalara göre yüksek fiyatlıdır. Ama yüksek fiyatlı olmasının da haklı sebepleri vardır. Molfix ıslak mendiller izotonik su içerir. İzotonik suyun insan cildi için en yararlı su olduğu araştırmalarla kanıtlanmıştır. Yumuşak yapısı ve zengin içeriği sayesinde rahatça tercih edebileceğiniz bir üründür.

Belux

Bu markanın ıslak mendillerinde diğerlerinden farklı olarak losyonlu bir yapısı vardır. Bu losyonlu yapı bebeğin cildinin nemlenmesini sağlayacaktır. Aynı zamanda alkol de içermez.

Babydream

Bu markanın ıslak mendilleri çok hassas ciltli bebekleri için daha uygun olmakla birlikte aloevera ve allantoin içeriyor. Babydream ıslak mendillerinin aynı zamanda vegan olduğunu da söylemeliyiz. Ph değeri de bebeklerin cildine uygundur. Parfüm, renklendirici, mineral, parafin ve eterik yağları içermez.

WaterWipes

Bu marka ıslak mendiller diğerlerine göre daha yüksek fiyatlıdır. WaterWipes mendilleri %99 su ve meyve özütü içererek sadece iki içerikten oluşur. Hassas ciltler, prematüre bebekler ve yenidoğan bebekler için kullanımı uygundur.

Deep Fresh Probiyotikli Bebek Islak Mendili

Cildi koruyan ve nemlendiren bu ıslak mendiller doğal probiyotik içeriyor. Alkol, paraben, parfüm, alerjen, boya, parfüm gibi kimyasallar içermiyor ve %99 su içeriyor. Deep Fresh mendilleri doğada tamamen geri dönüşebiliyor.

Mustela Islak Mendil

Mustela mendilleri %99 doğal içeriklerden oluşuyor. Kırmızı kapaklı olanı hassas ciltli bebekler için uygundur.

Prima Aqua Pure

Bebek bezleriyle bilinen Prima, ıslak mendilleriyle de sıklıkla tercih ediliyor. Alkol ve parfüm içermiyor, %99 saf su içeriyor. Prima ıslak mendilleri dermatolojik olarak test edilmiştir. Yenidoğanlar için de kullanıma uygundur.

Molfix İzotonik Sulu Mendil

İzotonik su vücudun ihtiyacı olan iyon ve mineralleri bulundurur. İzotonik su bebeklerin burun ve kulak temizliğinde de kullanılır. Molfix’in yenidoğanlar için ürettiği ıslak mendillerinde panthenol ve lanolin gibi yara iyileştirici maddeler de bulunur.

Komili Hassas Ciltli Bebekler İçin Islak Havlu

Komili ıslak mendillerinde %100 doğal zeytinyağlı krem formülünü kullanıyor. Dermatolojik olarak test edilmiş olan Komili, yenidoğan bebekler de dahil olmak üzere tüm hassas ciltli bebekler için kullanıma uygundur.

 

İlginizi çekebilecek diğer yazılarımız:

Bebek şampuanları

Bebeklerin hijyeni nasıl sağlanır?

 

Çocuklarınızla Yapabileceğiniz Egzersizler Nelerdir?

Her gün fiziksel olarak aktif olmak, bebeklerin ve küçük çocukların sağlıklı büyümesi ve gelişmesi için önemlidir. Bu yaş grupları için, hafif aktivitelerle birlikte daha enerjik fiziksel aktivitelere de teşvik edilmelidir. Yaşlarına uygun egzersizleri anlamak ve çocukları çok zorlamamakta önemlidir. Peki çocuklarınızla yapabileceğiniz egzersizler nelerdir, birlikte öğrenelim.

1 Yaş ve Altı

 

1 Yaş ve Altı egzersiz

Bebekler, emekleme de dahil olmak üzere her gün çeşitli şekillerde gün boyunca aktif olmaya teşvik edilmelidir.

  • Henüz emeklemiyorlarsa, yer oyunu sırasında uzanarak, kavrayarak, çekerek, iterek, başlarını, vücutlarını ve uzuvlarını hareket ettirerek fiziksel olarak aktif olmaları için onları teşvik edin.
  • Kollarını ve bacaklarını tutarak esneme egzersizleri yapın.
  • Uyanık olduklarında gün boyuna yayılmış en az 30 dakikalık karın zamanını dahil etmeye çalışın.
  • Bebekler hareket edebildiğinde, onları güvenli ve denetimli bir oyun ortamında olabildiğince aktif olmaya teşvik edin.

1 - 2 yaş egzersiz

1-2 Yaş Arası

Yeni yürümeye başlayan çocuklar her gün en az 3 saat boyunca fiziksel olarak aktif olmalıdır. Çocuklar, aktif ne kadar süre geçirirlerse, onlar için o kadar iyidir. Bu, açık havada oynamak da dahil olmak üzere gün boyuna yayılmalıdır. Toplam en az 3 saat olacak şekilde

  • Ayağa kalkıp hareket etme
  • Birlikte yuvarlanma
  • Sevgi güreşi yapma gibi hafif aktiviteler yapabilirsiniz.
  • Bunların yanı sıra atlama, koşma ve zıplama gibi daha enerjik aktiviteleri içerebilir.
  • Suda hareket etme ve oynama, kovalama oyunları ve top oyunları gibi aktif oyunlar, bu yaş grubunun en iyi egzersizleridir.
  • Oyunlarınızı daha eğlenceli kılmak için yere oturup çocuğunuzun bacaklarınızın üstünden geçmesini ya da vücudunuzla köprü yapıp altınızdan geçmesini de isteyebilirsiniz.

3 - 4 yaş egzersiz

3-4 Yaş Arası

3-4 yaş arası çocuklar, açık havada oyun dahil olmak üzere gün boyunca çeşitli fiziksel aktiviteler yaparak günde en az 3 saat aktif olmalıdır. Bu 180 dakikanın ise en az 60 dakikası çok hafif olmayan aktivitelerle geçmelidir. Çocuklar 2.yaşlarında yürüme ve koşmada, 3.yaşlarında ise tek ayakları üzerinde denge kurmada gelişirler. Bu özelliklerini göz önüne alarak yaşlarına uygun aktiviteler yapabilirsiniz.

  • Yaşlarına uygun olan bisikletlere ve çeşitli araçlara binme
  • Birlikte top atma, yakalama ve tekmeleme
  • Yakalama oyunları oynama
  • İtme ve çekme aktiviteleri gerektirecek oyuncaklarla oynama, yaşlarına uygun egzersizlerdir.
  • Yüz yüze gelecek şekilde yerde oturup, el ele tutuşup fış fış kayıkçı oynama
  • Çeşitli hayvanları taklit etme başka egzersiz seçeneklerinizden olabilir. Örneğin çocuğunuzla bir kurbağayı taklit edip zıplayabilir ya da bir penguen gibi yürüyebilirsiniz.

5 - 6 yaş egzersiz

5-6 Yaş Arası

Okul öncesi çocuklar, beceri ve koordinasyon geliştirmeye yardımcı olan, ancak yeteneklerinin ötesinde olmayan çeşitli, eğlenceli ve zorlu fiziksel aktivitelere günde en az 3 saat katılmalıdır.

  • Okul öncesi çocuklar yüzmekten, oyun alanında oynamaktan, dans etmekten veya bisiklete binmekten hoşlanabilir.
  • Evdeki “hazineleri” gizleyin ve yerlerine dair ipuçları verip çocuğunuzun hazineleri bulmasını sağlayın.
  • Çocukların üzerinden, altından, içinden ve çevresinden geçmesi için çocuklara zarar vermeyecek objelerle, oyuncaklarla bir engel parkuru kurun.
  • Yumuşak toplarla basketbol, bowling, futbol veya voleybol oynayın.
  • Birlikte dans edin
  • Saklambaç ve yakalamaca oynayın
  • İp atlayın

Ne Yapmamalısınız?

Birçok ebeveyn, okul öncesi çağındaki çocukları aktif hale getirmek için organize sporlar arar. Ancak ortalama bir okul öncesi çocuğu, fırlatma ve yakalama gibi temel konularda uzmanlaşmamıştır. Bu nedenle çocuğu çok küçük yaşta bir spora başlatmak çocuklar için heves kırıcı olabilir ve gelecekte spora katılım konusunda cesaretlerini kırabilir. Bu sebeple, okul öncesi çocuğunuzu futbol veya başka bir takım sporu için kaydettirmeye karar vermeden önce, eğlenceye ve temel bilgileri öğrenmeye odaklanan bir spor seçmeyi deneyin. Ayrıca çocuğunuzu gereğinden fazla aktif tutmaya, yaşına uygun olmayan egzersizler yaptırmaya çalışmayın.

 

 

 

Bu yazı Azra Su Akbaş tarafından yazılmıştır.

Çocuk Odasında Renklerin Önemi

Renklerin insanlar üzerinde heyecanlandırma, sakinleştirme, endişelendirme gibi farklı etkileri olabileceğini biliriz. Aslında farkında olmasak da günlük yaşantımızda denk geldiğimiz birçok farklı renk bizlere birçok farklı duyguyu yaşatır. Bunun sebebi renklerin ışığın ürettiği enerji sayesinde farklı enerjiler yaymasıdır. Renklerden yayılan farklı enerjiler duygularımızı ve hatta vücut fonksiyonlarımızı bile etkileyebilir. Aynı zamanda beyin gelişimi, verimlilik ve yaratıcılık gibi etkilerinden söz etmek de mümkündür. Özellikle çocuklarda bu etkiler daha net gözlemlenebilir.

Renklerin Çocuklar Üstündeki Etkisi

Görme duyusu bizleri dünyaya bağlayan en önemli etkenlerdendir çünkü çevremizle iletişimimizi, çevremizle etkileşimde olmamızı sağlayan bir duyudur. Bebeklerin 6. aydan itibaren görme becerileri gelişmeye başlar ve 10 yaşına kadar bu gelişim devam eder. Çocuklar, daha renklerin isimlerini bilmezken bile renkleri ayırt edebilecek seviyede olurlar. Renkler, çocukların duygularını ve düşüncelerini ifade etmeleri açısından önemli bir araçtır. Bazı araştırmalar renklerin ayrıca çocukların bilişsel ve motor gelişimlerine de katkı sağladığını gösterir. Çocukların renk seçimlerinden psikolojileri konusunda çıkarım yapmak mümkündür. Örneğin, çoğunlukla kırmızı rengi tercih eden çocukların daha huzursuz, hareketli, enerjik bir çocuk olduğunu gözlemleyebiliriz. Çocuklar duygu durumlarına göre renk seçtiği gibi seçilen renkler de onların duygu durumlarına etkisini gösterebilir. Örneğin, nasıl kırmızı renk tercih eden çocuklar daha enerjik, huysuz olabiliyorsa bu çocukların eşyalarında, kıyafetlerinde mavi, yeşil gibi renkler ve bu renklerin açık tonlarını kullanmak onların sakinleşmesine yardımcı olabilir.

Duvar Renginin Önemi

Çocukların odası onlar için önemli alanlardır. Çocuk odaları onların hem uyudukları hem oynadıkları hem de kendilerine ait hissettikleri alanlardır. Bu yüzden çocuk odalarının dekorasyonuna, rengine ve eşyalarına özen gösterilmelidir. Mümkünse çocuğun yaşına göre odanın dekorasyonu değişebilir. Örneğin, bebek odasıyla çocuk odasının farkı olmalıdır. Çocuk ne kadar küçükse odası o kadar sade olmalıdır. Çocuk odası için duvar rengine karar verirken bazı etkenler göz önünde bulundurulmalıdır. Seçilen rengin hem çocuğun rahat uyuyabileceği hem de duygu durumlarını dengede tutabilecek renkler olmalıdır.

Sizler için birkaç renk ve bu renklerin etkilerini yazımızda derledik.

Kırmızı

Kırmızı renk enerji veren bir renktir. Kırmızı rengin kalp atışını hızlandırdığı biliniyor. Bebek odasının duvarlarında kullanılan yoğun kırmızı renk bebeklerde daha agresif ve gergin davranışlara yol açabilir. Kırmızı renk odaklanmada güçlük, agresiflik gibi etkilere yol açsa da çocuklarda atletik yeteneği arttırıcı etkisi de olabilir. Kırmızı renk duvarlar son zamanlarda sıklıkla tercih ediliyor ve beyaz ağırlıklı dekorasyonla kırmızının yoğunluğunun dengelenmesi mümkün.

Mavi

Mavi renk geçmişten bu yana çok kullanılan bir renk. Özellikle erkek çocuk odalarında tercih ediliyor. Fakat günümüzde renklerin cinsiyetinin olmadığı konusunda çoğu kişi hemfikir. Mavi, sakinlik, huzur, dinginlik, şifa çağrıştıran bir renktir. Mavi renkli alanlarda vücut rahatlar, nabız düşer, endişe azalır ve kişi sakinleşir. Mavinin aynı zamanda uyku kalitesine de iyi geldiği söylenir. Bebeğin sakin ve huzurlu bir ambiyansta vakit geçirmesini isteyen ebeveynler için mavi çok uygun bir renktir. Ayrıca mavi renk ahşap dekorasyonun tamamlayıcısıdır.

Sarı

Sarı renk, insanlara mutluluk, enerji ve motivasyon veren bir renktir. Ancak sarının koyu ve yoğun tonları telaş, endişe gibi duyguları hissettirebilir. Bu yüzden sarı renk seçiminde tonuna dikkat edilmelidir. Sarının da açık, pastel tonları motivasyonu ve konsantrasyonu teşvik eder.

Kahverengi

Kahverengi ve diğer toprak tonları bebek odası için iyi bir seçim olabilir. Kahverengi konfor ve güven verici bir renktir. Ancak kahverenginin çok yoğun kullanımı çok karanlık ve kasvetli bir ambiyans yaratabilir. Bu yüzden koyu tonlar kullanılacaksa açık tonlarıyla birlikte dengelenmelidir. Örneğin koyu kahveyle bej, krem veya kırık beyaz güzel bir uyum yakalayacaktır.

Pembe

Pembe renk aynı mavi renkte olduğu gibi çocuk ve bebek odaları için sıklıkla tercih edilen bir renktir. Özellikle kız çocukları için akla ilk gelen seçenektir. Pembe renk evrensel olarak feminen, romantik, sevecen bir renk olarak biliniyor. Pembenin soft ve pastel tonları sakinleştirici bir etki yaratabilir. Aynı diğer renklerde olduğu gibi koyu tonların yoğunluğu ise boğucu bir ortam yaratabilir. Yalnız pembe renginin kız çocuklarına dayatılmamasına da özen gösterilmelidir.

Beyaz

Beyaz renk genel olarak saflık, masumiyet ve temizliği çağrıştırır. Bebeklerin masumiyetine en uygun olan renklerden biri olarak sıkça bebek odasında tercih ediliyor. Duvarlarda tercih edilen beyaz renk mobilyalar da beyaz olursa çok yoğun gelebilir. Yine ahşap mobilyalar beyaz renklerle güzel uyum yakalar.

Siyah

Siyah renk gücü temsil eder. Siyah renk kullanılan oda çok karanlık olacağından dolayı büyük camlarla gün ışığının odaya girmesi sağlanmalıdır. Aksi takdirde siyah renk bebeğin kabus görmesine sebep olabilir. Bu nedenle siyah renk ana tema olarak kullanılmasa daha iyi olabilir.

Turuncu

Turuncu pozitif duygular hissettiren, arkadaş arkadaşlığı teşvik eden bir renktir. Turuncu bir ambiyans bebeğin sosyal ilişkilerine yardımcı olabilir. Aynı sarı gibi turuncu renginin de koyu tonları telaş verici olabilir. Turuncunun daha tatlı tonlarıyla seçeceğiniz mobilya ve dekora göre enerjik bir hava sağlanabilir.

Yeşil

Yeşil renk, aynı kahverengi gibi doğayı çağrıştırır ve sakinlik verir. Doğa ananın rengi olan yeşil, çocuğa anaçlık da hissettirebilir. Yeşil aynı zamanda sağlık ve şifa ile ilişkilendirilir. Çocuk odasında kullanılan yeşil renk çocukların sakinleşmesine katkıda bulunur ve çocukların konsantrasyonunu arttırır. Yeşil renk araştırmalara göre konsantrasyon arttırıcı etkisiyle birlikte çocukların okuma yeteneklerini de olumlu yönde etkiler.

Bu yazı Selin Hızal tarafından yazılmıştır.

Ata Binmenin Çocuk Gelişimine Etkileri

Çocuğun gelişiminde sağlıklı beslenme kadar bilişsel, fiziksel, duygusal, sosyal gelişimi için oyun ve oyuncakların da önemi vardır. Bu oyuncakların başında da sallanan atlar gelmektedir. Çocuğunuza alacağınız bu oyuncak onun denge gelişimine katkı sağlayacaktır. Tutma yerlerinden düşmemek için sıkıca kavrayacağından, ileri geri hareket ettireceğinden dolayı kas gelişimi ve motor gelişimi içinde destek olacaktır.

Peki Çocuğunuzu Gerçek Atlarla Tanıştırmaya Ne Dersiniz?

Anne ve babaların ilk başta tedirginlik yaşamaları gayet doğal. Çocuğum ya düşerse, at üstünden atarsa, çocuğum atı görünce korkarsa gibi pek çok duygu ve kaygı taşırlar. O güne kadar en sevdiği oyuncağı sallanan at ya da peluş at oyuncağı olan çocuk ebeveynin vermiş olduğu tepkilerden dolayı korkuya kapılabilir.

at ile dostluk

Aile Nasıl Davranmalı?

Sakin kalmalılar. Atlar hisli hayvanlar olduğundan size dostça ve sevgiyle yaklaşacaklardır. Çocuğunuzu kucağınıza alarak atı sevmeye başlayabilirsiniz. Dokunduğunuz zaman çocuğunuzun yüzündeki mutluluk tüm endişeleri unutturacaktır. Unutmayın ilk defa atla tanışacak olan çocuğunuz sizin vermiş olduğunuz tepkiye göre davranacaktır.

ata binmenin çocuk gelişimine faydaları

Ata Binmenin Çocuğun Gelişimine Faydaları

Fiziksel Gelişim

Hareket halindeki atın üzerinde dengede durabilmek için bacak ve gövde duruşumuzla ritmik hareketlerde bulunuruz. Bu hareketler bacak ve gövde kaslarını çalıştırarak kasları geliştirir. Dik oturuş pozisyonundan dolayı karın ve sırt kasları, atın yularını tutmaktan el-kol kasları gelişir. Atın koşması ya da yürümesi solunumu ve kan dolaşımını arttırır. Efor sarf edildiği için iştah açılır. Gelişimin bir parçası olan uykuya kolaylıkla geçilir.

Zihinsel Gelişim

Atın boyu nasıl? Derisi tüylü mü? Atın çıkardığı sesler nasıl? Taklit edebilir misin? Rengi ne renk? Tüm bu soruları büyük bir heyecanla anlatacaktır. Anlatırken de hayal gücünü kullanacak, duygularını ifade etme becerisi sözel dil gelişiminde etkili olacaktır.

Duygusal Gelişim

Kendinden büyük bir hayvanı kontrol edebildiğini görmek özgüven kazandıracaktır. Ne kadar mutlu olduğu yüzündeki gülümsemesinden belli olacaktır. Atlı spora devam etmesiyle öfkesini kontrol etmeyi öğrenecektir.

Sosyal Gelişim

Atların duygusal, hisli, sevgi dolu hayvanlar olduğundan bahsetmiştik. Atın bu özellikleri çocuğun bağ kurmasını kolaylaştıracaktır. Arkadaşlık ilişkileri, empati yeteneği gelişir. Çok sevdiği atı çocuğunuzun arkadaşı olacak bakımıyla ilgili araştırmalar yapacak beslenmesi için    ona şeker, sebze götürecektir. Sorumluluk bilinci, hayvan sevgisi ve saygısı artacaktır.

at ile terapi

Özel Çocuklarımız İçin Atın Önemi

At binmenin özel çocuklarımız içinde fiziksel, zihinsel, duygusal gelişimleri için faydalı olduğu bilinmektedir. Bu doğrultuda atların terapide kullanılmasıyla hipoterapi yöntemi kullanılmaya başlamıştır. Türkiye’nin birçok ilinde hipoterapi merkezleri kurulmaya başlanmıştır. Türkiye Jokey Kulübü sosyal sorumluluk projesi olarak engelli çocuklar için atla terapi merkezini hayata geçirmiş ve ücretsiz olarak hizmet vermektedir. Doğal bir ortamda kontrollü ve uzmanlar eşliğinde gerçekleştirilen hipoterapi fiziksel ve zihinsel engellilerde gelişimleri için umut oluyor.

Hipoterapinin Kullanıldığı Alanlar:

  • Otizm
  • Down Sendromu
  • Serabrel Palsi
  • Kafa travması felci
  • Psikolojik bozukluklar
  • Davranış bozuklukları
  • Öğrenme ve konuşma bozuklukları
  • Kas ve iskelet sistemi hastalıkları
  • Hiperaktivite

Gelişime Destek Olacak At Sevgisiyle İlgili Kitap Önerileri

  • Ata binmeyi seviyorum / Françoise La Gloahec
  • At ve çocuk / Rubert İsaacson
  • Yeni Pink / Heather Amery Slephen Cartwright
  • Ayşegül Ata biniyor / Gilbert Delahaye Marcel Marlier

 

 

Çocuklar İçin Atlarla İlgili Film Önerileri

  • Puslu
  • Gus
  • Hayalperest
  • Cimarron Aygırı

 

 

Seyhan ERTOSUN

Çocuk Gelişimci

 

 

Bebeğiniz İçin Sağlıklı Yulaf Ezmesi Nasıl Yapılır?

Yulaf ezmesi, bebekler için en sağlıklı ve kolayca hazırlanılabilecek seçeneklerdendir. Yulaf ezmesinin birçok meyve, yemiş dahil edilerek tüketilebilmesi bebeklerin sağlığı açısından faydalı olduğu gibi anneler içinde alternatif oluşturduğundan sıklıkla tercih edilmektedir.

Yulaf Ezmesi Yararları

Uzun süre tok tutma özelliği de olan yulaf ezmesinin asıl yararlarından bazıları;

  • İçeriğinde E vitamini, B vitaminleri, fosfor, demir, çinko gibi önemli mineralleri barındırır
  • Zengin karbonhidrat içeriğiyle enerji verir
  • Lifli yapısı sayesinde kabızlık sorunu ile başa çıkılmasına yardımcı olur
  • Beta-glukan sayesinde bağışıklığı güçlendirir
  • Kötü kolesterolü düşürerek kalp sağlığını destekler

Bebeklere Yulaf Ezmesi Ne Zaman Verilebilir?

bebekler ne zaman yulaf ezmesi yer

Yulaf ezmesi, anne sütü ile beslenmeye devam eden 17 haftayı doldurmuş bebekler için verilmeye başlanabilir. Bir hekim tarafından çölyak tanısı almamış veya herhangi bir başka sebepten yulaf ezmesinin yasaklanmadığı bebekler için tüketilmesi uygundur.

Yulaf Ezmesi Nasıl Yapılır?

Yulaf ezmesi hazırlarken kullanılacak olan sütün mümkünse anne sütü olması önerilir. Anne sütü olmadığı takdirde 1 yaşını geçmiş bebekler için inek ya da keçi sütü kullanılabilir. Yulaf ezmesine eklenilecek meyve ve yemişlerin bebeğe uygun olduğundan da emin olunmalıdır. İşte bazı yulaf ezmesi tarifleri:

Muzlu ve Tarçınlı Yulaf Ezmesi

Muzlu Yulaf Ezmesi

Gerekli malzemeler:

  • 3 yemek kaşığı yulaf
  • 1 çay bardağı süt
  • Yarım çay bardağı su
  • 1 çay kaşığı tarçın
  • 1 adet olgunlaşmış muz

Hazırlanış: Yulaf, su ve süt, tarçın bir tencereye eklenir ve kısık ateşte karıştırarak pişirilir. Hafif cıvık bir hale geldiğinde kâseye alınır. Üzerine tercihen muzlar dilimlenerek veya ezilerek koyulur.

Yulaf Ezmeli Şeftalili Yoğurt

Şeftalili Yoğurtlu Yulaf Ezmesi

Gerekli malzemeler:

  • 1 küçük boy şeftali
  • Yarım çay bardağı su
  • 2 yemek kaşığı yulaf ezmesi
  • 2-3 çorba kaşığı ev yoğurdu

Hazırlanış: Şeftaliler güzelce yıkanır ve küçük dilimler haline getirilir. Yulaf ezmesi ile su, yulaf yumuşayana kadar kısık ateşte pişirilir. Yulaf ezmesi soğuduktan sonra, şeftaliler ile yoğurda ilave edilir ve karıştırılır.

Yulaf Ezmeli ve Hurmalı Toplar

Hurmali Yulaf Ezmesi

Gerekli malzemeler:

  • 10 adet hurma
  • 1 kahve fincanı yulaf ezmesi
  • 1 tatlı kaşığı kakao

Hazırlanış: Hurmalar bir iki saat boyunca sıcak suda yumuşaması için bekletilir. Hurma çekirdeklerini çıkarttıktan sonra kakao ve yulaf ezmesi ile rondodan geçirilir. Elde ettiğiniz bu karışım ufak toplar haline getirilerek tüketilir.

Çocuklara İlaç Nasıl İçirilir?

Çocuklara ilaç içirmek çoğu zaman kolay değildir. Çünkü zaten hastalığın vermiş olabileceği huysuzlukla birlikte çoğu çocuk ilaçların verdiği tadı ve hissi sevmez. Ama hastalıkları kısa sürede yenebilmek için doktorların yazmış olduğu ilaçlar çok önemlidir.

Doktorlar genellikle çocuklar için hap önermezler. Hapları yutmak onlar için zor olabilir ve bünyelerine ağır gelebilir. Kilolarına ve bünyelerine daha uygun olacağı için, çocuk hastalıklarında çoğunlukla şurup kullanılır.

Çocuklar Neden İlaç İçmek İstemez?

Çocukların ilaç içmek istememelerinin altında birkaç sebep yatabilir. Öncelikle, ilaç içmek onlar için bir zorunluluktur ve çocuklar kendi istemedikleri sürece bir şeyler yedirilip içirilmesinden çok hoşlanmazlar. Bu yüzden ilaç içirmeye çalıştığınızda ağlamaya, ağızlarını kapatmaya ya da başka odalara kaçmaya çalışabilirler.

İkinci olarak, ilaçların ağızda bıraktığı tadı çoğu insan sevmez. Çocuklara bu tatları biraz da olsa dayanılabilir hale getirmek için şuruplara farklı aromalar eklenir fakat bu aromalar her zaman etkili olmayabilir. Bu yüzden çocuklara ilaç içirebilmek için belirli yöntemlere ihtiyacınız olabilir.

ilac icmek istemeyen cocuk

Çocuklara İlaç İçirirken Nelere Dikkat Etmelisiniz?

Çocuğunuz ilaç içerken çok huysuzlaşıyorsa ilacı evde içirmeye çalışın. Daha rahat ve tanıdık ortamlarda kontrol sağlamanız daha olasıdır. Özellikle dışarda ve kalabalık olan ortamlarda çocuğunuzun huzursuzluğunu istediğiniz gibi önleyemeyebilirsiniz.

Bununla birlikte sakin davranın ve güler yüzlü olmaya çalışın. Sizin rahatlığınızı fark eden çocuğunuz da rahatlayacaktır ve gerilmesi gerekmediğini içten içe anlayacaktır. Güler yüzlü ve konuşkan davranarak çocuğunuzun dikkatini de dağıtabilirsiniz. Kendisiyle muhabbet etmeye başladığınızda dikkati az da olsa ilaçtan uzaklaşır ve keyifli bir ortam yaratmış olabilirsiniz.

 

cocuklara ilac icirirken nelere dikkat edilmeli

 

 

Çocuklara İlaç İçerirken Kullanabileceğiniz Yöntemler

İlaç içirmek için sağlıklı ve rahat ortamı oluşturduktan sonra bu yöntemlerden bazılarını kullanıp süreci iyice kolaylaştırabilirsiniz.

  1. Yöntemlere göz damlası kullanımıyla başlayabiliriz. Göz damlası çocuklara verilmesi en zor olan ilaçlardan biridir. Göz damlası için olan huysuzluğu konuşma ve güler yüzlülükle çözemeyebilirsiniz. Bu yüzden çocuğunuzu uykuda yakalamaya çalışın. Kendisi uyku halindeyken rahatsız etmeden damlayı uygulayın. Çocuğunuz uyanmış olsa bile uykuya geri dalması oldukça kolay olur. Yeniden sakinleştirip uykuya dalmasını sağlayabilirsiniz.
  2. Çocuğunuz şurup içmeyi kabul etmiyorsa yemeklerle veya içeceklerle karıştırıp farkında olmadan içmesini sağlayabilirsiniz. Fakat bu yöntem için öncelikle doktorunuza danışın. Karıştırdığınız madde ilacın etkisini azaltmamalı ya da zararlı bir etkileşim yaratmamalı.
  3. İlaç içirme esnasında küçük oyunlar yaratarak çocuğunuzu eğlendirebilirsiniz. Örneğin yemek yedirirken kullandığınız tekerlemeler ilaç kullanımı için de yardımcı olabilir. Ya da ilacı önce kendiniz içiyormuş gibi yapabilirsiniz. Tadının çok güzel olduğunu söyleyerek merak yaratabilirsiniz.
  4. Bazı durumlarda çocuğunuz hap kullanması gerekebilir. Hapın boyutuna göre yutmak zorlaşabilir. Çocuğunuz hap yutmakta zorlanıyorsa hapı küçük parçalara bölüp içirebilirsiniz. Tek seferde büyük bir parça yutmayacak olması süreci kolaylaştırabilir.
  5. İlacın büyüklüğü ve formu fark etmeksizin çocuğunuzla konuşmayı deneyebilirsiniz. İlacın neden gerekli olduğunu, ne kadar süre kullanılması gerektiğini ve içmemesi halinde hangi durumlarla karşılaşabileceğini anlatabilirsiniz. Neden kullanması gerektiğini anladığında ilaç kullanımına daha ılımlı yaklaşabilir.

Çocuklar İçin Diş Macunu Önerisi

Çocuklar diş fırçalama esnasında macununu yutabiliyor. Bu nedenle diş macunu seçimi yaparken içeriğinin temiz olmasına florür, renklendirici, SLS, gibi kimyasallar içermemesine özen göstermelisiniz. Diş macunun tadı da çocuklar için oldukça önemlidir. Çocukları diş fırçalamaya teşvik etmek adına aromalı diş macunlarını tercih etmelisiniz.

Çocuklar Ne Zaman Diş Fırçalamaya Başlamalıdır?

Çocuklar diş fırçalamaya ortalama 2.5-3 yaşlarında arka dişleri çıktıktan hemen sonra başlayabilir.

Dişler Nasıl Fırçalanmalıdır?

Diş macunu fırçaya nohut tanesi kadar sıkılır. Dişlere fazla baskı uygulanmadan dairesel hareketler ile fırçalanır. Ağız çalkalanır. Fırçalama işlemi 2-3 dakika kadar sürmelidir.

Çocuk Diş Macunu Önerileri

Dermokil Ahududu Aromalı Florürsüz Çocuk Diş Macunu

Dermokil Ahududu Aromalı Florürsüz Çocuk Diş Macunu3 yaş ve üstü çocuklar için uygundur. İçeriğinde ağız bakımında etkili adaçayı bitkisi vardır. Dişleri aşındırmadan temizler.

Jack NJill Muz Aromalı Diş Macunu

Jack NJill Muz Aromalı Diş Macunu

Yutulmasında bir sakınca yoktur. Doğal bitki özleri içeriğine sahiptir.

Rocs Kids 4-7 Yaş Balonlu Sakız Tadında Diş Macunu

Rocs Kids 4-7 Yaş Balonlu Sakız Tadında Diş Macunu4 ile 7 yaş arasındaki çocukların kullanımı için uygundur. Çürümeye yol açan bakterilere karşı içeriğinde Huş ağacından elde edilen Ksilitol kullanılmıştır. Diş minesini güçlendirme özelliğine sahiptir.

Eyüp Sabri Tuncer Karadut Diş Macunu Fırça Set 2-6 Yaş

Eyüp Sabri Tuncer Karadut Diş Macunu Fırça Set 2-6Yaş

2 ile 6 yaş arasındaki çocukların kullanımı için uygundur. Nane yağı ve mentol sayesinde tüm gün ağız kokusunu engeller. İçeriğinde bulunan karadut ve açai özü sayesinde etkin bir diş bakımı sağlar.

Weleda Bebek ve Çocuklar için Organik Diş Macunu

Weleda Bebek ve Çocuklar için Organik Diş Macunu

 

İçeriğindeki aynısefa çiçeği özü sayesinde plak oluşumunu azaltır. Yutulmasında bir sakınca yoktur. Bitkisel esansiyel yağlar sayesinde ağız kokusunu ve çürükleri önlemekte yardımcı olur.

Oedipus Kompleksi ve Arkasındaki Mitolojik Hikâye

Oedipus ve Elektra kompleksleri Freud tarafından ortaya konulan, çocukların gelişim dönemindeki karşı cins ebeveynine beslediği hislerin teorileridir. Bu teoriler ortaya çıktıktan sonra içeriği ve cinsellik odaklı olması sebebiyle diğer bilim insanları tarafından çok kere, bilimsel dayanağı olmaması sebebiyle reddedilmiştir. Fakat psikoanalitik yaklaşımda hala geçerli ve psikologlar tarafından oldukça yararlanılan teorilerdir. Psikologlar, çocukların “Ben annem gibi birisiyle evlenmek istiyorum,” ya da “Babacığım, büyüyünce seninle evleneceğim,” gibi cümlelerini bu yaklaşıma bağlarlar. Öncelikle teorileri detaylıca inceleyelim:

Fallik Dönem (3.5 yaş – 6 yaş)

Psikoseksüel gelişim evreleri arasında 3. sırada yer alan fallik dönem, çocukların 3.5 ile 6 yaş arasında cinsel organlarını keşfetmeleriyle başlar. Bu dönemde cinselliğe ve cinsel organlara karşı merak duygusu oluşur. Çocuklar karşı cinsin neden kendi cinslerinden farklı olduğunu anlamaya çalışırlar da denebilir. Karşı cins yönelimine başlangıç ebeveynler ile ilk örneklerini gösterir. Erkek çocuklar annelerini, kız çocuklar ise babalarını sevgili olarak görürler.

Hassas bir dönem olması sebebiyle, sağlıklı geçen bir süreçte, çocuklar yetişkinlik dönemlerini huzurlu ve bağlanma açısından sağlıklı geçirmeye yatkınlardır. Fakat sorunlu geçen bir fallik dönemde, ahlaki değerlerin yeterince yerine oturamamasıyla birlikte çocukların yetişkinlik dönemlerinde sıkıntılar görülebilir. Bu sıkıntılar genellikle cinsel kimliklerini ifade edememe, ifade etmekten çekinme, cinsellikten kaçınma ya da cinsellikte güvensiz hissetmeyi içerir.

Fallik Dönem

Oedipus ve Elektra Kompleksi

Oedipus erkek çocukların fallik döneminde oluşabilecek problemleri temsil ederken, Elektra kompleksi kız çocuklarında oluşabilecek problemleri temsil eder.

Oedipus Kompleksi

Oedipus kompleksi, erkek çocukların bilinçsiz olarak annelerine duyduğu cinsel isteği baz alır. Freud’a göre, erkek çocuklar babalarını hane içerisindeki iktidar olarak görürler ve annelerine olan yakınlıkları yüzünden babaya nefret ve kıskançlık beslerler. Eğer erkek çocuğu, fallik evreye kadar yaşadığı süreçte yasak ve cezalarla yetiştirildiyse, anneye karşı olan yakınlığından dolayı babaya karşı suçluluk duymaya başlar ve hadım ile cezalandırılacağını düşünür.

Erkek çocukları bu dönemde özellikle babalarından sevgi ve şefkat görmediği bir yuvada büyürse, ileriki yaşantılarında etkilerini görebilirler. Bu etkiler de kırılgan maskülenlik, cinsellikte özgüven problemi ve cinsel kimlik konusunda çekingenlik olarak ortaya çıkabilir.

Elektra Kompleksi

Elektra kompleksi Carl Jung tarafından ortaya konmuştur ve Freud tarafından reddedilmiştir. Çünkü Freud’a göre kız çocukları bu yaşlarda erkek çocuklar gibi penislerinin olmadığını fark ederler ve bunun kıskançlığını duyarlar. Fakat Jung bunu farklı bir bakış açısıyla ortaya koymuştur.

Jung’a göre, fallik dönemdeki kız çocukları babalarını iktidar olarak görür ve bilinçsizce babalarına karşı cinsel çekim duyarlar. Annelerinin babalarına olan yakınlıkları dolayısıyla da annelerine karşı nefret ve kıskançlık beslerler. Sağlıklı bir ev ortamında büyüyen kız çocuklarının anne ile babayı özleştirerek ahlaki değerlerinin oluşması ve dönemi sağlıklı bir şekilde atlatması beklenir. Böylece yetişkinlik dönemlerinde de cinsel kimliğe ve hayata sağlıklı bir bakış açısı kazanırlar.

Dönemi sağlıklı bir şekilde atlatamayan kız çocukları yetişkinliklerinde cinsellikten kaçınma, cinsellikten çekinme, cinsellikte ve hayatın diğer alanlarında başarıya takıntılı olma ile birlikte insan ilişkilerinde aşırı flörtöz tavırlar sergileyebilirler.

Oedipus Kompleksinin Mitolojik Hikâyesi

Mitolojiye göre, Thebai kralı ve kraliçesi bebek beklemektedir. Kraliçe hamileyken gördüğü kötü bir rüya üzerine kâhine gider ve kahin, doğan çocuğun kralı yani babasını öldürüp annesi olan kraliçeyle evleneceğini söyler. Kehaneti duyunca dehşete düşen kral ve kraliçe çocukları doğduğunda yaşanacakları engellemek için harekete geçerler. Bebeklerini bir dağa bırakırlar ve bileklerini delip deliklerden kayış ile bağlarlar. Bebek Oedipus adını buradan alır.

Kral ve kraliçe hayatlarına devam ederken Korinthos’lu bir çoban dağa bırakılan Oedipus’u bulur ve Korinthos kralına götürür. Çocukları olmadığı için Korinthos kralı ve kraliçesi Oedipus’u evlat edinirler ve onu sevgiyle büyütürler. Seneler sonra Oedipus sarhoş bir adamla karşılaşır. Bu adam Oedipus’un ailesinin gerçek ailesinin olmadığını iddia eder. Duydukları karşısında şaşkınlığa uğrayan Oedipus, gerçeği öğrenmek için bir kâhine gider. Gittiği kâhin, Thebai kral ve kraliçesine kehaneti açıklayan kişidir. Kâhin Oedipus’a gerçeği açıklamaz fakat kaderinde ne olduğunu anlatır. Oedipus ise babasını öldürmekten ve annesiyle evlenmekten kaçmak için Korinthos’u terk edecektir.

Yeni hayatına başlamak için Thebai’ye doğru yola çıkan Oedipus, yolda başka bir arabayla karşılaşır ve kavgaya tutuşurlar. Kavganın sonucunda Oedipus diğer arabadaki yolcuyu öldürmüştür. Öldürdüğü kişi ise Thebai kralı yani gerçek babasıdır.

Yoluna devam eden Oedipus sonunda Thebai’ye ulaşır ve şehrin kapısında şehre korku salan Sphinks adındaki canavar ile karşılaşır. Sphinks karşılaştığı insanlara bir bilmece sorar ve bilemeyenleri öldürür. Ne yazık ki o zamana kadar bilmeceye kimse doğru cevap verememiştir. Oedipus ile karşılaştıklarında aynı bilmeceyi kendisine de sorar. Oedipus Sphinks’in sorusunu doğru cevaplamıştır. Cevabı karşısında şaşıran Sphinks yenildiğini fark edip intihar eder. Thebai halkı Sphinks’ten kurtuldukları için Oedipus’a minnettardır ve kralın ölüm haberini alınca Oedipus’u yeni kralları yapmak isterler. Bu da Oedipus’un Thebai kraliçesi yani kendi annesiyle evlenmesi demektir.

Her şeyden habersiz gerçekleşen anne ile oğul arasındaki bu evlilikten dört tane çocuk dünyaya gelir. Yıllar sonra Thebai’de bereketsizlik baş gösterir. Oedipus durumu çözebilmek için kraliçenin erkek kardeşi Kreon’u aynı kâhine gönderir. Kâhin, Kreon’a tek çözümün kralın katilinin cezalandırılması gerektiğini söyler ama katilin araştırılmaması konusunda Kreon’u tehdit eder. Eğer katil araştırılırsa bütün gerçekleri halk ile paylaşacağını söyler. Kâhinin tehdidi yüzünden Oedipus ile Kreon kavga etmeye başlar. Kavga esnasında kraliçe içeri girip eski kralın ölüm şeklini anlatınca Oedipus öldürdüğü kişinin eski kral olabileceğinden şüphelenir.

Bunun üzerine Korinthos kralının ölüm haberi gelir. Oedipus’un Korinthos’a dönüp kralın yerine geçmesi gerekir. Fakat Oedipus tekrardan şüphelenmeye başlar çünkü babası sandığı kralı öldüren kendisi değildir. Ama annesi hayattadır yani kehanetin diğer yarısı hala gerçek olabilecektir. Bunun üzerine Oedipus tekrardan kâhine gider. Kâhin ona evlatlık olduğunu ve çobanın onu nasıl Korinthos’a götürdüğünü anlatır. Gerçekleri anlayan Oedipus ve kraliçe dehşete düşmüştür. Kraliçe yaşadıklarına dayanamayıp kendi canına kıyar ve Oedipus hem annesi hem de eşi olan kraliçenin iğnesi ile gözlerini kör eder. Gerçekleri herkesin öğrenmesiyle birlikte Oedipus Thebai’den başka bir kente sürülür ve orada hayatını kaybeder.

 

Bu yazı Doğa Baybek tarafından yazılmıştır.

 

 

Bebek ve Çocuk Dostu Oteller

Tatil sezonlarının gelmesiyle birlikte bebeğiniz veya çocuğunuzla birlikte tatile çıkmak isteyebilirsiniz. Peki çocuğunuzla tatile çıkarken nelere dikkat etmeniz gerekir, gelin birlikte püf noktalarına bakalım.

Otel Özellikleri

Otelinizin hijyene ne kadar önem verdiğini sorgulayın. Bebekler ve ufak çocuklar yerde emeklemeyi ve oynamayı sevdiği için otelinizin sık sık temizlik yaptığına emin olun.

Otelden odak noktanız olacak yere (deniz gibi) giderken çok yol yürümeniz ya da merdiven inip çıkmak gerekecek mi buna dikkat etmelisiniz. Özellikle bebeğiniz henüz çok küçükse gün içinde çok fazla odanıza çıkmanız gerekecektir. Bu yüzden otelinizin düz ayak bir yerde olması tavsiye edilir.

Deniz gibi yerlere giderken çok yol kat etmemekte önemli olacaktır. Bebek ve çocuk malzemelerini odadan sahile getirmek işinizi zorlaştırabilir. Eğer denize gideceksiniz bebeğiniz için uygun olup olmadığını kontrol etmelisiniz. Örneğin sahilin taştan ziyade kum olması çocuğunuzun güvenliği için daha iyi olacaktır.

Otelinizde çocuk parkı, bahçesi ve yürüyüş alanlarının olması bir başka kriterdir. Bebekler gün içinde sürekli odada emekleyip yürüyemeyeceği için onu zaman zaman bahçeye, parka çıkarıp enerjisini atmasını ve temiz hava almasını sağlamalısınız. Ayrıca yürüyüş alanlarının olmasına dikkat edilmelidir, bu şekilde bebeğinizi bebek arabasına koyup birlikte yürüyüşe çıkabilirsiniz.

Yanınızda çok fazla sayıda bebek eşyasıyla (bebek arabası, bebek yatağı) gelmek istemiyorsanız oteliniz bu hizmetleri sunup sunmadığını önceden teyit etmelisiniz. Bunun yanında mama sandalyelerinin olması da en önemli faktörlerdendir. Maalesef bazı otellerde yeteri sayıda ya da hiç mama sandalyesi bulunmamaktadır.

Eğer çocuğunuz ek gıdaya geçtiyse otelinizin çocuk menüsü olup olmadığına ya da mamasını kendiniz hazırlayabileceğiniz bir alanın olduğuna dikkat edin, mamaları ısıtabileceğiniz bir yeriniz yoksa yanınıza mini ısıtıcılardan alabilirsiniz. Yanınıza yeterince süt aldığınıza emin olun. Bunun için yolculuk öncesi sağma işlemi yapabilirsiniz. Eğer seyahatiniz için uçak kullanacaksınız mamaları maksimum 100ml’lik kaplara koyabilirsiniz.

Otelinizin aile oteli olup olmadığını rezervasyon yapmadan önce kontrol edin. Gece hayatı daha yoğun olan, çok yüksek sesli müzik çalan otellerden kaçının ve sessiz otelleri tercih edin. Çocuklar için küçük çaplı tiyatrolar sergileyen ve animasyon izletilen aktiviteler yapan bir otel seçmeniz de çocuğunuz için daha iyi olacaktır.

Otelinize yakın eczane, hastane, sağlık ocağı ve market gibi yerlerin olup olmadığını kontrol edin. Herhangi bir acil durumda ihtiyacınız olabilecek önemli yerlere yakın olduğunuzdan emin olun.

temiz otel odası

Otele Seyahat

Tatil yerine arabayla gidecekseniz gideceğiniz yola önceden karar verin ve plan yapın. Molalarınızı kendinize göre değil, bebeğinize göre planlayın. Çocuklar oto koltuklarda zaman geçirirken çabucak sıkılabilirler, bu yüzden sık mola verdiğinize emin olun. Ayrıca yola çıkmadan önce yolda uzun süre geçireceğiniz için güneşlik almanız hem sizin hem de çocuğunuz için daha iyi olacaktır. Eğer çocuğunuzun yaşı yeterliyse arabada birlikte oynanabilecek, çocuklarınızı meşgul tutacak oyunlar oynayabilirsiniz.

Yanınıza az yer kaplayan çocuğunuzun ilgisini çeken ve mümkünse çocuğunuzun henüz görmediği oyuncaklar, resimli veya sesli kitaplar alabilirsiniz.

Otelinize eğer uçakla gideceksiniz uçuş saatini kendinize göre ayarlamayıp, bebeğinizin uyku saatine denk getirmek isteyebilirsiniz. Bu şekilde bebeğiniz yolculuk boyu uykusuz kalmaz ve uyku düzeni aksamaz.

Yolculuk öncesi uçak şirketinden uçaklarda kullanılan bebek koltuklarından kullanmayı talep edebilirsiniz. Bu hem çocuk hem de aile için kolaylık ve konfor sağlayacaktır fakat bu koltuklardan sınırlı sayıda olduğu için talebi son dakikaya bırakmanız önerilmez.

Biletinizi koridor tarafından alabilirsiniz. Bebekli aileler sık sık lavaboya gitmek zorunda kalabiliyor bu yüzden cam kenarından bilet alıp yanınızdakileri rahatsız etme ihtimaliniz daha düşük olacaktır.

Çocuk Dostu Oteller

  • Oksijen Zone Otels Uludağ (Uludağ, Bursa)
  • Palan Otel (Palandöken, Erzurum)
  • Balsoy Mountain Hotel (Palandöken, Erzurum)
  • Büyük Abant (Abant, Bolu)
  • Abant Palace (Abant, Bolu)
  • Monte Baia Uludağ (Uludağ, Bursa)
  • Dorukaya Hotel (Kartalkaya, Bolu)
  • VE Hotels Palandöken (Palandöken, Erzurum)
  • A Good Life Family Resort Water Planet Otel (Alanya, Antalya)
  • Mylom Luxury Hotel Resort (Alanya, Antalya)
  • Orange County (Alanya, Antalya)
  • Kaya Palazzo Resort & Residences Le Chic Bodrum (Muğla, Bodrum)
  • Be Premium Bodrum (Muğla, Bodrum)
  • Club Müskebi (Muğla, Bodrum)
  • NG Phaselis Bay (Kemer, Antalya)
  • Assos Barbarossa Hotel (Ayvacık, Çanakkale)
  • Assos Dove Hotel (Ayvacık, Çanakkale)
  • Liberty Fabay (Fethiye, Muğla)
  • Mark Warner Phokaia Beach Resort (Foça, İzmir)
  • Liberty Hotels Lykia (Fethiye, Muğla)

 

 

Bu yazı Azra Su Akbaş tarafından yazılmıştır.

 

 

 

 

Çocuğa İlk Yardım Nasıl Öğretilir?

Ebeveynler, büyükanne ve babalar, bakıcılar her daim çocukların güvende olmasını ister ve potansiyel ilk yardım gerektirecek durumları açıklayıp onları bilgilendirmek yerine toplumca, çocukların çocukluklarını yaşanması uygun görülür. Fakat gelecekte ne olacağını bilememekle beraber zaman geçtikçe çoğalan ekstrem kazalar, hastalıklar, problem yaratabilecek ani hava değişiklikleri sebebiyle çocuklara yardım nasıl istenir, basit ilk yardım nasıl yapılır öğretmemiz gerekir. Bunu da çocuklar sıkabilecek derslerle değil, merak uyandıracak, eğlendirici aktivitelerle öğretebilirsiniz.

Günlük Yaşamdan Örnekler Verin

Herhangi bir yerden düşüp vücudunu çizmek, sıyırmak, burun kanaması veya bir düşüş sonucu şişme oluşması gibi kazalar çok küçük yaştan itibaren başlar. Bu kazalar sonrasında yapılan ilk yardım sırasında uyguladığınız her adımı sözlü olarak açıklamalısınız. Örneğin “İlk önce kanamayı durdurmamız gerek, bunun için yaraya hafifçe baskı uyguluyorum, sonrasında ise yarada kir kalmaması için temiz su ile yaradaki kiri nazikçe yıkıyorum. Yaranın etrafındaki bölgeye tentürdiyot, yaraya ise krem sürüyorum, sonra bir bandajla yarayı hafifçe sıkarak kapatıyorum.” ya da “Şişliğin azalması için şişliğe buz tutuyorum.”.

Eğlence Katın

Çocuklar en iyi, kendilerini rahat ve eğlenceli hissettiklerinde öğrenirler. Ebeveynlerinin ciddi şekilde yaralanabileceği korkusunu yerleştirmek yerine doktorculuk gibi oyunlar oynayabilirsiniz. Hastalarıymış gibi davranarak onlara belirtilerinizi anlatın, zaman zaman rollerinizi değişmeyi unutmayın. Kan için cilde zarar vermeyecek boyalar ya da ketçap kullanabilir, şişlikleri göstermek içinse kıyafetinizin içine çorap doldurabilirsiniz. Elinizde fazladan ilk yardım malzemesi bulundurup bunları oyun sırasında ilk yardımı öğretmek amaçlı kullanabilirsiniz. Gerçek malzemeler çocukları daima heyecanlandırır ve merak uyandırır, böylece anlatmak istediğinize daha iyi odaklanır ve öğrenirler. Bu oyunlar sonrasında onlara birkaç ilk yardım tekniklerini öğrendiklerini söyleyin, bu onlara acil durumlarda kendilerine güven duymalarını ve sakin kalabilmelerini sağlayabilir. Oyunlar dışında çocuğunuza resimli kitaplar alabilir, bunları birlikte gözden geçirebilirsiniz.

ilk yardım nasıl çağırılır

Yardım İstemeyi Öğretin

Çocuğunuzun nasıl yardım alacağını bildiğinden ve durumu tanımlayabildiğinden emin olun. Çoğu zaman, bir çocuğun kriz anında yapabileceği en önemli şey yardım çağırmaktır. 112 eğitimine asla erken başlayamazsınız. Çocukların 112 tuş dizisini ezberlemek için telefondaki düğmelere dokunmasına izin verin, ancak oyun veya merak için acil durum numaralarını asla kullanmamanın ne kadar önemli olduğunu vurgulamayı unutmayın. Günümüzde kesin konum vermek daha karmaşıktır, birçok hücresel aramanın tam konuma kadar izlenmesi zor olduğundan, çocuğunuzun adresinizi ve telefon numaranızı ezberlemesi gerekecektir. Yaratıcı olun: numaraları ve adresi akılda kalıcı bir melodiye şarkıya çevirin ve sık sık birlikte söyleyin. Peki çocuklar ne zaman acil yardımı aramalı? Yanlarında yardımcı olabilecek durumda bir yetişkin yoksa yardım istemeliler. Bir çocuk, bir şeylerin yanlış olduğunu ve ters gittiğini anlamışsa, acil durum operatörünü “rahatsız etmekten” asla çekinmemelidir.

Temel Becerileri Öğrenme

Dört yaşından itibaren çocuklar temel becerileri öğrenmeye başlayabilir. Çocuğunuzun açıkça öğrenmesi için oyunları kullanmayı hatırlayarak bu becerilerden birkaçıyla başlayın. Bu yaştaki çocuklar sıklıkla şunları uygulayabilir: Kanayan bir yaraya basınç uygulamak, şişmiş bir yaralanmaya buz tutmak, yanık üzerine soğuk su akıtmak veya ıslak havlu uygulamak, burun kanamasını durdurmak için burun deliklerini 10 dakika ara ara sıkıştırmak. CPR ve boğulma olaylarına yanıt verme gibi karmaşık becerilerin, çocuğunuzun erken sınıfları geçene kadar beklemesi gerekebilir. Küçük çocuklar suni teneffüsün temellerini anlayabilirken, boyutları ve güçleri onları etkili bir şekilde uygulamaktan alıkoyabilir. 9 yaşındaki çoğu çocuk bunu doğru bir şekilde gerçekleştirebilir ve bu tür ilk yardımlar için resmi bir ders alınması önerilir.

Acil Durumlara Odaklanın

Epilepsi, kalp rahatsızlığı veya başka ciddi kronik hastalığı olan bir aile üyeniz var mı? Eğer öyleyse çocuğunuzun durumunuzdan haberdar olduğundan ve herhangi bir acil durumda acil durum personeline nasıl isim vereceğini bildiğinden emin olun.

 

 

Bu yazı Azra Su Akbaş tarafından yazılmıştır.